PDA

Archiv verlassen und diese Seite im Standarddesign anzeigen : Ermeniler, Osmanli dneminde rahattilar



dertli4u
14.05.05, 11:24
Arkadaslar

Ermeni toplumu, Osmanli döneminde, dünyada benzeri bulunmayan bir"otonomi" ve "vatandaslik hakkina" sahiptiler.

Milleti sadika olarak adlandirilan ermenilerin, kendi okullari, ibadethaneleri, yetimhaneleri, vakiflari, mahkemeleri, ve hatta kendilerine ait "cezaevleri" vardi..

Buna ragmen, Osmanliyi arkadan vurmak gayesiyle, beraber yasadiklari topluma karsi isyan edip, Fransizlarla/Ruslarla vs. isbirligi yapmislardir.

asagida, Ermenilerce yayinlanan "Agos" gazetesinin, sadece "Maras Sancagi" ile ilgili yayinladigi bölümü size iletiyorum.Yerlesim bölgelerinde yasayan komsularina, hemserilerine, yasli genc ayirimi yapmadan zulüm yapmislardir.

Yorum yapmadan, aktariyorum.

**********************

Maras Sancagi

Kilikya (Adana ve Çevresi) ve Kapadokya Bölgelerinin birleşim noktasında bulunan,Maraş Sancağı 18.405 km2 bir alanı kaplıyor Bölgedeki Ermeniler 64 yerleşim merkezine dağılmış halde yaşıyorlardı ve toplam 51 kiliseye sahiptiler...M.S. 1070 yılında yine Ermeni asıllı Bizans generali Filaret’in bölgede bir prenslik kurması.(Selcuklularin anadoluya geldikleri dönem.N.A.)

Maras Kazasi

19. yüzyılın başında Maraş, Ahurdağı eteklerinde üç tepeye yayılmış bir şehirdi. 1913-1914 yıllarında Ermeniler kentin çevresindeki mahallelere yerleşmişlerdi ve Surp Astvadzadzin Katedrali’yle başepiskoposluk da dahil olmak üzere toplam 5 kiliseye sahiptiler.

Eski kentin kalıntıları yakınında ise Surp Sarkis Kilisesi bulunuyordu. 18. yüzyılda yıkılan Surp Hagop Manastırı 1914 yılında aktif bir hac yöresi olma özelliğini sürdürüyordu. (manastirin yikilmasi tabii sekilde olmustur.N.A.)Maraş’taki eğitim kurumları arasında en önemlileri Merkez Kolej, Malcıyan Lisesi ve 1891’de kurulan Cemaran’dı.

Ermeniler tarafından yayınlanan “Cışmardutyun” ve “Goçnag” gazeteleri bu cemaatin kültürel yaşamında oldukça önemli bir yere sahipti.

Maraş Kazası’nda çoğu yerleşim merkezinin batısında yer alan 22 Ermeni köyü bulunuyordu. Kentin 22 km dışında bulunan Fındıkcak’da 2.500 Ermeni ve bu topluluğa ait bir kiliseyle bir okul bulunuyordu. Daha doğudaki Kişifli’de yaşayan 560 Ermeni Surp Nışan Kilisesi’ni ayakta tutuyorlardı. Dereköy’de yaşayan yaklaşık 1000 Ermeni Surp Hagop Kilisesi çevresinde toplanmışlardı.

Pazarcik kazasi

Maraş Sancağı’nın güney bölümünü bütünüyle kaplayan Pazarcık Kazası’nın yönetim merkezi Pazarcık’ta 20. yüzyılın başında 1500 Ermeni yaşıyordu. Bu Ermeniler geçimlerini kurdukları büyük çiftliklerde pirinç yetiştirerek sağlıyorlardı.

Göksun Kazasi

Yüzyıl başında Göksun Kazası’nda 18 köye dağılmış bir şekilde toplam 9.505 Ermeni yaşıyordu. Bu köyler kiliselerinin yanı sıra birer de okula sahipti.

Yetiştirilen küçükbaş hayvanların yünü de ünlü Keban halılarının dokunmasında kullanılıyordu. 1913-1914 yıllarında bölgede çevredeki Telelemik ve Çağlayan köyleri de dahil olmak üzere toplam 3.060 Ermeni yaşıyordu. Fernuz’a bir saat uzaklıkta bulunan Surp Garabet Manastırı’nın tarihi Ortaçağ’a dayanıyordu. O dönemde manastır Kilikya’nın en önemli dini merkezlerinden biriydi.

Zeytun Kazasi

Yüzyılımızın başında bölgede Zeytun (Ulniya), Yarpuz ve yörenin kırsal kesiminde 16 köye dağılmış halde toplam 22.456 Ermeni yaşıyordu. Bölge Ermenilerine ait pek çok kilise ve tarihleri Ortaçağ’a dayanan manastırlar bulunuyordu.

Zeytun şehri o dönemde dörde bölünmüştü ve dört farklı aile tarafından yönetiliyordu. (dikkatinizi cekerim.Bölgede yasayan Osmanli tebaasi müslümanlar bile, Ermenilerin yönetimine birakilmisti)

1- Surenyanlar şehrin en eski ailelerinden biriydi ve kendi isimlerini taşıyan kaleyle yakınındaki semtin sahibiydiler.

2- Yenidünya ailesi Veri Tagh’ın (Yukarı Mahalle) büyük bir bölümünü ellerinde bulunduruyorlardı.

3- Bozbayır mahallesini elinde bulunduran ?ovroyanlar’ın bir Ortaçağ Ermeni şehri olan Pertu’dan göç ettikleri söyleniyordu.

4- Son olarak Gorgalar mahallesini ellerinde bulunduran Yağubyan ailesi vardı.

Zeytun şehri, bu ailelerin birer temsilcisinin bulunduğu ve başkanlığını bölge Ermeni piskoposunun baskanligini yaptığı bir konsey tarafından idare ediliyordu. Bu konsey aynı zamanda şehrin en yetkili yargı merciiydi. sehirde, Surp Hagop, Surp Sarkis gibi 18’e yakın kilise bulunuyordu. (buna ragmen, osmanlinin balkan savasi döneminde, Zeytun da isyan etmekten geri durmadilar.N.A.)

Bölgedeki en önemli dini merkez ise Surp Astvadzadzin Manastırı’ydı. Zeytun’dan yürüyerek bir, bir buçuk saat uzaklıktaki Avakenk ve Kalustenk köylerinin yakınında diğer bir önemli ibadet yeri olan Surp Pırgiç Manastırı bulunuyordu.

Elbistan Kazasi

Maraş’ın 69. km. kuzeyinde, Toroslar arasına sıkışmış bir platoda kurulmuş olan şehir deniz seviyesinden 1100 m. yüksekteydi. Hacıhamza mahallesinde yaşayan Ermeni cemaati üç ibadethaneye sahipti; Birincisi Apostolik Ermenilere, ikincisi Katoliklere, diğeri de şehirde yaşayan 500 Protestan Ermeni’ye aitti.Kuzeyde Artaki (Erdek) köyündeki Ermeni cemaatinin iki okulu ve bir kilisesi vardı.

Aydıncık’ta Surp Harutyun Kilisesi etrafında yerleşmiş, iki ilkokulu, 1470 nüfusu olan Ermeni cemaati yaşıyordu.

Manyas ve Ermeniköy’de toplam 2000 nüfusu olan cemaat, kiliseleri ve okulları etrafında yerleşmişti.