PDA

Archiv verlassen und diese Seite im Standarddesign anzeigen : Ermeni konferansi, eski sol ve yeni liberaller



DeLaHoya
31.05.05, 10:19
Henüz amaçlarına ulaşamadılar (2)

Gündüz Aktan
(2614 kişi okudu)

Ermeni meselesiyle ilgili yurtdışı toplantılara önce çağrılı olarak katılan bazı Türklerin, şimdi yurtiçinde benzer toplantılar düzenlenmesi işini yüklendikleri görülüyor. Bunlar kamuoyunda saygın bir konuma yerleşmek için, Ermeni ve resmi Türk görüşlerini aşırı diye niteliyor ve kendilerinin ortada yer aldığını söylüyorlar. Onların resmi dediği, Türk toplumunun tüm kesim ve kurumlarınca benimsenen görüş de Ermeni olaylarını yadsımıyor. Yani yelpazenin ortasında pek yer yok.

Kaldı ki bu konferansı düzenleyenlerin söyledikleri soykırımdan başka anlama gelmiyor. Birisinin 'Ermeni olayları Holokost'tan farklı ama sözleşmenin 2. maddesine göre soykırımdır', diğerinin 'Ermeniler yok edilmiştir', bir diğerinin 'Ermeni olayları proto-jenosittir' demesi ile soykırım arasında fark bulunmuyor.


Eski sol/yeni liberal 'aydınlara' sorarsanız, gerçekleri, acı da olsa, kabul etmek aydın ahlakının bir gereği. Devletin resmi görüşüyse gerçekleri saklıyor. Millet de aynı eğilimde. Yani bu aydınlar, toplumun tarihi ve güncel hatalarını kabul edecek cesareti gösterip olgunlaşması, iç ve dış barışın sağlanması ve böylece demokrasi yolunda ilerlenmesi için çırpınıyorlar. Onlar toplumu düzeltmek için her türlü cefaya katlanan kahramanlar. Biz ise akılsızlığımız, maddi ve manevi çıkarlarımız veya ahlaksızlığımız dolayısıyla onları engelleyen kötülük güçleri.

Gerçek buysa, onlar için, ne büyük adaletsizlik. Gençliklerinde de benzer bir adaletsizlikle karşılaşmışlardı. Türkiye'yi kurtarmak amacıyla devrimci ideolojiyle emperyalist Batı'ya ve onun 'uşağı' Türk yerleşik düzenine karşı çıkarken, bir yandan devletin mezalimine uğramışlar, öte yandan da halk kendilerini unutmuş, hatta terk etmişti.

Batı onları Batı karşıtı ideolojilerine rağmen, insan hakları adına korudu. Bu çelişki onları, Türkiye tam bir 'Batılı' topluma dönüşmezse kendilerinin bu toplumda yaşama şansı olmayacağına inandırdı. Liberalizm dedikleri, garip bir devlet ve millet düşmanlığıyla toplumu değiştirmeye giriştiler. Aslında ölen ideolojilerinin asli unsurları böylece devam ediyordu.

Osmanlı aydını da kendisini yenen uygarlığı taklit ederek kurtulmaya çalışıyordu, ama Batı onun aynı zamanda devlet ve millet olarak rakibiydi. Oysa kişilikleri altüst olan bu kuşak aydının gözünde, Batı söz konusu olunca, ülke içi ile dışı fark etmiyordu. Batı'nın Türkiye'ye karşı politik nedenlerden kaynaklanan yaklaşımları bile, bu aydın için sadece Türkiye'nin düzelmesini amaçlıyordu. PKK böyle desteklendi. Kıbrıs'ta Türk tarafı çözümsüzlükten böyle sorumlu görüldü. AB'nin ayırımcılığı böyle göz ardı edildi. Kaldı ki Türkiye bu Batı'nın karşısında sadece geri değil, Selim Deringil'in bir televizyonda söylediği gibi, çok güçsüzdü. Sanki bu dünyaya, kendileri gibi tutunamamış, ilişmişti.

Batı ise Ermeni olayları için soykırım diyordu.

Bu aydın Batı'nın tezlerini savunurken sürekli demokrasi, insan hakları ve çoğulculuk gibi ilkeleri vurguladı. Türkiye gibi tam gelişmemiş bir ülkede bu bakımdan esasen mevcut eksiklikler, bu aydının Batı'nın dış politika çıkarlarını dolaylı yoldan savunduğunu belki kendi gözünden bile kaçırdı.

Ama AB içinde Türkiye'nin üyeliğine karşı itirazların, Fransa'daki gibi, tarihi önyargılardan ırkçı nefrete doğru kayması, sorunun demokrasi eksikliğinin çok ötesine gittiğini gözler önüne sermeye başladı.

Bu bağlamda Ermeni soykırım iddiası son damlayı oluşturuyor. Sorun soykırım yapmış toplumların ırkçılıklarını Türkiye'ye yansıtmasından kaynaklanıyor. Tahkim veya mahkemeye gitmekten; hatta akıl almaz bir göreceleştirmeyle arşiv belgelerini fetişizm diye reddederek araştırma yapmaktan kaçılıyor. Batı öyle diyor diye soykırım gibi korkunç bir suçu kabul etmemiz isteniyor. Hatıratlardan yapılan alıntılar gibi pek bilimsel
bir yöntemle Batı tezlerine arka çıkılıyor.

Bu aydınlar Türk milletinin bu hastalığa artık tahammül edemeyeceğini, denizin bittiğini anlamalılar. Nihilizmin bir tek amacı var: Kendini yok etmek. Bu sefer bu amaca ulaşmazlarsa iyi bir değişiklik olur.

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=154392

dertli4u
31.05.05, 11:28
Ermeni psikolojik operasyonu

Ümit Özdag/Yenicag Gazetesi

ASAM Başkanı olarak, Ermeni Araştırmaları Enstitüsü''nü kurduktan sonra yaptığımız ilk tespitlerden birisi bu konudaki en büyük boşluklardan birisinin konu ile ilgili uzmanları bir araya getiren kurumsal bir kongre olmadığı hususu idi.


Birinci Kongreye bilinçli şekilde saedce Türk uzmanları çağırdık.

Çünkü acemilik dönemini aşıp ikinci kongreyi uluslararası gerçekleştirmeyi hedefliyorduk.

Kongre, Ankara''da Milli Kütüphane''nin salonlarında ve herkese açık yapıldı. Kongre''de sunulacak tebliğler için değişik oturumlar düzenlendi.Bu oturumlarda toplam 114 bilim insanı 114 tebliğ sundu.

"İkinci ermeni Araştırmaları Türkiye Kongresi" 29 - 30 May&u bulamadilar!:rolleyes:[/QUOTE]

kürt terorist dedikleri pkk mi acaba ?

Turan
01.06.05, 04:36
Gündüz Aktan
Ermeni meselesiyle ilgili yurtdışı toplantılara önce çağrılı olarak katılan bazı Türklerin, şimdi yurtiçinde benzer toplantılar düzenlenmesi işini yüklendikleri görülüyor
aslinda gündüz aktanin makalelerini severim, ama ilginc olan onun yazilari radikal-gazetesine tam muhalif. Bunu sebebi aydin doganin gazetelerinde incelenebilir.
Fakat genede konuyu degistirmeden gündüz aktanin ermeni entellerin üzerine yorumunu burda dogrulamam gerek. Yazar burda hakli: Bu tür liboslar veya sözde enteller, eskinin solculari, bugün neoliberal olarak tarif ediliyor. Ben sahsen genede "halk muhalifi" diyeyim..zaten ezelden beri ne türkiyeyi, ne türkleri temsil ederler. Nerde türklerin alehinde gelismler, konusmalar, yazilar gürürseniz, bu tür kisiler karsiniza cikar. Hele 24 nisanda, adeta türkiyeyi yipratmak icin siraya dizilirler. Peki soruyorum, hemem hemen hic biri türk kökenli olmayan bu demokrasi heveslileri, Mersinde türk bakragi yakilirken, sikayetde bulundularmi?

Bulunmazlar tabii. Tam tersine, türk bayragini savunmak, bunlar icin irkcilik veya chauvenism oluyormus. Fakat kürtler PKK bayragini sallarsa onlara laf yok, cünkü taraflari belli.
O entel danteller, ABD AB ve ermeni diasporasindan destek alip, bu ermeni konusunda adeta sampiyonluga yarisiyorlar. Onlari türkiyede simartanda AKP´nin ta kendisidir.
Bu enteltakim kampanyalarin baslangicinda Orhan pamuk´la türk kamuoyuna bir nabiz yoklattirlar..acaba ermeni konusunda bu sefer ne kadar ileriye gidebiliriz gibicesine?! Tabii hasta adama yüklenmek kolay, eskidende yüklenirlerdi, faturasinida türkler öderdi. 1878 Berliner Kongress: "Kranker Mann am Bosporus": Ver Avurpaya kapitulasyonlari. Iste ne zaman kendini zayif gösterirsen, baskasindan medet umarsan, karga gibi üstüne cökerler. Siyaset de öyledir.

AB ve ABD´nin türkiyedeki isbirlikcileri, su an el altindan bir "sözde ermeni soykirimini" türk kamuoyuna alistirmak istisyorlar. Bu tür toplantilarin amacida budur
Ne kadar ermeni propagandasi yaparsak, türkleri okadar bu konuya alistiririz. gibicesine. Maksad sonucta türklerden taleplerde bulunmak, ve birselyer koparmak.
Bu iftira kampanyasi ilerideki yillarda türkiyenin baya basini agritacak gibi görünüyor.

Artik liberalizm denilen tarifin, türkiyeye zarar getirdigini türk kamuoyu anlamasi lazim.