PDA

Archiv verlassen und diese Seite im Standarddesign anzeigen : Die archaische Türkei - Ehrenmorde und Blutrache



tralles
08.12.05, 17:34
Gündem
8 Aralık 2005
Türkiye namus kavramından ne anlıyor?

ANKARA (A.A)

Türk insanının, “namus” kavramını ”kadın, kadın bedeni, kadının cinselliği ve kontrol edilmesi” olarak algıladığı bildirildi.

Nüfusbilim Derneği'nce, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın desteğiyle, “namus cinayetleri ve toplumun namus anlayışını daha geniş bir çerçeveye oturtabilmek” amacıyla İstanbul, Adana, Şanlıurfa ve Batman'ın farklı mahallelerini kapsayan bir araştırma yapıldı.

Araştırmada öncelikle, kentlerin “sosyo-ekonomik” yapılarındaki farklılıkların “namusa aykırı davranışların” niteliği ve sonuçlarını belli ölçülerde etkilediği görüldü.

Görüşme yapılan kentlerin hepsinde namus kavramının “kadın, kadın bedeni, kadının cinselliği ve kontrol edilmesi” ile bağdaştırıldığı gözlendi.

KADINDAN BEKLENEN

Kadının namusu ise “kadının bekareti, evlilik dışı cinsel ilişki olmaması, düzgün giyinmesi, bir kadından beklenen şekilde davranması, geleneklere uygun görevlerini yerine getirmesi” olarak vurgulandı.

Bu konuda çoğunlukla genç erkekler ifadelerinde daha katı düşünceler sergilerken, orta yaşlı erkeklerin ise nispeten daha hoşgörülü olduğu görüldü.

Kadınların kontrol edilmesi noktasında, kırsal bölgelerden kente göç etmiş olan genç erkeklerin, kadınların giyiniş biçimleri, okula gönderilip gönderilmeyecekleri, çalışıp çalışmayacakları gibi konuları daha çok vurguladıkları dikkat çekti.

Özellikle de 18-25 yaş arasındaki erkeklerin “boşanma” ve ”bekaret” konusundaki fikirlerinin oldukça sert ve hoşgörüsüz olduğu gözlendi.

ANNELER KIZLARININ ERKEN YAŞTA EVLENDİRİLMESİNE KARŞI

Araştırmaya göre, okur-yazar olmayan köyde yetişmiş güçlü dini bağları olan yaşlı kadınlar ile kapalı geleneksel bir çevrede yaşayan eğitimsiz genç kadınlar dışındaki kadınların namus konularındaki ifadeleri genç erkeklere göre daha az bağnazlık taşıyor.

Kadınların büyük bir kısmı namus kavramını kadın cinselliğine dayandırsa da, çoğunluğu bekar bir kadının sevgilisiyle kaçıp evlenmesinin namusa aykırı bir hareket olduğunu düşünmüyor.

Bunun yanında anneler kızlarının okula gitmesini destekliyor ve kız evlatlarının erken yaşta evlendirilmesini engelleme çabası gösteriyor.

Kadınlar özellikle evlilikte sadakatsizlik durumunda boşanılması gerektiğine işaret ediyor.

NAMUS CİNAYETLERİ

Araştırmaya göre, aile meclisi kararlarının geçerli olduğu töre cinayetleri, bireysel bir eylem olduğu düşünülen diğer namus cinayetlerinden ayrı olarak ele alınıyor.

İstanbul'da görüşülen kişiler, töre nedeniyle işlenmiş cinayetleri, kendilerinden oldukça uzakta başka birilerinin sorunu olarak değerlendiriyor ve olayı Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki toplumsal yapının özellikleri, geri kalmışlık ve çeşitli yoksunluklar ile bağlantılandırıyor.

Diğer namus cinayetleri ise her yerde gerçekleşebilen, kaçınılmaz ve daha bireysel olarak görülüyor.

Aldattığı için karısını kıskançlık sonucu öldüren bir erkeğin durumuna, “herkesin başına gelebilecek bir olay” olarak yaklaşılıyor.

NAMUS CİNAYETİNE İLİŞKİN TAVIR VE FİKİRLER

Araştırmaya göre, katılımcılardan bazıları namus cinayetlerine ilişkin tavır ve fikirleri şöyle:

“-Namus cinayetlerine tam destek verenler: Bu kişiler açıkça namusa aykırı davranışta bulunmuş kişilerin ölümü hak ettiğini ve namus adına öldürmenin kaçınılmaz olduğunu söylemektedirler. Bu kişiler namus cinayetleri suçlularına verilecek cezanın artırılmasını da eleştirmektedirler.

-Namus cinayetlerine şartlı destek verenler: Bu gruptakiler, öldürmenin doğru olmadığını, kimsenin öldürmek istemeyeceğini ancak kişilerin böyle bir “namusa aykırı davranış” ile karşılaştığında ne yapacağının önceden belli olmayacağını belirmektedirler.

-Namus cinayetlerine sosyal baskının yol açtığı kaçınılmaz bir hareket olarak yaklaşanlar: Bu gruptakiler, sosyal baskı sonucunda namus için öldürmenin kaçınılmaz hale geldiğini savunmaktadırlar.

-Namus cinayetlerine tamamen karşı olanlar: Bu gruptakiler, ”namusa aykırı davranış” olsa dahi insanların öldürülmemesi gerektiğini ifade etmektedirler. Bu grubun bir kısmı olayı dine dayandırarak, kimsenin Allah'ın verdiği canı almaya hakkı olmadığını söylemektedir.”

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/3618762.asp?m=1&gid=69

tralles
08.12.05, 17:44
Bu meselelerin daha da yogunla kendi medyamizda ele alinmali. Hürriyet bir kac zamandir bunu yapiyor. Keske daha da deerin ve kapsamli incelense, yer verilse.

hersey iyi tamamda, nicin

İstanbul, Adana, Şanlıurfa ve Batman

bu sehirlerde ve diger sehirlerdede arastirilma yapilmamis, ya da baslik niye "türkiye'nin namus cinayetlerini algilayis bicimi" diye atiliyor, ancak sadece dört il'de yürütülen arastirma sözkonusu?

Olayi kücümsemek istemem, ancak bu sorulari Aydin, Mugla, Bursa, Antalya'da sormus olsalardi "Türkiye'de namus cinayetleri devri sona ermek üzere" diye mi haber verilecekti?

Baska bir olaya da dikkat cekmek isterim.

"Namus cinayeti" ve "töre cinayeti" arasinda bir fark var. Ancak Almanyada bu konuyu genel olarak "Namus cinayeti" olarak ele aliniyor. Yani, Aile meclisinin karari da bireysel kiskancilklardan dolayi islenen cinayetlerle es tutuluyor. her kafayi yiyen kiskanc adamin cinayetini kültürel yanlislardan dolayi islenmis bir "Töre cinayeti" olarak algilamak yanlis bir method. iste almanyada bu ayrim yapilmiyor.

cünkü almanya'da da bireysel kiskancliklardan dolayi "namus cinayetleri" isleniyor. bu konuda almanlari aydinlatmaliyiz. dün gece stern tv'da konusan hanim kizimiz örnegin aynen bu hatali aciklamayi yapmisti. "aile meclisi karar verir, genelde en ufak erkek secilir, o da gidip ailenin namusunu lekeleyen kizi vurur".

bu "namus cinayeti" yani "ehrenmord" degil, "töre cinayeti", yani "Sittenmord". bu konuyu tic'de ele aldi yanlis hatirlamiyorsam. her namus cinayetini kültüre baglarsak, tabiiki piskopat bir kültür manzarasi vermis oluruz. ironi olacak simdi, ama bu konulari en eski kemal sunal filmleri bile isler. türkiye'de töre cinayetlerine karsi yillardir yürütülen bir "kampanya" var. maalesef bence hala cok yetersiz. belki en büyük toplumsal sorunumuz budur.

bu farkin bilincinde öncelikle kendimiz olalim, sonrada cevremizdeki alman arkadaslarimiza yayalim!

piramses
08.12.05, 18:02
yok canim bence bu türk kimligine saldirip onu karalamak isteyenlerin bir tezgahi gibi geliyor bana..biz türkler namus deyince kadin bedeni mi anlariz:rolleyes: ?? halbu ki biz namustan alinteri, yalan söylememek, caliskan dürüst olmak, rüsvet almamak ve ikiyüzlü olmamyi anlariz namustan, ne kadin vücudu..bunu yazanlar TÜV- Türk kesin :D

tralles
08.12.05, 18:05
yok canim bence bu türk kimligine saldirip onu karalamak isteyenlerin bir tezgahi gibi geliyor bana..biz türkler namus deyince kadin bedeni mi anlariz:rolleyes: ?? halbu ki biz namustan alinteri, yalan söylememek, caliskan dürüst olmak, rüsvet almamak ve ikiyüzlü olmamyi anlariz namustan, ne kadin vücudu..bunu yazanlar TÜV- Türk kesin :D

üzerini oturdugun vücut kesiminden bir seyi anlamaktan zevk aliyorsun, degil mi, piramses abi?

burada hickimse bu sorunun toplumuzda mevcut oldugunu sorguya cekmiyor. bugüne kadar bilimsel muhabbetin alasini yapan (yapmak isteyen) sen, isine geldigi gibi konuyu bir boyuttan baska boyuta cekiyorsun.

bu forumda sana yazilanlardan dolayi sahsen bir yanin acisa bile, bu mevzuyu ters yöne cekmeye hakkin yok.

Telli Baba
08.12.05, 18:21
"Namus cinayeti" ve "töre cinayeti" arasinda bir fark var. Ancak Almanyada bu konuyu genel olarak "Namus cinayeti" olarak ele aliniyor. Yani, Aile meclisinin karari da bireysel kiskancilklardan dolayi islenen cinayetlerle es tutuluyor. her kafayi yiyen kiskanc adamin cinayetini kültürel yanlislardan dolayi islenmis bir "Töre cinayeti" olarak algilamak yanlis bir method. iste almanyada bu ayrim yapilmiyor.

Elbette kültürle ve kültür seviyesiyle alakalı. Bir insanın dünya bakışı ile alakalıdır bunlar. Yani bir insan karısını öldürebilme kararı alabiliyorsa ve bu tür eylemlere toplum göz yumabiliyorsa ya da alacak cezadan indirim alabiliyorsa bunu mutlaka ve mutlaka kültüre ve dünya bakışına bağlamak lazım. Kıskançlık başka birşey ama insan öldürmek bambaşka birşey. Bir insan çok kıskanç olabilir ama bundan doğal olarak bir cinayet işleme duygusu ve bu duygu gerçeğe çevirme isteye maalesef Türkiye'de hem doğal karşılanır hem de bu konuda öldürelen taraf suçlanır. Yani örnek olarak, kocasını kandırmasaydı yaşardı gibisinden. Bunlar eğitim ve kültür anlayışından kaynaklanır. Elbette herkes böyle değil ama ortalama bu düşünceye sahip olan insanlarımız çok fazla vardır. İşte al sana kültür.


cünkü almanya'da da bireysel kiskancliklardan dolayi "namus cinayetleri" isleniyor. bu konuda almanlari aydinlatmaliyiz. dün gece stern tv'da konusan hanim kizimiz örnegin aynen bu hatali aciklamayi yapmisti. "aile meclisi karar verir, genelde en ufak erkek secilir, o da gidip ailenin namusunu lekeleyen kizi vurur".

Yani burda bunun kültür meselesi olduğunu ne güzel anlatmışsın. Sanki bir cinayetin en doğal şeymiş gibi anlatmak bırak beni Almanları bile kuşkuya sokar. Bence Almanların bu konuda ki eleştirileri tam yerindedir. Başka türlü Almanlar ya da 'Batı' bunları eleştirmese kendimiz bu konuların üzerine yürürmüydük hiç? Umurumuz bile duymazdı. Maalesef baskı olmadıkça bizimkiler bunları duymamazlıktan geliyor. Cinayet her zamam için yanlıştır, doğrusu yanlışı olamaz. Bunu anlıyamamak kültür ve eğitim meselesidir.


bu "namus cinayeti" yani "ehrenmord" degil, "töre cinayeti", yani "Sittenmord". bu konuyu tic'de ele aldi yanlis hatirlamiyorsam. her namus cinayetini kültüre baglarsak, tabiiki piskopat bir kültür manzarasi vermis oluruz. ironi olacak simdi, ama bu konulari en eski kemal sunal filmleri bile isler. türkiye'de töre cinayetlerine karsi yillardir yürütülen bir "kampanya" var. maalesef bence hala cok yetersiz. belki en büyük toplumsal sorunumuz budur.

bu farkin bilincinde öncelikle kendimiz olalim, sonrada cevremizdeki alman arkadaslarimiza yayalim!

Hem namus hem de töre cinayetlerin ikiside cinayettir. Ve maalesef bu konulara toplumumuzda göz yumulur. Nasıl olur toplumumuzun sorunu olabiliyorda kültürden ayrı tutulabiliniyor bu? Elbette kültürel birşeydir. En azından yerel kültürdür ve bu tür kültür yaygındır. Yani İstanbul'da bile böyle sonuçlar çıkabiliyorsa pes yani.

piramses
08.12.05, 18:27
üzerini oturdugun vücut kesiminden bir seyi anlamaktan zevk aliyorsun, degil mi, piramses abi?

burada hickimse bu sorunun toplumuzda mevcut oldugunu sorguya cekmiyor. bugüne kadar bilimsel muhabbetin alasini yapan (yapmak isteyen) sen, isine geldigi gibi konuyu bir boyuttan baska boyuta cekiyorsun.

bu forumda sana yazilanlardan dolayi sahsen bir yanin acisa bile, bu mevzuyu ters yöne cekmeye hakkin yok.

pekala... simdik söyle diyelim o zaman:
burda anlatttigin-daha dogrusu anlatilan seyi bir almanca makalede gördügün zaman, veya bu degerlere sahip bir tip alman "marienhofta" ciktigi zaman sinirlerin tepene cikiyor..bunun planli programli bir "türklere iliskin belirli bir imaj olusturma" ve "bizi bizden nefret ettirme kampanyasi" olduguna iyice inanmis ve savunuyorsun... ama buraya aktardigin yazida bizimde gercekten öyle bir toplum oldugumuz anlasiliyor... veya hurriyet-sabah-takvim vs hazetelerin ücüncü sayfalarini actigimiz zaman günlük sahip olma dürtüsünün ve yüksek orandaki erkeklik hormonunun tetikledigi koca-sevgili cinayetleri görürüz..ama böyle bir haber-analiz yabanci bir gazetede cikti mi, delahoya kardesimle birlikte nasirli ayaginiza basilmis gibi ayaga firlarsiniz:p

und was lernen wir daraus?? sen baskalarini bizi konusmasindan, problemlerimiz üzerine haber yayin yapmasindan rahatsizsin demekki..biz konusalim ama baskalari bizi konusmasin, bizim eksik.zaaf ve yanlislarimizi bilmesin diyorsun!
da lieg ich richtig gell??;)

ama kusura bakma trallse abicim..dedigim gibi merkantilist-kapali cag bitti..global-komunikation cagindamiyz neyiz o artik..kendini saklayamazsin..bilginin iletisim hizindan ve seffafligindan kacamazsin

tralles
08.12.05, 18:27
Biliyorum, ilk bakista, burada yazdigim "euphemistisch" bir koku salgiliyordu. bunun bilincindeyim. ince ayarlayip yazmali. ki bu ayari da belki tutturamamisimdir.

Deginmek istedigin nokta su:

Bir cinayeti akil hastasi bir kültürün ürünü olarak sunmak, ve bu akil hastaligi kültürden bütün bir toplumun nasibini almis oldugunu yansitmak bence yanlis.

Töre cinayeti ile "aile trajedyasi"ni ayni torbaya cinayet fiilinden dolayi atabilirsin, ancak cinayetin profili yinede ayridir. her türk kadininin cinayetine ayni profili yakistirip, her türkün potansiyel bir "töre katili" olarak göstermek yanlis.

not: bence bizim icimizde töre cinayetlerine karsi faaliyetler var. ama hala yeterli degil.

tralles
08.12.05, 18:36
ah piramses, kendince bir merkantilist yakistirmasi yaptin, gidiyorsun. benim sömürgem yok ki!

bizim icimizdeki sorunlar var. bunu inkar edenimiz de az sanirim.

ancak bu ince konuyu ele alis bicimi, ele alis sebeblerini de iyi bilmek lazimdir.
örnegin türban meselesinin türkiye'deki anlami farklidir, almanya'daki anlami farklidir. türkiye'de ciddi siyasi bir sembpldür. almanya da ise kimlik bunlaimina girmis bir azinlik toplumunun kimligine sarilma yöntemidir (daha dogrusu yöntemi idi olacak herhalde).

türkiye'deki töre cinayetlerini ele alis bicimi farkli. almanyadaki töre/namus-cinayetlerini ele alis bicimi ve bilhassa nedeni cok farkli. türkiye'de ciddi bir toplumsal sorun. ve yüzyillardan beri her türlü varyasonu görülmüs, biliniyor, ve ona karsi da belli ölcüde caba sarfediliyor.

almanya ise son bir yildir türk kadinini kendine yeni bir silah olarak buldu. yüzeysel, sorunu cözecek ciddi bir katkida bulunmadan, tüm bir topluma geri kalmislik damgasi vuruluyor. türklerle ya da türk kadiniyla degil, türkler hakkinda konusuluyor.
ara sirada aralarina senin gibilerini alip konusturuyorlar.

fark bu, anladin mi agam?





(tabiiki anlamadin, ya da anlamak istemiyorsun, ya da bulundugumuz konumlar cok farkli oldugu icin olayi daima ayri perspektiften görmeye devam edecegiz)

dertli4u
08.12.05, 20:59
Elbette kültürle ve kültür seviyesiyle alakalı. Bir insanın dünya bakışı ile alakalıdır bunlar. Yani bir insan karısını öldürebilme kararı alabiliyorsa ve bu tür eylemlere toplum göz yumabiliyorsa ya da alacak cezadan indirim alabiliyorsa bunu mutlaka ve mutlaka kültüre ve dünya bakışına bağlamak lazım. Kıskançlık başka birşey ama insan öldürmek bambaşka birşey. Bir insan çok kıskanç olabilir ama bundan doğal olarak bir cinayet işleme duygusu ve bu duygu gerçeğe çevirme isteye maalesef Türkiye'de hem doğal karşılanır hem de bu konuda öldürelen taraf suçlanır. Yani örnek olarak, kocasını kandırmasaydı yaşardı gibisinden. Bunlar eğitim ve kültür anlayışından kaynaklanır. Elbette herkes böyle değil ama ortalama bu düşünceye sahip olan insanlarımız çok fazla vardır. İşte al sana kültür.


bu konu bir egitim veya egitimsizlik meselesi oldugu kadar, hukuki bir yanlislar zincirinin de sonucudur ayni zamanda.

eski TCK o kadar sacma bir sekilde "degisikliklere" ugratilmisti ki, artik hakimler bile nasil karar vereceklerini bilmiyorlardi.

asagida örneklerini verecegim uygulamalari hayalinize getirin, konuyu daha iyi anlayacaksiniz.

1-aslinda hafifletici neden olarak uygulamanin asli degisik.eger planli ve tasarlayarak öldürürse, o durumda, hafifletici neden kullanilmiyordu.

ve TCK 450. maddesine göre, aile efradindan birini öldürdügü icin IDAM cezasi veriliyor ve mahkemedeki iyi hali göz önüne alinarak 59 madde uygulaniyordu..yani müebbete cevriliyordu.

2-hafifletici nedenin kullanilmasi, "namus cinayeti" oldugu icin degil, "affekt"halinde davrandigi ve karsilastigi durum karsisinda kendisine hakim olamadigi durumlarda uygulaniyordu.

yani, karisini baska bir erkekele yatakta yakaladiginda, bu durum "agir tahrik" olarak degerlendiriliyordu.

ama bu durumda, hafifletici neden maddesinin uygulanabilmesi icin, "cinsel birlesmenin" tamamlanmasi gerekiyordu..yani sadece ereksiyon durumunda olmasi bile kurtarmiyordu sanigi.hatta, giyinik durumda olmalari da, katil olan kocayi kurtarmiyordu.yani hafifletici neden maddesi uygulanmiyordu.böyle durumlarda sadece, hafif tahrik indirimi uygulaniyordu.

3-bazi saniklar, öldürdükten sonra soyuyordu karisini ve asigini..adli tipta bu durum belli oluyordu.hatta elbiselerin üzerinde kursun deligi olmasi falan sanigin aleyhine oluyordu.öyle durumlarda, suc, planlamaya giriyordu ve cezasi müebbetdi.

***********

bu kadar karmasik bir madde dizini vardi..simdi degistirildi biraz.

*****

arkadaslar

aslinda bu konuda, kendi ülkemizin hukuk sistemine haksizlik yapiyoruz.

avrupa hukukundada durum aynidir.

eger planli olarak öldürmüsse, cezasi müebbettir..eger öldürdükten sonra delilleri ortadan kaldirmissa, cezasi arttirilir ve agirlastirilmis müebbet cezasi alir.

ama eger, affekt halinde yani karsilastigi bir olay sonucu, önceden planlamadan öldürürse, cezasi 4 sene ile 12 sene arasinda degisir.

ve eger "blockout" denilen sekilde cinayet islenmisse, ceza bile verilmedigi olur.

yani mesele sadece "namus cinayeti" olarak adlandirilirsa yanlis olur.

cinayet cinayettir..

cezanín verilmesinde etken olan konular daha degisiktir.

zaten, Türk Ceza Kanununda , Namus cinayeti diye bir madde yoktur..bu cümleyi, basinimiz magazinlestiriyor.

ve insanlarin beynine "namus cinayeti" diye bir kavram giriyor.

Yakamoz
03.03.06, 12:04
Emniyet: Töre cinayetleri en çok Marmara'da işleniyor

A.A

Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü İsmail Çalışkan, “töre ve namus cinayetleri”nde son 6 yılda bin 190 kişinin öldürüldüğünü belirterek, bu cinayetlere karışanların büyük bölümünü Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi illerinde doğan kişilerin oluşturduğunu bildirdi.

Meydana gelen cinayetlerin 322'sinin “namus” sebebiyle gerçekleştiğini belirten Çalışkan, “töre ve namus cinayetlerinin” işlendiği yerlerin yüzde 38 oranla Marmara ve Ege Bölgesi olduğunu kaydetti. Olay yeri itibariyle il bazında Ankara, İstanbul ve İzmir'in başı çektiğini kaydeden Çalışkan, bu cinayetlere karışanların bin 413'ünün erkek, 180'inin de kadın olduğunu vurguladı.

Haftalık bilgilendirme toplantısında, TÜBİTAK ile Emniyet Genel Müdürlüğü arasında “Ortak Akıl Toplantısı” yapıldığını belirten Çalışkan, bu toplantıya 50 üst düzey emniyet personeli, kamu kuruluşlarından 6, sivil toplum örgütlerinden 5, üniversitelerden 30, özel sektör temsilcilerinden 23 kişinin katıldığını söyledi.

Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan Kuzey Teksas Üniversitesi yönetimi tarafından 1995 yılından beri, topluma yaptıkları katkılar ve hizmetler göz önünde bulundurularak kurumlara verilen “Topluma Hizmet Ödülü”ne bu yıl Türk Polis Teşkilatı'nın layık görüldüğünü vurgulayan Çalışkan, üniversitenin en prestijli ödüllerinden biri olarak kabul edilen bu ödülün daha önce, aralarında Amerikan Federal Acil Durum Yönetimi (FEMA) ve Kızılhaç'ın da bulunduğu, ulusal alanda topluma destek veren resmi ve sivil kuruluşlara verildiğini kaydetti.

“TÖRE VE NAMUS CİNAYETLERİ”...

Emniyet Genel Müdürlüğü'nün “töre ve namus cinayetleri” ile ilgili bir çalışma yaptığını, bu çalışma kapsamında “töre kavramı içerisinde yer alan kan davası, kız alıp verme, aile içi uyuşmazlık, cinsel taciz, yasak ilişki, tecavüz ve namus gibi sebeplerle gerçekleşen cinayetlerin” değerlendirildiğini anlatan Çalışan, son 6 yılda bin 91 olayın meydana geldiğini bildirdi.

Bu olaylarda bin 190 kişinin öldüğünü, bunlardan 710'unun erkek, 480'inin kadın olduğunu ifade eden Çalışkan, “Ülkemizde meydana gelen bu cinayet olaylarının aydınlatılması ve önlenmesi kolluk güçleri tarafından yürütülmektedir, ancak, sosyal bir vaka durumunda olan bu cinayetlerin önlenmesi, toplumu meydana getiren tüm kurum ve kuruluşlarla ve sivil toplum örgütlerinin çalışma ve destekleri ile olacaktır” dedi.

Meydana gelen cinayetlerin 322'sinin “namus” sebebiyle gerçekleştiğini belirten Çalışkan, “töre ve namus cinayetlerinin” işlendiği yerlerin yüzde 38 oranla Marmara ve Ege Bölgesi olduğunu kaydetti. Olay yeri itibariyle il bazında Ankara, İstanbul ve İzmir'in başı çektiğini kaydeden Çalışkan, bu cinayetlere karışanların bin 413'ünün erkek, 180'inin de kadın olduğunu vurguladı.

Şüpheli kadın şahısların profilleri incelendiğinde, yüzde 49'luk bir oranla 19-25 yaş grubunun daha çok suç işlediği, bunu yüzde 23'lük oranla 26-30 yaş grubunun takip ettiğinin görüldüğünü kaydeden Çalışkan, şüpheli erkek şahıslar incelendiğinde, yüzde 22'lik oranla 19-25 yaş grubu erkeklerin daha çok suça karıştıkları yüzde 18'lik oranla 26-30 yaş grubunun bunu izlediğini, 18 yaşından küçük çocukların oranının da yüksek olduğuna dikkat çekti.

Öldürülen kadınlar incelendiğinde yüzde 20'lik oranla en fazla 19-25 yaş grubu kadınların olaylarda öldürüldüğünü bunu yüzde 19'luk oranla 26-30 yaş grubu kadınların izlediğini belirten Çalışkan, öldürülen erkek şahıslar incelendiğinde yüzde 20'lik oranla en fazla 46 yaş ve üstü erkeklerin olaylarda öldürüldüğünü, bunu yüzde 18'lik oranla 31-35 yaş grubu erkeklerin izlediğinin görüldüğünü kaydetti.

Olaya karışan şüphelilerin doğum yeri itibariyle bölge kapsamında incelendiğinde yüzde 24 oranla Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin ilk sırada yer aldığını bunu yüzde 21 oranla Doğu Anadolu Bölgesi'nin izlediğini anlatan Çalışkan, doğum yeri itibariyle Marmara Bölgesi doğumluların bu cinayetlere en az karışanlar olduğunu bildirdi.

Öldürülen kişilere göre, doğduğu yer itibariyle, yüzde 19 oranla Doğu Anadolu ve İç Anadolu Bölgesi'nin ilk sırada yer aldığını bunu yüzde 17 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi doğumluların izlediğini vurgulayan Çalışkan, şunları söyledi:
“Ülkemizde meydana gelen bu cinayet olaylarının aydınlatılması, faillerinin yakalanması ve bu olaylara maruz kalabilecek şahısların korunması noktasında alınması gereken polisiye tedbirler genel müdürlüğümüz tarafından koordine edilmekte ve bu konuda ulusal ve uluslar arası kurum ve kuruluşlar ile sivil toplum örgütlerinin yürüttüğü çalışmalar takip edilerek her türlü tedbir alınmaya çalışılmaktadır.”

İsmail Çalışkan, çalıntı ve kayıp cep telefonlarıyla ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı'nın internet sitesine 29 bin 47 kişinin başvurduğunu da sözlerine ekledi.

-----------

als Argumentationshilfe.

@li
10.06.06, 22:28
Ağabeyi tarafından vurulan Yasemin vefat etti

A.A.

Ağabeyi tarafından tabancayla vurularak ağır yaralanan Yasemin Ç. adlı genç kız, tedavi gördüğü Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesinde vefat etti.

Yasemin Ç'nin cenazesinin otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumuna sevk edildiği bildirildi

Hürriyet
http://www.hurriyet.com.tr/sondakika/4558701.asp?gid=71

Gökcen
10.06.06, 22:33
neden vurmus abisi? kizin etrafinda erkek sinekmi ucmus?

@li
10.06.06, 22:39
neden vurmus abisi? kizin etrafinda erkek sinekmi ucmus?

Baskasiynan kacmis

Gökcen
10.06.06, 22:40
Baskasiynan kacmisonlarda istediginde verselerdi kacmazdi, was für ein grund:rolleyes:

seyyah
10.06.06, 23:01
ich kann es nicht verstehen wie kann man so leicht jemanden das leben nehmen.
hic kimsenin hakki yok birisini öldürmeye.
böylelerine en az 20 yil hapis verilmesi lagzim.man sollte sie sogar als staatsfeinde sehen

@li
10.06.06, 23:05
ich kann es nicht verstehen wie kann man so leicht jemanden das leben nehmen.
hic kimsenin hakki yok birisini öldürmeye.
böylelerine en az 20 yil hapis verilmesi lagzim.man sollte sie sogar als staatsfeinde sehen


ne yirmi sene bunlara ´daragacini göstereceksin.
sehirin ortasinda bir ikisini daragacinda sallandiracaksin biri daha yapiyormu

seyyah
10.06.06, 23:12
ne yirmi sene bunlara ´daragacini göstereceksin.
sehirin ortasinda bir ikisini daragacinda sallandiracaksin biri daha yapiyormu

o yasa kalkti bir daha gelmez ab korkusundan

Gökcen
11.06.06, 01:52
eniste 18 yasindaki yasemine tecavüz eder
hamile kalir, anne ve ablasina anlatir..anne ve abla kürtaja götürür..ve yasemin evlendirilir..gerdek gecesi bakire olmadgi icin baba evine geri gönderilen kizi abisi vurur..enisteye kimse hesap sormaz

Greyson
11.06.06, 03:32
eniste 18 yasindaki yasemine tecavüz eder
hamile kalir, anne ve ablasina anlatir..anne ve abla kürtaja götürür..ve yasemin evlendirilir..gerdek gecesi bakire olmadgi icin baba evine geri gönderilen kizi abisi vurur..enisteye kimse hesap sormaz

bir "yuhh!!" cekelim cümletten.rezalet...

[tecavüz edende (hayvan herif) ve geri gönderende suc...insan olsaydi yapmazdi.akli basi yerinde olan insan sorardi:"kim di ve niye,ve ben ne yapayim simdi"]

Trakyali
11.06.06, 03:42
eniste 18 yasindaki yasemine tecavüz eder
hamile kalir, anne ve ablasina anlatir..anne ve abla kürtaja götürür..ve yasemin evlendirilir..gerdek gecesi bakire olmadgi icin baba evine geri gönderilen kizi abisi vurur..enisteye kimse hesap sormaz

Evet öyledir. Anadolu'daki kapali Toplum acilmadikca, bunlar böyle kalir!
Hala akraba evliligi olan bir toplumdan daha ne beklenir?!
Sanki hayvanat bahcesi!!!

deryatulga
14.06.06, 01:42
14 Haziran 2006 http://www.hurriyet.com.tr/images/siyah_ok.jpg Ertuğrul ÖZKÖK

http://www.hurriyet.com.tr/_yazarlar/images/10b.jpg Asıl Kürt sorunu bu


ANKARA Temsilcimiz Enis Berberoğlu geçen pazar günü çok önemli bir yazı yazdı.

Ankara’da işlenen töre cinayetinde öldürülen kızın annesi ve babasının profilini verdi.

Her ikisi de ilkokul mezunu.

Öyleyse bu bir eğitim sorunu mu?

* * *

Rahmetli babam ilkokul ikinci sınıftan ayrılmaydı.

Annem ise ilkokula hiç gitmedi.

Okuma yazmayı kendi kendine öğrenmiş.

Kendini çok iyi yetiştirdi, kılık kıyafeti, davranışı, olaylara bakışı ile bize hep çok iyi bir örnek oldu.

Öyleyse aradaki fark ne?

* * *

Artık bu sorunun adını açıkça koyma zamanı geldi.

Töre cinayetleri, Türkiye’nin değil, Doğu’nun, özellikle Güneydoğu’nun sorunudur.

Eğer Türkiye’de bir "Kürt sorunundan" söz ediyorsak, bu da Kürtlerin gerçek anlamda bir "Kürt sorunudur".

Şimdi Avrupalılara seslenmek istiyorum.

Gün geçmiyor ki, bir Avrupalı siyasetçi veya gazeteci Diyarbakır’a gitmesin.

Orada belediye başkanlarıyla, yerel siyasetçilerle konuşuyorlar.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti hakkında her tür şikáyeti dinliyorlar.Ama içlerinden biri bile çıkıp orada konuştuğu siyasetçilere "Kardeşim siz de şu töre cinayeti ayıbınızı önlemek için biraz parmağınızı oynatın" demiyor.

Sizce bu çok büyük bir ikiyüzlülük, ağır bir ayıp değil mi?

Hatta bazıları töre cinayeti ayıbını bile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin boynuna asmaya kalkışıyor.

* * *

Avrupalı dostlarımıza sesleniyorum.

Eğer samimiyseniz, eğer töre cinayetini Avrupa’nın bir ayıbı olarak görüyorsanız, lütfen bunu onlara hatırlatınız.

Bu ayıp asıl onların ayıbıdır ve bugüne kadar bunu önlemeyi bırakın, tartışılmasına bile izin vermediler.

Ya da, üç beş oy uğruna bu feodal ayıba ses çıkarmayacak kadar küçüldüler.

* * *

Bir çift sözüm de Türk medyasının "dini hassasiyeti ağır" bölümüne.

Enis Berberoğlu o yazısında, bu kesimin medyasına sesleniyor.

"Bu gazeteleri tarattım. Başkent infazı bu gazetelerin hiçbirinde yok... Çok satan bütün gazeteler töre cinayetini lanetliyor, AKP Meclis’te töre ve namus cinayetleri komisyonu kuruyor, başkanı AKP Gaziantep milletvekili Fatma Şahin canını dişine takmış çalışıyor. Ama muhafazakár medya bu insanlık ayıbına sesiz kalıyor. Neden diye sorulmaz mı?"

Sorarsınız da, cevabını alamazsınız.

Diyeceksiniz ki sana ne?

Doğru bize ne.

O kesimde fahri medya ombudsmanlığı çok revaçta olan bir meslektir.

Hemen hepsinin medya eleştiri sayfaları vardır.

Ama nedense orada birbirlerine hiç dokunmazlar, oklarını sadece merkez medyaya, çok büyük çoğunlukla da Hürriyet’e atarlar.

Sonunda burası özgür bir ülke, hakaret etmediği sürece katlanmak zorundayız.

* * *

Ama burada söz konusu olan Hürriyet veya merkezin öteki gazetelerinden birine çamur atmak meselesi değil.

Çok ciddi ve ağır bir toplumsal sorun var.

Berberoğlu’yla birlikte ben de soruyorum.Hadi Güneydoğu’daki bazı ikiyüzlü siyasetçiler "Kol kırılır yen içinde kalır" diye bakıyorlar, ya siz?

Yoksa siz de bunu bir "ahlak" meselesi olarak görüp, o değil de bu yenin içinde mi tutmaya çalışıyorsunuz.

Bu ahlaki enkaz altında kalmış fahri ombudsmanlara da sesleniyorum.

"Orada kimse var mı..."

Yakamoz
14.06.06, 16:23
Asıl Kürt sorunu bu


ANKARA Temsilcimiz Enis Berberoğlu geçen pazar günü çok önemli bir yazı yazdı.

Ankara’da işlenen töre cinayetinde öldürülen kızın annesi ve babasının profilini verdi.

Her ikisi de ilkokul mezunu.

Öyleyse bu bir eğitim sorunu mu?

* * *

Rahmetli babam ilkokul ikinci sınıftan ayrılmaydı.

Annem ise ilkokula hiç gitmedi.

Okuma yazmayı kendi kendine öğrenmiş.

Kendini çok iyi yetiştirdi, kılık kıyafeti, davranışı, olaylara bakışı ile bize hep çok iyi bir örnek oldu.

Öyleyse aradaki fark ne?

* * *

Artık bu sorunun adını açıkça koyma zamanı geldi.

Töre cinayetleri, Türkiye’nin değil, Doğu’nun, özellikle Güneydoğu’nun sorunudur.

Eğer Türkiye’de bir "Kürt sorunundan" söz ediyorsak, bu da Kürtlerin gerçek anlamda bir "Kürt sorunudur".

Şimdi Avrupalılara seslenmek istiyorum.

Gün geçmiyor ki, bir Avrupalı siyasetçi veya gazeteci Diyarbakır’a gitmesin.

Orada belediye başkanlarıyla, yerel siyasetçilerle konuşuyorlar.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti hakkında her tür şikáyeti dinliyorlar.Ama içlerinden biri bile çıkıp orada konuştuğu siyasetçilere "Kardeşim siz de şu töre cinayeti ayıbınızı önlemek için biraz parmağınızı oynatın" demiyor.

Sizce bu çok büyük bir ikiyüzlülük, ağır bir ayıp değil mi?

Hatta bazıları töre cinayeti ayıbını bile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin boynuna asmaya kalkışıyor.

* * *

Avrupalı dostlarımıza sesleniyorum.

Eğer samimiyseniz, eğer töre cinayetini Avrupa’nın bir ayıbı olarak görüyorsanız, lütfen bunu onlara hatırlatınız.

Bu ayıp asıl onların ayıbıdır ve bugüne kadar bunu önlemeyi bırakın, tartışılmasına bile izin vermediler.

Ya da, üç beş oy uğruna bu feodal ayıba ses çıkarmayacak kadar küçüldüler.

* * *

Bir çift sözüm de Türk medyasının "dini hassasiyeti ağır" bölümüne.

Enis Berberoğlu o yazısında, bu kesimin medyasına sesleniyor.

"Bu gazeteleri tarattım. Başkent infazı bu gazetelerin hiçbirinde yok... Çok satan bütün gazeteler töre cinayetini lanetliyor, AKP Meclis’te töre ve namus cinayetleri komisyonu kuruyor, başkanı AKP Gaziantep milletvekili Fatma Şahin canını dişine takmış çalışıyor. Ama muhafazakár medya bu insanlık ayıbına sesiz kalıyor. Neden diye sorulmaz mı?"

Sorarsınız da, cevabını alamazsınız.

Diyeceksiniz ki sana ne?

Doğru bize ne.

O kesimde fahri medya ombudsmanlığı çok revaçta olan bir meslektir.

Hemen hepsinin medya eleştiri sayfaları vardır.

Ama nedense orada birbirlerine hiç dokunmazlar, oklarını sadece merkez medyaya, çok büyük çoğunlukla da Hürriyet’e atarlar.

Sonunda burası özgür bir ülke, hakaret etmediği sürece katlanmak zorundayız.

* * *

Ama burada söz konusu olan Hürriyet veya merkezin öteki gazetelerinden birine çamur atmak meselesi değil.

Çok ciddi ve ağır bir toplumsal sorun var.

Berberoğlu’yla birlikte ben de soruyorum.Hadi Güneydoğu’daki bazı ikiyüzlü siyasetçiler "Kol kırılır yen içinde kalır" diye bakıyorlar, ya siz?

Yoksa siz de bunu bir "ahlak" meselesi olarak görüp, o değil de bu yenin içinde mi tutmaya çalışıyorsunuz.

Bu ahlaki enkaz altında kalmış fahri ombudsmanlara da sesleniyorum.

"Orada kimse var mı..."

----------------
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/4577393.asp?yazarid=10

zübeyde
14.06.06, 17:50
Bence cok dürüst ve iyi anlasir ifade etmis.
Zannederim yazdiklarina da kendi inaniyordur, cünki kendi ailesini de örnek aldigina göre, konuya sahsi de bir yaklasimi var.
Avrupalilara da cok güzel laflar siralamis. Tam yerinde.

Begendim bu yorumu.

Flagellum Dei
14.06.06, 20:07
fullAck!!!!

Erender
14.06.06, 23:50
Die Ehrenmorde und ähnliches sind natürlich nicht zu rechtfertigen,,



Bin aber Froh dass man endlich eine definition für Kurdenproblem gefunden hat



einfach lächerlich,

deryatulga
15.06.06, 02:23
15 Haziran 2006 http://www.hurriyet.com.tr/images/siyah_ok.jpg Ahmet HAKAN ahmethakan@hurriyet.com.tr

http://www.hurriyet.com.tr/_yazarlar/images/131b.jpg Töre ile din


MADEM...

"Diyanet İşleri" susar.

"Muhafazakár basın" susar.

"Yeşil sarıklı ulu hocalar" susar.

Şeyh efendiler susar.

"Orada", yani "Güneydoğu illeri"nde kuş uçsa haykıran Mazlum-Der susar.

Sırası geldiğinde Amerika’ya bile haddini bildiren Ali Bulaç abimiz susar.

Her daim türban için ayağa kalkanlar susar.

"D-8" diye dünyaya saadet getirme iddiasındaki "Saadetçi" susar.

Áleme nizam vermeyi tasarlayan Nizam-ı Álemci susar.

"Peygamber soyundan geliyorum" diye bölgede otorite kurmuş adamlar susar.

Fethullah Gülen susar, "tarikatçı" susar.

Her konuda haykıran, gözünü budaktan sakınmaz "Vakit" susar.

En ünlü fıkıhçımız Hayrettin Karaman susar.

Siyasete kurban verdiğimiz filozofumuz Mehmet Aydın hocamız susar.

Kutlu Doğum Haftası’nda on binleri Diyarbakır meydanında toplama başarısı gösteren "Peygamber áşıkları" susar.

Camianın estetik zevksizliğine dair sayısız makale yazmış Mehmet Şevket Eygi susar.

Kısacası...

Madem benim "eski mahalle" toplu bir sükût halindedir.

O halde iş başa düşmüştür.

***

Cevabını aradığımız soru şudur: "Neden susuyorlar?"

Yoksa bu konuda "teori"de bir açmaz var da mahcubiyetten mi susuluyor?

Yanıt kesin ve nettir: Hayır! Teoride sorun yok.

"Teori", şöyle üç beş sayfa kitap karıştıranın bile hemencecik farkına varabileceği gibi bu konuda acayip açıktır.

Mesela...

Töre der ki: Erkeğin elinin kiridir.

Din der ki: Ne demek erkeğin elinin kiri! Bu konuda erkek ile kadın arasında hiçbir fark yoktur. İkisi de aynı derecede sorumludur.

Töre der ki: Namus, kadınla ilişkili bir kavramdır.

Din der ki: Ne demek kadınla ilgili bir kavram! Erkek ile kadın arasında bu konuda da bir fark yoktur.

Devam edelim:

Töre der ki: Erkek aldatabilir ama kadın asla aldatamaz.

Din der ki: Hiçbir fark yoktur, ikisi de aldatamaz.

Töre der ki: Tecavüze uğramış kadın, ailenin namusunu kirletir. Aile şerefini temizlemek için kadının öldürülmesi gerekir.

Din der ki: Sus bre gafil! Sen kim oluyorsun da kendini ceza verme makamı olarak görüyorsun. Hem o zavallı kadının bu işte ne suçu var! Bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir.

Töre der ki: İşin içine kadın girdi mi çeker silahı vururum arkadaş.

Din der ki: O zaman cehennemin dibini boylarsın.

***

Diyeceksiniz ki: İyi, güzel söylersin Ahmet Hakan ama bunları yazmak senin gibi "dünya hevesleri"ne merak sarmış bir adama mı kalmalıydı? Sen bırak teoriyi falan da "Neden susuyorlar" ona yanıt ver.

Tamam...

Yanıt verelim:

Susuyorlar çünkü: Aşırı politikleşmiş durumdalar. Ancak "töre cinayeti" meselesinden bir "politika" çıkarmayı beceremiyorlar.

Susuyorlar çünkü: Yüksek fikir ve hedef sahibi insanlara, "feodalite" gibi "önemsiz" bir hedefle uğraşmak yakışır mı? Tabii ki "Amerika" gibi, "Bush" gibi daha büyük hedeflere kilitlenmeyi tercih ediyorlar.

Susuyorlar çünkü: Kadınla ilgili o kadim sorunlarını halletmiş değiller. Kadını, inandıkları "teori"nin çizdiği çerçeveye bile tam olarak oturtamamış durumdalar.

Susuyorlar çünkü: "Namus" gibi feodalitenin arkaik ve ilkel anlayışıyla kutsanan kavrama, inandıkları teori doğrultusunda yeni bir anlam kazandıramadılar.

Susuyorlar çünkü: Erkek egemen anlayışla yazılmış temel kaynaklarla hesaplaşmıyorlar. Daha kötüsü, erkek egemen anlayışla hesaplaşan ilahiyatçılarla hesaplaşmayı tercih ediyorlar.

Susuyorlar çünkü: İlkel geleneği, vahşi örfü ve zalim ádetleri dine bağlamak isteyen adamlara karşı bir nefret hissi geliştiremiyorlar.

tralles
15.06.06, 16:43
Gündem (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/) http://www.hurriyet.com.tr/images/spacer.gif 15 Haziran 2006 Kızı intihar eden baba Şıhca Örel: Kızım töre kurbanı

Murat KİBRİTOĞLU/ADANA, (DHA)

http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/1693347.jpgBeraber yaşadığı sevgilisinden ayrılmak isteyen Özgül'e "Kadın erkekten ayrılamaz, töremizde yoktur' cevabı verilince Özgül ölümü seçti.

Adana’da, birlikte yaşadığı 20 yaşındaki Mehmet Kelleoğlu’yla oturdukları evin balkonundan atlayarak ihtihar eden 17 yaşındaki Özgül Örel, gözyaşlarıyla toprağa verildi. Kızının töreye kurban gittiğini söyleyen 4 çocuk babası Şıhca Örel, “Kızımı defalarca onlardan aldım, tehditle ve çeşitli yollarla yeniden götürdüler. Aşirete göre, kadın erkeği boşayamazmış. Töreleri batsın. Nikahını beklerken ölüm haberini aldık” dedi.

Kızlarının cenazesini Adli Tıp’tan alıp 200 Evler Mahallesi Ören Sitesi’ndeki evlerine getiren Örel Ailesi daha sonra Kabasakal Mezarlığı’nda toprağa verdi. Özgül Örel'in cenaze törenine Kelleoğlu Ailesi’nden katılan olmadı.

Gözü yaşlı baba Şıhca Örel, “2004’te kızım Mehmet Kelleoğlu’na kaçtı. Sonra birlikte yaşamaya başladılar. Mehmet ve ailesi ‘Düğün yapacağız’ diyerek bizi oyaladılar.

Kızımın bizi arayıp Mehmet'ten dayak yediğini söylemesi üzerine, Mersin’in Erdemli İlçesi'nde bularak evimize getirdim. Kızımızı geri vermemek için İzmir’e götürüp sakladık.

Ancak, bir süre sonra kızıma bana ve annesine devamlı ‘Ya ailenin canı ya senin canın’ diyerek tehdit mesajları http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/1693042.jpggeçiyorlardı. Mehmet’in babası Nebi Kelleoğlu’yla konuştuk.

O makul davrandı ve ‘Olmuyorsa olmuyor hayırlısı olsun’ diye olumlu yanıt verdi. Ancak, daha sonra kızımı kandırıp tekrar götürdüler. Ev, araba sözü verdiler. Düğün sözü vererek bir süre tekrar birlikte oturdular” dedi. Bir keresinde kızının kulağından kan geldiğini gördüğünü ve ne olduğunu sorduğunda Mehmet’in kendisini çok kötü dövdüğünü anlattığını belirten emekli işçi Örel şöyle devam etti:

“Kızımızı yeniden aldık. Bir süre daha bizde kaldı. Daha sonra yeniden tehdit mesajları ve tehdit telefonları 0gelmeye başladı. Mehmet Kelleoğlu’nun babası Nebi Kelleoğlu en son peşimize adam gönderdi. Gelenler bize ‘Biz Urfalı aşiretiz. Biz kadını boşamazsak kadın bizi boşayamaz. Bizim töremizde kadının boşaması olmaz’ diye konuştu.

Yine de vermedik. Bir süre sonra kızım evden ‘kuaföre gidiyorum’ diyerek ayrıldı. Yine Mehmet’e gittiğini öğrendik.”
Kızının ölmeden 25 gün önce kendisine cep telefonuyla mesaj gönderdiğini belirten Örel, “Mesajında, ‘İnsan bazen çok zor durumda kalabilir. Hele de ailesinin canı ya da kendi canı arasında kaldı mı? Bir seçim yapmam lazımdı kendi canımı feda ediyorum. Beni affedin’ yazıyordu.

Hemen kızımı aradım ancak ulaşamadım. Bunun üzerine Mehmet'in ailesiyle görüştüm. Mehmet’in babası araya girdi. ‘Namus sözü kızınız bir daha dayak yemeyecek’ dedi. Alanya'da olduklarını ve döndükleri zaman en kısa sürede nikah yapacaklarını söylediler. Ancak, dün nikah günü için aramalarını beklerken kızımın ölüm haberini verdiler. Töreleri batsın. Bu devirde töre mi olur? Kızım intihar edecek biri değildi. Töreye kurban gitti. Mehmet Kelleoğlu ve babasından şikayetçi olacağım.”

Öte yandan, Şıhca Örel, kızının yanlarına ilk geldiğinde, “Buradan gidelim, evimizi satıp İzmir'e yerleşelim” demesi üzerine bir süre evlerine ‘satılık’ tabelası astıklarını, daha sonra ise satmaktan vazgeçtiklerini söyledi.

tralles
15.06.06, 16:46
15 yasinda evden kacmak... Allah akil fikir versin! Allah rahmet eylesin.


‘Biz Urfalı aşiretiz. Biz kadını boşamazsak kadın bizi boşayamaz. Bizim töremizde kadının boşaması olmaz’

malesef bu mantik var. Ve bu cagdisilik nasil asilir bilmiyorum.

Detan
15.06.06, 17:06
(http://www.hurriyet.com.tr/gundem/) ‘Biz Urfalı aşiretiz. Biz kadını boşamazsak kadın bizi boşayamaz. Bizim töremizde kadının boşaması olmaz’ diye konuştu.



Biktim artik. Bumu kültürel ifade özgürlügü? Urfadan gelmis Adanada vahsi törelerini uyguluyorlar. Devlet el atsa "kürtler asimile ediliyor" diye bagircaklar.

Böyle "kardes" olmaz olsun.

tralles
15.06.06, 17:08
Biktim artik. Bumu kültürel ifade özgürlügü? Urfadan gelmis Adanada vahsi törelerini uyguluyorlar. Devlet el atsa "kürtler asimile ediliyor" diye bagircaklar.

Böyle "kardes" olmaz olsun.

"kardes" degil, "kültür" olmaz olsun...

Detan
15.06.06, 17:52
"kardes" degil, "kültür" olmaz olsun...
Mersin/Lemas daki yazlik sitelerde iki sene önce Urfadan bir asiret daire kiralamisdi. Ve o sene tatilimiz burnumuzdan geldi. Mersinin site sahili liberal atmosferi ile tanilir, hanimlar rahatca sehirde giyemedikleri kiyafetlerini giyerler.


Her aksam kavga cikiyordu, nedeni ya kendileri sarkintilik yapiyordu, yada baska erkekler haddinden fazla asiret kizlarina bakmis olmalari. Haftada en az üc kere jandarma cagriliyordu, ama nedense bunlara karsi birsey yapilamiyordu. "Biz Urfaliyz, tatil yapmak icin geldik, sizde ayanizi denk alin", popüler laflari idi.

Bir gün bunlar anayoldaki trafik levhalarini silah sikmislar (antraman yapiyorlarmis). Ondan sonra tüm site imza toplayip Jandarmaya gidildi, ama yine bir mok olmadi.

Geniessen diese freaks narrenfreiheit? Diese Leute machen was sie wollen, verhalten sich so wie sie es von ihrer "Kultur" gewohnt sind und wenn man was dagegen sagt wird man derbe eingeschüchtert. Und wenn nicht mal die Staatsmacht den Mum hat gegen solche Schweinereien vorzugehen, können wir uns an Meldungen wie oben gewöhnen.

deryatulga
20.06.06, 12:44
"Onlar" ve "orası" http://www.radikal.com.tr/veriler/ekler/radikal2/2006/06/18/onl.gif Türkiye'nin her yerinde kadınlar baskı ve töre cinayetlerini protesto ediyor.
Ertuğrul Özkök, "Asıl Kürt Sorunu Bu" başlıklı yazısında, "töre cinayetlerinin Türkiye'nin değil Doğu'nun, özellikle Güneydoğu'nun sorunu" olduğunu ilan etti

18/06/2006 (http://www.radikal.com.tr/ek_sayfa.php?ek=r2&ek_tarihi=18/06/2006) (135 defa okundu)

AHMET İNSEL (Arşivi (http://www.radikal.com.tr/arama.php?ara=1&y=3&edi=AHMET%20%C4%B0NSEL))
Türkiye'de kadınların maruz kaldıkları büyük şiddetin uç noktasında cinayetler yer alıyor. Çoğu zaman namus, bazı özel durumlarda töre cinayeti olarak tanımlanan bu cinayetlerin, bir de kadın intiharları olarak kayda geçen, adı konmamışları var. Bu sorunlar sadece Türkiye toprakları üzerinde değil, Türkiye'den başka ülkelere göçmen işçi olarak gitmiş insanlar arasında, oralarda da devam ediyor. Ayrıca kadınların maruz kaldıkları bu şiddet sadece Türkiye toplumuna özgü bir sorun değil.
Patriyarkal geleneklerin güçlü biçimde hakim olduğu Türkiye'de, karısını dövmenin hafifçe ayıplanarak maruz görülmesiyle başlayan, kız çocuklarını ailenin erkeklerinin mülkü olarak algılamakla devam eden bir zihniyet dünyası var. Muhafazakârlığın iyice koyulaştığı alan olan ailenin eşiğini aştığımızda, kadınların da önemli bir bölümünün kabul ettikleri, hatta onayladıkları, genellikle sinsi bir baskı ve şiddet dünyasına adım atıyoruz. Zaman zaman bu sinsi veya sıradanlaşmış şiddet bir eşik atlayıp, olağanüstü bir şiddete dönüşüp zifaf günü bakire çıkmadığı için baba evine yollanan genç kızın erkek kardeşi tarafından öldürülmesine, ayrıldığı eşinin başka bir adamla yaşamasını namusuna sürülmüş bir leke olarak gören bir erkeğin kadını vurmasına, ailenin soğukkanlı biçimde oturup namus temizleyecek katilin kim olacağına karar vermesine kadar uzanan geniş bir yelpazede karşımıza çıkıyor.
Bir alt tür
Son zamanlarda, namus cinayetlerinin bir alt türü olarak, töre cinayetleri tabiriyle tanıştık. Bu cinayetlere bazı sosyal gruplar arasında daha yoğun olarak rastlandığı bilgisinden hareketle, bunların Türkiye'de yaşayan Kürtlere özgü bir cinayet türü olduğu inancı bazı elitlerin zihninde biçimlenmeye başladı. Namus cinayetleri haritasının sadece Güneydoğu Anadolu bölgesinde yoğunlaşmadığını, bu tür cinayetlerin örneğin Karadeniz bölgesinde de yoğun biçimde yaşandığını ve "töre cinayeti" olarak tanımlanan cinayetlerin yoğunluğunun Marmara bölgesinde daha yüksek olduğu türünden bilgileri dikkate almadan, bu cinayetleri bir etnik kimlik özelliğiyle ve bir coğrafya ile bitiştirmek eğilimi Türkiye'nin "bu tarafında" yükselmeye başladı.
Türkiye'nin bu tarafı tabirini kullanıyoruz, çünkü Ertuğrul Özkök, "Asıl Kürt Sorunu Bu" başlıklı yazısında, "töre cinayetlerinin Türkiye'nin değil, Doğu'nun, özellikle Güneydoğu'nun sorunu" olduğunu ilan etti. Bu sorunun Türkiye'nin değil, oranın sorunu ve sadece oranın değil, aynı zamanda "onların" sorunu olduğu söyledikten sonra Özkök, cümlesine şöyle devam ediyor: "Türkiye'de bir Kürt sorunundan söz ediyorsak, bu da (töre cinayetleri) Kürtlerin gerçek anlamda bir Kürt sorunudur."
Töre cinayetlerinin Türkiye toplumuna içkin şiddet çerçevesinde yaygın biçimde rastlanan namus cinayetlerinden bütünüyle ayrı ele alınıp alınamayacağı sorusunu bir kenara bırakalım. Özkök'ün yazısında Türkiye'nin gelecekteki birlik ve beraberliği açısından insanı dehşete düşüren nokta, bu sorunun Türkiye'nin, Türkiyelilerin, Türklerin, toplumun bütün üyelerinin, yurttaşların, nasıl adlandırırsanız adlandırın, toplumsal ve siyasal beraberliğimizin harcı olduğunu varsaydığımız o ortak kimliğin sorunu değil, "onların" sorunu olduğunu ifade etmesidir.
Özkök bunu ifade etmekle kalmıyor, Avrupalılara "onlar" ayrımı üzerinden çağrıda bulunuyor ve gün aşırı Diyarbakır'a gidip, "orada" Türkiye Cumhuriyeti Devleti hakkında her tür şikayeti dinleyen Avrupalı siyasetçi ve gazetecilere, eğer samimilerse, töre cinayeti ayıbını Avrupa'nın bir ayıbı olarak görüyorlarsa, "Kardeşim siz de şu töre cinayeti ayıbınızı önlemek için biraz parmağınızı oynatın" demeye davet ediyor. Çünkü Özkök'e göre, "Bu ayıp asıl onların ayıbıdır ve bugüne kadar bunu önlemeyi bırakın, tartışılmasına bile izin vermediler".

Orası Türkiye değil mi?
Kentlerdeki kapkaç ve hırsızlık olaylarının artmasını, mafyalaşmayı ve oranı artan suçların sorumluluğunu da esas olarak "oralı"lara havale eden ve Türkiye'de giderek yaygınlaşmaya başlayan bir zihniyet dünyasının daha damıtılmış ifadeleri bunlar. Ama ne kadar damıtılmış olsalar da, bir suç unsurunu etnik (Kürtler) ve coğrafi (Doğu ve özellikle Güneydoğu) niteliklere bitiştirerek, ırkçı veya ayrımcı olarak değerlendirilebilecek bir yörüngeye giriyor.
Burada daha önemli olan nokta, Ertuğrul Özkök gibi bu konulara duyarlı olabilen bir kalemin, töre cinayetleri gibi bir sorunun Türkiye'yi bağlamadığını, "oranın" ve "onların" sorunu olduğunu ilan edebilmesidir. "Orası" Türkiye değildir, "onlar" Türk değildir demekle eş anlamlı olan bu ifade, Türkiye toplumunda belli bir kesimin zihinlerinde yaşadıkları birlik ve beraberlik yarılmasını ele veriyor. Her şeyden daha fazla vahim ve tehlikeli olan işte bu.
Bu çağrı karşısında, Avrupalı dostları Özkök'e şu soruyu sorsalar, nasıl bir yanıt alacaklarını insan doğrusu merak ediyor: "Sorunun muhatabı 'onlarsa', biz kimi AB'ye alacağız? 'Onların' olmadığı bir Türkiye'yi mi?" Bu soruyu daha da detaylandırabiliriz. "Siz ve onlar çizginiz nereden geçiyor? Türkiye Cumhuriyeti Devleti 'onların' da devleti değil mi? Yoksa 'onlarsız' veya 'orasız' bir Türkiye'nin AB üyesi olabileceğini mi ima ediyorsunuz?"
Avrupalıları ve onlara verilebilecek yanıtları bir kenara bırakalım. Sonuçta onların ne diyeceği değil, bizim ne yapacağımız ve nasıl yapacağımız önemli. Bu zihniyetin Türkiye'deki Kürtler üzerinde yaratacağı etkinin, "tasada ve sevinçte" ortak bir toplumsal beraberlik tasarımını güçlendireceğini düşünmek mümkün değil. Zaten bu zihniyetin Kürtler arasında paralel ifadeleri de var. PKK'nın milliyetçiliğini kat be kat aşan radikal milliyetçi Kürt çevrelerinden benzer bir "onlar" söylemi gelişiyor. Örneğin PKK'dan bağımsız Kürt siyasal oluşumların yayınlarında, şu tür ifadelere artık sık rastlanıyor: "Kuzey ve Güney Kürdistan arasındaki sınıra yığınak yapan Türk ordu birlikleri". Töre cinayetleri bir Türkiye sorunu değil, Kürt sorunudur demekle, Irak sınırını Kuzey ve Güney Kürdistan arasındaki sınır olarak algılamak arasında aslında çok büyük bir fark yok.
Özkök'ün yazısı ve bunun günlük yaşamda karşımıza çıkan sayısız ifadesi, bunların son günlerde Bağyurdu'nda, Pancar'da olduğu gibi zaman zaman ırkçı unsurlar taşıyan kitlesel bir öfke nöbetine dönüşen halleri, artık egemen görüş ve çevrelerinin Türkiye toplumunun geleceğini beraberlik içinde tasarlama güç ve belki de niyetlerinin olmadığını ele veriyor. Bu anlamda bir devrin sonuna gerçekten hızla yaklaşıyoruz. "Onlar"ın ne Türk ne de Türkiyeli olarak addedildikleri, bu topraklarda bulunmalarının "bizler" için ağır bir yük olduğu inancının güçlenebileceği bir dönemin kapıları birbiri ardına açılıyor ve ağır adımlarla bu yolda ilerliyoruz. Benzer bir gelişme doğal olarak "orada" ve "onlar" arasında da yaşanıyor. İki tarafın hâlâ bir ortak paydası var ama bu sadece giderek dışlayıcı vasıfları ağır basan milliyetçilikleri.

Sosyalistlerin projesi
Egemen siyasal ve ideolojik güç ve çevreler, Türkiye toplumunun tüm kültürel fark zenginliği içinde beraber yaşama projesinin taşıyıcı güçleri olmaktan hızla uzaklaşıyorlar. Bu beraberlik projesini sürdürme iddiası taşıyan İslami hareketlerin de, hem Sünni çoğunluğun tahakkümünü temsil ettikleri için hem de toplumda bu kez bir o kadar derin başka bir yarılmanın, laikçi-İslamcı ayrılığının taşıyıcısı oldukları için, bunu başarmaları mümkün değil. Geriye, insanları etnik ve kültürel aidiyetleriyle sınıflandırıp, derecelendirmeyen, insanlara sadece insan oldukları için haklar ve yükümlülükler atfeden ve bunları eşitlik ilkesinin bayrağı altında biçimlenmiş bir yurttaşlık konumu içinde somutlaştıran sosyalistlerin toplumsal beraberlik, bir arada yaşama projesi kalıyor.
Türkiye'nin elitinin kendi geliştirdiği birlik yapma yöntemlerine güvenini yitirdiği, toplumsal beraberliği toplumun bütününü kucaklayarak tasarlamaktan aciz kaldığı, kullandığı dilin çekirdiğini "içimizdeki öteki" anlayışı oluşturduğu için, istemeden bile olsa, ayrımcı ifadelere giderek daha sık başvurduğu bir ara dönemdeyiz. Dinsel ve etnik kimliklerden oluşan çatışma, yarılma ve vuruşma kapanı, kurulmuş bizi bekliyor. Birikim dergisinin Haziran sayısındaki genel değerlendirme yazısının başlığının ifade etmeye çalıştığı gibi, "kim(lik) vurdu" ortamına doğru sürükleniyoruz . Buna kararlılıkla hayır dememiz gerekiyor.
Türkiye'de bugün bu gidişin kararlılıkla karşısına çıkacak olanlar sosyalistlerdir. Sosyalistlerin özgürlük, eşitlik ve dayanışma ilkeleri üzerine inşa edilmiş, tarihsel saplantılarından sıyrılmış, evrensel değerlerin yönlendirdiği ve bunların insan ve yurttaşlık hakları olarak somutlaştırıldığı toplum tasarımı, Türkiye'de biz ve onlar ayrımını aşan bir toplumsal beraberliğin tasarlanabileceği yegâne çerçevedir. Türkiye'nin bu değerleri yeniden keşfetmeye acilen ihtiyacı var.

Memphis
25.07.06, 13:59
Yine töre cinayeti
25 Temmuz 2006
http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/1913072.jpg

A.A

Diyarbakır'ın Çınar ilçesinde imam nikahlı eşini aldattığı iddia edilen 1 çocuk annesi Gülistan Gümüş (23), eşi ve akrabaları tarafından uzun namlulu silahla taranarak öldürüldü.

Sırımkesen köyünde yaşayan bir çocuk annesi Gülistan Gümüş (23), imam nikahı ile yaşadığı, akrabası olan bedensel engelli Ömer Taş ile yaşadığı sorunlar nedeniyle evden ayrılarak İstanbul'a gitti.

İstanbul'da bir süre yaşayan Gümüş, yakınları tarafından ikna edilerek köye getirildi. Daha sonra, eşini aldattığı ileri sürülen Gümüş'ün, aile yakınları tarafından öldürülmesine karar verildi.

İmam nikahlı eşi Taş ve yakınları tarafından silahla kolundan vurulan Gümüş, kaçarak sığındığı baba evinde annesi ve kız kardeşi tarafından bir sandığın içine saklandı. Ancak, Gümüş, kendisini takip eden kişiler tarafından bulunduğu sandıkta uzun namlulu silahla taranarak öldürüldü.

EŞİ VE 3 YAKINI TUTUKLANDI

Diyarbakır Devlet Hastanesi morguna kaldırılan Gümüş'ün cesedi yapılan otopsinin ardından köyde defnedilirken, jandarma olayla ilgili 8 kişiyi gözaltına aldı.

Soruşturmalarının ardından adli makamlara sevk edilen 8 kişiden aralarında Gümüş'ün imam nikahlı eşi Ömer Taş'ın da bulunduğu 4 kişi töre saiki (töre nedeni) ile adam öldürmek suçundan tutuklandı, 4 kişi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Ömer Taş'ın savcılıkta verdiği ilk ifadesinde, eşinin kendisini aldattığını, bu nedenle tek başına eşini öldürdüğünü söylediği öğrenildi.

Detan
25.07.06, 15:05
İmam nikahlı eşi Taş ve yakınları tarafından silahla kolundan vurulan Gümüş, kaçarak sığındığı baba evinde annesi ve kız kardeşi tarafından bir sandığın içine saklandı. Ancak, Gümüş, kendisini takip eden kişiler tarafından bulunduğu sandıkta uzun namlulu silahla taranarak öldürüldü.


OHA!!!

Bu cibilyetsizler hicmi medeniyetden nasibini alamamis? Sanki tavsan avliyorlar.

Flagellum Dei
25.07.06, 18:52
OHA!!!

Bu cibilyetsizler hicmi medeniyetden nasibini alamamis? Sanki tavsan avliyorlar.



bu VAH$ILere küfredince de, adimiz "irkci" cikiyor..... :rolleyes:

dertli4u
25.07.06, 19:24
bu tür olaylara TÖRE adini vermek cok yanlis. Törede varmi böyle birsey. enistesi tecavüz etmis. neresi töre bunun?

*********

Bu ve buna benzer olaylar maalesef halen devam etmekte. ceza tek basina yeterli degil. her iki olayda da, katiller, cezaevinde bile el üstünde tutulurlar.

birinci olayda, ailenin namusunu korumak adina! tecavüze ugrayani öldürüyorlar ama tecavüz eden eniste rahat rahat yasamina devam ediyor. hatta öldürülen kizin ablasi, "kocami bastan cikartti" bile demistir muhakkak.

ikinci olayda ise, karisinin kendisini aldattigini düsünen koca, namusunu temizlemis! oluyor.

egitim ve sevgi lazim.Toplumun yeni bastan elden gecirilmesi ve insanimizin egitim seviyesinin yükseltilmesi lazim.

maalesef, artik Toplum yöneticileri, Toplumla ilgili degil, kendi cepleri ile ilgili konularla mesgüller.Cumhuriyet döneminin baslattigi aydinlanma dönemi, 60 li yillarda sona erdirildiilerici oldugunu söyleyen cevreler, toplumun kamplara bölünmesine ve ülkenin güngectikce karanliga dogru yol almasina sebeb oldular.

tralles
12.10.06, 15:02
YAZARLARDAN





http://www.aksam.com.tr/yazarfoto/eardic.gif


Engin Ardıç

Törenize tüküreyim (http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=55308,10,2)




Yazarlar / Engin Ardıç








http://www.aksam.com.tr/yazarfoto/eardic.gif Törenize tüküreyim










Fransa'ya posta koymak, Ermeni işçileri sınır dışı etmek, Cezayir'i kurtarmak, katolik papazı öldürmek ya da Komünist Turan İmparatorluğu kurmak gibi büyük işlerle uğraşırken bakınız neleri atlıyorsunuz:


Gülistan diye bir kız.


'Berdel' edilmiş. Berdel şöyle bir şey: Bir ağabey bir kızla evleniyor, buna karşılık kızkardeşi de o kızın ağabeyine zorla veriliyor. Bir tür değiştokuş. Bir tür çaprazlama yöntemi! Döl alacaklar ya...


Gülistan elbette imam nikahıyla evlendirilmiş. Olay Diyarbakır'da geçiyor, hükümete pek sıcak bakmadıklarından olsa gerek, hükümet nikahı yapmamışlar.


Gülistan'ın kocası Ömer 'özürlüymüş'... Artık sakat demek ayıp, biliyorsunuz. Sağır yok, işitme özürlü var. Dilsiz yok, konuşma özürlü var. Kör yok, görme özürlü var. Salak yok, zihinsel özürlü var. Kel yok, tarama özürlü var. Ömer neresinden özürlüymüş, öğrenemedik.


Çükünden olmadığı kesin, Gülistan gebe kalmış.


Fakat büyük bir hata yapmış, kız doğurmuş.


Erkek doğurmadığı için de Ömer'in ailesinden eleştiri almış. Daha doğrusu, 'baskı altına alınmış'. Kibarcası böyle. Türkçesi, kıza eziyet etmişler. Kürtçe'sini bilemeyeceğim.


Ülkemizde kız ya da erkek doğurma işlerine bakan bir merci vardır, Nüfus İdaresi'ne bağlı, oraya dilekçeyle başvurursun, erkek doğurmak istiyorum, gereğini arz ve rica ederim, saygılarımla... Bunu yapmaz da kendi kafana göre kız doğurmaya kalkarsan sorun çıkar.


Dangalaklığın buraya kadarı olağan da, asıl rezillik bundan sonra başlıyor:


Ömer'i İstanbul'a götürmüşler, tedavi amaçlı, Gülistan burayı sevmiş, yerleşmek istemiş.


Gecekonduda oturacak, denizi hiç görmeyecek, evlere temizliğe gidecek, pazar günleri kaldırım kenarında mangal yapacak, TEM yolundan gelip geçen arabaları seyredecek ve köyüne de 'İstanbul çok güzel' diye mektup yazacak, okuması yazması varsa...


Ve de Avrupa Birliği'ne de girecek hayırlısıyla. Seçimde ondan oy isteyenler gireceğini söylüyorlar.


Ömer izin vermemiş. Köylerine dönmüşler. Fakat daha sonra Gülistan, kızı Sibel'i yanına alıp İstanbul'a kaçmış.


Babası Gülistan'ı cep telefonuyla arayıp dönmesini istemiş. Telefonunu 'şarz' edip SMS ya da MMS 'meşazı' da çekti mi bilmiyoruz ama Gülistan köyüne dönmüş ve fakat 'eşimin ailesiyle oturmam' diye tutturmuş. Babası ona ayrı ev tutmuş.


Aile meclisini toplayıp karar çıkarabilir ve namusunu temizlemek için öz kızını amcasının oğluna boğdurtabilirdi, genellikle ip ya da tel kullanıyorlar. Böyle yapmamış, kibar adammış.


Fakat Ömer 'eşya paylaşımını tartışmak için geldim' ayağından Gülistan'ı tabancayla vurmuş.


Gülistan kanlar içinde sürünerek baba evine sığınmış, anası Hamziye de (Hamza'nın dişisi) kızının yaralarını bezle sarıp çeyiz sandığına saklamış.


Ömer'in akrabaları da Gülistan'ın akrabalarıyla bir olup evi basmışlar, çeyiz sandığını, o bölgede her vatandaşın 'ziynet eşyası' sayılan Kalaşnikov'la taramışlar.


Delik deşik olan Gülistan ölmüş.


Biz de bu canlılar bizden ayrılmasınlar diye binlerce çocuğumuzu şehit verdik.

TSfalcon
12.10.06, 16:00
eniste 18 yasindaki yasemine tecavüz eder
hamile kalir, anne ve ablasina anlatir..anne ve abla kürtaja götürür..ve yasemin evlendirilir..gerdek gecesi bakire olmadgi icin baba evine geri gönderilen kizi abisi vurur..enisteye kimse hesap sormaz
böyle sacma olaylari cok okudum.maalesef bu tür olaylar hep güneydoguda olur.enisteye kimse hesap sormaz degil,bu zihniyet erkek vurmaya korkar basina bela gelir kan davasi olur diye ve anca kadini vururlar.


dogu insanlari töre inancina tapar.

TSfalcon
22.10.06, 21:21
22 Ekim 2006 15 yaşındaki kız töre kurbanı

BAŞKALE (Van) (DHA)

Van'ın Başkale İlçesi'nde uğradığı tecavüz sonra hamile kalan ve bu durumu ailesinden gizleyen 15 yaşındaki Naile E.'nin sırrı, doğum yaptıktan sonra ortaya çıktı. Ağabeyi Bahri E. ile önceki akşam gezmeye çıkan Naile E.'nin bir süre sonra tabancayla vurlarak öldürülmüş cesedi bulundu. Cinayetin aile meclisi karayla alındığı ihtimali üzerinde duran Cumhuriyet Savcılığı, anne, baba, amca ve dayısını gözaltına alırken, cinayeti işlediği iddia edilen ağabey Bahri E. ortadan kayboldu.


Başkale'de, Naile E.'nin öldürülmesine kadar varan tecavüz olayı, yaklaşık 10 gün önce genç kızın doktora götürülmesiyle başladı. Naile E. başındaki şiddetli ağrı üzerine ağabeyi Bahri E. ve yengesi tarafından Başkale Devlet Hastanesi'ne götürüldü. http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/2336356.jpg
Doktor, muayene ettiği Naile E.'nin hamile olduğunu belirleyince kızın evli olmadığını ve ailesinin de durumu bilmediğini anlayıp, aileyi bilgendirmedi. Doktorlar, ailesine Naile E.'nin bir süre hastane kalması gerektiğini söyleyerek ağabeyi Bahri E.'yi ve yengesini evine gönderdi. Bir hafta boyunca hastanede tutulan Naile E., hastanede bir erkek çocuk dünyaya getirdikten sonra doktorlar tarafından dün sabah taburcu edilerek çocuğuyla evine gönderildi.
Eve gelen Naile E., annesi durumu Siti E.'ye 9 ay önce tecavüze uğradığını ve hamile kaldığını anlatarak, “Korktuğum için size durumu anlatamadım. Son aylarda karnım büyüyünce de bol elbiseler giyerek hamileliğimi sakladım” dedi.
Anne Siti E., kızının söylediklerini diğer aile fertlerine anlattıktan sonra ağabey Bahri E., dün akşam saatlerinde kardeşi Naile E.'yi gezdirmek bahanesiyle alıp dışarıya çıkardı. Bir süre sonra silah seslerinin gelmesi üzerine dışarıya çıkan anne Siti E., kızının kanlar içindeki cesediyle karşılaştı.
Başkale Emniyet Müdürlüğü, cinayetle ilgili geniş çaplı bir araştırma başlatırken, ortadan kaybolan ağabey Bahri E.'yi yakalamaya çalışıyor. Cumhuriyet Savcılığı'nın el koyduğu olayla ilgili olarak öldürülen Naile E.'yi annesi Siti, babası Mehmet, amcası Kerim ve dayısı Sabri E.'yi gözaltına alınması talimatını verdi. Gözaltına alınan 4 kişinin sorgusu sürerken, Naile E.'nin, aile meclisi kararıyla öldürüldüğü olasılığını göz önüne alan savcılık, başlattığı geniş çaplı soruşturmayı sürdürüyor.
Naile E.'nin cesedi otopsi yapılmak üzere Diyarbakır Adli Tıp Kurumu'na gönderilirken, öksüz kalan bebeği yakınlarına teslim edildi.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/5302420.asp?m=1&gid=112&srid=3428&oid=1

yine güney dogu:kafa:

thomasmeier
23.10.06, 14:16
http://www.spiegel.de/panorama/justiz/0,1518,444131,00.html

Ich glaub ja gerne, dass die Türkei in Teilen ein zivilisiertes Land mit europäischen Standards ist. Aber ein mindestens ebenso grosser Teil liegt auf einem kulturellen und zivilisatorischen Niveau, das mit Europa nun überhaupt nichts zu tun hat.
Solange man derartige Meldungen regelmässig liest, hat die Türkei in Europa nichts verloren, finde ich.

Greyson
23.10.06, 14:26
keine frage genau so ist es.ein west-ost gefälle kann hier niemand abstreiten.

aber mal eine gegenfrage-wäre es nicht genau verkehrt und falsch,deswegen den beitritt zu bremsen?was wäre für eine schnelle lösung dieser probleme förderlicher und wo hätte man mehr möglichkeiten konstruktiv mitzuhelfen und die bevölkerung zu einer aufklärung zu führen,damit dies geächtet wird?ein beitritt oder kein beitritt?
im übrigen,dies ist zum grösstenteil ein ost problem.der osten,wo gewisse staaten gerne ein autonomes kurdistan sehen würden.

nun denn wie auch immer.die türken sind europa eh schon satt bevor sie überhaupt rein kommen.
es sind unsere probleme-die werden wir auch selbst lösen müssen.

Murk
23.10.06, 15:00
also bei den türken kenne ich keine ehrenmorde....aber bei den kurden arabern in der türkei gibt es die (passiert immer im osten bzw. menschen aus der osttürkei stammung). Das dumme dadran ist wenn die scheisse bauen heisst es sch** Türken wenn die was gutes machen nette Kurden etc.

Was kann die Türkei dafür?

wenn sich die Türkei einmischen würde...sagt die EU ...Menschenrechte bla bla...damm kommt es wieder zum krieg zwischen türken und kurden. usw.

Greyson
23.10.06, 15:04
also bei den türken kenne ich kein ehrenmorde....aber bei den kurden arabern in der türkei gibt es die (passiert immer im osten bzw. menschen aus der osttürkei stammung). Das dumme dadran ist wenn die scheisse bauen heisst es sch** Türken wenn die was gutes machen nette Kurden etc.

Was kann die Türkei dafür?

wenn sich die Türkei einmischen würde...sagt die EU ...Menschenrechte bla bla...damm kommt es wieder zum krieg zwischen türken und kurden. usw.

seien wir ehrlich,auch wenn die mehrheit dieser taten im osten stattfindet-ist es ein problem der türkischen republik-noch existiert kein solcher fantasiestaat auf türkischem boden.auch würde ich es niemals abstreiten,dass dies in anderen schichten der bevölkerung passiert-wenn auch in sehr seltenen fällen.bleiben wir der wahrheit treu.

Nurdan
23.10.06, 15:27
Ehrenmorde sind kein moslemischens "Problem", ebenso auch kein Türkenproblem.
In Sizilien oder in manchen Teilen Griechenlands, Spanien findet man auch Ehrenmorde, oder Zwangsehen!

Das türkische Parlamanet fährt eine Kampagne gegen Morde an Frauen wegen irgendwelcher Ehre. Türkische Medien berichten immer und immer wieder, wie abscheulisch solche Taten sind.
Fast die ganze Türkei ist davon überzeugt, dass Ehrenmorden kein Platz geboten werden soll. Aber für eurozentristische Menschen ist das alles kein Begriff.

Diese Einstellung, über alles und jeden zu stehen KOTZT mich so dermassen an.

Yakamoz
23.10.06, 15:52
http://www.spiegel.de/panorama/justiz/0,1518,444131,00.html

Ich glaub ja gerne, dass die Türkei in Teilen ein zivilisiertes Land mit europäischen Standards ist. Aber ein mindestens ebenso grosser Teil liegt auf einem kulturellen und zivilisatorischen Niveau, das mit Europa nun überhaupt nichts zu tun hat.
Solange man derartige Meldungen regelmässig liest, hat die Türkei in Europa nichts verloren, finde ich.

Bei der Kindermorddichte wäre ich vorsichtig über Zivilisation zu reden!

Musel
23.10.06, 16:12
Ehrenmorde sind kein moslemischens "Problem", ebenso auch kein Türkenproblem.
In Sizilien oder in manchen Teilen Griechenlands, Spanien findet man auch Ehrenmorde, oder Zwangsehen!



Ach so! Na dann ist ja alles bestens.... :rolleyes:

Feuer frei auf diese verruchten Weibsbilder! :gewalt:

Musel
23.10.06, 16:14
also bei den türken kenne ich keine ehrenmorde....aber bei den kurden arabern in der türkei gibt es die (passiert immer im osten bzw. menschen aus der osttürkei stammung). Das dumme dadran ist wenn die scheisse bauen heisst es sch** Türken wenn die was gutes machen nette Kurden etc.

Was kann die Türkei dafür?



Seltsame Logik. Dafür, dass die Türkei jahrelang Krieg gegen die Verselbstständigung dieser Kurden und für die türkische Einheit führt, verwundert mich deine Ansicht schon etwas. Kannst du mich da weiter aufklären bitte, wie das zusammenpasst

easydogi
23.10.06, 16:20
Die Türkei hat von den Fehlern in der Vergangenheit gelernt. Wenn die Kampagnen greifen und es jeder(!) Türke einsieht, dass seine Ehre nicht mit einem Mord wiederhergestellt werden muß, dann wird das alles der Vergangenheit angehören.

Musel
23.10.06, 16:23
Die Türkei hat von den Fehlern in der Vergangenheit gelernt. Wenn die Kampagnen greifen und es jeder(!) Türke einsieht, dass seine Ehre nicht mit einem Mord wiederhergestellt werden muß, dann wird das alles der Vergangenheit angehören.

Wann darf man mit diesen Einsichten landesweit rechnen?

easydogi
23.10.06, 16:35
Wann darf man mit diesen Einsichten landesweit rechnen?

Morgen 15:35

Nein, Scherz!

Schwer zu sagen. Jahrhunderte alte "Traditionen" von einem Tag auf den anderen zu ändern war immer sehr schwierig.

Es ist ja, wie meist in solchen Fällen, die Umgebung, die einen zu solchen Taten drängt. Die Nachbarn, die Kollegen, die eigenen Verwandten.
Die Ehre stellt man ja nicht für sich selbst mit einem Mord her, sondern für die Leute, die einem schief anschauen, oder hinter einem tuscheln.
Das sind auch die Leute, die einem nach dem Mord auf die Schulter klopfen. "Hast Du gut gemacht. Wir sehen uns wieder. In 30Jahren, wenn Du aus dem Knast raus bist"
Wenn eine gesellschaftliche Ächtung von diesen Taten vollzogen ist, dann wird es so etwas nicht mehr geben. Oder ganz wenig.

piramses
23.10.06, 16:35
Wann darf man mit diesen Einsichten landesweit rechnen?

Keine Ahnung..
ich plädiere für die Einführung von Sexualkunde( und sogar 5 US/W):doner:

tayfur
23.10.06, 16:46
es gibt ja manche idioten die den islam mit eherenmord in verbindung setzten. da frage ich mich ob man über diesen schwachsinn lieber lachen oder doch lieber weinen sollte.

diese zurück gebliebenen menschen die so eine tat verüben sind das aller letzte in der gemeinschaft!!! das hat nihct mal das geringste mit dem islam zu tun! ganz im gegenteil, der islam verbietet das ehrenmord !!!

emire
23.10.06, 16:59
Wann darf man mit diesen Einsichten landesweit rechnen?


Ist ein Ehrenmord eine Beziehungstat,etwa zwischen Eheleuten oder der Familie schlechthin ?

Musel
23.10.06, 19:38
Ist ein Ehrenmord eine Beziehungstat,etwa zwischen Eheleuten oder der Familie schlechthin ?

Ich verstehe deine Frage nicht so ganz....

Eine Beziehungstat ist was anderes, da spielen eigene Gefühle eine Rolle, etwa übersteigerte Eifersucht.

Wenn aber von einem Dritten gemordet wird(etwa vom kleinen Bruder, weil der am wenigsten Strafe zu erwarten hat), weil es die Tradition, Ehre, das Dorf so fordert, dann ist das ein Ehrenmord im eigentlichen Sinne, über den wir hier reden...

KÖNIGSTIGER
23.10.06, 20:27
Ich denke solange es die Asirets geben wird ,werden auch diese Ehrenmorde nicht aufhören.


Ist ein Ehrenmord eine Beziehungstat,etwa zwischen Eheleuten oder der Familie schlechthin ?

Die Testerin
23.10.06, 23:16
lesetipp zum thema (leider immer noch aktuell) "vurun kahpeyi" oder auf deutsch "töte die schlange" von yasar kemal.

wie man den teufelskreis brechen kann? einer muss den ersten schritt machen. die sippe folgt dann. ob das in der türkei geschieht? sicher, aber solche vorgänge werden von der öffentlichkeit weniger beachtet.

ach ja: eine frau ist das eigentum der männer (nicht nur in der türkei, wohlgemerkt). wenn es eine türkische frau ist, gehört sie dem türkischen mann, dann dem staat. eine frau, die "etwas wagt", wird in der luft zerrissen. logisch. und dabei bedient mann sich eines ziemlich einfachen vokabulars.

Die Testerin
23.10.06, 23:18
was mir an der nachricht fehlt: dem baby ist nichts passiert?

bigberta
23.10.06, 23:19
seien wir ehrlich,auch wenn die mehrheit dieser taten im osten stattfindet-ist es ein problem der türkischen republik-noch existiert kein solcher fantasiestaat auf türkischem boden.auch würde ich es niemals abstreiten,dass dies in anderen schichten der bevölkerung passiert-wenn auch in sehr seltenen fällen.bleiben wir der wahrheit treu.


Bei der Kindermorddichte wäre ich vorsichtig über Zivilisation zu reden!

In Deutschland zwei pro Woche - laut UNICEF. Guckst Du:
http://www.myvideo.de/watch/205971

Yakamoz
23.10.06, 23:23
lesetipp zum thema (leider immer noch aktuell) "vurun kahpeyi" oder auf deutsch "töte die schlange" von yasar kemal.

wie man den teufelskreis brechen kann? einer muss den ersten schritt machen. die sippe folgt dann. ob das in der türkei geschieht? sicher, aber solche vorgänge werden von der öffentlichkeit weniger beachtet.

ach ja: eine frau ist das eigentum der männer (nicht nur in der türkei, wohlgemerkt). wenn es eine türkische frau ist, gehört sie dem türkischen mann, dann dem staat. eine frau, die "etwas wagt", wird in der luft zerrissen. logisch. und dabei bedient mann sich eines ziemlich einfachen vokabulars.

seit drei Tagen ist diese Nachricht ganz gross in der türkischen Presse! Leider hast du nur zuviele Vorurteile um das zu sehern!

Die Testerin
23.10.06, 23:26
seit drei Tagen ist diese Nachricht ganz gross in der türkischen Presse! Leider hast du nur zuviele Vorurteile um das zu sehern!

welche nachricht? die vom ehrenmord? dann brauchst du nicht weiterlesen.

oder die von denen, die den teufelskreis brechen? die hab ich wohl wahrlich übersehen. wenn du mir da auf die sprünge helfen könntest?

möchtest du etwas zu meinem post sagen oder bist du nur am "kommentieren"?

Yakamoz
23.10.06, 23:29
welche nachricht? die vom ehrenmord? dann brauchst du nicht weiterlesen.

oder die von denen, die den teufelskreis brechen? die hab ich wohl wahrlich übersehen. wenn du mir da auf die sprünge helfen könntest?

möchtest du etwas zu meinem post sagen oder bist du nur am "kommentieren"?

sagt dir die Kampagne "Aile ici siddette son" etwas?

Das war die grösste Kampagne in der Türkischen Geschichte nach der Aile Planlamasi kampagne in den Achtzigern. Die lief genau vor zwei Jahren. Aufgrund dieser Kampagne wurde das türkische StgB verändert um die sog. "Töre Cinayeti" hart zu bestrafen. Die Kampagne wurde von allen politischen Parteien, der Presse und den NGOs in der Türkei unterstützt.

die testerin: Null Ahnung hast du über MEIN Land.

Was ich zu deinen Post sage: "Vorurteile"

yücel
23.10.06, 23:44
also in dieser Hinsicht wird viel getan, die Öffentlichkeit, der Staat, die Presse sowie auch die Filmbranche, aktuell die Serie "Sula" (Töre), die in Mardin gefilmt wird. Solange wir "Cahil´s" in unserer Mitte haben, werden wir das Problem nicht in den Griff bekommen und auf die schnelle sowieso nicht, dazu braucht es Generationen. Aber die Massnahmen greifen, die Menschen werden weicher, reagieren und vermitteln in der Gesellschaft. Das die Türkei insgesamt wenig oder nichts tut, ist eigentlich nicht nur eine Unverschämtheit, nein, es ist sogar töricht.

Die Testerin
23.10.06, 23:45
ich spreche nicht von irgendwelchen kampagnen. wozu die führen, ist ja wohl klar. ich spreche von beispielen, in denen ein unglück abgewandt werden konnte (die man wiederum natürlich als folge der "kampagne" darstellen kann, also pluspunkt für die türkei, dein land).

deryatulga
24.10.06, 01:16
24 Ekim 2006 Töre cinayetleri bir Kürt geleneği



Türkiye’de işlenen töre cinayetleriyle ilgili haber yorum yayınlayan Amerikan haber ajansı AP sorunun temelinde aşiret düzeninin yattığını vurguladı. Ajansa konuşan Kürtler "Namusumuza çok düşkünüz, töre cinayetleri Kürt geleneğidir" dedi.

AMERİKAN haber ajansı Associated Press (AP), Türkiye’de işlenen ve Avrupa Birliği’nin sert eleştirilerine neden olan töre cinayetlerini mercek altına aldı. AP tarafından "Türkiye, Kürtlerin içindeki töre cinayetlerini durdurmak için mücadele ediyor" başlığıyla yayınlanan haber yorumda, Türkiye’den Kürtlerin kültürel haklarını tanımasını şiddetle isteyen Brüksel’in ikilemine dikkat çekiliyor.

ATA MİRASI

Brüksel’in, Türkiye’den Kürtlerin kültürel haklarını tanımasını talep ederek baskı yaptığını belirten AP, Kürtlerin kültüründe töre cinayetinin de bulunduğunu hatırlatarak, "Türkiye’nin imaj sorununun temelinde, hükümet tarafından tolerans gösterilen, Kürtlerin vazgeçemediği aşiret düzeni yatıyor. Kürtler, ’Bu töre atalarımızdan geliyor’ diyor ve Türkiye’nin uyum sürecinde çıkardığı yasaları bile törelerine müdahale olarak görüyorlar" diye yazdı.

Bazı Kürtlerin, Türkiye’nin töre cinayetleriyle mücadelesini haklara müdahale olarak algıladığını belirten AP, İstanbul’da görüştüğü Mehmet Yolaç adlı kişinin şu sözlerine yer verdi: "Bu bize atalarımızdan miras kaldı. Töre cinayetleri Kürt geleneğidir. Bizler namusumuza çok düşkünüzdür."

ÖNLEMEK ZOR

AP’ye göre, bu geleneği Kürt sosyal yapısı olan aşiret sistemi besliyor ve toplum tarafından son derece ciddiye alınıyor. Sonuçta da sıklıkla şiddet yaşanıyor.

Ajans tarafından, Avrupa Parlamentosu’nun Kürt üyesi şeklinde tanıtılan Feleknaz Uca’ya göre, bu geleneğin üstesinden gelmek oldukça zor. Uca, bunun nedenini şöyle anlatıyor:

"Töre cinayetlerinin son bulması ve Avrupalılaşmak, Türkiye’nin Kürt nüfusun sorununu temelden çözmesine bağlıdır. Bu da, Batılı yaşam tarzını aşılamaktan geçer. Ancak bunun önünde de bazı engeller bulunmaktadır. Bunlardan biri ve belki de en önemlisi, Kürtlerin duyduğu güvensizlik. Kürtler, yıllardır ayrımcılıktan şikayet ediyor. Ayrıca Kürt halkı, bölücü Kürtlerle Türk ordusu arasında 20 yılı aşkın bir süredir devam etmekte olan çatışmadan dolayı da acı çekiyor."

ZAMAN ALACAK

AP’ye konuşan Diyarbakır’daki Ka-Mer Kadın Merkezi’nin kurucusu Nebahat Akkoç, töre cinayetlerine yönelik değişimin zaman alacağını belirtti ve "Burada yasalar çabuk değişiyor. Ama asıl problem, bu mantaliteyle mücadeledeki yetersizlik olarak ortaya çıkıyor" diye konuştu.

2006’da 40 intihar

Türk hükümetinin, töre cinayetleriyle mücadele kapsamında, ağır cezalar koyduğunu belirten AP, yeni ceza yasasının, namus cinayeti işleyene yaşına bakılmaksızın ömür boyu hapis öngördüğünü hatırlatırken, şunları yazdı: "Böylece, az bir cezayla kurtulması için töre cinayetlerini küçük yaştaki çocuklara işletmenin bir nebze olsun önüne geçilebildi. Ancak şimdi yeni bir olayla karşı karşıya geliniyor: Töre intiharı. Cinayete ağır cezalar gelince, şimdi ihanet ettiğine inanılan kadınlar, intihara zorlanıyor. İntihar olaylarında Batman kenti öne çıkıyor. BM kayıtlarına göre, bu yıl içinde 40 kadar kadın intihar etti."

Greyson
24.10.06, 01:28
2006’da 40 intihar

Türk hükümetinin, töre cinayetleriyle mücadele kapsamında, ağır cezalar koyduğunu belirten AP, yeni ceza yasasının, namus cinayeti işleyene yaşına bakılmaksızın ömür boyu hapis öngördüğünü hatırlatırken, şunları yazdı: "Böylece, az bir cezayla kurtulması için töre cinayetlerini küçük yaştaki çocuklara işletmenin bir nebze olsun önüne geçilebildi. Ancak şimdi yeni bir olayla karşı karşıya geliniyor: Töre intiharı. Cinayete ağır cezalar gelince, şimdi ihanet ettiğine inanılan kadınlar, intihara zorlanıyor. İntihar olaylarında Batman kenti öne çıkıyor. BM kayıtlarına göre, bu yıl içinde 40 kadar kadın intihar etti."

benim en iyi arkadaslardan birisi batmanli ve kendisi bunu aynen bana anlatti.ben yukaridaki yazimi bos yoldan yazmadim.kendisinin gördügü,yasadigi gercekler.türkiyenin dogunun problemidir.

birde baska cok daha mühüm seyleri anlatti:bu yeni kanunlar cikti ve kürt dili serbestlestirildi.kürt dil okullari acildi..arkadasima sordugum an durumlar iyilesdimi diye,cevabi aynen böyledi:vallah,hic sörma.hic kimsenin umurunda bilen degil.giden yok,soran yok.arkasini dönüp bana bir aci soru sordu.ihsan,bizim insanlar ne icin öldü ve ne icin halen ölüyor acaba?
cevabim maalesef yoktu...

Nurdan
24.10.06, 02:31
Ach so! Na dann ist ja alles bestens.... :rolleyes:

Feuer frei auf diese verruchten Weibsbilder! :gewalt:

Ja, genau DAS meinte ich mit meinem Beitrag:aferin:

Nurdan
24.10.06, 02:47
eine frau, die "etwas wagt", wird in der luft zerrissen. logisch. und dabei bedient mann sich eines ziemlich einfachen vokabulars.

Kannst du das etwas vertiefen?
Deine Aussage ist zu allgemein.
Denkst du so über jede Frau, die in der Türkei lebt?

deryatulga
24.10.06, 03:08
MUĞLA'nın Ortaca İlçesi'nde oturan Alman uyruklu Klaus Dizeter Hadlish (62), Türk eşi Güler Hadlish'i öldürdükten sonra evi yaktı, ardından intihar etti.
Yaklaşık 4 yıldır evli oldukları öğrenilen çiftin dün gece tartıştıkları, Klaus Dizeter Hadlish'in eşi Güler Hadlish'i öldürdükten ve oturdukları evi ateşe verdiği iddia edildi. Mahalle sakinleri, Hadlish çiftinin son zamanlarda sık sık tartışmalarına şahit olduklarını belirttiler.</B>

</B>

Komiker
24.10.06, 20:19
Meric,
wenn die Morde an Familienmitgliedern wegen traditioneller Ansichten mit den Morden an Kindern verglichen werden, finde ich das nicht korrekt.

Meine These

Die Morde an den Kindern werden meistens von Einzelpersonen ohne einen traditionellen Hintergrund verübt. Es ist eine üble Verrohung von Menschen innerhalb einer zerrütteten sozialen Struktur ( die scheinbar Methode hat )aber keine automatische Folge aus festgelegten Umständen ist, die gleiche soziale Struktur mit einem anderen Charackter als Handelnden würde diesen Mord nicht zulassen. ( Aggressivitäts-Potential des Individuum )

Bei den Ehrenmorden geht es um etwas anderes, Verrohung hat meiner Meinung nach damit nichts zu tun, sondern ein ungeschriebenes Gesetz innerhalb einer sozialen uns fremden Menthalität, die den Umbruch der modernen Werte und die Akzeptanz der individuellen Selbstbestimmung noch nicht vollzogen hat. Aus diesem Grunde auch die Häufigkeit.

Egal welcher Mord, es ist und bleibt selbstverständlich verachtenswert, meiner Meinung nach ist ein Mord an einem unschuldigen Kind unvergleichlich, ...und das unabhängig von der Nationalität oder dem ethnischen Ursprungs der Täter.

Der Ehrenmord wird durch die Planung und Ausführung meiner Meinung nach zum Mord ersten Grades, während dem Mord an einem Kind wie wir ihn fast wöchentlich hier erleben, eher eine Sicherungsverwahrung in der Klappsmühle folgen sollte, denn diese Menschen sind nachweislich seelisch kranke unberechenbare Barbaren!

Die Ehrenmörder sind nicht krank!

Greyson
24.10.06, 20:27
sehr nüchterne und durchdachte denkweise.

atlas1
24.10.06, 20:33
Ehrenmorde sind kein moslemischens "Problem", ebenso auch kein Türkenproblem.
In Sizilien oder in manchen Teilen Griechenlands, Spanien findet man auch Ehrenmorde, oder Zwangsehen!

Das türkische Parlamanet fährt eine Kampagne gegen Morde an Frauen wegen irgendwelcher Ehre. Türkische Medien berichten immer und immer wieder, wie abscheulisch solche Taten sind.
Fast die ganze Türkei ist davon überzeugt, dass Ehrenmorden kein Platz geboten werden soll. Aber für eurozentristische Menschen ist das alles kein Begriff.

Diese Einstellung, über alles und jeden zu stehen KOTZT mich so dermassen an.

du hast absolut recht.aber in diesem fall war es ein vergewaltigtes mädchen.kein grieche würde seine vergewaltigte tochter töten.(eher den täter)
und überhaupt,warum wurde das mädchen nicht von der polizei beschützt?
sie war doch ein potentielles opfer!

Greyson
24.10.06, 20:43
du hast absolut recht.aber in diesem fall war es ein vergewaltigtes mädchen.kein grieche würde seine vergewaltigte tochter töten.(eher den täter)

was eigentlich "normal" wäre.es verwundert mich auch immer und immerwieder warum das opfer nochmal zum opfer wird.


und überhaupt,warum wurde das mädchen nicht von der polizei beschützt?
sie war doch ein potentielles opfer!

warum sollte es?niemand kann wissen,dass sie von ihrer familie ermordet wird.
aber wäre vielleicht ein guter denkanstoss,das in solchen fällen die familienhintergründe hinterfragt werden,damit man sowas eventuell doch mit staatsgewalt verhindern könnte.

Detan
24.10.06, 22:25
Töre cinayetleri bir Kürt geleneği



Türkiye’de işlenen töre cinayetleriyle ilgili haber yorum yayınlayan Amerikan haber ajansı AP sorunun temelinde aşiret düzeninin yattığını vurguladı. Ajansa konuşan Kürtler "Namusumuza çok düşkünüz, töre cinayetleri Kürt geleneğidir" dedi.

AMERİKAN haber ajansı Associated Press (AP), Türkiye’de işlenen ve Avrupa Birliği’nin sert eleştirilerine neden olan töre cinayetlerini mercek altına aldı. AP tarafından "Türkiye, Kürtlerin içindeki töre cinayetlerini durdurmak için mücadele ediyor" başlığıyla yayınlanan haber yorumda, Türkiye’den Kürtlerin kültürel haklarını tanımasını şiddetle isteyen Brüksel’in ikilemine dikkat çekiliyor.

ATA MİRASI

Brüksel’in, Türkiye’den Kürtlerin kültürel haklarını tanımasını talep ederek baskı yaptığını belirten AP, Kürtlerin kültüründe töre cinayetinin de bulunduğunu hatırlatarak, "Türkiye’nin imaj sorununun temelinde, hükümet tarafından tolerans gösterilen, Kürtlerin vazgeçemediği aşiret düzeni yatıyor. Kürtler, ’Bu töre atalarımızdan geliyor’ diyor ve Türkiye’nin uyum sürecinde çıkardığı yasaları bile törelerine müdahale olarak görüyorlar" diye yazdı.

Bazı Kürtlerin, Türkiye’nin töre cinayetleriyle mücadelesini haklara müdahale olarak algıladığını belirten AP, İstanbul’da görüştüğü Mehmet Yolaç adlı kişinin şu sözlerine yer verdi: "Bu bize atalarımızdan miras kaldı. Töre cinayetleri Kürt geleneğidir. Bizler namusumuza çok düşkünüzdür."

ÖNLEMEK ZOR

AP’ye göre, bu geleneği Kürt sosyal yapısı olan aşiret sistemi besliyor ve toplum tarafından son derece ciddiye alınıyor. Sonuçta da sıklıkla şiddet yaşanıyor.

Ajans tarafından, Avrupa Parlamentosu’nun Kürt üyesi şeklinde tanıtılan Feleknaz Uca’ya göre, bu geleneğin üstesinden gelmek oldukça zor. Uca, bunun nedenini şöyle anlatıyor:

"Töre cinayetlerinin son bulması ve Avrupalılaşmak, Türkiye’nin Kürt nüfusun sorununu temelden çözmesine bağlıdır. Bu da, Batılı yaşam tarzını aşılamaktan geçer. Ancak bunun önünde de bazı engeller bulunmaktadır. Bunlardan biri ve belki de en önemlisi, Kürtlerin duyduğu güvensizlik. Kürtler, yıllardır ayrımcılıktan şikayet ediyor. Ayrıca Kürt halkı, bölücü Kürtlerle Türk ordusu arasında 20 yılı aşkın bir süredir devam etmekte olan çatışmadan dolayı da acı çekiyor."

ZAMAN ALACAK

AP’ye konuşan Diyarbakır’daki Ka-Mer Kadın Merkezi’nin kurucusu Nebahat Akkoç, töre cinayetlerine yönelik değişimin zaman alacağını belirtti ve "Burada yasalar çabuk değişiyor. Ama asıl problem, bu mantaliteyle mücadeledeki yetersizlik olarak ortaya çıkıyor" diye konuştu.

2006’da 40 intihar

Türk hükümetinin, töre cinayetleriyle mücadele kapsamında, ağır cezalar koyduğunu belirten AP, yeni ceza yasasının, namus cinayeti işleyene yaşına bakılmaksızın ömür boyu hapis öngördüğünü hatırlatırken, şunları yazdı: "Böylece, az bir cezayla kurtulması için töre cinayetlerini küçük yaştaki çocuklara işletmenin bir nebze olsun önüne geçilebildi. Ancak şimdi yeni bir olayla karşı karşıya geliniyor: Töre intiharı. Cinayete ağır cezalar gelince, şimdi ihanet ettiğine inanılan kadınlar, intihara zorlanıyor. İntihar olaylarında Batman kenti öne çıkıyor. BM kayıtlarına göre, bu yıl içinde 40 kadar kadın intihar etti."

Detan
24.10.06, 22:34
Töreleri batsin! Tecavüze ugramis cocugu öldürmek namus ile ne alaksi var?

Insallah bu AB masali bir an önce biter, ve dogudaki asiretler darmadagin edilir.

deryatulga
06.11.06, 19:33
Tecavüze karşılık kızını verdi
Van'ın Özalp İlçesinde evli bir kadına tecavüz ettiği iddia edilen kişinin, 16 yaşındaki kızını, olayın kan davasına dönüşmemesi için, kadının kocasına verdiği ortaya çıktı.

Özalp'ın Hacıkışla köyünde yaşayan ve eşinin birkaç ay önce İstanbul'a gitmesinin ardından, H.G'nin silah zoruyla defalarca tecavüzüne uğradığı iddia edilen 21 yaşındaki evli S.A'nın, 1 hafta önce savcılığa şikayette bulunması üzerine H.G tutuklanmıştı.

Savcılığın soruşturmasının genişlemesiyle S.A'ya tecavüz ettiği iddia edilen H.G'nin, 16 yaşındaki kızı Ç.G'yi olayın kan davasına dönüşmemesi için, S.A'nın kocası M.A'ya verdiği öğrenildi. Bunun üzerine bugün tekrar köye giden savcılık yetkilileri, Ç.G'nin, S.A'nın eşine verilmesine karıştığı tespit edilen 13 kişiyi gözaltına aldı.

Gözaltına alınanlar arasında köy muhtarının da bulunduğu bildirildi. Bu arada tecavüze uğradığı iddia edilen S.A. ve Ç.G'nin koruma altına alınarak, Van'a gönderildiği öğrenildi.

TOZKOPARAN
07.11.06, 10:30
Bir tecavüz iki kurban

Van'ın Özalp İlçesinde evli bir kadına tecavüz ettiği iddia edilen kişinin, 16 yaşındaki kızını, olayın kan davasına dönüşmemesi için, kadının kocasına verdiği ortaya çıktı.

Özalp'ın Hacıkışla köyünde yaşayan ve eşinin birkaç ay önce İstanbul'a gitmesinin ardından, H.G'nin silah zoruyla defalarca tecavüzüne uğradığı iddia edilen 21 yaşındaki evli S.A'nın, 1 hafta önce savcılığa şikayette bulunması üzerine H.G tutuklanmıştı.

Savcılığın soruşturmasının genişlemesiyle S.A'ya tecavüz ettiği iddia edilen H.G'nin, 16 yaşındaki kızı Ç.G'yi olayın kan davasına dönüşmemesi için, S.A'nın kocası M.A'ya verdiği öğrenildi.

Bunun üzerine bugün tekrar köye giden savcılık yetkilileri, Ç.G'nin, S.A'nın eşine verilmesine karıştığı tespit edilen 13 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında köy muhtarının da bulunduğu bildirildi.

Bu arada tecavüze uğradığı iddia edilen S.A. ve Ç.G'nin koruma altına alınarak, Van'a gönderildiği öğrenildi.

Kaynak:http://www.hurriyet.com.tr/gundem/5386575.asp?m=1&gid=112&srid=3428&oid=1
--------------------------------------------------------------------------------


Dogu artik tamamen cigrindan cikti.

Medeniyet bunlara sanki hic ugramamis.

Biz Araplari alay edecegimize ilk basta kendi milletimizi düzeltelim.

Bunlara nasil müdahale etmek lagzim?? Sanki devletin disinda bir devlet

Detan
07.11.06, 13:49
Yuh artik. bu kacinci oldu?

Sen git baskasinin esine tecavüz et, ardindan kocaya kendi kizini pazarlaki, oda kiza tecavüz etsin.

Ne oldu simdi? durum 1:1 mi oldu?

Hani törede kizin namusu cok önemliydi? Igrenc birsey.

Yigit Efe
07.11.06, 22:00
Serefsizligin daniskasi... Huy yani insan bu kadardami deyuz olur! Rezillik ya. Adam kendisini öldürecekler diye kizini pazarliyor. Namuzun iki paralik oldugu apacik, ama o cocugun günahi ne?

Peki öbür taraf? Madem karinin irzina gecilmis. Jandarma ve Polis ne güne duruyor. Namuzunu koruyamiyormu bu herif? Peki karisinin namuzun lekeli kalmasini kabul edip bide öbür hiyarin kizini aliyor.

Yani anlacaganiz bunlarin hepsi kafayi yemis. Reziller

TSfalcon
07.11.06, 22:21
töre cinayetlerini namus icin isleyen zavalli insanlar, neden kizini "al kullan" diye veriyorlar?

TSfalcon
07.11.06, 22:27
Hani törede kizin namusu cok önemliydi? Igrenc birsey. bu olaylari "dost" dedigimiz bati ülkelerin basini, bu olaylari devamli veriyor mu? doruya, bu insanlarin cahil olma sebebi TÜRKIYE diye baslik atarlar, pkk ise özgürlük getirmek istiyor sözde kardes dedigimiz irklara.

Nurdan
07.11.06, 22:31
igrenc.....bunlar duyduklarimiz. ya bilmediklerimiz....yazik cok yazik

Detan
07.11.06, 23:08
bu olaylari "dost" dedigimiz bati ülkelerin basini, bu olaylari devamli veriyor mu? doruya, bu insanlarin cahil olma sebebi TÜRKIYE diye baslik atarlar, pkk ise özgürlük getirmek istiyor sözde kardes dedigimiz irklara.

Dogru! Bunun temel sorunu egtimsizlik. Sapigin yerine magdur cezalandiriliyor, prezervatif dagtan kisliler dövülüyor ve kiz cocuklari orda adeta bir "cisim" veya para gibi kullaniliyor.

Ama doguda batidan fazla cesit cesit insan haklari dernekleri var. Bunlarin derdi kürt halki degil, bölücülük. Hepsi fasa fiso.

Reziller.

SultanOfBytez
08.11.06, 02:41
bunlar resmen sapikya , anam bacimi bunlar dilden
düsürmezler bunlarin erkek evlatlarida büyük sehirlerde
türistleri erkek arkadasin yaninda resmen tecavüze
kalkiyorlar ne kadar taksim olaylari yasadik,,
yaziklar olsun ,,,bunlarda her pislik var
bunlar olsa olsa hayvan olabilir,,,
adi serefsizler,,salkim salkim asilacak köpekler..
türk halkini zan altinda tutmaya bu ayilarin
hakki yok ,,,dinziz imansiz ayilar,,sizin asliniz ne ki
ne olasiniz ,,,kizini satan ibneler,,,defolun bu ülkeden
taylanda yerlesin,,,
orda kendinizide pazarlarsiniz,,
:motz:

Yigit Efe
08.11.06, 13:52
bunlar resmen sapikya , anam bacimi bunlar dilden
düsürmezler bunlarin erkek evlatlarida büyük sehirlerde
türistleri erkek arkadasin yaninda resmen tecavüze
kalkiyorlar ne kadar taksim olaylari yasadik,,
yaziklar olsun ,,,bunlarda her pislik var
bunlar olsa olsa hayvan olabilir,,,
adi serefsizler,,salkim salkim asilacak köpekler..
türk halkini zan altinda tutmaya bu ayilarin
hakki yok ,,,dinziz imansiz ayilar,,sizin asliniz ne ki
ne olasiniz ,,,kizini satan ibneler,,,defolun bu ülkeden
taylanda yerlesin,,,
orda kendinizide pazarlarsiniz,,
:motz:

para veren olsa hemen yaparlar o deyyuzlar

Flagellum Dei
08.11.06, 14:24
tek yorumum:

http://www.planet-smilies.de/kotz/kotz_011.gifhttp://www.planet-smilies.de/kotz/kotz_011.gifhttp://www.planet-smilies.de/kotz/kotz_011.gif





































kesinlikle irkci degilim, ama:
bunu yapanlar Türk degildir!
insan bile degildir!!!


ve bütün bunlar olurken IHD nelerle me$gul acaba????? :rolleyes:

colak
08.11.06, 16:03
benim kuzen van da ögretmen olarak görev yapdi.
anlatdiginin gercegi burdan anlasiliyor.
ögrencinin birisine soruyor, kac kardessinis diye. oglan cocuk diyor ki, üc kisiyiz. kuzen simdi kac kiz, kac oglan diye soruyor, ve su cevabi aliyor.
üc oglan, dört tahane kiz da var diyor. yani kizlari kardes olarak saymiyor cocuk. bu yas da bile bu görüntü olunca bravo yani:buuh:

deryatulga
08.11.06, 17:34
benim kuzen van da ögretmen olarak görev yapdi.
anlatdiginin gercegi burdan anlasiliyor.
ögrencinin birisine soruyor, kac kardessinis diye. oglan cocuk diyor ki, üc kisiyiz. kuzen simdi kac kiz, kac oglan diye soruyor, ve su cevabi aliyor.
üc oglan, dört tahane kiz da var diyor. yani kizlari kardes olarak saymiyor cocuk. bu yas da bile bu görüntü olunca bravo yani:buuh:

Öyle dese bir zarari yok, "Üc kardesiz, dört de kiz var!" derler!

Köy meydanında tecavüz komitesi

Muhtarla köylü, tecavüz kurbanı S.A.'yı sözde belgeyle boşadı. Heyet, 16 yaşındaki çocuğu 'evlilik' adı altında tecavüze uğrattı
08/11/2006
DEMET BİLGE ERGÜN
İSTANBUL - Van'ın Özalp ilçesinde üç aylık hamile 22 yaşındaki S.A.'ya tecavüz edilmesi ve ardından yaşananlar Türkiye'deki ortaçağ zihniyetini bir kez daha ortaya çıkardı. S.A.'ya tecavüz eden kişi, intikam alınmasın diye 16 yaşındaki kızını S.A.'nın kocasına verdi. Bunun için köy muhtarı bir kurul oluşturdu ve S.A.'yı resmi nikâhlı eşinden kurul huzurunda boşandırıp, 16 yaşındaki küçük kızla evlendirdi.
Bir süre önce tecavüze uğrayan 15 yaşındaki Naile Erdaş'ın öldürülmesiyle gündeme gelen Van'da bu kez törenin bir başka yüzü yaşandı. Hacıkışlak Köyü'nde yaşayan ve üç aylık hamile olan 22 yaşındaki S.A., şoförlük yapan H.G.'nin silahlı tecavüzüne uğradı. Tecavüz tekrarlanınca S.A. olayı ailesinden B.A.'ya anlattı. B.A., susmasını ve kendilerini rezil etmemesini istediği S.A.'yı ahıra bağladı. Hamile olan genç kadın altı gün boyunca burada işkence görerek yaşamak zorunda kaldı. Aile büyüklerinden birinin yardımıyla avukatla görüşen S.A., geçen cuma günü Özalp Savcılığı'na başvurarak başından geçenleri anlattı. Tecavüzcü H.G. tutuklanıp cezaevine konulurken B.A. bırakıldı.
Devletten koruma isteyen genç kadın ise ailesine teslim edildi. Bu sırada devreye Van Kadın Derneği girdi. Benzer bir olay bir süre önce Başkale'de yaşanmış, 15 yaşındaki Naile Erdaş ailesine teslim edildikten sonra öldürülmüştü. Dernek başkanı Zozan Özgökçe, pazar günü önce Emniyet'i ve jandarmayı aradı, ancak savcılık talimatı olmadan hareket edemeyecekleri cevabını aldı. Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu ise mesai saatleri dışındaydı. Zozan, Van Valisi'ne de ulaşamayınca gazeteci Fatih Çekirge'yi aradı. Çekirge, pazar gecesi Habertürk'teki Basın Kulübü programında konuşurken, canlı yayında olayı anlattı. Programı izleyen Van Valisi Niyazi Tanılır, olaya el koydu ve S.A. ailesinden alındı.
Ç.G. de tecavüze uğradı

Yaşananlar bununla sınırlı değildi. Köy ahalisi olayın 'kan davasına' dönüşmesini engellemek için harekete geçmişti. Muhtarın öncülüğünde bir kurul toplandı. H.G.'nin 16 yaşındaki kızı Ç.G., tecavüze uğrayan S.A.'nın kocası M.A.'ya verilecekti. Törelere göre 'berdel' yapılacak ve sorun çözülecekti. Muhtar, önce resmi nikâhlı S.A. ve M.A.'nın boşanması için sözde belge hazırladı. Çiftin kurul huzurunda boşandığının yazıldığı belgeyi kendisi de, şahitler de imzaladı. Ardından ikinci bir belge hazırlandı ve bu kez de 16 yaşındaki küçük kız, sözde boşanan M.A. ile evlendirildi. Küçük Ç.G. belgeye parmak damgası bastı. Töreler kan davasının önüne geçerken iki kadının hayatını karartıyordu. M.A. geceyi Ç.G.'de geçirdi. Yasalara göre rızası olsa bile Ç.G.'ye yapılan da tecavüzdü.
Jandarma baskın yaptı
Olayın öğrenilmesi üzerine önceki gece Jandarma Köye baskın yaptı. Ç.G. de koruma altına alınırken, köyün muhtarı, M.A. ve olaya adı karışan sekiz kişi gözaltına alındı. Dokuz sanık tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken M.A. tutuklandı.

al_sancagim
08.11.06, 21:15
ve bütün bunlar olurken IHD nelerle me$gul acaba????? :rolleyes:

aaa öyle deme ama Insan Haklari Dernegi çok mesguldur : ) ..
insan haklarini böylesine dogrudan ihlal eden olaylarla ilgilenmez çünkü bütün bu olaylar yasanirken onlar ülkeyi bölme planlarin içerisindedir

Yigit Efe
08.11.06, 22:11
aaa öyle deme ama Insan Haklari Dernegi çok mesguldur : ) ..
insan haklarini böylesine dogrudan ihlal eden olaylarla ilgilenmez çünkü bütün bu olaylar yasanirken onlar ülkeyi bölme planlarin içerisindedir

Türkiye Cumhuriyeti veya Türkler bu olayda bir ihlalde bulunmadilarki, IHD olaya el koysun! Kelin melhemi olsa kendi basina sürer!


Türkiyedeki IHD`nin görevi böyle konular degil, yani halka yardim degil- Türkiye ve Türklerin kirli camasirlarini ortaya cikarmak!

Detan
08.11.06, 23:25
aaa öyle deme ama Insan Haklari Dernegi çok mesguldur : ) ..
insan haklarini böylesine dogrudan ihlal eden olaylarla ilgilenmez çünkü bütün bu olaylar yasanirken onlar ülkeyi bölme planlarin içerisindedir

Ama bunu bu günlerde okadar küstahca yapiyorlarki, bir türk kafayi siyirir. Adamlar (IHD vs.) acik acik ülkeyi bölme planlari sunuyorlar ve türk insanindan gik yok.

Sözde kürt halkini korumakla görevlendirlimis bu IHD gibi orgalar neden kendi pisliklerini temizlemez?
Batmanda intihar, töre cinayetleri, tecavüz, batida taciz ve kapkac var iken, bu ahmalkarin tek yeltenlendikleri is TSKya ve devlete sayisizca dava acmak.

Birde utanamdan biz medeniyetin besigiz, ve sizin (türkler) tarhiniz dört nalin altindadir diye tarhi yanlislar üzerinde israr ederler.

Nerden nereye.....

emire
08.11.06, 23:41
Türkiye cok catlak insan var,fakat doguya dogru gittikce catlaklar derinlesiyor.

Insanlar akli ne yapiyor acaba,herhalde cekmece´de sakliyorlar.

Manche leben im Mittelalter,man sollte sie auch wie in Mittelalter bestrafen...

deryatulga
08.11.06, 23:45
Türkiye cok catlak insan var,fakat doguya dogru gittikce catlaklar derinlesiyor.

Insanlar akli ne yapiyor acaba,herhalde cekmece´de sakliyorlar.

Manche leben im Mittelalter,man sollte sie auch wie in Mittelalter bestrafen...

Bu catlaklik degil, düpedüz ahlaksizlik, yedikleri halt ne dine, ne imana, ne de töreye sigar. Simdi olaya müdahale etti diye jandarma hakkinda insan haklari davasi acarlarsa hic sasmayin, yöresel kültüre saygisizliktan da AIHM önünde mahkum olur, tazminat bile öderiz.

Flagellum Dei
10.11.06, 12:29
Ama bunu bu günlerde okadar küstahca yapiyorlarki, bir türk kafayi siyirir. Adamlar (IHD vs.) acik acik ülkeyi bölme planlari sunuyorlar ve türk insanindan gik yok.

Sözde kürt halkini korumakla görevlendirlimis bu IHD gibi orgalar neden kendi pisliklerini temizlemez?
Batmanda intihar, töre cinayetleri, tecavüz, batida taciz ve kapkac var iken, bu ahmalkarin tek yeltenlendikleri is TSKya ve devlete sayisizca dava acmak.

Birde utanamdan biz medeniyetin besigiz, ve sizin (türkler) tarhiniz dört nalin altindadir diye tarhi yanlislar üzerinde israr ederler.

Nerden nereye.....

kleiner Lesetip: aktueller Stern, Seiten 78-86.
ich hoffe, dass auch einige von der grünen Kurdi-Dauer-Mitleids-Front sowie ein paar von den selbsternannten aryan-super-race-spinnern (ich denke, es ist ersichtlich und muss nicht separat erwähnt werden, welches Volk jeweils gemeint ist) diesen Lesetipp zu Herzen nehmen und dadurch mal ein klein wenig ihre krampfhaft bewusst geschlossen gehaltenen Augen öffnen , und sei es auch nur einen Spalt weit ....

hezarfen
13.12.06, 10:53
Quelle (http://www.n-tv.de/743168.html)



Die archaische Türkei
"Ehrenmorde" und "Blutrache"


Frauen in Chefetagen sind in der Wirtschafts- und Kulturmetropole Istanbul durchaus nichts Außergewöhnliches. Zwei der höchsten Gerichte der Türkei in der Hauptstadt Ankara werden von Frauen geleitet. Und eine überwältigende Mehrheit der Türken wünscht sich eine stärkere Beteiligung des weiblichen Geschlechts am öffentlichen Leben, wie eine kürzlich vom UN-Entwicklungsprogramm (UNDP) veröffentlichte Studie ergab.

Knapp 80 Prozent sprachen sich jeweils für Frauenquoten im Parlament und in Parteien aus. Denn mit der Mitsprache in der Politik hapert es im EU-Bewerberland Türkei noch mächtig, obwohl das Wahlrecht für Frauen bereits 1934 eingeführt wurde - noch vor Frankreich, Italien oder Griechenland. Doch wenn Frauen in der Türkei für Schlagzeilen sorgen, dann meist in der Rolle des Opfers.

Geopfert werden sie archaischen Bräuchen, "Töre" genannt, von Stammes- und Familienclans, die im Osten und Südosten des Landes nach den ungeschriebenen Gesetzen der "Familienehre" und der "Blutrache" über das soziale Leben bestimmen. Oft genügt schon ein Gerücht, um Frauen zum Tode zu verurteilen - wie der Fall der 20-jährigen Gülistan aus dem Dorf Sirimkesen in der Provinz Diyarbakir zeigt, für deren Mord sich demnächst acht Verwandte vor Gericht verantworten müssen.

Gülistans Mörder hatten eine Nussbaumtruhe, in die sich die junge Frau geflüchtet hatte, mit Salven aus einer Kalaschnikow durchsiebt. Die Frau, die ihrem Mann keinen Sohn gebar und deshalb schlecht angesehen wurde, war mit ihrer Tochter zum Arbeiten nach Istanbul gegangen und wegen Gerüchten, sie betrüge ihren Mann, ins Dorf zurückbeordert worden. Die Staatsanwaltschaft hat für alle Angeklagten lebenslange Haftstrafen beantragt.

Gleich mehrere Schreckensmeldungen aus der tiefen Provinz, die vielen Zeitungslesern in der urban geprägten Westtürkei ebenso Entsetzen einflössen wie den westlichen Gesellschaften in Europa, kamen dieser Tage in kurzer Abfolge aus der Provinz Van an der Grenze zum Iran. "Vergewaltigungskomitee auf dem Dorfplatz", schrieb eine Zeitung zu der Art und Weise wie dort die Vergewaltigung einer verheirateten Frau von den Dorfältesten "geahndet" wurde - mit einer weiteren Vergewaltigung. Die erst 16 Jahre alte Tochter des Vergewaltigers wurde dem Mann, dessen Frau er vergewaltigt hatte, zugesprochen - per Zwangsheirat, in der Türkei "Berdel" genannt. Aus Sicht der Akteure "ausgleichende Gerechtigkeit", um eine Blutrache zwischen den Familien, die sich häufig über Generationen hinzieht, zu vermeiden.

Armut, Landflucht und Binnenwanderung haben dazu beigetragen, dass so genannte Ehrenmorde längst die großen Städte des Landes wie Istanbul, Ankara oder Izmir erreicht haben - und darüber hinaus deutsche Städte. Zum Symbol für all diejenigen, die in der Türkei zum Kampf gegen die von "mittelalterlichem Denken" geprägten Ehrenmorde angetreten sind, ist die 22-jährige Güldünya geworden, die wegen eines unehelichen Kindes ihr Heimatdorf im Südosten verlassen musste, in Istanbul von zwei hinterher gereisten Brüdern auf der Straße angeschossen und, da sie den ersten Anschlag überlebte, im Krankenhaus niedergestreckt wurde.

Gerade hat das oberste Gericht der Türkei einen neuen Prozess angeordnet, weil es die erstinstanzlichen Strafen - lebenslänglich für den volljährigen, knapp zwölf Jahre Haft für den minderjährigen Bruder - als nicht ausreichend bewertet hat. Beide müssten zusätzlich für den ersten Mordversuch verurteilt werden, beschied das Gericht. Mit der Reform des türkischen Strafgesetzbuches vor eineinhalb Jahren sind die früher üblichen Strafnachlässe für Verbrechen, bei denen sich die Täter auf die Wiederherstellung der Familienehre berufen, abgeschafft worden.

"Die öffentliche Aufmerksamkeit zum Thema Frauenrechte in der Türkei ist gewachsen", stellte die EU-Kommission in ihrem Bericht im November fest. "Während der gesetzliche Rahmen (zur Verfolgung von Ehrenmorden) alles in allem zufrieden stellend ist, bleibt die Anwendung unzureichend ... die volle Achtung der Frauenrechte ein kritisches Problem, vor allem in den ärmsten Gegenden des Landes."

(Ingo Bierschwale, dpa)


wisst ihr, was dabei so interessant ist? auf der einen seite werden die rot markierten stellen immer wieder als "kurdenregion" bezeichnet. wenn es aber um "die archaiche türkei" geht fällt davon kein wort ... dann sind es auf einmal alles türken ;) (http://www.n-tv.de/743168.html)

Kalimera
13.12.06, 10:55
;) Quelle (http://www.n-tv.de/743168.html)



wisst ihr, was dabei so interessant ist? auf der einen seite werden die rot markierten stellen immer wieder als "kurdenregion" bezeichnet. wenn es aber um "die archaiche türkei" geht fällt davon kein wort ... dann sind es auf einmal alles türken
Trotz allem: Sind es denn nun Türken oder Kurden?

hezarfen
13.12.06, 11:03
Trotz allem: Sind es denn nun Türken oder Kurden?

in der türkei leben türken, kurden, lazen, araber, armenier, griechen und was weiss ich .... nur sollte der westen endlich mit seiner scheinheiligkeit aufhören.

diyarbakir wird doch sonst immer so gerne als "heimliche hauptstadt von kurdistan" bezeichnet. wie passt es dann auf einmal diese stadt rethorisch in die archaische türkei einzugliedern????

die sollen ross und reiter beim namen nennen: diyarbakir hauptsächlich von kurden bewohnte stadt.

es gab und gibt auch genug türken in der region. nur ich finde es eine ekelhafte scheinheiligkeit, bei jedem pups auf kulturelle rechte der minderheiten zu pochen, hier in deutschland frauenrechte in der türkei einzufordern aber dann nicht den mum besitzen und sagen, dass es vorwiegend in den kurdengebieten zu solchen entgleisungen kommt. oder will man uns etwa suggerieren archaische türkei = sauberes kurdistan ?peinlich peinlich ... :rolleyes:

hezarfen
13.12.06, 11:08
übrigens wenn ihr die quelle (http://www.n-tv.de/743168.html)anklickt, dann werdet ihr gleich rechts neben der überschrift folgendes sehen :


http://www.n-tv.de/img/591558_src_path.Q2hA.jpg


<H3>Türkei in die EU? n-tv.de Forum Europa

(http://www.n-tv.de/foren/nachrichten/ausland/FORUM58/)

</H3>
:D .... bin mal gespannt, vielleicht heisst es dann irgendwann mal deutsche wehrt euch kauft nicht bei türken :doner:

Musel
13.12.06, 11:45
in der türkei leben türken, kurden, lazen, araber, armenier, griechen und was weiss ich .... nur sollte der westen endlich mit seiner scheinheiligkeit aufhören.

diyarbakir wird doch sonst immer so gerne als "heimliche hauptstadt von kurdistan" bezeichnet. wie passt es dann auf einmal diese stadt rethorisch in die archaische türkei einzugliedern????

die sollen ross und reiter beim namen nennen: diyarbakir hauptsächlich von kurden bewohnte stadt.

es gab und gibt auch genug türken in der region. nur ich finde es eine ekelhafte scheinheiligkeit, bei jedem pups auf kulturelle rechte der minderheiten zu pochen, hier in deutschland frauenrechte in der türkei einzufordern aber dann nicht den mum besitzen und sagen, dass es vorwiegend in den kurdengebieten zu solchen entgleisungen kommt. oder will man uns etwa suggerieren archaische türkei = sauberes kurdistan ?peinlich peinlich ... :rolleyes:

Scheinheiligkeit? Als solche könnte man aber durchaus auch das türkische Verhalten bezeichnen. Einerseits versucht man mit aller Gewalt und Härte kurdische Unabhängigkeitsbestrebungen zu bekämpfen, andereseits beschwert man sich, wenn man bei den negativen Aspekten nicht fein säuberlich zwischen Kurden und Türken unterscheidet.

Man sollte sich doch mal entscheiden, was man nun möchte....

hezarfen
14.12.06, 02:48
Scheinheiligkeit? Als solche könnte man aber durchaus auch das türkische Verhalten bezeichnen. Einerseits versucht man mit aller Gewalt und Härte kurdische Unabhängigkeitsbestrebungen zu bekämpfen, andereseits beschwert man sich, wenn man bei den negativen Aspekten nicht fein säuberlich zwischen Kurden und Türken unterscheidet.

Man sollte sich doch mal entscheiden, was man nun möchte....

"man" hat sich schon längst entschieden. und die fronten sind klar. durch solche artikel wie dem obigen, wird versucht die gesamte tpürkei ins schlechte licht zu rücken. gleichzeitig aber werden terroranschläge von mafiaähnlichen organisationen verharmlost.

das einizge was mir wichtig ist, man soll aufhören mit zweierlei maß zu messen. damit wäre schon viel gewonnen

Can25
14.12.06, 04:45
Scheinheiligkeit? Als solche könnte man aber durchaus auch das türkische Verhalten bezeichnen. Einerseits versucht man mit aller Gewalt und Härte kurdische Unabhängigkeitsbestrebungen zu bekämpfen, andereseits beschwert man sich, wenn man bei den negativen Aspekten nicht fein säuberlich zwischen Kurden und Türken unterscheidet.

Man sollte sich doch mal entscheiden, was man nun möchte....

Die Unabhängigkeit der Kurden und die Anerkennung, dass es Kurden in der Türkei gibt, sind doch zwei unterschiedliche dinge... Das es Kurden in der Türkei gibt, wird dir kein Politiker verneinen und niemand leugnen. Und die Unabhängigkeitsbestrebung der Kurden, ich weiß nicht genau ob ich wirklich mit dir darüber diskutieren soll. Mitten in der EU gibt und gab es auch solche Kämpfe, ich frage mich ob dort die Menschenrechte außer Kraft treten?! (ETA)
Außerdem unterscheiden die Europäer, wenn es um die "Menschenrechte" in der Türkei geht "fein säuberlich" zwischen Kurden und Türken. Oder irre ich mich da??
Ehrenmorde und Blutrache sind schon fast ausgestorben... Auch wenn es noch ein Paar Bauern gibt, die es ausüben gehört es schon fast der Vergangenheit an...
Mich nervt nur.... Wenn ein Deutscher seine Freundin oder Frau umbringt, weil sie ihn betrogen hat, gilt es nicht als Ehrenmord. Wenn das gleiche aber ein Türke tut, sehen wir in den Schlagzeilen dann immer wieder: Ehrenmord, bla bla bla.... Es sind die gleichen Beweggründe. Ich versteh das nicht... Und diese beiden varianten nehmen sich wirklich nicht viel, was die Häufigkeit betrifft..

deryatulga
29.01.07, 03:39
Erkeği töreden savcı kurtardı

Batman'da sevdiği kıza giden gence kızın ağabeyi tecavüz etti. Genç töre korkusuna kapılınca, savcı ailesinden yazılı teminat aldı.

Diyarbakır'da oturan 17 yaşındaki A.N. Batman'daki sel felaketinden sonra yardım isteyen kız arkadaşı R.A.'yı görmeye gitti. Yanında para da götüren A.N.'nin kız arkadaşıyla buluşmasını kızın ağabeyi gördü. Baba, ağabey ve 5 kişi A.N.'yi bir inşaata götürdü.

SIĞINMAEVİNE YERLEŞTİRİLDİ
Burada dövülen ve tecavüz edilen A.N. bayılınca saldırganlar kaçtı. Karakola giden A.N. şikâyetçi oldu. Savcının ailesine teslim etmeye hazırlandığı A.N. "Töre var, beni öldürürler" diye karşı çıktı. Bunun üzerine genç sığınmaevine yerleştirildi.

DAVA AÇMA, KIZIMIZLA EVLEN
Savcı Batman'a gelen gencin ailesiyle masaya oturdu. Dayısı savcıya "Kefilim, başına bir şey gelmeyecek" yazılı belge verince A.N. eve döndü. Kızın ailesi, gence "Davadan vazgeç, kızımızla evlen" dedi. A.N. kabul etmedi.


http://img.sabah.com.tr/i/yildizlar2.gif
Töre bu kez erkeği vurdu

17 yaşındaki genç adam, Batman'da kız arkadaşının yakınlarının tecavüzüne uğradı. Savcı töreden çekinen A.N.'yi ailesine bir belge imzalatarak teslim etti.

Tecavüz mağduru genç kızların töre cinayetleri nedeniyle yaşamlarından endişe ettiği Türkiye'de bu sefer mağdur, genç bir delikanlı oldu. Batman'da 17 yaşındaki A.N.'nin, gizlice buluştuğu kız arkadaşı R.A.'nın babası, ağabeyi ve beş yakınının tecavüzüne uğradığı iddia edildi. A.N. savcılığa, "Aileme teslim ederseniz beni öldürürler" dedi. Diyarbakır'da oturan 17 yaşındaki A.N., 1 sene Batmanlı kız arkadaşı R.A. ile gizlice telefonla görüştü. Batman'daki sel felaketi sırasında genç kız "Buraları sel bastı, evimiz yıkıldı" diyerek, A.N.'den yardım istedi. A.N. bunun üzerine babasına ait paranın bir kısmını alarak, gizlice Batman'a gitti. Batman Savcısı olaydan sonra kendisine tecavüz eden 7 kişiden şikâyetçi olan A.N.'ye "Ailen de seni arıyor. Önce seni hastaneye göndereyim, daha sonra ailene teslim edeyim" teklifinde bulundu. A.N., "Bizim ailemiz büyük bir ailedir. Aşirettir. Törelerimiz var. Eğer beni bu halimle aileme teslim ederseniz, kabul etmezler. Beni öldürürler" dedi. Savcı, bunun üzerine genç adamı ailesine teslim etmekten vazgeçti ve genç adam Çocuk Sığınmaevi'ne yerleştirdi.

SIĞINMAEVİ'NDEN [/URL]http://ads.sabah.com.tr/adserver/adlog.ads?YmFubmVyaWQ9MTc0OSZj bGllbnRpZD0xMTQ1JnpvbmVpZD0xOT cmc291cmNlPSZibG9jaz0wJmNhcHBp bmc9MCZjYj1jMmI2ZDg1ODA3Mzc0NT E2Y2QwOWYyYjJkZjYyODM4Nw%3D%3D
[URL="http://ads.sabah.com.tr/adserver/click.ads?n=af2df443"]http://ads.sabah.com.tr/adserver/view.ads?d2hhdD16b25lOjE5NyZhb XA7bj1hZjJkZjQ0Mw%3D%3D (http://ads.sabah.com.tr/adserver/click.ads?YmFubmVyaWQ9MTc0OSZ6 b25laWQ9MTk3JnNvdXJjZT0mZGVzdD 1odHRwOi8vd3d3LnNhYmFoLmNvbS50 ci9wb2RjYXN0Lw%3D%3D)
KAÇTI
Ailesinin Batman'a geldiğini öğrenen A.N., sığınma evinden de kaçtı. Cumhuriyet Savcısı'na başvuran aile, çocuklarının kendilerine verilmesini istedi. Cumhuriyet Savcısı, "töre" nedeniyle çocuğun hayatının güvende olmadığını söyleyerek teslim etmeme kararı aldı. Savcı, ısrarlar üzerine akrabalardan E.N. ile mağdur A.N.'nin görüşmesini onayladı. Dayısı, görüşme sırasında yeğenine zarar verilmeyeceğin sözü verdi. Dayısının sözüne güvenen A.N., Savcıya, "Dayım güvence verdi, dönebilirim" dedi. Ancak, töre cinayetlerinin odağında görev yapan Cumhuriyet Savcısı, genç adamın talebini yeterli bulmadı. Dayı E.N.'ye bir taahhütname hazırlattırdı. E.N., "A.N'ye ne olursa olsun kimse dokunmayacak, karışmayacak. Ben başına gelecek her şeye kefilim" ifadelerinin yer aldığı metni imzalayarak, Savcılığa verdi. Savcı, bunun üzerine A.N.'yi Sığınmaevi'nden alarak, ailesine teslim etti. A.N.'ye saldırı ve tecavüz soruşturması da sürüyor. Olayın hemen ardından A.N.'nin şikâyeti üzerine gözaltına alınan ağabey, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanırken, baba ise serbest bırakıldı. Olaya karıştığı öne sürülen 5 kişinin ise aranmasına devam ediliyor. Bir başka ilginç olay da ağabeyin tutuklanmasının ardından yaşandı. Tecavüzcü aile mağdur A.N.'nin dayısına ulaştı. Aile, aracılar vasıtasıyla "Davanızdan vazgeçin. Oğlumun serbest bırakılmasını sağlayın, kızımla oğlunuzu evlendirelim" teklifinde bulundu. Ancak hem dayı hem de delikanlı öneriyi reddetti.
Sibel HÜRTAŞ / ANKARA

Komiker
29.01.07, 13:41
ich verstehe nicht....

es leben viele verschiedene Ethnien in der Türkei, darunter auch sehr viele Kurden und sie alle sind

türkische Staatsbürger

wieso sollte man dann zwischen den Ethnien unterscheiden?

Wenn ein Mensch mit einem türkischen Pass bei uns ist, ist er Türke, genauso wie wenn ein aus Afrika stammender Mensch mit deutschem Pass ein Visa für die USA beantragt, ist er Deutscher und keiner fragt ob er vielleicht aus dem Saarland oder aus Hamburg kommt....sogar nach dem ersten Tag als Paßinhaber würde es heissen......Deutscher macht dies und das, ob er zuvor 30 Jahre im Kongo lebte interessiert keinen...

Die Kurden leben seit langer Zeit in der Türkei und sie sind für uns türkische Staatsbürger, deshalb müssen wir nicht mit zweierlei Maß messen, denn es gibt nur eine Türkei!

PretzelLogic
29.01.07, 15:08
ich verstehe nicht....

es leben viele verschiedene Ethnien in der Türkei, darunter auch sehr viele Kurden und sie alle sind

türkische Staatsbürger

wieso sollte man dann zwischen den Ethnien unterscheiden?

Wenn ein Mensch mit einem türkischen Pass bei uns ist, ist er Türke, genauso wie wenn ein aus Afrika stammender Mensch mit deutschem Pass ein Visa für die USA beantragt, ist er Deutscher und keiner fragt ob er vielleicht aus dem Saarland oder aus Hamburg kommt....sogar nach dem ersten Tag als Paßinhaber würde es heissen......Deutscher macht dies und das, ob er zuvor 30 Jahre im Kongo lebte interessiert keinen...

Die Kurden leben seit langer Zeit in der Türkei und sie sind für uns türkische Staatsbürger, deshalb müssen wir nicht mit zweierlei Maß messen, denn es gibt nur eine Türkei!

Korrekt,
Ich stimme deinem Beitrag 100% zu !

bleibt dennoch die Frage warum die Presse hierzulande die ja sehr wohl bei allen Möglichen und Unmöglichen Gelegenheiten nicht müde wird darauf hinzuweisen dass es eine Kurdische Ethnie in der Türkei gibt, diesen Umstand vergisst wenn es um die Frage der Ehrenmorde geht?

Genau so habe ich den Fragesteller auch verstanden........

Also gibt es in dieser Sache eine selektive Wahrnehmung oder nicht?

verde_sol
29.01.07, 15:29
Korrekt,
Ich stimme deinem Beitrag 100% zu !

bleibt dennoch die Frage warum die Presse hierzulande die ja sehr wohl bei allen Möglichen und Unmöglichen Gelegenheiten nicht müde wird darauf hinzuweisen dass es eine Kurdische Ethnie in der Türkei gibt, diesen Umstand vergisst wenn es um die Frage der Ehrenmorde geht?

Genau so habe ich den Fragesteller auch verstanden........

Also gibt es in dieser Sache eine selektive Wahrnehmung oder nicht?
Nur wenn dieses Phänomen auf Kurden beschränkt ist und es bei Türken nicht vorkommt. Falls sich das so verhält, müsst ihr das unbedingt zur Sprache bringen.


Mich nervt nur.... Wenn ein Deutscher seine Freundin oder Frau umbringt, weil sie ihn betrogen hat, gilt es nicht als Ehrenmord. Wenn das gleiche aber ein Türke tut, sehen wir in den Schlagzeilen dann immer wieder: Ehrenmord, bla bla bla.... Unter Deutschen gibt es keine Ehrenmorde. Das sind Eifersuchtsdramen innerhalb einer Beziehung - Mann meuchelt Frau, oder umgekehrt. Was nicht vorkommt, ist der Mord an Frauen durch männliche Familienmitglieder aus Gründen der Ehre. Oder wie wir es nennen: Des guten Rufes wegen. Gibt es einfach nicht.

Musel
29.01.07, 15:54
Korrekt,
Ich stimme deinem Beitrag 100% zu !

bleibt dennoch die Frage warum die Presse hierzulande die ja sehr wohl bei allen Möglichen und Unmöglichen Gelegenheiten nicht müde wird darauf hinzuweisen dass es eine Kurdische Ethnie in der Türkei gibt, diesen Umstand vergisst wenn es um die Frage der Ehrenmorde geht?

Genau so habe ich den Fragesteller auch verstanden........

Also gibt es in dieser Sache eine selektive Wahrnehmung oder nicht?

Man muss da schon etwas genauer differenzieren.

Ob bei einem Presse-Thema auf die Nationalität oder auf die Ethnie Bezug genommen wird, hängt doch maßgeblich vom Inhalt der Meldung ab. Geht es um eine Problematik der Ethnie, ist deren Nennung natürlich wichtig, um das Thema zu verstehen.

Machen wir ein Beispiel: Begeht ein Bayer im Ausland ein Verbrechen, wird die dortige Presse ihn sicherlich als Deutschen benennen. Würden sich die Bayern hingegen vom Rest Deutschlands abspalten wollen und der Bayer deshalb in Berlin eine Stinkbombe in den Reichstag werfen, würde man ihn in der ausländischen Presse sicherlich nicht als Deutschen benennen sondern als Bayern. Und ich muss sagen, ich hätte gegen diese Art Berichterstattung nichts einzuwenden, da sie sinnvoll und zutreffend wäre...

yücel
29.01.07, 16:10
Man muss da schon etwas genauer differenzieren.

Ob bei einem Presse-Thema auf die Nationalität oder auf die Ethnie Bezug genommen wird, hängt doch maßgeblich vom Inhalt der Meldung ab. Geht es um eine Problematik der Ethnie, ist deren Nennung natürlich wichtig, um das Thema zu verstehen.

Machen wir ein Beispiel: Begeht ein Bayer im Ausland ein Verbrechen, wird die dortige Presse ihn sicherlich als Deutschen benennen. Würden sich die Bayern hingegen vom Rest Deutschlands abspalten wollen und der Bayer deshalb in Berlin eine Stinkbombe in den Reichstag werfen, würde man ihn in der ausländischen Presse sicherlich nicht als Deutschen benennen sondern als Bayern. Und ich muss sagen, ich hätte gegen diese Art Berichterstattung nichts einzuwenden, da sie sinnvoll und zutreffend wäre...MERKST DU NICHT,DAS GENAU DAS MONIERT WIRD?

Musel
29.01.07, 16:16
MERKST DU NICHT,DAS GENAU DAS MONIERT WIRD?

Eben nicht. Wenn ein türkischer Staatsbürger in Deutschland einen anderen Menschen vor die U-Bahn stößt, sehe ich keinen Grund, weshalb man seine türkischer Staatsbürgerschaft verschweigen und ihn als Kurden bezeichnen sollte. Und genau das wurde hier schon zig mal moniert...

Komiker
29.01.07, 19:05
Eben nicht. Wenn ein türkischer Staatsbürger in Deutschland einen anderen Menschen vor die U-Bahn stößt, sehe ich keinen Grund, weshalb man seine türkischer Staatsbürgerschaft verschweigen und ihn als Kurden bezeichnen sollte. Und genau das wurde hier schon zig mal moniert...


Trotzdem ist mir eine Tendenz in den deutschen Medien aufgefallen, Straftaten von Türken besonders hervorzuheben, oder schon beim Verdacht auf Beteiligung eines Ausländers Türken oder Araber hinter den Taten zu vermuten. Gab dutzende Beispiele, wie zum Beispiel mit der Phantomzeichnung, die den Türken untergeschoben wurde obwohl es nicht eindeutig bewiesen war.
Allerdings in Deinem benannten Fall würde das dann von der Bezeichnungsthematik schon zutreffen, türkischer Staatsbürger ist für uns Deutsche "Türke", wir unterscheiden da nicht in Ethnien.

Freiheit
29.01.07, 19:28
Auf der einen Seite zwingt man die Kurden zum Türkentum.
Man versucht sie seit Jahren zu assimlieren = turkisieren.

Und auf der anderer Seite berschwert man sich das man nicht von "Kurden aus Diyarbakir oder Südost Türkei" spricht, wenn was negatives (Ehrenmord, Mord..) passiert.

Da kann ich wirklich nur noch den Kopf schüteln.

Freiheit
29.01.07, 19:36
Ja, wie heisst es so "schön"

Jeder der unter der türkischen Fahne lebt ist ein Türke!

Erst kommt man mit solchen rassistischen Äuserungen und dann mekkert man, wieso man nicht von kurden,armenier,lasen.... spricht wenn mal was passiert wofür sich die türken schämen müssen!

yücel
29.01.07, 19:45
Eben nicht. Wenn ein türkischer Staatsbürger in Deutschland einen anderen Menschen vor die U-Bahn stößt, sehe ich keinen Grund, weshalb man seine türkischer Staatsbürgerschaft verschweigen und ihn als Kurden bezeichnen sollte. Und genau das wurde hier schon zig mal moniert...
also noch einmal:

Wenn Kurde etwas fordert, ist es Kurdistan das fordert
Wenn Kurde etwas unanständiges wie Ehrenmord begeht, ist es aber Türkisch


Du verstehe jetzt, wieso deutsche Medium nix gut?

yücel
29.01.07, 19:46
Auf der einen Seite zwingt man die Kurden zum Türkentum.
Man versucht sie seit Jahren zu assimlieren = turkisieren.

Und auf der anderer Seite berschwert man sich das man nicht von "Kurden aus Diyarbakir oder Südost Türkei" spricht, wenn was negatives (Ehrenmord, Mord..) passiert.

Da kann ich wirklich nur noch den Kopf schüteln.wie sieht denn die assiumilation aus? Nur aus neugierde.

hallo
29.01.07, 19:49
wie sieht denn die assiumilation aus? Nur aus neugierde.


@yücel und Freiheit

würdet ihr mir mal die gravierendsten Unterschiede zwischen Türken und Kurden auflisten. Kann man die Unterschiede wie bei Deutschen und Holländern vergleichen???

PretzelLogic
29.01.07, 19:50
Ja, wie heisst es so "schön"

Jeder der unter der türkischen Fahne lebt ist ein Türke!

Erst kommt man mit solchen rassistischen Äuserungen und dann mekkert man, wieso man nicht von kurden,armenier,lasen.... spricht wenn mal was passiert wofür sich die türken schämen müssen!

Es gibt keine TÜRKISCHE RASSE !!!!!!!!!!

Es gibt mannigfaltige Kulturen in der Türkei:

Azeris, Tscherkessen, Pomaken, Zigeuener, Lazen, Kurden, Albaner, Griechen, Uiguren ve say !!!!!!!!

Lebt eure Kultur und eure Sprache !
Ich weiss um das Unrecht gegenüber den Kurden DENNOCH kotzt mich der Kurdische Ethnofaschismus an, was macht euch besser als die anderen oben genannten Ethnien in der Türkei?

Freiheit
29.01.07, 19:53
Das es keine Türkische Rasse gibt, wissen glaub ich die wenigsten Türken. :lach:
Ich wusste es schon immer.
"Türke" ist man nur wenn man einen türkischen Pass hat!

PS : Ich bin kein Kurde

Freiheit
29.01.07, 19:57
Yücel@ die Assiumilation kennst du doch.
Ich (ein Laz) selber spreche nicht einmal meine Muttersprache.

yücel
29.01.07, 19:58
Yücel@ die Assiumilation kennst du doch.
Ich (ein Laz) selber spreche nicht einmal meine Muttersprache.nein Kenne ich nicht, also, hast du ein Paar Beispiele, wie das von statten geht?

KökBöri
29.01.07, 19:59
Yücel@ die Assiumilation kennst du doch.
Ich (ein Laz) selber spreche nicht einmal meine Muttersprache.

du bist aber ein komischer laz,alle lazen die ich kenne sind nationalisten und sind froh türken zu sein..

sag ihn trabzon bloss nicht"ey ihr seit keine türken":brüll: dann kannst rennen.

Freiheit
29.01.07, 20:00
Yücel ach komm las mal

ich sag dir nur eins "Ne mutlu Türküm diyene"
allein das ist ein Assimlierungs-Spruch:lach:

Freiheit
29.01.07, 20:02
Wie gesagt, Ich bin als erstes MOSLEM
die Religion ist mir wichtiger als meine Herkunft!

Ich kenne auch viele solche Lasen die möchtegern Türken sind
Das sind nur leute denen Islam egal ist.

yücel
29.01.07, 20:06
Yücel ach komm las mal

ich sag dir nur eins "Ne mutlu Türküm diyene"
allein das ist ein Assimlierungs-Spruch:lach:? Das soll der Spruch sein, mit dem man automatisch ein Türke wird? Man ist schon Türke wenn man in der Türke geboren wird. Verwechsle es nicht der Staatsbürgerschaft.

Freiheit
29.01.07, 20:09
Schon von klein aus bringt man den Kinder solche Sprüche bei
und man erzählt ihnen doch wie cool und schön und geil es ist ein Türke zu sein

Ich finde dieser Spruch ist ein 100% türkisierungs Spruch!

Nurdan
29.01.07, 20:15
Wie gesagt, Ich bin als erstes MOSLEM
die Religion ist mir wichtiger als meine Herkunft!

Ich kenne auch viele solche Lasen die möchtegern Türken sind
Das sind nur leute denen Islam egal ist.


Kommst du aus Rize?

yücel
29.01.07, 20:15
Schon von klein aus bringt man den Kinder solche Sprüche bei
und man erzählt ihnen doch wie cool und schön und geil es ist ein Türke zu sein

Ich finde dieser Spruch ist ein 100% türkisierungs Spruch!Nun mal ganz sachte, damit jeder es mitbekommt. Ein Säugling das in der Türkei geboren wird, ist ein ? und wenn es in die Schule kommt auch ein ? und wenn er Arbeit findet, ist er ein ? Arbeitnehmer und wenn er stirbt, bekommt seine Frau einen ? Alimente und die Begräbnisstätte ist meistens in der ?

Also, wenn ein Kurde in der Türkei geboren wird, ist er ein ? und wenn er .........


Wenn ich in Deutschland geboren wäre, wäre ich ein ? und ......
Wenn ich in im Iran geboren wäre, wäre ich ein ?


Warum ziehen die Amis jeden Tag in den College die Fahne und blicken darauf? Etwa weil sie assimilieren?
Ach komm Kerle, etwas besseres wenn ich bitten darf.

yücel
29.01.07, 20:21
Yücel@ die Assiumilation kennst du doch.
Ich (ein Laz) selber spreche nicht einmal meine Muttersprache.Ach und noch etwas. Wenn du nicht Laz sprechen kannst, leigt das eher in deiner Familie und deren kulturellen Wertesystem. Wenn die es nicht zustande bringen, hast du natürlich keine Schuld daran. Ich habe eine Frauz die Tcherkessen ist. Sie kann es, meine Kinder , also die gemeinsamen aber nicht mehr. Heisst das, das sie assimiliert sind, weil es der Staat gefördert hat? Ich Glaube, ich spinne langsam. Erst an die eigene Nase fassen, bevor man alles und vieles dem Staat in die Schuhe schiebt, ein altbekanntes Problem bei den Türken allgemein.

Freiheit
29.01.07, 20:21
In Amerika darf jeder seine Muttersprache sprechen!

Kannst du mir mal sagen wieso ich aber, aus der Türkei meine eigene Muttersprache nicht sprechen kann?

Freiheit
29.01.07, 20:24
Ich glaub nicht das meine Eletern freiwillig, einfach so ihre Muttersprache vergessen haben!

Ich als Moslem bin eh gegen die Lazistische Türkei und ihre Assimlierungspolitik.

yücel
29.01.07, 20:25
In Amerika darf jeder seine Muttersprache sprechen!

Kannst du mir mal sagen wieso ich aber, aus der Türkei meine eigene Muttersprache nicht sprechen kann?
in der Türkei kann es auch jeder, sogar kurdische Musik hören oder lazisch tanzen. Ich glaube nicht, das es ein Sprachverbot gibt, ausser natürlich im parlament und in Amtsstuben, da würde ja jeder nur doff reinschauen. Also, was ist anders als in den USA?

yücel
29.01.07, 20:26
Ich glaub nicht das meine Eletern freiwillig, einfach so ihre Muttersprache vergessen haben!

Ich als Moslem bin eh gegen die Lazistische Türkei und ihre Assimlierungspolitik.ich Glaube eher, das war ihnen egal, ob sie es verlernen oder nicht gelernt haben.:lach:

KökBöri
29.01.07, 20:32
Ich glaub nicht das meine Eletern freiwillig, einfach so ihre Muttersprache vergessen haben!

Ich als Moslem bin eh gegen die Lazistische Türkei und ihre Assimlierungspolitik.

hast du kinder? warum müssen deine kinder in der schule deutsch lernen? warum ist die schulsprache deutsch und nicht lazisch in deutschland?

ist das jetzt auch assimilerungspolitik?

deutsch kannst du doch, auch warum kannst nicht lazisch?:lach:

yücel
29.01.07, 20:35
hast du kinder? warum müssen deine kinder in der schule deutsch lernen? warum ist die schulsprache deutsch und nicht lazisch in deutschland?

ist das jetzt auch assimilerungspolitik?

deutsch kannst du doch, auch warum kannst nicht lazisch?:lach:bleiben wir drüben im anderen Thread, ist Threadbezogen. Ausserdem muss sich Freiheit auch nicht zerreisen, also mal Türke, mal Laze werden :lach: wovon ich nicht einmal überzeugt bin.

Freiheit
29.01.07, 20:37
Ich wusste bis vor kurzem nicht einmal das ich Laz bin, ich erfuhr es erst dann als ich in der Heimat war.

Als ich meinen Eltern fragte wieso sie mir nie gesagt haben das wir in wirklichkeit Lasen sind, haben meine Eltern so geantwortet:
Wir wollten nicht das du Probleme bekommst.
Jeder der Unter der Türkischen Fahne lebt ist ein "Türke"

Schon wieder so ein Assimlierungs-Spruch :lach:

Ich finds natürlich traurig, das man seine Identität leugnen oder geheim halten muss, nur weil es manchen nicht gefällt ein nicht-türke zu sein.

yücel
29.01.07, 20:39
Ich wusste bis vor kurzem nicht einmal das ich Laz bin, ich erfuhr es erst dann als ich in der Heimat war.

Als ich meinen Eltern fragte wieso sie mir nie gesagt haben das wir in wirklichkeit Lasen sind, haben meine Eltern so geantwortet:
Wir wollten nicht das du Probleme bekommst.
Jeder der Unter der Türkischen Fahne lebt ist ein "Türke"

Schon wieder so ein Assimlierungs-Spruch :lach:

Ich finds natürlich traurig, das man seine Identität leugnen oder geheim halten muss, nur weil es manchen nicht gefällt ein nicht-türke zu sein.
im anderen Thread bitte

Freiheit
29.01.07, 20:40
Istanbul Since 1453@

Nein ich habe keine Kinder, und ich bin auch nicht verheiratet.

Ich spreche deutsch weil ich in Deutschland geboren bin und wiel ich in Deutschland lebe.


Wieso man hier in Deutschland kein lazisch aber deutsch Unterricht hat?
Was soll denn diese frage?

Hier in Deutschland sind wir Ausländer, sind wir das in der Türkei auch? :buuh:

Turk112
29.01.07, 20:45
Ich Träume von einer Türkei wo alle willkommen sind, und wo alle frei denken dürfen und sagen dürfen was sie sagen wollen. Leider ist es nicht so weit, aber langsamm langsamm. Das du Laze bist freut mich ihr seit ebenso ein Freund der Türken so wie alle Kurden usw. Das deine Eltern dir nicht gesagt haben das du Laze bist hat etwas damit zu tuhen wie manche behandelt werden wen sie keine "Reine" Türken sind in der Türkei. Leider gibt es diesen Nationalismus, aber er ist nicht überall all. Die Städte im Westen gelegen sind schon viel moderner und Fortschritlicher. Es sollte nicht so große Unterschiede gemacht werden Laze Türke Kurde usw. Solange alle Friedlich miteinander leben in der Türkei ist der rest doch egal.

hallo
29.01.07, 20:45
Istanbul Since 1453@

Nein ich habe keine Kinder, und ich bin auch nicht verheiratet.

Ich spreche deutsch weil ich in Deutschland geboren bin und wiel ich in Deutschland lebe.


Wieso man hier in Deutschland kein lazisch aber deutsch Unterricht hat?
Was soll denn diese frage?

Hier in Deutschland sind wir Ausländer, sind wir das in der Türkei auch? :buuh:

zu welcher Sprache gehört denn das Lazisch? Ist das eine slawische Sprache?

PretzelLogic
29.01.07, 20:47
Wie gesagt, Ich bin als erstes MOSLEM
die Religion ist mir wichtiger als meine Herkunft!

Ich kenne auch viele solche Lasen die möchtegern Türken sind
Das sind nur leute denen Islam egal ist.

Meine Fresse.......

Ein Anhänger des Ummagedanken lehrt uns die Natur der F R E I H E I T...

:brüll:

Asli
29.01.07, 20:52
Yücel ach komm las mal

ich sag dir nur eins "Ne mutlu Türküm diyene"
allein das ist ein Assimlierungs-Spruch:lach:


Wenn ich dir das jetzt direkt erklären würde, dass dieser Spruch keine rassistisch-ethnischen Elemente enthält, würdest du mir das nicht glauben.

Aber bitte schau dir diesen Klipp an und achte darauf in welchen Kontext Mustafa Kemal das gesagt hat! Und ich hoffe auch, dass es sich rumspricht.

http://www.youtube.com/watch?v=YkQfZ6tr4GY

(1) Man sollte darüber nachdenken, ob vielleicht dieser Spruch nicht im Zusammenhang mit der Republikgründung steht. Ein Spruch der den Ethos des Aufschwungs, des Sieges gegenüber imperialistischen Kräften in einer aussichtslosen Lage zusammenbringt, ein Ausspruch der Stärke, ein Ausspruch der den Menschen Mut zuspricht und ihnen vermittelt, das Schicksal, ihre Zukunft liegt in ihren eigenen Händen- denn sie sind FREI!

(2) Zweitens solltest man auch darauf achten, wie dieser Spruch im Alltag in der Türkei gebraucht wird. Letztens habe ich es im Zusammenhang mit dem Libanonkrieg im Fernsehen gehört, wo eine Hörerin diesen Spruch verwendet hat, um zu signalisieren: Mensch, was haben wir ein Glück, dass wir nicht dort wohnen, sondern in der Türkei. Ich benutze auch oft diesen Spruch, aber nicht in einem nationalistisch oder abwertend Kontext.

(3) Ich habe Bekannte, die sprechen Lazisch! Nur kannst du nicht denken, dass die Türkei so eine reiches und stabiles Land ist, dass sich um sowas auch kümmern kann. Ich entschuldige die Türkei nicht, rechtfertige auch nicht die Situation! Da ich nicht weiss, was richtig ist. Es gibt 2000 Sprachen auf der Welt- viele sterben aufgrund statischer oder vielleicht umgegekehrt dynamischer Prozesse aus. Wir sehen an den Türkischen Bürgern kurdischer Herkunft, dass die Erhaltung und Förderung ihrer Sprache sehr viel mit Machtkämpfen zutun hat. Das ist nur mal so eine Beobachtung. Eine plausible, meiner Meinung nach. Die Türken selbst haben doch nicht mal ein richtiges "Standardtürkisch" (wobei ich finde, dass hat auch positive Aspekte, aber ein anderes Thema).

P.S. Es verärgert mich, dass manche Deutsche oder Politiker wie Cem Özdemir nichts über ihre Kultur wissen (wobei ich auch keine Expertin bin!), oder es neu raffen, dass man diesen Spruch nicht auf das selbe Niveau wie einen Neo-nazi spruch setzen kann oder unangebracht ist diesen Spruch in Verbindung mit Rassismus oder Assimilation zu bringen. Vielleicht wollen diese Menschen das der Gründungsethos (der einigen westlichen Club noch immer ein Dorn im Auge ist) vergessen oder verdreht wird.

yücel
29.01.07, 20:55
Asli, das hat keinen Sinn. Wenn man etwas monieren will, tut man das nicht an einem selber, sondern nimmt etwas anderes und was ist im Moment griffbereit? Er ist kein Türke, kein Laze oder sonst etwas, da mit der Türkei etwas zu tun hat. Ich belasse es dabei, denn letztendlich kam es mit der Zeit sowieso heraus, was sie tatsächlich sind.

Freiheit
29.01.07, 21:01
Asli du sagst das dieser Spruch nicht rassistisch gemeint ist?

Wieso sagt man dann nicht
Ne mutlu Lazim diyene?
Ne mutlu Cerkesim diyene?
Ne mutlu Gurciyim diyene

....
....
....


Wieso nur Ne mutlu TÜRKÜM diyene?


Also mir macht das jezt eigentlich nichts mehr aus,
ich weiss jezt das ich nur ein Laz aus der Türkei bin mir ist es auch nicht mehr so wichtig.
Hauptsache ich bin Moslem

Ne multu Müslümanim diyene!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! !!!!!!!!!!

Turk112
29.01.07, 21:02
Hauptsache ich bin Moslem

Und kannst jederzeit Friedlich in der Türkei leben! Mehr verlangt doch keiner

yücel
29.01.07, 21:05
Asli du sagst das dieser Spruch nicht rassistisch gemeint ist?

Wieso sagt man dann nicht
Ne mutlu Lazim diyene?
Ne mutlu Cerkesim diyene?
Ne mutlu Gurciyim di
yene

....
....
....


Wieso nur Ne mutlu TÜRKÜM diyene?


Also mir macht das jezt eigentlich nichts mehr aus,
ich weiss jezt das ich nur ein Laz aus der Türkei bin mir ist es auch nicht mehr so wichtig.
Hauptsache ich bin Moslem

Ne multu Müslümanim diyene!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! !!!!!!!!!!de oglum, dede, basimi bozma. Vallaha cattik adama ya. Ailesi ögretmedi diye, bizmi cekecegiz ciresini? Git anana babana tekrar sor, onlara yüklen.

KökBöri
29.01.07, 21:06
Asli du sagst das dieser Spruch nicht rassistisch gemeint ist?

Wieso sagt man dann nicht
Ne mutlu Lazim diyene?
Ne mutlu Cerkesim diyene?
Ne mutlu Gurciyim diyene

....
....
....


Wieso nur Ne mutlu TÜRKÜM diyene?


Also mir macht das jezt eigentlich nichts mehr aus,
ich weiss jezt das ich nur ein Laz aus der Türkei bin mir ist es auch nicht mehr so wichtig.
Hauptsache ich bin Moslem

Ne multu Müslümanim diyene!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! !!!!!!!!!!

verstehst du das nicht? türke ist nur ein sammelbegriff

TÜRKE (tscherkesse,laz,uiguren,turkm en,azeri,tatar und so weiter)

mal ne andere frage,wenn du laze bist,dann musst du ja bisschen lazisch sprechen oder? auch wenn du keine schule besucht hast..ich war auch nie auf einer türkischen schule...und kann auch seit der geburt türkisch.

haben deine eltern nicht mit dir lazisch geredet?

Asli
29.01.07, 21:06
Asli du sagst das dieser Spruch nicht rassistisch gemeint ist?

Wieso sagt man dann nicht
Ne mutlu Lazim diyene?
Ne mutlu Cerkesim diyene?
Ne mutlu Gurciyim diyene

....
....
....


Wieso nur Ne mutlu TÜRKÜM diyene?


Also mir macht das jezt eigentlich nichts mehr aus,
ich weiss jezt das ich nur ein Laz aus der Türkei bin mir ist es auch nicht mehr so wichtig.
Hauptsache ich bin Moslem

Ne multu Müslümanim diyene!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! !!!!!!!!!!


Hör mal, hast du dir das Video überhaupt angeschaut? Hast du dir überhaupt darüber Gedanken gemacht, was da oben steht?

Ich habe kein Interesse mich hier mit Leuten anzulegen, sondern will nur Gedanken austauschen. Aber jedenfalls als ich dein posting gelesen habe, hatte ich nur den Eindruck du solltest dich damit nochmal beschäftigen- mit dem Spruch. Wobei ich weiss, wenn man eine feste Meinung hat ist sie schwer aufzubrechen- aber schau dir das Video an. Du wirst sehen, dass es nichts mit Assimilation zu tun hat! Sondern das es vielleicht später von einigen Gruppen verdreht wurde.

Nurdan
29.01.07, 22:25
Ne Lazi yahuu....er ist ein Troll.
Hangi köselerden geldigi COk belli!

colak
29.01.07, 22:40
Asli du sagst das dieser Spruch nicht rassistisch gemeint ist?

Wieso sagt man dann nicht
Ne mutlu Lazim diyene?
Ne mutlu Cerkesim diyene?
Ne mutlu Gurciyim diyene

....
....
....


Wieso nur Ne mutlu TÜRKÜM diyene?


Also mir macht das jezt eigentlich nichts mehr aus,
ich weiss jezt das ich nur ein Laz aus der Türkei bin mir ist es auch nicht mehr so wichtig.
Hauptsache ich bin Moslem

Ne multu Müslümanim diyene!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! !!!!!!!!!!

du scheinst wohl vergessen zu haben, das dieses multi-ethnische gebilde, was man türkei nennt, gerade wegen ihrer multilarität enorm geschwächt wurde. es grassierte anfang 18jhr. bis mitte 20jhr. der nationalismus. um ein gebilde in anatolien zusammenzuhalten, war atatürk bemüht den menschen eine identität zu schaffen. dabei wurde keiner ausgeschlossen. meine mutter sprach bisweilen noch georgisch, sie nannte es "anadili", sie verstand sich aber immer als türkin.
genauso ergeht es den meisten lazen, du scheinst eine ausnahme zu sein.

nun stelle dir einmal dieses szenario vor. atatürk hätte es nicht geschafft aus den dutzenden ethnien eine nation (verdammt noch mal, was ist so verwerflich daran!!) zu schaffen. wäre es nicht ein leichtes spiel für die feinde der anatolier, sie jedesmal, abhängig von der situation, gegeneinander auszuspielen?
sie dir doch den irak an, da bekämpfen sich deine muslimischen brüder untereinander, hätten sie sich eine irakische nation erschaffen (und ja jede nation ist eine künstliche) würden sie sich heute nicht im namen der religion die köpfe einschlagen, bzw. abtrennen?

ich bin Mustafa Kemal Atatürk zutiefst dankbar, das er den mut hatte, aus über einem dutzend ethnien, eine nation zu erschaffen. mich interressiert nicht als was meine vorfahren gelebt haben, wichtig ist nur die botschaft, wir sind türken. damit schließt man in keinster weise jemanden aus, schon gar nicht die lazen.

PretzelLogic
29.01.07, 23:49
Colak,

wahre Worte, der Junge ist offensichtlich in Deutschland sozialisiert worden, anders kann ich mir seinen Laz Wahn nicht erklären.

Die Türkei ist in erster Linie eine Idee von einer Nation die sich in erster Linie durch Sprache definiert.
In diesem Zusammenhang verstehen wir Atatürks Leitspruch :

Ne Mutlu Türküm Diyene.

In den Ohren eines westlich sozialisierten Menschen hört sich das RASSISTISCH an, weil er in seiner sprachlichen Welt TÜRKE mit einer Ethnie verbindet.
Wer weiss dass es eine Türkische Ethnie in der Türkei eben nicht gibt versteht den Satz genau so wie er gemeint ist:

Türke ist wer sich Türke nennt, unabhängig von seinem BLUT und seiner HERKUNFT.
Alles andere führt ins Nichts !!!!

Memphis
30.01.07, 00:02
Ne Lazi yahuu....er ist ein Troll.
Hangi köselerden geldigi COk belli!
Natürlich ist der ein Troll.
Schon der Nick, Freiheit - Özgürlük, spricht Bände!

Weltmeister
30.01.07, 15:12
ehrenmorde sind ein innerkurdisches kultur element/problem und wir als türken kennen uns nicht gut genug damit aus um da mitzureden da muss man schon kurdischstämmige personen fragen!

Musel
30.01.07, 15:16
ehrenmorde sind ein innerkurdisches kultur element/problem und wir als türken kennen uns nicht gut genug damit aus um da mitzureden da muss man schon kurdischstämmige personen fragen!

Sind Kurden keine Türken?

yücel
30.01.07, 15:18
Sind Kurden keine Türken?Wie können einige Kurden ein Kurdistan beanspruchen, wenn Sie Türken sind?

tayfur
30.01.07, 15:19
Sind Kurden keine Türken?


KURDEN NEIN BASKURDEN ABER JA!

Musel
30.01.07, 15:23
Wie können einige Kurden ein Kurdistan beanspruchen, wenn Sie Türken sind?

Gute Frage! Darüber versuche ich mir ja schon seit langem hier klar zu werden, aber jeder türkische User erzählt einem etwas anderes....

Kannst du mich da aufklären?

Musel
30.01.07, 15:25
KURDEN NEIN BASKURDEN ABER JA!

Warum müssen Kurden dann unbedingt gezwungen werden, türkische Staatsbürger zu bleiben, vor allem wenn sie dies gar nicht wollen?

tayfur
30.01.07, 15:26
Warum müssen Kurden dann unbedingt gezwungen werden, türkische Staatsbürger zu bleiben, vor allem wenn sie dies gar nicht wollen?


aja weil sie in der TÜRKEI leben... und da es nie einen kurdischen staat gab, haben die auch nie landbesitz gehabt.
wer in der türkei lebt bekommt natürlich einen türkischen pass.
du darfst das net mit deutschland vergleichen. türkei ist kein gastarbeiter land.

colak
30.01.07, 15:29
aja weil sie in der TÜRKEI leben... und da es nie einen kurdischen staat gab, haben die auch nie landbesitz gehabt.
wer in der türkei lebt bekommt natürlich einen türkischen pass.
du darfst das net mit deutschland vergleichen. türkei ist kein gastarbeiter land.

momentmal, da hat sich doch etwas geändert.
wer in deutschland geboren wird, bekommt die deutsche staatsbürgerschaft automatisch. also vergleichbar mit der türkei.

Musel
30.01.07, 15:31
aja weil sie in der TÜRKEI leben... und da es nie einen kurdischen staat gab, haben die auch nie landbesitz gehabt.
wer in der türkei lebt bekommt natürlich einen türkischen pass.

Also sind sie ja doch Türken! So langsam verstehe ich gar nichts mehr.... :confused:


du darfst das net mit deutschland vergleichen.

Keine Sorge....


türkei ist kein gastarbeiter land.

Was unterscheidet denn ein Gastarbeiterland von einem Land wie der Türkei?

yücel
30.01.07, 15:39
Gute Frage! Darüber versuche ich mir ja schon seit langem hier klar zu werden, aber jeder türkische User erzählt einem etwas anderes....

Kannst du mich da aufklären?klar,
diejenigen die sich dem Staate verbunden fühlen und dabei trotzdem das tun können, was die Gesellschaft bereichert, sind ausnahmslos Türken, mit ethnischen Hintergründen. Diejenigen, die sich aber dessen nicht bewusst sind und Haarspalterei betreiben, sind zwar Türken, aber Maßen sich an, sich über andere hinweg zu stellen und der Gesellschaft damit zu Schaden, in dem Sie Absurde Vorstellungen von ihrer Ethnie anstreben. Das ganze wird noch verfeinert, wenn archiaische Kulturräume in denen hauptsächlich die ethnische Gruppe Kurden beheimatet ist ihre Ehrenmorde praktiziert und im Ausland als Türken bezeichnet werden. Darin sieht auch keiner ein Problem, weil es ein türkisches Problem ist, das die Türken lösen müssen. Problematisch wird es erst, wenn "Kurden" die in der Türkei Leben, als reine Kurden bezeichnet werden, wenn Sie in den östlichen Gebieten etwas zu vermelden haben. Heisst, negative Schalgzeilen sind mit "Türken" und positive mit "Kurden" versetzt. Das müsste mir einer mal erklären, wieso dies in der deutschen wie europäischen Presse jedesmal penibel eigehalten wird. Auf der einen Seite sind also Kurden auch Türken, die umgangsprachlich Türken genannt werden, wenn es wieder einmal im Osten ein Ehrenmord gibt, aber Probleme die die kurdische ethnie betrifft, als Kurden genannt werden, wie z.B. PKK, Menschenrechtsverletzungen usw.. Sind das türkische Probleme die alle etwas angeht oder kurdische die explizid nur Kurden betrifft, weil man es auch so nennt?

tayfur
30.01.07, 15:42
Was unterscheidet denn ein Gastarbeiterland von einem Land wie der Türkei?[/quote]


einiges.. der name sagt es doch schon.. GASTARBEITER.. das heisst ich komme arbeite und gehe wieder :lach: (normalerweise hehe)..
kurden sind aber keine gastarbeiter.. sie wurden damals vo sultan in die heutigen gebiete eibngesiedelt, das sie ursprünglich aus dem süden des iran stammen dort aber von den persern verfolgt wurden und sich den osmanen angeschlossen haben.

stell dir mal bitte folgende frage:

WIESO GIBT ES KEINE KULTURDENKMÄLER VON KURDEN?

sie behaupten ja lautstark sie hätten mal land gehabt bis angeblich türken kämen.. dann sollen sie uns doch mal was von ihrer kultur zeigen!

weisst du was das problem ist: SIE HABEN KEINE EIGENE KULTUR! sie haben mehr ähnlichkeiten mit iranern als mit türken.

Weltmeister
30.01.07, 15:58
Warum müssen Kurden dann unbedingt gezwungen werden, türkische Staatsbürger zu bleiben, vor allem wenn sie dies gar nicht wollen?

über die frage warum der türkische staat etwas tut hast du nicht zu entscheiden muselchen!

Weltmeister
30.01.07, 16:02
Sind Kurden keine Türken?

wenn sie sich wie türken benehmen werden sie akzeptiert aber benehmen sie sich wie rückständige pesmerga wollen sie gar nicht akzeptiert werden und gegen solche leute muss der staat rigoros vorgehen und sie zur not auch abschieben nach "kurdistan" nordirak da können sie sich dann unter ihres gleichen tummeln!

colak
30.01.07, 16:03
weisst du was das problem ist: SIE HABEN KEINE EIGENE KULTUR! sie haben mehr ähnlichkeiten mit iranern als mit türken.

nicht mehr, sie sind uns viel enger als dir lieb ist. ich hoffe dieser prozeß der vermischung wird forciert, damit wir dieses leidige thema ad acta legen können. ich habe keine probleme damit, wenn jemand sich als lazen, tcherkessen gibt. bei den kurden bin ich momentan geteilter meinung, da viele von ihnen sich eher abspalten wollen, als vereinen und vermischen.
damit tuen sich die kurden in erster linie kein gefallen.
es ist und bleibt ein schmerzlicher prozeß. ob wir wollen oder nicht, da müssen wir durch.

Freiheit
30.01.07, 16:43
Hallo

Ich weiss nicht was ich zu all euren peinlichen beiträgen sagen soll, es ist einfach nur peinlich.... :gewalt:

Man sieht wieder wie rassistisch ihr seit, ihr tut mir leid wirklich, so viel Rassismus, das kommt davon wenn man kein richtiger MOSLEM ist.

Wenn ein "Türke" was schlimmes macht ist er kein "Türke" mehr, dann ist er ein Laz, ein Kurde, ein Albaner, ein Cherkese... lächerlich! :kafa:

Der eine sagt Ehrenmord ist kudische Kultur
der andere sagt Kurden sollen nach Nordirak abgeschoben werden

Wollt ihr jezt die Kurden aus ihrer eignen Heimat abschieben?
Wie geht das denn?
Ich hoffe nicht das ihr eines Tages auch die Deutschen aus Deutschland irgend wohin abschiebt :lach:

Manche hier sind wirklich krank!
Wieso versteht ihr es nicht? ES GIBT KEINE TÜRKISCHE RASSE!!!!!
Es gibt nur einen Staat Namens Türkei wo jeder Bürger als "Türke" gilt,auch wenn sich viele nicht als türken sehn WOLLEN.

Türkei ist genau wie in Amerika. Also was soll dieser ganze Rassimus?
Was wäre die Türkei ohne all ihre verschiedene Völker?

yücel
30.01.07, 16:46
Hallo

Ich weiss nicht was ich zu all euren peinlichen beiträgen sagen soll, es ist einfach nur peinlich.... :gewalt:

Man sieht wieder wie rassistisch ihr seit, ihr tut mir leid wirklich, so viel Rassismus, das kommt davon wenn man kein richtiger MOSLEM ist.

Wenn ein "Türke" was schlimmes macht ist er kein "Türke" mehr, dann ist er ein Laz, ein Kurde, ein Albaner, ein Cherkese... lächlerich! :kafa:

Der eine sagt Ehrenmord ist kudische Kultur
der andere sagt Kurden sollen nach Nordirak abgeschoben werden

Wollt ihr jezt die Kurden aus ihrer eignen Heimat abschieben?
Wie geht das denn?
Ich hoffe nicht das ihr eines Tages auch die Deutschen aus Deutschland irgend wohin abschiebt :lach:

Manche hier sind wirklich krank!
Wieso versteht ihr es nicht? ES GIBT KEINE TÜRKISCHE RASSE!!!!!
Es gibt nur einen Staat Namens Türkei wo jeder Bürger als "Türke" gilt,auch wenn sie viele nicht als türken sehn WOLLEN.
genau wie in Amerika. Also was soll dieser ganze Rassimus?
Was wäre die Türkei ohne all ihre verschiedene Völker?Nur damit wir in den Raster passen, das du gerade eben so fasziniert von dir gegeben hast:

Ja, wäre nicht schlecht, alles und jeden der anders denkt, in den Nordirak abzuschieben, auch solche Möchtegern-Litanaien, die meinen, sie wären zwar etwas, könnten es aber nicht sagen. Selbstfindung ist ein schwieriger Weg und du hast weder Gott gefunden, noch deine Identität. Also, such mal schön weiter und nerv nicht die ganze Bude mit deinen Quengeleien. :koch:

Freiheit
30.01.07, 16:52
Ja was willst du denn??
Jeder der nicht deiner Meinung ist sollte also nach Nordirak abgeschoben werden?

Soll ich lachen oder weinen?
Soll ich verrückt werden oder dich nicht ernst nehmen?

Wir Lasen sind mehr mit den Georgier verwant als mit euch "Türken" (Türken - damit meine ich die Turkvölker) und trotzdem fühlen sich viele Lasen (bestimmt weil sie Angst haben) als Türken!
Man sieht es, ihr wollt alles mit Gewalt machen, jeder der nicht eurer Meinung ist, soll es mit Gewalt werden!

Armes Türkei :hallo;

yücel
30.01.07, 16:55
Ja was willst du denn??
Jeder der nicht deiner Meinung ist sollte also nach Nordirak abgeschoben werden?

Soll ich lachen oder weinen?
Soll ich verrückt werden oder dich nicht ernst nehmen?

Wir Lasen sind mehr mit den Georgier verwant als mit euch "Türken" (Türken - damit meine ich die Turkvölker) und trotzdem fühlen sich viele Lasen (bestimmt weil sie Angst haben) als Türken!
Man sieht es, ihr wollt alles mit Gewalt machen, jeder der nicht eurer Meinung ist, soll es mit Gewalt werden!

Armes Türkei :hallo;Genau, sollen alle nach Nordirak und Feierabend is. Ich habe es satt mit Möchtegern-Lazen, Möchtegern-Mullahs und Möchtegern-Nationalisten rumzudikutieren und ganz besonders von den weicheiern die Nase gestrichen voll, die sich als Liberal zu allem und jedem bekennen. :brüll:

Freiheit
30.01.07, 16:58
Ja das muss ja grad einer sagen der meint "jeder der nicht seiner Meinung ist solle nach Nordirak ziehn"

Ja man du bist echt ein toleranter Typ, Bravo yani!

yücel
30.01.07, 16:59
Ja das muss ja grad einer sagen der meint "jeder der nicht seiner Meinung ist solle nach Nordirak ziehn"

Ja man du bist echt ein toleranter Typ, Bravo yani!aynen yani, sen simdi gevezeyi birakta, ne istedigini söyle. Basagrisi yapmaya basladin

tayfur
30.01.07, 17:02
Hallo

Ich weiss nicht was ich zu all euren peinlichen beiträgen sagen soll, es ist einfach nur peinlich.... :gewalt:

Man sieht wieder wie rassistisch ihr seit, ihr tut mir leid wirklich, so viel Rassismus, das kommt davon wenn man kein richtiger MOSLEM ist.

Wenn ein "Türke" was schlimmes macht ist er kein "Türke" mehr, dann ist er ein Laz, ein Kurde, ein Albaner, ein Cherkese... lächerlich! :kafa:

Der eine sagt Ehrenmord ist kudische Kultur
der andere sagt Kurden sollen nach Nordirak abgeschoben werden

Wollt ihr jezt die Kurden aus ihrer eignen Heimat abschieben?
Wie geht das denn?
Ich hoffe nicht das ihr eines Tages auch die Deutschen aus Deutschland irgend wohin abschiebt :lach:

Manche hier sind wirklich krank!
Wieso versteht ihr es nicht? ES GIBT KEINE TÜRKISCHE RASSE!!!!!
Es gibt nur einen Staat Namens Türkei wo jeder Bürger als "Türke" gilt,auch wenn sich viele nicht als türken sehn WOLLEN.

Türkei ist genau wie in Amerika. Also was soll dieser ganze Rassimus?
Was wäre die Türkei ohne all ihre verschiedene Völker?


rassistisch?? sag mal von was redest du hier? was weisst du schon über rassismus? sei mal froh das es türken gibt! ohne uns gäbe es heute kein islam mehr !
wem es in der türkei net passt kann sich gerne verpissen!
es gibt 1064/65 türkische clans! und wenn du diese clans als verschiedene völker bezeichnest, dann stellst du dich dümmer dar als du schon bist!
ich würde mal zu gerne wissen woher du kommst du klugscheisser!
wären wir rassisten hätten wir zeit genung gehabt alle verräter namens ARABER zu türken zu machen!

weiss net mal was rassismus ist und erzählt uns hier seine bescheuerten ansichten!

woher kommst du eigentlich? bestimmt so ein pkk-freak..

Freiheit
30.01.07, 17:02
Allah sana akil fikir versin. Sana diyecek baska bir sey yok.

tayfur
30.01.07, 17:04
Allah sana akil fikir versin. Sana diyecek baska bir sey yok.


asil sana akil fikir versin!! bölücü pislik!

Freiheit
30.01.07, 17:06
Tayfur, ich bin kein Pkk oder so ein ******
Hört auf damit, das regt mich auf. Ich bin gegen jede Gewalt!


Ich bin Laz! Ein Laz der für die Freiheit aller Völker in Türkei kämpfen will!
Und die Völker in der Türkei wären nur Frei wenn Türkei wieder Islamisch wird. Nur Islam kann uns Frei machen. Aber ihr ihr seit doch alle gegen den Islam, kein wunder das es in der Türkei Berg ab geht.

tayfur
30.01.07, 17:08
Tayfur, ich bin kein Pkk oder so ein ******
Hört auf damit, das regt mich auf. Ich bin gegen jede Gewalt!


Ich bin Laz! Ein Laz der für die Freiheit aller Völker in Türkei kämpfen will!
Und die Völker in der Türkei wären nur Frei wenn Türkei wieder Islamisch wird. Nur Islam kann uns Frei machen. Aber ihr ihr seit doch alle gegen den Islam, kein wunder das es in der Türkei Berg ab geht.


du bist ein pontus grieche!
willst du deine sprache lernen? komm ich schick dich nach athen! dort wirst du bestimmt nicht assimiliert bei deinen brüdern!
aber lass uns in ruhe!

Freiheit
30.01.07, 17:18
hahaha diesmal musste ich über deine Dummheit lachen

Einer sagt geht nach Nordirak
und du sagst geht nach Griechland
Wie dumm.. vallah yazik Allahim sen onlara akil ver.

Du glaubst doch selber nicht das die Türkei nur dir und deines gleichens gehört?
Wohin sollte man dich denn hinschicken?

Für mich ist es nicht mehr wichtig, was ich Bin für mich spielt jezt nur noch die Religion eine Rolle. Meine Religion ist mir jezt wichtiger als alles andere.
Wenn wir vor Allah stehn, wird uns Allah nicht fragen warst du Türke, warst du Grieche, Warst du Araber, warst du Deutscher...
Er wird uns über unsere guten und schlechten TATEN fragen.

Vor Allah ist jeder gleich, Ob schwarz oder weis, ob klein oder gros ob dick oder dünn, ob Laz oder Türke, ob aus Türkei oder aus Griechenland....

Rassismus und Nationalismus ist im Islam verboten, gäbe es den Islam in der Türkei
dann wäre Türkei nicht so rassistisch und nationalistisch .

Freiheit
30.01.07, 17:21
Und noch was wieso kann ich in den thread "freiheits diskussion" nicht antworten?

tayfur
30.01.07, 17:23
und du wärst bestimmt der beste für diesen job nehme ich mal an oder?
was mich so interesiert ist jedoch, wie du den islam verstehst. das würde ich zu gerne mal wissen.
ich meine, es gibt kein einziges islamistisches land, wovon man wirklich von technik, zukunft, brüderlichkeit, frieden und sonst was sprechen kann.
und du willst das tun, das nach unserem propheten mohammed niemand es wieder geschft hat? respekt! ich wünschte es wäre so wie du es sagts, es kommt jedoch drauf an wer an der spitze ist!
ein iran kommt gar nicht in frage! ein afghanistan genau so wenig!

erzähl mir doch mal bitte, wie sollte die gesellschaft nach deinen vorstellung in einem islamischem land aussehen?

Freiheit
30.01.07, 17:32
Nein ich bin nicht der beste für diesen Jobb, aber wenn wir jezt alle zusammen halten dann würden wir es schafen. Alleine schafft niemand was.
Wir müssen ja nicht unbedingt wie Iran sein.
Lass Iran und Afghanistan, solche Ländern in den es nur Krieg und Unterdrückung gibt kann man nicht Islamische Länder nennen.
Aber jezt im ernst glaubst du die Türkei ist besser als Iran?
Glaubst du das?
In der Türkei verbietet man junge Musliminen mit Kopftuch zu studieren
Und in Iran zwingt man sie dazu ein Kopftuch zu Tragen.

Bei uns wir es verboten, bei denen wird es gezwungen
Ich seh da nicht so einen grossen Unterschied.
Mädchen die Koptuch tragen wollen weil sie Musliminen sind und fest an ihren Glauben hängen, die Türkei es aber ihnen verbieten, udn sie nicht arbeiten können, nicht zu Schule gehn können... ist schlimmer als das man es ihnen zwingt!

yücel
30.01.07, 18:08
Nein ich bin nicht der beste für diesen Jobb, aber wenn wir jezt alle zusammen halten dann würden wir es schafen. Alleine schafft niemand was.
Wir müssen ja nicht unbedingt wie Iran sein.
Lass Iran und Afghanistan, solche Ländern in den es nur Krieg und Unterdrückung gibt kann man nicht Islamische Länder nennen.
Aber jezt im ernst glaubst du die Türkei ist besser als Iran?
Glaubst du das?
In der Türkei verbietet man junge Musliminen mit Kopftuch zu studieren
Und in Iran zwingt man sie dazu ein Kopftuch zu Tragen.

Bei uns wir es verboten, bei denen wird es gezwungen
Ich seh da nicht so einen grossen Unterschied.
Mädchen die Koptuch tragen wollen weil sie Musliminen sind und fest an ihren Glauben hängen, die Türkei es aber ihnen verbieten, udn sie nicht arbeiten können, nicht zu Schule gehn können... ist schlimmer als das man es ihnen zwingt!
o zaman Laz´i, Naz´i birak, onun üzerine edebli konus. Neymis, laz´lar haklarindan geri tutuluyormusmuslarda! Sen kime ne anlatiyorsun?

deryatulga
19.03.07, 20:12
Aloo.. Kızım Kocanı Öldürdük19.03.2007 20:16Genç kız babasının istediği kişiyle değil sevdiği ile evlendi. Başlık parası isteyen baba alamayınca kızının eşini kaçırdı. Daha sonra kızına eşini öldürdüklerini söyledi.http://www.aktifhaber.com/images/news/torekurbanikiz.jpgRüstem Gidici ile Nazan Dinar birbirlerini sevdi ama kızın babası buna karşı çıktı. Kızını kardeşinin oğluyla imam nikahıyla evlendirdi. Nazan, sevdiği adama kaçtı... Baba Dinar, bu kez Atilla’dan 10 bin YTL başlık parası istedi. Genç adam parayı denkleştiremedi... Birbirlerini ölesiye seven çiftten geriye, sadece askeri cezaevinde nikah kıyılırken çektirdikleri hatıra fotoğrafı kaldı.

Diyarbakır’da kaçırıldıktan sonra, kente 20 kilometre uzaklıktaki Çakırbağ mezrasında kayınpederi ve eşinin eski kocası tarafından başına 4 kurşun sıkılarak öldürüldüğü iddia edilen Rüstem Gidici cinayetiyle ilgili soruşturma tamamlandı. Diyarbakır Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianameye göre, 4 yıl önce 19 yaşındaki Nazan Dinar ile Rüstem Gidici birbirlerine aşık olup evlenmek istedi. Gidici ile sözlenen Nazan Dinar’ın ailesi bu evliliğe karşı çıktı ve baba Vezir Dinar kızını, kardeşi İrfan Dinar’ın oğlu Atilla Dinar ile zorla dini nikahla evlendirip Bismil İlçesi’ne gönderdi. Atilla Dinar ile 8 ay nikahsız evli kalan Nazar Dinar, sık sık eşi Atilla ve aynı zamanda amcası olan kayınpederi İrfan Dinar’ın fiziksel şiddetine maruz kaldı. Şiddete dayanamayan Nazar, bir yolunu bulup evden kaçarak Diyarbakır’daki babasının evine geri döndü.

ASKERİ CEZAEVİNDE NİKAH

Nazan Dinar, bir süre sonra sevdiği Rüstem Gidici ile imam nikahı kıyarak babasından ayrı bir evde yaşamaya başladı. Rüstem Gidici, bir süre sonra vatani görevini yapmak üzere İzmir’e gitti. Ancak eşinin tekrar ailesi tarafından eski kocasına verileceğini öğrenince birliğinden firar ederek Diyarbakır’a geldi. Ancak Gidici, Diyarbakır’da yakalanarak İzmir’deki birliğine teslim edildi ve firar ettiği için askeri cezaevine konuldu. Eski eşine hiçbir koşul altında dönmek istemeyen Nazan Dinar, ailesinden habersiz İzmir’e giderek dini nikahlı eşi Rüstem ile cezaevinde resmi nikah kıydırdı. Genç çift, Rüstem Gidici'nin terhis olmasıyla Diyarbakır'da yaşamaya başladı.
Olayı öğrenen Nazan’ın babası eski köy korucusu Vezir Dinar bu evliliğe karşı çıkarak, kızına karşılık Rüstem Gidici’den 10 bin YTL başlık parası istedi. Vezir Dinar, “Parayı verin, Diyarbakır’dan gidin. Çünkü kardeşim İrfan ile yeğenim olan damadım Atilla ikinizi de yaşatmaz' dedi. Rüstem Gidici bu kadar parası olmadığını söyleyince, baba Dinar bu kez kızına, “Öyleyse Rüstem gitsin, sen kal. Parayı getirdiği zaman gidersin' diye konuştu.

10 BİN YTL VERMEYİNCE ÖLDÜRÜLDÜ

Nazan Gidici ise babasını dinlemeyip yine eşiniyle birlikte yaşamaya devam etti. Parayı alamayan baba Vezir Dinar damadı Rüstem Gidici’yi, kızının eski kocası Atilla Dinar, eski kayınbiraderi olan kardeşi İrfan Dinar ve eski kayınbiraderi Mehmet Dinar ile birlikte Diyarbakır’dan kaçırıp Çakırbağ Beldesi’ne götürdü.

Rüstem Gidici eşi Nazan Gidici'ye cep telefonundan gönderdiği mesajda, “Canım beni aramışsın duymadım. Babanla birlikteyiz konuşuyoruz' dedi. Genç kadının bu mesaj üzerine babasını telefonla arayıp eşini merak ettiğini söylemesi üzerine babasından, “Onu öldürdüm' yanıtını aldı.
Nazan Gidici'nin “Şaka mı yapıyorsun' demesi üzerine de, “Yok şaka yapmıyorum. Belki şu an öldü, belki öldürüyorlar' cevabını verdi. Rüstem Gidici’nin aynı gün başına 4 kurşun sıkılmış haldeki cesedi, Gömmetaş Köyü yakınlarında çobanlar tarafından bulundu.

NAZAN DEVLET KORUMASINDA

Jandarma’nın olay yerinde yaptığı incelemede, sol eli yumruk şeklinde kapalı olan Rüstem Gidici’nin güçlükle açılan elinden ‘Nazan-Rüstem’ yazılı evlilik yüzüğü çıktı. Nazan Gidici ise, babası, eski eşi, eski kayınpederi ve eski kayınbiraderi aleyhine ifade vermesi nedeniyle töre cinayetine kurban gidebileceği endişesiyle yetkililer tarafından koruma altına alındı. Cinayetin ardından Vezir Dinar, Mardin’e giderek daha önce kendisiyle birlikte Kulp’ta görev yapan Oğuz Jandarma Karakol Komutanlığı’ndaki Kamil Gündüz adlı astsubay arkadaşına “Diyarbakır’da birini temizledim' diyerek teslim oldu.
Haklarında ‘Ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası’ istemiyle dava açılan sanıklarla ilgili yargılamaya önümüzdeki günlerde başlanacak.

deryatulga
27.04.07, 03:55
Gündem 27.04.2007





http://www.yenisafak.com.tr/resim/bos.gif http://www.yenisafak.com.tr/resim/bos.gif http://www.yenisafak.com.tr/resim/bos.gif Son sözü kızlarıma dokunmayın oldu Berdel olarak istenen 14 yaşındaki Y.K. gözlerinin önünde yaşanan vahşi olayı 'Babam, 'Beni alın kızlarıma karışmayın' dedi. Bu söz üzerine babamı ve dayılarımı öldürdüler' diye anlattı
http://www.yenisafak.com.tr/resim/buyuk/gson2_byk560ca1d555f66263.jpg
MALATYA
Malatya'da, berdel kavgasında ölen 3 kişi toprağa verildi. Vahşette hayatlarını kaybeden Mustafa Katı ile kayınbiraderleri Osman ve Ali Koç, Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopsiden sonra Malatya Şehir Mezarlığı'nda toprağa verildi. Olay esnasında kız kardeşi A. K. ile minibüste olan ve berdel olarak istenen ilköğretim okulu 7. sınıf öğrencisi Y. K. şöyle konuştu: 'Malatya'ya gidiyorduk. Kamyonla yolu kapatmışlardı. Arabanın ön camına kurşun sıktılar. Merminin biri arabadaki küçük çocuğun eline isabet etti. Bizimkilerin hepsi aşağıya indi. Babam yapmayın etmeyin diye yalvardı. Aldırış etmediler.' Şahısların babasını öldürmeden önce bir teklifte bulunduklarını belirten Y. K., olayı şöyle anlattı: 'Kızlardan birisini vereceksin iki gün götürüp gezdireyim, tekrar getireyim, evinde vereyim sana, dedi. Babam, beni alın, kızlarıma karışmayın, dedi. Ondan sonra babamı ve dayılarımı öldürdüler. Onları öldürdükten sonra bize karışmadılar.'
KIZINI OKUTMAK İSTEDİ
Berdel yüzünden gerçekleştiği öne sürülen vahşet iddiaya göre şöyle gelişti: 'Şeyho Tay, 18 yaşındaki kızı Elif Tay'ı Mustafa Katı'nın oğlu ile evlendirirken, karşılığında kendi oğlu Suat Tay'a, Katı'nın kızı Y.K.'yı 'berdel' usulüyle almak için anlaştı. Ancak Katı ailesi, kızlarının küçük olduğunu ve okumak istediğini belirterek, Tay ailesine vermekten vazgeçti. Mustafa Katı, aldığı gelin karşılığında baba Şeyho Tay'a 5 bin YTL başlık parası verdi. Parayı alan Şeyho Tay, kızının karşılığında kız istemekte ısrar etti ve önceki gün Mustafa Katı, Osman Koç ve Ali Koç'u öldürdü.

deryatulga
28.04.07, 05:30
27 Nisan 2007 / Cuma - 13:10

Çifte cinayette kurşunları patron sıktı

Hüseyin TÜCCAR- Bülent CİVANOĞLU/BURSA, (DHA)
BURSA’da, ön camında üzerinde Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığı’na ait forsun çıkarması bulunan otomobilde 52 yaşındaki Ülker Eren ile aynı işyerinde çalışan 40 yaşındaki Erkan Candemir’i başlarından tek kurşunla öldürdüğü ileri sürülen pide salonu sahibi 38 yaşındaki Kadri Göçmen yakalandı. Öldürdüğü iki kişinin de yanında çalıştkığını söyleyen Kadri Göçmen, “Biri dul, diğeri bekardı. El şakası yapıyorlardı. Uyarmama rağmen ısrar edince kızdım. Gece alkol alınca elimi kana buladım'' dedi. YLaralı kaldırıldığı hastanede beyin ölümü gerçekleşen kurbanlardan Erkan Candemir, organ bağışı ihtimaline karşı yakınları gelene kadar makinaya bağlı tutuluyor.
Bursa’da önceki gece saat 01.30 sıralarında meydana gelen olayda, merkez Osmangazi İlçesi’ne bağlı Ulu Cadde'deki Karadeniz Pide Salonu'nun sahibi olduğu söylenen ve daha sonra burada çalıştığı açıklanan Erkan Candemir, başından tek kurşunla vurularak, işyerinin yakınında yol ortasında ağır yaralı olarak bulundu. Ambulansla Bursa Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Candemir, yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı.
Olaydan yaklaşık 8 saat sonra, bu kez Yalova Yolu Uludağ Gazoz Fabrikası eski binası önünde vatandaşlar, park halinde bulunan 06 GM 708 plakalı yeşil renkli Toyota marka otomobilin arka koltuğunda, bir kadının kanlar içinde yattığını görünce polise haber verdiler. Kısa sürede olay yerine gelen polis, üzerinde Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığı’na ait forsun çıkartması yapıştırılan otomobilin arka koltuğunda kanlar içersinde yatan kadının öldürüldüğünü belirledi. Yapılan aramada, üzerinde Ülker Aşçı adına kimlik çıkan kadının, bir dönem Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığı’nda görev yapan ve 13 yıl önce boşandığı emekli Binbaşı Sami Aşçı’ya ait evraklar bulundu.

HAVALANDIRMA BOŞLUĞUNDA YAKALANDI

Her iki olayda aynı tabancanın kullanıldığını belirleyen polis, Erkan Candemir’in vurulmadan önce yaptığı telefon konuşmasıyla ilgili işyerinde çalışanlardan aldığı ifadeden sonra, katil zanlısı olarak evli ve 2 çocuk babası olan Muş doğumlu Kadri Göçmen’i belirledi.
Gün boyunca yapılan aramalardan sonra Göçmen, Kestel’de kaldığı evin çatısında bulunan 1 metrekarelik havalandırmada yakalandı. Kullandığı tabancayı havalandırma boşluğuna atan, kanlı elbiselerini çuval içerisine koyan Göçmen, sorgulanmak üzere Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

SUÇUNU İTİRAF ETTİ

Kadri Göçmen, Karadeniz Pide Salonu’nu bir süre önce, akrabası Bahattin Akar ile 40 bin YTL’si peşin olmak üzere 55 bin YTL’ye satın aldığını söyledi. Yıllar önce yemek işi yaptığı emekli binbaşı Sami Aşçı’nın boşandığı eşi Ülker Eren ile o yıllarda tanıştığını belirten Kadri Göçmen, bir kaç gün önce de Ankara’da yalnız yaşayan Ülker Eren’in çalışmak için yanına geldiğini belirtti. Kestel İlçesi'nde oturduğunu ve Ülker Eren’in geceleri evinde kaldığını anlatan Kadri Göçmen şunları söyledi:
“Erkan’ın gerçek isminin Mustafa Bozdağ olduğunu biliyorum. Bir çok suçtan arandığı için sahte kimlikle dolaşıyordu. Ülker bizim evde kaldığı için onu namusum olarak görüyordum. Erkan ile bir kaç kez el şakası yaptılar. Buna tanık oldum. Uyardım. Ancak resmi veya imam nikahı yapmaları halinde bu tür esprilerine katlanacağımı söyledim. Hatta tekrarlamaları halinde ikisini de öldürmekle tehdit ettim. Buna rağmen olay günü iş çıkışında yine şakalaştılar. Ben Ülker ile eşimin de bulunduğu eve gittim. Alkol aldım. Sonra, Ülker ile birlikte onun arabasına binerek evden ayrıldık. Amacım onları öldürmekti. Alkolün de etkisiyle yolda tartıştığım yanımda oturan Ülker’i kafasına sıktığım tek kurşunla öldürdüm. Sonra otobüs durağında arabayı park ettim. Cesedi arka koltuğa taşıdım. Ardından Karapınar’da boş bir araziye cesedi attım. Eve gidip kanlı elbiselerimi değiştirdim, duş aldım. Bu kez otomobile binip Erkan’ı öldürmek istedim. Ülker’in cesedini tekrar arabaya koydum. Almamın nedeni, kuytu bir yer olduğu için hayvanların parçalamasından endişe ettim. Sonra işyerime gidip, Erkan’ı dışarı çağırdım. Kafasına bir el ateş ettim. Olay yerinden ayrıldım. Bir süre sonra öldüğünü sandığım Erkan’ın cesetini de arabaya koyup, ikisini birlikte Demirtaş Barajı'na atacaktım. Bunun için geri döndüğümde, olay yerinde polisleri ve sağlık ekiplerini gördüm. Ölmediğini anlayıp, uzaklaştım. Sonra aracı Yalova yolunda bırakıp, dolmuşa binerek evime geldim. Yakalanacağımı anladığım için evimizin çatı katında bulunan 1 metrakerelik havalandırmaya gizlendim. Fakat yakalandım. Alkollü olmasıydım, söylediklerimi yapsalardı bu iş olmazdı.''

BEYİN ÖLÜMÜ GERÇEKLEŞTİ ORGAN NAKLİ İÇİN BEKLİYORLAR

Bu arada Kadri Göçmen’in başından vurduğu ve ağır yaralı olarak Bursa Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Erkan Candemir kimlikli kişinin beyin ölümü gerçekleşti. Doktorlar, organ nakli için Candemir’in ailesinin gelmesini bekliyorlar. Polis yaptığı araştırmada Candemir’in ailesine ulaşamadı. Bu kez Mustafa Bozdağ adına kayıtlara bakan polis, 50'den fazla suç kaydı ile karşılaştı. Polis tüm kayıtları araştırıp, yakınlarına ulaşmaya çalışıyor.

CENAZESİ ANKARA’DA TOPRAĞA VERİLECEK

Bu arada boşandığı eşi Ülker'in öldürüldüğünü öğrenince Bursa’ya gelen emekli binbaşı Sami Aşçı’nın poliste bilgi için ifadesi alındı.
Üç çocuk annesi olan eski eşi Ülker'in, kısa süre öncesine kadar kendisiin ödediği nafakayla Ankara’da yaşamını sürdürdüğünü belirten Sami Aşçı’nın, yaşanan gelişmelerden haberdar olmadığını söylediği öğrenildi. Aşçı, eski eşinin Ankara’da toprağa verileceğini belirtti.

SORUŞTURMA DEVAM EDİYOR

Bursa Emniyet Müdürlüğü çifte cinayetle ilgili soruşturmayı sürdürüyor. İfadesi alınan Kadri Göçmen, ‘Kasten adam öldürmek’ suçundan adliyeye çıkartılacak.
Ülker Eren'in cesedinin bulunduğu Ankara plakalı otomobilin de babası Abdurrahman Eren'e ait olduğu, arabanın camındaki çıkartmanın da eski subay eşindan kaldığı belirtildi.

deryatulga
29.06.07, 04:14
Namus canisi cezayı sever! Doç. Dr. Mazhar Bağlı ve ekibi, töre cinayeti işleyenlerle konuştu: İşledikleri cinayetleri şevkle, aşkla anlatıyorlar. A lacakları cezayı umursamıyorlar. Pişman olan çok az
29/06/2007 (3 kişi okudu)
AA - DİYARBAKIR- "Tutuklu ve hükümlüler, cinayetleri işlemeleri durumunda alacakları cezayı biliyor ancak umursamıyor. Onlar için önemli olan namuslarını temizlemek. Töre ve namus cinayeti işleyenler cezaevlerinde çok itibar görüyor. Diğer mahkûmlar onlara çok saygı gösteriyor. Tutuklu ve hükümlüler cinayetleri işlediklerini şevkle, aşkla anlatıyorlar ve yaptıklarını hiç inkâr etmiyorlar."
Bu çarpıcı sözleri Dicle Üniversitesi (DÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Mazhar Bağlı söylüyor. Sekiz kişilik ekibiyle 'Töre ve Namus Adına Cinayeti İşleyen Suçlu ve Zanlıların Sahip Oldukları Toplumsal Değer Yargıları ve Bunların Sosyoekonomik Analizi Projesi' üzerinde çalışan Bağlı, 25 cezaevinde 124 tutuklu ve hükümlüyle görüşmüş. Proje çerçevesinde toplam 45 cezaevi ziyaret edilecek. Özelikle cezası kesinleşenlerin samimi itiraflarda bulunduğunu, hikâyelerini çok rahat anlattıklarını aktaran Bağlı'nın söyledikleri töre cinayetleriyle mücadelenin zorluklarını gösteriyor:
Pişman olmuyorlar: Töre ve namus cinayeti işleyenler arasında pişman olan çok az. Kişisel olarak vicdan azabı çekiyorlar. Ancak toplumsal açıdan vicdanları çok rahat. Çünkü cinayetler toplumsal bir baskı sonucu işleniyor. Görüştüğümüz bir hükümlü, akrabası olan kadını kıtır kıtır kestiğini, torbalara koyarak arabanın bagajında karakola teslim olmaya gittiğini anlattı. Torbalardaki cesetleri gören polis şok yaşamış. Bir kişi de bize ablasını nasıl iple boğduğunu anlattı.
Önce araştırıyorlarmış: Kulaktan dolma bilgilerle cinayetleri işlemediklerini belirtiyorlar. Araştırdıklarını, somut bulgulara ulaştıktan sonra cinayete karar verdiklerini anlatıyorlar. Töre cinayetlerini işleyenler çok ağır bir yükten kurtulduklarına inanıyor.
Eğitimliler de var: Töre ve namus cinayetlerini belli kesime bağlamak doğru değil. Feodal yapıyla bağlantıları olduğunu düşünenler var. Ancak böyle değil. Töre ve namus cinayeti işleyenler arasında üniversite mezunu da var, okuma-yazma bilmeyen de. Çeşitli inanca bağlı kişiler de var.
Erkekler de töre kurbanı: Töre cinayetlerine kurban gidenler sadece kadınlar değil. Kurbanlardan dördünün erkek olduğunu tespit ettik. Bazı kadınlar cinayet işlediği için bazıları azmettirici oldukları için cezaevinde.
Ağır ceza yetmiyor: İtalya'da aşk cinayetlerine ağır cezalar getirildi ve sorun çözüldü. Ancak, Türkiye'de sadece ağır cezalarla bunun önüne geçilemez. Bazı hükümlüler alacakları cezayı bildiklerini, ancak umursamadıklarını anlattı. Toplumsal değer yargılarını, aile ve evlilik biçimlerini araştırmak lazım. Cinayetleri önlemek için toplumsal bilinç oluşturulmalı, cinayetleri işleyenlere karşı toplumsal baskı oluşturulmalıdır."

FundaU
29.06.07, 09:08
(..) ob Laz oder Türke (..)

Wie kommt man auf sowas ???

deryatulga
05.09.07, 14:26
Dili ve penisini kestiler
05 Eylül 2007 Çarşamba 13:57
Yolcu otobüsünden indirilerek kaçırılmıştı. 15 gün sonra Aydın'da bulundu.
İzmir'den Konya'ya gitmek üzere bindiği yolcu otobüsünden, 15 gün önce zorla indirilerek, kaçırılan 38 yaşındaki Halil Karaman, Aydın'ın Sultanhisar İlçesi'ne bağlı Atça Beldesi yakınlarında, dili ve cinsel organı kesildikten sonra, diri diri bir metrelik çukura gömülü olarak bulundu. Karaman'ın namus cinayetine kurban gittiği iddia edildi.

Karaman, iddiaya göre bir süre önce aynı mahallede oturdukları Şırnaklı 23 yaşındaki F.U. ile tanıştı. Karaman, şiddetli geçimsizlik nedeniyle F.U.'nun eşi 27 yaşındaki R.U.'dan boşanmak istediğini, ancak aile baskısı yüzünden dava açamadığını öğrendi.

Bunun üzerine Karaman, F.U.'nun iki çocuğunu da alarak Batman'daki dayısının yanına gitmesine yardımcı oldu. F.U.'nun eşi R.U. ve ailesinin tepkisinden çekinen Karaman, işlerini bırakarak Atça'dan ayrıldı.

R.U. ve yakınları, Karaman'ın izini sürerek, 15 gün önce İzmir'den Konya'ya gitmek üzere otobüse bindiğini belirledi. Karaman'ın bindiği 42 AFD 37 plakalı yolcu otobüsünü Atça Beldesi yakınlarında saat 24.00 sıralarında durduran R.U. ve yakınları, Karaman'ı zorla otobüsten indirip, plakası alınamayan bir araca bindirerek kaçırdı.

Otobüs şoförünün olayı bildirdiği jandarma ekipleri, bölgede çalışma başlattı. Jandarma, önceki gün Karaman'ın kaçırıldığı bölgede bir yerin yeni kazıldığını belirledi. Kazı yapan jandarma ekipleri, Karaman'ın cesedine ulaştı.

Karaman'ın cesedinde, yapılan incelemede dilinin ve cinsel organın kesildiği belirlendi. Karaman'ın cesedi, otopsi yapılma üzere İzmir Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.

Olayın namus cinayeti olabileceği olasılığı üzerinde duran jandarma, sekiz kişiyi gözaltına aldı.

Karaman'ın cesedi, yakınlarının oturduğu Doğanhisar İlçesi'ne götürülerek, dün toprağa verildi. F.U.'nun ise Batman Aile Mahkemesi'nde eşinden boşanmak için dava açtığı öğrenildi.

deryatulga
20.09.07, 05:16
Üç karısını da geneleve sattı
19 Eylül 2007 Çarşamba 20:20
Üç ayrı nikahsız evlilik yaptı. Üçünüde geneleve sattı. Sonra infaz edildi...

Olay Gazipaşa Mahallesi 33 sokakta bugün öğle saatlerinde meydana geldi. İddiaya göre, Aynur ve Fatma adında 2 kadınla nikahsız birliktelik yaşayan Ali Ünal, 10 yıl önce de üçüncü olarak Gülistan Şahin ile nikahsız evlendi.

Ünal, İzmir'e götürdüğü 3 eşini de iddiaya göre randevuevinde çalıştırmaya başladı. Ali Ünal bu arada 3'üncü eşi Gülistan Şahin'in kızkardeşi 22 yaşındaki Bahar Şahin'i, ilk eşi Aynur'un birinci evliliğinden dünyaya getirdiği Hakan ile yine nikahsız olarak evlendirdi. Telli duvaklı düğünle evlenen Bahar, söz verildiği halde bir ay geçmesine rağmen eşinin nikah yapmamasına sinirlenip, Adana'ya baba evine döndü.

"BU BACIMI DA MI SATACAKSIN"

Bahar Şahin'i evine geri getirmek isteyen Ali Ünal, ilk iki eşi Fatma ile Aynur'u da yanına alarak İzmir'den Adana'ya geldi. Konuşmak için kayınpederi Turaç ve kayınbiraderi Yusuf Şahin'in yaşadığı Gazipaşa Mahallesi 33 sokaktaki eve gelen Ali Ünal ve eşlerini, 5 ay önce vatani görevini yerine getirdiği birliğinden firar eden Yusuf Şahin içeriye aldı.

"Siz oturun ben ekmek alıp geleyim" dedikten sonra salona çıkan Yusuf Şahin, bir süre sonra tekrar odaya girdi. Belinden çıkardığı ruhsatsız tabancayı Ali Ünal'a doğrultan Yusuf Şahin, "Ablamı geneleve sattın, bu bacımı da mı satacaksın lan" diye bağırdıktan sonra ateş etmeye başladı. Tabancasını 7 kez ateşleyen Yusuf Şahin, evde bulunanların şaşkın bakışları arasında, olay yerinden kaçtı.

Ağır yaralı olarak Özel Başkent Üniversitesi Seyhan Hastanesi'ne kaldırılan Ali Ünal, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Polis olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

deryatulga
20.09.07, 09:16
Namus cinayetinde 20 yıl hapise teşekkür

http://www.radikal.com.tr/veriler/2007/09/20/cese.gif Cesedi buzdolabından çıktı.
20/09/2007 (132 kişi okudu)
DHA - İZMİR - Türkiye'de geçen yılın en çok konuşulan cinayetlerinden biri, 20 yıl hapisle bitti. Eşini kabloyla boğup öldüren ve cesedini buzdolabında saklayan Şakir Er, önce ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm oldu. Cinayeti 'haksız tahrik' altında işlediği gerekçesiyle ceza 24 yıla, iyi hal nedeniyle de 20 yıla indirildi. Er, karar sonrası mahkeme heyetine teşekkür ederken öldürülen Alev Er'in annesi Şener Türkdoğmuş, "Benim kızım toprakta çürüyor. Katili elini kolunu sallaya sallaya 10 yıl sonra çıkacak" diye ağladı.
Cinayet, beş yıl önce karıştığı kavga nedeniyle dört aylık hapis cezası alan Şakir Er'in 3 Eylül 2006 günü Gelibolu'da tesadüfen yakalanmasıyla ortaya çıktı. Paniğe kapılan Er, gözaltındayken eşini öldürdüğünü
itiraf etti. Çiftin Urla'daki evine giden polis, güzelliğinden dolayı çevresinde 'Manken Alev' denilen 38 yaşındaki Alev Er'in cesedini buzdolabında buldu.
Doğum kontrol hapı, bir de piercing
Er, "18 yaşımdan beri birlikteydik. Hem çok seviyordum hem de çok kıskanıyordum ama o bana ihanet etti. 45 gün önce eşimle oğlumu tatil için Gelibolu'ya gönderdim. Bu arada, kulağıma başka erkeklerle birlikte olduğuna dair söylentiler geldi. Arayıp Urla'ya gelmesini istedim. Oğlumu bırakıp geldi. Eşyaları toplarken doğum kontrol hapı gördüm. Göbeğinde de yara bandı vardı. Merakla bandı kaldırınca piercing için delik açtırdığını gördüm. Cep telefonunda başka erkeklerden gelen mesajları görünce olan oldu. Namusumu temizledim. Şimdi çok pişmanım" dedi.
Çiftin çocuğu 17 yaşındaki E.A.E'yse karara isyan etti: "Benim annem namusluydu. Cinayetin nedeni sadece para. Annemin doğum kontrol hapı kullandığını biliyor, zaten kendisi eczaneden alıyordu. Ondan nefret ediyorum. O artık benim babam değil."

deryatulga
03.11.07, 18:34
Trafik kazasına rekor ceza: 116 yıl

03/11/2007 (137 kişi okudu) DHA - KIRIKKALE - Zincirleme trafik kazasında yanarak ve parçalanarak ölen altı kişiyi 'kasten öldürmek'ten yargılanan Erdoğan Zenger ile oğlu Kenan Zenger, dörder kez ömür boyu, ikişer kez de ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm edildi. Mahkemedeki iyi halleri dikkate alınarak Erdoğan Zenger'in cezası 116 yıl sekiz aya, oğlunun cezasıysa 58 yıl dört aya düşürüldü.
Zenger ve Koray aileleri arasındaki husumetten kaynaklanan korkunç 'kaza' 1 Şubat 2007 tarihinde, Kırıkkale-Samsun karayolunda meydana gelmişti. Olay günü yaşanan kavga sonrası Koray ailesinin fertleri bir minibüse binerek kaçtı, Erdoğan Zenger ve oğluysa onu kovaladı. Otomobilden minübüse av tüfeğiyle ateş de açıldığı belirtildi. Erdoğan Zenger'in yönetimindeki otomobil Koray ailesinin minübüsüne arkadan çarptı, karşı şeride geçip kamyonun altında 20 metre sürüklenen minübüste Zenger'in damadı Erdal Koray da dahil dört kişi ve kamyon şoförü yanarak, otomobildeki Zenger'in eşi Nazife'yse parçalanarak öldü.

Atahan
12.11.07, 15:45
15 yaşındaki kıza 11 kişi tecavüz etti


MİDYAT(Mardin), (DHA)

MARDİN'in Midyat İlçesi'nde evinden kaçtığı belirtilen 15 yaşındaki R.B. adlı kızı 3 gün alıkoyarak tecavüz ettiği öne sürülen 11 kişi gözaltına alındı. Zanlılar adliyeye sevkedilirken, R.B., Mardin Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından koruma altına alındı.
Midyat İlçesi'nde yaşayan R.B., 1 hafta önce ailesine kızarak evinden kaçtı. Aile, kızlarının eve dönmemesi üzerine polise başvurup yardım isteyince, Midyat Emniyet Müdürlüğü ekipleri R.B.'yi akşam saatlerinde ilçede gezerken buldu. Polis merkezine götürülen R.B. kendisine 11 kişinin 3 gün boyunca tecavüz ettiğini daha sonra serbest bıraktığını söyledi. R.B.'nin zorla alıkonularak fuhşa sürüklendiğini tespit eden polis, kızın ifadeleri üzerine O.U., H.S., S.K., R.A., E.A., R.D., M.K., B.U., H.I., A.K., Ş.A.'yı gözaltına aldı.
Polisteki soruşturmaları tamamlanan 11 zanlı Cumhuriyet Savcılığı'na sevkedildi. Üç gün boyunca 11 kişinin tecavüzüne uğradığı anlatan R.B., Mardin Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından koruma altına alındı.



Bu Hayvanlari Kuzey Iraka sürmek lazim...

Yakamoz
12.11.07, 15:54
Bu Hayvanlari Kuzey Iraka sürmek lazim...

Das scheint der neue Trend als Bestrafung der Superlative zu sein....

deryatulga
08.04.08, 00:50
Tarsus'ta 5 kişi silahla öldürüldü 7 Nisan 2008


Tolunay DUMAN/TARSUS (Mersin), (DHA)



DİYARBAKIR'da 20 yıl önce başlayan kan davasında geçen yıl otomobilde vurularak öldürülen 26 yaşındaki Ömer İnce'nin ağabeyleri ve amcasının çocukları 4 kişi, Mersin'in Tarsus İlçesi'nde saldırıyı gerçekleştiren kişilerin akrabalarından 5 kişiyi kurşunlayarak öldürdü.


Olay yerinden görüntüler...

İddiaya göre, kan davasından kaçmak için uzun bir süre önce Diyarbakır'ın Meşe Bağları Köyü'nden Mersin'in Tarsus İlçesi'ne gelen Ahmet, İzzettin, Mahmut, Bahri ve Abidin İkilik kardeşler, aileleriyle birlikte Fahrettin Paşa Mahallesi'ne yerleşti. Kardeşler burada yaşamlarını sürdürürken kan davalılarından Ömer İnce ile kardeşi 22 yaşındaki Sabri İnce de bir yakınlarıyla buluşmak için 9 Şubat 2007'de Tarsus'a geldi. İnce kardeşler, arkadaşları 24 yaşındaki Sinem Zoroğlu'nu tren istasyonundan aldıkları sırada 33 N 4471 plakalı otomobillerinin içinde Mehmet, Hilmi ve Mahmut Zeren kardeşlerin silahlı saldırısına uğradı. Olayda, Ömer İnce yaşamını yitirirken Sabri İnce ile yanlarında bulunan akrabaları 24 yaşındaki Sinem Zoroğlu yaralandı. Zanlılar yakalanıp tutuklandı.

ÇAY BAHÇESİNDE KATLİAM


Ömer İnce'nin ağabeyleri Mevlüt, Resul, Mehmet İnce ile akrabaları Kazım İlten, tutuklu bulunan Zeren kardeşlerin dayı çocukları olan ve kardeşlerinin ölümünden sorumlu tutukları kişileri infaz etmek için Tarsus'a geldi. Saat 14.00 sıralarında, bellerinde silahları ile Şehit Kerim Mahallesi'nde eski buğday pazarının bulunduğu yerdeki kahvehanenin bahçesinde oturan Ahmet, İzzettin, Mahmut, Bahri İkilik kardeşlerin yanına sokulan 3 saldırgan aynı anda 4 kardeşi çapraz ateşle başlarından kurşunlayarak öldürdü. Zincirleme katliam olarak planlandığı anlaşılan cinayetler serisinde, aynı dakikalarda Fahrettin Paşa Mahallesi'ndeki evinden çıkan Abidin İkilik ise Abdi İpekçi Caddesi'nde kardeşlerden biri tarafından sokak ortasında kurşunlanarak öldürüldü.

Kahvehane kan gölüne dönerken, herkesin gözü önünde katliam yapan saldırganlar olay yerinin yakında bulunan Merkez Karakolu'na giderek silahlarıyla teslim oldu.

50 METRE UZAKLIKTA AKAYYABI BOYUYORDU

Kan davası katliamına kurban olan babası Bahri İkilik’in cesedine sarılarak gözyaşı döken oğlu 12 yaşındaki Vedat İkilik’in, olay yerine 50 metre uzaklıktaki Abacı İşhanı’nda ayakkabı boyacılığı yaptığı, silah sesleri üzerine olay yerine gittiğinde babasının cansız bedeni ile karşılaştığı anlaşıldı. Babasına sarılırken yüzüne de kan bulaşan Vedat İkilik’in körpe çağında yaşadığı travmanın izlerini silmek için psikologlara iş düşerken, kan davalarının en olumsuz yanlarından biri daha Tarsus’ta yaşanmış oldu.


KAYMAKAM: KAN DAVASI

Mersin'in Tarsus ilçesinde, çay bahçesinde otururken silahlı saldırıda öldürülen 4 kişi ile sokakta yürürken vurulan 5. kişinin kimlikleri belirlendi.

Kaymakam Abdulhamit Erguvan'dan alınan bilgiye göre, saldırganların, Şehit Kerim Mahallesi'ndeki çay bahçesinde otururken tabancayla ateş ederek Ahmet (19), İzzettin (42) ve Bahri İkilik'i (55) ve kısa süreli takipte Abdi İpekçi Caddesi'nde de Mahmut İkilik'i öldürdüler.

Erguvan, tabancalarla teslim olan, hasım aileden R.İ. (14) ve M.İ'nin (17) ifadeleri doğrultusunda, ekiplerin düzenledikleri operasyonlarla olayla ilgisi bulundukları belirlenen Mevlut İ. (53) ve Kasım İ'nin (42) de gözaltına alındıklarını bildirdi.

Kaymakam Erguvan, zanlıların verdiği bsilgi doğrultusunda olayla bağlantılı olarak Fahrettin Paşa Mahallesi'nde de çay bahçesinde öldürülenlerin akrabası Abidin İkilik'i (39) öldürdüklerinin tespit edildiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

“Her iki aile de Diyarbakır'ın Hazro ilçesi nüfusuna kayıtlı ve Tarsus ilçesinde yaşıyor. Olayın kan davasından gerçekleştirildiği netleşti. Geçen yıl yaşanan cinayet ile bugünkü olay birbirini takip eden üzücü bir kan davası. Olayla ilgili 1 kişinin yakalanmasına çalışılıyor.”

Erguvan, ayrıca, öldürülen Mahmut İyilik'in cesedine sarılan ve oğlu olduğu öğrenilen çocuğa ulaşıp, psikolojik tedavi için girişimlere başlayacaklarını kaydetti.

Bu arada, cesetler, olay yerindeki incelemelerin ardından 70. Yıl Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Olayı duyan İkilik ailesinin yakınları hastaneye akın etti. Aile bireyleri, kan davası ve töreye lanetler yağdırdılar.

Hastane çevresinde Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri aldığı görüldü.

İki aile arasındaki hasımlık, Diyarbakır'da kız kaçırma meselesinden başladı ve İkilik ailesi bu nedenle yaklaşık 10 yıl önce Tarsus'a göç etti. Ardından, hasım aile de aynı şekilde Tarsus'a gelerek yerleşti. Ancak, 9 Şubat 2007 tarihinde, Tarsus Tren Garı yakınındaki, 16-18 yaşlarındaki 2 kişinin 33 N 4471 plakalı otomobile yönelik, Ömer İ'nin (20) öldüğü, ağabeyi Sabri İ. (26) ile misafirliğe gelen kız arkadaşı Sinem Z'nin yaralandığı saldırısının ardından aileler arasında hasımlık yeniden başladı.

verda
08.04.08, 08:47
Tarsus'ta 5 kişi silahla öldürüldü

7 Nisan 2008

Tolunay DUMAN/TARSUS (Mersin), (DHA)

DİYARBAKIR'da 20 yıl önce başlayan kan davasında geçen yıl otomobilde vurularak öldürülen 26 yaşındaki Ömer İnce'nin ağabeyleri ve amcasının çocukları 4 kişi, Mersin'in Tarsus İlçesi'nde saldırıyı gerçekleştiren kişilerin akrabalarından 5 kişiyi kurşunlayarak öldürdü.

Bu arada, cesetler, olay yerindeki incelemelerin ardından 70. Yıl Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Olayı duyan İkilik ailesinin yakınları hastaneye akın etti. Aile bireyleri, kan davası ve töreye lanetler yağdırdılar.


aile bireyleri kan davasi ve töreye lanet yagdiracagina, 20 seneden beri barismak icin neden bir caba göstermemisler?
kan davasi vahsetinden ne zaman vaz gececegiz??? :gewalt:

deryatulga
10.04.08, 02:50
Kan davalısına camide yakalandı


İzmir'de akşam namazı sonrası camide Kur'an-ı Kerim okuyan İbrahim Daşkın (28), tabancayla ensesinden vurularak öldürüldü. İnşaatta çalıştığı öğrenilen Daşkın'ın 6 ay önce memleketi Kars'tan 'kan davası' nedeniyle kaçtığı öğrenildi. Ailesi, İbrahim Daşkın'ın kan davalıları tarafından öldürüldüğünü ileri sürdü.




İzmir'in Bornova ilçesi Çamdibi semtinde oturan, Kars'ın Sarıkamış ilçesi doğumlu inşaat işçisi İbrahim Daşkın, önceki gün akşam namazından bir süre önce Taşköprü Camii'ne geldi. Camide tek başına olan Daşkın, namaz vaktinin girmesine kadar Kur'an-ı Kerim'lerden birini alarak Yasin Sûresi'ni okumaya başladı. Bu sırada camiye giren kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişilerce ensesinden silahla bir el ateş edilerek vuruldu. Silah sesi duyulmaması nedeniyle fark edilemeyen zanlı ya da zanlılar, olay yerinden kaçmayı başardı. Akşam namazı için camiye gelen vatandaşlardan Behçet Gülle, Daşkın'ı yerde yatar vaziyette buldu. İlk önce uyuduğunu sanan Gülle, Daşkın'ın yanına yaklaşınca kanlar içinde yattığını gördü ve nabzını kontrol ederek, sağlık ekipleri ve polise haber verdi. Sağlık ekipleri kısa sürede olay yerine gelerek, kalbi duran Daşkın'ı masaj yaparak tekrar hayata döndürmeyi başardı. Ambulansla Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan Daşkın, yolda hayatını kaybetti.

İbrahim Daşkın ailesinin, P. ailesi ile 50 yıllık kan davalarının olduğu, babası Servet Daşkın'ın da o aileden iki kişiyi öldürdüğü ve cezaevinde olduğu bildirildi. Daşkın'ın yakınları polise verdikleri ifadelerinde olayın kan davalıları tarafından yapılmış olabileceğini iddia etti. Polis, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatırken, caminin giriş kapısını gösteren bir işyerinin güvenlik kameralarının kayıtlarını incelemeye aldı. Camide yapılan incelemede de 1 adet boş kovan bulunduğu öğrenildi.

Olayla ilgili soruşturmayı sürdüren Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, İbrahim Daşkın'ın çalıştığı inşaatlarda kaldığını belirleyerek, birlikte yaşadığı kişilerin ifadelerine başvurdu. Arkadaşları, Daşkın'ın 'kan davası' nedeniyle 6 ay önce Kars'taki köyünden İzmir'e gelerek inşaatlarda çalışmaya başladığını, kimseyle sorununun olmadığını ve 'kan davalıları' tarafından öldürüldüğünü iddia etti. İzmir Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsinin ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü'ne teslim edilen Daşkın'ın cenazesinin, toprağa verilmek üzere Kars'a gönderileceği öğrenildi.

Özdemir Özkan

polatinum
10.04.08, 03:00
İzmir'de akşam namazı sonrası camide Kur'an-ı Kerim okuyan İbrahim Daşkın (28), tabancayla ensesinden vurularak öldürüldü.


Nasil olabilir böyle sey ya. Ne aci.

deryatulga
17.04.08, 23:50
Şanlıurfa'da çatışma: 5 ölü 17 Nisan 2008


Hasan KIRMIZITAŞ- Ali LEYLAK- Ömer PINAR/ŞANLIURFA, (DHA)



ŞANLIURFA’nın merkeze bağlı Düğer ve Bahçeli köylerinde oturan aynı aşiret mensupları arasında arazi anlaşmazlığı ve tarla sulama suyu yüzünden çıkan kavga, uzun namlulu silahların da kullanıldığı çatışmaya dönüştü. Çatışmada 5 kardeş öldürülürken 1 akrabaları da ağır yaralandı. Katliama dönen çatışmayla ilgili Bahçeli Köyü Muhtarı Yakup Karakeçili ile kardeşi Mehmet Reşat Karakeçili aranıyor.


Bahçeli ile Düğer köyleri arasındaki bir noktada bugün saat 15.00 sıralarında Karakeçi Aşireti’ne mensup olan köylüler arasında tarla sulama suyu ve arazi anlaşmazlığı yüzünden tartışma çıktı. Daha önceden de bu konuda kavga ettikleri belirtilen köylülerin tartışması kısa sürede silahlı kavgaya dönüştü. Uzun namlulu silahların da kullanıldığı çatışmada Nezir (30), Ahmet (45), İbrahim Ali (55) ve Abdurrahman Karakeçili (40) kardeşler olay yerinde, diğer kardeş Mahmut Karakeçili (35) ise götürüldüğü Şanlıurfa Devlet Hastanesi’nde öldü. Çatışmada yaralanan ve 5 kardeşin akrabası olduğu belirlenen Cengiz Karakeçeli (27) ise Devlet Hastanesi’nde tedavisi sürüyor.

Olayın meydana geldiği arazideki 4 ceset jandarma tarafından güvenlik çemberine alındı. Ölenlerin yakınında 2 tabanca ile aralarında uzun namlulu silahlara ait çok sayıda boş kovan bulundu. Jandarma burada incelemesini sürdürürken, her iki köyde de geniş güvenlik önlemi alındı. İl Jandarma Komutanı Albay Fahri Cici de olay yerine gelerek incelemeye katılıp bilgi aldı. Cesetler, incelemenin ardından otopsi için Şanlıurfa Devlet Hastanesi’ne götürüldü.

Yapılan inceleme sonunda ölen 5 kardeşin olay yerine 34 EM 3207 ve 06 AH 0906 plakalı otomobillerle geldikleri, ölenlerden birinin cesetinin de araç içinde bulunduğu belirtildi.

2 KARDEŞ ARANIYOR

İki farklı köyde oturan ve Karakeçili Aşireti’ne mensup olduğu belirlenen 5 kardeşin katil zanlısı olarak, aynı zamanda akrabaları olan Bahçeli Köyü Muhtarı Yakup Karakeçili ile kardeşi Mehmet Reşat Karakeçeli’nin de arandığı bildirildi.

deryatulga
15.05.08, 21:23
15/05/2008
Van'da namus gerekçesiyle işlenen cinayetle başlayan kan davasından muzdarip bir aile savcılığa suç duyurusunda bulundu: Peşimizi bırakmak için 14 yaşımda kızımı ve 100 bin YTL istiyorlar

OSMAN BEKLEYEN/MURAT ÇAĞLAR



VAN - Çaldıran ilçesinde bir kişi, aralarındakan davası bulunan ailenin, barışmak için 14 yaşındaki kızını istedikleri iddiasıyla Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Van'ın Alikelle Köyü’nde yedi yıl önce önce kendisini aldattığı gerekçesiyle eşi Fatma Boztaş'ı öldürüp hapse atılan ve 2 yıl cezaevinde kaldıktan sonra tahliye olan Abdulbari Boztaş, 7 ay önce de o dönem eşiyle ilişkisi olduğunu iddia ettiği Kutbettin Keleş’i öldürdü. Bu cinayetin ardından Keleş ve Boztaş aileleri arasında kan davası başladı. İddiaya göre Keleş ailesi Boztaş ailesine, kan davasının barışla bitmesi için şartlar öne sürüp tehditler savurdu. Köyde yaşayan Abdulbari Boztaş’ın kardeşi Mehmet Boztaş, Keleş ailesinin kendisinden 100 bin YTL kan parası ve 14 yaşındaki kızını istediğini, ayrıca arazilerini bırakarak köyü terk etmeleri yönünde baskı yaptıklarını öne sürdü.



'Köyü terk etmemizi istiyorlar'

Keleş ailesinin köyde kendilerine baskı kurduğunu ve sürekli tehdit ettiğin öne süren Mehmet Boztaş, korku içinde yaşadıklarını belirterek, can güvenliklerinin olmadığı gerekçesiyle Çaldıran Savcılığı’na başvurdu. 12 çocuğu olan Mehmet Boztaş, eşi ve 7 çocuğu ile birlikte geldiği Çaldıran Adliyesi’nde Savcılığa suç duyurusunda bulundu. Mehmet Boztaş, “Kardeşim namusunu temizlemiştir. Ancak Keleş ailesi olayın kan davası olduğunu belirterek, kan parası olarak 100 bin YTL ve 14 yaşındaki kızımı istiyor. Ayrıca 130 bin metrekare arazimi bırakıp köyü terketmemiz için baskı yapıyor. Sürekli ölüm tehtidi alıyoruz. Gidecek başka yerimiz yok. Ben de savcılığa suç duyurusunda bulunmak zorunda kaldım” diye konuştu



Kaymakam: Barış sağlanacak

İlçe Kaymakamı Yemen Bayrak, yaşanan sorundan bilgilerinin olduğunu söyledi. Kaymakam Bayrak, en kısa zamanda köye gidip barışın nasıl sağlanacağını görüşeceklerini ve kan davasının son bulması için gerekeni yapacaklarını belirtti. (dha)