Archiv verlassen und diese Seite im Standarddesign anzeigen : Belika'dan geri adım/Belcika siyaseti zorlandi
degerli politik city ciler,
yazilarinizi ve forumu takip ediyorum..konulari gayet akilli ve sistemli takip ediyorsunuz.
tebrik ediyorum.
Belcika parlementosunun, ermeni iftiralari ile getirildigi nokta ve bu durumun bize ibret olmasi gereken yönleri ile ilgili bir yaziyi, okumaniz dilegiyle, buraya aliyorum.
*********
Belçika Senatosu Adalet Komisyonu’nda, sözde Ermeni soykırımını reddedenlerin cezalandırılmasını hedefleyen yasa tasarısına ilişkin görüşmeler, "siyasi pazarlıklara zaman tanımak" amacıyla erteleniyor.
demekki, daha fazla calismali ve caba sarfetmeliyiz.önümüzde önemli bir zaman firsati var.
Belçika Federal Meclisi’nde oylanarak kabul edilen ve Senato’nun onayına gönderilen yasa tasarısında, Ermeni soykırımı iddialarını reddedenlerin 8 gün ila 1 yıl hapis, 26 ila 5 bin avro para cezasına çarptırılmaları öngörülüyor.
Tasarının Senato Adalet Komisyonu’nda onaylanması halinde, temmuz ayından önce Genel Kurul’un onayına sunulması hedefleniyor.
Valon Liberal Parti (MR) ve Valon Yeşiller, yasa tasarısının meclisten geçmiş halini "yetersiz" bulduklarını belirterek, sözde Ermeni soykırımını yasa kapsamına tereddütsüz dahil edecek formüller önermekte ısrar ediyor.
Yasa tasarısının meclisten geçmiş halinde, uluslararası mahkemelerce tanınmış soykırımlara karşı çıkmanın suç sayılması öneriliyor. Bu durum, sözde Ermeni soykırımını devre dışı bırakıyor.
Valon Sosyalistler (PS) ve Hıristiyan Demokrat Parti (CDH), Belçika Senatosu’nun, 1998’de, genel siyasette yaptırım gücü olmayan bir kararla sözde soykırımı tanıdığını hatırlatıyor, ancak yanlış siyasi adımlar atılmasını engellemeye yönelik "frenleyici" bir tavır izliyorlar.
Sosyalistler, bu tür yöntemlerin "soykırım" kavram ve ifadesini zayıflatacağını belirtiyorlar.
Hıristiyan demokratlar, MR’i ve Yeşiller’i konuyu suiistimal etmekle suçluyorlar.
Senato’daki tartışmaların Ermeni lobisi tarafından çok yakından izlendiği, senatörlerin yoğun baskı altında tutulduğu, tasarıya karşı tavır izleyen bazı partilere karşı basın kampanyaları sürdürüldüğü gözlemleniyor.
Türk kökenli politikacılara yönelik baskıların son derece arttığı görülüyor, ancak bu politikacıların arkalarında "siyasi partilerin görmezden gelemeyeceği müthiş bir Türk oy potansiyeli" olduğu basın tarafından vurgulanıyor.
Türkler, birey olarak ve sivil toplum örgütleri ile tepki göstererek, Belçika hükümetine ve parlamenterle uyarı mesajları göndermeye devam ediyor.
Avrupa Adalet Divanı, geçen yıl, Ermeni lobisinin açtığı bir dava sonunda verdiği kararda, "Avrupa Parlamentosu kararının sadece siyasi olduğunu, hiçbir hukuki değeri bulunmadığını ve her an değiştirilebileceğini" ifade etmiş, Ermeni talebini geri çevirmişti.
Türk toplumu üyeleri, Belçikalıların hatalı bir yasa çıkarmaları halinde demokratik ve yasal haklarını kullanarak tepki gösterecekleri mesajını aktarıyorlar.
Yaklaşık 7 bin Ermeni ve büyük çoğunluğu çift tabiyetli olan 150 bin Türk’ün yaşadığı Belçika’da gelecek yıl yerel seçimler yapılacak.
Basın, Türk oy potansiyeli üzerinde duruyor. Ülkede bir Türk asıllı bakan, bir senatör ve bir milletvekili ile yerel yönetimlerde çok sayıda politikacı görev yapıyor.
Son yıllarda Türkiye ile Belçika arasında çok yapıcı ve verimli bir çerçevede süren ekonomik, sosyal ve kültürel ilişkilerin, bazı siyasetçilerin "bilinçsiz ve bilgisiz" tavırları yüzünden yara alması endişesi ve bu ülkede uyumlu bir yaşam sürdüren Türk toplumundaki rahatsızlık iş dünyasına da huzursuzluk getiriyor.
Türkiye’ye son dönemde büyük yatırımlar yapan Belçika firmaları ile Belçika’da faaliyet gösteren Türk yatırımcılar da "suni siyasi ve toplumsal gerginliklerden kaçınılması" gereği üzerinde duruyorlar.
AB Dönem Başkanı Lüksemburg Başbakanı Jean-Claude Juncker, sözde Ermeni soykırımı konusundaki tartışmalara ilişkin değerlendirmesinde, "Türklerin ve Ermenilerin sorunu birlikte çözmeleri için bırakılması gerektiğini" söyledi.
Juncker, Belçika’nın yüksek tirajlı gazetesi "Le Soir"a çeşitli değerlendirmelerde bulundu.
Belçika Senatosu Adalet Komisyonu’nda, Ermeni soykırımı iddialarını reddedenlerin cezalandırılmasını hedefleyen yasa tasarısı tartışmaları devam ediyor. Belçika Federal Meclisi’nde oylanarak kabul edilen ve Senato’nun onayına gönderilen bir yasa değişiklik tasarısında, bu iddiaları reddedenlerin 8 gün ila bir yıl hapis, 26 ila 5 bin avro para cezasına çarptırılması öngörülüyor.
Juncker, özel demecinde, Belçika’da siyasi ve sosyal gerginlik kaynağı olan bu konuya özellikle değindi.
"Ermeni soykırımı meselesi, Türkleri ve Ermenileri karşı karşıya getiren bir konudur" diyen Juncker şöyle konuştu:
"Türk Başbakanı (Recep Tayyip) Erdoğan, çok uluslu bir komisyon kurulmasını önerdi. Bırakalım, tarihin yükünü taşıyan Türkler ve Ermeniler gerekeni yapsınlar. Özellikle, Türk hükümetinin ilk defa inceleme ihtiyacı olduğunu beyan ettiği böyle bir dönemde, sorunun çözümü için bizim bir şey yapabileceğimizi düşünmüyorum." Belçika’daki siyasi tartışmalar hakkında görüşünü yansıtan Juncker, "Benim siyasi grubumda da böyle girişimler oldu, ama sonuç bulmadı. Açık konuşalım. Sosyalist Parti bünyesinde Türk asıllı politikacıların olması, bu tartışmaların Belçika’ya taşınması için yeterli bir gerekçe değildir" dedi.
Juncker, gazetenin, sözde soykırımın Belçika Senatosu’nda tanındığını hatırlatması ve bunu tanımayanlara yönelik bir yasa olmamasının normal görülmediğini öne sürmesi üzerine şunları söyledi:
"Belçika, kendi yaptıklarının her zaman örnek teşkil etmediğinin bilincinde olarak, tavırlarını kontrol etmelidir. Belçika toplumunu bazen besleyen bir nevi büyüklük hastalığı var, ama bu, yabancı ülkelerde kimseyi etkilemiyor." Juncker, bu son sözleriyle, Belçika’nın, insanlık suçlarını küresel alanda yargılamayı öngören yasasını ABD’nin baskılarıyla yürürlükten kaldırmak durumunda kaldığını hatırlattı.
"Le Soir", bu ifadeler üzerine, söyleşinin bu bölümünü, "İşte Juncker böyle çarpar" yorumuyla bitirdi.
Kaynak: milliyet
Yer: belçika
Tarih: 25.5.2005
Senato'da dün yapılan hararetli tartışmaların ardından tasarıya
destek veren Valon Liberal Parti (MR) ve Yeşiller'in azınlıkta kalarak
geri adım atarken, tasarının daha önce onaylandığı Federal Meclis'e
iade edilmesi bekleniyor.
Ermeni lobisinin yoğun faaliyetleriyle Meclis'ten geçen ve onay
için Senato'ya gönderilen tasarı, hükümetin ve parlamenterlerin
''uyanmaları'' üzerine, soykırım iddialarını yasallaştırmaya yönelik
değişiklik önergelerinin geri çekilmesi ve yeni bir tasarının
sunulmasıyla, Meclis'e iade edilecek. Yeni tasarıda, sadece
uluslararası adli mercilerin tanıdığı soykırımlar ele alınacak.
Tasarının onaylanmamasında, sosyalistlerin ve Hıristiyan
demokratların etkili olduğu gözlemleniyor.
Valon Liberal Parti'nin (MR), Türk lobisini ve Belçika'da büyük oy
potansiyeli olan Türk toplumunu tamamen karşısına alarak sunduğu
değişiklik önergesiyle Ermeni lobisinden yana tavır koyması, partinin
Türk asıllı bazı politikacılarını disiplin kuruluna sevk edecek kadar
ileri gitmesi ise tepkilere yol açıyor. Bu parti, 17 Aralık'ta yapılan
AB zirvesi öncesinde de bir açıklama yaparak, Türkiye'nin sözde
soykırımı tanıması çağrısında bulunmuş ve bunu bir koşul olarak ileri
sürmüştü.
Türk sivil toplum örgütleri, ''MR ile ilk hesaplaşmanın gelecek
yıl yapılacak yerel seçimlerde gerçekleşeceğini'' belirtiyor.
-İLGİNÇ TESPİTLER-
Tasarı tartışmaları ve bu tartışmalar çerçevesinde politikacılar
tarafından basına yapılan açıklamalar, ilginç tespitleri beraberinde
getiriyor.
Sosyalist Adalet Bakanı Laurette Onkelinx, tasarının Meclis'ten
geçme sürecinde destek verdiğini, ancak hukuk uzmanları tarafından
uyarılmasının ardından fikir değiştirdiğini ifade etti. Onkelinx,
''Yasama, Yürütme ve Yargı güçlerinin yetki ayırımı çerçevesinde,
siyasi bir kurumun kararı nedeniyle bir kişinin yargılanması fikrini
reddettiğini'' söyledi.
Yeni bir tasarı vererek sözde Ermeni soykırımını kapsam dışına
taşıyan Hıristiyan Demokrat Parti (CDH) üyesi Clotilde Nyssens,
tasarının liberallerin sunduğu şekilde onaylanması halinde ''ortaya
çıkacak büyük hukuki sorunlara'' dikkati çekti.
Geri adım atan liberaller de, Avrupa Parlamentosu'nun 1987'de
aldığı karara atıfta bulunmaktan vazgeçtiler. Avrupa Adalet Divanı,
2004 sonunda, Ermeni lobisinin açtığı bir davayı sonuçlandırırken,
Avrupa Parlamentosu'nun sözde soykırımı tanıyan ve Türkiye'den de
tanımasını isteyen kararının ''sadece siyasi olduğunu, hiçbir hukuki
yaptırım gücü bulunmadığını, her an değiştirilebileceğini''
belirtmişti.
Sözde soykırımı yasallaştırmaya yönelik tasarıda imzası bulunan
liberal senatör Christine Defraigne, sözde soykırımın Belçika Senatosu
tarafından ''tarihe gömüldüğünü'' söyledi.
Türkiye karşıtı tavırlarıyla tanınan liberal Alaine Destexhe, Türk
asıllı Belçikalı politikacılara ve özelikle Brüksel Devlet Bakanı Emir
Kır'a yönelik saldırı ve ithamlarını sürdürdü.
Tartışmalar sırasında ''bilimsel araştırma gereği'' üzerinde duran
ve konunun ''hassasiyetine'' değinerek ''siyasi yetkisizlik'' ifade
eden, ''Bir soykırımın olup olmadığına biz karar veremeyiz'' diyen
senatörlerin sayısında artış olduğu gözlemlendi.
Belçika hükümetinin ve siyasetçilerin konuya ''daha ciddi ve
hassasiyetle yaklaşımlarında'', bu ülkedeki Türk sivil toplum
kuruluşlarının son dönemde ilettikleri bilgilendirme ve uyarı
mesajlarının da önemli rol oynadığı belirtiliyor.
Belçika Senatosu Adalet Komisyonu'nda, sözde Ermeni soykırımını reddedenlerin cezalandırılmasını hedefleyen yasa tasarısına ilişkin görüşmelerde politikacıların geri adım atmaları, Ermeni lobisini kızdırdı..
Senato'da dün yapılan hararetli tartışmaların ardından tasarıya destek veren Valon Liberal Parti (MR) ve Yeşiller'in azınlıkta kalarakgeri adım atarken, tasarının daha önce onaylandığı Federal Meclis'e iade edilmesi bekleniyor.
Belçika Federal Meclisi'nde oylanarak kabul edilen ve Senato'nun onayına gönderilen yasa değişiklik tasarısı çerçevesinde sözde Ermeni soykırımını reddedenlerin 8 gün ila bir yıl hapis, 26 ila 5 bin avro para cezasına çarptırılmaları hedefleniyordu.
Ermeni lobisinin yoğun faaliyetleriyle Meclis'ten geçen ve onay için Senato'ya gönderilen tasarı, hükümetin ve parlamenterlerin ''uyanmaları'' üzerine, soykırım iddialarını yasallaştırmaya yönelik değişiklik önergelerinin geri çekilmesi ve yeni bir tasarının sunulmasıyla, Meclis'e iade edilecek. Yeni tasarıda, sadece uluslararası adli mercilerin tanıdığı soykırımlar ele alınacak.Adalet Komisyonu'nun konuyu 7 Haziran'da bu şekilde sonuçlandırması beklenirken, hedefine bu aşamada ulaşamayacağını anlayan Ermeni lobisi ve siyasi yandaşları, tartışmaları askıya aldırmak ve tatil sonrasına bıraktırmak için yoğun çaba harcıyor.Tasarının onaylanmamasında, sosyalistlerin ve Hıristiyan demokratların etkili olduğu gözlemleniyor.
Valon Liberal Parti'nin (MR), Türk lobisini ve Belçika'da büyük oypotansiyeli olan Türk toplumunu tamamen karşısına alarak sunduğu değişiklik önergesiyle Ermeni lobisinden yana tavır koyması, partinin Türk asıllı bazı politikacılarını disiplin kuruluna sevk edecek kadar ileri gitmesi ise tepkilere yol açıyor. Bu parti, 17 Aralık'ta yapılanAB zirvesi öncesinde de bir açıklama yaparak, Türkiye'nin sözde soykırımı tanıması çağrısında bulunmuş ve bunu bir koşul olarak ileri sürmüştü.
Türk sivil toplum örgütleri, ''MR ile ilk hesaplaşmanın gelecek yıl yapılacak yerel seçimlerde gerçekleşeceğini'' belirtiyor.
İLGİNÇ TESPİTLER
Tasarı tartışmaları ve bu tartışmalar çerçevesinde politikacılar tarafından basına yapılan açıklamalar, ilginç tespitleri beraberinde getiriyor.
Sosyalist Adalet Bakanı Laurette Onkelinx, tasarının Meclis'ten geçme sürecinde destek verdiğini, ancak hukuk uzmanları tarafından uyarılmasının ardından fikir değiştirdiğini ifade etti. Onkelinx, ''Yasama, Yürütme ve Yargı güçlerinin yetki ayırımı çerçevesinde, siyasi bir kurumun kararı nedeniyle bir kişinin yargılanması fikrini reddettiğini'' söyledi.
Yeni bir tasarı vererek sözde Ermeni soykırımını kapsam dışına taşıyan Hıristiyan Demokrat Parti (CDH) üyesi Clotilde Nyssens, tasarının liberallerin sunduğu şekilde onaylanması halinde ''ortaya çıkacak büyük hukuki sorunlara'' dikkati çekti.
Geri adım atan liberaller de, Avrupa Parlamentosu'nun 1987'de aldığı karara atıfta bulunmaktan vazgeçtiler. Avrupa Adalet Divanı, 2004 sonunda, Ermeni lobisinin açtığı bir davayı sonuçlandırırken, Avrupa Parlamentosu'nun sözde soykırımı tanıyan ve Türkiye'den de tanımasını isteyen kararının ''sadece siyasi olduğunu, hiçbir hukuki yaptırım gücü bulunmadığını, her an değiştirilebileceğini'' belirtmişti.
Sözde soykırımı yasallaştırmaya yönelik tasarıda imzası bulunan liberal senatör Christine Defraigne, sözde soykırımın Belçika Senatosutarafından ''tarihe gömüldüğünü'' söyledi.
Türkiye karşıtı tavırlarıyla tanınan liberal Alaine Destexhe, Türkasıllı Belçikalı politikacılara ve özelikle Brüksel Devlet Bakanı EmirKır'a yönelik saldırı ve ithamlarını sürdürdü.
Tartışmalar sırasında ''bilimsel araştırma gereği'' üzerinde duranve konunun ''hassasiyetine'' değinerek ''siyasi yetkisizlik'' ifade eden, ''Bir soykırımın olup olmadığına biz karar veremeyiz'' diyen senatörlerin sayısında artış olduğu gözlemlendi.
Belçika hükümetinin ve siyasetçilerin konuya ''daha ciddi ve hassasiyetle yaklaşımlarında'', bu ülkedeki Türk sivil toplum kuruluşlarının son dönemde ilettikleri bilgilendirme ve uyarı mesajlarının da önemli rol oynadığı belirtiliyor.
http://www.sabah.com.tr/gnd100.html
----------------------------------------------
Bu rezalet kakari geri almak icin gec bile kaldilar , hangi hakal soykirimi kabul etmeyen bieini cezanladirilar .Hangi kitapta ,kanunda yaziyor bu ?
arkadaslar,
bahse konu olan tasari reddedildi..ayrintilari gazetelerde..
belcikada yasayan türk toplumunun bu konuda cok aktif ve basarili cabalari oldu..tebrik etmek gerek...
Zeynel LÜLE / BRÜKSEL
Belçika Senatosu Adalet Komisyonu’nda sözde Ermeni soykımını inkar etmeyi cezalandırmayı öngören yasa tasarısı geri tepti. Senato’da önceki akşam yapılan tartışmalarda tasarıya destek veren MR (Valon Liberal Parti) ve Yeşiller azınlıkta kaldı. Sosyalist Parti ve Hıristiyan Demokratlar tasarıya sunulan önergeyi reddettiler. Ermeni lobisinin yoğun baskıları sonucu sözde Ermeni soykırımını reddetmeyi suç sayan bir tasarı 21 Nisan’da Belçika Parlamentosu’nda kabul edilerek, Senato’ya yollanmıştı.
Belçika soykırım iddiasını geri aldı
02 Haziran 2005 Perşembe
BRÜKSEL - Belçika Senatosu Adalet Komisyonu, sözde Ermeni soykırımını reddedenlerin cezalandırılmasını hedefleyen yasa tasarısına ilişkin kanun tasarısını geri çekti. Belçika’nın bu geri adımı Ermeni lobisini şok etti. Kararda Türkiye’nin tepkisi etkili olurken, Belçika Başbakanı Guy Verhofstadt’ın “Geç de olsa uyandık. Olaya daha ciddi yaklaşmalıyız” dediği öğrenildi.
Senato’da önceki gün yapılan hararetli tartışmaların ardından tasarıya destek veren Valon Liberal Parti (MR) ve Yeşiller’in azınlıkta kalarak geri adım atarken, tasarının daha önce onaylandığı Federal Meclis’e iade edilmesi bekleniyor. Belçika Federal Meclisi’nde oylanarak kabul edilen ve Senato’nun onayına gönderilen yasa değişiklik tasarısı çerçevesinde sözde Ermeni soykırımını reddedenlerin 8 gün ila bir yıl hapis, 26 ila 5 bin euro para cezasına çarptırılmaları hedefleniyordu.
Ermeni pes etmiyor
Ermeni lobisinin yoğun faaliyetleriyle Meclis’ten geçen ve onay için Senato’ya gönderilen tasarı, hükümetin ve parlamenterlerin “uyanmaları” üzerine, soykırım iddialarını yasallaştırmaya yönelik değişiklik önergelerinin geri çekilmesi ve yeni bir tasarının sunulmasıyla, Meclis’e iade edilecek. Yeni tasarıda, sadece uluslararası adli mercilerin tanıdığı soykırımlar ele alınacak. Adalet Komisyonu’nun konuyu 7 Haziran’da bu şekilde sonuçlandırması beklenirken, hedefine bu aşamada ulaşamayacağını anlayan Ermeni lobisi ve siyasi yandaşları, tartışmaları askıya aldırmak ve tatil sonrasına bıraktırmak için yoğun çaba harcıyor.
Tasarının onaylanmamasında, sosyalistlerin ve Hıristiyan demokratların etkili olduğu gözlemleniyor.
Tasarı tarihe gömüldü
Tasarı tartışmaları ve bu tartışmalar çerçevesinde politikacılar tarafından basına yapılan açıklamalar, ilginç tespitleri beraberinde getiriyor. Sözde soykırımı yasallaştırmaya yönelik tasarıda imzası bulunan liberal senatör Christine Defraigne, sözde soykırımın Belçika Senatosu tarafından “tarihe gömüldüğünü” söyledi.
Sosyalist Adalet Bakanı Laurette Onkelinx, tasarının Meclis’ten geçme sürecinde destek verdiğini, ancak hukuk uzmanları tarafından uyarılmasının ardından fikir değiştirdiğini ifade etti. Onkelinx, “Siyasi bir kurum yargılamada bulunamaz” dedi. Yeni bir tasarı vererek sözde Ermeni soykırımını kapsam dışına taşıyan Hıristiyan Demokrat Parti (CDH) üyesi Clotilde Nyssens, tasarının liberallerin sunduğu şekilde onaylanması halinde “ortaya çıkacak büyük hukuki sorunlara” dikkati çekti.
Kararı bilime bırakalım
Tartışmalar sırasında “bilimsel araştırma gereği” üzerinde duran ve konunun “hassasiyetine” değinerek “siyasi yetkisizlik” ifade eden, “Bir soykırımın olup olmadığına biz karar veremeyiz” diyen senatörlerin sayısında artış olduğu gözlemlendi. Belçika hükümetinin ve siyasetçilerin konuya “daha ciddi ve hassasiyetle yaklaşımlarında”, bu ülkedeki Türk sivil toplum kuruluşlarının son dönemde ilettikleri bilgilendirme ve uyarı mesajlarının da önemli rol oynadığı belirtiliyor.
Quelle: (http://www.turkiyegazetesi.com/news/home/?id=248716&detail=1&winmode=pop%20)
***************
ja ja eine europäische Erinnerungslehre seitens einer modernen Türkei kann eben Wunder wirken he he
Powered by vBulletin® Copyright ©2012 Adduco Digital e.K. und vBulletin Solutions, Inc. Alle Rechte vorbehalten.
SEO by
vBSEO 3.6.0