Archiv verlassen und diese Seite im Standarddesign anzeigen : KKTC'de 'üstgeçit' krizi
KKTC'de 'üstgeçit' krizi
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın, Lefkoşa'daki Lokmacı kapısında bulunan üstgeçidi yıktırma kararına askerlerin karşı çıkması üzerine istifa etmeyi düşündüğü iddia edildi
SEFA KARAHASAN Lefkoşa ANKARA Milliyet
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın, Lefkoşa'daki Lokmacı kapısında bulunan ve Rumların, 'kapının açılmasına engel oluyor' diyerek varlığına karşı çıktığı üstgeçidi yıktırma kararı, askerlerle arasında krize neden oldu. Talat'ın, yıkım kararından hoşnutsuzluk duyduğu iddia edilen Türk Silahlı Kuvvetleri'ne, "Üstgeçit kaldırılmazsa istifa ederim" mesajını gönderdiği öne sürüldü.
Askerlerle karşı karşıya gelmek istemeyen Talat'ın Başbakan Erdoğan'la görüşmek için apar topar Türkiye'ye gelmek zorunda kaldığı iddia edildi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'le bir araya gelen Talat, Lokmacı konusunda Türkiye ile KKTC'nin görüşleri arasında fark bulunmadığını söyledi. Talat'a yakın biri olarak bilinen Kıbrıs Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Başaran Düzgün ise gelişmeleri köşe yazısına, "Talat istifa edecek" şeklinde yansıttı.
Muhalefet karşı
Talat, üstgeçidin yılbaşından sonra yıkılacağını açıklamıştı. Ancak, bu açıklama Rumları da tatmin etmedi. Rumlar, barikatın Güney Kıbrıs bölümünün kaldırılması için yeni şartlar öne sürdü. Rum lider Tasos Papadopulos, üstgeçidin etrafında devriye gezen askerlerle, sembollerin (KKTC ve Türkiye bayrakları) kaldırılmasını istedi.
Muhalefetteki Ulusal Birlik Partisi (UBP) ve Demokrat Parti (DP), 'Üstgeçidin yıkılması Rumlara taviz vermektir' diyerek, karara tepki gösteriyor. KKTC hükümet kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Lokmacı konusunda bir koordinasyon kurulu oluşturuldu. Kurulun aralık sonundaki toplantısına Talat, Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu ile sivil ve askeri yetkililer katıldı. Talat, üstgeçidin yıkılmasının Türk tarafı açısından faydalı olacağını söyledi. "Siz bilirsiniz" karşılığını veren askeri yetkililer, ancak üstgeçidin kaldırılmasını onaylamadıklarını kaydetti.
Talat, bu görüşmelerin ardından 27 Aralık 2006'da Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Mehmet Eröz'le birlikte Lokmacı'da incelemelerde bulundu. 28 Aralık'ta "Talat kaldırılmasına karar verdi" açıklaması yapan cumhurbaşkanlığı, üstgeçidin en kısa sürede yıkılacağın bildirdi. Ancak askeri kanadın, kararı, "Rumların istekleri karşısında geri adım" olarak değerlendirdiği öğrenildi.
Askeri yetkililer, yıkıma karşı engeller çıkarınca, konu Genelkurmay'a iletildi. Başbakan Erdoğan'ı arayan Talat sıkıntıyı aktardı. Erdoğan da Talat'ı Türkiye'ye davet etti. Talat'ın ziyareti basına, "Ankara'da Kıbrıs konusunda görüşmelerde bulunacak" şeklinde açıklandı.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile Talat'ın dün Genelkurmay karargâhında yaptığı görüşmeye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de katıldı.
Bu arada görüşmede gerginlik yaşandığı, Talat'ın bir açıklama yapmadan Ankara'dan ayrılacağı iddiası kulislere yansıdı.
'İstifa zayıflık olur'
Ardından Dışişleri Bakanlığı'na giden Talat, Gül'le baş başa uzun süren bir görüşme yaptı. Ankara'dan ayrılmadan önce gazetecilerin sorularını yanıtlayan Talat, Lokmacı konusunun Genelkurmay'da gündeme gelmediğini, Dışişleri Bakanlığı'nda ele alındığını belirterek, "Hem nezaket ziyareti, hem genel bir görüşme çerçevesinde görüştük. Esas siyasi değerlendirmeyi Dışişleri'nde yaptık" diye konuştu.
Talat, "Üstgeçidin kaldırılması kararının kendileri açısından hâlâ geçerli olduğunu" belirtti. Akşam saatlerinde Lefkoşa'ya dönen Talat, burada yaptığı açıklamada, Lokmacı barikatındaki üstgeçidin kaldırılacağını ifade etti. Talat, istifanın da zayıflık olacağını söyledi.
www.milliyet.com.tr
-------------------
Tam bir komedi. Düsün, Kibrisin secilmis cumhurbaskani, askerin üst gecit konusundaki tutumundan dolayi istifa ediyor. Eger bu konu Avrupa gazetelerine yansirsa görün o zaman. Türk ordusu orada Kibris Türklerini koruyor seklindeki argümanlara kimse bir daha inanmaz. Insallah böyle bir gelisme olmaz.
Genelkurmay'dan "KKTC'deki Lokmacı Kapısı" açıklaması
Genelkurmay Başkanlığı, askeri yasak bölge konumunda bulunan ve KKTC Anayasasının geçici 10'uncu maddesi gereği Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) kontrolünde olan Lokmacı Kapısı'na ilişkin Genelkurmay Başkanlığının görüşlerinin daha önce hükümet yetkililerine iletildiğini, dün de KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'a ayrıntılı olarak açıklandığını bildirdi.
Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada, 5 Ocak 2007 tarihinde (dün) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ile beraber Genelkurmay Başkanlığını ziyaret ettiği belirtilerek, ziyaret sonrasında, basın ve yayın organlarında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde halen kapalı bulunan Lokmacı Kapısı ile ilgili haber ve yorumların yer aldığı kaydedildi.
Askeri yasak bölge konumunda bulunan ve KKTC Anayasasının geçici 10'uncu maddesi gereği Türk Silahlı Kuvvetlerinin kontrolünde olan Lokmacı Kapısı'na ilişkin Genelkurmay Başkanlığının görüşlerinin daha önce, talepleri üzerine Hükümet yetkililerine iletildiği bildirilen açıklamada, şöyle denildi:
''Hükümet yetkililerine iletilen bu görüşler, 5 Ocak 2007 tarihinde 09.30-11.20 saatleri arasında gerçekleşen Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın Genelkurmay Başkanlığı ziyareti sırasında kendisine ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
6 Ocak 2007 tarihli basın ve yayın organlarında konuya ilişkin yer alan haberler basına yanlış yansımış veya yansıtılmıştır.''
www.milliyet.com.tr
Kepazelik! Tam bir kepazelik! Sen gel baska ülkenin emirlerini önle! Yok daha neler. Talat yanlis bir sey yapiyorsa yapiyor, birakin kendi yanlislarini KKTC'liler kendileri yapsinlar, askere ne bundan, her seye karismasin. Duyanda KKTC'yi asker yönetiyor, Cumhurbaskani askerden izin aliyor sanacak. Talatin istedigi su, kibrisi birseytirmek, yani Erdogan Nr.2!
Erdogan Avrupa birligine girmek icin AB nin her istedigini yapiyorsa, Talatda rumlarin her istedigini yerine getiriyor! Rum Cumhurbaskani köprüyü kaldirin, bir ozaman kapiyi acariz dedi. Sonra bakti bu türkler gercekten yikacak köprüyü, basladi papadopoulos yine ötmeye. Yok efendim semboller kalcakak, falan filan. Bukadar serefsiz olunmaz yani ha! Erkeksen sönünde dur, kadin gibi kivirtma!
SultanOfBytez
07.01.07, 12:08
http://www.milliyet.com.tr/sabitimg/06/gazete/yazar/ic/k_bila.gifOrgeneral Büyükanıt: Adımlar eşzamanlı atılmalı
Genelkurmay Başkanlığı'ndan dün yapılan yazılı açıklama KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat açısından "sıkıntılı" bir durum yarattı.
Ankara'ya ani bir ziyaret yaparak Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'le birlikte Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'ı ziyaret eden Talat, Lefkoşa'daki "Lokmacı üstgeçidinin kaldırılması" konusunun gündeme gelmediğini söylemişti.
Oysa, Genelkurmay Başkanlığı'nın dün yaptığı açıklamada, Lokmacı kapısı konusunun gündeme geldiği, Genelkurmay'ın daha önce hükümete de iletilen görüşünün Talat'a da ayrıntılı biçimde anlatıldığı belirtildi.
"Sıkıntı" iki yönlü:
1- Talat'ın 'gündeme gelmedi' dediği konunun ayrıntılı biçimde gündeme geldiğinin belirtilmesi,
2- Genelkurmay'ın Kıbrıs'ta Türk tarafının karşılıksız, tek taraflı adım atmasına karşı olduğunun anlaşılması.
'Hükümete iletmiştik'
Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt, dün bu konudaki sorularımı yanıtlarken duruma açıklık getirdi.
Org. Büyükanıt, "Lokmacı Kapısı"nın açılması konusunda şu değerlendirmeyi yaptı:
"Lokmacı Kapısı'nın açılması bizim açımızdan bir sorun değil. Ancak bu tür adımların eşzamanlı atılması gerekir. Bu tür, iki halk için de hayatı kolaylaştıracak adımların atılması ulusal programda da var. Bu açıdan bir sorun yok, ama bu adımların eşzamanlı olması gerekiyor. Oysa, bugün bir eşzamanlılık söz konusu değil. Daha önce bu konuda bizim görüşümüz sorulduğunda hükümet yetkililerine görüşümüzü bu şekilde iletmiştik. Önceki gün Genelkurmay'a yapılan ziyaret sırasında da bu görüş yine aktarıldı."
'O zaman ziyaret niye yapıldı?'
Org. Büyükanıt, Gül ve Talat'ın ziyaretinde konu bu şekilde gündeme geldiği halde, dün basına "gündeme gelmediği, herhangi bir görüş ayrılığı olmadığı" biçiminde yansıyınca açıklama yapma ihtiyacı duyduklarını söyledi ve şöyle devam etti:
"Ziyaret talebi bana bizim hükümet üzerinden geldi. Ben de 'buyursunlar' dedim. Eğer bu konu gündeme gelmediyse o zaman bu ziyaret neden yapıldı? Bizim hangi konuda görüşümüz soruldu? Konu basına böyle yansıyınca dünkü açıklamanın yapılması ihtiyacı doğdu."
'Sorumluluk Silahlı Kuvvetler'de'
Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt, Lokmacı Kapısı bölgesiyle ilgili "yetki-sorumluluk" tartışmalarına ilişkin sorumu yanıtlarken de şu bilgiyi verdi:
"O bölge askeri, yasak bölge. KKTC Anayasası'nın geçici 10. maddesine göre de bu bölgenin sorumluluğu Silahlı Kuvvetler'de. Anayasa askerin sorumluluğuna vermiş. O bakımdan bir yetki tartışması söz konusu olmamalı. Söylediğim gibi kapının açılmasının bir sakıncası yok, ancak adımların karşılıklı, eşzamanlı olması gerekir."
İkinci şerh
Org. Büyükanıt'ın, Lokmacı Kapısı'yla ilgili değerlendirmeleri Kıbrıs konusunda düştüğü ikinci bir şerh niteliğinde. Genelkurmay Başkanı, Türkiye'nin bir liman ve bir havaalanını Rum gemi ve uçaklarına açma önerisini televizyondan öğrendiğini, bu konuda TSK'nın görüşünün alınmadığını açıklayarak, Kıbrıs konusunda bir şerhi kayda geçirmişti.
Org. Büyükanıt, Lokmacı Kapısı'yla ilgili açıklamasıyla Kıbrıs konusunda bir şerh daha düşmüş oldu.
Kara Kuvvetleri Komutanı Org. İlker Başbuğ, görevi devralırken önümüzdeki dönemde, TSK'nın görüşlerini anayasal ve yasal zeminlerde dile getireceğini, gerekli gördüğünde ise bu görüşlerini kamuoyuyla da paylaşacağını açıklamıştı.
Org. Büyükanıt'ın konuşmaları ve Genelkurmay'dan yapılan yazılı açıklamalar bu kararın uygulamaya geçirildiğini gösteriyor.
fbila@milliyet.com.tr (fbila@milliyet.com.tr)
SultanOfBytez
07.01.07, 12:17
ANLADIGIM KADAR BU KIPRISLI TÜRKLERIN .,.,.IPIYLE
KUYUYA INILMEZ.,.,.,..
BENIM TAVSIYEM BUNLARA TÜRK OLMAYI ÖGRETMEK
BAKSANA RUMUN SICAKLIGINA NE KADARDA HASRET KALMISLAR
TALATIN TIPINE BAKTIGIN ZAMAN YAMILIYORSUN
HALLOOO TALAT KENDINE GEL.,.,.,..,
yoksa yüzerek oraya gelirim,.,.
Sevgili Meric,
KKTC'de 'üstgeçit' krizi
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın, Lefkoşa'daki Lokmacı kapısında bulunan üstgeçidi yıktırma kararına askerlerin karşı çıkması üzerine istifa etmeyi düşündüğü iddia edildi
SEFA KARAHASAN Lefkoşa ANKARA Milliyet
.....
www.milliyet.com.tr (http://www.milliyet.com.tr)
-------------------
Tam bir komedi. Düsün, Kibrisin secilmis cumhurbaskani, askerin üst gecit konusundaki tutumundan dolayi istifa ediyor. Eger bu konu Avrupa gazetelerine yansirsa görün o zaman. Türk ordusu orada Kibris Türklerini koruyor seklindeki argümanlara kimse bir daha inanmaz. Insallah böyle bir gelisme olmaz.
______________________________ __________________________
'Sorumluluk Silahlı Kuvvetler'de'
Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt, Lokmacı Kapısı bölgesiyle ilgili "yetki-sorumluluk" tartışmalarına ilişkin sorumu yanıtlarken de şu bilgiyi verdi:
"O bölge askeri, yasak bölge. KKTC Anayasası'nın geçici 10. maddesine göre de bu bölgenin sorumluluğu Silahlı Kuvvetler'de. Anayasa askerin sorumluluğuna vermiş. O bakımdan bir yetki tartışması söz konusu olmamalı. Söylediğim gibi kapının açılmasının bir sakıncası yok, ancak adımların karşılıklı, eşzamanlı olması gerekir."
Haberin tamami:
http://www.milliyet.com.tr/2007/01/07/yazar/bila.html
______________________________ ______________________________ __
görüldügü gibi, KKTC anayasasi o bölgenin sorumlulugunu TSK'ya vermistir.
Eger anayasal bir kurum olan Cumhurbaskanligi, kendi varlik temeli olan
anayasayi, hukuka aykiri bir sekilde ihlal etmek istiyorsa, kendi konumuda
tartismali duruma düser!
Sen kendi anayasani takmazsan, kim takar seni?
Talat bey pacasi SIKIYORSA anayasayi degistirsin. Acaba neden anayasayi
degistirmiyor / meclise degistirtmiyor?
Istifa edecekmis. Ederse etsin. Anayasal bir islemdir. TSK'nin KKTC anayasasini ihlal eden hukuki bir durum yok ortada.
Avrupa gazetelerine yansirsa yansisin. Kimi irgalar, senimi, benimi? Acikcasi,
beni irgalamaz.
Türk Silahli Kuvvetlerinin Kibris Türklerini koruyup korumadigi konusunda
Batinin / Avrupanin ne düsündügüde acikcasi bizleri pekde ilgilendirmemeli.
Baris Harekati öncesinde nasil ilgilendiklerini gördük Batinin.
Hoscakal,
Turkuaz
sevgili turkuaz,
gercekci olursak kimse avrupa´da, ha demek anayasa böylemis, tsk hakli ozaman demez. anayasada böyle bir maddenin olmasi bile bizi tamamen isgalci durumuna düsürür. düsün, ülkende bir bölge var ve oranin mutlak hakimiyeti o ülkenin secilmis cumhurbaskaninda degil, resmi olarak baska bir ülkenin ordusunda (sivillerde de degil).
ben rum olsam bu konuyla sadece isi bitiririm.
Sevgili Meric,
sevgili turkuaz,
gercekci olursak kimse avrupa´da, ha demek anayasa böylemis, tsk hakli ozaman demez. anayasada böyle bir maddenin olmasi bile bizi tamamen isgalci durumuna düsürür. düsün, ülkende bir bölge var ve oranin mutlak hakimiyeti o ülkenin secilmis cumhurbaskaninda degil, resmi olarak baska bir ülkenin ordusunda (sivillerde de degil).
ben rum olsam bu konuyla sadece isi bitiririm.
zor bitirirsin bence.
Senin / bizim topraklarimizdada yabanci askerler var, atabiliyormusun?
Kimsede Avrupa'nin bize/TSK'ya hak vermesini beklemiyor.
Bir taraftan devlet oldugunu iddia edeceksin, masaya oturmak istiyorum
diyeceksin, diger taraftan devletin anayasasini cigneyeceksin.
Avrupalidan bana ne. O anayasayi baz alan vatandaslar ne oluyor?
Meclis ne güne duruyor?
Madem devlet adami...
Madem secilmis...
Neden iktidar partisine anayasa degisikligi ile ilgili calismalari baslatma
emrini vermiyor? Anayasayi degistirsin, geregini yapsin. Anayasayi degistirse
bile aslinda TSK'nin taraf olarak itiraz hakki var, fakat bu durumda sorun
cikaracaklarini sanmiyorum.
Eger kurumsallismis isen, kendi yaptigin yasalara sadik kalacaksin. Yaz boz
tahtasimi, isine geldigi gibi yorumla.
Fakat benim anlamadigim, bu konuda elestirilmesi gereken en son kurum
TSK iken, neden hemen hedef tahtasi oluyor?
Ilk elestirilmesi gereken, hukuka aykiri hareket etmek isteyen Cumhurbaskani
Ikinci elestirilmesi gereken, güney kibris rum yönetiminin sözünü, kendi
anayasasindan daha cok sayan ve emir alan Cumhurbaskani.
Ücüncü elestrilmesi gereken, hukuk dururken Avrupa neder diye telaslanan.
TSK'nin sucu ne acaba?
Hoscakal,
Turkuaz
Sevgili Turkuaz,
ordunun genel olarak zaten kapinin acilmasina bir itirazi yok, adimlarin karsilikli, eszamanli atilmasi icin uyariyorlar. Eger bir güvenlik sorunu yoksa ortalikta karar tamamen siyasidir.
Yani bazen eszamanli adim yerine, ilk adimi atma seklinde de bir karar alinabilir. Bu da bir müzakere yöntemidir.
Ayrica senin, Avrupa`nin ne dedigi önemli degil tezine katilmiyorum. Kibris sorunu silah zoruyla degil müzakere yoluyla cözülecegine göre bunun hem politik tabanini hazirlayacaksin hem de kamuoyu olusturacaksin. Bu isin kurali böyle.
Sevgili Turkuaz,
ordunun genel olarak zaten kapinin acilmasina bir itirazi yok, adimlarin karsilikli, eszamanli atilmasi icin uyariyorlar. Eger bir güvenlik sorunu yoksa ortalikta karar tamamen siyasidir.
Yani bazen eszamanli adim yerine, ilk adimi atma seklinde de bir karar alinabilir. Bu da bir müzakere yöntemidir.
Ayrica senin, Avrupa`nin ne dedigi önemli degil tezine katilmiyorum. Kibris sorunu silah zoruyla degil müzakere yoluyla cözülecegine göre bunun hem politik tabanini hazirlayacaksin hem de kamuoyu olusturacaksin. Bu isin kurali böyle.
meric sen simdi cidi cidi bu papadopulosun cözümden yana oldugunu ve bu sahsiyete güvenerek kuyuya inileceginimi düsünüyorsun??
yok ya sanmiyorum bukadar safca veya iyi niyetli düsündügünü!!
Senin bahs ettigin ilk adimi atma siyaseti, karsindaki eger cözümden yana bir tavir gösteriyor ise ve güvenilir bi kisi ise olur.
Eger illede ben Güveniyorum yunanlara ve Rumlara diyorsan bilemicem..
meric sen simdi cidi cidi bu papadopulosun cözümden yana oldugunu ve bu sahsiyete güvenerek kuyuya inileceginimi düsünüyorsun??
yok ya sanmiyorum bukadar safca veya iyi niyetli düsündügünü!!
Senin bahs ettigin ilk adimi atma siyaseti, karsindaki eger cözümden yana bir tavir gösteriyor ise ve güvenilir bi kisi ise olur.
Eger illede ben Güveniyorum yunanlara ve Rumlara diyorsan bilemicem..
Papadopulos`un samimi olmadigini cok iyi biliyorum. Ama bazen insanlarin yüzündeki maskeyi indirmek icin blöf yapmak zorundasin. Yani sen elini uzatacaksin ki, elini havada birakan kisinin kim oldugunu dünya alem görsün diye. Maalesef politika gürese bezemez, daha cok satranctir.
Papadopulos`un samimi olmadigini cok iyi biliyorum. Ama bazen insanlarin yüzündeki maskeyi indirmek icin blöf yapmak zorundasin. Yani sen elini uzatacaksin ki, elini havada birakan kisinin kim oldugunu dünya alem görsün diye. Maalesef politika gürese bezemez, daha cok satranctir.
Evet dogru,ama Tüm dünya Papdopulosun ne mal oldugunu cok iyi biliyor!!
AB de cok cok iiy biliyorlar ama bilmek islerine gelmiyor!!
Bu yüzden böyle Satranc oyununu Rumlar ile yapmaya gerek yok!!
2004 referandumu Rumlarin baristan yana olmadiklarini tüm dünya gördü!!Ne oldu birsey degistimi? hayir!! hani 259 million euro yardim edeceklerdi??hani izolasyonlar kalkacakti??Hepsi masal ürünü bunlar Meric arkadasim.
Amac Türkiyenin elindeki avucundakileri almak ve tüyü yolunmus tavuk gibi ortaya koymak!!!
al_sancagim
08.01.07, 20:55
Denktaş: Dünyaya şık görünmek için kaldırılıyor
8 Ocak 2007 LEFKOŞA (A.A) Hurriyet
KKTC'nin 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, son günlerin tartışma konusu Lokmacı Barikatındaki üst geçitle ilgili olarak, Uzlaşma istiyorsak kim olduğumuzu bilerek ve devletimize sahip çıkarak konuşmalıyız. Lokmacı Barikatında devlet olarak var olduğumuzu kanıtlamalıyız ifadesini kullandı.
Rauf Denktaş, yaptığı yazılı açıklamada, eş zamanlı harekette ısrar edilmesi ve bu kabul edilinceye kadar köprüye dokunulmaması gerektiğini belirterek, geçitleri engelleyenin köprü değil, Papadopulos'un Kıbrıs'ın tümüne sahip çıkma sevdası olduğunu kaydetti.
Egemen bir devletin kendi giriş kapılarını tayinde serbest olduğunu; limanların da bu nedenle egemenlikle bağlantılı olduğunu kaydeden Denktaş, Kıbrıs'ta ateşkes anlaşmasının hüküm sürdüğüne dikkati çekti. Rum tarafının, Kıbrıs'ın tümüne sahip çıkma iddiasından vazgeçmediğini, adanın tümünün sahibiymiş gibi konuştuğunu, sınırlarda kapı açılmasını kendi egemenliğini kuzeye yayma eylemi olarak görüp, bu görüşe göre şartlar ileri sürdüğünü kaydeden Denktaş, Lokmacı Barikatından geçiş şartlarının bundan önce, askeri devriye durumu da göz önünde tutularak bir köprü inşasıyla halledilmek istendiğini ve bunun karşılığında Rum tarafının da eş zamanda kendi tarafındaki duvarı kaldırmasının istendiğini hatırlattı.
DÜNYAYA ŞIK GÖRÜNMEK İÇİN...
Rauf Denktaş, şöyle devam etti:
Şimdi tek taraflı köprüyü kaldırma eyleminden bahsediliyor. Yani Türk tarafı bir defa daha dünyaya şık görünmek ve Rum liderinin uzlaşmazlığını yeniden kanıtlamak düşüncesiyle devlet olarak verdiği sözden geri adım atıyor, Rum tarafı gerilemeden ve 'egemen güç olarak' şartlarını yüzsüzce yükseltirken. Kendimizi dünyaya şirin göstermek eyleminde gerileyen hep biz olmaktayız. Bunun nedeni devlet olduğumuzu bir kenara iterek sırf 'isim yapmak, hoş görünmek, puan kazanmak' düşüncesiyle hareket etmemizdendir. Karşı taraf her attığı adımda 'devlet benim, egemen benim ve bunlardan taviz vermeyeceğim' diyerek yürümektedir. Bunu gözden kaçırdığımız içindir ki gerileyen taraf biz oluyoruz.
Dünyanın, Kıbrıs Türk tarafının üst geçidi kaldırma girişimlerini olumlu karşılamasına aldanılmaması ve eş zamanlı adım atılabilir prensibinden taviz verilmemesi çağrısında bulunan Denktaş, şöyle devam etti:
Yabancılar köprüden vazgeçişimizi alkışlıyorlarmış. Bunların tümünü KKTC'yi ve egemenliğimizi tanımayan, Rumu meşru hükümet addetmekle Kıbrıs meselesinin hallini 43 yıldır önlemekte olan taraflar olduğunu unutuyoruz. Alkışları (referandumda da olduğu gibi) bizi devletinden, egemenlikten vazgeçmiş 'kuzeyde yaşayan Kıbrıslılar' olarak gördükleri içindir. Duvarı kaldırmamızı da bu açıdan değerlendirerek alkışlamaktadırlar. Aldanmayalım, kendi kendimizi kandırmayalım. Eş zamanlı olarak adım atılabilir prensibinden kıl payı taviz vermeyelim. Papadopulos'a 'devletle, hükümetle ilgili işaretler kaldırılmalıdır' gibi şartlar ileri sürmek hakkı olmadığını ve bunun nedenlerini dünyaya duyurmaktan çekinmeyelim.
Bütünleşmenin aynı cinsten taraflar arasında olabildiğini, Kıbrıs'ta dini, dili, milli kökü kökeni ayrı iki milletin parçaları bulunduğunu kaydeden Denktaş, hedefin eşit şartlarda iki devlet arasında ortaklık olduğunu, ancak Rum tarafı buna gelmediğine göre devlete sahip çıkmanın görev olduğunu ifade etti.
Uzlaşma istiyorsak kim olduğumuzu bilerek ve devletimize sahip çıkarak konuşmalıyız ifadesini kullanan Denktaş, şunları kaydetti:
Lokmacı Barikatında devlet olarak var olduğumuzu kanıtlamalıyız. Papadopulos'un küstahlığını ve uzlaşmazlığını kanıtlayacağız diye geri adım atmamalıyız. Eş zamanlı harekette ısrar etmeli, bu kabul edilinceye kadar köprüye dokunmamalıyız. Geçitleri engelleyen köprü değildir, Papadopulos'un Kıbrıs'ın tümüne sahip çıkma sevdasıdır. Bu adamın sınırlarımızla oynamasına müsaade etmemeliyiz.
----------------------------------------------------------------
bence de bunlar artik blöf taktigini/ stratejisini asmistir, cem0203 dedigi gibi bunun en somut örnegi son referandumdu.
barisi, birlesmeyi isteyen kimdi? peki neler oldu? AB'nin KKTC'ye yönelik tavri? davaranislari gerçekten degistimi? Hayir
hani anayasa'nin 10.maddesinin ihlalini bir kenara koyalim (çok önemli bir konu olsa da), sayin Rauf Denktas durumu çok iyi özetliyor:
eş zamanlı harekette ısrar edilmesi ve bu kabul edilinceye kadar köprüye dokunulmaması gerektiğini belirterek,
geçitleri engelleyenin köprü değil, Papadopulos'un Kıbrıs'ın tümüne sahip çıkma sevdası olduğunu kaydetti.
Egemen bir devletin kendi giriş kapılarını tayinde serbest olduğunu; limanların da bu nedenle egemenlikle bağlantılı olduğunu kaydeden Denktaş, Kıbrıs'ta ateşkes anlaşmasının hüküm sürdüğüne dikkati çekti. Rum tarafının, Kıbrıs'ın tümüne sahip çıkma iddiasından vazgeçmediğini, adanın tümünün sahibiymiş gibi konuştuğunu, sınırlarda kapı açılmasını kendi egemenliğini kuzeye yayma eylemi olarak görüp, bu görüşe göre şartlar ileri sürdüğünü kaydeden Denktaş, Lokmacı Barikatından geçiş şartlarının bundan önce, askeri devriye durumu da göz önünde tutularak bir köprü inşasıyla halledilmek istendiğini ve bunun karşılığında Rum tarafının da eş zamanda kendi tarafındaki duvarı kaldırmasının istendiğini hatırlattı.
biz ne kadar istersek blöf yapalim, su an Kibris (adasi) (dünya ülkeleri) AB tarafindan bir bütün olarak taniniyor, ve Türk Silahli Kuvvetleri isgalci kuvvet olarak gösteriliyor. Yani AB'nin tavri bellidir bence, bazen Kuzey Kibrisli Türklere umut veren konusmalar olabilir ama hemen ardinan Yünanistan ve Güney Kibris Rum Yönetimi bunlari bastiriyor, bunu birakin AB'nin konusmalarinda olsun, Papadopoulos'un konusmalarinda olsun sizin de dediginiz gibi samimiyet bile yok. yani KKTC bu tür "jestlerle", kozunu güçlendirecegini, birseyler elde edebilecegini hiç sanmiyorum..
Bizden karşılık beklenmesin
8 Ocak, 2007 22:05:00 (TSİ)
http://www.cnnturk.com/images/1.gif
http://www.cnnturk.com/images/dunya/08012007201712_319_2836831pa.j pg
Papadopulos, KKTC'yi 'sahte devlet' olarak nitelendirdi
İLGİLİ HABERLER
Lokmacı Köprüsü kaldırılıyor (http://www.cnnturk.com/DUNYA/haber_detay.asp?PID=319&HID=1&haberID=283264)
Türk-Rum dini liderler buluşması iptal (http://www.cnnturk.com/DUNYA/haber_detay.asp?PID=319&HID=2&haberID=283209)
Büyükanıt: ''Adımlar eşzamanlı atılmalı'' (http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&HID=3&haberID=283064)
Genelkurmay'dan KKTC açıklaması (http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&HID=4&haberID=282854)
KKTC sınır kapısı için kararlı (http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&HID=5&haberID=282605)
Kıbrıs Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos, Lokmacı barikatının Türk tarafında bulunan üst geçidin yasa dışı olduğunu iddia ederek, Türk tarafının köprüyü yıkmasının bir iyi niyet jesti olmadığını savundu.
Köprünün yıkımına karşılık Rum tarafından bir karşılık beklenmemesi gerektiğini ifade eden Papadopulos, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın, ''Kıbrıs sorununun çözümü konuları üzerinde karar alma durumunda'' olmadığını iddia etti.
Papadopulos KKTC için Konunun tümü, 'sahte' devletin yönetiminin geçerliliği konusuna dönüşmemelidir ifadelerini kullandı.
Köprünün inşasının yasa dışı olduğunu iddia ederek, bunu, daha inşa edilirken şikayet ettiklerini hatırlatan Papadopulos, Ledra Sokağı'nın geçişlere açılması için kendi önerilerini yaptıklarını, buna ekleyecek bir şeyleri olmadığını kaydetti.
Papadopulos, KKTC Din İşleri Başkanı Ahmet Yönlüer'in, Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskopos 2nci Hrisostomos'la görüşmesini iptal etmesiyle ilgili bir soru üzerine de, ''Tüm bu gelişmelerin aynı nedenlerin bir sonucu olduğunu, Kıbrıs'ın 'işgal' bölgelerinde her şeye Türk askerlerinin karar verdiğini'' ileri sürdü.
Denktaş: İhtilaf ortadan kalktı
KKTC'nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ise, Lokmacı barikatındaki köprünün kaldırılacağı yönünde Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile anlaştıklarını ifade ederek, köprü meselesinin ''kimse yara almadan'' halledildiğini söyledi.
Rauf Denktaş, Cumhurbaşkanı Talat'ın KKTC ve Ankara'da yaptığı temaslardan sonra ihtilafın ortadan kalktığına işaret ederek, ''Egemenliğimizden taviz verilmediğinin altı çizilmektedir. Bizim de üzerinde durduğumuz zaten budur'' diye konuştu.
Konunun daha fazla büyütülmemesi gerektiğini kaydeden Denktaş, 'Ancak hudut kalkmıyor. Oradaki polisimiz ve kontrolümüz kalkmıyor. Yol, bugüne kadar olduğu gibi kullanılacak. Dolayısıyla, Papadopulos'un yeni şartlarını; 'bayrak kalksın, gümrük kapısı olmasın' gibi şartlarını tabiatıyla kimse kabul edecek değildir dedi.
Genelkurmay ne istiyordu?
Genelkurmay Başkanlığı, köprünün yıkılmasına Rum tarafındaki barikat ortadan kaldırılıncaya kadar karşı çıkıyordu. Talat ise 'Rum tarafına uluslararası arenada koz vermemek' gerekçesiyle üstgeçidin yıkılmasını istiyordu.
Talat ve Genelkurmay yetkilileri arasında geçen hafta Ankara'da yapılan
görüşmelerde de bu konu ele alınmış. Ancak Genelkurmay Başkanı'nın yaptığı açıklama (http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&HID=1&haberID=283064) tarafların bu konuda anlaşamadığını ortaya koymuştu
Lokmacı barikatı nedir?
Lefkoşa'yı ikiye bölen Lokmacı barikatı Kıbrıs siyasetinin en sıcak gündem maddesi oldu. KKTC "Barikat yıkılsın" diyor, Rum kesimi, "Yıkılacaksa eğer bayraklar insin, Türk askeri çekilsin" istiyor.
Peki, bu kadar tartışılan Lokmacı barikatı nedir? 1963 yılında kurulan barikat Lefkoşa'yı Yeşil Hat üzerinde ikiye ayırıyor.
Ledra yolunun KKTC tarafı Türk askerlerinin, Rum tarafı ise Rum askerlerinin denetiminde.
Lokmacı barikatının iki ayrı ucunda Türk ve Rum kesimininin çarşıları bulunuyor.
Lokmacı barikatının rum kesimindeki duvar hala duruyor. Türklerin kurduğu duvar ise 2005 yılında yıkıldı.
Daha sonra Türk tarafı, bu bölgedeki yürüyüş yolunun kendi tarafında kalan bölümüne yayaların üzerinden geçebileceği tahtadan bir üst geçit inşa etti.
Tahtadan üst geçidin amacı, Yeşil Hattı koruyan Türk askerlerinin ikmalinin köprünün altından sağlanması, alışveriş amacıyla bölgede bulunan sivillerle askerlerin karşılaşmamasıydı.
Şu anda yıkılması gündemde olan üst geçit bu.
Dieser "Mann" ist eine Marionette des Teufels. Er weißt wie man nervt und wie man sich unbeliebt macht. Ein ehren- und würdeloser Staatsoberhaupt, dazu noch arrogant, dickköpfig, dumm, nationalistisch, krank, ...usw usw usw:gewalt:
oh oh oh...
solange wir keine militär macht werden, werden wir von solchen DOGS LIKE papadopulos solche sachen anhören müssen.
ok.. um die insel einzunehmen reichen uns ein paar AK-47 schon aus.. aber die europäische-anti-türken delegation würde mächtig druck ausüben.
also.. meine meinung ist folgendes: wir brauchen dringend atombomben (vlt haben wir sie ja keine ahnung)... wir müssen irgendwie so viel geld machen, das wir selber waffen entwickeln undherstellen können.
von wem bekam hitler noch mal das ganze geld für seinen plan? ähm... naja auch egal :lach: ...
aber es ist bestimmt nicht einfach gegen eine imperialistische weltmacht noch so gut auf den beinen zu stehen. alleine das ist schon ein erfolg.
ICH HABS!!
MACHT SO VIELE KINDER WIE IHR KÖNNT!!! UND VOR ALLEM HIER IN EUROPA!!
wir brauchen söhne und töchter in europäischen parlamenten und vor allem in deutschen.
BILDUNG LEUTE!! BILDUNG IST DER WEG ZM ERFOLG!!
ansonsten haben wir kaum eine chance gegen das atlantik monster auf der anderen seite...
Rumlar adim atmayacak resmen söylediler
Askerler ve Bayrak o bölgeden cekilmedikce ,
peki biz ne adimi atiyoruz karsiliksiz,
Talat in suyu kaynamaya baslamistir zaten bana sorarsaniz AKP var bu isin arkasinda taviz politikasi sürdürülmekte,
Talat Egemenligi elinden veriyor ( geri cekiliyor )
SimalYildizi
09.01.07, 12:01
Lokmacı Kapısını açan Talat'ın Sabah Yazarı Yılmaz Özdil'in bugünkü yazısında anlatıklarını bilip bilmediğini bilmiyorum ama Türkiye Cumhuriyeti ve K.K.T.C tarihinin herhalde en kötü dış politikası sürdürülmekte...Kazan kazan formülü giderek Ver ver formülüne döndü-)))
Saygılarımla
Yılmaz Özdil 9/1/2007
Kapı...
Liman açamadılar.
Kapı açmaya çalışıyorlar. Demek bu Mehmet Ali Talat'a boşuna Formula ödülü verdirmemişler... İlla bir formül bulacak, Rumlara yol açmak için...
Ama küçük bir pürüz var.
Rum Başpiskoposu.
2'nci Hrisostomos.
Ne diyor bu arkadaş?
"Ankara düşmanımızdır... Türkiye işgalcidir... Vatan topraklarımızı istila ettiler..."
Böyle diyor.
Bu, 2'nci Hrisostomos...
Bundan önceki neydi?
1'nci Hrisostomos'tu... Yani takmışlar Hrisostomos'a. Aslında, gerçek isimleri değil bu... Lakapları.
Hani nasıl Ratzinger, papa olunca Benediktus ismini aldı...
Onun gibi. Dini bir sıfatı nesilden nesile yaşatmaya çalışıyorlar...
O halde soru şudur:
Kimdir o yaşatmaya çalıştıkları "asıl" Hrisostomos?
Tarih, 15 Mayıs 1919...
Yunan ordusu, İzmir'e çıkar.
Yer, bugünkü Pasaport.
Türklerin kara günü.
İzmir'deki Rumların dini lideri, yani İzmir Metropoliti olan papaz, etekleri uçuşa uçuşa gelir... Diz çöker. Önce işgal komutanının çizmesini öper, sonra Yunan bayrağını...
İzmir doğumludur papaz.
Babası celep.
Ama o hayvanlarla uğraşmak istememiş, Atina'ya gitmiş, dini eğitim almış, papaz cübbesi giymiş, sonra İzmir'e dönmüş, kademe kademe yükselerek, İzmir Metropoliti olmuştur.
Etekleri zil çalmaktadır o gün...
Elindeki haçı havaya kaldırır, Yunan işgal ordusunu takdis eder... Sonra da, askerlere hitaben o meşhur vaazını verir...
"Evlatlarım... Elen çocukları... Bugün, İsa'nın en büyük mucizesini göstermiş oluyorsunuz. Bu uğurda, ne kadar Türk kanı döküp içerseniz, o kadar sevaba girmiş olacaksınız... Ben de bir bardak Türk kanı içmekle, onlara olan kin ve nefretimi teskin etmiş olacağım... Bütün azizler arkanızda... Hadi buyrun!"
Sonra? Sonrası malum...
Türk k&305;mıza geldi ve Yazdığı-nız şey nedir? dedi. Senden işittiğimiz hadisler dedik. Hz. Peygamber: Allahın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allahın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldan çıktılar.
El Hatib, Takyid 33
[/QUOTE]
Ey insanlar ateş tutuşturuldu ve karanlık gecenin parçaları gibi fitneler yakınlaştı. Allaha yemin ederim ki aleyhimde tutunacak bir şeyiniz yoktur; Kuranın helal kıldıkları dışında bir şeyi helal kılma-dım. Kuranın haram kıldıkları dışındakileri de haram kılmadım.
İbni Hişam Siret 4 sayfa 332
Bile bile gerçekle yalanı karıştırmayın.
2- Bakara suresi 42
Onların çoğu zandan başka bir şeyin ardınca gitmiyor. Doğrusu da şu ki zan gerçek namına bir şey ifade etmez.
10- Yunus suresi 36
Kimin hadisi Allahtan daha dogru olabilir?
4 Nisa Suresi 87
Sizi Güncel Hadisleriniz ile bas basa birakiyorum,
Yer yüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan seni Allahın yolundan saptırırlar. Onlar sadece zanna uyuyorlar ve onlar sadece tahminde bulunup saçmalıyorlar.
6- Enam Suresi 116
Allah pisliği akıllarını kullanmayanların üzerine yağdırır.
10 Yunus Suresi 100
Diyanet işleri başkanlığı Din işleri yüksek kurulunun onayından geçen 25-2-1966 da onay alan Ahmet Gürkanın İslamın garbı medenileştirmesi kitabının 462. sayfasında bakınız ne diyor.
Şeriat sade Kuran dan ilham almaz.
Kuran İslamda temeldir. Önce ruhani hayatın rehperidir. Ve tek rehperdir. Ayrıca hukukun temellerinden biridir. Evet,temellerinden biridir [B]amma yeğane temeli değildir.
Sevgili SimalYildizi,
bana kalirsa bu yukaridaki yazi tamamen "Polemik" kismina girer.
Bugünkü problemlerimizi cözerken, birinci dünya savasindan kalma husumetleri sürekli önümüze getirmek, halklar arasindaki kini ve nefreti arttirmaktan baska bir sey degil.
Zamanin azili düsmanlari Fransa, Ingiltere ve Almanya bugün dostane ve ortak iliskiler kurabiliyorsa, elbette bunu biim de basarmamiz gerekli.
Saygilar
Meric
SimalYildizi
09.01.07, 12:32
Sevgili SimalYildizi,
bana kalirsa bu yukaridaki yazi tamamen "Polemik" kismina girer.
Bugünkü problemlerimizi cözerken, birinci dünya savasindan kalma husumetleri sürekli önümüze getirmek, halklar arasindaki kini ve nefreti arttirmaktan baska bir sey degil.
Zamanin azili düsmanlari Fransa, Ingiltere ve Almanya bugün dostane ve ortak iliskiler kurabiliyorsa, elbette bunu biim de basarmamiz gerekli.
Saygilar
Meric
Sevgili Meric;
Çok haklısın! Hatta aslında olması gerekende budur. Yani tüm insanların memleketi dünyadır. Irk yada din ayrımı "ortaçağ zekası"ndan başak birşey değildir. Ancak konunun daha başka bir boyutu var!
Yurtta sulh, dünyada sulh! ATAMIZ
Bu sözü söylemek ve özümsemek için aynı kafada ve düşüncede olmayan diğer ulusların karşısında çok net ve kararlı durmak gerekiyor. Güç, basışın koruyucusudur demekte buradan geliyor...
Birleşme, barış yada kardeşlik konusunda nedense Türkler için sürekli "dur" sözü uygulanırken; 30 küsür yıl önce İngilizlerin gazı ile kantarın topuzunu kaçırıp dikta hükümeti yıkmanın dışına taşıp olayı "soykırım" haline getirmeye çalışanlara dokunulmuyor?
Bakınız, Ermeni bizi sırtımızdan vurdu, tokatı yedi oturdu!
Arabı herdaim arkamızı kollar ve bizden en çok tokat yiyende bu millettir!
Rum ve yunan keza aynı şekilde!
Dikkat edin, bu saydıklarım sürekli saldırmış sonrasında da tokat yemiştir.
İngilizi, Fransızı, bilmemnesi bugün birlik oluyorsa seni beni korumak için değil elbette!
Barış, ancak karşındaki insaların barışa yaklaşımı ile olur..
Kaldı ki!
"bizim düşmanımız Ankara" açıklamasından sonra, bence yukarıdaki yazı az bile!
Saygılar
:türkiye: :kibris:
Papadopulos`un samimi olmadigini cok iyi biliyorum. Ama bazen insanlarin yüzündeki maskeyi indirmek icin blöf yapmak zorundasin. Yani sen elini uzatacaksin ki, elini havada birakan kisinin kim oldugunu dünya alem görsün diye. Maalesef politika gürese bezemez, daha cok satranctir.
______________________________ ______________________________ ____
KKTC'den Lokmacı açıklaması: Çaba karşılıksız kalacak gibi
9 Ocak 2007
A.A.
KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Kıbrıs Türk tarafının Lokmacı kapısını açma kararına ve kararlılığına karşın Rum tarafının ayak sürüdüğünü söyledi.
KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Lokmacı Kapısı'ndaki üstgeçitin kaldırılmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Amacın, Kıbrıs Türk halkı ile Kıbrıs Rum halkının buluşabileceği ve Kıbrıs'taki durumu iyileştirebilecek yeni olanaklar yaratmak olduğunu ifade eden Erçakcıa, Cumhurbaşkanı (Mehmet Ali) Talat'ın ve bir bütün olarak Türk tarafının başlıca çabası budur ve bu çaba karşılıksız kalacak gibi görünmektedir dedi. Erçakıca, haftalık brifingde, Lokmacı kapısı konusunun en önemli yanının Kıbrıs Türk tarafının kapıyı açma girişimlerine, Kıbrıs Rum tarafının gösterdiği direniş olduğunu kaydetti. Erçakıca, sözlerine şöyle devam etti:
Kıbrıs Türk tarafındaki bütün tartışmalara karşın, Lokmacı kapısını açma inisiyatifi ve kararı ortadadır. Kıbrıs Rum tarafı, bu kararlılığa karşı ayak sürümektedir. Öncelikle üzerinde durulması gereken nokta budur. Amaç, Kıbrıs Türk halkı ile Kıbrıs Rum halkının buluşabileceği ve Kıbrıs'taki durumu iyileştirebilecek yeni olanaklar yaratmaktır. Cumhurbaşkanı Talat'ın ve bir bütün olarak Türk tarafının başlıca çabası budur ve bu çaba karşılıksız kalacak gibi görünmektedir.
RUM TARAFI SUÇÜSTÜ YAKALANDI
KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Erçakıca, Kıbrıs Türk tarafının Lokmacı kapısının açılabilmesi için söz konusu üst geçidi kaldırma kararının duyurulmasından sonra, Kıbrıs Rum yönetimi sözcüsü Hristos Paşardis'in farklı zamanlarda iki kez, Birleşmiş Milletler'e başvurarak, konunun görüşülmesini istediğini duyurduğuna işaret ederek, kendilerinden bu yönde bir istekte bulunulmadığını vurguladı.
BM yetkililerin de kendilerine de böyle bir başvuru olmadığını belirttiğine işaret eden Erçakıca, Ortada ciddi bir manipülasyon vardır. Kıbrıs Rum tarafı, yalan haberlerle konuyu geçiştirmeye çalışmış ama suçüstü yakalanmıştır. Sadece bu olay bile Kıbrıs Rum tarafının iki halk arasındaki ilişkileri iyileştirmek istemediğinin açık bir kanıtıdır diye konuştu.
GEREKLİ İSTİŞARELER YAPILDI
Türk tarafının kararının ortaya çıkış biçimi konusunda çeşitli eleştiriler ve abartılı yorumlar yapıldığını ifade eden Erçakıca, bazı açık yanlışlıkları net bir şekilde düzeltmek gerektiğini belirtti ve sözlerine şöyle devam etti:
Karar alınmadan önce gerekli tüm istişareler yapılmıştır. Cumhurbaşkanımızın Ankara ziyaretinde bu konunun ele alınmış olması, bazı endişeleri düzeltme amacı taşımaktadır. Kararın uygulanmasındaki gecikmeler istişare sürecinin tamamlanması çabalarından kaynaklanmaktadır.
Karar alma ve istişare süreci ne olursa olsun, bu konudaki nihai kararın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti makamlarına ait olduğu, görüldüğü üzere, Türkiye Dışişleri Bakanlığı tarafından da resmen duyurulmuştur. Hükümet sözcüsü de bu doğrultuda açıklama yapmıştır. Bu konu böylece netliğe kavuşmuş olmalıdır.
Bu açıklamalardan sonra, Kıbrıs Türk tarafının karar verme yetkisi ve kapasitesi konusunda yapılan yorumlar spekülasyondan ibarettir. Kıbrıs Rum tarafının bu konudaki açıklamaları ise şimdiki ve bundan sonraki muhtemel siyasi gelişmelerdeki kendi sorumluluğunu saklamaya dönüktür. Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs sorunundaki muhatabı Kıbrıs Türk tarafıdır ve Kıbrıs Türk tarafı çözüm konusundaki çalışmalarını sürdürebilecek iradeye ve yeterliliğe sahiptir. Aslında son gelişmeler de sadece bu iradenin ve kapasitenin varlığının delili olarak yorumlanabilir.
ASKERSİZLEŞTİRME KONUSU
Bazı basın yayın organlarında, Cumhurbaşkanı Talat'ın Ankara'dan, adadaki Türk askeri varlığının azaltılmasını istediğine ilişkin haberler yayınlandığını belirten Erçakıca, Bu kesinlikle doğru değildir dedi. Erçakıca, şunları belirtti:
Cumhurbaşkanımızın Ankara'daki temasları sırasında böyle bir gündem yoktu ve böyle bir konuda görüş alış verişi dahi yapılmamıştır. Unutulmaması gereken nokta şudur; Kıbrıs Rum tarafı, hem maddi olanaklarını hem de uluslararası hukuku zorlayarak, silahlanma yarışını sürdürmektedir. Üstelik bunu, kendi halkına dönük propaganda faaliyetlerine de konu yapmakta, askeri tatbikatları bile övünme ve gösteriş vesilesi saymaktadır. Hedefimiz, kapsamlı bir çözüme ulaşmak ve buna bağlı olarak garanti ve ittifak anlaşmaları kapsamında bir askersizleştirmedir.
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/5746048.asp?m=1&gid=112&srid=3428&oid=2
______________________________ _____________________________
Powered by vBulletin® Copyright ©2012 Adduco Digital e.K. und vBulletin Solutions, Inc. Alle Rechte vorbehalten.
SEO by
vBSEO 3.6.0