Archiv verlassen und diese Seite im Standarddesign anzeigen : Secim Anketleri
BANA GÖRE
Anketler ne diyor?
25.01.2007
SIRRI YÜKSEL CEBECİ
FARKLI araştırma şirketleri, kamuoyu yoklamalarını sağlıklı yapmıyor ve açıklanan sonuçlar gerçeği yansıtmıyor mu, yoksa seçmenin kafası mı çok karışık?
Anketler birbirinden o kadar farklı sonuçlar veriyor ki, seçmen gibi biz de hangisine inanacağımızı şaşırdık.
Anket sonuçlarına bakarsanız, kimine göre dört, kimine göre ise yalnız iki siyasi parti barajı aşabiliyor.
Sonuçlar arasındaki 2-3 puanlık oynamalar doğal karşılanabilir. Ancak, 8-9 puana varan farkların izahını yapmak zor.
Bir medya kuruluşu, 1987 seçimlerinden önce, araştırma şirketlerinden birine kapsamlı bir anket yaptırmıştı. Anket sonuçlarına göre, iktidardaki ANAP yüzde 37 oranında oy alacaktı. Medya kuruluşu yöneticileri toplantı üstüne toplantı yapmış, 1983 seçimlerinde yüzde 45 oy alan ANAP’ın iktidardaki başarılı performansına karşılık oylarının yüzde 37’ye gerilemesinin mümkün olmadığına karar vermişlerdi. Ve anket sonuçları, iktidardaki ANAP’ın oylarına 3 puan eklenerek yayınlamıştı.
Birkaç ay sonra 1987 seçimleri yapılmış, ANAP’ın yüzde 36 oranında oy aldığı görülmüştü. Yani ANAP, 1983 seçimlerine göre yüzde 9 oranında oy kaybına uğramıştı.
Demek ki, anketler bazen doğru söylese bile, o doğruyu saptırıcı müdahaleler olabiliyor.
AKP yine birinci sırada
BİRKAÇ araştırma şirketince son günlerde yapılan anketlere göre, yarın seçim yapılacak olsa partilerin alacakları oy oranları arasında bakınız ne büyük fark var:
Odak Araştırma: AKP: 36.2, CHP: 22.9, MHP: 12.0, DYP: 5.9, DTP/DEHAP: 5.7, ANAP: 3.9, DSP: 3.0, SP: 2.4, GP: 1.8, İP: 0.9, SHP: 0.9, TKP: 0.9, BBP: 0.8, ÖDP: 0.8, ATP: 0.5, HYP: 0.4, LDP: 0.3, EMEP: 0.3, YP: 0.2, Bağımsız: 0.3.
KMG Araştırma: AKP: 33.1, CHP: 13.7, MHP: 6.1, DYP: 5.9, HADEP: 2.6, ANAP: 2.0, GP: 2.0, DSP: 1.5, SP: 1.2, Bağımsızlar: 0.8, Diğer: 1.3, Oyvermez: 8.8, Cevap Yok: 3.0, Fikri Yok: 18.0.
Verso Araştırma: AKP: 35.2, CHP: 21.00, MHP: 13.00, DYP: 5.9.
Meclis Haber Dergisi: AKP: 21.4, CHP: 17.3, DYP: 15.7, MHP: 12.6, ANAP: 4.2,
DTP: 4.4, DSP: 3.8, Diğer: 4.6, Kararsız: 12.9,
Hiçbiri: 3.1.
MetroPoll Araştırma: AKP: 29.7, CHP: 14.2, MHP: 7.3, Kararsız: 13.4.
Bütün anketler, oranlar değişse de, AKP’yi birinci sırada gösteriyor. Ama mesela, Odak’a göre kararsızların oyları da dağıtıldıktan sonra DYP yüzde 5.9’la barajı aşamazken; Meclis Haber Dergisi’ne göre kararsızların oyları dağıtılmadan bile DYP yüzde 15.7 oranında oyla MHP’yi de geçerek 3. sırada yer alıyor.
DYP’nin durumu kritik
MHP, kimi anketlere göre barajı aşamayacak gibi görünse bile, önümüzdeki seçimlerde Meclis’e girmesi hemen hemen kesinleşen 3. parti.
DYP’nin durumu ise kritik. Genel Başkan Mehmet Ağar da bunun farkında ki çıtayı yükseltecek yerde giderek düşürüyor.
Daha önce, “DYP’yi iktidara getiremezsem görevi bırakırım” diyordu, şimdi “DYP barajı aşamazsa istifa ederim” demeye başladı.
“Dağda silahla gezeceklerine düz ovada siyaset yapsınlar” söyleminin DYP’ye en az yüzde 3.5 veya 4 oranında oy kaybettirdiği anlaşılıyor.
Başbakan Tayyip Erdoğan da Kızılcahamam kampında bu konuyu gündeme getirmiş, yaptırdıkları üç ayrı araştırmaya göre AKP’nin yüzde 31.7, CHP’nin yüzde 13, MHP’nin yüzde 6, DYP’nin ise yüzde 5 civarında oy oranına sahip olduğunu söyleyerek, şu itirafta bulunmuştu:
“Ovaya davet olayını MHP çok iyi kullandı. Bu yüzden DYP çöktü. Zaman zaman biz de bu tür hatalar yaptık. Seçimlere kadar bu hataları yapmamalıyız.”
Siyaset, hata kabul etmiyor.
http://www.tercuman.com.tr/v1/yazaryazi.asp?id=13&yazitar=25.01.2007&yaziid=23108
AK Parti'nin trilyonluk anketi
31 Ocak 2007 Çarşamba 10:35
AK Parti, yaklaşan Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimleri öncesinde 1.5 milyon YTL’lik kapsamlı bir anket yaptırmaya başladı.
Parti, ilk kez 180 bin denek üzerinde yaptırılan kamuoyu araştırması ile önümüzdeki sürecin fotoğrafını çekecek. Üç ayrı kamuoyu araştırma şirketine yaptırılan ankette halka Başbakan Erdoğan’ın ve hükümetin performansı da soruluyor.
İşte sorular
Anket 15 Şubat’ta Başbakan Erdoğan ve partinin en yetkili karar organı Merkez Yürütme Kurulu (MYK)’na sunulacak. Ankette, halka:
-Belediye başkanının imajı nasıl?
-Belediye başkanının icraatları yeterli mi?
-Belediye başkanının halka yakınlığı nasıl?
-Belediyenin hizmetlerinden memnun musunuz?
-Belediyenin en önemli problemi hangisi?
-Belediye başkanının temiz yönetim ve şeffaf yönetim ilkesine uygun çalıştığına inanıyor musunuz?
-Bugün seçim olsa belediye başkanına oy verir misiniz?
-Yerel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
-Genel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
-Hükümeti başarılı buluyor musunuz?
-Başbakan’ın performansını nasıl buluyorsunuz? soruları yöneltiliyor.//
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=65742
Weltmeister
08.02.07, 12:52
Seçim olsa AKP yine birinci parti olur
Mynet Özel'in bu haftaki konuğu gazeteci-yazar, araştırmacı Tarhan Erdem. Çok yönlü çalışmalarıyla tanıdığımız Tarhan Erdem'le, hükümeti, CHP'yi, Mart ayında yapılacak yerel seçimleri ve olası genel seçimlerde partilerin durumunu konuştuk.
Öncelikle hükümetin genel değerlendirilmesiyle başlayalım.
Tarhan Erdem: Gerek Abdullah Gül'ün gerekse Tayyip Erdoğan'ın başında bulunduğu hükümet, doğrusunu isterseniz benim beklediğimden daha başarılı. Birçok çevrede bir tedirginlik görülüyor ama yaptıklarına baktığımız zaman, başarısız değiller. Ancak Türk ekonomisi hala bıçak sırtında. Herhangi bir hata, herhangi bir olumsuzluk, çok önemli sonuçlara yol açabilir. Bundan dolayı da çok dikkatli olmaları lazım. Şu ana kadar, deneyimsiz olmalarına rağmen işi yüzlerine gözlerine bulaştırmadılar. Ufak tefek meseleler var, bazı şeyler için acele ediyorlar, bazı şeyleri sonunu bilmeden yapıyorlar.
Benim çok garipsediğim ve yanlış gördüğüm Ba&287;retim Kanunu'na dokunmayın" nasıl der? Bugün yapılan dokunulma değil zaten. Bana göre tamamının yeniden organize edilmesi lazım.
İsterseniz biraz da seçim ve seçim sonuçlarını konuşalım. Geçtiğimiz seçimlerde yaptığınız tahminlerle çok büyük başarıya ulaştınız. Türkiye'de seçim olursa partilerin oy dağılımları nasıl olur?
Tarhan Erdem: Öncelikle seçimlerden sonra hiçbir ölçüm yapmadığımı belirtmek isterim. Araştırmacı kimliğimden daha çok siyasi kimliğimle yerel ve genel seçimlerle ilgili değerlendirme yapabilirim.
Türk seçmeni, en az bir sene geçmeden, verdiğini geri alma eğilimine girmez. İktidara oy vermeyenlerden de, 'bunlar geldi, bir bakalım' diye iktidar partisine katılanlar olur.
Bu değerlendirmeler ışığında bir seçim yapılsa, yakın bir zamanda, ben AKP'nin yüzde 34'ten daha fazla oy alacağını tahmin ediyorum.
Yerel seçimlerde ise daha da yüksek olacaktır. 3300 belediyenin çok büyük çoğunluğu kendi geliriyle yaşayacak durumda değil. Ankara'ya muhtaç. Bu durumda olan halk, hükümetle, gösterilen adayın çevrede kötü tanınması, ve benzer nedenler dışında, iktidara karşıt olmak istemez.
Büyük kentlerde eski siyasi tercihlerin ağırlığı devam edecektir. Mesela İzmir'de 1969'da DSP'ye, 2003'te Genç Parti'ye oy verenlerin, CHP'ye oy vermesi beklenir. Zaten kendisi orada birinci partiydi. Bu nedenle İzmir'de CHP'nin kazanması lazım. Antalya'da olağanüstü bir durum olmazsa kazanması lazım. Gaziantep'te de Celal Doğan, CHP'den aday olursa kazanır.
İstanbul ve Ankara için neler düşünüyorsunuz?
Tarhan Erdem: Eğer büyük bir hata yapılmazsa AK Parti kazanır.
İstanbul için CHP'den isimler dolaşmaya başladı. Örneğin, Kemal Derviş adı sıkça kullanılıyor. Derviş'le CHP'nin şansı ne olur İstanbul'da?
Tarhan Erdem: Kemal Derviş, kendine özgü biri. Eğer Kemal Derviş, CHP'den bağımsız gibi kamuoyuna sunulursa oyu arttırır. Yani, oy verecek kişiye "Kemal Derviş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olursa, Deniz Baykal'ın da, CHP'nin de esiri olmaz. Kendi bildiğini yapar" diye düşündürürse oyu artar. Eğer bunu sağlayamazsa CHP ne kadar oy alacaksa, o kadar oy alır. Kemal Derviş'in böyle bir özelliği var.
Bana göre geçen seçimlerde Kemal Derviş, bir partiye girmeseydi, şu anda büyük siyasi gücü olan, bir adam olurdu. Kendisi bir parti kursaydı Halk Partisi'nden daha çok oy alırdı.
YTP'ye girseydi?
Tarhan Erdem: YTP'ye girseydi alamazdı. Şöyle anlatayım: İki bardak ve içlerinde farklı meyve suları var. İki bardaktaki meyve suyunun da tadı biliniyor ama birbirine karıştırınca lezzetin ne olacağı bilinmiyor; yani Derviş, tadı bilinen biri.
Bence Kemal Derviş'in partiler dışında bir değeri vardı. Ama şimdi bu değeri muhafaza ediyor mu, etmiyor mu, çok emin değilim. Şu andaki gücünü, bir siyasi güce koyacaksa, o mevcut siyasi güçten bağımsız olmalıdır. Aynı isim altında olmamak anlamında değil. Bu ilk günden belli olur. Siz Belediye'yi CHP değil, Derviş yönetecek diyorsanız, alacağı oy başkadır, yok belediye'yi CHP yönetecek diyorsanız alacağı oy farklıdır. Kemal Derviş'le birlikte Ali Müfit Gürtuna'nın da aday olup olmaması çok önemli.
Ali Müfit Gürtuna'nın adaylığı etkili olur mu?
Tarhan Erdem: Olur. AK Parti'nin oyunu 100'den 150'ye çıkarmaz ama AK Parti'nin oyunu 100'den 115'e çıkarır. Bir başka deyişle, Ali Müfit Gürtuna, AK Parti'ye oy kazandıracak bir isim ancak Ali Müfit Gürtuna'nın da AK Parti dışında kazanma şansı yok.
Ölçüm yapmadığımı bir kez daha belirtmek isterim. Kendi görüşüme göre yarın seçim yapılırsa birinci ve ikinciler, AKP ile CHP arasında paylaşılacak. Diğer hiçbir parti veya ortaklık bunlara yaklaşamaz.
Özlem Ulueren
soylesi@mynet.com (soylesi@mynet.com)
http://img.sabah.com.tr/i/y/1336.jpghttp://img.sabah.com.tr/i/y/yi/1336.gif
AK Parti'den 'dev' anket!
Siyasette yine ilginç gelişmeler yaşanıyor. Ülke "derin devleti" tartışırken siyasetin "derin" kulislerinde "ince hesap"lar yapılıyor.
Kimi "ittifak", kimi "birleşme" kimi de "adam toplama" peşinde...
Aslında süre de giderek daralıyor.
Doğrusu AK Parti ve CHP dışında kalanların pek vakti de kalmadı.
Ne yapacaklarsa önümüzdeki bir iki ay içinde yapacaklar. Sonrası yok.
Şu sıralar en "ince hesabı" ise hiç kuşkusuz AK Parti yapıyor.
İktidarda 5. yılına girmesine rağmen gündemi hep elinde tutan AK Parti, başta İstanbul olmak üzere Türkiye'nin 81 ilinde toplumun nabzını tutacak önemli bir çalışmaya imza atıyor.
Ve bugüne kadar hiçbir partinin yapamadığı yaklaşık 100 bin kişilik bir anket yaptırıyor.
Bu gerçekten de bugüne kadar yapılmamış büyük bir anket çalışması.
Anketi AK Parti'ye yakın Denge, Anar ve Pollmark araştırma şirketleri yürütüyor.
Maliyetine gelince...
Bu da ciddi boyutlarda bir rakam.
Tam bir milyon dolar.
Peki AK Parti bu parayı neden böyle bir araştırmaya veriyor?
İşin uzmanı şöyle anlatıyor:
"Cumhurbaşkanlığı seçimine doğru gidilirken Tayyip Bey, işi sağlama almak istiyor. Bu tür bir çalışmayı bugüne kadar hiçbir hükümet yapmadı. Geçmiş iktidarlar da yapmadı. Tayyip Bey'in araştırmacılığa özel ilgisi var. Parti yöneticilerinin verdiği bilgilere doğrudan inanmaz. Doğrulatmak için bu tür araştırmalar yaptırır."
Araştırmalarda hem hükümetin hem de yerel yönetimlerin performansını ortaya çıkaracak sorular var.
Örneğin...
Hükümetin çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?
Seçim olsa oyunuzu kime vereceksiniz?
Belediye başkanının çalışmalarını beğeniyor musunuz?
Belediyenin en önemli problemi nedir?
Belediye başkanını temiz ve şeffaf yönetim açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?
http://img.sabah.com.tr/i/yildizlar2.gif
Önümüzdeki bir ay içinde sonuçları ortaya çıkacak bu araştırmayla hem genel siyasi tablo görülecek hem de cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası AK Parti'nin "siyasi yol haritası" çizilecek.
Çünkü elde inanılmaz bir veri bankası olacak.
Bunun ne anlama geldiğini işin uzmanı şöyle değerlendiriyor:
"Bu önemli bir iştir. Bana göre bu çalışma, AK Parti'nin hareket kabiliyetini geliştirme ve strateji oluşturma yeteneği diğer siyasi partilerin fevkalade önünde olduğunu gösteriyor. Aslında bu ekip yıllardır bilgiyi iyi yönetti. Şimdi de iyi yönetecekleri görülüyor. İlk bilgisayarı Türk siyasi hayatına Refah Partisi soktu. Okul önünde seçmenlere ilk yardımı Refah Partisi yaptı. İlk seçmen listelerini bilgisayarlara yine onlar soktu."
Seçim sathına girildiğinde AK Parti'nin elini güçlendirecek bu çalışma aslında sadece bir nabız yoklama değil.
Aynı zamanda halkın siyasette kimleri temsilci olarak görmek istediği ve ne beklediği konusunda da bilgi verecek.
Peki iktidar partisi bunları yaparken muhalefet partileri ne yapmalı?
Bu sorunun cevabını da deneyimli bir siyasetçi veriyor:
"Eğer iktidar partisi 100 bin kişi ile bu işi yapıyorsa, muhalefet bu işi minimum 50 bin kişi ile yapmak zorunda. Ve ekipleri iktidardan çok daha iyi organize etmeli. Aksi halde iktidar partisi, oluşturacağı politika, kuracağı kurgu, atayacağı bölgesel isimlerle milletin önüne çok daha hazırlıklı çıkacak. Bu da muhalefeti zor durumda bırakır."
http://www.sabah.com.tr/2007/02/08/yaz1336-50-101.html
DYP ve MHP’yi baraj altında göstermek AKP’nin bir seçim taktiği mi..
http://www.gazetevatan.com/pics/yazarlar/131.jpgDün yayımlanan seçim anketine bakarken bunun AKP’nin dillendirilmeyen bir taktiği olduğunu düşündüm..
Kafalarda soru işareti bırakacak..
Düşündürecek..
Sandıkta etkili olacak..
Oy verenin kafasını karıştıracak çok ince bir taktik..
Plan şu..
AKP seçime kadar yükünü almış gösterilecek.. Yani uzak ara birinci parti.. Tek başına iktidar..
CHP’nin ise her geçen gün eridiği.. Baraj çizgisine doğru kaydığı havası yaratılacak..
DYP ve MHP’ye gelince..
Onların barajı geçme şansının olmadığı fısıltı gazetesinin manşetine oturtulacak..
Peki amaç ne?
Şu..
AKP’ye karşı olan seçmenin tek parti altında toplanması.. Tek partiye yüklenmesi..
Yani 2002 seçimi sonuçlarının bir kez daha yaşanması..
AKP’nin hedefi bu..
“Biz birinci parti olalım. CHP yüzde kaç alırsa alsın. MHP ve DYP baraja takılsın. Beş yıl daha böyle gidelim.”
İki partili Meclis..
Peki beni böyle düşündürten anket ne diyor?
Öncelikle şunu belirtelim.. Anket Yeni Şafak Gazetesi’nde yayınlandı..
AKP’ye en yakın gazetede..
Sonuçlar şöyle: AKP: Yüzde 35.. CHP: Yüzde 11,6..
Gerisi yok.. Baraj altında..
MHP: Yüzde 6,1.. DYP: Yüzde 4,1.. GP: Yüzde 5,2.. DTP: Yüzde 5,3.. Anavatan: Yüzde 1,4.. SP: Yüzde 1,6.. DSP: Yüzde 0.7..
Kararsızlar ise yüzde 17,9..
***
Önünüze bu tablo konulduğu zaman ne düşünürsünüz?
Oyum heba olmasın dersiniz, değil mi?
Ya AKP dersiniz..
Ya da CHP..
İnanıyorum.. CHP yönetimi de böyle bir manzaradan rahatsızdır.. Yaşayıp gördüler..
Yüzde 34,5 ile Meclis’in yüzde 65’ine hakim olmak ne demekmiş anladılar..
Bunu bir daha yaşamak istemezler..
CHP’ye birçok kişi kızıyor.. Suçluyor falan..
Ama şunu da kabul edelim.. CHP’nin Meclis’te gücü yoktu.. Veya AKP aşırı güçlüydü..
Bir yerde çaresizdiler..
Yeri gelmişken belirteyim..
İktidarı unutup, muhalefete muhalefet eden tek ülke biziz herhalde..
***
Neyse, biz dönelim ankete..
Ocak ayında yapılan anketlerde.. DYP de MHP de yüzde 10’lardaydı..
Düşündüm düşündüm.. Bulamadım..
Acaba geçen iki ayda ne yaptılar ki oy oranları neredeyse yarı yarıya indi..
Hani iktidar olurlar da öyle bir hata yaparlar ki.. Milletin sigortasını attıran..
Ortada böyle bir durum da yok..
Eeee o zaman?
Yeni Şafak’taki haberde deniliyor ki AKP çıtayı yükseltti..
Peki bu süre içinde iktidar ne yaptı?
İşsizliğe çözüm mü buldu?
Çiftçinin, esnafın yüzünü mü güldürdü?
Büyük bir reforma imza mı attı?
Yoo..
Son iki ayda böyle bir olay yaşanmadı!
O zaman oyları neden arttı?
***
Bu seçim anket savaşlarına sahne olacak herhalde..
Ve o savaşlar etkili de olacak..
En azından kafaları karıştıracak..
Bir gerçek daha var..
AKP’nin tek başına, aynı güçle iktidar olma yolu Genç Parti’den geçiyor..
Cem Uzan’ın performansından..
Kaderin cilvesi mi?
O da yarına..
http://www7.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&tarih=26.03.2007&Newsid=114005&Categoryid=4&wid=131
deryatulga
10.05.07, 03:41
Gelin bir hesap yapalım Murat Yetkin (myetkin@radikal.com.tr)
Mevcut anketler yanıltabilir. Ancak basit bir durum tahlili AK Parti'nin güç kaybına işaret ediyor
10/05/2007 (101 kişi okudu)
Sağda ve solda birleşme çabalarının artmasıyla, bir süredir ara verilen anket ve tahminler yeniden yapılmaya başladı. Dün bunlardan biri internet üzerinden kısa sürede yayıldı. Yatırım kuruluşu JP Morgan'ın yaptırdığı bir çalışmaydı bu. Bu tahminde, AK Parti'nin yüzde 30, CHP'nin (DSP birleşmesi olursa) yüzde 15-17, (DYP-ANAP birleşmesiyle oluşan) Demokrat Parti de yüzde 15-17 oy alacağı ve Meclis'in bu üç parti ile oluşacağı öne sürülüyor.
Sadece JP Morgan'ın değil, ama şu ara yapılan anket ve tahminlerin tamamına kuşkuyla yaklaşıyorum. Bir kaç nedenden dolayı:
1- Şu anda kamuoyu hayli politize durumda. Politizasyonun nedeni genel seçimler değil. Cumhurbaşkanlığı seçimleri çerçevesinde laiklik, dincilik, asker-hükümet ilişkileri ve siyasi birleşmeler konuşuluyor. Yani seçmenin ilgi, dikkat ve duygusal yönelimi henüz genel seçim ortamına odaklanmış değil.
2- Seçimlere hangi partinin nasıl gireceği henüz belli değil. Örneğin JP tahmininde Genç Parti faktörü adeta yok sayılmış, MHP faktörü küçümsenmiş görünüyor. Oysa bu iki parti de seçimlerde denge değiştirici roller üstlenebilir. Keza, yüzde 10 barajının etrafından dolaşmak amacıyla seçime bağımsız adaylarla girmesi beklenen Kürt milliyetçilerinin seçildikten sonra DTP etrafında birleşip grup oluşturmaları ihtimali de yok sayılmış.
3- Daha önce Türkiye'nin seçim eğik düzlemine girdiği ve yuvarlanmaya başladığı dönemlerde yapılan anketlerin bile nasıl boşa çıktığına tanık olduk. Türkiye, evet seçimi tartışmaya başladı, ama fiilen daha o havaya girmedi.
Ama başka bir hesap yapıp, sondan başa doğru giderek yaklaşık bir resmi zihinde canlandırmak mümkün.
Sonuçta ulaşacağımız nokta 550 milletvekili olduğuna göre, oradan başlayalım.
DTP yetkilileri en az 30 bağımsız milletvekili çıkaracaklarını ve Meclis'te grup oluşturmak için gerekli asgari sayı olan 20'yi aşacaklarını öne sürüyorlar. Biz, temkinli davranalım ve 20 diyelim.
Böylelikle 530 sayısına ulaşıyoruz.
Gerçi hem AK Parti, hem de CHP yönetimleri yine iki partili bir Meclis oluşacağına inanıyorlar. Ama ülkedeki son gelişmeler, en az bir partinin daha yüzde 10 barajı aşma ihtimali olduğunu gösteriyor.
Bu parti MHP olabilir. Bu parti Genç Parti takviyeli DP olabilir, bazı iddialara göre GP'nin daha küçük partilerle ittifakı dahi olabilir. Burada da temkinli davranıp, AK Parti ve CHP dışında barajı geçebilecek partinin yüzde 10'un çok az üzerinde oy alacağını varsayalım.
Ve diyelim bu parti (yine çok temkinli davranarak) 50 milletvekili çıkarmış olsun. 530'dan 50 çıkarıp 480 sayısına ulaşıyoruz.
CHP'nin son cumhurbaşkanlığı tartışmalarından sonra yükselişte olduğu görülebiliyor. DSP birleşmesi olursa, bunun merkez sola bir sinerji getirmesi muhtemel. Olmazsa bile, mevcut durumda oy potansiyelini artıran tarafın CHP olacağı anlaşılıyor. 2002'de yüzde 18 küsur ile 168 milletvekili çıkaran CHP'nin, yine temkinli bir tahminle 180 milletvekili çıkarması sürpriz olmamalı. 480'den 180 çıkaralım ve 300'ü bulalım.
AK Parti'nin oylarını artırsın veya artırmasın, önümüzdeki seçimde Meclis'te kazanacağı sandalye sayısı, iyimser tahminle 300 civarındadır. JP Morgan anketinin sonucunda da aslında yazıldığı gibi AK parti'nin bu seçimlerden güç kaybederek çıkması beklenebilir. Tabii böyle bir sonuç, AK Parti'yi yine tek başına hükümet yapabilir, ama Anayasa değişikliği sınırından uzaklaştırır. Cumhurbaşkanını halkın seçmesi doğrultusundaki Anayasa değişikliği o zamana dek yetişmemiş olursa, AK Parti'nin cumhurbaşkanının kendi parti ihtiyaçları doğrultusunda seçme imkânı ortadan kalkar.
Buradaki tek varsayım, AK Parti ve CHP dışında bir partinin yüzde 10 barajını aşacağıdır. Barajı iki partinin aşması, ya da aşacak tek partinin, ya da CHP'nin daha yüksek oranlara ulaşması, ya da DTP'nin daha kalabalık bir grup kurması durumunda, AK Parti'nin yekûnu azalabilir. Genç Parti, DP ve MHP üçgenindeki hareketlere bağlı olarak, CHP önderliğinde bir koalisyon kurulması ihtimali dahi bütünüyle yok sayılmamalı. Ama şu anki eğilim, eski gücünde olmayan ve istediğini, istediği gibi yaptıramayacak bir AK Parti hükümetini gösteriyor.
(http://www.radikal.com.tr/kose_yazarlari.php?tarih=10/05/2007&ozet=var)
SONAR'IN SEÇİM ANKET SONUCU!İşte Türkiye genelinde partilere göre oy dağılımı?
10.05.2007 13:25http://www.haberturk.com/kuturesim/sonnarkucuk.jpg Bu çalışmanın amacı, Türkiye genelinde partilerin son oy durumlarını belirlemektir.
Araştırma, kantitatif araştırma tekniklerinden "yüz yüze anket yöntemi" kullanılarak uygulanmıştır.
Araştırma; İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Afyon, Aksaray, Antalya, Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Edirne, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Isparta, Kars, Kayseri, Malatya, Mersin, Muğla, Samsun, Şanlıurfa, Trabzon, Yozgat, Van ve Zonguldak illerinde yapılmıştır.
Toplam anketlerin %33’ü kır özelliği taşıyan ilçe ve beldelerde yapılmıştır.
Çalışma, farklı sosyo–ekonomik ve sosyo–demografik gruba mensup kişilerden, yaş, cinsiyet ve ilçe/belde kotalarına göre tesadüfi yöntemle seçilmiş 3,101 kişi ile görüşülerek gerçekleştirilmiştir.
Yapılan bu araştırmada 0,95 güvenlik sınırları içinde, hata payı +/- %1,71’dir.
Saha çalışmasından dönen anketlerin kontrolü yapıldıktan sonra, döküm ve kodlama işlemleri tamamlanmış, anketler bilgisayar analizine tabi tutulmuştur. Bilgisayar analizinden sonra elde edilen veriler tablolaştırılmış ve tabloların yorumunu içeren nihai bir rapor hazırlanmıştır.
Parti tercihi sorusuna, “hiçbiri” ve “oy kullanmayacağım” cevabı verenler değerlendirmeye hiç dahil edilmemiştir.
Sadece kararsızlar, özel bir analiz ile partilere dağıtılmıştır.
Hata payının ±%1,71 olduğu bu çalışmada, Türkiye’nin özel şartları gereği %2’lik bir hata marjı esas alınmıştır.
Yapılan tüm analizler sonucu oluşan TABLO aşağıdadır.
http://www.haberturk.com/haber.asp?id=22761&cat=110&dt=2007/05/10
Iki farkli anket:
ANKA:
Ak Parti % 44.3, CHP % 20.1, GP % 10, MHP % 4.9, ANAP % 4.7, DYP % 3.2, DTP % 4.1, SP % 2.1, DSP % 1.1, Diğer 5.5.
KAMAR:
Ak Parti % 36.9, CHP % 16.4, MHP % 8.0, DYP % 4.2, ANAP % 2.5, DTP % 4.8, SP % 3.2, GP % 2.6, diğer % 3.3, Kararsızlar % 18.
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=240336
deryatulga
16.05.07, 03:04
Şamil TAYYAR
stayyar@stargazete.com (stayyar@stargazete.com) http://www.stargazete.com/images/spacer.gif Anket şirketlerin bozuk sicili Seçim sürecine girince, anket sonuçları medyanın en önemli haber malzemesidir. Burada önemli olan, kamuoyunu doğru bilgilendirip siyaset mühendisliğine soyunmamaktır. Ne var ki, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde hem medya hem kamuoyu araştırma kuruluşlarının önemli kısmı, bu çalışmalardan alnının akıyla çıkamadı.
1994 Mart’ındaki yerel seçimler öncesi Sabah Gazetesi’nin anketleri hala hafızalardadır. British Gallup’un yaptığı anket sonuçlarına göre, SHP’li Korel Göymen yüzde 30 oyla birinci, ANAP’lı Rüştü Yüce yüzde 23 oyla ikinci, RP’li Melih Gökçek yüzde 11 oyla üçüncü sıradaydı.
Aynı şekilde İstanbul’da SHP’li Zülfü Livaneli yüzde 29 oyla birinci, ANAP’lı İlhan Kesici yüzde 21 oyla ikinci, DYP’li Bedrettin Dalan yüzde 19 oyla üçüncü, RP’li adayı Recep Tayyip Erdoğan yüzde 15 oyla dördüncüydü.
Şimdi son seçim öncesine bakalım. Tüm kamuoyu araştırma kuruluşlarının bildiği tek sonuç, AK Parti’nin birinciliği. Bunun için bu kadar para harcayıp anket yapmaya gerek var mıydı, bilmiyorum. AK Parti’nin oylarını sıfır hatayla tahmin eden ANAR (yüzde 34.2) oldu. En yakın tahmin (yüzde 34.8) KONDA’dan geldi.
Diğer kuruluşların AK Parti tahminleri ise şöyleydi: Strateji Mori (29.1), Verso (yüzde 23), Kesit (29.0), Akkart (29.5), CRC (24.7), Sesar (29.34), KMG (30.2), Konsensüs (22.4), Sosyal Araştırmalar Merkezi (24.6), STR İletişim (29.9)
Yüzde 19.4 oy alan CHP’nin oylarını hatasız tahmin eden yoktu: Konda (21.3), ANAR (21.7), Strateji Mori (11.8), Verso (16.0), Kesit (15.1), Akkart (17.4), CRC (16.9), Sesar (12.97), KMG (16.3), Konsensüs (11.4), Sosyal Araştırmalar Merkezi (11.3), STR İletişim (18.3)
Bu sonuçlar arasında komik tahminler de var. Mesela; Sesar, ANAP ve GP’ye barajı aştırarak 4 partili meclis öngörmüştü. GP’yi yüzde 13.2 oy alarak baraj aştıran bir diğer şirket KMG idi. AK Parti oylarını sıfır hatayla bilen ANAR da Genç Parti’nin yüzde 10.1 oyla barajı aşacağı iddiasında bulundu. STR İletişim ise DEHAP’ın yüzde 15.3 oy alacağını iddia ederek tarihe geçti.
Yine anket sonuçları havada uçuşuyor. Tavsiyem, anketlere pek inanmayın ama anketsiz de kalmayın.
Kafam karışık düşünüyorum
Ertuğrul Günay, sol siyasetin önemli simalarından biri. Onu tanıyan herkesin üzerinde mutabık kaldığı yönü, beyefendi kimliği ve entelektüel birikimi. İddialıydı ama siyasal konumu hep hayallerinin gerisinde kaldı. Sol partilerde sürekli dışlandı, kendine uygun bir mevzi edinemedi.
Bugün de sahanın dışında. İlginç bir teklif aldı. AK Parti, Günay’ı milletvekili adayı yapmak istiyor. Yıllardır sol siyasette fikir üretmiş, aktif rol almış birisi için zor bir karar. Dün kendisini aradım. Kafası karışıktı. ‘Henüz kararımı vermedim, düşünüyorum’ dedi.
Günay nasıl bir karar verir, yakında öğreniriz. Ama Başbakan Erdoğan’ın kurmaylarına ‘parti vitrininde sürpriz isimler olacak’ dediğini duydum. Anlaşılan, Günay gibi yeni sürprizlere hazırlıklı olmak gerekiyor.
İki bakkaldan bir hipermarket olmaz
Adalet eski Bakanı Cemil Çiçek dün büromuzdaydı. Bakanlık görevinden ayrılmak, sanki yaramıştı ona. Daha rahat konuşuyordu. Çiçek, ilginç tanımlamaları ve fıkralarıyla da bilinen birisidir.
ANAVATAN ile DYP’nin YDP çatısı altında birleşmesini sorduk. Çiçek, şu ilginç yorumda bulundu: ‘İdeal olanı hipermarket kurmaktır. Ama iki bakkaldan bir hipermarket malzemesi çıkmaz.’
Kapusuz’un seçim tahmini
AK Parti Grup Başkanvekili Salih Kapusuz ile dün öğle yemeğindeyiz. Hürriyet’ten Enis Berberoğlu ve Zaman’dan Mustafa Ünal da var. Son dönemdeki tüm çalkantılara rağmen siyasi ve ekonomik istikrarın bozulmamasından çok memnundu. Bu tabloyu, halkın 22 Temmuz’daki seçim sandığından çıkacak sonucu, umut olarak görmesine bağladı.
Kapusuz şu tahmini yaptı: ‘En sağlıklı tahmin için aday listelerini görmemiz lazım. Bugünden konuşmak gerekirse ben AK Parti’yi yüzde 38-44 bandında görüyorum. Barajı iki parti aşar. Üçüncü parti de aşarsa sürpriz olmaz. İki parti de üç parti de olsa, AK Parti’nin tek başına iktidara gelmesi yüksek ihtimal.’
3 Kasım 2002 sonuçlarını sıfır hatayla bildiğini söyleyen Kapusuz, kafasındaki kesin rakamı, aday listeleri açıklandıktan sonra söyleyeceğini ifade etti. İsteyenle iddiaya girmeye de hazır. İlgililere duyurulur.
deryatulga
16.05.07, 07:09
Arkadaslar ufak bir rica: Secimlerin salt anket yönüyle ugrasan iletileri bu threade toplayalim ki, ileride arastirma amaciyla yararlanmak isteyen arkadaslara kolaylik olsun
deryatulga
16.05.07, 07:10
Kararsızlar dahil partilerin durumu
GENAR'ın yaptığı kamuoyu araştırmasına göre kararsız oylar dağıtıldığında AK Parti 22 Temmuz yarışına yüzde 43 oy oranı ile birinci sırada başlıyor, CHP-DSP işbirliği ise yüzde 21.5'le ikinci.
Seçim süreci giderek hız kazanırken kamuoyu araştırmaları halkın nabzını tutmaya devam ediyor. GENAR'ın Türkiye genelinde 8-13 Mayıs tarihleri arasında 17 il ve 60 ilçede, 2 bin 9 kişi ile yüz yüze görüşerek yaptığı araştırma, "Partiler 22 Temmuz yarışına nereden başlıyor" sorusunun verilerini ortaya koydu.
Araştırmada kararsız oyu da giydirilirse
AK Parti yüzde 43.9 ile ilk sırada.
CHP-DSP birlikteliği ancak yüzde 21.5'i buluyor.
DP Yüzde 9,
MHP yüzde 7.3'le barajın gerisinde kaldı.
İKİ PARTİLİ MECLİS
Veriler 22 Temmuz sonrasında Türkiye'yi 2 partili bir Meclis'in beklediğini ortaya koyuyor. Araştırma analizinde, iki ayı aşkın kampanya sürecinin tabloyu değiştirebileceği vurgulanırken, DTP'nin bağımsızlarla seçime girmesi göz önünde alındığı Meclis'in 3 partili olacağı kaydedildi. Diğer taraftan DP'nin yüzde 10'u aşma potansiyeli, MHP ve GP’nin barajı zorlayan bir trend içinde olmaları da araştırmanın diğer bulguları. Kendilerine en yakın gördükleri parti sorulduğunda yaklaşık yüzde 15'lik kararsız kitlenin yarıdan fazlası kararsız durumda kalıyor; diğerleri ise ağırlıklı olarak AK Parti ve CHP'ye yakın duruyor.http://www.bugun.com.tr/staticfiles/images/newsimages/HaberResmi/bcafbfd8-9514-4a56-9b59-11486beef89a.jpg
SOLDA SİVRİLEN İSİM SARIGÜL
Araştırma sonuçlarına göre, hızlanan solda birleşmeye liderlik etme konusunda anamuhalefet lideri Deniz Baykal ile Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül başa güreşiyor.
İşte oranlar:
Deniz Baykal: % 13.9
Mustafa Sarıgül: %13.3
Ahmet Necdet Sezer: % 10.7
Zeki Sezer: % 7.7
Hikmet Çetin: % 4.9
Erdal İnönü: % 3.2
İPİ GÜL GÖĞÜSLER
Araştırmada deneklere cumhurbaşkanlığına ilişkin sorular da yöneltildi. Buna göre cumhurbaşkanını halkın seçmesi durumunda, eğer ikinci tura Abdullah Gül ve Deniz Baykal kalırsa sonucun şöyle gelişmesi tahmin ediliyor:
Abdullah Gül: Yüzde 51
Deniz Baykal: Yüzde 22
İkisine de hayır: Yüzde 23
Fikrini söylemeyen: Yüzde 4
İLLE DE İŞSİZLİK
Araştırma, halkın gündemi ile gündem mühendislerinin gündemi arasında büyük farklar bulunduğunu da ortaya koyuyor. Buna göre Türk toplumunun yüzde 40'ının temel gündemi işsizlik, yüzde 19'unun ekonomi. Bu durumda yaklaşık yüzde 60'lık bir kesim Türkiye'nin öncelikli sorunu olarak ekonomiyi görmektedir. Yolsuzluklar, eğitim, demokrasi, rejim tehlikesi, cumhurbaşkanlığı gibi konular da Türk toplumu açısından sorun olarak görülmekle beraber, ikincil sorunlar olarak değerlendiriliyor.
DEMOKRASİ YANLISIYIZ
Vatandaş, cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yaşananlarla ilgili olarak, hükümetin, Genelkurmay Başkanlığı'nın, muhalefetin, üniversitelerin ve medyanın tavrını olumlu bulmuyor. Vatandaş kurumlararası çatışma istemediği gibi kavramlar üzerinden yürütülen bir çatışmaya olumlu yaklaşmıyor. Cumhurbaşkanının eşiyle değil, cumhurbaşkanının kendisiyle ilgileniyor ve bu konuda iradesine ipotek koyulmasına karşı çıkıyor. Vatandaşların yüzde 90.5'i, 4.5 Yıllık AK Parti hükümeti döneminde bireysel yaşamında hiçbir müdahale ile karşılaşmadığını, yüzde 9.5'i ise karşılaştığını söyledi. Sorulduğunda, ekonomik politikaların ' bireysel hayata müdahale' olarak algılandığı da anlaşıldı.
Kaynak: http://www.sonsayfa.com//images/source/18.jpg
Gelde güven bu anketlere
17 Mayıs 2007 Perşembe 11:47
Takvim'in Genel Yayın Yönetmeni İskenden Baydar (http://www.takvim.com.tr/baydar.html), kendi köşe yazarını halka şikayet etti. Şikayet edilen kişi Nazlı Ilıcak... Şikayet nedeni ise anketler... Daha doğrusu sürekli yer verdiği bir anket şirketi...
Takvim'in başka kurumların anketini taraflı bulduğu için yayınlamama kararı aldığını belirten Baydar, Nazlı Ilıcak'ın köşesinden bu kuralın sürekli delindiğini belirtti.
Ilıcak'ın sürekli dile getirdiği anketler ANAR şirketine ait. Yeni Şafak için anket yapan ANAR'ın ise perde arkası ilginç yerlere uzanıyor.
Kim bu ANAR, tarafsız mı?
İskender Baydar bu soruyu sorduktan sonra "Biz anlatalım, kararı siz verin" deyip başlıyor anlatmaya;
"ANAR'ın yüzde 99.4'ü, Atlas Nehir İletişim adlı alt şirketin... Atlas'ın üst şirketi YİMPAŞ... Atlas'ın Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı, YİMPAŞ'ın Yönetim Kurulu Başkanı olan Dursun Uyar yapıyor...
Atlas'ın 2002 seçimlerinden önce başında olan isim ise Beşir Atalay'dı... Atalay, 58. Hükümet'te bakan olduktan 12 gün sonra şirketteki payını devrederek ayrıldı.
Ve ANAR'ın tüm anketlerinde AK Parti açık ara birinci.
CHP neredeyse kıl payı barajı geçiyor.
MHP, Demokrat Parti, Genç Parti ortada bile yok.
Sizce bu ANAR tarafsız mı?"//
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=85154
CHP'li üyelerin, "İnşallah, 2 yıl sonra Ankara yeni bir tercih yapar" dediklerini anımsatan Gökçek, "O kadar uzağa gitmeye gerek yok. Temmuz ayında inşallah Ankara'da göreceğiz. Benim anketlerimde AK Parti yüzde 62.9, CHP yüzde 16.9. Bakalım ne çıkacak, göreceğiz" diye konuştu.
http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=279448
Der Schakal
18.05.07, 19:08
Gibt es objektive und zuverlässige Umfragen? Da kommen teilweise so unterschiedliche Ergebnisse heraus?!
deryatulga
20.05.07, 07:02
Gibt es objektive und zuverlässige Umfragen? Da kommen teilweise so unterschiedliche Ergebnisse heraus?!
Wahlforschung ist ein wissenschaftlicher Zweig, kränkelt aber an vielen subjektiven Faktoren. Je geringer der Stimmenanteil, destoschwieriger ist die präzise Voraussage. Wenn man die sehr spezifischen Konditionen der Türkei vor den Augen hat, kann es bei solchen Umfrageergebnissen nur um Eckdaten handeln!
deryatulga
20.05.07, 07:02
AK Parti yüzde kaç oy alacak?
20 Mayıs 2007 Pazar 01:18
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Reha Denemeç, ''AK Parti, 3 Kasım 2002'den beri seçime en hazırlıklı partidir'' dedi.
EN AZ YÜZDE 44.5 ALIR
Reha Denemeç, AK Parti Gaziantep milletvekili aday adayları için il binasında yapılan temayül yoklamasına gözlemci olarak katıldı.
AK Parti'nin, 4.5 yıllık iktidarı süresinde oy oranını daha da artırdığını belirten Denemeç, şöyle konuştu: ''Eylül 2001 tarihinden beri, her ay düzenli olarak kamuoyu araştırmaları yaptırıyoruz. Kamuoyu araştırmalarında, diğer partilerin durumunun, 3 Kasım seçimlerinden pek de farklı olmadığı ortaya çıkıyor. Aslında iktidar yıpranır, muhalefet güçlenir ama AK Parti'nin daha da güçlendiğini görüyoruz. AK Parti'nin, 3 Kasım 2002 seçimlerinde yüzde 34.5 olan oy oranını en az yüzde 10 civarında arttırdığını görüyoruz. AK Parti, seçime en hazırlıklı parti.''
deryatulga
21.05.07, 05:57
Oy ne kadar değişir?
Tarhan Erdem
21/05/2007 (287 kişi okudu)
Oy vermeye 60 gün kaldı. Önümüzdeki günlerde, seçmenlerin ne kadarının bugünkü oylarını değiştireceği merak ediliyor.
Günümüzde, oy vermeyi düşündüğü partiyi değiştireceklerin, iktidar belirleyeceğine inananlar çoktur. Böylelerine ben hep şu soruyla karşılık vermişimdir: Sen oyunu değiştirecek misin? Aldığım cevap da çoğunlukla, olumsuzdur; muhatabım partisini, oyunu değiştirmeyeceğini güven içinde söyler! Bunlar, seçmenin farklı olduğuna, kendilerinin diğerlerine benzemediğine, onlardan biraz üstün(!) olduğuna inananlardır.
Onlar 'başkadır', seçmen topluluğu kampanyada söylenenlere bakar, çok şey de bilmez, görüşünü çabucak bırakır, insanımız böyle olduğu için de, bugünlerdeki 'manzara' oy verme gününe kadar çoook değişir!
Ben, iki ay içinde oyunu değiştirecek seçmen oranının, 100 kişide 10'dan fazla olacağını sanmıyorum. Oyu değişecek seçmenlerin hepsi de bir partiden ayrılıp aynı partiye gitmez. Bir partiyi bırakanlar gibi, o partiye dönenler de olur.
Yani, bugünlerde oyu yüzde 20 olan partinin seçim gününe kadar oyu 25'e çıkabilir ya da 15'e kadar inebilir. Yüzde 5'in karşılığı 1 milyon 500 bin oydur. Bu kadar seçmeni bir partiden başka bir partiye taşımak kolay değildir; çünkü, diğer partiler de boş durmaz, kendilerinden gidenler
yerine başkalarından almaya çalışır.
Bu kadar insanı bir partiden koparıp bir başka partiye taşıyacak tanıtma projesiyle önümüzdeki günlerde karşılaşacak mıyız? Bundan önce böyle kampanyalar gördük mü?
O halde, bugünlerdeki oy dağılımını bilsek, seçim sonucu için çok iyi bir
gösterge kazanmış oluruz.
Bu verileri kamuoyu araştırmaları verir ama, araştırmaların yayımlanmasına, seçmenlerin etkilendikleri kanısıyla karşı çıkılıyor: "Partisinin az oy alacağını görenler, yüksek oy alacağı söylenen partilere gidiyorlar!" denmektedir. Sanki seçmenin oyunu değiştirmesi suçtur!
Bu anlayışla, Seçim Kanunu'na 1995'te eklenen (298 sayılı Kanun'un 61'inci maddesine 4125 sayılı kanunla eklenen) bir hükümle, kamuoyu yoklamalarının yayımlanması yasaklanmıştır.
Bu çağdışı hükmün uygulanmasında, eşitlik ve yasaya uygunluk da sağlanamamaktadır. Bazı köy veya mahallede muhtar, jandarma veya polis, "Anket yapmak yasak" diyerek kamuoyu çalışmasını önlenmekte; "Yapmak değil, yayımlamak yasak" diye bir sürü çabayla çalışmanın sürmesi sağlanabilmektedir.
Bu kanunu çıkaranlara veya kamuoyu araştırmalarının seçmenleri etkilediği iddias& AKP'yi kurduktan bir yıl sonra 2002 genel seçimlerinde büyük çoğunlukla iktidara geldi. Ancak birçok Türk Erdoğan'ın bu yeni ılımlı tavrının samimiyetinden kuşku duyuyordu.
Örnek olarak da zinanın suç haline getirilmesi yönündeki başarısız
girişimi ve bazı şehirlerde 'alkolden arındırılmış bölgeler' oluşturma
çabasını gösterdiler. Fakat ordu için bardağı taşıran son damla, Gül'ün cumhurbaşkanlığına aday gösterilmesiydi, zira Gül'ün seçilmesi, devletin üç zirvesinin de AKP'li İslamcıların eline geçmesi anlamına gelecekti.
Genelkurmay başkanlığı geçen ay internet sitesinde bir bildiri yayımla-yarak, ordunun gerekirse askeri müdahaleye hazır olduğunu beyan
etti. Erdoğan bildiriyi 'demokrasiye sıkılmış kurşun' diye nitelerken,
yeni kavramlar üretmekte hiç gecikmeyen Türk entelejiyansiyası
'e-darbe' sıfatını yapıştırıverdi. Bildirinin ardından Gül adaylığını çekti, Erdoğan da temmuzda erken genel seçim çağrısı yaptı. Genel seçimin favorisi yine AKP, fakat birçok gözlemci sonucun böyle çıkması halinde bir beşinci darbenin muhtemel olduğuna inanıyor. Türkiye'yle ilgili klişeyi biz de tekrarlayalım:
Batı'yla Doğu'nun, gelenekle modernitenin, İslam'la laikliğin buluşma noktası. Fakat belki de en uygun coğrafi metafor, Marmara Denizi'nin altından geçen ve 1999'da yıkıcı bir depreme sebep olan Kuzey Anadolu Fay Hattı. Bu kısımlarda siyasi zemin hızla ve beklenmedik bir biçimde değişiyor ve şu meşhur medeniyetler çatışması tezini anmak muhtemelen abartılı değil.
İslamcılar daha demokratik
Bu ay milyonlarca Türk laikliği savunmak adına meydanları doldurdu. Belli bir mesafeden, hele katılımcıların yüzde 65'inin kadın olmasına bakıldığında, İslamileşmeye karşı çıkan ilerici protestolar gibi
görünüyordu bu gösteriler.
Türkler laik ve dini bir aradalığın kestirme ifadesi mahiyetinde 'bikini ve türban'dan dem vuruyor. İstanbul'da yürüdüğünüzde rahat giysileri içinde erkek arkadaşlarını öpen ve biraz tedirgin yürüyen tesettürlü gerç kadınları görebiliyorsunuz. Adını açıklamamı istemeyen önde gelen bir kadın akademisyen, aslında türban giyilmesine izin vermek istediğini, fakat 'kariyerine mal olacağını' anlatıyor. Boğaziçi'ndeki törende bütün akademisyenlerin ve yazarların üzerinde anlaştığı tek husus, laik gösterilerin ordudaki gerici unsurlar tarafından hazırlanıp sahneye konulduğu.
Sosyoloji profesörü ve ılımlı bir Kemalist olan Faruk Birtek'e kulak verelim bu noktada: "İslamcıların laiklerden daha demokratik davrandığı bir durumla karşı karşıyasınız.
Hegel buna diyalektik olmayan çelişki derdi." Bir başka akademisyense
Birtek'in sözlerini fazla kaale almamam gerektiğini söylüyor ve ekliyor:
"Türkler yabancılara karşı başka, kendi aralarında başka konuşur."
Bu görüş doğru veya yanlış olabilir, fakat paradoks sayılabilecek bu durumdan da zevk alıyor gibi bir halleri var. Birtek laik-İslamcı müsabakasını, şehirle taşra, kozmopolit kent merkezleriyle son yıllarda göç edip büyük kentlerin çevresine yığılan kır kökenli nüfus arasındaki mücadelenin bir tezahürü olarak görüyor. Bu da bana Pamuk'un İstanbul kitabındaki şu satırları hatırlatıyor: "...seçkinlerin orduya yönelik hoşgörüsünün kökeninde, günün birinde alt sınıfların güçlerini kırdan akan yeni zenginlerle birleştirip Batılı burjuva yaşam tarzının yerine dini yaşam tarzını koyacağı korkusu yatar."
Devletin mengenesi gevşemeli
Konuştuğum bazı gazeteciler Türkiye'nin AB macerasının, askeri darbe ihtimaliyle yara aldığını söylüyor. Türkiye-AB arasındaki üyelik müzakereleri 2005'te resmen başladı. Fakat bu dönemde sözgelimi Fransa'da Türkiye karşıtı Nicolas Sarkozy başa gelirken, Tony Blair gibi sıkı Türkiye destekçilerine yol göründü. Kendisi de Türk hapishanelerinin gediklisi olan Cumhuriyet gazetesinden Oral Çalışlar şunları söylüyor: "Avrupa bize sırtını dönerse, sonumuz Cezayir gibi
olabilir. İslamcılar demokratik yolu denediklerini ve reddedildiklerini söyleyebilir, bu yüzden yüzlerini başka araçlara dönebilir." Bu karamsar bakışı dile getiren tek Türk Çalışlar değil.
Türkiye'de sıkça duyduğunuz bir söz var: 'Derin devlet.' Suikastları ve diğer karanlık olayları tertipleyen, en azından emrini veren şaibeli bir şebeke.
1995'te Susurluk'ta meydana gelen ve Hollywood filmlerini aratmayacak
bir üçlüyü bir araya getiren (üst düzey bir polis yetkilisi, eroin kaçakçısı bir devlet tetikçisi ve milletvekili olan bir Kürt aşireti lideri) bir şebeke bu. Devletin kirli ilişkilerini kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya döken bu skandalın ardından bazı alt kademe isimler cezalandırıldı, fakat karanlık ilişkiler ağı hiçbir zaman
tam olarak ortaya çıkarılamadı.
Boğaz'dan geçen gemilere ve tankerlere bakıyorum. Bu dar Boğaz'dan geçmek zor iş, manevra alanı az ve deniz trafiğini yönetmek incelikli bir iş. Boğazın bu özelliğine bakınca, Türk siyasetinin karmaşık ve bazen ölümcül karşıt akıntılarını hatırlamamak mümkün değil... Ya İstanbul'un minareli ve kubbeli siluetine hayran olmamak mümkün mü? Tarih ve coğrafyanın birleşimi nadiren bu kadar şahane sonuçlar doğurabilir. Yenilenmenin ve yeni bir kendine güvenin işaretleri de var.
Fakat imparatorluğun çöküşünden geriye kalan nafile mirasa dair dikenli bir hassasiyet de varlığını sürdürüyor. Buna ortak bir 'hüzün' diyebilirsiniz, fakat kesin görünen şu ki, Türkiye geleceği kucaklamak istiyorsa, devletin geçmiş üzerindeki nefes aldırmayan mengenesini gevşetmesi gerekiyor. (20 Mayıs 2007)
deryatulga
23.05.07, 06:27
Genç Parti yüzde kaç oy alır?
23 Mayıs 2007 Çarşamba 01:06
Genç Parti lideri Cem Uzan SkyTürk'te gazetecilerin seçimle ilgili sorılarına cevap verdi. Uzan'a ilk sorulan soru seçimlerde işbirliğine gidecek misiniz? oldu.
Cem Uzan kamuoyuna yansıdığı gibi çeşitli partilerle görüştüklerini ancak görüşmelerin sürekli ertelendiğini söyledi ve ekledi:
"Parti olarak oyalandığımızı hissettiğimiz için, tabandan gelen isteği de gözönüne alarak son noktayı koyduk ve seçime tek başına girme kararı aldık'
GENÇ PARTİ EN AZ %11 OY ALIR
Cem Uzan Genç Parti'nin son yapılan anketlerde baraj sıkıntısında olmadığını altının çizdi ve şunları söyledi:
"Yaptırdığımız anketlere göre şu andaki oy oranımız %11'in üzerinde, bizim bundan sonraki süreçte yapacağımız iş bu oy oranını nasıl daha da yukarıya çekeriz. Hedefimiz bundan sonrası için daha da yukarılar"
AK Parti'yi uçuran anket
23 Mayıs 2007 Çarşamba 07:46
AK Parti, kendi yaptırdığı anketten yüzde 40.7 oranı ile birinci parti çıktı. Anket sonuçlarına göre parlamentoya sadece AK Parti ve CHP girebiliyor.
Anketi yapan Andy-Ar Sosyal Araştırmalar Merkezi... Anketi yaptıran ise Ak Parti. Ankete katılanlara 'Bu pazar seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?' sorusu yöneltildi.
İşte sonuçlar;
AK Parti......................... .........yüzde 40.7
CHP........................... ..............yüzde 14.1
MHP........................... .............yüzde 8
DP............................ ................yüzde 7.2
GP............................ ................yüzde 5.3
DTP........................... ...............yüzde 2.6
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=86083
Bugün seçim olsa ne olur?
24 Mayıs 2007 Perşembe 08:49
Başkent Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi 28 ilde (İstanbul, Bursa, Tekirdağ, Yalova, Sakarya, Ankara, Kayseri, Konya, Eskişehir, İzmir, Manisa, Aydın, Denizli, Adana, Antalya, Mersin, Isparta, Samsun, Trabzon, Bolu, Erzurum, Kars, Elazığ, Van, Diyarbakır, Adıyaman, Şanlıurfa, Gaziantep) 1420’si kadın olmak üzere, toplam 3150 kişi ile yüz yüze görüştü.
Araştırma 15 – 18 Mayıs 2007 tarihleri arasında, Stratejist ve Araştırma Uzmanı Mehmet Murat Pösteki’nin koordinatörlüğünde, Araştırma Uzmanları Mehmet Safa ve Kemal Özkiraz’ın proje danışmanlığında gerçekleştirildi.
Cinsiyet, yaş ve eğitim kotasının uygulandığı araştırmada seçmenin nabzı tutuldu. Anket sonuçlarına göre 3 parti barajı geçiyor. İşte sonuçlar..
22 Temmuz’da oyunuzu hangi partiye vereceksiniz ?
%
AKPARTİ
29,0
CHP+DSP
16,2
DEMOKRAT PARTİ
14,8
MHP
8,0
SP
5,5
GP
4,0
BBP
3,7
DTP
2,0
DİĞER
1,8
KARARSIZ
10,9
HİÇBİRİ
4,1
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=86250
deryatulga
24.05.07, 09:03
DP muhalefeti hedeflemeli
Tarhan Erdem
24/05/2007 (744 kişi okudu)
Seçim dönemi başında, durumlarını ve hedeflerini gerçekçi belirlemeyen partiler, umut kırıcı sonuçlarla karşılaşırlar.
Örneğin, seçim barajına takılma olasılığı bulunan bir parti, tek başına iktidarı hedefleyerek sahaya çıkarsa, kendinin Meclis dışında kalmasına yardım etmiş olur. Böyle bir partinin iktidara geleceğini söylemesi, oylarını azaltacak, zaten bir adım yukarıda, iki adım aşağıda olan oylarını, iyice barajın altına çekecektir.
Halkın karşısına, 'İktidar istemiyorum' diyerek çıkılmaz, ama 'Her parti iktidar için mücadele eder' iddiasının da doğruluğu kanıtlanmamıştır.
Seçim dönemi başlarında, taraftar sayısıyla ve örgütünün gücüyle, baraja yakın yerlerde duran bir parti, üst düzeyleri hedeflerse, üsttekilerin de dikkatini çeker, tabii oklarına da hedef olur.
Baraja yakın yerlerdeki partilerin hedefi muhalefet olmalıdır. Hele son dönem, ülke işlerinin uzağına savrulmuş bir muhalefet partisiyle yaşanmışsa, gelecek dönemin gerçekçi ve etkin muhalefeti olma hedefi, baraja yakın yerdeki partiyi güvenli biçimde baraj üstüne çıkarır.
Bu yazdıklarımı bugünkü duruma uyarlamak istiyorum:
Geçen seçimde MHP, DYP, GP, DTP, ANAVATAN, SP, BBP, DSP barajın (yüzde 10) altında kalmışlardı. Bunlardan DTP, seçimlere 'parti' olarak katılma yerine 'DTP'li Bağımsızlarla' gireceğini açıkladı. DYP ile ANAVATAN birleşiyor, DP adını alacak. Bazı üyeleri CHP listesinde görünecek DSP de seçimlere katılmayacak.
Böylece, söylemeseler de, ilk hedefi 'barajı geçmek' olan beş partiyle (MHP, DP, GP, SP, BBP) seçim dönemine girdik. Baraja yakın partiler için yaptığım değerlendirme, gerçekte üç partiyi ilgilendirebilir: MHP, DP ve GP.
Bunlardan MHP, kendini güvenli biçimde barajın üstünde görmekte; konuşmalarında iktidara gelmekte olduğunu söylemektedir. Açıkça hedefini belirtmiş MHP'ye diyecek bir şey yok; bize 'Bakalım' demek, başarılar dilemek düşer.
GP ise barajı geçtiğini 'ilan' ediyor; sıra 'Mazot 1 lira' vaadinde! Dörtnala iktidara koşan GP'nin etrafına bakmaya ve dinlemeye vakti yok! Benim de ona bir diyeceğim olamaz!
Yukarıda söylediklerimin DP için bir şeyler ifade edebileceğini sanıyorum, umut etmek istiyorum. Bence, DP iktidar söylemini bırakıp, ciddi muhalefet partisi olmayı hedeflemeli ve bunu açıkça halkına anlatmalıdır. Bunun önemli ve belirleyici olduğunu söylemeye çalışıyorum.
Her tanıtım programı, bir 'boşluk' bulmalı ve o boşluğu doldurmayı hedeflemelidir. Dört yıldan beri ciddi muhalefet boşluğu vardır ve henüz bu boşluğu doldurmayı hedefleyen bir parti mevcut değildir.
Ciddi muhalefet boşluğunu doldurma hedefi, doğru yönetilirse, baraja yakın yerlerdeki bir partiyi barajın üstünde güvenli bir yere yerleştirebilir.
DP için bu hedef, bir şans ve fırsattır. Çünkü bu hedefi belirlemiş başka parti yoktur. DP, temel siyasal tercihlerini ve projelerini açıklayarak, çağdaş ve ciddi muhalefete talip olmalıdır.
DP hedefini, iktidarı engellemek yerine yol gösteren ciddi muhalefet partisi olarak belirlemeli ve buna halkı inandırmalıdır.
Yarıştaki ilk üç parti hangisi?
25 Mayıs 2007 Cuma 10:45
Anketin varlığını Akşam yazarı Şakir Süter'den öğreniyoruz. "Son ve ciddi bir anket çalışması ulaştı elimize" diyen Süter, (http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=78513,10,11) bu anketi yapan şirketin adını "şimdilik" vermiyor.
"Resmen" açıklanmayan verilerin çok önemli bir bölümünü aktarıyor. Rakamlar daha önce piyasaya çıkan anketlerden bir hayli farklı.
İşte seçim arenasında çekişen ilk üç parti ve alacakları oy oranları;
AK Parti......................... ...yüzde 38
CHP........................... .......yüzde 30
MHP........................... ......yüzde 11.5
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=86413
deryatulga
25.05.07, 15:43
Gençler hangi partiye oy verecek?
Andy-Ar araşytırma şirketi, genç seçmene hangi partiyi tercih ettiklerini ve Türkiye'nin en önemli meselesinin ne olduğunu sordu. Sonuç ve ortaya çıkan rapor;
Araştırmanın Adı:
Genç seçmen Araştırması
Araştırma Tarihleri:
10-21 Mayıs 2007
Araştırmanın Amacı :
18 – 25 yaş arasındaki seçmenin hangi partiye eğilimli olduğunun tespiti
Araştırma Kapsamındaki İller:
İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Antalya, Eskişehir, Diyarbakır, Trabzon ve Kocaeli, Malatya olmak üzere Toplam 11 il’de gerçekleştirilmiştir.
Denek Bilgileri :
1354-Erkek, 1022- Kadın olmak üzere toplam 2376 denek ile görüşme yapılmıştır.
Örneklem; Cinsiyet, Yaş, Eğitim olmak üzere dağılımı yapılmıştır.
22 Temmuz’da yapılacak olan genel seçimlerde hangi partiye oy vereceksiniz ?
PARTİLER
YÜZDE
AKP
22,8
CHP - DSP
20,2
DYP – ANAP ( DP )
10,6
MHP
12,9
GP
2,1
SP
1,1
BBP
1,2
LDP
4,7
ÖDP
3,1
DTP
2,0
DİĞER
6,1
KARARSIZ
13,2
TOPLAM
100,0
Sizce Türkiye’nin en önemli sorunu nedir ?
SORUNLAR
YÜZDE
İşsizlik
36,3
Ekonomi
8,4
Eğitim
13,2
Terör
11,6
Yolsuzluk
9,4
İstikrarsızlık
2,1
Rejim tehlikesi
1,7
İnsan Hakları
3,6
Sağlık
2,4
Gündem Gerginliği
( Cumhurbaşkanlığı, seçim vb.)
4,5
Demokrasi
2,3
Diğer
4,5
TOPLAM
100,0
Kaynak: http://www.sonsayfa.com//images/source/7.jpg
deryatulga
25.05.07, 15:47
Bakan Gül'den seçim tahmini
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, NTV'nin canlı yayınında Murat Akgün'ün gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Abdullah Gül, 22 Temmuz'daki genel seçimleeden çıkacak sonuçlarla ilgili tahminde bulundu. Gül'ün sözleri şöyleydi:
"Bugünkünden çok daha güçlü geleceğimiz muhakkak. 3 Kasım'dan daha fazla oy alacağımız kesin" diyen Gül sonuçlarla ilgili şu tahminde bulundu "Anketler 3 Kasım'dan çok daha oy alacağımızı gösteriyor. İki partili bir Meclis olacağını düşünüyorum. Bir sol bir de sağ parti olacak."
DTP'lilerin Meclis'e bağmsız girme girişimlerini de yorumlayan Gül şunları söyledi:
Bu ülkedeki olaylardan en çok bağımsız olarak seçime çıkacak olan DTP'liler ders çıkarmalı. Şovmenliğe kalkışmak kimseye bir şey kazandırmaz. Herkes adımlarını ona göre atmalı. Bu ülkenin farklılığını bu ülkenin zenginliği olarak düşünülmeli. Türkiye için istikrar her şeydir. Son bir kaç gün içinde yaşananlarla Türkkiye'nin 5 yıllık kazanımları yok edilmemeli..."
Kaynak: http://www.sonsayfa.com//images/source/7.jpg
komisch, ich kann keine logischen zusammenhänge erkennen zwischen den wahlprognosen und den problemen die angegeben werden, ich finde diese prognose unglaubwürdig !
Gençler hangi partiye oy verecek?
Andy-Ar araşytırma şirketi, genç seçmene hangi partiyi tercih ettiklerini ve Türkiye'nin en önemli meselesinin ne olduğunu sordu. Sonuç ve ortaya çıkan rapor;
deryatulga
26.05.07, 14:21
Odak Araştırma'dan açıklama
26 Mayıs 2007 Cumartesi 12:00
ODAK Araştırma açıklamasında en son anketlerinin Nisan ayında yapıldığını ve hiç bir siyasi partinin ilgisi olmaksızın yapıldığını belirti..
ODAK Araştırma&Danışmanlık LTD. ŞTİ. Genel Müdür M. Sıddık Ensari imzasıyla duyurulan açıklama şöyle:
"ODAK Araştırma'nın en son Nisan 2007 tarihinde yayınladığı Araştırma dışında kamuoyu ile paylaştığı herhangi bir araştırması bulunmamaktadır. Daha önce sosyal sorumluluk bilinci ile gerçekleştirdiğimiz araştırmalarımızda da hiçbir siyasi parti, kurum veya kuruluş ilgisi olmaksızın yapılmıştır. Sayfanızda yayınlanan rakamların hiçbir araştırmamızla da ilgisi yoktur."
Kamuoyu ile paylaştığımız araştırmalarımıza www.odak1.com internet sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
İki partili Meclis ihtimali!
MetroPoll Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi, 27 ilde 2 bin 469 kişiyle görüşerek yaptığı araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Verilere göre Meclis'e iki parti giriyor. Ama daha önemlisi muhalefet ve iktidarın aldığı oy... İşte çarpıcı sonuçlar...MetroPoll Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi, 27 ilde 2 bin 469 kişiyle görüşerek yaptığı araştırmanın sonuçlarını açıkladı.
Araştırma sonuçlarına göre seçmenlerin yüzde 48.8'i cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde yaşananların AK Parti'yi güçlendirdiğine inanıyor.
Araştırmaya katılanların
yüzde 37.1'i AK Parti'ye,
yüzde 20.5'i CHP/DSP ittifakına,
yüzde 8.3'ü DP'ye,
yüzde 6.8'i MHP'ye,
yüzde 4.9'u GP'ye,
yüzde 2.6'nın DTP'li bağımsız adaylara oy vereceğini belirtti.
CHP'nin DSP ile seçim için güç birliği yapmasının işe yaradığı ortaya çıktı. Bu iki partinin bir ay önce yüzde 17.2 olan oylarını, yüzde 20.5'e çıkardı. DYP ile ANAP'ın birleşmesi ise oy bakımından soldaki sinerjiyi yakalayamadı.
BUGÜN
deryatulga
28.05.07, 13:03
Baykal'ı başbakan yapacak formül
28 Mayıs 2007 Pazartesi 12:14
Üniversite öğretim görevlisi bilim adamları tarafından yapılan bir araştırma ilginç sonuçlar ortaya koydu. İzmir tabanındaki araştırma, 22 Temuzmuz'da sandıktan çıkacak dağılıma ışık tutuyor.
Siyaset bilimcilerin incelemesine göre, bu seçimlerde Genç Parti kritik bir öneme sahip. Özellikle de iktidar olma hedefi güden CHP için... Daha açık söylemek gerekirse, CHP'nin tek başına iktidar olmasının tek yolu GP ile ittifak yapmaktan geçiyor.
Araştırma şu verileri ortaya koydu;
-CHP'nin DSP ile yaptığı ittifak oylarını 3-4 puan yükseltecek. Buna karşılık seçmenin Baykal direnci sürüyor.
-Yoksul seçmen Genç Parti'ye oy veriyor. Seçmen algısında 'ulusalcı sol' olarak Genç Parti belirli bir yer edinmiş durumda.
-DSP'siz bir CHP, Genç Parti'yle ittifak yaparsa oy kaybeder. Ama DSP'li bir CHP Genç Parti'yle ittifak yaparsa oy kazanıyor.
-CHP- DSP-GP ittifakı çok net bir biçimde AK Parti'ye alternatif potansiyel bir iktidar bloku oluşturuyor. Oy gücü açısından AKP'yle başa çıkabilecek ittifak budur.
-Bu, AKP'ye karşı tek başına iktidar seçeneğidir. Merkez sol, bu ittifakla tek başına iktidar adaylığına yaklaşabilir ve AKP'ye karşı tek başına iktidar olabilir. -
-Bu ittifakın oyunun Türkiye genelinde yüzde 30-33'e yükselmesi ihtimali var.
-Aslında Türkiye'de solu bölen Genç Parti'dir. Genç Parti, CHP'nin 1970'lerdeki hakça düzen değişikliği vaat eden sol söylemine sahip. CHP bugün insanları ekonomiden yakalayamazken, sadece laiklik ve Cumhuriyet'ten yakalarken, Genç Parti insanları ekonomiden yakalıyor. Genç Parti sol oyları birleştirebilir.//
deryatulga
28.05.07, 14:12
CHP-DSP-GP birliği tek başına iktidar olur http://www.radikal.com.tr/veriler/2007/05/28/nese.gif
FOTOĞRAF: EMRE BİNİCİ
Gündoğdu mitingi sonrasındaki ilk İzmir araştırması, AKP'ye karşı tek başına iktidar seçeneğinin CHP-DSP-Genç Parti ittifakı olduğunu gösteriyor. Oyları yüzde 30'u aşıyor
Seçmen ekonomiye bakıyor. 'Rejim, laiklik' demeye yatkın İzmir'de bile seçmen ilk sırada işsizlik diyorsa, Türkiye bu seçimde işsizlik der. İşsizliği çözemeyen AKP'nin oyu düşebilir
Şartlar kökten değişmezse, bu seçimde oylar çok kımıldamayacak. Mevcut durum sürecek. Seçmen fazla oy değiştirmeyecek AKP yüzde 30-35'te, CHP-DSP de yüzde 20'lerde kalacak 28/05/2007
NEŞE DÜZEL (nese.duzel@e-kolay.net)
NEDEN? Tanju Tosun
Bugüne dek yapılan bütün araştırmalar, solun, İzmir'de aldığı oyların yarısını Türkiye genelinde aldığını göstermiş. Yani sol İzmir'de yüzde 40 oy alıyorsa, Türkiye genelinde yüzde 20 oy alıyor. Bu istatistiki bilgiden yola çıkılarak, solun durumunu ve Cumhuriyet tarihinin en büyük mitingi olan Gündoğdu mitinginin İzmir'deki ve Türkiye'deki oyları nasıl etkilediğini anlayabilmek için bir kamuoyu araştırması yapıldı. Üniversite öğretim görevlisi bilim adamlarınca yapılan bu araştırma, Gündoğdu mitinginden sonra İzmir'de gerçekleştirilen ilk araştırmaydı. Merkezde ve kırsalda İzmir genelini temsilen 3 bin 50 denekle görüşüldü . Ortaya çıkan oy tablosu ve bazı sosyolojik gerçekler, Türkiye geneli hakkında da önemli ipuçları verdi. Araştırmayı yapan Ege Üniversitesi öğretim üyesi siyaset bilimci Doç. Tanju Tosun, İzmir araştırmasına göre seçmenin nelere baktığını, partiler arasındaki oy kaymalarını, ittifakların oylara etkisini anlattı.
Niye seçim araştırması yapmak için İzmir'i seçtiniz?
Birkaç nedenle İzmir seçimler açısından çok önemli. Bir, İzmir Türkiye'de sosyal demokrasinin hali pür melali hakkında önemli ipuçları veriyor. Biz de bu araştırmayla merkez solun durumuna baktık. İki, bazı analizciler, İzmir'deki Gündoğdu mitinginin sosyal demokratların oy temelini güçlendirdiğini ileri sürdüler. Acaba öyle mi? Miting sosyal demokrat oyları İzmir örneğinde tetikledi mi? Bunu görmek istedik. Üçüncü neden de Genç Parti.
Niye Genç Parti?
3 Kasım 2002 seçimlerinde Genç Parti Türkiye genelinde aldığı oy ortalamasının yaklaşık iki katından fazlasını İzmir'de aldı. Türkiye
genelinde yüzde 7 olan oyu, İzmir'de yüzde 17.5 oldu. Acaba Genç Parti
bu seçimlerde de siyasette tayin edici bir güç olur mu diye görmek istedik. Çünkü Genç Parti sosyolojik temel bakımından çok önemli.
GP'nin tabanı niye önemli?
Genç Parti'nin temelini, sosyal demokrasinin irtibat halinde olması gereken bir kitle oluşturuyor. Bunlar, düzenin dışlanan yoksulları ve yoksunları. Bunlar, işçiler, emekliler, ev kadınları, gençler ve işsizler. Batı'nın yerleşik demokrasilerinde bu insanlar, sosyal demokrat partilerin klasik seçmen tabanını oluştururken, yani sosyal demokrasinin doğal müttefiki olurlarken, Türkiye'de bu kesimler CHP'ye yönelmiyorlar. Oysa 1980 öncesinde bu yoksul taban CHP'de temsil ediliyordu. Ama merkez sol 1990'lardan beri kendi tabanıyla ilişki kuramıyor. Sonuç olarak da zaten bir temsil krizi yaşıyor.
İzmir, kendine has özellikleri olan bir kent.Türkiye geneli için bir örnek olabilir mi?
Geneli için bir örnek olamaz ama İzmir'den hareketle özellikle sosyal demokrasinin 22 Temmuz seçimlerindeki tabanına dair ipuçları yakalayabilirsiniz. Çünkü İzmir'deki sosyal demokrat oylar, Türkiye genelinde hep yarıya düşüyor. Yani merkez sol İzmir'de yüzde 40 oy alıyorsa, Türkiye genelinde oy oranı yüzde 20 oluyor. Ortalama böyle bir eğilim var Türkiye'de. İzmir, solun 22 Temmuz'da ne olacağına ilişkin bir göstergedir.
Sizin araştırmanız 27 Nisan muhtırasından sonra İzmir'de yapılan ilk araştırma mı?
Evet ilk ve İzmir örneğinde yapılmış tek araştırma bu.
Ankara'daki son bombalama elde ettiğiniz sonuçları etkiler mi?
Tırmanan terör özellikle MHP'nin oylarını artırır. MHP'ye Orta Anadolu merkezli bir oy kayması olabilir. Çünkü Orta Anadolu'da AK Parti'den çekilmeye başlayan bir seçmen kitlesi var. Bu kitle şu anda bir parti arayışında. Bu kitle geleneksel sağ oyları temsil eden DYP-ANAP birleşmesine de yönelebilirdi, MHP'ye de gidebilirdi. Ama bu tür terör eylemleri, seçmenin yavaş yavaş MHP'ye kaymasına yol açabilir. 22 Temmuz seçimlerinde birbirine en ciddi rakip iki parti Demokrat Parti'yle MHP olacak.
Peki... Elde ettiğiniz bulgulara geçelim... Cumhuriyet tarihinin en büyük mitingine sahne olan İzmir'de AKP yüzde kaç oy alacak sizin araştırmanıza göre?
AKP yüzde 30-35 bandında seyrediyor. Yalnız şunu dikkate alın. Kamuoyu araştırmaları, seçmenin o andaki tercihlerinin fotoğrafını çeker. Eğer konjonktürde bombalama gibi çok farklı gelişmeler olursa, dinamikler değişebilir ve bu da seçmen tercihlerine yansıyabilir. Ama şartlar kökten değişmediği takdirde, AKP İzmir örneğinde hâlâ sağın biricik partisi.
AKP bu oyları kimden alıyor?
3 Kasım 2002 seçimlerinde AK Parti ağırlıklı olarak merkez sağdan oy almıştı. AKP artık diğer partilerden oy almıyor. Ama araştırmamıza göre AKP bugün kendisine kemikleşmiş bir seçmen tabanı da oluşturmuş durumda. İzmir genelinde bakıldığında AKP oylarını koruyacak gözüküyor. Araştırma, AKP'nin Türkiye genelindeki oylarının yüzde 30-35 bandında olacağını gösteriyor. 3 Kasım'da AKP'ye oy verenlerin yüzde 80'i 22 Temmuz'da gene AKP'ye oy vereceğini söylüyor bu araştırmada. Ayrıca AKP ilk kez oy kullanacak olan seçmenlerden de çok sınırlı da olsa oy alıyor bu seçimlerde. Zaten şu var. Bu seçimlerde seçmenler fazla oy değiştirmeyecek.
Niye?
Prof. Ersin Kalaycıoğlu'nun söylediği gibi, 3 Kasım 2002 seçimlerinde oylarda 'oynaklık endeksi' yüzde 42'ydi. Yani 2003'te her yüz seçmenden 42'si, 1999 seçimlerine göre oyunu değiştirmişti. Bu seçimlerde bu oran yüzde 20'nin altında kalabilir. 22 Temmuz'da her yüz seçmenden yirmisinden daha azı oyunu değiştirecek.
Peki AKP'ye oy veren seçmenler hangi nedenlerle oy veriyorlar?
Seçmen özellikle kendi ekonomik durumuna bakıyor. 2002'de AK Parti'ye oy verenler, son beş yılda durumunda bir iyileşme mi var, yoksa kötüleşme mi, bunu dikkate alıyor. Yani AK Parti özelinde 'etnik, dinsel' temelli politik aidiyetler çok belirleyici olmuyor. AK Parti seçmeni daha ziyade gündelik yaşam kavgasının içinde geliştirdiği modellerle oyunu kullanıyor, ekonomiye, ücrete, enflasyona, gelirine, iş imkânlarına bakıyor. Oy kullanırken bugünkü hayat seviyesini beş yıl öncesiyle kıyaslıyor. Zaten AK Parti yüksek eğitimlilerden oy alamıyor.
Kimlerden oy alıyor?
Ağırlıklı olarak ilkokul mezunlarından oy alıyor. AK Parti'nin seçmenin üçte biri ilkokul mezunu. CHP'de bu oran beşte bir. CHP beyaz yakalıların, AKP mavi yakalıların partisi görünümünde. Alt orta ve alt sınıflardan AKP'ye yönelim, CHP'ye olandan çok daha fazla. İzmir örneğinden bakıldığında, solun doğal müttefiki olması gereken kitleler CHP'ye oy vermiyor. CHP maalesef emeklilerle devlet memurlarının partisi görünümünde.
Türkiye'nin en büyük 'AKP karşıtı' mitinginin yapıldığı İzmir'de CHP-DSP ittifakı ne oy alıyor?
CHP-DSP ittifakı İzmir genelinde yüzde 40-42 oy alıyor. 28 Mart 2004'te CHP yüzde 34.8, DSP yüzde 2.2 almıştı. Toplam oy yüzde 37'ydi. İttifak, oyları üç-dört puan artırıyor.
Neden o büyük mitingin enerjisi, CHP-DSP seçmeni olarak yansımıyor sandığa?
Hem CHP'nin bir Baykal faktörü var hem de CHP inandırıcı değil. Seçmende ciddi bir Baykal direnci var. Ayrıca seçmen, CHP'nin sosyal demokrat iddialarını umut verici görmüyor. CHP değişim adına bu topluma bir şey vaat edemiyor. Çünkü CHP değişemiyor. Zaten değişim olarak da kitleye, bu seçimde DSP'yle ittifakı pazarlıyor. Oysa sadece değişik bir şey yapıyor o kadar. CHP yoksul kesimlerden, işçilerden, gençlerden oy alamıyor. Çünkü onların yokluklarını, yoksunluklarını çözebilecek bir öneri getirmiyor. Oysa potansiyel olarak sola oy vermek isteyen ama veremeyen azımsanmayacak oranda bir seçmen var bu ülkede. O seçmen CHP'ye oy verse, merkez sol oylar 10 puan artacak ama o seçmen Genç Parti'ye oy veriyor. Seçmen algısında 'ulusalcı sol' olarak Genç Parti belirli bir yer edinmiş durumda. Geçen seçimde Genç Parti nereden oy alıyor diye bakmıştık.
Kimden oy aldığını gördünüz?
1995 ve 99 seçimlerinde DSP'ye ve CHP'ye oy vermiş seçmenlerden oy aldı. Genç Parti'nin İzmir genelindeki oyları bugün yüzde 17'lerden yüzde 10'lara gerilemiş durumda ama kampanyalarla Genç Parti'nin oyları yükseliyor. Şu anda bir seçim yapılsa, Türkiye genelinde yüzde 4-5 oy alır Genç Parti. Aralıkta bu oran yüzde 2-3'tü. Seçime iki ay var. GP'nin oyu İzmir'de yüzde 15'lere yaklaşabilir. 3 Kasım seçimlerindeki yüzde 7'lik oyunu koruma potansiyeli var GP'nin.
CHP-DSP'ye dönersek. Onlara oy verenler niye veriyorlar?
Ecevit'in hatırına DSP'ye oy veren minimum bir kitle var. Hâlâ Ecevit'le özdeşleşme faktörü var. CHP ise nesillerden nesillere devlet desteğini arkasına alan bir parti. Türkiye'de yurttaşlardaki devletçi duruş dikkate alındığında, CHP sandıktan doğal olarak çıkıyor. CHP sandıktan, sol ya da sosyal demokrat olduğu için çıkmıyor. Türkiye'deki mevcut durumu muhafaza etme gayretinin bir sonucu olarak sandıktan çıkıyor. Türkiye'de düzenin değişmesinden rahatsız olan bir kesim CHP'ye oy veriyor. Sosyo ekonomik statü bakımından bu insanlar ağırlıklı olarak toplumun en üst kesiminde bulunuyorlar. Bu şunu gösteriyor. Türkiye'de yerleşik kent burjuvazisi mevcut düzenden ciddi anlamda rahatsız olmadığı için bu düzenin bekçisi olarak kendisini tanıtan CHP'ye oy veriyor.
CHP, Genç Parti ilişkileri sürüyor. Bu iki parti işbirliği yaparsa, bu sandıkta nasıl bir sonuç verecek?
Bu ilişkiyi tespit etmede İzmir iyi bir laboratuvar. DSP'siz bir CHP, Genç Parti'yle ittifak yaparsa oy kaybeder. Ama DSP'li bir CHP Genç Parti'yle ittifak yaparsa oy kazanıyor. İzmir örneğinden hareketle, CHP- DSP-GP ittifakı çok net bir biçimde AKP'ye alternatif potansiyel bir iktidar bloku oluşturuyor. Oy gücü açısından AKP'yle başa çıkabilecek ittifak budur. Bu, AKP'ye karşı tek başına iktidar seçeneğidir. Merkez sol, bu ittifakla tek başına iktidar adaylığına yaklaşabilir ve AKP'ye karşı tek başına iktidar olabilir. Çünkü bu ittifakın oyunun Türkiye genelinde yüzde 30-33'e yükselmesi ihtimali var. Niye derseniz...
Niye?
Genç Parti, CHP-DSP ittifakının oylarını 5-8 puan arasında artırır Türkiye genelinde. Böylece yüzde 25'lik toplam oy, Genç Parti'yle yüzde 30 olur. Bu ittifak iki, üç puanlık da bir sinerji yaratırsa, yüzde 30-33'lük bir oya çıkabilir. Bakın... CHP ile GP kutuplarını birbirine yakınlaştıran, iki parti arasında kilit vazifesi gören bir DSP var ortada. DSP, CHP'yi ılımlılaştırıyor. CHP kadar Cumhuriyet ve laiklik eksenli siyaset yapmayan DSP, Genç Partili seçmenin ortalama değerleriyle CHP'li seçmenin uca kayan değerlerini harmanlıyor. Arada DSP olmasa, CHP ile ittifak yapan Genç Parti'nin oyları DSP'ye kayar ama...
Bu üçlü ittifakta oyların gideceği başka bir yer yok. Alternatif AKP
olduğu için bu blok tutunur. Aslında Türkiye'de solu bölen Genç Parti'dir.
Anlamadım...
Genç Parti, CHP'nin 1970'lerdeki hakça düzen değişikliği vaat eden sol söylemine sahip. CHP bugün insanlar&;n tartışılmaz tabular haline getirilmesine isyan ediyor.
23 Mayıs 2007 Çarşamba 07:29
Gerçek bölücülük!
Laiklik tartışılamaz! Bal gibi tartışılır. Laikliği tartışma konusu yaptırmayız!
Siz kim oluyorsunuz da, demokrasileri demokrasi yapan tartışma hakkını yok sayabiliyorsunuz? Bir rejimin adı eğer demokrasi ise en başta ifade özgürlüğüne saygı gerekir.
Laikliği tartışmak, rejimi tartışmaktır!
İlle de öyle değildir. Bazı konuları kutsallaştırıp tartışma alanı dışına çekmek ancak totaliter, despot rejimlere özgüdür.
Özetle:
Bizde laikliğin tartışılması gereken birçok yanı var.
Çünkü laiklik öylesine tarif edilmiş ki, din ve inançlarda özel alanın daralmasına yol açılmıştır...
Laikliğin uygulaması öyle olmuş ki, devletin din üzerine düşen gölgesi ve denetimi hiç eksik olmamıştır...
Bizde devletle din ilişkileri, -Diyanet İşleri Başkanlığı örneğinde olduğu gibi- laiklik ilkesini bazı bakımlardan zorlamış, hatta çiğnemiştir...
Mesela, laikliğin bir gereği olarak devletin bütün din ve inançlara eşit mesafede olduğunu söyleyebilir misiniz Türkiye'de?.
Bir başka tartışma konusu:
Kamu alanı ve türban.
Örneğin Çankaya Köşkü kamu alanı mıdır, türbanlıya kapalı olan? Cumhurbaşkanı Sezer uygulaması böyle ama yanlış...
Tartışamayacak mıyız?
Örneğin ben üniversitelerdeki türban yasağına karşıyım. Bundan dolayı şimdi ben irtica taraftarı mıyım? Devletin din kurallarına göre yönetilmesini mi istiyorum?
Geçelim.
Örneğin, Danıştay Başkanı Çörtoğlu, "Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı her türlü hareket irticadır" diyor.
Doğru mu?
Bu da yanlış.
Böyle bir irtica tarifi olamaz. Böyle bir irtica tanımı adı demokrasi olan bir rejimde yoktur. Atatürkçülüğü eğer böyle tarif etmeye kalkarsanız, demokrasiyi rafa kaldırmış olursunuz.
Murat Belge, böyle bir Atatürkçülük anlayışını Radikal'deki köşesinde(12 Mayıs) sosyalizm ve liberalizm örneklerini vererek eleştiriyordu.
İkisinin de Atatürkçülükle herhangi bir ilişkisi olmadığını, ama sosyalist ve liberal olmanın da herhalde irtica sayılamayacağını, demokrasilerde yasaklanamayacağını söylüyordu.
Demek ki, tartışılacak konularımız arasına eğer demokrasi diyorsak Atatürkçülük de konmalıdır.
Yani laiklik gibi irtica tarifi üzerinde yüzde yüz mutabakat sağlamak da uzak ihtimal. Ama bu çerçevede bir noktanın belirtilmesi lazım.
"Ben dinimi yalnız özel alanda değil, kamu alanında da yaşamak istiyorum" diyenleri ne yapacaksınız?
Hapse mi atacaksınız?
Devlet işlerinin dini esaslara göre yürütülmesini isteyen, yani laikliği reddedenlerin -irtica taraftarı olanların- demokrasilerde söz hakkı olmayacak mı?
Olacak, zaten var.
Laikliğe hayır diyenler de ifade özgürlüğünden yararlanır. Demokrasi kendine karşıt olan görüşleri de, -hiç kuşkusuz şiddete, ırkçılığa, hakarete uzak durmaları şartıyla- izin veren bir rejimin adıdır. Bu özgüvenidir, demokrasileri güçlü kılan...
Bu ülkede demokrasinin taşlarını yerli yerine oturtabilmek için tartışılması gereken o kadar çok şey var ki.
Örneğin, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi...
Ben de taraftar değilim.
Fakat CHP lideri Baykal'ın ya da YÖK Başkanı Prof. Teziç'in bu yola karşı çıkarken öne sürdükleri görüşlere de kesinlikle katılmıyorum.
Baykal'a göre, cumhurbaşkanı halk tarafından seçilirse, "Türkiye bölünür"... Prof. Teziç'e göre böyle bir seçim, "Devlet iktidarının siyasi çoğunluk tarafından ele geçirilmesi" anlamına gelecek...
Bu görüşleri demokrasiyle bağdaştırmak çok güç. Bu görüşlerin arka planında sanki 27 Mayısçı özlemler yatıyor.
Bir başka deyişle:
'Asker-sivil bürokrasi'nin ya da 1960'ların moda deyişiyle 'asker-sivil aydın zümre'nin millet egemenliğinden çekinen, bu nedenle 'vesayet rejimi'ni sürdürmeyi amaçlayan, bunun için de Çankaya'yı kendi tekelinde tutmak isteyen anlayış yatar, Baykal'la Teziç'in çıkışlarının altında...
Olabilir.
Ama olmayacak olan, tartışma alanlarını daraltmak, bazı konuları tartışma alanı dışına çıkarmaya kalkışmaktır. İşte asıl o zaman korkulan başa gelir. Bölücülük asıl o zaman başlar.
Örneğin Türkiye'de asıl 27 Nisan Muhtırası olmuştur, son zamanların en büyük bölücü adımı...
Kısacası:
Demokrasilerde kimsenin yorum tekeli olamaz. Her şey tartışılabilir, eleştirilebilir.
Bazı şeyleri kutsallaştırıp tartışma alanı dışına çıkarmak demokrasilerin işi değildir. Bu ancak totaliter, despot rejimlerde vardır. (*)
Bu yasakçılığı bugün hâlâ savunmak ise Türkiye'yi cephelere ayıracak gerçek bölücülüğün ta kendisidir.
Hasan Cemal/Milliyet
http://www.ensonhaber.com/news_detail.php?id=52090[/quote]
Yüzde yüz katiliyorum .
Anladigima göre , bunlar Demokrasi-Yani degil ... Sözde Demokrasi gizli Diktatörlük yapmak istiyorlar ... Bu tam Atatürkün Ideolojisine karsi bir Ideoloji dir !
Bunlar Mustafa Kemal Pasayi nasil Agizlarina alabiliyorlar yav !?!?
deryatulga
29.05.07, 17:37
Erik dalı gevrek olur, basmaya gelmez
ISPARTA-YALVAÇ
Bu seçim "çok zorlu bir seçim." Isparta'yı gezince, "en büyük ilçe" Yalvaç'ta halkla konuşunca bunu daha iyi anladık.
Isparta 5 milletvekili çıkarıyor.
2002'de AKP 4, CHP 1. (Sonra AKP'nin 4'ünden 2'si ANAP'a geçti.) Ya bu seçimde ne olur?
"Yalvaçlı" Erkan Mumcu DP adayı. AKP'nin Isparta İl Başkanı Haydar Kemal Kurt "Yalvaçlı." Ve o da "AKP'den adaylık için" başvurdu. Yani "Yalvaçlı Yalvaçlı'ya karşı."
Daha bitmedi...
Isparta'da "güçlü bir yerel siyasetçi" var: Tekin Bayram.
"O da Yalvaçlı."
Üstelik:
- Tekin Bayram Yalvaç'ta 15 yıl Belediye Başkanlığı yaptı.
- Erkan Mumcu'nun amcası, Tekin Bayram'ın eniştesi.
- Tekin bey, Erkan Mumcu'yu siyasete kazandıran kişi olarak biliniyor.
- Ve dikkat: Tekin Bayram'la Erkan Mumcu mahkemelik. (Geçen Salı ilk duruşma yapıldı... Dava 19 Haziran'a ertelendi... Duruşmaya Davacı Erkan Mumcu'nun avukatı katıldı... Davalı Tekin Bayram mahkemedeydi.)
Tekin Bayram:
- MHP'ye adaylık başvurusu yaptım... MHP beni listenin iyi bir yerine koyarsa, siz seyredin seçimi... Erkan mı fazla oy alacak ben mi?.. Haydi giren var mı iddiaya?
Bugünden tahmin yapmak güç ama...
Isparta'da AKP, DP, CHP, MHP "1'er milletvekili" çıkaracaklar sanırız.
Geriye kalıyor "1 milletvekilliği" daha.
Onu "AKP mi alır" yoksa "DP mi" bilemiyoruz.
Biz "Nuri, Yalvaç'ta siyaset hayli karışık, hayli nazik" deyince...
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Nuri Dirlik "bizim bir türkümüz var" diye konuştu:
"Erik dalı gevrek olur basmaya gelmez.
Elin kızı nazik olur küsmeye gelmez"
Nuri devam etti:
- Bu seçim erik dalı gibi... Elin kızı gibi... Hemi nazik, hemi de gevrek.
deryatulga
30.05.07, 13:32
30 Mayıs 2007 http://www.hurriyet.com.tr/images/siyah_ok.jpg Ahmet HAKAN
ahmethakan@hurriyet.com.tr
http://www.hurriyet.com.tr/_yazarlar/images/131b.jpg Bağcılar ne yana düşer usta
SON günlerde kendimi iyiden iyiye "Nişantaşı / Teşvikiye / Etiler" hattına hapsettiğim için, 22 Temmuz seçiminden "Başbakan Deniz Baykal / Dışişleri Bakanı Onur Öymen" terkibinin çıkacağı konusunda etrafımdakilerle bahse girmeye bile başlamıştım ki...
Bir şey oldu...
Şöyle bir şey:
Eskişehir’den bir avukatın, yazdığım bir makalede suç işlediğimi düşünerek bendenizi, Hürriyet Gazetesi’nin basılıp dağıtıldığı ilçenin adliyesine, yani Bağcılar Adliyesi’ne ihbar etmesi sonucu...
Kasvetli bir mayıs sonu Bağcılar İlçesi’nin derinliklerine sokulmak durumunda kalıverdim.
Ve işte ne olduysa burada oldu...
Bağcılar’ın derinliklerinde geçirdiğim birkaç saat içinde, öyle altüst oldum ki sormayın gitsin.
* * *
Aslında ilk bakışta her şey normal gözüküyordu:
Delikanlılar kahvelere doluşmuşlardı... Dönerciler kaldırımlara kurdukları tezgáhlarda müşteri bekliyordu... Başörtülü kadınlar ürkek ve telaşlı bir şekilde karşıdan karşıya geçiyorlardı... Külüstür toplu taşıma araçlarının içinde "Fabrikada tütün sarar / Sanki kendi içer gibi" şarkısını çağrıştıran kızlar, kederli bir şekilde etrafı seyrediyorlardı.
Ancak...
"Gazeteci yüzeyselliği"ni terk edip, Bağcılar’ın derinliklerine biraz daha derinden baktığımda dehşet içinde şunu fark ettim:
Burası İstanbul’un "gariban racon semtleri"ne hiç mi hiç benzemiyordu.
Boş vermişlik yoktu, bıçkınlığın esamisi okunmuyordu, esriklik hak getireydi, gevşekliğe prim verilmiyordu.
Sanki İstanbul’un yoğun göç almış bir gecekondu semtinde değil de...
Konya ya da Kayseri gibi durmuş oturmuş bir muhafazakárlığın hüküm sürdüğü bir Anadolu şehrindeydik.
Yani havada ağır mı ağır bir muhafazakárlık vardı.
"Her şey káğıt üzerinde serbest ama sıkıysa dene bakalım" diye özetleyebileceğimiz o meşhur "mahalle baskısı" teorisinin hayat bulduğu bir yerdi burası.
* * *
Peki ne çıkar buradan?
Ne çıkacak? Tabii ki AKP çıkar.
Çünkü burası "Sandık mı? Plaj mı?" ikileminin yaşanmadığı bir yerdir...
"Tayyip Erdoğan mı modern? Peki sorun bakalım, hayatında bir kadını dansa kaldırmış mı?" şeklinde özetleyebileceğimiz o meşhur Onur Öymen sorusu burada anlamsızlaşıverir.
Zaten dükkánların camına yapıştırılan ve altında "Milletin evladı millete emanet" yazan Abdullah Gül posterleri ile otomobillerin arka camlarına yapıştırılmış Erdoğan posterleri de nabzın nasıl attığını yansıtmaktadır.
Sonuçta durum şudur:
"Nişantaşı / Teşvikiye / Etiler" hattına takıldıkça, "Bu sefer CHP sandıkta patlama yapacak" diye düşünürken...
Bağcılar’daki ağır havayı görünce CHP lehine bahse girmekten vazgeçtim.
deryatulga
30.05.07, 18:00
Salih NEFTÇİ
salih-neftci@sneftci.com (salih-neftci@sneftci.com) http://www.stargazete.com/images/spacer.gif Anketler bu seçimde daha önemli Anketler bu seçimde özel bir önem taşıyacak. Nedeni de yeni Meclis aritmetiğinin hassas dengede oluşacak olması
Bizim iki yaşamımız vardır. Birincisinde modern finans yoktu. İlgi alanımız da ekonometri idi. Daha çok finansal verilerle uğraşırdık. Ama yardımcı profesörlük yıllarımızda (100 yıl önceymiş gibi geliyor...) Amerika’da federal hükümete anketler konusunda defalarca danışmanlık yapmıştık.
Bu deney bize çok şey öğretti. Yanlış anlamayın tasarımını yaptığımız anketler siyasi değildi.
Ekonomik bilgiler elde etmek için yapılıyordu. Ama anket de ankettir. Doğrusu yanlışı istatistik bilimine göre ölçülür.
Bir de...
Anketi yapan kurumun ciddiyetine göre.
Bu seçimde anketler...
Bu seçimde anketler özel bir önem taşıyacak.
Nedeni de yeni Meclis aritmetiğinin büyük bir olasılıkla son derecede hassas bir dengede oluşacak olması.
Seçmenin çok küçük bir kısmı bile ankete bakıp ‘barajı aşabilecek’ partiye oy verse, bunun sonucunda MHP’nin veya DYP’nin oyu bir nebze bile oynasa, bu koalisyon aritmetiğini temelden değiştirebilecektir.
Bir olasılık. AKP küçük bir çoğunluk 278 gibi bir rakamla tek başına iktidara gelmesidir.
Diğer ekstremdeki olasılık MHP’nin de barajı aşması ile Meclis’te 4 partinin grup kurması buna sonradan bir de DTP’nin eklenmesidir.
Bu iki olasılık arasında kalan başka bir çok senaryo daha düşünebilirsiniz.
Ama beklentiniz ne olursa olsun, seçmenin yüzde 0.5’i bile anketler nedeniyle barajı aşabilecek partiye kayarsa etkileri çok büyük olabilir.
Nitekim... Bu seçimde seçmen eskiye kıyasla daha polarize olmuş durumda.
Bu polarizasyon seçmenin (küçük) bir kısmını anketlere bakarak oy vermeye yöneltiyor.
Yüzde yarımlık bir kayma bile bu seçimden değişik bir koalisyon çıkmasına neden olabilir.
Anketlerin iki bilimsel sorunu
Biz haftalık olarak medyada çıkan anketleri kendi açımızdan bir araya getiriyor, buna medyada partilerin nasıl bir görüntü verdiğini ekliyor ve Türkiye’nin uzun vadeli trendlerini, uluslararası gelişmelerin Türkiye’deki tepkilerini katıp ortalama bir anket oluşturmaya çalışıyoruz.
Böyle çabaları gösteren dinamik özel bankalar da var.
Burada bizi ilgilendiren bu çaba sonucunda oluşan rakamlar değil.
Sadece iki kritik noktayı tartışmak istiyoruz.
Şu anda AKP’nin oy oranı yüzde 29-40 aralığında bir yerde gösteriliyor.
Geçmiş deneyimlere bakarsak bu gibi bir aralık istatistik bilimi açısından anormal derecede büyük. Yani bir yerde bir sakatlık var.
İkincisi, bir diğer kritik soru olan MHP’nin durumu ile ilgili. MHP’nin oy oranı yüzde 8-12 arasında tahmin ediliyor.
Bu nispeten küçük bir rakam.
Yine istatistik biliminden hareket edersek rakamlar küçüldükçe anketlerdeki hata payları da artar.
Buradaki kritik nokta şu.
Bu seçimde MHP’nin yüzde 10.1 oy alması ile yüzde 9.9 oy alması arasında dramatik bir fark olacak. (Dikkat edin MHP bu oyu alacak demiyoruz, kavramsal bir noktaya değiniyoruz.) Çünkü bu kadar küçük bir oynama ile farklı hükümet senaryoları ortaya çıkacak.
Sonuç
Anketleri yakından izlemeye devam edeceğiz.
Ama şu veya bu şekilde anketlerde AKP’nin oy oranının yüzde 4’lük bir hata payı içinde kalması anketlerin sağlıklı olduğunu gösterecektir.
MHP’nin barajı geçip geçemeyeceği ise partinin oy oranı yüzde 12-14 aralığına yükselmedikçe kolay kolay tahmin edilemeyecek.
30.05.2007http://www.stargazete.com/images/spacer.gif
deryatulga
30.05.07, 18:44
Mehmet Tezkan 30.05.2007http://www4.gazetevatan.com/images/kategorititle1.gif 22 Temmuz�da AKP muhalefete düşebilir!
http://www.gazetevatan.com/pics/yazarlar/131.jpgAKP yüzde kaç alır? Yüzde kaç alacağı önemli değil..Kaç milletvekili çıkaracağı önemli..
9. Cumhurbaşkanı Demirel diyor ki; 16 seçim yapıldı. Çoğuna katıldım. Bana göre en zoru budur.
Niye zor?
Sandıktan ne çıkacağını kestirmek güç..
AKP kurmaylarının tahmini şuymuş: En az 290 en fazla 320..
Bence, 320�nin üzerine çıkmaları ihtimali çok düşük..
Ama 290�ların bir hayli altına inmeleri ihtimali çok yüksek..
Niye mi?
CHP yüzde 20�lerin üzerine çıkarsa -çıkar - DP ile MHP de yüzde 12�lerin üzerinde bir oyla meclise girerse dengeler altüst olur..
En büyük darbeyi AKP yer..
Bugünkü oyunu korusa da yer..
Bir de bağımsızlar var..
Kürt adaylar..
Bakın.. AKP, Diyarbakır�da 67 bin oyla 8 milletvekili aldı..
Urfa�da 99 bin oyla 7 milletvekili..
Van�da 66 bin oyla 6 milletvekili..
Bir daha böyle avanta yok..
Durum 2002�den faklı..
*
Yani..
AKP muhalefete düşebilir..
Hem de 270 ile.. 275 ile..
Beş eksikle.. Bir eksikle.. Kıl payı..
Olur mu olur..
2002�de yüzde 34 oyla Meclis�in yüzde 65�ine sahip olan AKP, 2007�de yüzde 30�larla muhalefette kalabilir..
CHP�nin yüzde kaç alacağını kestirmek az çok mümkün.. Cumhuriyet mitingleri bazı mesajlar verdi..
Birleşme ivme kazandırdı..
Demokrat Parti�yi bilmiyoruz.. Merkez sağdaki birleşme yeni partiye ne getirdi, daha ölçemiyoruz..
MHP zaten kapalı kutu..
Genç Parti de..
Bu yüzden en zor seçim deniliyor..
Bu yüzden Erdoğan seçime çift sandıkla gitmek istiyor.. Referandum sandığı ile seçim sandığını yan yana koymak istiyor..
Cumhurbaşkanı�nı halk seçsin diyen tek parti olarak meydanlara çıkmak istiyor..
Kafaları karıştırmak..
AKP�yi, demokrasiye inanan tek partiymiş gibi göstermek..
Böyle bir rüzgârla yelkenleri doldurmak..
*
Diyelim ki AKP 270 vekil ile geldi.. Tek başına hükümet olamıyor..
Erdoğan koalisyon kuramaz mı?
Kurabilir.. Başbakan da olabilir..
Ama bu, Erdoğan�ın hiç istemediği bir senaryo.. Zaten bunu engellemek için didiniyor..
Anayasa değişikliğindeki ısrarın anlamı bu..
Çünkü o zaman tek adamlığı yitirecek.. Hakimiyetini kaybedecek..
Putin gibi olma sevdasından vazgeçme durumunda kalacak..
Düşünebiliyor musunuz?
Erdoğan rakibi olarak gördüğü partinin liderine sormadan.. Konuşmadan, uzlaşmadan adım atamıyor..
Bence içine sindiremez..
*
Peki ne yapar?
Muhalefette kalmayı tercih eder..
Aslında 22 Temmuz Erdoğan için de en zorlu seçim..
276�nın altı hüsran olur..
Üstüne çıkarsa.. Yoluna devam eder ama bugünkü gibi dediğim dedik olamaz..
deryatulga
30.05.07, 20:08
Genç Parti yüzde kaç oy alacak?
30 Mayıs 2007 Çarşamba 00:03
Genç Parti lideri Cem Uzan Güneş'ten Talat Atilla'nın konuğu oldu. Uzan birbirinden çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte o çarpıcı röportajın satırbaşları:
Genç Parti'nin oyu şu anda kaçlarda?
UZAN: Siyasi linç başladığında 18'leri geçmiş, 20'lere dayanmıştık. Aynı trendin içinde gidiyor.. Önümüzdeki 50-60 gün çok şeye gebe. Başkalarına sürpriz gelecek olan sonuçlar benim için sürpriz olmayacak. Bu rüzgarı hissediyorum.. Denenmemiş tek Genç Parti var, ben varım.
VAATLER NASIL GERÇEKLEŞTİRİLECEK?
Türkiye'de vergileri azalttığın zaman, politikacıların önüne attığınız parayı azaltıyorsunuz. Hayır kardeşim bırak, vatandaşın cebinde kalsın. Ne yapacaksa, neye harcayacaksa vatandaş harcasın. Parası cebinde kalsın. Ve bizim iktidarımızda parası cebinde kalacak. Sırf dersanelere 5 milyar dolar gidiyor. Böyle bir rant var mı ya!..
Onlarca parti varken seçmen neden Genç Parti'ye oy versin? Sizi diğer partilerden hangi özellikleriniz ayırıyor?
UZAN: Türk Milleti'nin ortak değerlerini temsil eden parti Genç Parti'dir. Herkes kendinden bir değeri Genç Parti'de buluyor. Türkiye'nin menfaatine olan konularda hem Milliyetçi, hem demokrat, hem muhafazakar, hem de liberaliz. Tek kırmızı çizgimiz Türkiye'nin menfaati. Tabi bir de AKP'den hesap sorulmasını isteyenler var ki; bu hesabı en iyi benim soracağımı iyi biliyorlar..
deryatulga
31.05.07, 12:35
Yeni seçmen kütükleri
Tarhan Erdem
31/05/2007 (679 kişi okudu)
Yüksek Seçim Kurulu, askıdan inen kesinleşmiş listelere göre, seçmen sayısının 42 milyon 533 bin olduğunu dün ilan etti. (NTV web sayfası 30 Mayıs) 1979'da çıkan kanunun 28 yıl sonra uygulanabilmesi beni sevindirdi.
Geçen seçimden sonra, katılanların seçmen sayısına oranı üzerinde çok konuşuldu. Yüzde 21 seçmenin oy kullanmamasından çıkarak, iktidarın yüzde 26'yı temsil ettiğine, meşruiyetinin bile tartışılabilirliğine kadar neler neler yazıldı, söylendi.
Son günlerde de, bu işleri bilen bir milletvekilimiz, yeni seçmen kütüklerindeki sayının 2004'ten az olmasından çıkarak, 'Yetkilileri (!) 22 Temmuz seçimleriyle ilgili seçmen kütüklerine yönelik göreve davet' etmiş ve "Bu kütüklerle seçim sonuçlarına razı olacaksak, daha sonra çıkacak tartışmaları da şimdiden içimize sindirmemiz gerekir" dedi. (Tutanak, 16 Mayıs). Bu konuşmadaki yorumlara katılamıyorum.
Katılım oranının yüzde 80'in altına ilk kez inmediği; yüksek oranlarda iç göçün yaşandığı ülkemizde, yer değiştirenlerin mükerrer yazımları çoğaltması ve vefat edenlerin kütükten çıkarılmaması nedenleriyle yükselen kütük sayılarından çıkarak siyasal yorumlar sürdürülmüştür.
1950'den bu yana yılından sonraki seçim yıllarına göre nüfus ve seçmen sayılarını iki tablo halinde veriyorum. 2002 ve 2007 sayıları, TÜİK'in tahmin tablosundan; seçmen sayıları YSK'nın il sonuçları toplamından alınmıştır.
Seçim yıllarına göre, nüfus ve seçmen sayılarıyla, seçmen oranları
http://www.radikal.com.tr/veriler/2007/05/31/oranlar.gif
Yıldan yıla azalan nüfus artış hızının bazen artması, nüfus sayımlarında yazım hatalarına işaret etmektedir. Örneğin, 1965 öncesinde yıllık binde 24 olan nüfus artış hızının, 65 sonrasında binde 25'e çıkması yazım hatasını yansıtmaktadır.
Seçmen yaşı azaldıkça, seçmenin nüfusa oranının artması doğal olmakla birlikte, aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi, bu değişim bazen azalma olarak görülmektedir. Örneğin 1977 yılındaki binde 50.8 seçmen oranının, 1983'te binde 41.3'e inmesi, 1977'ye kadar kütüklerin şişmesiyle, 1983 sayısı da kütüklerin yeniden yazılmasıyla açıklanabilir.
Seçmen kütüklerinin yeniden yazımıyla seçmen oranı azalmakta, kütük eskidikçe seçmen oranı artmaktadır. 1950, 1961, 1983 ve nihayet 2002 sayıları bunu göstermektedir. Bu yıllarda seçmen kütükleri yeniden yazılmıştır.
2007 seçmen kütüğünün, eksikleriyle de olsa, bilgisayar ortamına alınması, eleştirilecek değil, övünülecek bir aşamadır.
http://www.radikal.com.tr/veriler/2007/05/31/secmen.gif
Der Schakal
02.06.07, 12:00
Aktuelle Türkei: Wie die Parlamentswahl ausgehen könnte - Versuch einer ersten Prognose
(openPR) - Im Vorfeld der parlamentarischen Wahlen, die für den 22. Juli vorgesehen sind, haben sich in der türkischen Parteienlandschaft in den letzten Wochen wichtige Veränderungen ergeben. Ausgehend von den bis jetzt bekannt gewordenen Zusammenschlüssen hat die ATR den Versuch unternommen, eine erste Prognose für die zukünftige Besetzung des türkischen Parlamentes zu erstellen.
Das wichtigste Ergebnis der Berechnungen ist, dass die AKP einen großen Teil ihrer bisherigen parlamentarischen Sitze verlieren und nur noch über eine einfache Mehrheit verfügen würde. Damit könnte sie grundsätzlich weiterhin als Regierungspartei fungieren, müsste aber in jedem Einzelfall mit einem Teil der oppositionellen Parteien Kompromisse suchen, um jeweils die erforderliche Mehrheit zu erhalten.
Die ATR Prognose geht von folgenden Parteienverhältnissen zum Zeitpunkt der Parlamentswahl aus:
► Die an der Wahl teilnehmenden Parteien verzeichnen keine wesentlichen Veränderungen bei ihrem Anteil an den Wählerstimmen gegenüber der Parlamentswahl 2002.
► Lediglich bei der AKP wurde ein leichter Rückgang auf 30 Prozent unterstellt, so wie er vor kurzem in einer ersten Prognose des Instituts Sonar vorhergesagt wurde.
► Die CHP fusioniert mit der Demokratischen Linkspartei (DSP).
► Um ihre Chance zu erhöhen, die 10 Prozent Hürde zu überwinden und damit in das nächste Parlament einziehen zu können, haben sich die Mutterlandspartei (ANAP) sowie die Partei des Rechten Weges (DYP) entschieden, als gemeinsame Partei in den Wahlkampf zu gehen. Beide Parteien gelten als konservativ, so dass einem Zusammenschluss von der Ideologie her nichts im Wege stand.
► Da die DTP, die kurdische Interessen vertritt, vor kurzem erklärt hat, dass sie an der Wahl nicht teilnehmen wird, ist die ATR bei ihrer Prognose davon aus gegangen, dass mindestens zwanzig Kandidaten direkt in das Parlament gewählt werden und dort eine „kurdische Fraktionen“ bilden.
Diese und weitere interessante Informationen finden Sie in der neuesten Ausgabe der Aktuellen Türkei Rundschau. Sie steht ab
Samstag,. 2. Juni 2007 auf der ATR-Homepage als pdf-Datei gegen einen geringen Kostenbeitrag als Download zur Verfügung:
www.atr-zeitung.com (http://www.atr-zeitung.com/)
deryatulga
04.06.07, 10:44
Bugün seçim olsa ne olur
04 Haziran 2007 Pazartesi 07:10
Selçuk Üniversitesi’nin 40 ili kapsayan anketine göre 22 Temmuz seçiminde Meclis’e 4 parti giriyor
Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Prof. Orhan Gökçe’nin başkanlığında, cumhurbaşkanlığı seçim süreci ve seçim sonuçlarına ilişkin anket çalışması yapıldı. Araştırma 40 ilde 10-20 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirildi. Kamuoyu araştırmasında 200 kişiden oluşan anketör grubu, her kesim ve meslekten 10 bin 951 kişi ile yüz yüze görüştü.
“22 Temmuz seçimlerinde hangi partiye oy vereceksiniz?” sorusuna verilen cevaplar:
AK Parti: Yüzde 36.8
CHP/DSP: Yüzde 21
DYP/ANAP(Araştırma sağda ittifak çatlağı yaşanmadan önce yapıldı): Yüzde 10.1
MHP: Yüzde 10.1
İP: Yüzde 4.5
GP: Yüzde 4
DTP: Yüzde 3
SP: Yüzde 1.4
BBP: Yüzde 1.3
Araştırmada yöneltilen “Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde yaşanan gelişmelerin AKP’nin oyları üzerinde nasıl etki yapacağını düşünüyorsunuz?” sorusuna, ankete katılanların yüzde 44.1’i “Olumlu etkiledi” yanıtını veriyor.
4 Haziran Akşamı Anketler Yeniden Yapılmalı http://www.millethaber.com/images/stories/myigit_kose.gifMustafa YİĞİT
04.06.2007
Siyasetinin tansiyonu gittikçe yükseliyor.
Anlaşılan o ki, Türk siyasi tarihindeki en ilginç seçimlerden birine şahit olacağız.
Konjonktür, siyasi partileri aslında hazırlıksız yakaladı.
Ne iktidarı, ne de muhalefeti bunu beklemiyordu.
Geçtiğimiz ay yaşanan Cumhurbaşkanlığı seçimi krizi, iktidarından muhalefetine tüm siyasi partilerde taşları yerinden oynattı.
Siyasi partilerin içinde oluşturulan dengeler bozuldu.
Parti içi dalgalanmalar karın ağrıtmaya ba&dar tarafından sineye çekildiğini belirten Bahçeli şunları söyledi:</B>
“AKP zihniyeti terörle mücadele inisiyatifini yabancılara teslim etmiştir. Sorunun çözümünde bir yanda okyanus ötesi, diğer yanda Iraklı aşiret reisleri söz sahibi olmuştur. Başbakan ve AKP ise hakaretleri sineye çekerek, milli şerefimiz üzerindeki duyarsızlığını sergilemekte ve ömrünü uzatabilmenin telaşını yaşamaktadır. Buradan Başbakan’a çağrıda bulunuyorum; bedelini kanla ödeyerek dalgalandırdığımız bayrağımızı nihayet Erzurum’da hatırladın. Bu senin için önemli bir aşamadır, devam et. Ancak bil ki, bayrağımızın dalgalanması gereken yer sadece Erzurum değil, öncelikle Kandil Dağı’dır. Birilerine verdiğin bir söz, yaptığın bir pazarlık yoksa, derhal Mehmetçiğin önünden çekil ve bayrağımızın dalgalanmasına engel olma. Devletimizin kudretini gölgeleme. Güdümlü diplomasiyi terk et. Brüksel’den önce Kandil’e bak. Lübnan’dan önce Kerkük’e bak.”</B>
Bahçeli, Başbakan’ın bunların hiçbirisini yapamayacağını savunarak, “‘Başımıza çuval geçirilirken de yapmadın. 5 polisimiz Irak’ta şehit edilirken de, aşiret reisleri tehdit ederken de yapmadın. Avrupa’da müzakere masalarında aşağılanırken de... Türkiye bunları yapabilmek için güçlü bir iktidar arıyor” dedi.</B>
Hesap verecekler</B>
Milliyetçilik yükselirken, iktidarın alçaldığını ve AKP’nin sonunun göründüğünü savunan Bahçeli, “Geldikleri gibi gidecekler. Gittikleri yerde mutlaka hesap verecekler. Yanılıp da hala karanlık işlerin peşinde olanlar dikkat etsinler. Türk milleti AKP’nin teslimiyetçi zihniyetinden ibaret değildir. AKP’nin ve işbirlikçilerinin gösterdiği zafiyet, sizleri iştahlandırmasın. Yanlış hesap yapmayın. Biliniz ki bu davayı asla aşamazsınız, bu kaleyi asla geçemezsiniz. Gün yine milliyetçilerin günüdür” diye konuştu.</B>
</B>
İlkesiz ve korkak zihniyet iktidarda
Terörle mücadelede bir yanda okyanus ötesi, diğer yanda Iraklı aşiret reisleri söz sahibi olmuştur.
Bugün ulaştığımız seviyede ülkemiz sözü dinlenmez, yönetilen ile yönetenlerine güvenilmez bir ülke haline gelmiştir.
Türk milliyetçilerinin milli coğrafya, milli varlık ve milli beka için duyduğu kaygılar ve tehditler, 1919’lu işgal yıllarıyla örtüşmeye başlamıştır.
Yine ilkesiz ve korkak bir zihniyet iktidardadır. Yine yabancı güçler iç iş- lerimize karışmaktadır. Yine gazete sütunlarında Ali Kemaller’in yazıları vardır.
Osmanlıyı yıkan küresel aktörler 84 yıl sonra yeni bir oyun için kendilerine yeni bir Damat Ferit hükümeti bulabilmişlerdir.
‘İşbirlikçi iktidarın yönetiminde Avrupalı milletimizi, Ermeni tarihimizi, aşiret reisleri devletimizi sorgular hale gelmiştir.
600 yıl dünyayı titreten kudret bir avuç eşkıyayı ininde yok etmek için şimdi icazet beklemektedir.
Dün Girit’i elimizden çıkartan ihanet, bugün Kıbrıs’ta yaşanmaktadır.
Dün Osmanlı’yı yıkan kapitülasyonlar bugün küreselleşme adıyla karşımızdadır.
Dün Balkanlar’da sergilenen mezalim, bugün Ortadoğu’da tekrarlanmaktadır.
Ya milliyetçilik ya teslimiyetçilik
GENEL seçimler yaklaşırken, bir yol ayrımına gelen Türkiye’yi karar vermeye çağırdığını ifade eden MHP Lideri Bahçeli vatandaşlara şu çağrıyı yaptı:
“Ya kavga, gerginlik, kutuplaşma döngüsüne mahkum olarak siyasi çekişmelerle oyalanmaya devam edeceksiniz, ya da ilkeli, onurlu, uzlaştırıcı, kucaklaştırıcı bir milli idareyi tercih edeceksiniz.
Ya bir lokma ekmek için boyun eğerek bir korkak ve tutsak olarak hayatınızı sürdüreceksiniz, ya da adil, bağımsız ve güçlü bir milli devlette alnı açık, başı dik insanlar olarak yaşayacaksınız.
Ya kapınıza kadar gelen sadakalara razı olup vicdanlarınızı tutsak edeceksiniz, ya da müreffeh bir Türkiye’de helal kazançla alın terinizle kendi geleceğinizi belirleyeceksiniz.
Ya dayatmalarla ve tavizlerle öz güvenini kaybetmiş bir ülkede yaşamayı içinize sindireceksiniz, ya da hür, bağımsız, haysiyetli ve kudretli, lider bir Türkiye’de yaşamayı seçeceksiniz.
Ya ötekileri seçeceksiniz, ya da ‘milliyetçi hareket’ diyeceksiniz.
Tercihinizi yapınız, ya teslimiyetçilik, ya milliyetçilik. Tarihin Ulubatlı Hasanları sizsiniz. Milliyetçilik bayrağını yükseltiniz, burçlara korkmadan dikiniz. Kazanacağız, başaracağız, iktidara ulaşacağız. 60’ıncı hükümet, milliyetçi hareket.”
Çelik ÇELİKYAMAN / İSTANBUL
05.06.2007
http://www.tercuman.com/v1/haber.asp?id=60133&baslik=İşte%20Damat%20Ferit’in %20ihanet%20zinciri&katid=1
[/SIZE][/FONT]
J.P.Belmondo
06.06.07, 01:03
Halk daha fazla demokrasi istiyorPartilerin milletvekili aday listelerini Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) teslim etmesiyle birlikte 22 Temmuz seçimleri için geri sayım başladı. Herkes sandıktan nasıl bir sonuç çıkacağını merakla bekliyor. Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde yaşananların sandığa nasıl yansıyacağı, cevabı aranan soruların başında geliyor.
11 bin kişi üzerinde yapılan dev anket
Cihan Veri toplama ve Araştırma Servisi'nin Zaman için yaptığı anketten çarpıcı sonuçlar çıktı.
Araştırma 26 ilde,
11 bin 926 kişi üzerinde yapıldı. Saha çalışmasının 21-27 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirildiği ankete farklı yaş ve meslek gruplarından denekler katıldı. '367 şartı AKP'yi engellemek için
Anketten, cumhurbaşkanını halkın seçmesi teklifine yüzde 70 destek çıktı. Katılanların yüzde 66,4'ü Köşk seçiminin mah-kemeye taşınmasını yanlış buldu. '367 şartı' ise AK Parti'nin cumhurbaşkanı seçmesini engellemeye yönelik olarak değerlendirildi:
Yüzde 73.Mitingler, ideolojik birlikteliği yansıtıyor
Kamuoyu araştırmasında, Ankara'da başlayıp İstanbul, İzmir ve Samsun'da devam eden mitingler konusunda da halkın nabzı tutuldu. Buna göre, vatandaşlar mitinglerin amacını ideolojik buluyor. Bu görüşü destekle-yenlerin oranı yüzde 64'ü geçiyor. Karşı çıkanlar yüzde 23.
J.P.Belmondo
06.06.07, 01:04
Özellikle Anayasa Mahkemesi'nin 367 kararı, muhalefetin Meclis'i boykot etmesi ve ardından gelen partiler arası birleşme çabaları, seçmen tercihlerini en çok etkileyecek unsurlar arasında yer alıyor.
Son kamuoyu anketinden söz konusu gelişmelerle ilgili çarpıcı sonuçlar çıktı.
Cihan Veri Toplama ve Araştırma Servisi tarafından Zaman gazetesi için yapılan araştırmada, Türkiye genelindeki 26 il ve ilçelerinde toplam 11 bin 926 seçmene siyasî süreci nasıl değerlendirdikleri soruldu.
Saha çalışmasının 21 Mayıs-27 Mayıs tarihleri arasında yapıldığı araştırmaya göre, Türk halkı Köşk seçimlerinde yaşanan gerilim sürecine tepkili.
Cumhurbaşkanlığı seçiminin Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesine halkın yüzde 28,3'ü destek verirken, yüzde 66,4'ü karşı çıktı.
Vatandaşların yüzde 73,3'ü Anayasa Mahkemesi'nin 367 şartını AK Parti'nin cumhurbaşkanı seçmesini engellemeye dönük buldu.
Cumhurbaşkanını halkın seçmesi teklifine destek verenlerin oranı ise yüzde 70,9.
Ankette 'Cumhuriyet mitingleri' konusunda da halkın nabzı ölçüldü. Mitingler belirli bir ideolojik birliktelik olarak görüldü.
Bu görüşe katılanların oranı yüzde 64,3'ü bulurken, 23,3'ü karşı çıktı.
Anketin saha çalışması, partiler arası birleşmelerin somutlaşmaya başladığı dönemde yapılırken, halkın siyasî işbirliklerine yaklaşımı da ortaya çıktı.
Aday listelerinin teslimine saatler kala birleşmeyecekleri anlaşılan DYP-Anavatan'ın girişimi tahmin edildiği oranda destek bulmadı.
Sağdaki bu ittifakı AK Parti'ye karşı güçlü bir alternatif olarak görenlerin oranı yüzde 31,3 olarak belirlenirken, katılmayanlar ise toplam yüzde 58'i geçti.
Halkın yüzde 80,5'i söz konusu girişimi barajı aşamama korkusuna bağladı. Solda da ilginç bir tablo ortaya çıktı.
CHP-DSP ittifakını AK Parti'ye alternatif olarak görenler azınlıkta kaldı. Yüzde 37,5'i 'alternatiftir' derken, yüzde 49'u katılmadı.
Halk soldaki birleşme adımının taban baskısıyla oluştuğunu düşünüyor. Bu görüştekilerin oranı yüzde 56'yı geçiyor.
'Kamuoyu 2007-Milletvekili Seçimi" adı verilen araştırmada 140 anketör görevlendirildi.
Yüz yüze görüşme metodunun kullanıldığı araştırmanın coğrafyasını, Türkiye genelindeki 26 il ve bu illere ait ilçeler oluşturdu.
J.P.Belmondo
06.06.07, 01:06
http://medya.zaman.com.tr/2007/06/06/m-01.jpg
Deneklerin yüzde 50,2'si erkeklerden, yüzde 49,8'i de bayanlardan seçildi. Bunların yaş gruplarına göre dağılımı ise şöyle gerçekleşti:
Toplam 13 bin 464 denekle görüşülürken, bunların 11 bin 926'sı değerlendirmeye alındı. Araştırmanın kronolojisi ise şöyle:
16-18 Mayıs 2007 tarihleri arasında metodolojik hazırlık, 21-27 Mayıs arasında da saha çalışması yapıldı. Veri girişi 29-30 Mayıs'ta, analiz ve tablola
ma işlemi ise 31 Mayıs-2 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirildi.
Ankette sadece şehir merkezlerinin değil, kırsalın nabzı da tutuldu. Deneklerin eğitim durumlarıyla mesleki dağılımına özen gösterildi.
http://medya.zaman.com.tr/2007/06/06/m-02.jpghttp://medya.zaman.com.tr/2007/06/06/m-04.jpg
http://medya.zaman.com.tr/2007/06/06/m-03.jpg
06 Haziran 2007, Çarşamba
deryatulga
06.06.07, 20:02
Baba Sol'un masasındaki anket
06 Haziran 2007 Çarşamba 12:15
CHP lideri Deniz Baykal ile Süleyman Demirel'in masasında bir anket bulunuyor. Anket aynı kurum tarafından yapılmış.
Ortaya koyduğu tablo ise Meclis'e üç partinin gireceği yönünde.
Üstelik bu anket yapıldığında henüz DP dağılmamıştı. Buna rağmen oy oranları barajı aşmaya yetecek düzeyde görünmüyor.
Anket sonuçları şöyle;
AK Parti.................yüzde 35
CHP........................yüz de 26
MHP.......................yüzd e 12
DP...........................y üzde 7
Genç Parti...............yüzde 4
Baba'nın Köşk hesabı
Anketin varlığını haber veren Star yazarı Şamil Tayyar Demirel'in Cumhurbaşkanını halkın seçmesi durumunda CHP desteği ile aday olacağı iddiasında.
Son dönemde iki karargaha sıkça girip çıkan bir analist de şu yorumu yapıyor: ‘İkinci tura biri AK Partili, diğeri solcu Cumhurbaşkanı adayları kalırsa, AK Partili aday kesin kazanır. Solun adayı Demirel olursa, durum değişir.’
MarilynKezban
06.06.07, 20:48
Evet hocam ; haklisiniz yandigimizin resmi olur bu sonuclar gercekse...
buna benzer tablolarda DTP liler kilit partisini olusturabilir!
acaba AKP, bu DTP lileri i kücük koalisyon ortagi olarak yanina alirmi??
CHP ve MHP ile hemen hemen imkansiz!
yani cok ilginc tablo ile karsi karsiya kalabiliriz!
gerci MHP, anketleren daha üstün bir oy orani yakalar fakat DTP nin kilit parti konumunu degistiremez galiba..............
deryatulga
06.06.07, 22:27
buna benzer tablolarda DTP liler kilit partisini olusturabilir!
acaba AKP, bu DTP lileri i kücük koalisyon ortagi olarak yanina alirmi??
CHP ve MHP ile hemen hemen imkansiz!
yani cok ilginc tablo ile karsi karsiya kalabiliriz!
gerci MHP, anketleren daha üstün bir oy orani yakalar fakat DTP nin kilit parti konumunu degistiremez galiba..............
Kilit, milit bilmem ama, Türkiye hic bir zaman güvenilir bir parlamenter cogunluga ulasamaz bu rakamlarla. Bizdeki toplum mühendislerine en basta biraz aritmetik dersi vermek lazim.
gerci GP veya DP de baraji gecerse durum biraz degisir!
benim tek istegim bu DTP nin meclisde önemli rol oynamamasi!
yagmur dan kacmak isterken doluya mi yakalanacagiz....
allah korusun vallah............
deryatulga
06.06.07, 22:37
gerci GP veya DP de baraji gecerse durum biraz degisir!
benim tek istegim bu DTP nin meclisde önemli rol oynamamasi!
yagmur dan kacmak isterken doluya mi yakalanacagiz....
allah korusun vallah............
DTP secime katilim oranina göre 15-25 arasi adam getirir meclise. CHPnin yeterli sandalyesi olsa 1973de MSP ile yaptigi gibi hic utanmadan onlarla da koalisyona girer. MHP CHP ile ortak olmaya razidir, fakat minimal bir cogunluklari bile olusmayacaktir. Birileri milliyetci oylari paramparca ederken bunlari düsünmeliydi. Allah bizi korumaktan bikmis artik, öyle bir rivayet var!:naugthy:
eyup_gokhan
07.06.07, 12:40
Evet herhangi biri yerine Demirel olursa solun adayi durum degisir. Saga karsi yenilecegi garanti olan solun adayi tahmin ettigimiz oranlarda yenilmez. O sandiga gömülür Demirel. Rezil rüzva olur. Insallah Demirel aday olur da zevkle izleriz. Ama bunlarin amaci Abdullatif Sener'i de bir taraftan araya koyup sagin oylarini bölerek Demirel'i aradan cikartmak olabilir. O da zordur.
Baba Sol'un masasındaki anket
06 Haziran 2007 Çarşamba 12:15
Son dönemde iki karargaha sıkça girip çıkan bir analist de şu yorumu yapıyor: ‘İkinci tura biri AK Partili, diğeri solcu Cumhurbaşkanı adayları kalırsa, AK Partili aday kesin kazanır. Solun adayı Demirel olursa, durum değişir.’
Gökçek'in son seçim anketi
09 Haziran 2007 Cumartesi 10:50
22 Temmuz seçimlerinde Meclis'e kaç partinin girecek? Şimdiden kestirmek zor. Ama Gökçek'in anketine göre 3 parti Meclis'e giriyor.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek düzenli olarak seçim anketleri yaptırıyor. Ve bunu kamuoyuyla paylaşıyor.
Gökçek'in elindeki son ankette AK Parti uzak ara önde gözüküyor. Hürriyet Ankara Temsilcisi Enis Berberoğlu'nun köşesinde yayınladığı Gökçek'in anketine göre 3 partili bir Meclis gözüküyor.
İşte sıralama ve partilerin oy oranları:
AK Parti: yüzde 52.6
CHP: yüzde 21
MHP: yüzde 12
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=88828
deryatulga
09.06.07, 15:30
Gökçek'in son seçim anketi
09 Haziran 2007 Cumartesi 10:50
22 Temmuz seçimlerinde Meclis'e kaç partinin girecek? Şimdiden kestirmek zor. Ama Gökçek'in anketine göre 3 parti Meclis'e giriyor.
Bu anket dogru bile olsa, sadece Ankara icin gecerli!
Bu anket dogru bile olsa, sadece Ankara icin gecerli!
Yok yok:)
Bir ay evvel Nazli Ilicak hanimin programinda aciklama getirdi. M.Gökcek hem ülke genelinde hem Ankara icin anket calismalari yaptiriyormus. Ankara icin AKP suan ki anketten daha cok alir diyor:)
Bir ay evvel MHP 8% dolaniyordu arastirmalarina göre simdi 12% diyor.
M.Gökcek öyle kendisini sirf Ankaraya ayiracak bir siyasetci degil;) Ülke capinda hatta uluslararasi bulunmaz bir hint kumasi zati...
İşte sıralama ve partilerin oy oranları:
AK Parti: yüzde 52.6
CHP: yüzde 21
MHP: yüzde 12
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=88828
türkiye'de seçim olunca bir konuyu anlamakta zorluk çekiyorum. almanya ile karşılaştırdığmızda seçim önce yapılan seçim anketleri aşağı yukara sandığa da yansıyor. adamlar nasıl yapıyorsa, gerçekten sandık ile yapılan anketlerin arasında çok az bir fark oluyor. bu theard'de baktığımda her kurum ayrı ayrı birbirinden çok değişik sayılar veriyor.
birde çok komik bulduğum bir başka şey. hangi partiye sorsanız "bizim parti tek başına iktidar seçimden sonra" diyor. ağlanacak bir durum aslında.
anket sirketlerin cogu bazi partilere yakin durumunda!
eger m.gökcek MHP yi 12% de görüyorsa bunun gercegi bir hayli fazladir!
demin MHP nin adana mitingini seyir ettim !aman allahim ne kalabalik ti!!
cok coskulu gecti!
vallahi MHP gümbür gümbür geliyor!
anket sirketlerin cogu bazi partilere yakin durumunda!
eger m.gökcek MHP yi 12% de görüyorsa bunun gercegi bir hayli fazladir!
demin MHP nin adana mitingini seyir ettim !aman allahim ne kalabalik ti!!
cok coskulu gecti!
vallahi MHP gümbür gümbür geliyor!
ben'de türkiye'den gelmiş dedem ile izledim az bir bölümünü. dedem "yaw bu adam bol bol bağrıyor. bunlara devlet mı teslim edilir?" diye soruyor.
dedem yinede mhp'ye oy verecek.
halk nasil tepkiliyse sn.bahceli de tepkisini ortaya koydu!
ayrica miting cercevesinde normal bir davranis!
ben'de türkiye'den gelmiş dedem ile izledim az bir bölümünü. dedem "yaw bu adam bol bol bağrıyor. bunlara devlet mı teslim edilir?" diye soruyor.
dedem yinede mhp'ye oy verecek.
Ben varya..tabiri caiz ise yasli takiminin yaninda saatlerce susarim..öylece dinlerim onlari..o kadar güzel, zevkli, neseli ve yasanmis oluyor ki tarifi mümkün degil...
:aferin:
Ben varya..tabiri caiz ise yasli takiminin yaninda saatlerce susarim..öylece dinlerim onlari..o kadar güzel, zevkli, neseli ve yasanmis oluyor ki tarifi mümkün degil...
:aferin:
haklisin.
"osman bölükbasi biz ekindeyken köylere gelirdi. cap gözlü bir adamdi.":lach:
Görünenki: CHP, AKP, MHP meclise girecekdir. Lakin, milletinin menfatini icin ne gibi calismalar yapilacagi bilinmemekle beraber, secimler Topluma hayir mi, sermi mi getirecekdir.....?
Görünenki: CHP, AKP, MHP meclise girecekdir. Lakin, milletinin menfatini icin ne gibi calismalar yapilacagi bilinmemekle beraber, secimler Topluma hayir mi, sermi mi getirecekdir.....?
taycunist,
bagimsiz DTP lileri untmussun!acaba yemin töreninde yine pislik cikaracaklarmi??
taycunist,
bagimsiz DTP lileri untmussun!acaba yemin töreninde yine pislik cikaracaklarmi??
bagimsizlar gercekten meclis dengelerini bozabilir.
sanirim onlarda bu sefer daha yumsak bir tavir sergiliyecekler. akp ile nasil olsa iyi anlasirlar.:lach:
taycunist,
bagimsiz DTP lileri untmussun!acaba yemin töreninde yine pislik cikaracaklarmi??
Düsündüklerini dile getirecekler, sonra sen bak bakalim cikacak gürültüye!
biliyorsunuz konya AKp nin kalesi olarak görülür!
fakat cok ilginc bir anket sonucu bizlere ulasati!bakalim!
kale düsüyor mu yavas yavas..........
Konyadaki ankette AKP şok yaşadı http://www.habervatan.com/2007-2/secim_secilme_.jpg (javascript:void window.open('resim_goster.asp? adres=2007-2/secim_secilme_.jpg','habervata n_resim','toolbar=0,location=0 ,status=0,menubar=0,scrollbars =1,resizable=0,width=650,heigh t=500')) Selçuk üniversitesince konya il genelinde yapılan anketin sonuçları AKP yi şaşırttı
Türkiyenin yüzölçümü itibariyle en büyük ili Konyada 22 Temmuz öncesi 10.520 kişinin katıldığı anketin ilk sonuçları açıklandı. Siyasi partilerin Genel Merkezlerine gönderilen seçmen eğilimi anketine göre Konyada AK Parti ve MHP yarışı önde götürüyor.
Selçuk Üniversitesinde görevli bir grup öğretim üyesi tarafından yapılan ankete göre siyasi partilerin Konyadan çıkaracağı milletvekili sayısını aldıkları oylar değil, barajı aşamayacak siyasi partiler belirleyecek.31 ilçe merkezinde yapılan anket sonuçlarına göre yarın bir seçim olması halinde siyasi partilerin Konyalı seçmenden alacakları oylar şöyle:
AK Parti - 32.26
MHP - 23.68
DP -16.21
CHP -11.59
SP - 8.21 Anketten önemli notlar:
- 2002 seçim sonuçları ve yapılan anket birlikte değenlendirildiğinde AK Partinin merkez ilçelerde (Karatay, Meram ve Selçuklu) oy oranını koruduğu, taşra da ise yüzde 8 ila 12lere varan bir oy kaybının olduğu görülmektedir. Partinin en büyük oy kaybettiği bölgeler ise tarım kesimidir.
(Akören, Çumra, Beyşehir, Doğanhisar)
- Merkezde oyunu artıran tek siyasi parti ise MHPdir. MHP, 2002 seçimlerine göre oyunu büyük oranda artırmıştır. MHPnin taşradaki oy artış oranı ise yüzde 16 civarındadır.
- Konyada 99 ve 2002 Genel Seçimleri ile yapılan anket birlikte değerlendirildiğinde DPnin oy oranında büyük oranda artış gözlenmektedir. Artışın temel nedeni ise DP milletvekili aday listesinde yer alan Recep Konuktur. Seçmen, bölgede partiden çok adaydan yana tercih kullanmıştır.
Seçmenin popüler aday listesi
Yapılan ankette ayrıca seçmene hangi adayları milletvekili aday listelerinde görmek istediği sorusu yöneltildi.10.520 kişinin katıldığı ankette yer alan en popüler aday adayı listesi ise şöyle:
Faruk Bal (MHP- Genel Başkan Yardımcısı) 1. Sıra Adayı
Hasan Angı (AK Parti-Milletvekili) 1. Sıra Adayı
Ayşe Türkmenoğlu (AK Parti) 5. Sıra Adayı
Ahmet Işık (Ak Parti- Milletvekili) Aday gösterilmedi
Kerim Özkul (Ak Parti Milletvekili) 8. Sıra Adayı
Ali Altuntaş ( Ak Parti- Aday adayı) Aday gösterilmedi
Hasan Kaya (MHP) 3. Sıra Adayı
Recep Konuk (DP-Panko Birlik Genel Başkanı) 1. Sıra Adayı
Rahmi Baştoklu (CHP) 2. Sıra Adayı
Popüler listede yer alan Ahmet Işıkm ve Ali Altuntaş YSKya verilen milletvekili aday listelerinde yer almamıştır.
Konyalı seçmenin gündemindeki projeler ise şöyle:
Ankara-Konya Hızlı Tiren Projesi
Mavi Tünel
Hipodrom
bu anketi ele alirsak bazi beklentilerimiz dogru cikacak gibi!
özellikle tarimla ic ice olan bölgelerde AKp baya oy kaybina ugruyacak benziyor!
akp nin kalesi sayilan konya da bu kayiplar yasaniyorsa diger illerde fazlasiyla yasanabilir!
dün,karadenizle ilgili bir programda findikcilarin AKP ye olan"isyani" ortadaydi!az sayi degil,findiktan gecinen 8-9 milyon insan var türkiye de!
fiskobirligin baskani MHP kökenli olmasi da bir ayri etken olacak gibi secimde!
deryatulga
10.06.07, 18:32
AKP bugdaya dünya piyasa fiyatlarinin 50% üzerinde para vererek zaten bacagina kursunu sikti. "Ek tabana, sat babana!" ekonomi politikasiyla nerelere geldigimizi de biliyoruz. Ama Türkiye'de hala en azindan 30% bir oy agirligi olan
ve secimlere katilma oranlari da hep kentlilerin üstünde kaln tarim seciminin santajina kulak vermeyecek parti de yoktur. Gerci Manisa 1979 araseciminde
kuruincir fiyatlarina 8 kere pespese zam veren Ecevit'e rüsvetcilikten ceza kesmisti ama, simdi ne olur yakinda görecegiz. Uzun lafin kisasi, para etmeyen bir mali devamli satin almak, dipsiz kuyuya inmaektir.
eyup_gokhan
10.06.07, 18:37
Yalniz, anket iyi hos da, Faruk Bal'i pek sevmezler Konya'lilar. Teskilatta da pek sevilmeyen biridir ama Devlet beyin cok yakininda iste...
Faruk Bal (MHP- Genel Başkan Yardımcısı) 1. Sıra Adayı
Hasan Angı (AK Parti-Milletvekili) 1. Sıra Adayı
Ayşe Türkmenoğlu (AK Parti) 5. Sıra Adayı
Ahmet Işık (Ak Parti- Milletvekili) Aday gösterilmedi
Kerim Özkul (Ak Parti Milletvekili) 8. Sıra Adayı
Ali Altuntaş ( Ak Parti- Aday adayı) Aday gösterilmedi
Hasan Kaya (MHP) 3. Sıra Adayı
Recep Konuk (DP-Panko Birlik Genel Başkanı) 1. Sıra Adayı
Rahmi Baştoklu (CHP) 2. Sıra Adayı
deryatulga
11.06.07, 20:47
ANKET YAYINLADIKÇA TİRAJINI ARTIRAN GAZETE
11.06.2007 13:03
http://medyatava.yedekle.com/medyatava/bos.gif MEDYATAVA- Tirajı 35 binlerdeki Tercüman, son iki haftadır okurların verdiği oyları sürmanşetten yayınlıyor. Barajı geçen parti sayısı arttıkça Tercüman'ın tirajı da yükseliyor. Cuma günü 52 bin tirajı geçen Tercüman okurlarına göre MHP % 27,1 ile birinci parti. Saadet Partisi ise % 12.5 oy alıyor.
Başka anketlerde baraj altında görünen partilerden Saadet'in Tercüman'ın anketinde yüzde 12,5 oy alması satışları patlattı.
Tercüman uzun süre sonra ilk kez 50 binlerin üzerini gördü.
MHP'nin 27.1'le birinci parti olduğu anketteki dağılım bugünkü gazetede şöyle:
CHP 24,3
AKP 18,6
SP 12,5
GP 9,5
DP 3,7
Diğer 4.3
deryatulga
12.06.07, 03:46
Adana anketi
http://img.sabah.com.tr/im/2007/06/12/F5271D5E9BCBEF4A9D52F731y.jpg
Aytaç Durak'ı herkes tanır.
Belediye Başkanlığı koltuğunda "20 yılı dolduran" Adanalı.
Adana'yı "kuzeye taşıyan, rahatlatan" adam.
Ve Adana'da "erkek erkeğe kucaklaşıp, yanak yanağa öpüşmeyi yasaklayan" kişi.
Turgut Özal öpmek için hamle edince "geri çekilmişti."
Kemal Derviş öpmek isteyince "eve git hanımını öp" demişti.
Demirel'e ise "sarılmış, ama kendini öptürmemişti."
http://img.sabah.com.tr/i2/yildizlar.gif
Öpmek için üstüne yürüdük, o bizi itti, biz onu çektik.
Görenler "güreşiyoruz" sandılar.
- Aytaç bey 22 Temmuz'da Adana'da 14 milletvekilliği nasıl dağılır?
Aytaç Durak'ın yanıtı:
- AKP' ye kafadan 6 yaz.
- CHP 4... 5 de olabilir haaa.
- 3' ünü MHP' ye ver.
- Bağımsız aday çıkabilir de, çıkamayabilir de.
http://img.sabah.com.tr/i2/yildizlar.gif
Şaban Baş, Adana Ticaret Odası Başkanı.
Kentin önemli kanaat önderlerinden.
Onun seçim yorumu:
- AKP... 4' ü zor geçer.
- CHP 5 olur... 6'ya gidebilir.
- MHP 23.
- Barajı aştığı anda DP'nin 2'si garanti.
- Genç Parti barajı sizce aşar mı?
Adanalı Kazım Barışık "herkesle barışık."
Hem "şoför odasının" başkanı ve hem de "tüm esnaf ve sanatkarların."
- Yavuz bey çayımı içeceksin... Yoksa yerel gazetem var, benimle ilgilenmediğini yazarım ha...
- Kazım bey... 2007 seçimlerinde hangi parti Adana'da kaç çıkarır?
- Onu bilmeyecek ne var.
İşte Kazım Barışık'ın Adana raporu:
- AKP... En fazla 4.
- CHP... 5.
- MHP... 2' ye garanti diye yaz.
- Demokrat Parti... 2 ver.
- Genç Parti' yi bilmem.
- Bağımsız aday... 1.
- Partilerden biri baraja takılırsa onun milletvekilliğini al, başkasına dağıt... Hesap bu kadar basit.
deryatulga
15.06.07, 01:24
15.06.2007
http://www.yenisafak.com.tr/resim/bos.gif http://www.yenisafak.com.tr/resim/bos.gif http://www.yenisafak.com.tr/resim/bos.gif
http://www.yenisafak.com.tr/resim/bos.gif Yasin Doğan
MHP'nin durumu
22 Temmuz seçimlerinin kilit partisi olarak Milliyetçi Hareket Partisi görülüyor. Kilit olmak, seçimin galibi olmak açısından değil, barajı aşacak üçüncü parti olup olmayacağı açısından…AK Parti'nin açık ara birinci parti olacağı, CHP'nin de onun yarısı kadar oy alacağı kesin gibi. Merak edilen MHP veya başka bir partinin üçüncü olarak barajı geçip geçmeyeceği…
Kimi araştırmalara göre MHP yüzde 8-9'larda, kimilerine göre 11-12'lerde. Demokrat Parti ile ANAP arasındaki ittifakın başarısızlıkla sonuçlanması barajı geçecek üçüncü parti arayışlarında MHP'yi gündeme getiriyor.
MHP yönetimi Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde sessiz kalarak, daha doğrusu kavga dışında kalarak yıpranmama politikası izlemiş, ancak kamuoyu bunu tavırsızlık olarak algıladığından MHP'nin oylarında bir iki puanlık erime olmuştu.
MHP'nin en önemli seçim stratejisi, şehit cenazelerinden kaynaklanan tepkiyi siyasete kanalize etmek.
MHP'nin konjonktürel ve yapısal bazı sorunları aşması ise hiç de kolay değil.
Listelerin açıklanmasından sonra oluşan tepki, 'ülkücü kökenden gelmeyenlerin listelerde önemli yerleri işgal etmeleri'nden kaynaklanıyor. Bir süredir 'davaya' hiçbir emeği geçmemiş, ülkücü harekette bulunmamış kişilerin parti yönetiminde etkinlik kazanmasından duyulan bir tepki vardı. İthal isimlerin listelerdeki konumu bu tepkiyi arttırmış görünüyor.
Bahçeli'nin biraz seçkinci bir liderlik yürütüp, halk arasına fazlaca çıkmaması ve teşkilatlara fazla inmemesi de aşağıda rahatsızlık uyandırıyor.
MHP'nin geçmiş koalisyon dönemindeki performansı da unutulmuş değil. Öcalan'ın idam cezasının kaldırılmasından tutun da, DSP'nin dümen suyuna girmesine kadar bir dizi olumsuzluk unutulmadı.
MHP gibi solculuk eleştirisi üzerine yükselen bir hareketin dün DSP ile bugün ise CHP ile benzer bir koordinatta yürümesi ülkücü kökenli insanları rahatsız etmiş görünüyor.
28 Şubat sürecinde RP-FP'ye karşı DSP ile ittifak yapan MHP'nin bugün AK Parti'ye karşı CHP ile koalisyon sinyali vermesi Türk siyasetinin önemli bir paradoksudur.
MHP'nin Avrupa Birliği konusundaki tavrı kentli, liberal kesimleri eskiden beri rahatsız etmektedir. Özellikle MHP'nin serbest piyasa ekonomisini çok iyi sürdüremeyeceği düşüncesi iş çevrelerinde de kaygı uyandırmaktadır.
Türkiye'nin son beş yılda ekonomik dengelerde, AB sürecinde ve uluslararası ilişkilerde edindiği kazanımların MHP perspektifiyle korunamayacağı düşüncesi istikrarı önemseyen çevrelerde endişeye sebep olmaktadır.
MHP 1999'da çok güçlü olduğu bir çok yerde 3 Kasım'da ciddi oranda gerilemişti. Kayseri'de yüzde 33'den yüzde 11'e, K. Maraş'ta yüzde 28'den yüzde 8'e, Isparta'da yüzde 29'dan yüzde 11'e gerilemişti. AK Parti'nin bugün de Kayseri ve Kahramanmaraş gibi illerde etkinliğini artarak sürdürdüğü nazara alındığında buralarda MHP'nin eski gücüne ulaşması zor görünüyor.
Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı sürecinde yaşadığı mağduriyet özellikle MHP'nin güçlü olduğu İç Anadolu'da AK Parti'nin patlama yapmasına sebep olabilir.
Bu yüzden birçok kesimin beklentisinin tersine, MHP'nin baraj altında kalması hiç de sürpriz olmayabilir.
deryatulga
15.06.07, 01:26
MHP oy patlamasini basta Istanbul olmak üzere metropollerde yapmazsa zaten
secimlerden eli bos cikar. Kayseri, Erzurum gibi göreceli olarak ufak merkezlerin
bir agirligi zaten yok!
deryatulga
15.06.07, 03:14
AKP, terör, CHP
Gazete manşetleri dün yeni dönemin üç siyasi aktörüne ayrılmıştı: Erdoğan, Baykal ve Bahçeli.
AKP, terör ve Güneydoğu'dan gelen şehit cenazeleri nedeniyle kan kaybediyor! CHP yükselişte. MHP ise barajı aşarak CHP'nin koalisyon ortağı olma yolunda. Güvenlik sorunlarına karşın, "AKP yine kazanır" diyen de geniş bir çevre var. Altı hafta sonrasını bugünden görebilmek zor. Türkiye henüz seçim havasına girmedi. Coşku ve heyecan için liderlerin topluma daha iyi bir gelecek projesi ve umut sunabilmeleri gerekiyor. Ortam sertleştikçe, moraller bozuluyor. 22 Temmuz'dan sonra da "Bir şey değişmez" yargısı doğuyor.
Ana muhalefet cephesinde ise hava tam tersine.
Dün CHP lideri Deniz Baykal ile konuştuk. "Göreceksiniz bak, bir ay içinde önemli gelişmeler, çok büyük olaylar olacak, AKP hükümeti seçimde gidecek. Karamsarlığa gerek yok. Seçim, sandık, demokrasi bunlar işleyecek. Millet artık hükmünü verdi. İktidar değişecek!" dedi.
AKP'nin Kuzey Irak operasyonu konusunda sergilediği "samimiyetsizliğin" ağır bir seçim yenilgisi getireceği görüşünde. Anadolu Ajansı'nın seçim nabzını tutmak için kendi muhabirlerine yaptırdığı araştırmanın sonuçlarına değindi. AKP'nin oyları yüzde 26'ya düşmüş. (Yüzde 40'dan söz ediliyordu) CHP ise yüzde 22-23'lere yükselmiş. MHP yüzde 13'le Meclis'e giriyormuş.
Baykal, ilk kez "AKP'nin gideceğini, CHP'nin geleceğini" söylemeye başladı.
Erdoğan'ın kendisini, MHP ve Devlet Bahçeli ile yan yana gösterme çabasını ise Baykal şöyle değerlendiriyor:
"Hiçbir temas yok. Başbakan iktidardan gideceğini anladı, moral bir çöküntü içinde karanlıkta ıslık çalıyor. Barzani'nin ağzıyla konuştuğunu söyledim diye bana yükleniyor. Ama millet, gerçekleri görüyor. Terörün Kuzey Irak'tan değil de içerden kaynaklandığına ilişkin demeci üzerine Başbakan'ı Barzani gibi konuşmakla suçladıktan bir saat sonra Mesud Barzani, Erdoğan gibi düşündüğünü açıkladı. Ne söylediysem o çıktı.
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı teröristin işine gelecek şeyler söylemez. APO, 1999'da Suriye'deki karargâhından siyasi ve askeri otoritenin kararlılığı sonucu çıkarılmıştı. AKP bunu yapmaktan kaçınıyor. O mayınlar nereden geliyor? PKK kimden güç alıyor? Sınırda kuş uçurtmayacaksınız ki içeride güvenlik sağlansın. BM sözleşmeleri Türkiye'ye sınır ötesi operasyon yetkisi tanıyor. ABD Irak'ı işgal ederken BM kararlarına uydu mu ki bizi engellemeye çalışıyor."
CHP ve MHP'li bir koalisyon, Kuzey Irak konusunda Genelkurmay'ın istediği "siyasi direktifi" verir mi? Gidiş, o yönde...
dsazak@milliyet.com.tr
MHP oy patlamasini basta Istanbul olmak üzere metropollerde yapmazsa zaten
secimlerden eli bos cikar. Kayseri, Erzurum gibi göreceli olarak ufak merkezlerin
bir agirligi zaten yok!
Istanbul icin yazdiklariniz dogru. Milliyetci Hareket Partisi Istanbul (özellikle), Ankara ve Izmir gibi sehirlerde oy oranini yüksek tutmali ki, ülkenin genelinede positiv yönden etki yapsin. MHPli ve Ülkücü olmayip, Istanbula giden veya ailesi Istanbulda yasayan arkadaslarla sohbet ederken, söyledikleri su: MHP Istanbulda gücleniyor gün gectikce. Ankarayi bilemiyorum, zaten ne zaman Ankaraya varsam "omuzlarima" bir yük düsüyor ve bir adim atmadan bile "yoruluyorum"..Izmir´i cat pat bilirim:) ve sunu söyleyebilirim ki, MHP Izmirde günden güne cok acik bir fark ile gücleniyor.
Kayseri veya Konya konusuna gelince. Ic Anadolunun önemli sosyal yapilanmaya sahip (ekonomi, nufüsu vb. alanlarda) iki vilayetimiz de cok önemli. Bu iki sehirde olup bitenler, ister istemez komsu vilayetleride etkiler. Oradaki moral ve atmosfer Ic Anadoluyu tümüyle sarabilir, buna müsait ve el verisli. Bu sirf MHP ve AKP icin gecerli degil, bütün siyasi partiler icin ayni durum. Bu iki vilayette güclü olan Ic Anadoluda teskilatlanmada zorluk cekmez.
O yüzden Kayseri deyip gecmemek lazim...
deryatulga
15.06.07, 22:58
AK Parti yüzde kaç oy alacak?
Başbakan gazetecilerin sorularını yanıtladı. AK Parti seçimde yüzde kaç oy alacak?
İnternethaber// Başbakan Erdoğan AK Parti Genel Merkezi'nde gazetecileri konuk ediyor.
4 TEPE GAZETECİ BAŞBAKAN'A SORULAR SORUYOR
CNN Türk'te Ahmen Hakan'ın sunduğu 'Liderler Zirvesi' programında Hürriyet gazetesi Genel Yayın Yönettmeni Ertuğrul Özkök, gazeteci Taha Akyol, Zaman gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı ve Sabah gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ergün Babahan Başbakan'a gündemdeki merak edilen soruları sordu.
AK PARTİ'NİN OYLARI DÜŞÜYOR MU?
Partimizin oyları düşüş göstermiyor. Tam tersine bir yükseliş gösteriyor. Bize gelen kamuoyu araştırmalarından gelen bilgiler %40'ın üzerinde. İki parti barajı geçmiş görünüyor. Ben de zaten Meclis'te 2 parti olmasından yanayım.
CHP YÜZDE KAÇ OY ALACAK?
CHP bizdeki araştırmada birleşmeye rağmen bir önceki seçimdeki oy oranını bile yakalayamadığı işaret ediyor. CHP % 25'in altında..
MHP YÜKSELİŞTE Mİ?
MHP'nin barajı geçtiği söyleniyor, son terör olaylarından dolayı ancak bunun ters teptiği yerler de var..
www.internethaber.com sitesinden 16.06.2007 tarihinde yazdırılmıştır.
Bence AKP Secimler'de süpriz oranda fazla oy alacak, bu 45%'leri gecebilir....
Neden derseniz,
ANAP ve DP zaten tutarSIZ kararLarLI yüzünden ba$dan kayb etti.
CHP ise Türkiyenin gelecegi icin degilde sürekLi Anti-AKP konu$maLARI yaptI, bu Türk Milletini gercekten cok gerdi, ve bu Gerilimden sorumlu olanlarI Halkimiz zaten OylarI ile cezaLanDIRacak....
Geriye MHP kaLIyor, alabilecegi Oy zaten bellidir...
Tabii bunlar $ahsi dü$üncelerim :)....
deryatulga
18.06.07, 07:05
Sol ittifak çok iddialı
BARTIN
2004'te yüzde 62'lik oy oranıyla Belediye Başkanı seçilen sol ittifakın sembol ismi Rıza Yalçınkaya, AKP'nin 2-0'lık sonucunu tersine çevireceklerini söylüyor. Ancak işleri zor
http://www.milliyet.com.tr/2007/06/18/yazar/resim/bila.jpg Yer altında başka yer üstünde başka hazine taşıyan doğa harikası bir yurt köşesi Bartın. Zonguldak havzasının en zengin ve en kaliteli kömür yataklarını, yemyeşil bir bir örtüyle gizleyip denizle süslemiş sanki doğa...
Yüzde 65'i ormanla kaplı dağların denizle buluştuğu muhteşem kıyılara henüz insan eli değmemiş gibi...
Doğanın hiçbir şey esirgemediği Bartın, işte böylesine zengin bir yöre.
Peki Bartın bu kadar zengin de Bartınlı zengin değil mi?
Maalesef değil...
Bu zenginlik Bartınlının yaşamına yansımamış. Bartınlı geçim derdinden ne denizin ne ormanın güzellikleriyle meşgul...
Gözü yer altında...
"Seçim" deyince:
"Amasra işletmesine madenci alınacak mı?"
Sorduğu bu...
'Mezar kazacak genç kalmadı'
Bartınlı bu zenginlikleri bırakıp gidiyor. Ekmeğini başka yerde arıyor. Bartın en çok göç veren illerimizden biri.
"O kadar ki" diyor Bartınlı, belediye çay bahçesindeki sohbetimizde:
"İnanın mezar kazacak genç kalmadı Bartın'da. Hepsi terk edip gidiyor. Gitmeyip de ne yapsın? Amasra kömür işletmesinde kazmacı olmak için sıra bekliyor. Allah'ın gücüne gitmesin ama madende göcükten veya grizudan ölen işçimizin oğlu, daha babasının cenazesi kalkmadan gelip babamın yerine beni kazmacı alır mısınız, diye soruyor. Durum bu kadar vahim işte. Daha bir şey söylemeye gerek yok."
http://www.milliyet.com.tr/2007/06/18/yazar/resim/bila2.jpg Sol ittifakın şansı
Bartın'da CHP+DSP ittifakının şansı liste başı adayları: Rıza Yalçınkaya...
Yalçınkaya Bartın'ın başarılı Belediye Başkanı. DSP'den iki dönem Belediye Başkanı seçilmiş. İkinci kez seçildiği 2004 yerel seçimlerinde aldığı oy yüzde 62 düzeyinde...
Bartınlı Rıza Yalçınkaya'yı seviyor. Çarşıda yürürken sık sık yolunu kesiyorlar Rıza Başkan'ın. Bir teyze yolunu kesip sarılıyor Başkan'a ve sarsılarak ağlıyor:
"Çok üzülüyorum Rıza Bey oğlum. Bizi bırakıp gideceksin."
Başkan şaşkın teskin ediyor seçmenini:
"Merak etme teyzeciğim daha iyi olacak, üzülme sen. Ankara'ya gitsem de ben yine burada olacağım. sizin için çalışacağım. Bartın'ı bırakacak, unutacak değilim."
Rıza Yalçınkaya, CHP+DSP ittifakını en iyi simgeleyen isimlerin biri. Hem DSP hem de CHP tabanında çok seviliyor. Belediye Başkanlığı'nda başka partilerden seçmenlerin de desteğini almış.
Rıza Yalçınkaya, 2002'de Bartın'ın 2 milletvekilini de AKP'ye vermiş olmasını sindirememiş içine.
"Şimdi" diyor:
"Rövanşı alacağız. 2 milletvekilini de biz kazanacağız."
Hesabı da şöyle yapıyor:
"2002'de CHP 14 bin 258 oy aldı. DSP 5 bin 887'ye geriledi. YTP'nin oyu 1308'de kaldı. Ben 2004 yerel seçiminde 12 bin 750 oyla oyların yüzde 62'sini aldım. Bu seçimde ittifak sinerjisiyle 2 milletvekilini de alacak oya ulaşabiliriz. 2002'de AKP 29 bin 670 oyla 2 milletvekilliğini de aldı. Şimdi sıra bizde."
Yalçınkaya, Ulus ve Amasra ilçelerinin de sol ittifakı destekleyeceğinden emin görünüyor.
Bartılı'nın öncelik verdiği iki isteği var:
1- Üniversite
2- Amasra kömür işletmesine 2000 işçi alınması.
AKP iktidarına bu iki isteği yerine getirilmediği için içerlemiş görünüyor. Sol ittifakın iki önemli vaadi ise bunlar. Altyapısı hazır olan, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi'ne bağlı iki fakültesine eğitim, fen-edebiyat ve mühendislik fakülteleri ekleyip üniversite kurmak ve Amasra işletmesine 2 bin yeni işçi almak...
AKP'nin örgütünde burukluk var
İktidar partisi AKP de diğer muhalefet partileri de Bartın için aynı sözü verecek gibi görüyorlar.
Eski Belediye Başkanı, sol ittifakın liste başı Yalçınkaya, Bartın limanının genişletilmesi ve Orta Anadolu için Rusya, Ukrayna ve Türk cumhuriyetlerine ihracat kapısı haline getirilmesiyle Bartın'ın makus talihini yeneceğini vurguluyor.
AKP, 2 Bartın milletvekilini de liste dışı bırakmış: Hacı İbrahim Kabarık ve Mehmet Asım Kulak. Yerlerine Pendik AKP İlçe Başkanı Yılmaz Tunç ilk sıraya, Özel İdare İl Genel Sekreteri İbrahim Kayış ikinci sıraya konulmuş. Bu karar, AKP Bartın örgütünde burukluk yaratmış görünüyor.
Bartın'da MHP yükselişte görünüyor. 2002 seçimlerinde aldığı 13 bin 697 oyla üçüncü parti olan MHP, başa güreştiği iddiasında. 2002'de 14 bin 740 oyla ikinci parti olan DYP'nin "DP" oluşumunda iyi sınav verememenin sıkıntısını Bartın'da da çekiyor. ANAP'ın 8 bin 721 oyunun gideceği adres belli değil.
Bartın'da AKP'nin yeniden 2-0'lık sonuç alması zor. 2-0 sol ittifak için de kolay değil. Koşullarda olağanüstü bir değişiklik olmazsa AKP ile sol ittifak arasında 1-1'lik sonuç ihtimali daha yüksek.
http://www.milliyet.com.tr/2007/06/18/yazar/resim/bila1.jpg ZONGULDAK
Madenci söz istiyor 2002'de AKP 5 milletvekilliğinin 3'ünü almış. Ama şimdi kömür ithali nedeniyle madenci öfkeli, 'Oyumuz çantada keklik değil' diyor ve oya karşı 4500 işçi alımı için söz istiyor
Zonguldak demek kömür demektir. Yaşam ona göre şekillenir. İşçisi, köylüsü, emeklisi, genci, yaşlısı, öğrencisi, esnafı, memuru ona bakar. Kömürsüz ne ticaret vardır ne siyaset...
Peki kömürün durumu ne?
Zonguldak'a girer girmez, "kömür işinde bir terslik var" dedirtecek manzaralar karşılıyor insanı.
"O da ne?" diye şaşırıyorsunuz ister istemez.
Yıllarca gemilere kömür yüklenen Zonguldak limanında sanki işler tersine dönmüş. Gemiler kömür boşaltıyor.
"Ya!" diyor emekli bir maden işçisi, "böyle oldu."
"Nasıl yani" deyince, devam ediyor:
"Zonguldak kömür ithal ediyor artık. Rusya'dan, Ukrayna'dan, Güney Afrika'dan kömür alıyoruz kömür diyarına..."
Kömür yığınları üzerine saplanmış tenekeden etiketler görüyoruz:
"Sibirya kömürü, Güney Afrika kömürü..."
"İran karpuzu bunlar, Washington portakal" der gibi dev ithal kömür tezgâhları kurulmuş artık Zonguldak havzasında...
'Madenciye yatırım yoksa oy da yok'
"Neden böyle" sorusuna Genel Maden-İş Sendikası'nın Genel Başkanı Ramazan Denizer şöyle cevap veriyor:
"Nedeni basit. Zonguldak'ta kömür üretimi düşürüldü. Yılda 1.5 milyon ton kömür üretiliyor. Oysa rahat rahat 5 milyon ton üretebiliriz. Sadece Ereğli Demir-Çelik ve Karabük Demir-Çelik'in kömür ihtiyacı 5 milyon ton. Üretim 1.5 milyon tona çekilince tabii kömür ithal ediyorlar. Daha ucuz da değil.
Rezervimiz müsait, bilgimiz, teknolojimiz, becerimiz müsait ama sanki Zonguldak'ı, Kurum'u (Türkiye Taşkömürü Kurumu-TTK) bitirmek istiyorlar. Madenciyi gözden çıkarmış gibiler.
Eğer öyleyse kimse madencinin oyunu çantada keklik sanmasın. Partilere tek tek bakacağız. Hepsinin programını, liderlerin sözlerini inceleyeceğiz. Madenciye, kömüre, Zonguldak'a yatırım yoksa, bizden de oy yok demektir. Madenci gözü kapalı oy verecek değil."
'4 bin 500 istihdam kapasitesi mevcut'
Zonguldak havzasında 10 bin 650 maden işçisi var. Aileleri birlikte hâlâ en büyük oy deposu madenci Zonguldak'ta. Kömürün ve madencinin zirve yaptığı 60'lı, 70'lİ yıllarda 60 bine kadar yaklaşmış olan işçi sayısı, bugün 11 bini bulmuyor.
Denizer, Genel Maden-İş'in gelecek iktidardan beklentisini şöyle özetliyor:
"1 milyar 300 milyon ton kömür rezervimiz var. Kömür var, çıkaracak işçi yok. Herşey hazır işçi almıyorlar. Biz 2000+2000 kazmacı ve 500 hazırlık işçisi alınmasını istiyoruz. Toplam 4 bin 500 kişi. Bu işçileri istihdam edecek kapasite ve kömür ihtiyacı var. 3 kilometrelik kazılmaya hazır hale getirilmiş kömür damarı duruyor. Demir-çelik fabrikalarının talebi de ortada. Biz siyasetten bu kararı vermelerini istiyoruz. Kim buna söz verir, programına alırsa madencinin de oyunu alır."
Zonguldak da 2002'de AKP rüzgarına uymuş illerimizden. AKP, 2002 seçiminde 5 milletvekilinden 3'ünü almış. CHP'ye ise 2 milletvekili çıkarmış.
Rüzgar 2002'deki gibi esmiyor. Madenci ithal kömüre, ücretlerin düşüklüğüne, işçiler arasındaki ücret farkına, sosyal hakların kısılmasına tepkili.
İktidarın Zonguldak'a, madenciye sahip çıkmadığını söylüyor.
Madencinin AKP'ye bir sitemi de Zonguldak'tan bir bakan olmayışı. Zonguldak'ın uzun süreden beri ilk kez bir "bakan"ı yok. Madenci, buna içerlemiş...
AKP, 3 milletvekilini de aynı sırayla yeniden listesine koymuş: Köksal Toptan, Fazlı Erdoğan, Polat Türkmen...
Köksal Toptan, Zonguldak'ta ağırlıklı bir isim.
http://www.milliyet.com.tr/2007/06/18/yazar/resim/bila3.jpg Ancak işi kolay değil. 2002'deki rüzgârı yakalaması kolay değil.
Sol ittifak (CHP+DSP) Zonguldak'ta iddialı görünüyor. Sol ittifakın güvencelerinden biri Bülent Ecevit faktörü. Zonguldak, Çalışma Bakanlığı yaptığından bu yana 40 yıldır Bülent Ecevit'i hep bağrına bastı. Bülent Ecevit şimdi hem CHP'nin hem DSP'nin ortak simgesi Zonguldak'ta...
2002'de AKP'nin aldığı 101 bin oya karşılık CHP 59 bin oy almış. DSP'nin oyu 9 bin 786'de, İsmail Cem'in YTP'si ise 6 bin 601'de kalmış. İttifak DSP ve YTP oylarını CHP'ye getirirse 59 binin üzerine yaklaşık 15 bin koymak gerekir. Bu oylar tümüyle CHP hanesine yazılabilir mi? Buna "evet" demek gerçekçi değil.
CHP'nin hazırladığı listede DSP'den aday yok. Bu nedenle DSP'liler biraz buruk. 2002 seçimlerinde de DSP'den giden 120 bine yakın oyun CHP'ye gitmediği açık. CHP'nin DSP oylarını da almak için biraz daha gayret göstermesi gerekiyor.
'Merkez sağda sıkıntı yaşanıyor
CHP'nin liste başı ismi eski İl Başkanı Ali Koçak, 3 milletvekilini garanti görüyor, hatta 4. sıra adayı ünlü hakemlerden Cem Papila'yı da çıkarırız diyor. Ama "liste ve DSP burukluğu"nun etkisini gidermeden ilerlemesi zor.
Zonguldak'ta güçlenen partilerden biri de MHP. Milliyetçi duyguların kabardığı bu dönemde Zonguldak'lının MHP'ye ilgisi de artmış. Keza Genç Parti'nin varlığı da hissediliyor. 2002 seçimlerinde 31 bin oyla 4. parti olmuş Genç Parti. DYP-ANAP ittifakının suya düşmesi merkez sağda sıkıntı yaratmış görünüyor. DP'nin, DYP'nin 41 bin ANAP'ın da 28 bin oyunu sandığa yansıtmasına garanti gözüyle bakan yok. Merkez sağ Zonguldak'taki potansiyelini sandığa taşıyamazsa yarış AKP ile sol ittifak arasında geçecek.
AKP, 22 Temmuz için 4 milletvekili çıkaracağını, 1 milletvekilliğini de CHP'nin alacağını öne sürüyor. CHP de tam tersini söylüyor; 4 CHP, 1 AKP tahmini yapıyor. Ancak Zonguldak'taki hava, bunu göstermiyor. MHP'deki yükseliş sürerse sonuç; AKP 2, CHP 2, MHP 1 olabilir.
fbila@milliyet.com.tr
http://www.internethaber.com/images/news/37310.jpg
Meclis'e kaç parti girecek?
18 Haziran 2007 Pazartesi 19:15
ANAP'ın seçimden çekilme kararı sonrası Meclis'e kaç parti girecek? İşte son durum
Başkent Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi seçime yaklaşık bir ay kala 22 ilde kamuoyu yoklaması gerçekleştirdi.
22 Temmuz’da oyunuzu hangi partiye vereceksiniz ?
( Kararsızlar Dağıtılmıştır )
%
AKPARTİ
36,2
CHP
19,8
DEMOKRAT PARTİ
13,5
MHP
10,7
SP
6,8
GP
6,2
BAĞIMSIZ
4,0
DİĞER
2,8
Genel seçimlerde partimi yoksa aday mı oy vermenizde etkilidir ?
%
ADAY
52,8
PARTİ
47,2
Aşağıdaki siyasi partilerin barajı aşıp aşamayacağını belirtiniz ?
AŞAR
AŞAMAZ
AKPARTİ
100,0
-
CHP
98,5
1,5
DEMOKRAT PARTİ
88,0
12,0
MHP
50,0
50.0
GP
39,1
60,9
SP
32,0
68,0
Size göre en başarılı siyasi parti lideri hangisidir ?
%
R.TAYYİP ERDOĞAN
38,0
DENİZ BAYKAL
16,6
MEHMET AĞAR
14,0
CEM UZAN
9,4
DEVLET BAHÇELİ
8,2
RECAİ KUTAN
6,5
DİĞER
2,0
HİÇBİRİ
3,2
FİKİR BELİRTMEYEN
2,1
Şehit cenazelerindeki toplumsal tepkiyi doğru buluyor musunuz ?
%
Doğru Buluyorum
63,7
Doğru Bulmuyorum
31,0
Fikir Belirtmeyen
5,3
PKK terörüne karşı mücadele sınırlarımız içerisinde mi yoksa Kuzey Irak’ta mı yapılmalıdır ?
%
Her İki Tarafta da Yapılmalı
61,5
Kuzey Irak’ta Yapılmalı
25,0
Sınırlarımız İçerisinde Yapılmalı
11,0
Fikir Belirtmeyen
2,5
Sınır ötesi operasyon ile ilgili bir karar alınması durumunda,Türk Silahlı
Kuvvetleri’nin ve İstihbarat Birimlerinin yeterli güce sahip olduğuna
inanıyor musunuz ?
%
EVET
90,5
HAYIR
9,5
22 Temmuz seçimlerinin zorunlu bir Kuzey Irak operasyonu ile ertelenmesine destek verir misiniz ?
%
Destek Veririm
78,2
Destek Vermem
14,9
Fikir Belirtmeyen
6,9
changeTarget(document.getEleme ntById("news_content"))
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=90220
Balabanismus
18.06.07, 18:44
Gelecegin Türkiyesi icin benim idealim böyle olurdu
AKP 35%
Yesiller 20%
SHP 14%
MHP 14%
CHP 9,99%
DP 4,6%
ANAP 0,9%
Saadet 0,1%
GP 0,0000000000000000000000000000 001
Diger 3,4%
ayyıldız66
18.06.07, 18:49
Gelecegin Türkiyesi icin benim idealim böyle olurdu
AKP 35%
Yesiller 20%
SHP 14%
MHP 14%
CHP 9,99%
DP 4,6%
ANAP 0,9%
Saadet 0,1%
GP 0,0000000000000000000000000000 001
Diger 3,4%
Yesiller mi? Böyle bir parti var mi?
Balabanismus
18.06.07, 18:53
Yesiller mi? Böyle bir parti var mi?
Var ama henüz tüzükleri hazir degil, bu secimlere katilamiyorlar. Gelecek secimlere hazir olacak. Ama su anda cevrecilik faaliyetleri var sadece.
Oy çok koltuk az
19 Haziran 2007 Salı 11:33
Son anket Raymond James tarafından yaptırıldı. İşte İngiliz medyasına konu olan o anket...
İlgili Haberler
Türkiye'nin seçim fotoğrafı (http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=90274)
Raymond James Türkiye’deki genel seçimlerle ilgili Konda şirketine bir anket düzenletti. Anket sonuçları AK Parti'nin yüzde 40'ın üzerinde oy alacağı yönünde. Buna karşılık çıkaracağı vekil sayısı azalacak.
İşte ortaya çıkan tablo;
AK Parti.....................yüzd e 41.9
CHP........................... .yüzde 15
MHP..........................y üzde 12
Bu tabloda kararsızların oyu yer almıyor. Diğer partiler kararsızların oyu dağıtılsa bile yüzde 10 barajını aşamıyor. Kararsızların oyu yüzde 17.5 seviyesinde. Kararsız oylar, genel eğilime uygun olarak dağıtıldığında ise tablo şöyle;
AK Parti.....................yüzd e 45.3
CHP........................... .yüzde 20.2
MHP..........................y üzde 16.1
Kararsız oyları dağıtıldığında bile DP oyunu sadece yüzde 4.8’e yükseltebiliyor.
TEK PARTİ HÜKÜMETİ
Anket sonuçları tek partiyi işaret ediyor. AK Parti geçen seçime göre daha yüksek oy oranına ulaşsa da vekil sayısı düşük kalacak. Mevcut sonuçlar AK Parti'nin 307 vekil çıkaracağı yönünde.
CHP 116 sandalye alacak. MHP ise 87 milletvekili ile temsil edilecek. Geri kalan 40 sandalye bağımsızların olacak.
DTP BAĞIMSIZ YOLDAN MECLİSE
Ankete göre oyların yüzde 5’i, büyük bölümü DTP’li olan bağımsızlara gidecek. Mesut Yılmaz gibi ünlü isimler ve DTP’li adayların da içinde olduğu 40 bağımsız isim mecliste yer alacak.
Böylece meclise rekor sayıda bağımsız aday girecek. Bundan önceki rekor 1969’da 13 bağımsız milletvekili ile kırılmıştı.
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=90272
changeTarget(document.getEleme ntById("news_content"))
deryatulga
20.06.07, 10:55
Bilinenler, bilinmeyenler Haluk Şahin (sahinha@yahoo.com)
20/06/2007 (1268 kişi okudu)
Seçime bir ay kala nereye gitsem herkes soruyor: Seçimde ne olacak?
Seslerinde endişe tınısı var. Ve derin bir belirsizlik duygusu.
Aslında bazı şeyleri şimdiden biliyoruz. Meclis'e girecek 550 milletvekilinden en az 400'ünü isimleriyle sıralayabiliriz. AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Deniz Baykal onları atadılar bile.
Seçimden sonra TBMM'de temsil edilecek partilerden ikisi malum. AKP ile CHP. Lokomotifler onlar. Şu anda daha büyük payın AKP'ye ait olacağı düşünülüyor. Ne kadar büyük olacağı konusunda rivayet muhtelif.
Sonda bir küçük vagon da garanti gibi. Başta DTP'liler olmak üzere 20-25 kişilik bir bağımsızlar topluluğunun Meclis'e girmesi kesin görünüyor. Aslında onları da ismen tahmin edebiliriz.
Oldu mu iki buçuk parti. Ya gerisi? Gerisi belli değil.
22 Temmuz Türkiyesi'nin asıl yönelimini işte bu belli olmayan yüzde 35'lik kısım belirleyebilir.
Tüm kamuoyu yoklamaları garantilemese de, MHP'nin de yüzde 10'luk barajı aşacağını söyleyenler çoğunlukta. Hatta, bir çeşit oy patlaması yaparak 1999'daki yüzde 18'lik rekorunu kıracağını söyleyenlere bile rastlanıyor.
Oluyor üç buçuk parti. İşte o zaman heyecan yükseliyor. Çünkü koalisyon olasılıkları başlıyor o noktada.
Ya bir parti daha Meclis'e girerse? Asıl kritik eşik o: O zaman tüm aritmetik işlemlerin yeniden yapılması gerekiyor. Koalisyon hesapları karmaşıklaşıyor.
Bu parti DP olabilir, Genç Parti olabilir.
İkisi de barajın hemen altında kalabilir, ikisi de barajı kıl payı geçebilir.
Öyle oldu diyelim. Cümbüşü düşünebiliyor musunuz? Beş buçuk partili bir Meclis... Devlet Bahçeli, Cem Uzan, DTP'liler, Baskın Oran, Ufuk Uras, İbrahim Tatlıses aynı çatının altında... AKP'li Ertuğrul Günay'a, CHP'li İlhan Kesici cevap veriyor!
22 Temmuz'da seçilecek olanın şimdikinden çok daha renkli bir Meclis olacağına şüphe yok. Halkın çeşitli kesimlerinin şimdikinden çok daha iyi temsil edildiği bir Meclis.
Ama, aynı zamanda, hükümet kurmanın şimdikinden çok daha zor olacağı bir Meclis... Başbakan Erdoğan bile bunun farkında: Bir yandan yüzde 40'ın üzerinde oyla tek başına iktidar olmaktan söz ederken, bir yandan da koalisyon olasılıklarına kapıyı açık bırakıyor.
22 Temmuz'da ne olacak?
Ülkemizle ilgili her tartışmadan sonra rahmetli babamın söyledikleriyle bitireyim bu yazıyı:
'İyi olacak, iyi olacak!'
Mynet in seçim anketinde süpriz sonuç http://www.habervatan.com/2007-2/secim_secilme_.jpg (http://javascript<b></b>:void window.open('resim_goster.asp? adres=2007-2/secim_secilme_.jpg','habervata n_resim','toolbar=0,location=0 ,status=0,menubar=0,scrollbars =1,resizable=0,width=650,heigh t=500')) Türkiyenin en çok izlenilen internet sitelerinden Mynet in büyük bir gizlilik altında yürüttüğü seçim
sonuçları açıklandı.Sonuçlara göre 28 mart seçimlerinde yüzde 42 oy alan AKp yüzde 39 oy oranına düşerken CHP de yüzde 3 MHP de ise yüzde 13 lük bir oy artışı görülüyor.
İşte oy oranları
Ak Parti39,85
CHP21,64
MHP21,22
GP4,15
Bağımsız4,11
DP3,76
SP1,93
ATP0,94
İP0,54
TKP0,44
BTP0,42
ÖDP0,39
HYP0,36
EMEP0,13
LDP0,11
Hadi ÖZIŞIK
hadi@internethaber.com (%20hadi@internethaber.com)
CHP, AK Parti'ye Aydın'da fark atacak!
21 Haziran 2007 Perşembe
Aydınlı DP'den umudunu kesmiş. Aydınlı MHP'ye umut bağlamış. Aydınlı iktidara acayip kızgın. Kısacası Aydınlı CHP'de karar kılmış!
Neden?
Terör çok etkili olmuş bir kere...
CHP bu konuda iyi çalışmış!
CHP'nin birinci sıra adayı zehir gibi vızır vızır dolaşıyor Aydın'ı. El afişlerini dağıtıyor, yaptıklarını ve yapacaklarını anlatıyor bire bir. 15 dakikalık görüşmemizde Özlem Hanım'ın gördüğü ilgi benim gibi diğer meslektaşlarımı da şaşırttı.
Aydın'da gördüğüm manzara şu; türbanlısı, Atatürkçüsü, esnafı, köylüsü CHP'nin genç adayı Özlem Çerçioğlu'na gönülden destek olmuş! Çünkü Çerçioğlu tepeden inme birinci sıraya oturmamış, ön seçimle delegelerin oylarıyla seçilmiş!
Az önce de ifade ettiğim gibi 15 dakika konuştuk Özlem Hanım'la... Hem güzel, hem akıllı, hem de bilgili. Sorulara aval aval bakıp cevap vermiyor, boş konuşmuyor yani!
Üstelik etkili konuşuyor!
Hal böyle olunca, edilen her güzel söz, CHP'nin hanesine puan olarak yazılıyor.
Sonuç şu:
Seçime bir ay kalmasına rağmen, Aydın'da sonuç değişmeyecek bence. CHP birinci parti, MHP ikinci parti olacak. AK Parti ancak üç. DP ise ne yazık ki Aydın Menderes'in memleketinde milletvekili çıkaramayacak!
Yo hayır fala bakmıyorum...
Gördüklerimi yazdım sadece...
http://www.internethaber.com/author_article_detail.php?id=5 619
deryatulga
21.06.07, 00:48
Seçim öncesi sürpriz anket
21 Haziran 2007 Perşembe 00:05
Mülkiyelilerin anketinden çıkan sürpriz sonuç çıktı. CHP, AK Parti’ye yetişti.
Mülkiyeliler Birliği Vakfı Yönetim Araştırmaları Merkezi (YÖN-ARA) tarafından 15-30 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen Seçmen Eğilimleri Araştırması'nın ikinci aşama sonuçlarına göre, seçime yaklaşık bir ay kala
1- AKP yüzde 27
2-CHP yüzde 26.8
3- MHP'nin yüzde 9.5
Araştırma ile ilgili hazırlanan raporda duruma ilişkin şu değerlendirme yapıldı:
"Ağır fakat istikrarlı bir tırmanış içindeki MHP'nin üçüncü parti olarak parlamentoya girebileceği görülmekle birlikte, AKP ve CHP ile arasındaki puan farkını azaltıp azaltamayacağını seçim tarihine kadar yaşanacak gelişmeler belirleyecektir."
DP BİRLEŞEMEMENİN SANCILARINI YAŞIYOR
"Mayıs dönemi anketinde DP yüzde 10 baraj sınırına hamle yapan bir pozisyonda görülmektedir. Bu durumun, 'başarılı birleşme' girişiminin henüz bozulmadığı bir dönemin ürünü olduğu hatırlanmalıdır. DP'nin seçim gündeminin, yüzde 7.2'lik oranı daha da yükseltmekten ziyade 'sağda birlik' girişimiyle yakaladığı ivmeyi ve oy düzeyini korumaya dönük olacağı söylenebilir."
DTP OY ORANLARINI KORUYOR
" Benzer bir durum seçimlerde 'bağımsız aday' taktiğini güdecek olan DTP açısından da geçerlidir; DTP'nin de yüzde 6 nispetindeki oy oranını artırmaktan ziyade korumaya dönük çaba içinde olacağı ileri sürülebilir. "
Cumhuriyet
DP nin birlesme "fiyasko" su tabani baya etkilemis gözüküyor!
dün aydin da bile, DP mitingi nasil sönük gectigi bu tezi destekliyor!
DP asiri sicaklari sebep olarak gösteriyor fakat AKP ve MHP nin mitingleri de öyle soguk havalarda yapilmadi!
kendi kendilerini yaktilar vallah!
sahsen, türkiye siyaset adina bu bilesmeyi gönülden destekliyordum.....
yazik oldu vallah....
Halk daha fazla demokrasi istiyorPartilerin milletvekili aday listelerini Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) teslim etmesiyle birlikte 22 Temmuz seçimleri için geri sayım başladı. Herkes sandıktan nasıl bir sonuç çıkacağını merakla bekliyor. Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde yaşananların sandığa nasıl yansıyacağı, cevabı aranan soruların başında geliyor.
11 bin kişi üzerinde yapılan dev anket
Cihan Veri toplama ve Araştırma Servisi'nin Zaman için yaptığı anketten çarpıcı sonuçlar çıktı.
Araştırma 26 ilde,
11 bin 926 kişi üzerinde yapıldı. Saha çalışmasının 21-27 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirildiği ankete farklı yaş ve meslek gruplarından denekler katıldı. '367 şartı AKP'yi engellemek için
Anketten, cumhurbaşkanını halkın seçmesi teklifine yüzde 70 destek çıktı. Katılanların yüzde 66,4'ü Köşk seçiminin mah-kemeye taşınmasını yanlış buldu. '367 şartı' ise AK Parti'nin cumhurbaşkanı seçmesini engellemeye yönelik olarak değerlendirildi:
Yüzde 73.Mitingler, ideolojik birlikteliği yansıtıyor
Kamuoyu araştırmasında, Ankara'da başlayıp İstanbul, İzmir ve Samsun'da devam eden mitingler konusunda da halkın nabzı tutuldu. Buna göre, vatandaşlar mitinglerin amacını ideolojik buluyor. Bu görüşü destekle-yenlerin oranı yüzde 64'ü geçiyor. Karşı çıkanlar yüzde 23.
Halkin Cumhurbaskanligi ile ilgili düsüncelerini televizyonlarda sik sik dinleme imkani bulduk,buluyoruzda halen.Düsünceler genellikle tek cümleden ibaret.Tabii bunlar düsünce olarak nitelendirilirse.
Sokakta vatandasa soruyorlar,"Cumhurbaskanini halk mi secsin yoksa meclis mi diye?''.
Cevap:''Halk secsin....''
"Niye" diye soruldugunda;
Cevap:"kem küm,biz halkiz,adam degilmiyiz,halk falan filan...." tabii icimden senin gibi halki sevsinler diyorum.
Kaile alinacak tek bir cevap bile yok.
Bir adama soruyorlar "Haliniz nasil......" diye;
Adam basliyor siralamaya "Suna zam buna zam,sunun fiyati yükseldivs..."
"Secimde kime oy vereceksiniz" diye soruluyor.
Adam "AKP'ye" diyor.
"Neden?"
Cevap:"AKP gelince fiyatlari indirecekmis,"Adam calisiyormus:motz: (hepsi böyle der genellikle,baska bir sey yok)"..."
Icimden pes dedim bu kadar olmaz diye,resmen sok oldum.AKP haric herhangi bir partiyi demesini beklerken adam AKP dedi.Ilginc.
Asil önemli nokta ise röportaj yapilan vatandaslarin cogunun hemen hemen hepsinin konusmasinda hata yapmasi idi.Tek bir cümleyi hatasiz dile getirene rastlamadim.Hatta bazilarinin her cümlesinde hata vardi.Adamlar Türk olduklari halde Türkce konusamiyorlar.Genellikle AKP diyenlerin cogu sinifta kaldi,digerlerini diyenlerin hatasi hemen hemen yok denecek kadar azdi.Türkiye'nin kaderi bunlara bagli.
Genc cocuklar bile,gecenlerde Bayburt'ta gencin biri,iki cümle söyledi,ikiside hatali.Türkiye'nin gelecekleri.
Bayburt'ta Ülkü Güney denen kisi uzun zamandan beri seciliyormus,simdi AKP tarafinda yer tutmus.Halkimiz tabiiki sikayetci 20 seneden beri Bayburt'a hemen hemen hic bir sey yapilmamis diye.Ama yinede Ülkü Güney diye cirpiniyorlar.Dedikleri ise "iyi adam,yardimsever.....".Baska bir sey yok.Ordan genc bir cocuk cikti "ne bu diye" basladi söze ve siralamaya.Cocuk saydi "su yapilmadi,su olmadi.....,tutturmussunuz Ülkü Güney diye...." Ise yarar tek sey söyleyen o cikti,gerisi fasa,fiso.
Herseye Egitim sart diyoruz ya,harbiden sart!Vatandasi görünce.
11926 kisinin acaba yüzde kaci ne dedidigini biliyor? Onu merak ediyorum.
deryatulga
21.06.07, 00:56
DP nin birlesme "fiyasko" su tabani baya etkilemis gözüküyor!
dün aydin da bile, DP mitingi nasil sönük gectigi bu tezi destekliyor!
DP asiri sicaklari sebep olarak gösteriyor fakat AKP ve MHP nin mitingleri de öyle soguk havalarda yapilmadi!
kendi kendilerini yaktilar vallah!
sahsen, türkiye siyaset adina bu bilesmeyi gönülden destekliyordum.....
yazik oldu vallah....
Dedik ya, sag oylari kirpa kirpa sandiktan 1973teki gibi bir CHP cikartma pesindeler. Bekleyip görelim! Som agzimi
acmak istemiyorum ama, secime cok yakin bir tarihte MHP'nin üstüne bir seyler atilirsa kimse bunu AKPdn bilmesin, eline kagit kalem alip ihtimal hesabi yapsin!
Sokakta vatandasa soruyorlar,"Cumhurbaskanini halk mi secsin yoksa meclis mi diye?''.
Cevap:''Halk secsin....''
"Niye" diye soruldugunda;
Cevap:"kem küm,biz halkiz,adam degilmiyiz,halk falan filan...." tabii icimden senin gibi halki sevsinler diyorum.
Kaile alinacak tek bir cevap bile yok.
Bir adama soruyorlar "Haliniz nasil......" diye;
Adam basliyor siralamaya "Suna zam buna zam,sunun fiyati yükseldivs..."
"Secimde kime oy vereceksiniz" diye soruluyor.
Adam "AKP'ye" diyor.
"Neden?"
Cevap:"AKP gelince fiyatlari indirecekmis,"Adam calisiyormus:motz: (hepsi böyle der genellikle,baska bir sey yok)"..."
Icimden pes dedim bu kadar olmaz diye,resmen sok oldum.AKP haric herhangi bir partiyi demesini beklerken adam AKP dedi.Ilginc.
Asil önemli nokta ise röportaj yapilan vatandaslarin cogunun hemen hemen hepsinin konusmasinda hata yapmasi idi.Tek bir cümleyi hatasiz dile getirene rastlamadim.Hatta bazilarinin her cümlesinde hata vardi.Adamlar Türk olduklari halde Türkce konusamiyorlar.Genellikle AKP diyenlerin cogu sinifta kaldi,digerlerini diyenlerin hatasi hemen hemen yok denecek kadar azdi.Türkiye'nin kaderi bunlara bagli.
Herseye Egitim sart diyoruz ya,harbiden sart!Vatandasi görünce.
11926 kisinin acaba yüzde kaci ne dedidigini biliyor? Onu merak ediyorum.
Evet , arkadash takmishsin "adamlarin türkcesine" ... Ehh ? Ne var bunda? Bir kameraya konushtugun zaman elbette afalamak annormal bir shey degil. Herkesi politikaci mi saniyorsun?
Burada baska dikkate alinacak konu televizyoncunun sana "keyfine" göre gösterdigi kesitler ... Diyelim 50 kishiye soru sordular ama ancak besh kishiyi ekranda gösterdiler ... Hangi %10 gösterirler acaba? Abuk,sabuk ,kem küm konushan hic mi (misal) CHPli yok saniyorsun?
AKP dedikleri icin shashiryorsun. Asil ben hala %20 CHP dedigi icin shashiryorum ... Adamlar resmen diyor , halk devlet iktidarini, idaresini secemez diye ... Adamlar resmen halki ashagliyor,ve bazilari hala CHp diyor ... Hayret ...
Evet dogru söylemish :"kem küm,biz halkiz,adam degilmiyiz,halk falan filan...." ezik büzük bir shekilde yölesede , dogru demish ...
BIZ HALKIZ ... Adam degilmiyiz´in anlami "sizingibileri bizi adam yerine koymuyor" ...
Evet Cumhurbashkanini halk secerse bir daha bir CHP´li o makama gelemez ... mesele bu.
deryatulga
22.06.07, 01:49
22.06.2007
Yasin Doğan
Gençliğin siyasî tercihleri
22 Temmuz seçimlerinin kaderini belirleyecek etkenlerin başında 'gençler' geliyor. Bu seçimde ilk kez oy kullanacak genç seçmen sayısı yaklaşık 4,5 milyon. Bu seçmen sayısı yaklaşık yüzde 10 oya tekabül ediyor. Daha önce oy kullananlar da eklenince gençlik kesimi, seçimin ana belirleyici unsurlarının başında geliyor.
Bu seçimde ilk kez oy kullanacaklar 2002 seçimlerinde 13-17 yaşları arasındaydı.
Geçen seçimin iki önemli belirleyicisi vardı. Birincisi 2000'li yılların başında yaşanan iki ekonomik kriz, diğeri de 28 Şubat sürecinden itibaren yaşanan gerginlikler.
Bu genç kitlesi o dönemde iki faktörü de yeterince değerlendirebilecek yaşlarda değillerdi. Özellikle 1997 yılındaki postmodern darbe döneminde henüz ilk okula başlama yaşındaydılar. Yani bugün oy kullanacak gençler geçmişin ekonomik, siyasi ve toplumsal olumsuzluklarına yeterince vakıf olan bir kitle değildir. Özellikle yetiştikleri dönemde makro ekonomik dengeler düzelmiş, Avrupa Birliği ekseninde yaşanan çifte standart tartışmaları, Ermeni ve Kıbrıs meselesi, 11 Eylül sonrasında dünya genelinde yaşanan gerilimler, ABD'nin müdahaleci tavrı genel tartışmaları belirlemiştir.
Gençlerin politik zihni, ciddi ekonomik sıkıntıların aşıldığı, dışa dönük tartışmaların ve haksızlıkların yoğunluk kazandığı bir dönemin etkisi altında şekillenmiştir.
Özellikle üniversite gençliği arasında yükselen ulusalcı dalga hamasi ve içe kapanmacı yaklaşımlarla şekillenmiştir.
Kırsal gençliği daha iyi yaşam şartları ve umut arayışı içindeyken, kentli gençlik ise ekonomik ve demokratik gelişmeler ile milliyetçi refleksler arasında kalmıştır.
Elimde bir iki ay önce yapılmış geniş kapsamlı bir gençlik araştırması var.
Gençlerin siyasi tercihleri kentten kırsala büyük değişim gösteriyor.
Kırsal gençliği yüzde 53 AK Parti, yüzde 7 MHP, yüzde 6.7 GP, yüzde 6.9 DTP, yüzde 5.5 CHP derken; kentte AK Parti'nin oyu yüzde 32'ye düşüyor, CHP'nin oyu ise kentte yüzde 9.9'a, metropolde yüzde 19.5'e yükseliyor.
Türkiye geneline bakıldığında AK Parti yüzde 35.3, CHP yüzde 13.2, MHP yüzde 7.9, Genç Parti yüzde 4.8, DTP yüzde 5.7 oranında. Kararsızlar dağıtıldığında AK Parti yüzde 40'ı geçiyor, CHP genel oyuna ulaşamıyor. MHP ise ancak genel oyunu yakalıyor, yani sanıldığının aksine gençlerden daha yüksek bir oy almıyor.
Gençlerin yüzde 55'i hükümeti başarılı, yüzde 37'si başarısız buluyor.
Gençlerin yüzde 33'ü ekonominin daha iyi olacağını, yüzde 26'sı daha kötü olacağını; gençlerin yüzde 36'sı eğitimin daha iyi olacağını, yüzde 25'i daha kötü olacağını, gençlerin yüzde 40'ı sağlık sisteminin daha iyi olacağını, yüzde 24'ü daha kötü olacağını düşünüyor. Gençlerin gelecekten beklentileri olumsuzdan olumluya dönmüş durumda.
Avrupa Birliği ile ilgili bir referandum yapılsa gençlerin yüzde 51'i olumlu, yüzde 38'i olumsuz kanaat belirleyecek, yüzde 11'i kararsız.
Dış politik eksende Türk Dünyası, İslam Dünyası, Rusya, Çin, ABD gibi eğilimlerden önce Avrupa Birliği geliyor.
Gençlerin siyasi liderlere bakışında sınıfı geçebilen tek lider R. Tayyip Erdoğan. Liderlerin performans değerlendirmesinde Erdoğan yüzde 61.2, Bahçeli yüzde 39.8, Baykal yüzde 39.6, Ağar yüzde 37.6, Mumcu yüzde 36.8, Ahmet Türk yüzde 35.2, Uzan ise yüzde 34.6 oranında başarılı bulunuyor.
Kırsal gençliğin içinde Erdoğan yüzde 72.4 ile diğer liderlere büyük fark atıyor.
ANAR'ın yaklaşık 4 bin genç üzerinde yaptığı bu araştırma gençliğin eğilimleri hakkında fikir veriyor, seçimde gençliğin yapacağı etkiye ışık tutuyor.
deryatulga
22.06.07, 21:29
Baykal'ın müthiş seçim tahmini
22 Haziran 2007 Cuma 22:45
Meclis kaç partili olacak? MHP barajı aşar mı? İşte Baykal'ın müthiş seçim iddiası
CNN Türk'te gazetecilerin sorularını yanıtlayan "Baykal'a kaç partili bir Meclis beklediği" soruldu. Bayka bu soruya çok net bir cevap verdi:
AK PARTİ MUHALEFETE BİLE DÜŞEBİLİR
" AKP'de bir gerileme görüyorum. CHP'de bir ilerleme görüyorum. AK Parti geçen seçimde aldığı oy oranını alamayacak. AKP'nin ciddi oranda partlamentodaki milletvekili sayısı düşecek. Bunun hangi oranda olacağı belli değil. Bu ne doğuracak belli değil. AK Parti muhalefete bile düşebilir."
MECLİS 3 PARTİLİ OLACAK
"Kesin olarak söyleyebilirim ki 2 partili bir Meclis olmayacak. Sanıyorum en azından 3 partili ya da daha fazla olacak. Bana gelen bilgilere göre MHP barajı aşıyor. Bağımsızlar da Meclis'e gelecek.Yani Türkiye'de bir temsil sorunu olmayacak"
deryatulga
23.06.07, 02:02
23 Haziran 2007 http://www.hurriyet.com.tr/images/siyah_ok.jpg Mehmet Y. YILMAZ
http://www.hurriyet.com.tr/_yazarlar/images/148b.jpg Değişik bir seçim anketi daha
SEÇİM araştırmalarına olan merakın giderek büyüdüğünü gözlemliyorum. Nereye gitsem, kimle karşılaşsam herkes aynı soruyu soruyor: "Sen gazetecisin, yeni anket var mı? Seçimi kim kazanacak?"
İşin ilginci söylediğim anket sonuçlarına kimse inanmıyor ya da inanmak istemiyor ama yine de merak ağır basıyor.
Ekonomist Dergisi, bu hafta hedeflediği kitle açısından ilginç bir anket yayımladı. İş dünyasının önde gelen isimlerinden 1600 kişi arasında yapılan bu araştırmaya göre, iş adamları dört partinin barajı geçebileceğini tahmin ediyor: AKP, CHP, MHP ve DP.
Ankete katılanların yüzde 32,6’sı AKP’ye, yüzde 23,3’ü CHP’ye, yüzde 12,4’ü MHP’ye, yüzde 10,4’ü DP’ye oy vereceğini söylüyor.
Bütün anketlerde "Cumhurbaşkanını halk seçmeli" çıkarken, işadamlarının yüzde 66,1’i cumhurbaşkanını TBMM’nin seçmesinden yana.
Olası bir koalisyon hükümeti için ise işadamlarının çoğunluğu AKP-DP koalisyonu istiyor.
İlginç olan bir başka konu da işadamlarının önemli bölümünün "güvenlik ve terörle mücadele konusunda acil çözüm" istemeleri. Ekonomik büyüme ve AB süreciyle ilgili reformlar gibi, işadamları açısından daha öncelikli olması gereken sorunlar bunun çok gerisinde kalıyor.
Benzeri bir anket sabit ve dar gelirli işçiler ve memurlar arasında yapılmış olsaydı acaba nasıl sonuç verirdi diye merak ettim.
Böyle bir anket gördüğümde sizleri de haberdar ederim.
deryatulga
23.06.07, 04:06
Üç anket ve din bayrağı!
sakir.suter@aksam.com.tr (sakir.suter@aksam.com.tr)
Anketler yine “pazara” çıkmış bulunuyor; ama “açık pazara” değil!
Çünkü bize el altından ulaşan bu anket sonuçları kamuoyuna duyurmak amacıyla yapılmış değil.
Yerli-yabancı özel kuruluşlar, Türkiye’nin siyasi nabzını yakından izlemek üzere bazı güvenilir kuruluşlara, kendilerine özel araştırma yaptırıyorlar.
Yani “partimizin yüzünü güldürecek bir anket uyduralım. Parası neyse veririz” siparişli değil.
Türkiye’nin gerçek siyasi fotoğrafını çekmeye dönük ciddi çalışmalar bunlar.
Araştırma şirketlerinin isimlerini veremiyoruz. Elimizde üç ayrı çalışma var. Sizlere üçünü toplu olarak sunacağız.
Üç ayrı araştırmanın sonuçlarına göre bazı partilerin en az ve en çok oy oranları şöyle:
AKP: % 30-42. CHP: % 24-31.
MHP: % 16-20. DP: % 5-9.5
GP: % 4-6.5 DTP: % 4-6...
———-
Bu araştırmaları yapan kuruluşların uzmanlarından bazı notlar da aldık.
En dikkat çekici olanlarını da aktaralım:
- Köylerde AKP açık ara önde.
- Din propagandası ürkütücü boyutlarda yapılıyor.
- Bize bir “Dindar cumhurbaşkanı seçtirmediler” lafı, AKP’nin “seçim bayrağı” olmuş!
- Çok açık olmasa da, orduya yönelik kışkırtıcı, aşağılayan sözler de özel seçilmiş mekanlarda, bir biçimde dillendiriliyor.
- Anketlerden birinde “ikinci tercih edilen parti DP” gösteriliyor ama ANAP’la birleşemedikleri için kaybettikleri, AKP-MHP’ye yönelmişe benziyor. Eski ANAP oyları ile DP’de kımıldama hissediliyor.
- CHP’nin önümüzdeki süreci çok iyi değerlendirmesinin gerekliliğine özel vurgu yapılıyor.
- MHP’de bir tırmanış var; yüzde 20’yi aşabileceği söyleniyor.
- Meclis’te şimdilik “3.5 parti” ihtimali yüksek: AKP-CHP-MHP-Bağımsızlar (DTP).
NOKTA...Gülün dikene katlanması onu güzel kokulu yaptı. (Mevlana)
(http://www.aksam.com.tr/yazarprn.asp?a=81566,10,11) 23.06.2007
[quote=deryatulga;353118] Üç anket ve din bayrağı!
sakir.suter@aksam.com.tr (sakir.suter@aksam.com.tr)
Anketler yine “pazara” çıkmış bulunuyor; ama “açık pazara” değil!
Çünkü bize el altından ulaşan bu anket sonuçları kamuoyuna duyurmak amacıyla yapılmış değil.
ehh ,bu tablo gercek olsa ne olur?
1.tek basina AKP iktidari
2.CHP-MHP koalisyonu
3.AKP-DTP koalisyonu(allah korusun)
tüm ihtimalleri bir gözden geciriyorum da, icim yine de rahat vermiyor!
anlasilan, ülkemizi haddinden fazla "sicak" bir agustos ayi bekliyor.....
haydi hayirlisi..........
(http://www.aksam.com.tr/yazarprn.asp?a=81566,10,11)
deryatulga
24.06.07, 00:39
24 Haziran 2007 http://www.hurriyet.com.tr/images/siyah_ok.jpg Rahmi TURAN
rturan@hurriyet.com.tr
http://www.hurriyet.com.tr/_yazarlar/images/228b.jpg Hangisine inanalım?
VAAT etmekle ağız aşınmaz...Siyasiler meydanlarda kükrüyor. Dinliyorum.
Atıyorlar, vaatler yağdırıyorlar, birbirlerini suçluyorlar.
Sonuçta düşman kamplar yaratılıyor.
Genç Parti’nin başlattığı atma yarışına diğer partiler de katıldı. Mazotun litresi 1 lira olacakmış... Emeklilere 14 maaş verilecekmiş... 2 buçuk milyon işsize ve 3 buçuk milyon yoksul aileye her ay 350 YTL ödenecekmiş, vesaire vesaire... Tam bir desteksiz atış!
Çaresiz insanlar ya da hesap kitap bilmeyenler bunlara inanabilir!
Gerçek şu ki, Türkiye ekonomisi vaat edilen bu bonkörlüğe müsait değil. Devlet böyle bir yükü kaldıramaz! Gelirler belli... Kimse olmayan parayı veremez ki...
Diğer partiler atıp tutarken, AKP de elinde bulundurduğu iktidarın nimetlerinden faydalanmaya çalışıyor. Para "Hayır"ı "Evet" yapabilir mi? Bu mümkün elbette... Paranın açamayacağı kapı yoktur!
* * *
Kamuoyu anketleri bir tuhaf!
KONDA şirketi bir araştırma yapmış... AKP’nin oyları yüzde 45.6 çıkmış...
Ohh maşallah maşallah! Biraz daha gayret etseler AKP’yi yüzde 50’nin üstüne çıkartacaklar! Aynı ankette CHP’nin oyları yüzde 20 dolayında görülüyor!
Mülkiyeliler Birliği Yönetim Araştırmaları Merkezi (YÖN-ARA) tarafından yapılan son ankete göre ise başa baş bir yarış var.
AKP yüzde 27, CHP yüzde 26.8... Hangisine inanalım?
Ben ikincisine inanıyorum. Çünkü bilim adamlarının yaptığı ciddi bir araştırma bu...
Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Metin Özuğurlu’nun yönetiminde, 16 devlet üniversitesinden 17 öğretim üyesinin katılımı ve 16 bölgede 1626 yanıtlayıcı ile yüz yüze görüşme yoluyla yapılan bu çalışma insana daha güven veriyor.
Araştırma AKP ile CHP’nin diğer partilerle arayı açtığını, seçim yarışını başa baş sürdürdüklerini gösteriyor.
CHP gibi tipik bir "yükselişteki parti" görünümünde olan MHP yüzde 9.5 oyla üçüncü durumda... Bu partinin seçime kadar yüzde 10 barajını rahatça aşacağı anlaşılıyor. Çok daha yukarılara da çıkabilir.
* * *
Araştırmayla ilgili olarak hazırlanan raporda AKP ile CHP’nin durumu şöyle özetleniyor:
"Alan taraması sırasında henüz SHP yetkililerinin CHP lehine seçimlerden çekildiklerini açıklamadığı düşünülecek olursa 0.2 puanlık farkın bu kez CHP lehine oluştuğu görülecektir. Dolaysıyla bu aşamada önemli olan, her iki partinin başa baş bir mücadele yürüttüklerinin saptanmış olmasıdır."
İlk defa böyle bir sonuç veren ciddi araştırmanın sonuçları, yeni Meclis’in üç partiden (AKP, CHP ve MHP’den) oluşacağını gösteriyor. Diğer partilerde pek umut yok gibi...
Oyları ankette olduğu şekilde yüzde 30’un altına düşürse AKP tek başına hükümet kuramayacağı gibi, iktidarı CHP-MHP koalisyonuna kaptırabilecek!
AKP Lideri Tayyip Bey daha şimdiden "Türkiye’de ’Derin Devlet’ten farklı bir şey var. ’Derin Türkiye’ var, AKP’nin önünü kesmek için faaliyetteler!" diyerek mazeret aramaya başladı bile! Aslında mazeret değil, düşünmeden konuşmak bu... Düşünmeden konuşmak ise nişan almadan ateş etmeye benzer... Hedefi vuramazsınız!
deryatulga
24.06.07, 03:36
Salih NEFTÇİ
salih-neftci@sneftci.com (salih-neftci@sneftci.com) http://www.stargazete.com/images/spacer.gif Seçim propagandasında son parametreler Bu hafta da seçime ilişkin parametreler yerinden oynadı. Toparlanan AKP’nin terör yine yumuşak karnı olmaya devam ediyor
Seçimlere dört hafta kaldı. Az zaman gibi gözükse de seçim atmosferi her hafta ciddi değişim gösteriyor.
Bu hafta da öyle oldu. Parametreler yine yerinden oynadı. Görebildiğimiz önemli kısa vadeli ‘trendleri’ özetlemeye çalışacağız.
Bunların tümüyle subjektif görüşlere dayandığını sanırız tekrarlamaya gerek yok.
1. AKP’nin ağırlığı
AKP bir süredir geçirdiği ‘şok’tan toparlanma sürecindeydi. Geçen hafta bu süreçten neredeyse tümüyle kurtulmuş bir hava sergiledi. AKP ve özellikle de Erdoğan seçim propagandasında gücünü hissettirdi.
Ve...
Bizce AKP’nin geçen genel seçimlerde olduğundan daha yüksek oy alacağı konusundaki görüş geçen hafta güçlendi.
AKP’nin yüzde 40 civarında oy alacağı iddialarını yakından izliyorduk. Biz seçim tahminlerine büyük önem veririz ve temkinli gideriz. Şu anda ‘AKP yüzde 40 oy alacak’ demek istemiyoruz. Böyle bir tahmini çok riskli görüyoruz. Sadece kamuoyunda bu görüşün geçen hafta bir miktar güçlendiğini vurguluyoruz.
Öte yandan bizim kendi hesaplarımızda da AKP’nin oy oranını bir miktar yukarı çekeceğiz.
Dikkat ederseniz AKP’nin güçlendiği imajı, terör konusunda nispeten az haberin geldiği bir haftaya rastladı. Terör AKP’nin yumuşak karnı olmaya devam ediyor.
2. Oylar konsantre oluyor
Bir diğer gözlem şu ana kadar daha az dile getirilen bir şey.
Bizce bu seçimde oylar şimdiye dek görülmediği kadar az sayıda parti üzerinde yoğunlaşacak. Seçmen oylarını dağıtmayacak ve bazı partilerde toplayacak.
Fark ediyoruz ki seçmen bu seçimde duyguları ile değil... Çıkarları ile hareket edecek. Ve... Beğenmese de barajı geçecek, kendisine yakın partiye oy verecek.
Burada da karşımıza AKP, CHP ve MHP çıkıyor.
Elbette bir de Güneydoğu’da bağımsızlar aracılığı ile DTP. (Çok sayıda bağımsız seçtirmek büyük koordinasyon meselesi. Oyları belli bir şekilde kanalize etmeniz gerekiyor. İşin bu yönü nasıl çalışacak bilemiyoruz.)
Bu dört parti dışında kalan partilerin bu sefer şaşırtıcı derecede az oy almaları olasılığı bu sefer çok yüksek... Örneğin bir DP oyu herkesi şaşırtacak kadar düşük kalabilir.
AKP’nin yüzde 40’larda oy alacağı beklentisi güçlenirse bu eğilim de güçlenir.
3. Ekonomi geri planda kaldı
Bir diğer gözlem seçim propagandasının neredeyse tümüyle ekonomi dışı konularda yoğunlaşması.
Bir önceki seçimin tam tersi bir durum. O zaman terör ‘yoktu’... Ama ekonomik kriz gündemdeydi. Şimdi tersi doğru.
İlginçtir... Ekonominin gündemde olmaması aslında AKP’nin karnesine olumlu yansıyan bir şey.
Burada bir diğer vurgulamak istediğimiz nokta MHP ve özellikle de CHP’nin ekonomi konusunda şu ana kadar ortaya yeni görüşler sürememiş olması. Oysa ekonomik sorunlar yok olmuş değil. Söylenecek çok şey var. Döviz cinsi fonlamaya her yıl yüzde 20-30 faiz veren bir ekonomi sorunsuz olabilir mi?
Ama muhalefet partileri bu konularda konuşmaya bile cesaret edemiyor.
‘Uzmansızlık’ mı?
Sanmıyoruz. Ama bir nedeni olmalı.
Sonuç
Seçim propagandasının daha yumuşak ve daha sakin bir çizgiye yönelmiş olmasının arkasındaki bir diğer önemli nedeni de unutmayalım.
Tatil psikolojisi güçlendi.
Ve... Yaz rehaveti bastırdı.
24.06.2007http://www.stargazete.com/images/spacer.gif
deryatulga
24.06.07, 04:02
Necati Doğru ndogru@gazetevatan.com (ndogru@gazetevatan.com)24.06. 2007http://www4.gazetevatan.com/images/kategorititle1.gif 40 yıllık sağcıyım, oyumu bu kez CHP�ye vereceğim!
http://www.gazetevatan.com/pics/yazarlar/108.jpgBir ay sonra beklenmedik, umulmadık bir sonuç çıkabilir.
Moraran.
Sararan.
Sarsılan.
Olabilir.
Öbür yandan, piyango vurmuş gibi sevinenler de çıkabilir. Anketler yayınlanıyor, hemen hepsinde iktidar partisi AKP açık ara ile önde... Başbakan da hiç kuşkuya düşmeden AKP�nin yüzde 40 oy alacağını, barajı sadece CHP�nin geçebileceğini ve yine �2 partili bir Meclis�in sandıktan çıkacağını� açıklıyor.
Oysa anketler hep yanıldı.
Gazeteleri de yanılttılar.
Anket düzenleyen kurumların, kişilerin, şirketlerin; küçük kabul edilebilir sapmalarla kalmayıp, yine büyük yanılgılara düştükleri görülebilir. Ben gözlem gücüme güvenirim. Gözlemlerime göre bu seçimde halk, �ölüsünü diriltme� eğilimine girdi.
Halk ölüsünü diriltiyor.
2002 seçimlerinde ya hiç sandığa gitmeyerek ya da gidip �Tayyip Erdoğan�a oy atarak� kendi partisini baraj altında ölüme gönderen seçmen, bu seçimde eğer umutluysa eski partisine koşuyor.
Umutlu değilse...
Sağı bırakıp sola geçiyor.
Hüsnü Akıncı, Adapazarı�nda eczacıdır. Siyasetle çok yakından ilgili, takipçi, uyarıcı, katılımcı biridir. İlk oyunu 1961 seçimlerde sağın temsilcisi Adalet Partisi�ne vererek kullandı. Sakarya�da Adalet Partisi�ne girdi, Merkez İlçe Yönetim Kurulu�nda görev de aldı. 1981 yılına kadar yapılan bütün seçimlerde AP�ye oy attı, herkesin ona oy vermesi için sıkı bir partizan gibi çalıştı.
Darbe oldu.
AP�de kapatıldı.
Devamı DYP kuruldu.
Akıncı bu kez de DYP�e oy verdi ve verilmesi için uğraştı. Bana el yazısı ile kaleme alıp gönderdiği mektubunda; �40 yıllık sağcıyım ama bu seçimde CHP�ye oy vereceğim� diyor.
40 yıllık sağcı!
CHP�li oluyor!
Neden?
Hüsnü Akıncı, uzun mektubunun bir yerinde nedeni şöyle açıklıyor: �...Oyumu ilk defa CHP�ye vereceğim. Çünkü hedefleri doğru ve tutarlıdır. Deniz Baykal�ın daima milli duruş sergilemiş olması, CHP�nin seçim beyannamesindeki hedeflerinin ulusal çıkarlarımızı gözetmesi, hukuk sistemini düzelteceği, vergi adaletini sağlayacağı, ranttan üretim ekonomisine geçebileceği ve bu hedefleri de gerçekleştirecek kadroları oluşturduğu kanaatindeyim...�
40 yıllık sağcı!
CHP�yi umut görüyor.
Sandıkta sürpriz pişiyor.
Pişmekte olan sürprizi yakalayan anketler de var. Mülkiyeliler Birliği Vakfı�nın Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Doçent Doktor Metin Özuğurlu�nun yönetiminde ve 16 devlet üniversitesinden 17 öğretim üyesinin bilgi desteği vermesiyle 1.626 katılımcı arasında bir anket düzenledi.
15-30 Mayıs�ı kapsıyor.
AKP yüzde 27.
CHP yüzde 26.8
MHP ise yükselişte.
AKP ile CHP arasındaki puan farkı kapanacak gibi görünüyor.
Sandıkta sürpriz pişiyor!
Bir ay kaldı.
Moraran.
Sararan.
Sarsılan olabilir.
YILMAZ SUSURLUK’U ÇÖZECEKTİ
Mevcut siyasi tabloda en büyük rakibi durumundaki Mesut Yılmaz da Çiller’den geri durmadı ve en büyük vaadini 1999 seçimlerinde "Susurluk’u çözeceğiz" diyerek verdi.
MHP TERÖRİSTBAŞINI ASMA VAADİNDE BULUNDU
18 Nisan 1999 seçimlerine damgasını vuran en önemli olay ise teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın seçimden kısa bir süre önce Kenya’da yakalanarak Türkiye’ye getirilmesi oldu. O günlerde seçmen Ecevit’i, Öcalan yakalanıp Türkiye’ye getirildiği için ödüllendirdi, MHP’ye ise Bahçeli’nin "Apo’yu asacağız" vaadi nedeniyle oy verdi. MHP lideri türban sorununu ise "ürkekçe değil erkekçe çözeceğiz" sözleriyle seçim meydanlarına taşıdı.
ERBAKAN TAKSİM’E CAMİ YAPACAKTI
Kapatılan Refah Partisi’nin lideri Necmettin Erbakan ise seçim vaatlerinin başköşesine "adil düzenöi koydu. Seçmene her ile havaalanı, hızlı tren vaat eden Erbakan’ın en dikkat çekici vaadi ise "Taksim’e cami" oldu.
2002 SEÇİMLERİNDE NELER VAADEDİLDİ?
3 Kasım 2002 seçimleriyle iktidara gelen AKP’nin ise en önemli vaatleri arasında işsizlikle mücadele ve IMF ile stand-by’a son verme vaadi bulunuyordu. 4.5 yıllık iktidarı boyunca her iki vaadini de yerine getirmeyi başaramayan AKP, ekonomiye ilişkin bir başka vaadi olan enflasyonu tek haneli rakama indirme sözünü ise uyguladığı ekonomik program ile yerine getirdi. AKP’nin yanı sıra CHP’nin 2002 seçimlerindeki en önemli vaadi ise "1 milyon işsize iş" oldu.
22 Temmuz seçimlerinde olduğu gibi vaatler konusunda 2002’nin yıldızı yine Genç Parti’ydi. Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan, üniversite sınavının kaldırılmasından zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasına, okullarda ücretsiz kitap dağıtımından üniversite sayısının dört katına çıkarılacağına, gümrük birliği anlaşmasının çöpe atılacağından vergi indirimine gidileceğine kadar sayısız vaatte bulundu.
MEYDANLARDA YİNE VAATLER UÇUŞUYOR 22 Temmuz seçimlerinde ise vaatlerin başında, mazot bulunuyor. GP Genel Başkanı Cem Uzan’ın "Mazot 1 YTL olacak" vaadi diğer partileri de harekete geçirirken, liderler de her gittikleri yerde "mazot ucuzlayacak", "1 YTL olacak", "1 YTL’nin de altına inecek" vaadiyle çiftçiden oy istiyor. Çiftçi kadar siyasi partilerin hedefinde gençler de bulunuyor. Partilerin gençlere yönelik en önemli vaadini ise ÖSS sınavını kaldırmak oluşturuyor.
Siyasi partilerin hemen her dönem seçim meydanlarına taşıdığı vaatler arasında ise işsizlikle mücadele, terörle mücadele ve milletvekili dokunulmazlığının sınırlandırılması, bu seçimde de yine dile getirilen vaatler arasında bulunuyor. (ANKA)
kaynak: http://www.milliyet.com.tr/2007/06/24/son/sonsiy05.asp
deryatulga
24.06.07, 21:03
İşte son seçim anketi!
SONAR Araştırma Şirketi’nin 20 Haziran tarihi itibariyle yaptığı son ankette, 22 Temmuz’da yapılacak seçimde, barajı 5 partinin aşacağı sonucu çıktı.
Sonar’ın yaptığı son seçim anketine göre, 22 Temmuz’da 5 partili bir Meclis oluşuyor.
12-20 Haziran tarihleri arasında, 30 il 20 ilçe 40 köyde toplam 3045 denek üzerinde “tesadüfi” yöntemle yapılan ankette, yüzde 10’luk seçim barajını AKP, CHP, MHP, Genç Parti ve DP’nin aşacağı sonucu çıktı.
İktidardaki AKP, yüzde 34.82 ile ankette birinci parti olarak görünürken, bu partiyi yüzde 17.44 ile CHP izledi.
Yüzde 12.2 oranındaki kararsızların eşit orantılı dağıtımında AKP’nin alacağı sonuç yüzde 40.05, CHP’nin oy oranı ise 20.03 olarak belirlendi.
“Seçimlerde hangi partiye oy vereceksiniz?” şeklindeki tek sorunun yöneltildiği ankette, “Hiçbiri”, “Oy kullanmayacağım” seçenekleri kapsam dışında tutuldu. 1.74 hata payının da hesaba katıldığı anket sonucuna göre, barajı MHP, GP, DP’nin de yüzde 11-12 bandıyla aştığı görülüyor.
Anketin sonuçları şöyle:
AKP 38.87
CHP 17.44
MHP 10.62
GP 9.63
DP 9.6
Bağımsız 3,6
Diğer 1.65
Ankette, yüzde 12.93 oranındaki kararsızların eşit orantılı dağıtımıyla oluşan oy durumu ise şöyle oldu:
AKP 40.05
CHP 20.03
MHP 12.20
GP 11.06
DP 11.02
Bağımsız 3.74
http://www.gercekgundem.com/img/news/anketdagitilmamis1.jpg
http://www.gercekgundem.com/img/news/anketdagitilmamis2.jpg
http://www.gercekgundem.com/img/news/anketdagitilmis1.jpg
http://www.gercekgundem.com/img/news/anketdagitilmis2.jpg
http://www.hurhaber.com/ sitesinden 24.06.2007 tarihinde yazdırılmıştır.
GP nin ve DP nin Baraji gecmesi imkansiz gibi birsey olarak görüyorum.
Düsüncelerimin dogrulugunu Uzanin mitingine topu topu gelen 50 KISI ile kanimca ispatlandi.
Saygilar ;)
sirketin sahibi hakan bey in dedigi gibi yanilma payi 1,7% den fazladir!
ama bir gercek var, bu cumhurbaskanlik seciminde ki olaylar AKP ye kesin yaradi,ve AKp bunu meydanlarda cok profesyonelce kullaniyor!
hadi hayirlisi..............
Muhalefet partileri aynı çizgide
Yeni Şafak muhabirleri, 'Taksiciden al haberi' mantığından yola çıkarak, sokak sokak dolaşıp, İstanbul ve Ankara'da 270 taksi şoförü ile görüşerek nabız tuttu
http://www.yenisafak.com.tr/resim/site/ademkose069d535506979a49by.jpg
Her seçim öncesi yapılan anketler, gazeteden gazeteye büyük farklılıklar gösterir. Buna karşılık 'en orta sınıf' olarak kabul edilen taksiciler, toplumun nabzını en iyi tutan meslek grubu olarak kabul edilir. Taksicilere, hangi partiye oy verecekleri, bunun nedenleri, ülkenin gidişatını nasıl gördüklerini ya da araçlarına binen müşterilerinin seçim ve ülkenin gidişatıyla ilgili aralarında geçen konuşmaları sorduk. İstanbul ve Ankara'da 270 taksicinin Yeni Şafak'a verdiği beyanlarla, 'taksi camından' seçim sürecini görmeyi denedik.
AK PARTİ MAĞDUR
Taksiciler AK Parti'nin özellikle ekonomi ve sağlıkta yapılan reformlardan memnun. “AK Parti'ye oy vereceğim” diyenlerde, icraatın yanında cumhurbaşkanlığı seçim sürecindeki anti demokratik uygulamalara tepkilerin çok etkili olduğu gözleniyor.
MAZOTA DİKKAT
Bazı taksiciler, “Mazot 1 YTL olacak” “Herkese 500 YTL dağıtılacak” şeklindeki vaadleri ciddiye alıyor. Ancak bu eğilim güçlü değil. Taksici esnafı zaman zaman derin analızler de yapıyor. CHP ile MHP'yi birbirine çok yakın gören taksiciler, iki partinin koalisyon kuracak kadar oy alacağına inanmıyor.
CHP 4'ÜNCÜ SIRADA
Kamuoyu yoklamalarında 2. çıkan CHP, bazı semtlerde 4. lüğe kadar düşüyor. CHP'li olduğunu söyleyen taksiciler arasında “Cumhuriyet elden gidecek” diyenler kadar CHP'nin anti demokratik söylemlerinden rahatsız olanlar da var.
MHP'NİN KEMİK OYLARI VAR
MHP'nin taksiciler arasındaki oyu kemikleşmiş. Alışkanlık olarak MHP'ye verenlerin yanrısıra, 'ulusalcı' söylemlerden etkilenerek MHP'ye yönelenler de var.
CHP, MHP ve GP farketmiyor
Bülent Turga (44): Eskiden beri MHP'liyim. CHP ile koalisyon sorun olmaz. Çünkü şimdi CHP, MHP'den daha milliyetçi.
Fikret Uğur (48: Rejim ve çocuklarımın geleceklerinin tahlikede olduğunu düşündüğüm için CHP'ye vereceğim. Millet için, devlet için CHP ve MHP koalisyon yapmalı.
Veysel Yenigelen (33): Baykal'ı başbakan yapmak için şimdi MHP'yi körüklüyorlar.
Serdar Aracı (27): Babam Ecevitçiydi ama bu kez MHP'ye oy vereceğiz.
Ali Gezek (45): 25 yıllık taksiciyim. Baykal'ın yerine Sarıgül olsaydı oyumuzu CHP'ye verirdik belki. Biz ailece MHP'ye vereceğiz.
Şehmuz Demirkul (40): 10 yıllık taksiciyim. CHP ikili oynuyor. Sol gösterip sağ vuruyor.
İsmail Şen (41): Vaatlerine inanmak zor ama GP'ye oy vereceğim. Meclise girerse MHP ile birleşir.
Ahmet Demir (27): Geçen seçimde GP'ye oy vermiştim, şimdi MHP'ye vereceğim.
İbrahim Aylan (28): Ben Bahçeli'ye rağmen MHP'ye oy vereceğim. Cem Uzan da olabilir.
Muzaffer Güleç (25): Kimse Uzan'ın vaatlerine inanmıyor ama ya tutarsa...
Onur Ayaz (28): Baykal olmasa CHP iktidar olurdu belki.
MHP aynı hatayı yaparsa yanar
Hayati Aygün (48): 25 yıllık taksiciyim. Yine MHP'ye oy vereceğim, partimi değiştirmem. Eşimi de MHP'ye oy vermesi için zorluyorum. MHP barajı aştığında CHP ile koalisyon yapabilir söylentileri beni rahatsız ediyor. Geçen dönemlerde böyle bir hata yapıldı, tekrar yapılmasın.
Mehmet Akif Ersoy (36): Seçimlerde AK Parti yine birinci çıkar. MHP, CHP ile koalisyon düşünüyorsa kendini yakar.
Bahçeli bu kez Baykal'a çalışıyor
Gimat Taksi'de görüştüğümüz Fikret Atak, 2002'de AK Parti'ye oy verdiğini, bu seçimlerde de AK Parti'ye destek vereceğini ve AK Parti'nin birinci olacağını söyledi.
33 yaşındaki Veysel Yenigelen, CHP-MHP koalisyonu senaryosuna gönderme yaparak, “Deniz Baykal'ı başbakan yapmak için, şimdi MHP'yi körüklüyorlar” dedi.
Ülkemiz için hayırlısı olsun
Bülent Turga, Durali İkiz ve Ekrem Saban, bütün partileri, Türkiye'nin büyümesi için çalışmaya davet etti.
Ekonomi ve sağlık düzeldi
Yıldırım Yılmaz (40): Ekonomide düzelme var, yollarda düzelme var. Bir hükümet benim karnımı doyuruyorsa, benim için başarılıdır. Her işin başı sağlık... Hastanelerin nereden nereye geldiği ortada. Günde 50 tane yolcu taşıyorum, 30'u AK Parti diyor.
Cemil Dereci (24): Bağ Kur borçlarımızı kim öderse ona vereceğim oyumu. Büyük ihtimalle AK Parti'ye ama. Tayyip gelmeden önce Şahin'e biniyorduk, şimdi Toyota'ya.
Kemalettin Altuğ (51): Daha önceden CHP'ye vermiştim ama Baykal cumhurbaşkanlığı seçiminde yanlış tavır takındı. Beş senedir zam yüzü görmedik. Borcum da olsa rahat rahat uyuyabiliyorum. Çünkü sabah develüasyon mu olacak, borsa mı düşecek diye korkum yok.”
Cumhurbaşkanı Sezer'e tepki var
Taksiciler cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşananlara çok tepkili olduklarını hiç saklamadılar. Taksici 44 yaşındaki Adnan Berk, sözlerini hiç sakınmadan, “Yine AK Parti. Cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşananlardan sonra inadına AK Parti” ifadesini kullandı. 27 yıldır taksici 65 yaşındaki Dursun Çevik de, 51 yaşındaki Hakkı Özyılmaz, 26 yaşındaki Erkan Aydın ise Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e tepkili. Üç isim de, “Cumhurbaşkanının tutumunu şiddetle kınıyoruz” dediler.
Abdullah Gül'e haksızlık yapıldı
Fahrettin İş (54): 9 yıllık taksiciyim. Geçen seçimde DSP'ye oy verdim. Ama İbrahim Tatlıses yüzünden bu kez GP'ye oy verebilirim. Ama Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı olmasını çok isterdim. Eğer cumhurbaşkanlığı seçimi olursa Gül'e oy veririm.
Muhammet Türkoğlu (50): Gül'e yapılan haksızlıktan dolayı AK Parti'ye ilgi artıyor. Ben de Saadet Partisi'ne oy vermiştim ama şimdi AK Parti'ye vereceğim.
Yasin Taş (37): Kararsızım. Geçen seçimlerde DYP'ye oy vermiştim. Ama şimdi Ağar ve Mumcu fena tökezledi. Belki AK Parti'ye oy veririm.
Kadir Serter (46): Müşterilerime anket yapıyorum, oylarını nereye verecekler diye. Benim anketime göre AK Parti birinci.”
Ekonomiyi bilen ve dürüst siyaset yapana oy vereceğiz
Ahmet Özcan (34): Alternatif bir parti yok, mecburen oyumuzu AK Parti'ye veriyoruz. Müşterilerimiz de genellikle AK Parti'ye vereceklerini söylüyorlar.
Rıdvan Yazan: Mazotu 1YTL yapacağı için oyumu GP'ye vereceğim. Uzan'ın verdiği sözler çok uçuk, yapamaz ama yine de ona vereceğim.
Mustafa Tanrıver (30): Oyumu AK Parti'ye vereceğim. Politikalarından memnunum. Dürüst siyaset yaptıklarını ve bu ülke için çalıştıklarını düşünüyorum.”
Hasan Sorgun (45): Dar gelirli insanlar olarak bu dönemde çok rahat ettik. İnşallah yeniden tek başına gelir.
Ahmet Solmaz (47) : 20 yıllık şoförüm, şu yollardaki rahatlığı bir ben bilirim.
Ali Aydemir (52): Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni ve laikliği savunduğu için MHP'ye vereceğim.
Levent Tumga (34): CHP'ye vereceğim ama partinin başında Deniz Baykal olmasa daha iyi olur.
Metin Fener (44): AK Parti yine iktidara gelir, güçlüler çünkü. Özellikle tabanları.
Mustafa Sezgin (52): Ülkede bir rejim tehlikesi de yok. Bu tam bir saçmalıktan ibarettir.
İsmail Dursun (52): Aşırı olmayan MHP'liler özellikle son dönemde yapılanlara tepki olarak AK Parti'ye oy vereceğini söylüyorlar.
Alaattin Şensoy (59): Daha önce vermedim, ama şimdi uğradığı haksızlıktan dolayı AK Parti'ye vereceğim.
Naci Uman (45): MHP yükseliyor ama AK Parti'ye de oy verebilirim. Çalışmaları iyi. Bu ülke için bir şeyler yaptılar, bunlar inkar edilemez. Köprüler, kavşaklar, yollar. AK Parti yine iktadara gelir.
Ahmet Aydın (43): Oyumu GP'ye vereceğim. Çünkü bugüne kadar dürüst siyasetçilere verdim, birşey olmadı. Şimdi üçkağıtçılara vereceğim.
Hamit Öztürk (29): Ya bağımsızlara vereceğim, ya da AK Parti'ye. AK Parti bana göre yine tek gelir.
İbrahim Aydın (26): Hiçbir siyasi partiye güvenim kalmadı ve oyumu da kullanmayacağım.
Şahdemir Çimen (48): Her zaman CHP, ama Deniz Baykal olmasa daha iyi.
Bülent Çiçek (41): Çalışmalar güzel, yollar rahat. Biz taksiciler iyi bilir, eskiden böyle değildi yollar...
Lütfü Doğan (45): CHP cumhuriyeti savunuyor ama Baykal'ın partiden gitmesi lazım.
Abdullah Özhan (32): AK Parti'nin belediyeleri çalışıyor. Bakın yollara, kaldırımlara anlarsınız.
Rejim tehlikesi koca bir yalan
Hasan Öztürk (40): Cumhurbaşkanlığı seçiminde Abdullah Gül'e çok büyük haksızlık yapıldı. Rejimim tehlikede olduğu koca bir yalan. Terörle mücadelede çok çalışıyorlar, ama karşımızda sadece 3-5 çapulcu değil, bir de onları destekleyen büyük güçler var. Ben Gaziantepliyim. Orada bağımsızlar milletvekili çıkaramaz. Gaziantep, bir sanayi şehri. Sanayiye kimin destek vereceğini bildikleri için orada da AK Parti birinci olacak.”
Muhtıraya karşı dik durdular
Hasan Öz (25): Ben milliyetçiyim. Geçen dönem MHP'ye verdim. Ama bu cumhurbaşkanlığı seçimleri zorla AK Parti'ye vermeme sebep oldu. Haksızlığa uğradılar ama dimdik ayakta durduar. Bu güne kadar yapılmış olan en büyük muhtıraya da karşı çıkıp tek başlarına mücadele ettiler. Bazıları gibi korkup imza atıp kaçmadılar.
İstikrar için tek parti iktidarı
Gıyasettin Zorlu (40): 17 yıllık taksiciyim. AK Parti'den daha iyisini görmedim. Türkiye ekonomisi iyiye gidiyor.
İbrahim Halil (47): 15 yıllık taksiciyim. Ülkede gereksiz yere gerginlik çıkarmaya çalışıyorlar. AK Parti'nin icraatı ortada.
Fatih Yavuz (28): 8 yıldır taksiciyim. AK Parti'nin tek başına olacağını bilsem AK Parti'ye vereceğim. Müşterilerin yüzde 70'i AK Parti diyor.
Ali Rıza Aslan (32): Benim işlerimde zayıflama oldu ancak ekonomide gelişme var. AK Parti kaldığı yerden devam edecek.
Turgay Yaman (40): Önceki seçimlerde CHP'ye oy verdim ama bu kez oy kullanmayacağım. Sanırım AK Parti birinci çıkar. Gönül tek partinin iktidar olmasını ister, istikrar olsun ister.
Galip Yüksel (35): Oyum, 5 senedir akaryakıta fazla zam yapmayan, elektiriğe hiç zam yapmayan, hastaneleri adam eden AK Parti'ye.
Adem Köse (44): Koalisyon hükümeti istemiyoruz. İstikrar için tek parti iktidara gelmeli. Kim olduğu farketmez.
El pençe duran başbakan olmadı
Yusuf Bilek (42): AK Parti Türkiye'ye prestij kazandırdı. Başımız dik bir siyaset yapıyoruz. Clinton'un karşısında el pençe divan duran bir başbakandan, Bush'un karşısanda bacak bacak üstüne atıp, omzuna elini koyan bir başbakan durumuna geldik. Ekonomide 1 senedir durgunluk var ama aşılabilir. Cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalefet yanlış yaptı. Abdullah Gül en uygun isimdi. Cevabı sandıkta alacaklar.
Darbeden korkmak yakışmaz
Sedat Taylan (54): 15 yıllık taksiciyim. AK Parti'ye oy vereceğim. Darbeden de korkmuyorum. Zaten halka rağmen darbe yapılabileceğine de inanmıyorum.
24.06.2007 http://www.yenisafak.com.tr/politika/?t=24.06.2007&c=2&i=52107&Taksicilere/g%C3%B6re/CHP/ve/MHP/ayn%C4%B1
deryatulga
25.06.07, 02:17
Hangi anket?
Bazı anketlere göre AKP'nin oyu yükseliyor. "Yüzde 40, yüzde 45" diyenleri görüyorsunuz.
Ama Niğde'de, Aksaray'da vatandaş "öyle konuşmuyor."
Niğde'nin Yeniçarşı Parkı'nda "bu konu açılınca..." Birinci Niğdeli:
- Anketlerin aslı faslı yok. Buraya ilk defa anketçi olarak sen geldin.
İkinci Niğdeli:
- MHP acayip yükseliyor... MHP yükselince kim gerileyecek?.. AKP.
http://img.sabah.com.tr/i2/yildizlar.gif
- Ey Aksaraylılar... AKP'nin durumu nedir?
Aldığımız yanıtlar:
- Aksaray teşvikten yararlandı... 140 yatırımcıya arsa tahsis edildi... AKP iyi.
- Ama köylünün durumu kötü... Köylü AKP'den eski desteğini çekecek.
- Akaryakıt ile gübre büyük sıkıntı.
- Çift yol yaptılar ya oyum yine AKP'ye.
- Köylüyü üzmese ben de verirdim.
http://img.sabah.com.tr/i2/yildizlar.gif
AKP milletvekili Ruhi Açıkgöz'ün de önünde, Aksaraylı'nın biri dedi ki:
- Tayyip bey çelik çomak diyeceğine, Arınç da ortalığı gereceğine sussalardı. Uzlaşarak bir AKP'liyi Çankaya'ya çıkarsalardı. Şimdi yüzde 40'ı rahat aşar, yeniden tek başına iktidara koşarlardı.
deryatulga
25.06.07, 02:30
Erdoğan’ın cebindeki son anket
Erdoğan, AK Parti’nin Elazığ ve Malatya mitingleri sırasında, kendisine telefonla bildirilen anketteki rakamları gezisine eşlik eden AKŞAM Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turgut ve Ankara Temsilcisi İsmail Küçükkaya’yla paylaştı.
Başbakan Tayyip Erdoğan, partisinin ANAR şirketine yaptırdığı ve cumartesi günü sonuçlarını aldığı anketin sonuçlarını sıcağı sıcağına AKŞAM’a açıkladı. ANA uçağı ile gerçekleştirdiği gezide AKŞAM’ın sorularını yanıtlayan Erdoğan, “Bu anketin kırsal kesim sonuçları henüz gelmedi. Kırsal kesim hariç tutulduğunda AK Parti yüzde 32, CHP yüzde 17.3, MHP yüzde 8.5, Genç Parti yüzde 6.5, DTP yüzde 4 ve Demokrat Parti yüzde 3.2 görünüyor” dedi. Başbakan, bu rakamların kararsızların dağıtılmadığı durumu yansıttığını söyledi. Ayrıca partisinin kırsal kesimden gelecek rakamlarla birlikte daha yüksek bir oy yüzdesine ulaşacağını iddia etti.
Erdoğan bize açıklamadı ama kendisine telefonla aktarılan anketin bir de “kararsızlar dağıtıldıktan sonraki versiyonu var. O da Başbakan’ın elinde. İşte anketin bu bölümünün sonucu: AK Parti yüzde 43, CHP 23, MHP 11, Genç Parti 8.9, DTP 6, Demokrat Parti 5.
400 VEKİL OLURSA
Başbakan büyük olasılıkla iki partili bir Meclis bekliyor. Sorularımız üzerine MHP için “Barajı zorluyor, kırsal kesimde alacakları oya bağlı” değerlendirmesini yaptı.
Başbakan üç partinin barajı geçmesi halinde, AK Parti’nin 300 civarında milletvekili çıkararak tek başına iktidara geleceğini, MHP’nin baraja takılması halinde AK Parti’nin milletvekili rakamının 400’e ulaşacağını söyledi. Bu iddiasını da, “Olur mu olur, burası Türkiye. Bize 3 Kasım’dan önce de, 550 milletvekili ile gelirsek ne yapacağımızı sormuşlardı. Ben de seçime gideriz diyordum” sözleriyle ortaya koydu.
Bu noktada kendisine “Bu sizin için bir yük, fazladan bir stres kaynağı olmaz mı? 400 vekille gelirseniz ne yaparsınız?” diye sordum. “Neden sorun olsun ki? Hiç de tehlikeli değil. Biz demokratik bir parlamentoda yaşıyoruz. Bu ülkenin yasaları var, Anayasası var” diye yanıtladı.
KRİZ DEĞİL SIKINTI
Başbakan Erdoğan’ın “Cumhurbaşkanlığı seçimi krize dönüşebilir” sözleri geçen haftaya damgasını vurdu. Uçaktaki sohbetimizde bu konuyu sorduğumuzda “kriz” sözünü, “sıkıntı” olarak düzelten Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin iyimser beklentileri olduğunu vurgularken şunları söyledi: “Kriz değil de sıkıntı diyelim. Nasıl bir tablonun çıkacağını görmeden konuşmak erken olur. Önce 22 Temmuz’u görmeliyiz. Ama Anayasa Mahkemesi’nin 367 kararı, süreci sıkıntıya sokacağa benziyor. Abdullah Bey 357 oy aldı cumhurbaşkanı yapılmadı. Bu süreçte Abdullah Bey’e haksızlıklar yapıldı. Şimdi seçim sonucuna göre görüşmeler olacak. Belki bu kez daha olumlu bir hava gelişebilir. Şu anki yaklaşımlar değişebilir. Bizim de önyargılarımız yok.”
Peki Gül yeniden cumhurbaşkanı adayı olacak mı?
Başbakan bu konudaki kararı tamamiyle Gül’ün kendisine bırakmış görünüyor. “Bu yöndeki karar bizden çok Abdullah Bey’in takdirindedir. Burada birinci derecede karar sahibi Abdullah Bey’dir” diyor. Ama öncelikle 22 Temmuz seçimlerinin sonucunu ve bunun parlamentoya nasıl yansıyacağını görmek istiyor.
Doğuda sadece biz varız
Başbakan’la Doğu ve Güneydoğu’daki seçim havasını konuştuk. Partisinin bu bölgedeki mitinglerinde esen havadan ve coşkudan etkilendiği anlaşılan Erdoğan, “Doğu ve Güneydoğu’da sadece biz varız” iddiasında bulundu. “Bölgeye tarihte görmediği yatırımları biz yaptık” diyen Başbakan, sözlerini şöyle noktaladı: “Güneydoğu’ya yönelik, bizden daha iyi politikası ve yaklaşımı olan hiçbir parti yok. Sosyoekonomik, sosyokültürel açılımlar hiçbir dönemde olmadığı kadar bizim dönemimizde yakalandı. DTP bu ülkede Kürt orijinli vatandaşlarımızın hakkını savunan bir parti değil, olamaz da. Sadece AK Parti bunu yapar. Çünkü biz etnik ve bölgesel milliyetçilik yapmıyoruz. Biz bütün ayrımlara karşıyız. Ayrımları kaldırdık.”
İsmail KÜÇÜKKAYA
(http://www.aksam.com.tr/haberprn.asp?a=81837,4) 25.06.2007
Abuk,sabuk ,kem küm konushan hic mi (misal) CHPli yok saniyorsun?
Dün secim kahvesi programini izledim ve Türkcenin resmen katledildigine sahit oldum.Cogu CHP ve DYP lilerden olusuyordu daha dogrusu hepsi.Demek varmis hatta daha beterdiler.Bu adamlar acaba aralarinda yabanci dil mi konusuyorlar da Türkceyi konusamiyorlar anlamis degilim.Dogruyu söylemek gerekirse simdiye kadar izledigim Türkcenin Türkce olmaktan ciktigi programlarin arasinda birinci sirada yer alir.
Siralamak gerekirse bozuk türkceleriyle ilk siraya CHP ardindan AKP ve ardindan DYP
Dün secim kahvesi programini izledim ve Türkcenin resmen katledildigine sahit oldum.Cogu CHP ve DYP lilerden olusuyordu daha dogrusu hepsi.Demek varmis hatta daha beterdiler.Bu adamlar acaba aralarinda yabanci dil mi konusuyorlar da Türkceyi konusamiyorlar anlamis degilim.Dogruyu söylemek gerekirse simdiye kadar izledigim Türkcenin Türkce olmaktan ciktigi programlarin arasinda birinci sirada yer alir.
Siralamak gerekirse bozuk türkceleriyle ilk siraya CHP ardindan AKP ve ardindan DYP
Türkcemin iyi oldugu söylenemez, fakat dedigin maalesef dogru. Julide Gülizar diye bir hanim var. Kanal B'de önceden Dil Yarasi diye bir programa katiliyordu. Cok güzel tespitleri vardi.
Sokak, yani halk arasi türkcenin bozuk olmasi normal. Fakat Julide hanim sözde aydinlarin, yazarlarin bile türkce'yi yanlis kullandigini söylüyor. Vahim olan bu.
deryatulga
26.06.07, 02:12
Anketlerdeki uçurum güveni sarsıyor http://medya.zaman.com.tr/2007/06/26/anket.jpg Habib Güler
26/06/2007
Seçim anketleri gazeteleri süslerken sonuçlar arasındaki uçurum dikkat çekiyor. Aynı partinin oyu için bir anketle diğeri arasındaki fark neredeyse yüzde 50'lere varıyor. Kimi anketlerde koalisyon hesapları yapılırken, kimileri bazı partilerin baraj endişesini çoktan giderdi. Bu durum anket şirketleri hakkında soru işaretlerine sebep oluyor.
Seçimlere 26 gün kalmasına rağmen, seçmenin yaklaşık yüzde 25'i hangi partiye oy vereceğini netleştirmedi. Anketlerin neredeyse tamamı AK Parti'yi birinci, CHP'yi ikinci parti olarak gösteriyor. Diğerlerinin sıralamasını ve barajı aşacak partilerle ilgili son kararı 'kararsızlar' verecek. Uzmanlara göre bu kitlenin gözü anketlerde. Araştırma sonuçlarını dikkate alıp kendine en yakın partiye yönelecek olan kararsızların fazlalığı, hem partilerin hem de anket şirketlerinin iştahını kabartıyor. Seçimlere sayılı günler kala adeta anket enflasyonu yaşanıyor. Ancak 23 Temmuz sabahına yönelik net fikir vermesi gereken araştırmaların sonuçları arasında ciddi farklar var. Ünlü araştırma şirketlerinden SONAR'ın anketine göre Demokrat Parti (DP) yüzde 11'le barajı aşmış durumda. ANAR'ın araştırması ise DP oylarının yüzde 5 civarında olduğunu gösteriyor. Yönetim Araştırma Merkezi'nin 17 öğretim üyesinin yönetiminde yaptığı çalışmada AK Parti ile CHP başa baş gidiyor: AK Parti yüzde 27; CHP 26,8. Bir gazetenin dün yayınladığı anket ise CHP'yi birinci parti ilan ediyor; MHP ikinci, AK Parti yüzde 18,5'le üçüncü sırada. Başkent Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi'nin ulaştığı sonuç da ilginç: DP yüzde 13,5, MHP yüzde 10,7.
Uçurum tablosunu yorumlayan araştırma şirketi sahibi Erhan Göksel, sipariş verenlerin kendi durumlarını görmekten öte medyayı ve kamuoyunu etkilemeyi amaçladıklarını vurguluyor. TESAV Başkanı Erol Tuncer'e göre de kararsızlar, "X partisine oy vermek istiyorum; ama ankete göre barajın altında kalıyor, bari Y partisine vereyim, oyum israf olmasın" noktasına getirilmek isteniyor. CHP'li Bülent Tanla ise uyarıyor: "Partilerini güçlü göstererek oy almayı ummak, halka haksızlık."
Türkiye'de 1980 sonrası yaygınlaşan 'siyasi anketler' 2007 seçimleri öncesinde en çok kullanılan kamuoyu araştırma yöntemi. 1994 yerel seçimlerinde Melih Gökçek'i Ankara'da 4'üncü, Tayyip Erdoğan'ı İstanbul'da 5'inci gösteren anketler (iki isim de belediye başkanı seçildi) gelinen süreçte ciddi oranda profesyonellik kazandı. Ancak bazı güncel anket sonuçları arasındaki uçurumlar, araştırmaların ne kadar objektif yapıldığı tartışmalarının yeniden açılmasına sebep oldu. Uzmanlara göre anketler partiler veya bazı kurumlar tarafından süzgeçten geçirildikten sonra yayınlanıyor. Buradaki temel amaç, kararsız seçmeni etkilemek. Kamuoyu araştırma şirketi sahibi Erhan Göksel, siyasi anketlerden hiçbirini sağlıklı görmediğini söylüyor. Şirketlere araştırma siparişi verenlerin kendi durumlarını görmekten öte medyayı ve kamuoyunu yönlendirmeyi amaçladıklarını savunan Göksel, burada temel hedefin 'kararsız seçmen' olduğunu kaydediyor. Turgut Özal zamanında başlayan ve önceleri partilerin 'durumlarını görmek için' yaptıkları anketlerin ciddi bir 'siyasi taktik' halini aldığını belirtiyor. Anketlerin halkı önemli oranda yönlendirdiğini, özellikle kararsız seçmen üzerinde etkili olduğunu vurgulayan Göksel, seçimlere 10 gün kalana kadar anketlerin de etkisiyle seçmenin büyük bölümünün kararını vereceğini ifade ediyor.
Toplumsal Ekonomik Siyasal Araştırmalar Vakfı (TESAV) Başkanı ve eski CHP yöneticisi Erol Tuncer de anketlerin en önemli amacının kararsızları etkilemek olduğunu vurguluyor. Kararsız seçmenin "Ben X partisine oy vermek istiyorum; ama ankete göre barajın altında kalıyor, bari durumu iyi görünen Y partisine vereyim, oyum israf olmasın" şeklinde düşündüğünü savunan Tuncer, yüzde 20 civarında bulunan kararsız seçmenin bu şekilde yönlendirilmek istendiğine işaret ediyor.
CHP İstanbul Milletvekili ve eski araştırma şirketi sahibi Bülent Tanla ise Avrupa Birliği (AB) tarafından yapılan bir araştırmada anketlerin kararsızları etkilemediğini ortaya koyduğuna dikkat çekiyor.
Kendisinin de böyle düşündüğünü vurguluyan Tanla, bu yüzden partilerin kararsızları etkilemek amacıyla kendi lehlerine anket yapmalarını yanlış buluyor. Bünlet Tanla, "Partilerini güçlü göstererek oy almayı ummak, Türk halkına, Türk seçmenine haksızlıktır." ifadelerini kullanıyor.
deryatulga
26.06.07, 02:41
Burhan Ayeri
http://www.aksam.com.tr/yazarfoto/bayeri.gif Sandık öncesi son durum
burhan.ayeri@aksam.com.tr (burhan.ayeri@aksam.com.tr)
AK Parti’nin her hafta yaptırdığı kamuoyu yoklamaları, Başbakan kanalıyla açıklanmaya başlandı. Bu da ‘Cumhurbaşkanlığı Krizi’nin, oya dönüştürülmesindeki başarılı stratejilerinin eseri. Bir ara yüzde 29’lara inen anketlerin şimdilerde tırmandığı gerçek. Ancak, yüzde 34’le kazanılan milletvekili sayısını bugün yüzde 40’larla yakalayamıyorlar. Bir süre önce yazdığımız gibi ‘3.5 partilik Meclis’ garanti. İktidar Partisi’ne CHP’nin yanı sıra MHP’nin eşlik etmesi kesinleşti. Hatta 20’nin üstünde oluşacak bağımsızlar da AK Parti’den sandalye koparacak.
* * *
SONAR’ın son nabız yoklaması Haber TÜRK’ün ‘Basın Kulübü’nde ele alındı. Hakan Bayrakçı’nın ifadesiyle 30 il, 20 ilçe ve 40 köyde yaptığı değerlendirmeye göre Genç Parti ile Demokrat Parti barajı geçiyor. Bu konuda onlarla henüz fikir birliğinde değiliz. Cem Uzan’ın daha şanslı olduğunu fark ediyoruz. Sanırız 22 Temmuz gecesi müthiş foto-finiş yaşanacak. Eğer Bayrakçı’nın tespitleri doğru çıkarsa AK Parti’nin milletvekili sayısı 274’lere kadar inecek. ‘3.5 partilik Meclis’ iddiamız gerçekleşirse bu rakam 319’lara tırmanabilir. Her iki halde de Cumhurbaşkanlığı için seçim ve gerekli anayasal değişiklikler mutlaka ‘Uzlaşma gerektiriyor’.
Milletçe puan cetveline meraklıyızdır. Bu yüzden SONAR’ın 23 Temmuz’daki parlamentosunu, Haber TÜRK’ü izlemeyenler için tekrarlayalım:
AK Parti: 274
CHP: 100
MHP: 62
DP: 51
GP: 42
Bağımsız: 21
Toplam: 550
Bizim gözlemlerimiz ise şu anda 3.5’luk oluşumu göstermekte. Buna göre sonuç şöyle:
AK Parti: 319
CHP: 125
MHP: 79
Bağımsız: 27
Toplam: 550
(http://www.aksam.com.tr/yazarprn.asp?a=81947,10,17) 26.06.2007
Gelde güven bu anketlere
26 Haziran 2007 Salı 10:24
Son olarak iki ünlü araştırma şirketi anket yaptı. Onlarınki de birbirini tutmadı...
Seçimlere sayılı günler kala adeta anket enflasyonu yaşanıyor. Ancak 23 Temmuz sabahına yönelik net fikir vermesi gereken araştırmaların sonuçları arasında ciddi farklar var.
Son olarak iki ünlü araştırma şirketi anket yaptı. Bunlardan biri SONAR diğeri ise ANAR'dı... Ancak onların anketleri arasında da "dağlar kadar fark" var.
-SONAR anketi diyor ki; Demokrat Parti yüzde 11 alacak ve barajı aşacak. Dün medyaya yansıyan anket sonuçları şöyle;
1- AK Parti yüzde 40.5
2- CHP yüzde 20.03
3- MHP yüzde 12.20
4- GP yüzde 11.06
5- DP yüzde 11.02
-ANAR ise Demokrat Parti'nin oy oranının yüzde 5 olduğunu söylüyor. Başbakan Erdoğan'ın önündeki bu ankette dün medyaya yansıdı. Anket sonuçları şöyle;
AK Parti yüzde 43
CHP 23
MHP 11
Genç Parti 8.9
DTP 6
Demokrat Parti 5
BİRİ 5 DİYOR DİĞERİ 3
Aynı dönemde yapılan ve yayınlanan anketlerin biri Meclis'e 5 partinin gireceğini iddia ediyor. Diğer anket ise sadece 3 partiye şans veriyor. Oy oranları arasında da büyük farklar var. Bu durum da anketlere olan güveni sarsıyor.
BİRBİRİNİ TUTAN YOK!
Yönetim Araştırma Merkezi'nin 17 öğretim üyesinin yönetiminde yaptığı çalışmada ise AK Parti ile CHP başa baş gidiyor:
-AK Parti yüzde 27
-CHP yüzde 26,8 olarak gösteriliyor.
Bir gazetenin dün yayınladığı anket ise CHP'yi birinci parti ilan ediyor; MHP ikinci, AK Parti yüzde 18,5'le üçüncü sırada. Başkent Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi'nin ulaştığı sonuç da ilginç: DP yüzde 13,5, MHP yüzde 10,7. //
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=91269
changeTarget(document.getEleme ntById("news_content"))
Demirel Milyonları Böyle Aldatmış 26 Haziran 2007 14:57 http://www.etikhaber.com/images/stories/siyaset/suleymandemirel6.jpgBülent Tanla, Demirel'in milyonların gözünün içine baka baka seçim anketi sonuçlarını nasıl çarpıtarak açıkladığını itiraf etti. Asıl ilginç olan Demirel'in karşı cevabı. Bülent Tanla'nın 1991 genel seçimleri öncesinde yaşadığı bir olay, siyasi partilerin seçmeni etkilemeye yönelik taktiklerine ilginç bir örnek oluşturuyor.
Tanla, DYP eski lideri Demirel'le arasında geçen olayı şöyle anlatıyor: "DYP'nin seçim anketlerini ben yapıyordum. Seçimler öncesindeki son anketi partiye gönderdim. Demirel de son mitingi için Samsun'a gidiyordu. Telefonla Cavit Çağlar'ı aradım. 'Anket sonuçları Sayın Demirel'in eline ulaştı mı?' diye sordum. 'Evet ulaştı, inceliyor.' dedi.
Akşam Samsun mitingini televizyondan izleyince çok şaşırdım. Çünkü bizim ankette DYP'nin oyu yüzde 27 görünüyordu, oysa Demirel binlerce insanın karşısında, 'İşte iktidarımızın ispatı, anketlere göre yüzde 42 ile tek başımıza iktidarız.' diyerek bizim anket sonuçlarını sallıyordu. Seçimden bir gün sonra aradı beni. 'Efendim, anket sonuçları yüzde 27'ydi, siz mitingde yüzde 42 diyordunuz, sanırım bir yanlışlık oldu.' dedim. Bana, 'Bülentçiğim, herkes kendi işini yapacak; sen yüzde 27 çıkaracaksın, ben de yüzde 42 diyeceğim.' cevabını verdi."
http://www.etikhaber.com/content/view/37949/77/
deryatulga
26.06.07, 18:11
İşte Uzan anketinin sonucu
26 Haziran 2007 Salı 16:04
Vaat fırtınası estiren Uzan, halkı inandırabildi mi? İşte anketin sonucu;
İnternethaber/ "Mazot 1 YTL olacak" dedi, tüm partileri peşine taktı. Siyasette "iddialı vaat" modasını başlatan Cem Uzan, CHP ile DP'yi de bu kulvara sürükledi. Hatırlanacağı gibi bu partilerde mazotta indirim sözü verdi.
Peki siyasileri bu şekilde etkileyen Cem Uzan halkı inandırabildi mi?
İnternethaber bu soruyu okuruna yöneltti... 4 gün süren ankete 61 bin 835 kişi katıldı.
"GP lideri Cem Uzan'ın vaatleri size inandırıcı geliyor mu?" sorusuna verilen yanıtlar şöyle oldu;
EVET.......................... ..................22 bin 004 kişi - yüzde 35,59
HAYIR......................... ................37 bin 299 kişi - yüzde 60.32
BENİ İLGİLENDİRMİYOR..........2 bin 532 kişi - yüzde 4.09
Toplam katılım: 61 bin 835
Balabanismus
26.06.07, 18:27
EVET.......................... ..................22 bin 004 kişi - yüzde 35,59
Genc Parti gibi dolandiricilar birligine oy verenler, acik ve net söylüyorum: aptaldirlar
deryatulga
27.06.07, 04:33
Ben yüzde 43'lük filan bir hava görmüyorum Haluk Şahin (sahinha@yahoo.com)
27/06/2007 (168 kişi okudu)
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kimi gazetecilere partisinin yaptırdığı bir kamuoyu araştırmasının sonuçlarını göstermiş. Bu araştırmaya göre, AKP'nin oy oranı yüzde 43'ü bulmuşmuş!
Başbakan, bunu, halkımızın Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmemesine gösterdiği demokratik tepkiyle açıklamış. Bazıları 'mağduriyet faktörü' diye de açıklıyorlar. Bu anket sonuçlarını görenler, AKP'nin 400 milletvekili ile iktidara gelme olasılığından söz etmekteler...
Kusura bakmasınlar, ama ben de aynı ülkede yaşadığım, epey dolaştığım ve insanlarla konuştuğum halde yüzde 43'lük bir hava göremiyorum. Öyle ya, yüzde 43 demek neredeyse her iki kişiden birinin oyunu almak demek. Peki bu insanlar neredeler? Bırakın yüzde 43'ü, benim kendi temaslarımdan edindiğim izlenim, AKP'nin, en büyük parti olarak çıksa bile, 2002'de aldığı oy oranını tutturamayacağı yönünde. (Ki, aynı oranda oy alsa bile Meclis'teki sandalye sayısının düşmesi çok olası görünüyor.)
2002'de benim cevelan ettiğim ortam ve yörelerde bile (İstanbul, Marmara Bölgesi, Kuzey Ege) AKP konusunda çok daha fazla coşku ve canlılık vardı. 'Oyum AKP'ye!' diyenlere çok daha sık rastlıyordum. Ya buralarda AKP'nin oyları düştü ya da bu partiye oy verecek olanlar bu kez bunu nedense açıklamıyorlar.
Bu iddiamın bilimsel olmadığını elbette biliyorum. Ben yalnızca izlenimlerimi aktarıyorum. Başkalarına soruyorum, çoğundan benimkine benzer izlenimler duyuyorum. Ola ki, hepimiz kaşığımızı çorba kazanının aynı bölgesine sokmaktayızdır.
İstatistik derslerinde, 'örneklem' seçmenin mantığı anlatılırken bir kazan çorba örneği verilir. Denir ki, çorbanın tuzlu olup olmadığını anlamak için kazandaki çorbanın tamamını içmemiz gerekmez. Bir kaşık çorba yeter. Yeter ki, çorba iyi karıştırılmış ve sizin kaşık çorbayı o bölgeden almış olsun!
Eğer çorba iyi karıştırılmamışsa, sizin aldığınız kaşık çorba zehir gibi tuzlu ya da iç bayacak kadar yavan olabilir.
Acaba ben mi kaşığımı kazanın yanlış yerlerine sokuyorum, ne dersiniz?
Yoksa, diyorum, birileri, kazanın belirli yerlerinden alınmış çorbayı bize yutturarak göz boyamaya mı çalışıyor?
Bu ikinci yöntem 'manipülasyon' alanına giriyor ve seçim kampanyalarının en hararetli evresinde özellikle etkili olabiliyor. Amaç, 'kazanacak olan'dan yana oy kullanmak isteyeceği bilinen kararsız seçmeni etkilemek. Sanki kimin kazanacağı çoktan belli izlenimi oluşturmak! 'Gel, sen de katıl, sen de kazan!' havası yaratmak.
Dediğim gibi, ben de bu ülkede yaşadığım halde yüzde 43'lük bir siyasal fırtına emaresi göremiyorum.
Her ne hal ise, Vehbi'nin kerrakesi 23 Temmuz sabahı sergiye çıkacak!
deryatulga
27.06.07, 05:02
Can Ataklı catakli@gazetevatan.com (catakli@gazetevatan.com)27.06 .2007http://www4.gazetevatan.com/images/kategorititle1.gif CHP�yi altüst eden anket
http://www.gazetevatan.com/pics/yazarlar/142.jpgSONAR araştırma şirketi pazar akşamı yaptığı son kamuoyu araştırmasını açıkladı.
Buna göre AKP oyları yüzde 40�ı buluyor. İkinci parti CHP�nin ise oy oranı yüzde 20.
Araştırmanın en ilginç sonucu ise bu iki partinin dışında üç partinin daha barajı aşacak olması. MHP yüzde 12, DP ve Genç Parti ise yüzde 11�le barajı aşan partiler oluyor.
Hemen söylemek istiyorum ki bu araştırmanın sonuçları bana hiç gerçekçi gelmedi. SONAR�ın bu konuda kaliteli ve dürüst geçmişini biliyorum elbette, ancak örneklemede ya da değerlendirmede bir hata olabileceği duygusu ağır basıyor. Onu diğer yazıda göreceksiniz.
Gelelim bu araştırmanın CHP�yi neden altüst ettiğine.
Araştırmaya bakınca AKP dışında 4 partinin daha barajı aştığı görülüyor. CHP yüzde 20�ler düzeyinde. Diğerleri ise barajın biraz üstünde.
CHP uzun bir süredir �AKP�yi iktidardan indirmek için oyların bölünmemesi gerek, bu nedenle herkesi CHP�ye oy vermeye çağırıyoruz� propagandası yapıyor.
Vatandaşın da önemli bir bölümü bu konuda kararsız. Onlar da gönülleri başka partide olmasına rağmen oyların bölünmesinden endişe ettikleri için �acaba CHP�ye mi versem� tereddüdü içinde.
Oysa SONAR araştırmasına bakınca CHP�nin tezinin yerle bir olduğunu görüyoruz. Çünkü bu araştırmaya göre AKP ile CHP başa baş gitmiyor. AKP neredeyse CHP�nin iki katı kadar.
Bunun ötesinde üç parti daha baraj sınırının üzerinde. Bu durumda �oylar ziyan olmasın� mantığı ile CHP�ye giden oylar CHP�yi AKP�ye yaklaştırmayacak ama barajın hemen ütündeki partileri belki de tarihe gömecek.
Ayrıca basit bir aritmetik hesap yapalım. MHP, DP ve Genç Parti�ye oy vermeyi düşünen ama oyların bölünmesinden korkan yüzde 5�lik bir kesimin CHP�ye kayması halinde CHP yüzde 25�e çıkacak diğer partiler ise baraj altı kalacak.
Bu halde AKP tek başına iktidar olacak, CHP�nin milletvekili sayısı ise bilemediniz 25 artacak.
Oysa herkes kendi partisine oy verir ve diğer üç parti de barajı aşarsa, üç parti toplam 150�ye yakın milletvekili kazanacak, AKP�nin tek başına iktidar olma şansı iyice azalacak.
İşte SONAR araştırmasının CHP�yi korkutan yönü bu.
Bu tablo, baraj sınırında olan üç partiyi daha yükseğe çekebilir, CHP ise yüzde 20�yi bile bulamayabilir.
Mantık ve matematik bunu söylüyor.
SONAR�ın araştırmasına inanmıyorum
Bugün seçim olsa AKP�nin oyları yüzde 40�ı bulur mu? SONAR�ın yaptığı araştırmaya göre evet. Ama buna inanmıyorum. Elbette bilimsel araştırmalar çok önemlidir, buna karşın yılların verdiği deneyim ve gözlemi de ihmal etmeyin.
İstanbul�da ya da başka bir kentte sokağa çıktığımda, halkın neredeyse yarısının oyunu AKP�ye vereceği gibi bir hava olduğunu görmüyorum.
Şimdi bu yazdıklarıma kızanlar olabilir,
22 Temmuz�da ak da kara da görünecek, bu nedenle uzatmak istemiyor ve bazı noktalara değinmek istiyorum.
Araştırmanın açıklandığı Habertürk�teki programa katılan ve yine bir araştırmacı olan Bülent Tanla�nın çok önemli bir saptaması vardı.
AKP 2002 seçimlerinde 10 milyon oy aldı. Bugünkü seçmen sayısına bakıldığında yüzde 40 oy, yüzde 90�a yakın bir katılma oranındaki aşağı yukarı 16 milyon oy demek. Bu da AKP�nin kendi içinde yüzde 60 güçlendiğini ortaya koyar.
Peki 2002�de 10 milyon oy alan AKP�nin bu seçimde 16 milyon oy alacağına inanıyor musunuz? Biz aylardır hep oranları konuşuyoruz. Ama seçmen sayısını ortaya koyunca ortaya garip bir rakam çıkıyor. Ben sokağa çıktığım zaman bu 16 milyonu göremiyorum.
Peki SONAR bir hile mi yaptı, onu mu diyorum. Asla. SONAR�ın ilkeli, dürüst ve bilimsel çalıştığını bundan önceki dönemden biliyorum. Bir ihtimal bu kez örneklemelerde ve değerlendirmede hata yapılmış olabilir. Bunun da ötesinde soru sorulan denekler çeşitli nedenlerle gerçeği söylememiş olabilir.
Kimi okurlar şaşırabilir, ilk kez bir seçim araştırması konusunda bu kadar net yazan bir yazarla karşı karşıya kaldılar çünkü.
Benim yazdıklarımın bilimsel değeri olmadığını biliyorum, ancak bu ülkede yaşıyor ve 30 yılı aşkın süredir halkın nabzını tutuyorum, bugüne kadar da dikkat çekecek ölçüde yanılmadım.
Şunun şurasında 25 gün kaldı. Bu kez riske girmeyi göze alıyorum.
deryatulga
27.06.07, 22:19
İşte dev seçim anketinin sonuçları
Sonsayfa.com ve Sandık.org, bugüne kadar benzeri görülmemiş bir anket sistemiyle seçmenin nabzını tuttu.
Bir kişinin sadece bir kez oy verebildiği, tüm parti ve bağımsız adayların yer aldığı ankete katılım rekor düzeye ulaştı.
İlk gün ankete rekor düzeyde katılımg erçekleşti. 53 bin kişinin oy verdiği ankette AK Parti açık ara önde giderken, MHP'nin CHP'ye 5 puan fark atarak ikinci sıraya yükseldiği görüldü.
CHP'nin DSP'yle birlişmeye rağmen bir önceki oy oranının altında kalması ise gözden kaçmıyor.. Ankete katılımlar devam ediyor. Anket seçime yakın bir döneme kadar yayında kalacak.. Sonuçlar her gün belirli saatlerde açıklanmaya devam edecek.. Oy oranına göre hangi partinin kaç milletvekili çıkaracağı ise yarından itibaren açıklanmaya başlayacak..
İşte ilk günün sonuçları:
http://www.sonsayfa.com/images/news/16651.jpg
yani hocam bu anket den sunu mu cikaralim?.
ankete katilan kisilerin sayisi yükseldikce "gercek tablo" ortaya mi cikiyor?:lach:
misal, son SONAR in anketi ne yaklasik 3500 kisi katilmis,burada 50 binin üzerinde.....
deryatulga
27.06.07, 22:43
yani hocam bu anket den sunu mu cikaralim?.
ankete katilan kisilerin sayisi yükseldikce "gercek tablo" ortaya mi cikiyor?:lach:
misal, son SONAR in anketi ne yaklasik 3500 kisi katilmis,burada 50 binin üzerinde.....
Anket böyle olmaz, neden olmadiginin sebeplerini de anlatmak uzun sürer. Normal anketi yasaklayinca böyle sarlatanlara gün doguyor iste! Türkiye'de ciddi bir anket icin 20000 denek bile yeter.
Anket böyle olmaz, neden olmadiginin sebeplerini de anlatmak uzun sürer. Normal anketi yasaklayinca böyle sarlatanlara gün doguyor iste! Türkiye'de ciddi bir anket icin 20000 denek bile yeter.
dogru hocam,
gecenlerde bu arastirma sirket sahipleri bir programa katilmisti.
ya hocam bir anketi dogru degerlendirmek ne kadar zormus .
adamlar topkapi dan girdi sishane den cikti....
yok sosyolojik,matamatiksel vs.vs.vs.
vallahi beynim durdu bir ara...........
deryatulga
29.06.07, 00:40
29 Haziran 2007 http://www.hurriyet.com.tr/images/siyah_ok.jpg Mehmet Y. YILMAZ
http://www.hurriyet.com.tr/_yazarlar/images/148b.jpg AKP bu seçimde oyunu artırabilir mi?
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan’ın gündeme getirdiği seçim araştırmalarında AKP’nin büyük bir oy artışı sağladığı iddiaları üzerine yazdığım yazı geçen gün Hürriyet’te yayımlandı.
Bu yazıda Türkiye’de iktidarda bulunan partilerin hiçbirinin eski oyunu muhafaza edemediğine dikkat çekmiş, AKP’nin oylarının nasıl olup da artabileceğini anlayamadığımı belirtmiştim.
Chichago Illinois Üniversitesi ekonomi bölümü öğretim üyesi Ali Akarca ve ODTÜ ekonomi bölümü öğretim üyesi Aysıt Tansel’in birlikte yazdıkları bir makale, bu konuya ciddi bir bilimsel açıklama getiriyor.
Sekiz ay önce Public Choice isimli saygın bir akademik dergide yayımlanan bu makaleyi internette okuyabilirsiniz.
Bu çalışma Türkiye’de çok partili yaşama geçildiğinden beri (1946’dan itibaren) iktidar partilerinin oy değişikliklerini karşılaştırarak, genel bir eğilim belirlemeyi hedefliyor.
Oldukça uzun bir makale, kısaca özetlemeye çalışacağım.
Türkiye’de seçime iktidar olarak giren partiler bir önceki seçimde aldıkları oyun yüzde 18’ini ve iktidarda kaldıkları her yıl için de aldıkları oyun yüzde 5’ini kaybediyorlar. İktidar partilerinin iktidar olmanın avantajlarından yararlanarak yeni seçimlerde kendi oylarının yüzde 9’u oranında yeni seçmen kazandığı da ayrı bir bulgu!
Kişi başına reel gelirlerdeki her yüzde 1’lik artış, iktidar partilerine yüzde 0,88"lik bir oy artışı olarak yansıyor.
Enflasyondaki her yüzde 1’lik artış da iktidar partisinin yüzde 0.13 oranında oy kaybetmesine neden oluyor.
Benim anlamakta zorlanacağım kadar karmaşık bir matematiksel çözümleme sonucunda ortaya çıkan formüle, rakamları yerleştirince de önümüzdeki seçimde iktidar partisi AKP’nin nasıl bir oy alabileceğini hesaplamak mümkün olabiliyor.
Profesör Ali Akarca’nın yaptığı çözümlemeye göre anketlerdeki sonuçlar "anlamlı" çıkıyor!
deryatulga
29.06.07, 01:44
Şamil TAYYAR
stayyar@stargazete.com (stayyar@stargazete.com) http://www.stargazete.com/images/spacer.gif
Gökçek’ten Bahçeli’ye çağrı
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’le seçimi konuşuyoruz. Söz dönüp dolaşıp CHP-MHP koalisyonu senaryolarına gelince ‘Bir saniye’ deyip ekledi: ‘Böyle bir hükümeti milliyetçi-muhafazakar taban asla kabul edemez. Sayın Bahçeli’nin böyle bir koalisyonu kurmayacağını açıkça ilan etmesi gerekir. Aksi halde seçimde sıkıntı yaşayabilir.’
Bir de tahminde bulundu. İşte Gökçek’in seçim tahmini: AK Parti (yüzde 38-42 oy, 307-330 arasında milletvekili), CHP (Yüzde 20 oy, 160 milletvekili), MHP (Yüzde 10-11 oy, 70 milletvekili)
TOBB’un seçim anketi
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, sanayi ve ticaret odası başkanlarını Ankara’da toplayarak nabız yokluyor. Araya bir de seçim anketi sıkıştırılıyor. Hisarcıklıoğlu’nun Ege Bölgesi başkanlarıyla TEPAV’da yaptığı özel toplantının konuğuyduk.
Başkanlara ilk olarak daha önce hangi partiye oy verdikleri, şimdi hangi partiye oy vermeyi düşündükleri soruldu. Gördük ki, 2002’de başkanların ağırlıklı tercihi DYP ve ANAP. Ancak şimdi iki partinin ortak adresi olarak gösterilen DP’yi gözden çıkarmışlar. AK Parti ve MHP başa baş gidiyor.
‘Nasıl bir seçim tablosu ortaya çıkar?’ diye tahminleri sorulduğunda, verdikleri cevaplar 3 partili meclis tablosu öngörüyor: AK Parti (%33.24-274 milletvekili), CHP (%22-156 milletvekili), MHP (%13.9-95 milletvekili), DP (%8.3), GP (%6.55), Bağımsızlar (25 milletvekili)
Egelilere göre, yeni hükümeti bağımsızlar belirleyecek.
29.06.2007http://www.stargazete.com/images/spacer.gif
Defne Samyeli
Kamuoyu yoklamalarını ne kadar önemsemeli?
http://www.gunes.com/images/spacer.gif Çok mu?
Az mı?
Ya da tamamen görmezden mi gelmeli?
Bu konuda şöyle bir kriterim var benim:
Sözkonusu araştırmayı yapan şirket hangisidir? Sahipleri kimledir? Mevcut siyasi partilerden her hangi biriyle organik bağı var mıdır? Daha önceki seçimlerde öngördüğü sonuçları hangi oranda tutturmuştur?
Bunların cevabını göremiyorsam, çoğu zaman dikkate almıyorum.
Hele internetteki oylamalara hiç itibar etmiyorum.
***
Seçim yaklaştıkça masamızın üzerinde birbirinden farklı kamuoyu araştırma sonuçları adeta birbirini kovalıyor...
Tek tek hangi şirketin hangi sonuçları verdiğini anlatmaya gerek yok. Bunların bir kısmını, YSK'nın kuralları çerçevesinde yayınlandıkları haliyle gazetelerde, televizyonlarda görüyorsunuz.
Bir kısmı da internet ortamında, ya da kulaktan kulağa yayılıyor..
Yakın/uzak çevremden ya da yeni tanıştığım herkes bu günlerde aynı soruyu soruyor:
'Kaç parti Meclis'e girecek? Filanca partinin barajı aşma şansı var mı? Oyumuzu kime verelim?'
Seçime halen 3 haftadan uzun bir süre var..
***
İşte seçmen olarak, kamuoyu yoklamalarını çok da fazla ciddiye almamak için size bir neden...
İnanın üç küsur hafta, ciddi bir süre...
Türk siyasetinde son bir iki aydır yaşanan dalgalanmalara bakacak olduğumuzda, bir haftada bile gündemi ve siyasi havayı tamamen değiştirebilecek olaylar olabileceğini, bunun sandığa çok farklı bir şekilde yansıyabileceğini hesaba katmak yanlış olmaz..
O nedenle...
Şimdi o anketler, kamuoyu yoklamaları her ne diyorsa desin...
Son güne kadar pek güvenmemenizde fayda var.
Zira bugün A partisine oy vermeyi düşünen seçmen, yarın fikrin değiştirebilir.
Ya da bazı şirketlerin kendi çıkarları amacıyla manipüle ettiği anketler, seçmenin oy verme davranışını etkileyebilir.
***
Bugünün seçmeni, oyunun boşa gitmesini istemiyor. Bu nedenle barajı geçme ihtimali nispeten yüksek partilere yönelmek arayışında. Tam da bu noktada gönlünde yatan partiyi baraj altında gösteren bir anket, hiç şüphe yok ki bu seçmenin kafasını karıştıracaktır.
Ama papaz her zaman pilav yemiyor..
Seçmenin hangi bilgiye nasıl reaksiyon vereceğini önden kestirmek mümkün değil çünkü. Anketlerin-amacı seçmen davranışını manipüle etmek, belli partileri kayırmak olsun olmasın ve 'hangi partinin oyunun ve milletvekili sayısının ne olacağı bilgisi'nin seçmen üzerindeki etkisini net bir şeklide gözümüze sokan bir örnek, yanıbaşımızda sayılır.
Fransa'da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hemen ardından yapılan milletvekili genel seçimlerinin ilk tur sonuçları , taze Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin partisi UMP'yi ezici bir çoğunlukla mecliste gösteriyordu. Bu seçimlerde Fransız solunun hezimete uğradığı, ikinci turun ardından meclisin neredeyse tamamının tek parti milletvekilleriyle dolacağı şeklinde bir tablo ortaya koymuştu Fransız basını...
Bunu yaparken tabii, Sarkozy'yi öve öve göklere çıkarıp iyi bir şey yaptıklarını sandılar... Zira, Fransız basının en önemli medya patronları, Sarkozy'yle sıkı ilişkiler içerisinde.
Yazılar...Grafikler...Fotoğraf lar.. 'Mavi dalga'lar...
İkinci turun sonunda neredeyse herkesin kafasına 577 sandalyenin 460- 500 kadarının UMP'ye gideceğini yazdılar...
Ne oldu?
Bu sefer 'dengesiz' bir parlamento ve dolayısıyla Fransa halkının büyük bir bölümünün temsil edilmemesi riskini gören seçmen, ikinci turda basına gol attı...
UMP 323, Sarkozy'yle Cumhurbaşkanlığı için yarışan Segolene Royal'in PS'si(Sosyalist Parti), beklenmedik bir başarı göstererek, 206 sandalye kazandı...
Sevgili Okurlar, 'hezimete uğrayacağı' söylenen solun bu derece toparlanması sadece bir haftada oldu!
UMP'nin oylarını abarta abarta- iyi bir şeymiş gibi- yazan gazeteler, istemeden bu sonuca katkıda bulunmuş oldular...
***
Basına da kıssadan hisse bu arada...
Bazı gazetelerin ısrarla kimi partiyi büyütürken, kimini yok farzettiği gözlerden kaçmıyor.
Seçmeni yönlendireyim derken, inandırıcılık kaybına uğradıklarının farkında değiller.
En önemlisi...
Ankete mankete bakmadan, kendi kişisel gözlem ve arzumuza göre, 'bilinçli' oy kullanmak...
***
Hangi parti ne vaadediyor, daha önceki vaadlerinin kaçını yerine getirmiş?
Bizim en çok önem verdiğimiz husus ne?
Laikliğin korunması mı, bölücülüğe karşı sert bir duruş mu, kamuda türban yasağının kaldırılması mı?
Hangi parti, bizim önemsediğimiz konularda ne diyor? Bizim bölgemizden kimleri aday gösteriyor?
Esas, bunları incelemeden, kendi kendimize bu soruları sormadan vereceğimiz oy, 'boşa gitmiş' oydur.
En temel vatandaşlık görevimiz için, bilinçli oy vermek için...
22 Temmuz'da mutlaka ama mutlaka sandık başına gitmeliyiz....
http://www.gunes.com/2007/06/29/yazarlar/yd.html
deryatulga
29.06.07, 02:58
AK Parti tek başına iktidar GENAR'ın yaptırdığı anket çalışmasında AK Parti oyların yüzde 40.9'unu alarak birinci parti çıkıyor. CHP ve MHP'nin barajı aştığı anket, tek parti hükümetinin devam edeceğini ortaya koyuyor. Araştırmada son dönemlerde artan terör olaylarının MHP'ye en az 3 puan kazandırdığı görülüyor.
http://www.yenisafak.com.tr/resim/site/pakp12099fa01207da10dby.jpg
HABER MERKEZİ – İSTANBUL
Kamuoyu araştırma şirketi GENAR'ın yaptığı Türkiye Siyasi Gündem Araştırması'na göre AK Parti yüzde 40,9'luk oy oranıyla açık ara önde görünüyor. MHP'nin baraj sınırında seyrettiği anketin sonuçları, üç partili Meclis'te bile AK Parti'nin tek başına iktidar olabileceğini gösteriyor. GENAR, 20-26 Mayıs tarihleri arasında Türkiye genelinde 18 il ve 49 ilçede 2007 kişi ile yüz yüze görüşerek seçmenin eğilimlerini saptamaya çalıştı. 22 Temmuz seçimlerine yönelik araştırma sonucunda partilerin muhtemel oy dağılımı şu şekilde oluştu: AK Parti yüzde 40,9 CHP'nin oy oranı yüzde 22,1. TERÖR MHP'YE YARADI
Üçüncü sıradaki MHP, aynı şirketin Mayıs ayı başında yaptığı araştırmada tespit edilen yüzde 7,3 oranındaki oyunu dikkat çekici biçimde yüzde 10,8'e çıkardı. Terör saldırılarındaki artış ve şehit cenazelerindeki gösterilere paralel bir biçimde oylarını arttıran MHP'nin yine de baraj sınırında olduğu görülüyor. Yüzde 7,6 oranındaki GP ile oy oranı yüzde 6,2 olan DP'nin barajı geçme şansı ise bulunmuyor. GENAR'ın araştırmasında bağımsızların oyu da yüzde 7,2 ulaşıyor. Bu sonuçlar AK Parti'nin tek başına hükümeti kurma şansını elde edeceğini gösteriyor.
KUZEY IRAK KAFALARI KARIŞTIRDI
Son dönemlerde sıkça konuşulan “Askerin Kuzey Irak'a girmesi” konusunda ise kamuoyunun kafası karışık. Ankete katılan 2007 kişinin yüzde 33,8'i Kuzey Irak'a hemen girilmesini isterken, yüzde 37,8'lik bir kitle sınır ötesi operasyona kesinlikle karşı olduğunu belirtiyor. Operasyonun şimdi değil de ileriki dönemlerde yapılabileceğini söyleyenlerin oranı yüzde 16,1 ve herhangi bir fikir beyan etmeyenlerin oranı ise yüzde 12,3.
Anavatan'ın oyları üç partiye dağılıyor
GENAR'ın araştırmasında 3 parti barajı aşarken, Ak Parti oylarını 2002 seçimlerine göre artırarak 40.9'a yükseltiyor. Ulusalcı rüzgarın da etkisiyle CHP oylarını yüzde 22.1'e yükseltirken, özellikle artan terör olayları MHP'yi barajın üstüne taşıyor. Araştırma Anavatanlı seçmenin de beklendiği gibi Demokrat Parti'ye yönelmediğini gösteriyor. Anavatan'da en büyük kitleyi kararsızlar oluşturuyor. İkinci büyük kitle AK Parti'ye yönelmiş. Demokrat Parti'yi tercih edenler ise azınlıkta. 18-24 yaş grubundaki yeni seçmenlerin yüzde 34,7'si AK Parti'yi tercih edeceğini söylüyor. Yeni seçmenler arasında CHP'yi tercih edenlerin oranı ise yüzde 13,7.
http://www.yenisafak.com.tr/resim/sinema/pakp1b.jpg
Operasyonu en çok MHP'liler istiyor
Kuzey Irak'a girilmesi yönünde görüş belirtenlerin büyük bir kısmı Milliyetçi Hareket Partisi Genç Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne oy veriyor. MHP'lilerin yüzde 59'u, GP'lilerin yüzde 47'si ve CHP'lilerin yüzde 41'i “Kuzey Irak'a hemen müdahale edelim” diyor. AK Partililerin yüzde 39'u operasyonun karşısında olduğunu belirtiyor. Bu konuda fikir beyan etmeyenlerin oyu yüzde 12.3'te kalırken, askeri bir operasyon istemiyorum ama değişen koşullara göre bir sınırötesi harekat olabilir diyenler ise yüzde 16.1 olarak gerçekleşti.
http://www.yenisafak.com.tr/resim/sinema/pakp1a.jpg
Gençler harekata daha ihtiyatlı
Ankete katılan 18-24 aralığındaki gençler Kuzey Irak'a olası bir operasyona karşı daha mesafeli bir tutum benimsedi. “Türk ordusu Kuzey Irak'a bir operasyon yapsın mı” şeklindeki soruya gençlerin yüzde 42,5'i “Hayır, hiçbir zaman yapılmamalıdır” cevabını verirken, 55 yaş ve üstündeki vatandaşlarda bu cevabı verenlerin oran yüzde 33,4'e kadar iniyor. Terör olaylarındaki artış seçmenin yüzde 9,1'inin siyasi tercihini değiştirmesine yol açtı.
GP ve DP seçmeni bölündü
GENAR'ın araştırmasında ortaya çıkan bir diğer çarpıcı tabloya göre, neredeyse tüm partilerin 2002 seçimlerine göre çekirdek oylarını muhafaza ettiği yönünde. 2002 seçimlerinde AK Parti'ye oy verenlerin yüzde 74'ü yeniden AK Parti'ye oy vereceklerini belirtirken, yüzde 13.5'i henüz kararsız olduklarını belirtti. CHP'ye oy verdiklerini belirten katılımcıların yüzde 75.7'si yine bu partiye oy vereceklerini belirtirken, katı lımcıların yüzde 5'i tercihini bu kez AK Parti'den yana kullanacaklarını kaydetti. En büyük çözülme ise Genç Parti ile DP'de yaşanıyor. Genç Partiye oy verenlerin yarısı başka bir partiye oy vereceklerini belirtirken DYP'de de seçmenlerin yüzde 46'sı oyunu DP'ye vereceğini kaydediyor. 2002 seçimlerinde oy kullanmayanlardan yüzde 29.6'sının bu seçimde AK Parti'den yana tercih kullanması dikkat çekti.
http://www.yenisafak.com.tr/resim/sinema/pakp2.gif
29.06.2007
deryatulga
29.06.07, 17:06
İşte son seçim anketi
29 Haziran 2007 Cuma 15:52
Son seçim anketine göre 4 Parti barajı aştı. BBP ise kilit parti konumunda...
Başkent stratejik ve sosyal araştırmalar kurumu'nun 11-15 Haziran 2007 tarihinde yaptığı son araştırmalara göre barajı geçen 4 parti;
AK Parti: % 36,2
CHP: % 19,8
DP: % 13,5
MHP: % 10.7
MUHTEMEL 22 TEMMUZ SONUÇLARI
%
AKPARTİ
36,2
CHP
19,8
DEMOKRAT PARTİ
13,5
MHP
10,7
SP
6,8
GP
6,2
BAĞIMSIZ
4,0
DİĞER
2,8
BAĞIMSIZLARIN DURUMU
Yapılmış olan araştırmalara göre;
DTP’li Bağımsızlar: % 17-19
BBP’li Bağımsızlar: % 7-10 Milletvekilliği kazanmaktadır.
Bunların dışında Mesut Yılmaz’ın Rize’den seçilmesi kesindir.Baskın Oran, Hulki Cevizoğlu ve Ufuk Uras gibi isimlerde halkın gündeminde olan ve kazanma şansları olan isimlerdir.
22 TEMMUZ SONRASI OLASI HÜKÜMET ALTERNATİFLERİ
Yapılan araştırmalar ve analizlere göre 22 Temmuz sonrası için 6 alternatif ortaya çıkmaktadır.
1. AKPARTİ TEKBAŞINA İKTİDAR
2. AKPARTİ + DEMOKRAT PARTİ HÜKÜMETİ
3. AKPARTİ + BBP HÜKÜMETİ
4. CHP + DEMOKRAT PARTİ + SP + BBP HÜKÜMETİ
5. AKPARTİ + SP HÜKÜMETİ
6. CUMHURBAŞKANLIĞI KRİZİ VE ERKEN SEÇİM
changeTarget(document.getEleme ntById("news_content"))
Bu haber toplam 48203 defa okunmuştur
eyup_gokhan
29.06.07, 17:41
Bu biraz yalanci müjde.
BBP nasil kilit parti durumundaymis ? Kac milletvekili cikartacak ? 7-10 diyorlar ama ben size en az 1 en fazla (ama tas catlasa) 4 diyeyim. Bu baskent arastirmanin sahibini tanisaydim bir bmw'sine iddiaya da girerdim. Bir garanti Sivas var. Onun disindakiler cok riskli. Gerci Yazicioglu simdiden baska partiden secilmesi garanti 4 milletvekili adayi ile anlasmis diyorlar ama bir garantisi yok kilit parti olup olmamasinin. Insallah olur da DTP'nin rolünü kapar.
Demokrat parti baraji asmis da 13-14'e cikmis. vay vay vay. Bunu birakin da DP Elazig'da bile birinci parti olmazsa sasirmayin. DP baraj altinda kalir. AKP SP hükümeti de nasil ihtimaller dahilindeymis, anlayan bana da anlatsin.
İşte son seçim anketi
29 Haziran 2007 Cuma 15:52
Son seçim anketine göre 4 Parti barajı aştı. BBP ise kilit parti konumunda...
Başkent stratejik ve sosyal araştırmalar kurumu'nun 11-15 Haziran 2007 tarihinde yaptığı son araştırmalara göre barajı geçen 4 parti;
AK Parti: % 36,2
CHP: % 19,8
DP: % 13,5
MHP: % 10.7
MUHTEMEL 22 TEMMUZ SONUÇLARI
%
AKPARTİ
36,2
CHP
19,8
DEMOKRAT PARTİ
13,5
MHP
10,7
SP
6,8
GP
6,2
BAĞIMSIZ
4,0
DİĞER
2,8
BAĞIMSIZLARIN DURUMU
Yapılmış olan araştırmalara göre;
DTP’li Bağımsızlar: % 17-19
BBP’li Bağımsızlar: % 7-10 Milletvekilliği kazanmaktadır.
Bunların dışında Mesut Yılmaz’ın Rize’den seçilmesi kesindir.Baskın Oran, Hulki Cevizoğlu ve Ufuk Uras gibi isimlerde halkın gündeminde olan ve kazanma şansları olan isimlerdir.
22 TEMMUZ SONRASI OLASI HÜKÜMET ALTERNATİFLERİ
Yapılan araştırmalar ve analizlere göre 22 Temmuz sonrası için 6 alternatif ortaya çıkmaktadır.
1. AKPARTİ TEKBAŞINA İKTİDAR
2. AKPARTİ + DEMOKRAT PARTİ HÜKÜMETİ
3. AKPARTİ + BBP HÜKÜMETİ
4. CHP + DEMOKRAT PARTİ + SP + BBP HÜKÜMETİ
5. AKPARTİ + SP HÜKÜMETİ
6. CUMHURBAŞKANLIĞI KRİZİ VE ERKEN SEÇİM
changeTarget(document.getEleme ntById("news_content"))
Bu haber toplam 48203 defa okunmuştur
deryatulga
29.06.07, 17:58
AKP SP hükümeti de nasil ihtimaller dahilindeymis, anlayan bana da anlatsin.
Ilahi anlamayacak ne var? Simdi AKP eger secim sisteminin cilveleri ile yine tek basina iktidar olursa SP ile birlesecek ki aldigi oy oraninin 43% oldugunu iddia ederek mesruiyet kazanabilsin. Hani ara sira sözü edilen 43% var ya, bu iste o cözümde gizli. Böyle secim analizini herkes yapamaz, kiymetimi bil!:brüll:
eyup_gokhan
29.06.07, 18:10
:)
hocam pc insider bilgileri sever demistiniz.
Bu firma 3 tane gencin firmasiymis. Eskiden benim bir tanidigimin yaninda calisirlarmis. Tahsilsiz cocuklarmis. Agar'dan geciniyorlarmis.
Ayrica Agar gecen tanidik bir müstesarda "Tanla'ya rica et de bizi anketlerde biraz yüksek cikartsin" demis. Bizim müstesarda ben yapamam demis. Anlayin iste..
Ilahi anlamayacak ne var? Simdi AKP eger secim sisteminin cilveleri ile yine tek basina iktidar olursa SP ile birlesecek ki aldigi oy oraninin 43% oldugunu iddia ederek mesruiyet kazanabilsin. Hani ara sira sözü edilen 43% var ya, bu iste o cözümde gizli. Böyle secim analizini herkes yapamaz, kiymetimi bil!:brüll:
Anketlerdeki manipülasyonlar!
Dünkü yazımda "seçim oyunlarını" yazmıştım. Bugün ise anketleri anlatmaya çalışacağım. Öncelikle yayınlanan anketlere inanmadığımı söylemek istiyorum.
Anketlerin çoğunun manipülatif olduklarına, vatandaşın bilinçaltını etkilemek, kararsızları diledikleri yönde yönlendirmek için yapıldıklarına eminim.
Mesela AK Parti'yi yüksek göstermek sureti ile bir kısım sağ oylar belki de Demokrat Parti'ye kaydırılmak isteniyor. Vatandaşa "AK Parti nasıl olsa tek başına iktidar olacak, Demokrat Parti de barajı geçiversin. Meclis'te merkez sağı temsil eden 2 parti olsun" düşüncesi aşılanıyor.
Genç Parti'nin oyunun yüksek gösterilmesine gelince; "AK Parti olmasın da kim olursa olsun" diyenlere bir alternatif üretilmeye çalışılıyor. "Genç Parti barajı geçmezse, oyum boşa gider" korkusu yaşayanların bu partiye yönelmeleri sağlanıyor.
Maksat bütün muhalif oyların CHP'de toplanmaması. Meclis'e ne kadar çok parti girerse, AK Parti'nin iktidar olma şansı o kadar azalır. Muhalefetin milletvekili sayısı artar.
AK Parti'ye karşı, CHP, MHP ve Genç Parti'nin içinde bulunduğu muhtemel bir koalisyon oluşturulması en büyük gaye. "Siyasi mühendisler" bu hedefleri için harıl harıl çalışıyor. AK Parti'yi "siyasi darbe" ile saf dışı edebilmenin yolu hazırlanıyor. Toparlamam gerekirse; Demokrat Parti, AK Parti'nin oylarını aşağıya çekmeye, Genç Parti'nin oylarının yüksek gösterilmesiyle CHP'nin dışındaki 4. bir partinin barajı geçmesi amaçlanıyor.
MHP'nin anketlerdeki konumu aşağı yukarı doğru. Zaten MHP'ye şehit cenazeleri ve terörün artışı yaradı. Anket üzerinden manipülasyon yapılması gereksiz. Yani "siyasi mühendisler" AK Parti'nin dışında Meclis'e 3 ya da 4 parti sokmak için çaba sarf ediyor. Hedef; AK Parti'nin alacağı yüksek oya rağmen milletvekili sayısını bölmek, 276'yı bulmamasını sağlamak. İnsan ister istemez "yahu bu kadar mücadele, bütünlüğümüz için, gelişmemiz için, ilerlememiz için verilse daha iyi olmaz mı?" demekten kendini alamıyor. AK Parti düşmanlığını anlamakta zorluk çekiyorum.
Bir tarafta "laiklik elden gidiyor" safsatası ardına saklanan, kâbus dolu koalisyon gerçeği. Diğer yanda yola tam gaz devam edebilecek AK Parti iktidarı. Karar sizin!
Türkiye’de yaşanan son dönemdeki siyasal süreçlerin Türk toplumundaki siyasi yansımasını görmek amacıyla yapılan araştırmada 2007 denek ile görüşüldü. Türkiye genelinde 18 il ve 49 ilçede yapılan araştırmanın güven aralığı ise % 95. Hata payı ise % 2,2. Araştırma 20 – 26 Haziran 2007 tarihleri arasında yapıldı. Araştırmada basit tesadüfi örneklem türü uygulandı.
Araştırma sonuçlarına göre Ak Parti tartışmasız birinci olurken DP, MHP ve GP’nin % 10 barajı kabusu sürüyor. DP ve GP’nin % 10 barajını geçemeyeceğinin anlaşıldığı araştırmada MHP ise araştırmanın % 2,2 hata payı göz önüne alınırsa barajın altında kalıyor. Araştırmada Ak Parti’nin oranı 40.9 olarak çıkarken terör olaylarını istismar eden ve tartışmaların odağına yerleşen MHP ise % 10.8 alıyor. GP % 7.6, Bağımsızlar % 7.2, DP ise % 6.2 oy alıyor.
Araştırmaya göre Ak Parti açık ara önde olmasına rağmen, GENAR’ın Mayıs 2007 araştırmasına göre 3 puan geriledi. Bunun en önemli iki sebebi; tırmanan terör olayları, aday listelerinin açıklanması neticesinde ortaya çıkan kırgınlıklar. MHP bir önceki GENAR araştırmasına göre dikkat çekici bir şekilde yükselmiş ve az bir farkla da olsa barajı geçmiş gözüküyor. Eğer, MHP kendisini bu hatta korur ve biraz da yükselterek sağlama alırsa, meclis aritmetiği değişebilir.
ANAVATANLILAR DP’YE OY VERMİYOR
Araştırmanın ortaya çıkardığı sonuçlara göre Anavatanlı seçmen; beklendiği gibi DP’ye gitmiyor. Anavatanlılarda en büyük kitle kararsız, ikinci büyük kitle ise AK Parti’ye yönelmiş durumda. DP’ye gidenler ise küçük bir yekun teşkil ediyorlar.
GENAR HAZİRAN 2007 ARAŞTIRMASININ GENEL SONUÇLARI
Tüm ihtimallere göre AK Parti tek başına iktidar,
Bütün partiler kararsız üretmekte, ki partilerin en önemli sorunlarından biri bu.
Hemen hemen bütün partiler arasında az yada çok geçişler devam ediyor,
Önümüzdeki süreçte meclis aritmetiğini değiştirecek sonuçlar çıkabilir.
Kuzey Irak konusunda Türk Toplumunun her 10 seçmenden 7’si şuanda müdahalenin uygun olmadığını düşünüyor.
Son günlerdeki artan terör olayları çok yüksek olmasa da siyasi kanaatleri etkiledi.
HALK: KUZEY IRAK BEKLEMELİ
Bu arada araştırmada; Türk ordusunun Kuzey Irak’a girmesi konusunda yapılan tartışmalarda MHP’liler (%59), GP’liler (%47) ve CHP’liler (%41) “Bir an önce müdahale edilmeli” derken, DTP’liler (%81) ve AK PARTİ’liler (%39) karşıt bir tavır sergiliyorlar. Türk kamuoyu Türk ordusunun Kuzey Irak’a girmesi konusunda şöyle bir tavır sergiliyor: Yaklaşık %34’lük bir kitle hemen girilmesi gerektiğini düşünürken, %38’lik bir kitle ise hiçbir zaman girilmemesi gerektiğini düşünüyor. Ancak, %16’lık bir kitle girilmeli fakat şimdi değil de daha sonra girilmesi gerektiğini söylüyor ve diğer taraftan % 12’lik bir kesim ise bu konuda bir fikre sahip değil.
Ankete katılanların 37,8’si “Türk Ordusu Kuzey Irak’a bir operasyon yapmalı mıdır?” şeklindeki soruya “Hayır, hiçbir zaman yapılmamalıdır” cevabı verirken; 33,8’lük bir bölüm “Evet, bir an önce yapılmalıdır” cevabını verdi. “Hayır, şimdi değil ama daha sonra yapılmalıdır” diyenlerin oranı 16,1 olurken “Fikrim yok” diyenlerin oranı 12,3’te kaldı.
GENAR GENEL MÜDÜRÜ MUSTAFA ŞEN:
”BÜTÜN PARTİLER KARARSIZ ÜRETİYOR”
Yaptığı kamuoyu araştırmalarıyla haklı bir gurura sahip olan GENAR Araştırma Genel Müdürü Mustafa Şen son araştırmaları hakkındaki www.haber5.com (http://www.haber5.com) 'un sorularını cevapladı:
Seçime giderken 3 partinin baraj kaygısı yaşadığı biliniyor. Bunların en tartışılanı MHP. Bu partinin şu anda durumu nedir?
Mayıs ayında yaptığımız araştırmada MHP’nin barajın altına düştüğünü gördük. Şimdi yaptığımız ankette ise MHP barajın çok az üzerine çıktığını gördük. Dolayısıyla MHP toparladı ve meclise girecek gibi gözüküyor. Ama daha 20 küsür gün var. Bu 20 gün çok uzun bir süre. Diğer partilerin çok şeyler yapabilmesi mümkün. Bütün partiler kararsız üretiyor. Bu kararsızların nereye gideceği, nerede karar verip duracağı şu an için belli değil.
Ortalıktaki bazı vaatler palavra yumağı olarak algılanıyor. Bunlardan etkilenip karar verecekler olabilir ama büyük kitlenin bunlara kanmayacağını düşünüyorum.
MHP BARAJ HATTINDA
MHP son araştırmamızda kararsızlar da partilere dağıtılınca barajın üzerinde gözüküyor. Oranı 10,8. Araştırmanın hata payı 2,2. Dolayısıyla bu hata payını negatif alırsanız barajın altında da kalabilir. Ama pozitif alırsanız % 12-13 gibi bir oy da edebilir. Dolayısıyla da MHP kendisini barajın üzerine taşımış gözüküyor. MHP’nin barajı aşma ihtimali, aşamama ihtimalinden daha yüksek gibi gözüküyor.
Peki Demokrat parti. ANAVATAN birleşmesi sonrası ciddi bir kayba uğramış gibi gözüküyor.
DP’nin durumu nasıl?
Anavatanlı seçmen DP’ye gitmiyor. Daha doğrusu çok azı gidiyor. ANAVATAN’lı seçmenin büyük kitlesi kararsız, ikinci büyük kitlesi ise Ak Parti’ye yönelmiş durumda.
DP BARAJIN ALTINDA
Cumhurbaşkanlığı sürecinde yapılan hatalar, ardından DYP-ANAVATAN birleşmesi sürecinde yapılan yanlışlıklar DP’yi epeyce aşağı çekti. 2006’nın sonlarına doğru yaptığımız araştırmada DYP’nin barajın üzerinde olduğunu görmüştük. Ama öyle şeyler yaşandı ki bu hallere geldiler. Demokrat Parti barajın altındadır.
GENÇ PARTİ DE TAKILIYOR
En merak edilen partilerden bir de Genç Parti. O ne yapabilir?
Tek kişi üzerinden yürütülen siyasal iletişimin belli bir etkisi oldu. Fakat görebildiğimiz kadar bir doyum noktasına yaklaştı gibi. Yani GP’nin artış hızı düştü. Geride kalan 20 günde ciddi bir propaganda süreci işletemezse ve başarı elde edemezse o doyma noktasını aşamayacak gibi gözüküyor. Benim kanaatim Genç Parti barajın altındadır.
“ARAŞTIRMA İŞİNİ AHLAK İŞİ OLARAK GÖRÜYORUZ”
Anketler güvenilmeli mi?
Daha önce de yayınladığımız anketler var. Çok minicik farklarla onlar doğru çıktı. 2002 Kasım’ından epeyce önce yayınladığımız ankette neredeyse Kasım 2002 seçim sonuçları olduğu gibi çıktı. GENAR Araştırma işini öncelikle bir ahlak işi olarak görüyor. Yani araştırma elbette bilimin konusudur, ama bilimin bir de denetleyicisi olması lazımdır, o da ahlaktır. Bilimin bir ahlakı ve namusu vardır. GENAR bunu sonuna kadar koruyacağına dair Araştırmacılar Derneği onur belgesine imza atmıştır.
ANAR ARAŞTIRMA ŞİRKETİ MÜDÜRÜ İBRAHİM USLU:
SEÇMEN DP VE GP’DEN BÜTÜN DESTEĞİNİ ÇEKTİ
Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Ankara Sosyal Araştırmalar Merkezi (ANAR) Genel Müdürü İbrahim Uslu ise 3 parti ile ilgili değerlendirmesinde şöyle konuştu:
“MHP’nin baraj şansı yüksek. Diğer iki parti GP ve DP’yi baraj şansı olan partiler arasında bile göstermemek lazım. Seçmen onlardan bütün desteğini çekti. Dolayısıyla barajı zorlayan 3 değil 2 parti var: GP ve MHP. Bunların ikisinin de potaya girmesinin sebebi de aslında Demokrat Parti (DP). Yani DP bölünmemiş yani başarısızlığı uğramamış olsaydı, diğer iki partinin barajı zorlayacak halleri yoktu. Ama DP’nin alanı boşaltmasıyla bu iki partinin şansı yükseldi. MHP veya GP’nin barajı geçmesi söz konusu olursa bu Ağar ve Mumcu’nun başarısızlığından olacaktır.”
HABER5.COM
deryatulga
03.07.07, 20:08
Erdoğan'ın cebindeki anket
03 Temmuz 2007 Salı 21:18
Başbakan Erdoğan yaptırdıkları son anketi açıkladı. İşte partilerin oy oranları..
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Mersin-Adana mitingi dönüşünde, uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Partisinin yaptırdığı son anketi açıklayan Başbakan, kararsızlar hariç AK Parti'nin oy oranının yüzde 39.6'lara ulaştığını ifade etti.
CHP'nin yüzde 17-18'lerde olan oyunu koruduğunu söyleyen Erdoğan, yaptırdıkları ankette MHP'nin ise yüzde 8.6 civarında çıktığını belirtti.
Erdoğan, son ankette diğer partilerin ise yüzde 5'in altında göründüğünü açıkladı.
TGRT Haber
deryatulga
03.07.07, 20:12
AK Parti yüzde 40 alabilir mi?
03 Temmuz 2007 Salı 18:47
AK Parti seçimde yüzde 40 oy alacağını iddia etti. Peki bu rakam hayal mi?
AK Parti bu seçimde yüzde 40 oy alacağını iddia ediyor. Peki bu rakam hayal mi? Vatan gazetesinin iddiasına evet bu rakam bir hayal. Peki gazete bu iddiasını neye dayandırıyor? Hesaplamalar biraz karışık.
İşte ilginç iddianın dayanakları
Tabii alabilir. Teorik olarak yüzde 100 de alabilir. Geçerli oyların tamamı AKP’ye verilirse alır
Tabii alabilir. Teorik olarak yüzde 100 de alabilir. Geçerli oyların tamamı AKP’ye verilirse alır. Teorik olarak aynı durum CHP, MHP, DP için de geçerli. İşçi Partisi veya Saadet Partisi için de... Ama teori bu. Gerçekleşme olasılığı ne, gelin ona beraber bakalım.
AK Parti’nin iddiası ne?
Bugünkü konumuz AKP’nin yüzde 40 iddiası. O zaman gelelim AKP’ye... Kendisini tek başına iktidara getiren seçimde AKP, 10 milyon 808 bin 229 oy aldı. Bu oy sayısının geçerli oylara oranı yüzde 34.28 oldu.
Peki bu seçimde AKP yüzde 40 oy alabilir mi? Bunun cevabını bulabilmek için önce 22 Temmuz seçimlerine katılımın ne olacağını irdelememiz gerekiyor.
YSK’nın açıklamasına göre bu seçimde 42 milyon 533 bin 41 kişi oy kullanma hakkına sahip. (Bu rakama gümrükler dahil) Kayıtlı seçmen sayısı 2002 seçimlerine göre 1 milyon 126 bin 14 kişi artıyor. Artış oranı yüzde 2.72. (Kayıtlı seçmen sayısındaki artışın, nüfus artışının altında kalmasının nedeni 3 Kasım 2002’deki çifte kayıtların ortadan kaldırılması olarak açıklanıyor.)
Bu noktada en kritik rakam seçime katılım oranı. Geçen seçimde bu oran yüzde 79.14 olmuştu. (Dikkat edin, bu orana geçersiz oylar dahil) Yüzde 79.14’lük katılım oranı 12 Eylül’den sonra yapılan 6 genel seçimde gerçekleşen en düşük oran.
KATILIM 3 KASIM'DAN YÜKSEK OLACAK
VATAN’ın danıştığı siyaset bilimciler 22 Temmuz seçimine katılım oranının 3 Kasım’dan önemli oranda yüksek olacağını öngörüyor. Seçim katılım konusundaki tahminler yüzde 85 ile yüzde 90 arasında değişiyor. Biz seçimin tam yaz ortasında yapılması nedeniyle, katılım oranı için verilen tahmin aralığının alt sınırı olan yüzde 85’i alarak hesap yapmayı tercih ettik.
22 Temmuz’da kayıtlı seçmen sayısı 42 milyon 533 bin 41 kişi demiştik. Katılım yüzde 85 olarak gerçekleşirse, sandık başına gidecek seçmen sayısı 36 milyon 153 bin olarak ortaya çıkıyor. Ancak bu, tahmin yürütmemiz için gereken doğru rakam değil. Bu rakamdan sandık başına gidip de (bilerek ya da kazaen) geçersiz oy kullananları da düşmek zorundayız.
(Hatırlayın, yukarıda seçim sonuçlarının geçerli oylara göre ilan edildiğini, yüzde 10’luk barajın da toplam geçerli oy sayısı üzerinden hesaplandığını belirtmiştik.)
Geçen seçimde geçersiz oyların sayısının, kullanılan oylara oranı 3.9’u bulmuştu. Peki bu oran normal mi, trendler dahilinde mi? Evet öyle. Bu oran 1991 seçiminde yüzde 3, 1995’te yüzde 3.46, 1999’da yüzde 4.71 olmuş.
GÜNEYDOĞU DA MECLİS'E VEKİL YOLLAMAK İSTİYOR
Güneydoğulu seçmenin bu seçimde “Meclis’e vekil yollamak” gibi somut bir amacının bulunduğunu öngörerek, 22 Temmuz’daki geçersiz sayılacak oyların büyük ölçüde kazaen gerçekleşeceğini varsayıp, bu oranı geçen seçimdeki gibi yine yüzde 3 alıyoruz. (Bu rakamın daha da düşüğü alınabilirdi ancak seçim pusulalarındaki kalabalık ve sıcak nedeniyle yüzde 3’ü daha uygun bulduk.)
Yüzde 85’lik katılım oranına göre sandığa gidecek seçmen sayısını 36 milyon 153 bin olarak tahmin etmiştik. (Artık 1.000’den küçük küsüratları devre dışı bırakıyoruz) Yüzde 3’lük geçersiz oyları da düştüğümüzde kullanılacak tahmini geçerli oy sayısı 35 milyon 100 bin olarak ortaya çıkıyor.
İşte sihirli sayımız!
Yeniden 3 Kasım’a ve AKP’ye dönelim. AKP 10 milyon 808 bin oyla yüzde 34.28’lik bir orana ulaşmıştı. Şimdiki iddia neydi? Yüzde 40. AKP’nin 35 milyon 100 bin geçerli oy kullanacağı bir seçimden yüzde 40’lık bir zaferle çıkabilmesi için, 14 milyon 40 bin geçerli oy alması gerekiyor.
AKP’nin 14 milyon 40 bin oy alabilmesi için 3 Kasım’da aldığı oy sayısını (10 milyon 808 bin) 3 milyon 232 bin artırması gerekiyor. Bu da, bir önceki seçime göre AKP’nin oy sayısını yüzde 29.9 artırması anlamına geliyor.
Yine bir hatırlatma yapalım: Önümüzdeki seçimdeki kayıtlı seçmen sayısı, 3 Kasım’a göre 1 milyon 126 bin kişi artıyor demiştik. Bu durumda AKP’nin 22 Temmuz’da yüzde 40’a ulaşabilmesi için, yeni seçmenlerin tümünün oyunu almadı yetmiyor. Tüm yeni seçmenlerin üzerine (tümünün geçerli oy kullanması kaydıyla) AKP’ye 2 milyon 106 bin oy daha gerekiyor.
Biraz daha kafa patlatalım
3 Kasım’da geçerli oy sayısı 31 milyon 529 bindi. Bu seçimdeki geçerli oy sayısını 35 milyon 100 olarak tahmin ettik. Bu durumda geçerli oy sayısındaki artış 3 milyon 571 bin oluyor. AKP’ye yüzde 40 için 3 milyon 232 bin yeni oy gerekiyor. Yani, yüzde 40 hedefinin gerçekleşmesi için AKP’nin, 3 Kasım’a göre fazladan kullanılacak oyların yüzde 90’ını alması lazım geliyor.
Bir daha toparlayalım
AKP’nin 22 Temmuz’da yüzde 40’a ulaşması için olmazsa olmazlar şöyle:
* 3 Kasım’da AKP’ye oy veren 10 milyon 808 bin kişi yine AKP’ye oy verecek.
* Bunların tümü hata yapmadan geçerli oy kullanacak. Bunun üzerine, yeni seçmenler veya geçen seçimde sandık başına gitmeyip de bu kez oy kullanacak olan seçmenlerin yüzde 90’ına denk gelen 3 milyon 232 bin geçerli oy daha alması gerekecek.
* Bir başka taraftan bakalım: AKP’nin yüzde 40’ı yakalayabilmesi için diğer partilerin oy oranlarının 3 Kasım’la eşit oranda gerçekleşmesi (yani DP (eski DYP) ile MHP’nin barajın altında kalması), seçime katılmayacak olan ANAP ve DSP’ye giden oy oranının da (toplamı yüzde 6.35) AKP’ye kayması gerekiyor.
SONUÇ: AKP 22 Temmuz’da yüzde 40’ı yakalayabilir mi? Başta da söyledik, teorik olarak evet. Matematik olarak baktığımızda ise bunun pek de kolay olmadığını “kolaylıkla” söyleyebiliriz.
deryatulga
03.07.07, 23:06
Aydınlık Dergisi bu haftaki sayısında, seçim anketlerinde gizlenen bazı gerçekleri okuyucularına duyurdu. Derginin haberine göre: 22 Temmuz seçimi için yapılan en kapsamlı araştırma Selçuk Üniversitesi’nin anketi. Araştırma, Üniversite tarafından “Bu seçimin sürprizi İşçi Partisi” başlığıyla yayımlanmıştı. Ankette kamuoyuna ilk kez ulaşan önemli bir saptama da şu: “En milliyetçi lider” sıralamasında Doğu Perinçek ikinci sırada. Aydınlık’ın ulaştığı çok sayıda anketin özeti ise şöyle: İP Mayıs ayında yüzde 5-7 olan oy oranını, Haziran’da yüzde 8-10.5’a yükseltti. Kars’ta yapılan bir ankette İşçi Partisi yüzde 10.4 oy oranıyla 4. sırada yer aldı.
1229 kişi üzerinden yapılan anketin sonuçları yüzdelik oy oranlarına göre şöyle:
http://ulusalkanal.com.tr/images/fotolar/a/anketler4.jpgCHP 26, AKP 22.6, MHP 18.2, İP 10.4, Bağımsız 7.4, GP 6, DP 2.2, SP 0.6, ÖDP 0.6, TKP 0.4, Kararsız 5.6.
Kars anketinde deneklere “Gönlünüzdeki ikinci parti kimdir” sorusu da yöneltildi. Bu soruya 463 kişi yanıt verdi. Sonuçlar şöyle:
CHP 28, MHP 15.3, İP 13, GP 8.9, DP 8.4,Bağımsız 8.2, AKP 7.1
“Eskişehir Seçimini Yapıyor” başlığıyla yapılan ve Kanal 26 televizyonunda sonuçları yayınlanan anket aynı zamanda 11 Haziran tarihli İki Eylül gazetesinde de yer aldı. Aydınlık’a ulaşan ikinci hafta sonuçlarına göre 1023 kişi oy kullandı ve partilerin yüzdelik oy oranlarına göre sıralaması şöyle oldu:
http://ulusalkanal.com.tr/images/fotolar/a/anketler3.jpg MHP 51.4, AKP 15.6, CHP 11.7, İP 10.6, DP 5.9, SP 2, GP 2, Bağımsız 0.9
Balıkesir’de İlkhaber gazetesinin yaptığı ve 1376 kişinin katıldığı ankette partiler yüzdelik oy oranlarına şöyle sıralandı:
CHP 28, AKP 27, MHP 27, İP 9, DP 5, GP 2
Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde haftalık yayımlanan Çağdaş Gölbaşı gazetesinin anketinde İşçi Partisi’nin oy oranı yüzde 10.5 çıktı. İP, bu oranla AKP, CHP ve MHP’nin ardından 4. parti oldu.
http://ulusalkanal.com.tr/images/fotolar/a/anketler.jpg
deryatulga
03.07.07, 23:11
GP'yi uçuran anket!
Genç Parti lideri Cem Uzan yaptıkları anketlerde GP'nin 3. parti olarak çıktığını söyledi, AK Parti anketinde oylarının yüzde 17 çıktığını öne sürdü...
Genç Parti lideri Cem Uzan, 'Partimin baraj sorunu yok' dedi. Uzan, İsviçre'de parası olmadığını ve 22 Temmuz'da AK Parti'nin muhalefette olacağını iddia etti.
Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan, TV8’de katıldığı programda, gündeme ve seçim vaatlerine ilişkin soruları yanıtladı.
TMSF yetkililerinin, İsviçre’de Uzan Grubu’ndan devraldığı şirketlerden birine ait 200 milyon dolarlık bir hesap tespit etmesi ve Şişli Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mecit Ceylan’ın da aralarında bulunduğu bir grubun bu ülkeye gitmesi üzerine bu iddiaların daha önce de defalarca dile getirildiğini söyleyen Uzan, dosyayı hazırlayan savcının, bir partiden milletvekili adayı olması dolayısıyla siyasi bağlantılarının olduğunu ve taraflı davrandığını belirtti.
TMSF’nin iktidarın güdümünde bir kurum olduğunu öne süren Uzan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı da televizyonda tartışmaya davet etti. “Arkamdan dedikodu yapmayın, buyurun, çıkın televizyona, halkımızın önünde paylaşalım kozlarımızı” diyen Uzan,seçimlerden sonra AKP’nin muhalefet olacağını da savundu.
Uzan, seçime dönük anketlere de değindi. Kendilerinin yaptırdığı anketlerde AKP ve CHP ile beraber Meclis’e girdiklerinin görüldüğünü belirtti. Şu anda 3. parti olarak çıktıklarını fakat 2. olan partiyle aralarında çok az fark bulunduğunu söyleyen Uzan, AKP’nin yaptırdığı bir ankette de aldıkları oy oranının yüzde 17 çıktığını öne sürdü.
Uzan, “Başbakan Erdoğan’ı gördüğünüzde ne hissediyorsunuz sorusuna da şu yanıtı verdi: “Hiç, boş. Benim için kıymeti harbiyesi olan bir kişi değil, onun için bir şey hissetmem mümkün değil.”
VAATLER
Cem Uzan, partisinin, seçim döneminde çok tartışılan vaatlerine de değindi. Uzan, Türkiye’de dershaneye aktarılan yaklaşık 7 Milyar YTL’nin üniversite yapımına aktarıldığı taktirde ÖSS’ye gerek kalmayacağını savundu.
Her öğrencinin istediği branşta eğitim alması için gereken her şeyi yapacaklarını söyleyen Uzan, “İnsanların hayatlarıyla toto oynanmayacak” dedi.
Ülkede üretimin artması gerektiğini kaydeden Uzan, Türkiye’nin haftada 1 Milyar dolar faiz ödediğini ve faizlerden yapılacak olan yüzde 10 tasarrufta önemli bir gelir artışı sağlanabileceğini belirterek, emeklilere de yılda iki kez maaş ikramiyesi vereceklerini vaat etti. Mazotun 1 YTL olacağı vaadini yineleyen Uzan, deniz otobüslerinin ve boğazlardan transit geçen gemilerin mazotu 80 kuruşa aldığını ve ÖTV ile KDV’nin kaldırılmasıyla tüm kullanıcıların 1 YTL’ye mazot olacağını savundu.
deryatulga
04.07.07, 07:08
AK Parti % 40 alabilir...(2)
03 Temmuz 2007 Salı
Dün size “Siyasi, Ekonomik, Sosyal Araştırmalar ve Strateji Geliştirme Merkezi (SESAR)” nin yaptığıdev bir anketten söz etmiştim.
Bunun nedeni, hergün onlarcası yayınlanan anketlere bir yenisini eklemek değildi.
Ankette sorulan soruların içeriği ve SESAR"ın ilginç analiziydi.
SESAR"a göre seçmenin “22 Temmuz"daki seçimde kime oy vereceksiniz?” sorusuna verdiği cevaplar, AKP"yi % 43.12; CHP"yi % 18.25; ve MHP"yi % 13.33"le barajın üstünde, DP ve GP'yi de baraj altında gösteriyordu.
***
Şimdi de anketi ilginç kılan diğer soru ve cevaplara bakalım.
Ve sonra da, çelişkili gibi görünen bir durumun aslında AK Parti oylarını neden arttırabileceğinin dığının analizini yapalım.
Yani işin matematiğe sığmayabilecek bölümüne...
***
“AKP 22 Temmuz"da yeniden iktidar olursa Türkiye"yi yönetebilir mi?”
Evet % 18.97 Hayır % 75.30 Cevapsız % 5.73
“CHP"yi Türkiye"yi yönetecek kadar hazırlıklı buluyor musunuz?”
Evet % 15.64 Hayır % 69.23 Cevapsız % 15.13
“MHP Türkiye"yi yönetecek kadar hazırlıklı mı?”
Evet % 12.78 Hayır % 80.97 Cevapsız % 6.25
***
“AKP 22 Temmuz 2007 Genel Seçimi"ni kazanırsa gerilim ve kaos daha da artar mı?”
Evet % 73.42 Hayır % 14.58 Cevapsız % 12.00
“ABD"nin AKP"yi desteklediğine inanıyor musunuz?”
Evet % 92.64 Hayır % 4.75 Cevapsız % 2.61
“ABD"nin ve AB"nin Türkiye"nin bölünmesi için çalıştığını kabul ediyor musunuz?”
Evet % 93.05 Hayır % 2.38 Cevapsız % 4.57
“Türkiye iyiye gidecek mi?”
Evet % 16.59 Hayır % 75.87 Cevapsız % 7.54
***
Anket bitiminde seçmen davranışındaki bu paradoks araştırılmış.
Seçmen, muhalefeti oluşturan partilerin iktidara gelmek ve AKP"ye alternatif olmak için en ufak bir çaba bile göstermediğini vurgulamış.
CHP, MHP, ANAP, DYP, GP ve diğer siyasi partilerin de iktidar olmayı hedeflemediklerini, iktidara geldikleri taktirde AKP"den farklı bir politika izlemeyeceklerini düşünüyorlarmış.
Bunun adı bal gibi “(u)mutsuzluk sendromu”dur.
Devam edeceğiz...
Adana'da MHP birinci parti 05 Temmuz 2007 17:21 http://www.etikhaber.com/images/stories/siyaset/ulkuculer.jpgBir araştırma şirketinin Adana'nın 4 ilçesinde yaptığı seçmen eğilim anketine göre, MHP Adana'da birinci parti çıkıyor. 2007 yılının başında kurulan ve aralarında emekli askerlerin de bulunduğu Akdeniz Araştırmalar Enstitüsü (AKARE) ile Zümrütüanka Ajansı işbirliği ile anket çalışması bin 523 denek üzerinde yapıldı.
Seyhan, Yüreğir, Ceyhan ve Kozan ilçelerinin kent merkezlerinde gerçekleştirilen anketin sonuçları Zümrüdüanka Ajansı'nın Yöneticisi Ebru Tenli tarafından açıklandı.
Anketin seçmenle yüz yüze gerçekleştirilen görüşmelerle yapıldığını söyleyen Tenli, ankette seçmene 2002'de hangi partiye oy verdiğini, 22 Temmuz 2007'de hangi partiye oy vereceklerini, partinin adaylarını tanıyıp tanımadıklarını, adaya mı? lidere mi? oy vereceklerinin sorulduğunu kaydetti.
Ankete göre AKP, MHP ve CHP barajı aşacAKPler olarak görülürken AKP 2002'de aldığı oy oranını koruyor.
CHP'nin DSP ile birlikte seçime girmesinin oy oranına yansımadığı ve oylarının geçen seçimin altında olduğu görülüyor.
Gelir ve eğitim düzeyi düşük seçmenin tercihinin AKP olduğu belirlenirken seçmen adaya değil partiye oy vereceğini ifade etti.
Ankete göre AKP'nin oy oranı Seyhan'da yüzde 26,9, Yüreğir'de 26,9, Kozan'da yüzde 34,4, Ceyhan'da yüzde 22,8 iken toplamda yüzde 27.4
CHP'nin oy oranı Seyhan'da yüzde 31.0, Yüreğir'de yüzde 14.1, Ceyhan'da yüzde 17.6, Kozan'da yüzde 8.4 iken toplamda ise yüzde 20.3
MHP'nin oy oranı Seyhan'da yüzde 20.8, Yüreğir'de yüzde 32,6, Ceyhan'da yüzde 36.4, Kozan'da 35,6 toplamda ise yüzde 31.35 olarak tespit edildi.
Bu 4 ilçede kararsızların oranı yüzde 7.2.
ZAMAN
http://www.etikhaber.com/content/view/38409/77/
Hasan CEMAL
Milliyet yazarları seçmenin nabzını tutuyor2 bağımsız, 1 AKP yakın ihtimal
Geçen seçimde DEHAP yüzde 46 oyla, barajı geçemediği için milletvekili çıkaramadı. AKP ise yüzde 14 oyla 2 milletvekilliği kazandı. Bu kez DTP'nin desteklediği iki bağımsız Meclis'e gidecek gibi görünüyor
ŞIRNAK
http://www.milliyet.com.tr/2007/07/05/yazar/resim/ce.jpg
Bu bölgede herkesin anlatacak bir hikayesi var. İnsanın yüreğini burkan hikayeler... İdil'de bir et lokantası, Divan Restoran. "Çok severdim, ninenim ismini koydum" diyor Yusuf Vesek.
Anlatıyor:
"12 yıl hapis yattım. Bak, fırının başında hamur yoğuran oğlum Ali, o da 6 yıl yattı. Mazlum, bir yılla kurtardı, Adana'da okuyor. Büyük oğlan, Ramazan kasada... CHP'de, SHP'de siyaset yaptık. Hiçbir işe yaramadı. DTP'yi destekliyoruz. 15 yaşında Adana'nın bir köyünde çobanlık yaparken, bana ilk Türkçe kelimeyi bir yörük kadını öğretti. Sonra da Kürdüm diyebilmenin cesaretini bana bazı Türk aydınları verdi."
Devam ediyor:
"Benim gençliğim gitti. Hapse girdiğim için kızlarımı okutamadım. Hepsi okulu terk etti. Benim aileme yapılan tahribatı artık kimse tamir edemez. Buraları yazarken itinayla yazın, kelimeleri seçerken daha duyarlı olun."
İdil'in Nevzat Çay Ocağı.
Kürsülere oturmuş, etrafta millet, Şırnak bağımsız adayı Hasip Kaplan'la siyaset konuşuyoruz sabah vakti. Küçük çukur tabaklardaki 'meyir'i kaşıklıyor, çayla 'sirik peynir'i yiyoruz.
Meyir, koyu cacık gibi. Ama içinde salatalık yerine, buğday taneleri var. Sirik ise Şırnak dağlarından toplanan bir bitki...
Hasip Kaplan, İdilli.
Aşiret bağları var. İstanbul Hukuk mezunu olan bir insan hakları avukatı. 1984'le 1993 arasındaki en sıcak zamanlarda o İdil'de, Orhan Doğan Cizre'de avukatlık yapmışlar. Çok sevilen, sayılan bir insan.
Güneydoğu'daki insan hakları ihlallerini, 1989'da Cizre'nin Yeşilyurt köylülerine dışkı yedirilmesi olayıyla ilk kez Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na,(Türkiye 1987'de, Başbakan Özal döneminde bireysel başvuru hakkını kabul etmişti) taşıyan hukuk adamı...
Sonuçtan emin:
"2 milletvekilini biz alırız, bağımsızlar. AKP'ye de 1 kalır. İdil ilçesinde, 2002 seçimlerinde en çok oyu AKP almıştı."
"Fakat şimdi İdil'de ben varım, artık alamaz AKP" demiyor, ama buna getiriyor.
Şırnak 3 milletvekili çıkarıyor.
2002'de DEHAP oyların yüzde 46'sını almıştı. Türkiye genelinde yüzde 10 barajını geçemediği için hiç milletvekili çıkaramamıştı Şırnak'ta.
AKP ise yüzde 14'le 2 milletvekili kazanmıştı. Bir de korucu ailesinden gelen Mehmet Tatar yüzde 10 civarında oyla bağımsız olarak Meclis'e girmişti. Tatar şimdi baraja takılması çok yakın ihtimal olan DP'den aday...
ANAP 2002'de yüzde 11 oy almış Şırnak'ta. Bu oyların dağılacağı, ama daha çok AKP'ye gidebileceği söyleniyor.
Biri soruyor:
"Peki, Şırnak'taki asker oyları hangi partiye gider? Daha çok CHP'ye mi?.."
Şu sözler, Diyarbakır kahvelerinde olduğu gibi burada da duyuluyor:
"Ak Partili falan değilim. Ama bu kez oyum Ak Parti'ye. Cumhurbaşkanı seçiminden, askeri muhtıradan dolayı... Dik durdular."
Hasip Kaplan, 20'nin üzerinde bağımsız milletvekiliyle 22 Temmuz sonrası parlamentoda grup oluşturmasına kesin gözüyle bakılan DTP'ye (Demokratik Toplum Partisi) bölge halkının mesajı nedir sorusunu şöyle yanıtlıyor:
"Bize verilen mesaj çok net: 'Yeter artık, gençlerimiz de ölmesin, askerlerimiz de! Seçilirseniz, bizim bu sesimizi Mecliste duyurun.' Annelerin yüreği yanıyor. Hem Kürt annelerinin, hem Türk annelerinin yüreği..."
Hava çok sıcak.
Öğle vakti Kasrik Boğazı'ndan Şırnak'a doğru yol alıyoruz. Sağ taraf Cudi Dağı, arkası da Irak. Sol taraf, Gabar Dağı. Ortasından Kızıl Su akıyor. Yeniden askeri kontrol noktaları kurulmuş. Kimliklerimizi gösterip geçiyoruz.
Hep aynı düşüncelerle kim bilir kaç kez tırmanıyorum Kasrik Boğazı'nı. Barış gelse, bu harikulade doğa turizm yoluyla bütün bu coğrafyayı ihya eder!
Şırnak'ta AKP seçim bürosu, Maden Kıraathanesi'nde kurulmuş. Adaylar İbrahim Hakkı Birlik'in, Abdullah Veli Seyda'nın, İbrahim Baykal'ın posterleri, Tayyip Erdoğan'ın fazla genç fotoğraflarıyla tepemizde sallanıyor.
DP'den de, CHP'den de kaçanlar var. Mehmet Ağar'la Erkan Mumcu'nun cumhurbaşkanı seçimindeki tutumu burada da eleştiriliyor.
Biri diyor ki:
"Baskın Oran'ın dediği gibi Ak Parti, CHP'den daha demokrat..."
Diyarbakır'da da dikkatimi çekmişti. Şırnak'ta da farklı değil. DTP'lilerle AKP'liler birbirlerine karşı yakın, saygılı bir söylem içindeler...
AKP'li milletvekili İbrahim Hakkı Birlik'in yer sofrasında meyirlerimizi kaşıklayıp, sıcak pidelerle karnıyarığımızı ve Şırnak dağlarından balımızı yedikten sonra Cizre'ye doğru yola koyuluyoruz.
Orhan Doğan'ın 'Taziye Çadırı.'
Üçüncü gününde yine dolup dolup boşalıyor. Orhan Doğan acısı, öyle anlaşılıyor ki, Şırnak'ta bağımsızların, Hasip Kaplan'la Sevahir Bayındır'ın oylarını artıracak.
Sevahir Hanım şöyle diyor:
"Umut adaylarından biriyim. Sembol olarak narı seçtik. Hem hep birlikte, hem de tek tek bağımsız... Barış konusunda umutluyuz. Yeni bir başlangıç umudunu taşıyoruz."
Yarın Orhan Doğan'ın taziye çadırından bölgeye bakacağım.
Şırnak tahminine gelince:
2 bağımsız, 1 AKP en yakın ihtimal. "1 bağımsız, 1 AKP kesin; üçüncü milletvekili de ikisinden birine gider" diye ekleyenler de yok değil.
h.cemal@milliyet.com.tr (h.cemal@milliyet.com.tr)
http://www.milliyet.com.tr/2007/07/05/yazar/cemal.html
Adana da yapılan aketin sonucu http://www.habervatan.com/2007-2/secim_secilme_.jpg (javascript:void window.open('resim_goster.asp? adres=2007-2/secim_secilme_.jpg','habervata n_resim','toolbar=0,location=0 ,status=0,menubar=0,scrollbars =1,resizable=0,width=650,heigh t=500')) 2007 yılının başında kurulan ve aralarında emekli askerlerin de bulunduğu Akdeniz Araştırmalar Enstitüsü
(AKARE) ile Zümrütüanka Ajansı işbirliği ile anket çalışması bin 523 denek üzerinde yapıldı. Seyhan, Yüreğir, Ceyhan ve Kozan ilçelerinin kent merkezlerinde gerçekleştirilen anketin sonuçları Zümrüdüanka Ajansının Yöneticisi Ebru Tenli tarafından açıklandı.
Anketin seçmenle yüz yüze gerçekleştirilen görüşmelerle yapıldığını söyleyen Tenli, ankette seçmene 2002de hangi partiye oy verdiğini, 22 Temmuz 2007de hangi partiye oy vereceklerini, partinin adaylarını tanıyıp tanımadıklarını, adaya mı? lidere mi? oy vereceklerinin sorulduğunu kaydetti.
Ankete göre AK Parti, MHP ve CHP barajı aşacak partiler olarak görülürken AK Parti 2002de aldığı oy oranını koruyor.
CHPnin DSP ile birlikte seçime girmesinin oy oranına yansımadığı ve oylarının geçen seçimin altında olduğu görülüyor.
Gelir ve eğitim düzeyi düşük seçmenin tercihinin AK Parti olduğu belirlenirken seçmen adaya değil partiye oy vereceğini ifade etti.
Ankete göre AK Partinin oy oranı Seyhanda yüzde 26,9, Yüreğirde 26,9, Kozanda yüzde 34,4, Ceyhanda yüzde 22,8 iken toplamda yüzde 27.4
CHPnin oy oranı Seyhanda yüzde 31.0, Yüreğirde yüzde 14.1, Ceyhanda yüzde 17.6, Kozanda yüzde 8.4 iken toplamda ise yüzde 20.3
MHPnin oy oranı Seyhanda yüzde 20.8, Yüreğirde yüzde 32,6, Ceyhanda yüzde 36.4, Kozanda 35,6 toplamda ise yüzde 29.2 olarak tespit edildi.
Bu 4 ilçede kararsızların oranı yüzde 7.2.
ZAMAN
adana da MHP, bu secimde rahat30% u gecer ve 1.parti olur!
aksi taktirde biyiklarimi keserim,o kadar eminim!
J.P.Belmondo
06.07.07, 01:28
Adana da yapılan aketin sonucu
adana da MHP, bu secimde rahat30% u gecer ve 1.parti olur!
aksi taktirde biyiklarimi keserim,o kadar eminim!
Kadircim,bu eminligini 22 Temmuz da burnundan cikartiririm ha; ona göre....hesabini yap.:aferin: :naugthy: :think: Bitte dann aber auch mit Beweisen vorlegen, falls es nur 29,99% werden sollten.:cimbom:
Selam!
deryatulga
06.07.07, 06:22
6 Temmuz 2007 http://www.hurriyet.com.tr/images/siyah_ok.jpg
Özdemir İNCE
http://www.hurriyet.com.tr/_yazarlar/images/72b.jpg Bambaşka bir anket sonucu
AYDIN ve Uşak’a yaptığım seçim gezisi, daha önce Mersin ve Muğla havalisinde edindiğim izlenimler, gazete ve televizyonlarda yayınlanan seçim tahminlerinin epeyce hormonlu olduğu kanısı uyandırmıştı bende.
Millet AKP’nin yüzde 40-45 alacağına öylesine inandırılmış ki ben yüzde 30’un altına düşebileceğini söylediğim zaman budala muamelesi görüyordum. AKP geçen seçimde yüzde 34.2 oy aldı mı, aldı, peki bu oyun yüzde 4-5’i Saadet Partisi’ne gidebilir mi, gider. Ne oldu, yüzde 29-30.
Ben böyle hesaplar yaparken, 1982’den bu yana görmediğim, eski TRT’ci dostum Abidin Aydoğdu, TRT üzerine yayınladığım iki yazıma teşekkür etmek için bana telefon etti.
Abidin Aydoğdu, şimdi Siyasal Stratejik Araştırma Merkezi’nin başkanlığını yapıyormuş. SSAM, 22 Temmuz seçimleri için bir araştırma yapmış. Araştırma tarihi: 7-19 Haziran arası. Yöntem: Posta Kodlu Anket. Anket yerleri: 32 il ve 64 ilçe. Denek sayısı: 36 bin 844 kişi. Araştırma sahibi ve finansörü: Siyasal Stratejik Araştırma Merkezi. SSAM’nin yaptığı araştırmanın sorumluluğu kendilerine ait sayısal sonuçları ve yorumları şöyle:
* * *
AKP: Yüzde 26-29 bandında görünüyor. Varoşlar ve okumamış kesimlerden oy alıyor. 2002 seçiminde Kütahya’da 6-0, Erzurum’da 7-0, Konya’da 14-2, Kayseri’de 7-1 yapmış. 2007 seçiminde Kütahya’da 3, Erzurum’da 3, Konya’da 9, Kayseri’de 5 milletvekilliğinden fazlasını alması olanaksız. Sadece bu illerde 14 milletvekili kaybı var. Her ilde ortalama 2 milletvekilliği kaybedecek.
CHP: 1977 havasını 30 yıl sonra yakalamış. Yüzde 24-28 bandında görünüyor. 28’in üzerine çıkabilir. Bütün şehir merkezlerinde üniversite ve lise mezunlarının oyunu alıyor. Cumhuriyet mitingleri Baykal karşıtlarını birleştirmiş. Ayrıca, DSP ortaklığı yükseliş ivmesini hızlandırmış.
MHP: Baraj sorunu yok. Yüzde 14-18 bandında. Özellikle İç Anadolu bölgesinde müthiş bir patlama yapmış. Ankara, İstanbul ve İzmir’de yüzde 10-13 bandına oturursa, ülke genelinde yüzde 20’yi geçebilir.
DP: Soru işaretleriyle dolu bir durumu var. Sorunu Ankara, İstanbul ve İzmir. Yüzde 8-11 bandında gidip geliyor.
Genç Parti: Stratejisini neyin üzerinde kurduğu belli değil. Boş vaat ve laf. Çaresiz ve umutsuzların ilgisini çekiyor. 8-11 bandında gidip geliyor.
Saadet Partisi: Yüzde 5-8 bandını zorluyor. Oylarının yüzde 80’ini AKP’den alıyor.
İşçi Partisi: Araştırmanın flaş partisi. Yüzde 3-5 bandına yükselmiş. Ulusalcıların, ABD ve AB karşıtlarının oyunu alıyor. Yüzde 10 barajı olmasaydı kuşkusuz daha yüksek oy alırdı.
Bağımsızlar: 27-32 arasında milletvekili çıkartıyorlar. Mesut Yılmaz Rize’de rekor kıracak.
* * *
Siyasal Stratejik Araştırma Merkezi’ne göre bu araştırmanın dört net sonucu var.
1) AKP tek başına iktidar olamaz.
2) CHP ile MHP’nin koalisyon yapması çok büyük olasılık.
3) TBMM açıldıktan sonra AKP, cumhurbaşkanlığı seçiminin rövanşını almaya kalkarsa yeni hükümetle yeni seçime gidilir.
4. AKP; CHP ve MHP’nin arkasında üçüncü parti olursa kimse şaşırmasın.
deryatulga
06.07.07, 06:50
Gaziantep AKP'ye küs
http://www.radikal.com.tr/veriler/2007/07/06/kesim.gif Gaziantepli şerbetçi, siyasileri değerlendiriyor: "Onlarla bizim işimiz aynı. Seçim vakti geldi mi, hangi parti olursa olsun, sokaklara çıkıp, nabza göre şerbet dağıtmaya başlar. Seçim bitti mi şerbetin tadı da yavaş yavaş bozulur." FOTOĞRAF: ZEKİ GÜNAY / DHA (http://www.radikal.com.tr/arama.php?ara=1&y=1&foto=ZEK%C4%B0%20G%C3%9CNAY%20/%20DHA)
İşsizlikten yakınan esnaf öfkeli: Şanlıurfa, Kilis, Adıyaman ve Kahramanmaraş gibi teşvik alamayan Gaziantep en az 30 sene geriye gitti
06/07/2007 (192 kişi okudu)
BETÜL KOTAN (Arşivi (http://www.radikal.com.tr/arama.php?ara=1&y=1&edi=BET%C3%9CL%20KOTAN))
GAZİANTEP - Kahramanmaraş'tan Gaziantep'e gitmek için bindiğimiz dolmuşta, yanımızdaki koltukta oturan Halil dayıya, gazeteci olduğumuzu söyleyince, "Gökte ararken yerde buldum seni" diyor ve tüm partilere veryansın ediyor. Halil dayı, "Milletvekili dediğin iş bitirici olacak, bizimkiler sağ olsun, bırak bitirmeyi, başlamayı bile beceremediler" diyor.
Söyleyecekleri bitince diğer yolculara sesleniyor, "Burada bir gazeteci var, partilere şikâyetiniz varsa söyleyin" Dolmuşun içi uğultuyla doluyor.
Dolmuş şoförü, "Abla, bakma arabanın kalabalığına, müşteri toplamak için 2 saattir, terminalde bekliyorum. Hiçbir partinin bize faydası olmadı. Şimdi Cem Uzan çıkmış, mazotu düşüreceğim diyor, bir de onu deneyeceğiz " diyor.
Arkalarda oturan bir teyze, "Antep'te oğlum iş bulamadı, 3 kuruş için Maraş'a taşındı, o teşviki vermeyenler Allah'ından bulsun" diye dert yanıyor. Ama hemen ekliyor, "Ama ekmek derdi başka, memleket derdi başka, oyum yine Tayyip oğlumun." Teyze, 'teşvik' konusunu açınca, dolmuştan onu onaylayan bir sürü ses yükseliyor.
Gaziantep'e ulaşınca Doğan Haber Ajansı muhabiri Zeki Günay ile buluşup dolaşmaya başlıyoruz. İlk uğrak yerimiz, Demokrasi Meydanı. Meydan boş, Bir duvar üzerinde yaşlı bir amcanın yanına yaklaşıyoruz. 'Antepli sandığa nasıl bakıyor?' diye soruyoruz. Ahmet Erdi, "Bütün partiler menfaat peşinde koşuyor, kimin vekiliymiş, külahıma anlatın. Hepsi kendinin vekili, milleti düşünen yok" diyor.
Kale'ye doğru yürümeye başlıyoruz. Kalenin eteklerinde İmam Çağdaş Baklavacısı var. Gaziantep'in hatırı sayılır esnafından olan Burhan Çağdaş AKP milletvekili Fatma Şahin'i öve öve bitiremiyor. O da teşvik meselesine geliyor ve kentin teşvik nedeniyle, hükümete biraz kırgın olduğunu eklemeden edemiyor.
Kaleden sonra Bakırcılar Çarşısı'na giriyoruz. Çarşıda müşteri yok denecek kadar az. Bir dükkânın önünde tavla partisi var. Tavla oynayanlardan Kazım Usta AKP'li, Selman Karlı ise CHP'li. Selman Karlı, "İş vaktinde oyun oynamayı kim ister. Ama iş yok, güç yok, sıkıntıdan tavla atıyoruz" diyor. AKP'li Kazım Usta da işlerinden şikayetçi ama partiye laf söyletmiyor.
[FONT=Tahoma][SIZE=3]Kesimhane yolunda siyaset
Antep sokaklarında dolaşırken, hayvan alım satımıyla uğraşan Atalay Yaşar ile karşılaşıyoruz. Atalay Yaşar, koyunlarını önüne katmış, kesimhaneye doğru gidiyor. Seçimden ne beklediğini soruyoruz, verdiği yanıt "Hiçbir şey beklemiyorum." oluyor.
Gaziantep, çevresindeki Şanlıurfa, Kilis, Adıyaman ve Kahramanmaraş gibi illerin aldığı teşvikten yararlanamadığı için hükümete biraz gücenmiş. Esnaf, çevre illere verilen teşvikten sonra, kentin en az 30 sene geriye gitti& Franken (61.000 Euro) um die Hälfte. Im Spiel gegen Schweden war Schiedsrichter Herbert Fandel am 2. Juni in der vorletzten Spielminute von einem Zuschauer tätlich angegriffen (mehr...) (http://www.spiegel.de/sport/fussball/0,1518,486341,00.html) worden, worauf der Unparteiische die Begegnung beim Stand von 3:3 abgebrochen hatte. Die Spielwertung mit 3 Punkten und 3:0 Toren für Schweden bleibt bestehen.
http://www.spiegel.de/sport/fussball/0,1518,492863,00.html
deryatulga
06.07.07, 06:55
Seçimlerin ana temaları
Hasan Celal Güzel (hcelalguzel@yahoo.com)
06/07/2007 (193 kişi okudu)
Türkiye çok partili parlamenter sisteme 1946 Seçimleriyle adım attı. Aradan geçen 60 yıllık devrede, ara seçimleri ve mahallî seçimleri saymazsak, 22 Temmuz ile birlikte tam 16 genel seçim yapılmış olacak. Yani ortalama olarak her yasama dönemi 3,75 yıl sürmüş. Bu arada, 1960'tan sonraki 47 yıllık dönemde ise 4,5 askerî müdahalede bulunulmuş. Bu da ortalama olarak 10,5 yılda bir müdahale anlamına geliyor.
Seçimlerin ana temalarına bir göz atalım:
Aslında 1946 Seçimleri, demokratik ve hukuka uygun bir seçim olarak kabul edilmemiştir. Bilindiği gibi 'açık oy, gizli tasnif' yöntemiyle yapılan bu seçimler, Türk demokrasisinin yüz karası olmuştur.
Türkiye'de yapılan seçimlerin hiç şüphesiz en önemlisi, 14 Mayıs 1950 Seçimleri'dir. Bu tarih, aynı zamanda -yaralı bereli de olsa- demokrasiye geçiş tarihi olarak da bilinir. 1950 Seçimleri'nin ana sloganı 'Yeter Söz Milletindir!' olmuştur. Bu seçimlerde halk, şeflik dönemi CHP diktasına ve devletin bürokratik tahakkümüne karşı, demokratik bir ihtilâl gerçekleştirmiştir. Ezilen büyük halk kitlelerinin oyu DP'ye akmıştır. Ezanın aslından okutulması vaadi de seçim sonuçlarında etkili olmuştur.
1954 Seçimleri, girişilen yatırım ve üretim seferberliğinin de tesiriyle, tamamen DP lehine neticelenmiş ve DP Meclis'teki sandalye sayısını daha da artırmıştır. 1957 Seçimlerinde, uygulanan enflasyonist politikanın olumsuz etkileri görülmüş ve DP'nin seçimleri kazanmasına karşılık CHP oylarında artış kaydedilmiştir.
27 Mayıs ile Türkiye'de darbeler dönemi başlamış ve 'CHP+Ordu=İktidar' formülü hükmünü icra etmiştir (Bu formüle son dönemde Yargı'yı da eklemek lâzımdır). Bu mekanizma, ilk nazarda CHP'nin lehine gibi görünüyorsa da, onun Şeflik Dönemi'nden tevarüs ettiği tepeden inmeci, baskıcı, devletçi ve antidemokratik görüntüsünü perçinlemiş; seçim sandıklarından çıkmasını engellemiştir. Darbeler sonrasında, sağ partiler ve onların devamı olanlar, mağduriyetlerini kullanarak biraz da kolay yoldan iktidara gelmiştir.
1961 Seçimleri'nde AP'nin en ilginç seçim mesajı, DP'nin devamı olduğunu ima eden, 'Gözlerime bakın, anlarsınız' idi. 1983 Seçimleri'nde halk 12 Eylül'e duyduğu tepkiyi ANAP'a; 2002 Seçimleri'nde ise 28 Şubat'a karşı tavrını AK Parti'ye yönelerek göstermiştir (Tabiatıyla, seçimleri etkileyen bunun dışında faktörler de vardır).
1965 ve 1969 Seçimleri'ne, AP'nin ve Demirel'in halk tarafından benimsenen icraatları ve alt yapı yatırımları damgasını vurmuş; slogancı laf kalabalığından öteye gitmeyen 'Ortanın Solu' programının CHP'ye getirisi olmamıştır.
1973 ve 1977 Seçimleri'nde Ecevit'in liderliğindeki CHP, 'tarihî yanılgı' söylemi ile halkla barışmaya çalışmış ve câzip sloganlarla kitleleri sürükleyerek başarılı olmuştur. Buna karşılık uzun süre iktidarda kalamayan Ecevit, 1977 Seçimleri'nde ayrıca 'Kıbrıs Fatihi' unvanını da kullanmıştır.
1983 ve 1987 Seçimleri, ANAP'ın ve Özal'ın başarısıyla sonuçlanmış; bu seçimlere Özal'ın, özellikle ekonomi politikasına duyulan güven damgasını vurmuştur.
Ancak, ANAP yolsuzluk iddialarıyla yıpranmış ve Özal'ın Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra başsız kalarak 1991 Seçimleri'nde ve daha sonraki dönemde mirasyediler eliyle tüketilmiştir. 1991 Seçimleri'nden 2002 Seçimleri'ne kadar devam eden 11 yıllık Koalisyonlar Dönemi, Türkiye'nin kayıp yıllarıdır.
1991 Seçimleri'nden itibaren 'desteksiz atma dönemi' başlamış; Demirel'in ünlü '5 fazlasını verme' vaadi, seçimleri zıvanadan çıkaran bir başlangıç olmuştur. Aynı süreç, 1995 Seçimleri'nde Çiller'in 'atışa devamı' ile süregelmiştir.
1999 Seçimleri'nin ana teması terörist başının yakalanması olmuş; bu konuyu en çok kullanan DSP ve MHP, yanlarına ANAP'ı da alarak iktidara gelmiştir.
2002 Seçimleri ise, hem 28 Şubat'ın rövanşı, hem de sosyolojik bakımdan 'çevre'nin 'merkez'e meydan okuyuşudur.
* * *
22 Temmuz 2007 Seçimleri'nin ana teması, son birkaç aydaki gelişmelerle ortaya çıkmıştır.
AK Parti, bir taraftan, buçuk müdahale sayılabilecek 27 Nisan Muhtırası'nı, AYM'nin tek taraflı politik kararlarını, Sezer'in tutumunu ve Cumhurbaşkanlığı konusunda maruz kaldığı haksızlığı millete şikâyet ederek oyunu arttırmaya çalışırken, diğer taraftan olumlu icraatlarını anlatıyor.
Buna mukabil, muhalefet ise son dönemde artış gösteren terör olaylarını kullanmaya çalışıyor. Bu arada, muhalefetin uçuk vaatlerle oy toplamaya çalıştığı da görülüyor. 'Cumhuriyet Mitingleri'ni kendi lehine istismar eden Baykal'ın, 'laiklik' temasını ise, seçim meydanlarında pek kullanmadığı dikkati çekiyor.
Kısaca, bir tarafta demokrasi, halkın değerleri ve icraat var; diğer tarafta, devletçilik, cumhuriyetin kazanımları ve uçuk vaatler var.
Bakalım kim kazanacak?..
deryatulga
06.07.07, 07:47
06.07.2007
http://www.yenisafak.com.tr/resim/bos.gifhttp://www.yenisafak.com.tr/resim/bos.gifhttp://www.yenisafak.com.tr/resim/bos.gifhttp://www.yenisafak.com.tr/resim/bos.gifYasin Doğan
Yüzde 40 oy almak mucize mi olur?
Bazı yorumcular AK Parti'nin yüzde 40'lara ulaşmasını mucize gibi görüyor. Oysa dün de bahsettiğim gibi anketlere göre AK Parti yüzde 39-44 bandında hareket ediyor.
Peki yüzde 40 oya ulaşmak gerçekten imkansız mıdır?
3 Kasım seçimlerinde AK Parti'nin oyu yüzde 34.3, oy sayısı 10.8 milyon idi. 2002'de katılım yüzde 79 olarak gerçekleşirken toplam seçmen 41.4 milyon, geçerli oy sayısı 31.5 milyon idi.
AK Parti'nin bu seçimde yüzde 40'a ulaşabilmesi için kaç oy alması gerekiyor?
Vatan geçenlerde yaptığı bir haberde bunu hesaplamaya çalışmıştı. 22 Temmuz'da 42.5 milyon seçmen oy kullanacak. Geçerli oyun ise eğer katılım yüzde 85 olursa 35 milyona ulaşacağı öngörülüyor. Bu durumda AK Parti eğer 14 milyon oy alabilirse yüzde 40'ı yakalayabiliyor. İşte bir çok kişiye göre bu pek mümkün değil?
Acaba öyle mi?
28 Mart seçimlerinde AK Parti'nin oyu Büyükşehirlerde yüzde 46.1, diğer şehirlerde yüzde 40.2 idi. Tabii ki yerel seçim ile milletvekili seçimleri birbiriyle kıyaslanamaz.
Ancak il genel meclisi oy dağılımı milletvekilliği oy dağılımıyla kıyaslanabilir.
28 Mart'ta il genel meclisinde AK Parti'nin yüzdesi 41.7, aldığı oy 13.3 milyon idi. Bu seçimde katılım ise yüzde 76 olarak gerçekleşmiş, toplam seçmen 43.3 milyon iken geçerli oy miktarı 32 milyon olmuştu. Yani AK Parti yüzde 40 değil, yüzde 41.7 oy almıştı.
Eğer katılım daha fazla gerçekleşir ve bu kitle ile ilk kez oy kullanacak kitleden AK Parti gerekli oyu alamazsa o zaman yüzde 40'ın altında kalabilir.
Önceki seçimler bugünkü seçim için bir zemin oluşturur. Tam kanaat vermese bile partilerin potansiyellerini ve bulabildikleri zemini gösterir.
3 Kasım ile 28 Mart arasında CHP kaybetmiş, AK Parti ile MHP kazanmıştı.
CHP'nin yüzdesi ise 19'dan 18'e, aldığı oy 6.1 milyondan 5.8 milyona düşmüştü.
MHP ise yüzde 8.3 olan oranını 28 Mart'ta yüzde 10'a çıkarmıştı.
AK Parti'nin oy oranı kıyı Ege ve Akdeniz'de Türkiye genelindeki oy oranı kadar (yani yüzde 34) iken Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yüzde 40'lar civarında, İstanbul hariç Marmara'da Türkiye genelinin 5-10 puan altında, diğer bölgelerde ise yüzde 45'in üzerindeydi.
Şu anki tablo ve mitinglerden çıkan görüntü AK Parti'nin yüzde 38-39 ortalamaya sahip olduğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da oyunu ciddi şekilde artıracağıdır. Abdullah Gül faktörüyle İç Anadolu'daki ve iç Ege'deki oyunu koruması muhtemeldir. Belki Karadeniz'deki yüzde 45 olan oy ortalaması biraz değişebilir.
Diğer önemli faktör ilk kez oy kullanacak yaklaşık 4 milyon gencin oyunun nereye akacağıdır. AK Parti'nin yüzde 40'ı geçebilmesi için buradan da ciddi oy alması gerekiyor. Geçen hafta Sabah gazetesinin yayınladığı gençlik araştırması ve daha önce ANAR'ın yaptığı gençlik anketi AK Parti'yi genç kitlede de birinci parti gösteriyor. Ve oy oranı da kararsızlar dağıtılmadan yüzde 36.
Özetle, AK Parti yerel seçimlerdeki oyunu korusa ve yeni seçmen kitlesinden birinci parti çıksa yüzde 40'ı aşması mucize değildir. Ayrıca bu bir temenni değil, rasyonel bir tespittir.
J.P.Belmondo
06.07.07, 13:02
Seçmen, Köşk için uzlaşma şartını dayatma olarak algıladıCihan Haber Ajansı'nın seçmen eğilimlerine yönelik anketinden çarpıcı sonuçlar çıktı. 27 ilde 12 bin 314 kişi üzerinde yapılan ankette seçmenlerin yüzde 60,7'si AK Parti'nin Köşk seçimindeki tavrını doğru buluyor. Uzlaşma isteğinde katılımcıların sadece yüzde 21,7'si CHP'yi samimi buluyor.http://medya.zaman.com.tr/2007/07/06/zaman-anket1.jpg
İlgili Haberler
http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/pics/nokta.gif
İşte anketin çarpıcı sonuçları (http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=560627)
Türkiye, 22 Temmuz'da yapılacak genel seçimler için nefesini tuttu. Son iki haftaya girerken seçmenler tercihlerini büyük ölçüde netleştirdi.
Siyasi partiler, önemli bir yekün tutan kararsız seçmenin gönlünü kazanmak için son kozlarını oynuyor. Halk, genelde ekonomik ve siyasi görüşleri istikametinde oy kullanıyor. Ancak bu sandıkta en belirleyici faktör olarak cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yaşanan gelişmeler ön plana çıkıyor.Miting meydanlarında parti liderleri Köşk seçimlerinden hareketle bir diğer partiyi halka şikayet ediyor.
http://medya.zaman.com.tr/2007/07/06//zaman-anket_1.jpg
Türkiye genelinde seçmen eğilimlerini Zaman için araştıran nde ilginç sonuçlara ulaşıldı. 23 Haziran-27 Haziran tarihlerini kapsayan ve 27 ilde toplam 12 bin 314 kişi üzerinde yapılan ankette "AK Parti, uzlaşma aramayarak hata yaptı mı?" sorusuna seçmenlerin yüzde 60,7'si 'hayır' cevabı veriyor.
Saha çalışmasında "CHP uzlaşma arayışlarında samimi miydi?" sorusuna da yüzde 21,7 nispetindeki seçmen "olumlu" cevap veriyor. Uzlaşma arayışında CHP'nin samimiyetine inanmayanların oranı yüzde 67,5 olarak ölçüldü. Yüzde 10,6 oranındaki seçmen de CHP'nin uzlaşma konusundaki samimiyetinden "emin olmadığı" şıkkını tercih etti.
Oy tercihlerini etkileyen faktörleri belirlemek için yöneltilen sorulara alınan cevaplara göre parti lideri, seçmenin tercihinde yüzde 83,1 oranında belirleyici. "Oy kullanmamda parti lideri çok önemli" diyen seçmenlerin oranı yüzde 43,1 olurken, yüzde 40,1'i "önemli" dedi.
"Fark etmez" diyenler yüzde 5,3 oranını teşkil ederken, "önemli değil" diyenler yüzde 7,7'de ve "hiç önemli değil" diyenler de yüzde 3,8'de kaldı.
Meydanlardaki siyasi kutuplaşmalar seçmen eğilimine de yansıdı. Seçmenlerin yüzde 38,5'i oy vermede parti ideolojisini "çok önemli" görürken, yüzde 46,5'i "önemli" görüyor.
"Fark etmez" diyenler yüzde 7,2'lik oranı teşkil ederken, yüzde 8,1'i oy tercihi açısından önemsiz buluyor.
Yeni hükümetten beklentiler ise ekonomik refahı artırması, terör olaylarını engellemesi, işsizliğe çözüm, insan hak ve özgürlüklerinin geliştirilmesi, dış itibarın yükseltilmesi olarak sıralanıyor. Çevre duyarlılığı, diğer sorunlar ve diğer partilerle uyumlu çalışması da küçük oranlarda beklenti olarak ifade ediliyor.
İstanbul, Zaman
J.P.Belmondo
06.07.07, 18:30
AK Parti yükselişte
http://www.sandik.org/img/font3_icon.gif (javascript:tsz('article_body' ,'10px')) http://www.sandik.org/img/font2_icon.gif (javascript:tsz('article_body' ,'12px')) http://www.sandik.org/img/font1_icon.gif (javascript:tsz('article_body' ,'14px'))
[/URL]http://img.sandik.org/80000.jpg Sandik 2007'de bugün AK Parti rakipleri ile farkı arttırmaya başladı. Ak Parti milletvekili sayısını 279'a çıkarırken, diğer partiler düşüşe geçti.
Sandik 2007'de bugün AK Parti rakipleri ile farkı arttırmaya başladı. Ak Parti milletvekili sayısını 279'a çıkarırken, diğer partiler düşüşe geçti.
79.543 oyun kullanıldığı ankette AK Parti 27.817 oy aldı.
5 Temmuz'da saat 18.00 itibariyle barajı geçen partiler ve bağımsızların aldığı oy oranları ile şöyle:
Parti.................Aldığı oy.............Milletvekili sayısı
AK PARTİ.........27.817.......... ............279
MHP.................16.183.... ..................153
CHP.................14.782.... ....................98
BAĞ....................7.394.. .....................20
[URL="http://www.sandik.org/index.php?actions=anket_&bolum=sonuclar"]5 Temmuz'da Sandık 2007'de kullanılan oyların ayrıntılarına burayı tıklayıp öğrenebilirsiniz. (http://www.sandik.org/index.php?haberid=21564&parti=&city=#)
EVET.......................... ..................22 bin 004 kişi - yüzde 35,59
Genc Parti gibi dolandiricilar birligine oy verenler, acik ve net söylüyorum: aptaldirlar
Türkiye'nin gelecegini degistirecek,bana o hissi veren daha dogrusu inanmami saglayan partiye oyumu verecegim.Ama o parti olmasaydi yüzde yüz Genc parti'ye verirdim.Aptallar yine gerizekalilardan iyidir.
J.P.Belmondo
06.07.07, 21:57
Türkiye'nin gelecegini degistirecek,bana o hissi veren daha dogrusu inanmami saglayan partiye oyumu verecegim.Ama o parti olmasaydi yüzde yüz Genc parti'ye verirdim.Aptallar yine gerizekalilardan iyidir.
GP oyunu veren tek aptal dehil, ondan fazlasi, türkiyenin siyasetine ve demokrasi oy hakina, resmen alay gecmek demek.Almanlarin dedigi gibi......"Den verlorenen Verstand findet keiner wieder"...
GP hele Uzana oy verenlere hic anlayisim yok....Gecmis olsun bu zihniyete!!
http://i.today.reuters.com/media/images/Refreshlogo.gif (http://de.today.reuters.com/default.aspx)
Umfragen: Erdogans AKP kann bei Wahl auf sichere Mehrheit bauen
Do Jul 5, 2007 5:16 MESZhttp://i.today.reuters.com/images/spacer.gif
Ankara (Reuters) - Die Partei des türkischen Ministerpräsidenten Tayyip Erdogan kann Umfragen zufolge bei den Parlamentswahlen in zwei Wochen mit einer sicheren Mehrheit rechnen.
Den am Donnerstag veröffentlichten Ergebnissen zufolge wollen 40 Prozent der Türken ihre Stimme der im Islam verwurzelten Regierungspartei AKP geben. Auf die größte Oppositionspartei, die links der Mitte angesiedelte Republikanische Volkspartei (CHP) entfallen demnach etwa 18 Prozent. Die ultra-nationalistische MHP pendelt derzeit rund um die Zehn-Prozent-Schwelle, die für einen Einzug in das Parlament überschritten werden muss.
Die Umfrage wurde vom Meinungsforschungsinstitut Pollmark gemacht und am Donnerstag von der regierungsfreundlichen Tageszeitung Yeni Safak veröffentlicht. Weitere Befragungen, die von der Tageszeitung Aksam publiziert wurden, kamen zu ähnlichen Ergebnissen. So sah das Institut Genar die AKP bei 41 Prozent, die CHP bei 22 Prozent und die MHP bei elf Prozent. In diesem Fall käme die AKP auf 317 der 550 Sitze im Parlament, die CHP auf 142 und die MHP auf 56 Abgeordnete. Zudem dürften bis zu 29 Unabhängige ins Parlament einziehen, die meisten davon aus der kurdischen Region. Die Sitzverteilung ist in hohem Maße davon abhängig, wieviel Gruppierungen den Sprung ins Parlament schaffen.
Die AKP ist seit 2001 an der Regierung und profitiert von einem starken Wirtschaftswachstum sowie von dem Beginn der EU-Beitrittsgespräche, um deren Aufnahme sich die Türkei 40 jahre lang bemüht hat. Die säkulare Elite des Landes hat die Partei aber im Verdacht, heimlich an einer Islamisierung der Türkei zu arbeiten. Die AKP hat den Vorwurf zurückgewiesen. Im Streit um den Nachfolger von Präsident Ahmet Necdet Sezer flammte der Konflikt Ende April so heftig auf, dass Erdogan vorgezogene Wahlen für den 22. Juli ansetzte.
Quelle (http://de.today.reuters.com/news/newsArticle.aspx?type=topNews&storyID=2007-07-05T151607Z_01_BON554943_RTRDEO C_0_TRKEI-UMFRAGE.xml&archived=False)
bir insani sadece siyasi tercihinden dolayi aptal veya gerizekali olarak nitelendirmek ne kadar dogru bilmiyorum, unutmamak lazim ki gp 5-7% arasinda oy alacaktir, bence gp samimi degil ve onlara oy verenleri anlayamiyorum, ama yine de 2-3 milyon kisi yi sadece siyasi tercih lerinden dolayi ve bu kadar kolay aptal veya gerizekali olarak nitelendirmek bence yanlis !
deryatulga
08.07.07, 15:48
Trabzon'un "Taksim"i...
TRABZON
Sağanak bastıran yağmur altında sudan çıkmış hamsi gibiyiz.
Islanmak istemesek de çare yok...
Rüzgarın yönüne göre her yanımızdan vuruyor. Biz perişan, Trabzonlu mutlu.
Uzun süredir yağmur yağmayınca çay ve fındığın yaprakları kurumuş.
Biz şemsiye ve saçak altında, onlar "bereket geldi" sevinci içinde kısa kollu gömlekle Trabzon'un vazgeçilmez miting meydanı Taksim'de...
Aşık'ın başarısı
Bir parti gidiyor, diğeri meydanı kapıyor.
İki mitingi arka arkaya izliyoruz.
İlki DP lideri Mehmet Ağar'ın...
Sabah havaalanında karşılaştığımız eski bakanlardan DP birinci sıra adayı Eyüp Aşık, "Meydanda 20 bin kişi olacak" diyor.
İlçeler dahil, hangi evden kaç kişinin mitinge hangi minibüs şoförü tarafından getirileceğine kadar her şeyi ayarlamış.
Mitinge bir saat kala, 10.00'da varilden boşalır gibi yağmur iniyor, bir türlü de dinmiyor.
Yağmura rağmen meydan dolunca Ağar mitingi yapıyor.
Alanın en ilginç görüntüsü çatıda sağlanamayan Anavatan-DP bütünleşmesinin eski ANAP'lı Aşık sayesinde burada tabanda bitirilmiş olması.
Anavatan'ın, Özal döneminden kalma sarı renkli Türkiye haritalı olanların yanı sıra, Mumcu döneminde yaratılan yeşil renkli bayrakları, DP bayrağı ile yan yana sallanıyor.
Aşık, dün akşam Çarşıbaşı'nda gerçekleşen şenlikte Mehmet Ağar ile Mesut Yılmaz'ı yan yana oturtmayı planlamış.
Yılmaz'ın İstanbul'da bir düğüne şahit olarak davet edilmesi planını bozmuş.
Camdan atlasınlar
DP'deki genel havaya gelirsek.
Bölgeyi iyi bilenlerin söylediğine göre DP Karadeniz'de iki hafta öncesine göre daha farklı.
Kendisine güven gelmiş, "Bu işi başaracağız" hırsı canlanmış.
Trabzon'da olduğu gibi Ağar'ın son günlerde düzenlediği mitinglerdeki kalabalık ise buna bağlanıyor. Ağar da bundan olsa gerek, dün Taksim meydanındaki konuşmasının ağırlıklı bölümünü "DP iktidara gelince" söylemi üzerine oturttu.
Bir de eski meslektaşları vali ve kaymakamları uyardı; "iktidara şirin görünen davranışlardan kaçınmalarını" isteyip sert çıktı:
"Yarın iktidara geldiğimizde, iktidar yönünde tavır koyan bir kişi koymam. Aksini iddia eden camdan atlayıp gitsin."
Ağar'ın bir iddiası daha vardı; Başbakan Erdoğan'ın, bir daha Gül'ü Cumhurbaşkanı, Arınç'ı da TBMM Başkanı adayı olarak göstermeyeceği...
Meydandan ayrılırken Ağar keyifli, bir saat yağmurun altında kalan 10 bine yakın insan ise su içindeydi.
Meydancılar
Ağar'ın otobüsü ayrılmadan, hemen yan sokakta beklemekte olan Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Haydar Baş'ın adamları meydanı doldurdu.
O kadar süratli davrandılar ki, bazıları tırmanıp DP'nin bayraklarının yerine kendi bayraklarını astı.
Hoparlörler de süratle yerleştirilip Baş beklenmeye başlandı.
Meydandaki insan profili kısa sürede değişti.
Ağar'ın mitingini dolduran kalabalığın üçte birini oluşturan başı açık veya yemenili kadınlar yok oldu; yerini onlardan çok daha az sayıdaki pardösülü türbanlı olanlar aldı.
Trabzon'da sonuç ne olur derseniz; otelde karşılaştığımız Bakan Faruk Nafiz Özak, "5 oluruz" dedi, CHP'li Şevket Arz, "3 alırız"
iddiasında bulundu, DP'li Aşık "3'e gidiyoruz", MHP'liler ise "Biz 2" dedi.
Topladık hepsi 13 etti; oysa Trabzon 8 milletvekili çıkarıyor.
İki hafta sonra bakalım kim haklı çıkacak.
su an MHP nin kayseri mitingi tv canli yayinlaniyor..........igne atsan yere düsmez...
diger mitingler gibi bu mitinge de onbinlerce gönül verenler istirak etmis....
meydanlara bakacak olursak MHP-AKP basi cekiyor,ama MHP devlet imkanlarini suistimal etmeden bunu basariyor......:lach:
deryatulga
08.07.07, 15:58
su an MHP nin kayseri mitingi tv canli yayinlaniyor..........igne atsan yere düsmez...
diger mitingler gibi bu mitinge de onbinlerce gönül verenler istirak etmis....
meydanlara bakacak olursak MHP-AKP basi cekiyor,ama MHP devlet imkanlarini suistimal etmeden bunu basariyor......:lach:
Benim Kayseri Sarioglan ülkücülerine bir hatir borcum var, 1979da dagilan egzosu köy demircisinin imkanlariyla onarmislardi!:aferin:
Gerci son dakkika bile hershey degishebilir ,ama anlashilan K.Irak´a müdahale meselesi ile "urgan hadisesi" ters tepti ... :
AKP oyunu arttırdı, MHP düşüşte
Devletin çok önemli bir kurumunun, önde gelen kamuoyu araştırma şirketlerinden birine yaptırdığı ankette, seçimlere iki hafta kala oy oranlarının gözle görülür şekilde değiştiğini gösteriyor. İşte anketteki son oy oranları:
Devletin “Hassas Kurumu”nun yaptırdığı son anket, seçimlere iki hafta kala oy oranlarının gözle görülür şekilde değiştiğini gösteriyor.
Devletin çok önemli bir kurumunun, önde gelen kamuoyu araştırma şirketlerinden birine yaptırdığı ankette, AK Parti tüm çalkantılara rağmen, 2002 seçimlerine kıyasla oylarını yaklaşık yüzde 5 oranında artırmış görünüyor. Anketin sürpriz denilebilecek sonucu ise, pek çok ankette baraj sorunu hiç görünmeyen MHP’nin barajın altında kalıyor görünmesi.
Bir diğer sonuç ise yine seçimlerin barajı aşabilecek partileri arasında gösterilen Demokrat Parti ve Genç Parti’nin baraja yaklaşamayacak miktarda oy alacak partiler olarak görünmesi.
İşte “Hassas Kurumun” hassas anketinin sonuçları:
AKP yüzde 39, CHP yüzde 19, MHP yüzde 9, Genç Parti yüzde 6, DP 6.1, Bağımsızlar yüzde 5, kararsızlar yüzde 13,9.
AK Parti oy oranını son günlerde yürüttüğü propaganda taktikleriyle yaklaşık beş puan artırmayı başarırken, AK Parti ile Bölücübaşı Abdullah Öcalan’ın idamı tartışmalarına girişen MHP’nin ise bu tartışmanın ardından 6-7 puanlık bir düşüş yaşadığı gözleniyor.
CHP’nin oy oranını hedeflediği ölçüde artıramadığı tespit edilirken, Genç Parti ve Demokrat Parti’nin yüzde 6 civarında seyretmesi “seçim öncesi sürprizi” olarak değerlendiriliyor.
cafesiyaset.com
Gerci son dakkika bile hershey degishebilir ,ama anlashilan K.Irak´a müdahale meselesi ile "urgan hadisesi" ters tepti ... :
AKP oyunu arttırdı, MHP düşüşte
Devletin çok önemli bir kurumunun, önde gelen kamuoyu araştırma şirketlerinden birine yaptırdığı ankette, seçimlere iki hafta kala oy oranlarının gözle görülür şekilde değiştiğini gösteriyor. İşte anketteki son oy oranları:
Devletin “Hassas Kurumu”nun yaptırdığı son anket, seçimlere iki hafta kala oy oranlarının gözle görülür şekilde değiştiğini gösteriyor.
Devletin çok önemli bir kurumunun, önde gelen kamuoyu araştırma şirketlerinden birine yaptırdığı ankette, AK Parti tüm çalkantılara rağmen, 2002 seçimlerine kıyasla oylarını yaklaşık yüzde 5 oranında artırmış görünüyor. Anketin sürpriz denilebilecek sonucu ise, pek çok ankette baraj sorunu hiç görünmeyen MHP’nin barajın altında kalıyor görünmesi.
Bir diğer sonuç ise yine seçimlerin barajı aşabilecek partileri arasında gösterilen Demokrat Parti ve Genç Parti’nin baraja yaklaşamayacak miktarda oy alacak partiler olarak görünmesi.
İşte “Hassas Kurumun” hassas anketinin sonuçları:
AKP yüzde 39, CHP yüzde 19, MHP yüzde 9, Genç Parti yüzde 6, DP 6.1, Bağımsızlar yüzde 5, kararsızlar yüzde 13,9.
AK Parti oy oranını son günlerde yürüttüğü propaganda taktikleriyle yaklaşık beş puan artırmayı başarırken, AK Parti ile Bölücübaşı Abdullah Öcalan’ın idamı tartışmalarına girişen MHP’nin ise bu tartışmanın ardından 6-7 puanlık bir düşüş yaşadığı gözleniyor.
CHP’nin oy oranını hedeflediği ölçüde artıramadığı tespit edilirken, Genç Parti ve Demokrat Parti’nin yüzde 6 civarında seyretmesi “seçim öncesi sürprizi” olarak değerlendiriliyor.
cafesiyaset.com
Acaba MHP´demi Basbakan gibi "apo´ya" sayin ve sehitlere "kelle" dese:think: ..baksaniza "oy" arttiriyor..
dün RTE afyon da mitingdeydi.bazi gazeteler 8-10-15 bin den bahs ediyiyor.........
benim hanim emirdag/afyon lu ve o yüzden bu ile güclü bir bagim var.
son türkiye seyahatim de afyon da bulunmustum.
bu ilimiz büyük ölcüde tarima dayali olan bir sehir.
durumlari gercekten zor,gelir-gider ler alt üst olmus durumda.......
cuma günü MHP nin büyük mitingi var.....bu ildeki AKP-MHP farki bu mitingle kesin ortaya cikar...
herhalde kalabalik izm.-ank. kara yoluna tasir.....:lach:
deryatulga
09.07.07, 20:24
Tayyip Erdoğan'ın Adana intiharı
Adana'daydım geçen hafta... Müthiş bir sıcak... Siyasi hava ise bir o kadar soğuk!
Seçim havası hala yok...
Adana insanı sıcak...
Bir o kadar da samimi...
Taksi şoförüne sordum:
-Niye burası bu kadar sessiz?
-Tayyip Bey sağolsun!
Taksici ismini vermek istemiyor ama Allah'ı var iyi konuşuyor:
-Geçen seçimde Bahçeli bizi Tayyip Bey'e mecbur etmişti. Şimdi Tayyip Bey bizi Bahçeli'ye mecbur etti.
-Yani?
-MHP'ye vereceğim oyumu.
Bir tek taksici değil, garsonu, işçisi, memuru, köylüsü, esnafı, dargelirlisi AK Parti'ye bu sefer soğuk... Buna neden olarak, Erdoğan'ın Adıyaman'lı kurmayı Mir Dengir Fırat gösteriliyor:
-Ne işi var Adana'da?
Serdar Yılmaz isimli esnaf komşusunu doğruluyor:
-Tayyip bu sefer intihar etti!
-Sizce de öyle mi Enver Dayı?
-Vallah öyle.. Yazık da etti..
AK Parti değilse kim peki?
CHP ismi daha çok telefuz ediliyor sanki...
MHP ikinci sırada...
DP'nin esamesi yok...
AK Parti aday sıralaması yüzünden üçe düşebilirmiş!
Adanalılar'ın şimşeklerini üzerine çeken Mir Dengir Fırat'la Seyhan Otel'de karşılaştık:
-Size tepki var!
-Vardı...
-Şimdi?
-Anlattık, dinlediler ikna oldular.
-Sonuç?
-İddia edildiği gibi CHP birinci sırada değil. AK Parti burada yine birinci. Seçime de daha var. O zamana kadar biz üzerimize düşeni yapar, sonuca ulaşırız!
Mersin'e doğru yol aldık...
Cem Uzan geçiyor:
-Oyun kime dayı!
-Vallahi ya buna ya da Tayyip'e...
İlginç değil mi?
Özetle...
Mir Dengir Fırat umutlu konuşsa da AK Parti Adana'da eski gücünde değil. Adanalı Tayyip Erdoğan'ın neden böyle bir liste diğişikliği yaptığına akıl sır erdiremiyor. Hal böyle olunca, sandıkta bunun hesabını sormaya hazırlanıyor.
Özetin özeti şu:
Adana'da CHP başa güreşiyor, AK Parti ikinci sırada. MHP bu iki partiyi kovalıyor!
Yazar: Hadi ÖZIŞIK
www.internethaber.com sitesinden 09.07.2007 tarihinde yazdırılmıştır.
deryatulga
09.07.07, 20:42
AK Parti'nin gizli anketi
09 Temmuz 2007 Pazartesi 20:32
AK Parti'nin anketinde hangi partinin oyları patlama yaptı? İddianın kaynağı..
AK Parti'nin gizli anketinde Saadet Partisi'nin oylarının patlama yaptığı iddia edildi. İddianın kaynağı Milli Gazete. İşte gazetenin iddiası...
AKP’nin 1 Temmuz 2007 tarihli anketinde Saadet Partisi’nin oy oranı % 13,4 olarak gösterildi. Başkent Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin anketi de oyların Saadet’e aktığını gösteriyor.
Önceki günlerde yapılan ve malum gazetelerde yer alan anketlerde Saadet Partisi’nin yok sayılması, gerçeği örtmeye yetmedi.
Kısa bir süre önce de partiler arasında “diğerleri” içinde gösterilen Saadet Partisi’nin oyları, uygulanan ambargoyu delerek anketlere girdi. Gerçekte olduğu gibi, anketlerde de Saadet’in yükselişi sürüyor.
AKP’nin yaptırdığı gizli anket Saadet Partisi’nin seçimlerde baraj sorunu olmadığını ortaya koydu. AKP’nin hazırladığı 1 Temmuz 2007 tarihli Türkiye Geneli Seçim Anket Bildirim Çizelgesi’nde Saadet Partisi yüzde 13,4 alarak 3’üncü parti oldu.
“AKP kan kaybediyor, Erbakan’a cevap veremiyor”
Araştırmada, “Bir önceki araştırmamızdan bu yana AKP’nin oy kaybettiğini görmekteyiz. Bu durumun en büyük etkeni Necmettin Erbakan’ın yaptığı konuşmalardır. AKP kurmaylarının Necmettin Erbakan’ın ithamlarına cevap vermemesi seçmeni ikileme düşürmüştür.
Seçmen ‘Susmak kabullenmektir’ sözünden hareketle Necmettin Erbakan’ın haklı olduğunu düşünmektedir. Bu durum AKP’deki Millî Görüş oylarının Saadet Partisi’ne kaymasını sağlamaktadır.” denildi. Erbakan’ın vereceği konferansların ve miting konuşmalarının da etkisiyle seçim yaklaştıkça Saadet’in oylarının daha da artacağı vurgulanan araştırmada, 4 partinin meclise girmesi durumunda AKP’nin 276’yı bulamayacağı ve tek başına iktidar olamayacağı kaydedildi.
Milli Gazete
AKP laut Umfrage vor Erdrutschsieg
41 Prozent der Befragten für konservativ-islamische Regierungspartei, nur 16,5 Prozent für sozialdemokratische CHP - Wahl am 22. Juli
Ankara - Die türkische Regierungspartei AKP kann laut einer Umfrage mit einem erdrutschartigen Sieg bei den Parlamentswahlen in knapp zwei Wochen rechnen. Nach der am Montag veröffentlichten Erhebung der Finanzberater von Raymond James Securities dürfte die religiös-konservative Partei von Ministerpräsidenten Tayyip Erdogan auf 41 Prozent kommen. Bei einer solchen Mehrheit könnte die AKP auf Koalitionspartner verzichten. Auf die größte Oppositionspartei, die links der Mitte angesiedelte Republikanische Volkspartei (CHP), entfallen der Umfrage zufolge 16,5 Prozent, auf die ultra-nationalistische MHP 12,7 Prozent.
Andere Parteien würden an der Zehn-Prozent-Hürde scheitern, die für einen Einzug in das Parlament überschritten werden muss. Die AKP würde demnach auf eine komfortable Mehrheit von 298 Parlamentssitzen kommen. Diese würde aber nicht ausreichen, um die Verfassung im Alleingang zu ändern. Eine politische Krise drohe somit also nicht unmittelbar. Ein solcher Ausgang der Wahl wäre nach Auffassung von Raymond James Securities denn auch im Sinne des Marktes. Die meisten Anleger spekulieren offenbar bereits auf dieses Szenario. Die türkischen Finanzmärkte verzeichneten in der vergangenen Woche kräftige Gewinne.
Die moderat-islamische AKP gilt als Unternehmer-freundlich. Sie ist seit 2001 an der Regierung und profitiert von einem starken Wirtschaftswachstum sowie von dem Beginn der EU-Beitrittsgespräche, um deren Aufnahme sich die Türkei 40 Jahre lang bemüht hat. Freilich, in Kernfragen wie Zypern (ausstehende Öffnung der Häfen für die Republik Zypern, die ungeachtet der weiter bestehenden Trennung von Nordzypern in die EU aufgenommen wurde) und Rechten für Minderheiten (christliche und andere Religionsgemeinschaften, Kurden-Frage) vertritt auch die Erdogan-Regierung unnachgiebige Positionen.
Die säkulare Elite des Landes hat die Partei aber im Verdacht, heimlich an einer Islamisierung der Türkei zu arbeiten. Die AKP hat den Vorwurf zurückgewiesen. Sowohl Erdogan als auch die Nummer zwei der AKP, Außenminister Abdullah Gül, haben persönlich eine islamistische Vergangenheit. Rund um den Versuch, durch eine parlamentarische Abstimmung Gül in das Präsidentenamt zu hieven, fanden in Großstädten des Landes riesige Protestdemonstrationen der säkularen Kräfte statt. Im Streit um den Nachfolger von Präsident Ahmet Necdet Sezer flammte der Konflikt Ende April so heftig auf, dass Erdogan vorgezogene Wahlen für den 22. Juli ansetzte. (APA/Reuters)
Der Standard, 09. Juli 2007, 17:59
Quelle (http://derstandard.at/?url=/?id=2952419)
ähnlich hier (http://www.sueddeutsche.de/ausland/artikel/691/122524/) und hier (http://www.baz.ch/news/index.cfm?keyID=d9d08a04-1208-4059-9e63e3737491f484&startpage=1&ObjectID=AABEDB99-1422-0CEF-7035926D6846B978)
Wenn die sogar sagen, dass die MHP auf 12 Prozent kommt, dann kanns ja nur besser werden.
Wenn die sogar sagen, dass die MHP auf 12 Prozent kommt, dann kanns ja nur besser werden.
bunlar bile 12-13 dn bahse ediyorsa gercegi ney acaba..??
gercek sudur,akp ve chp den MHP ye kaymalar var ve bu son 12 günde de devam eder gibi....
CHP yi gecip,sn. devlet bahceli nin basbakanligin da bir koalisyon söz konusu olabilir...
artik medya da bu durumu bir gözden gecirebilse....
bunlar bile 12-13 dn bahse ediyorsa gercegi ney acaba..??
gercek sudur,akp ve chp den MHP ye kaymalar var ve bu son 12 günde de devam eder gibi....
CHP yi gecip,sn. devlet bahceli nin basbakanligin da bir koalisyon söz konusu olabilir...
artik medya da bu durumu bir gözden gecirebilse....
medyanin ne dedigi önemli degil. büyük kuruluslarin kimin elinde oldugu zaten belli.
secimlerden sonra hersey net ortaya cikar.
mhp- chp koalisyonu en büyük ihtimal gibi görünüyor. tabi chp ile verimli bir calisma icine nasil girilecek ben sahsen bilmiyorum.
medyanin ne dedigi önemli degil. büyük kuruluslarin kimin elinde oldugu zaten belli.
secimlerden sonra hersey net ortaya cikar.
mhp- chp koalisyonu en büyük ihtimal gibi görünüyor. tabi chp ile verimli bir calisma icine nasil girilecek ben sahsen bilmiyorum.
vallahi son cümlene katiliyorum,yalan degil...
hele bir 22 temmuz da ne tablo ile karsi karsiya kalacagiz bekliyelim...
allah büyüktür....
vallahi son cümlene katiliyorum,yalan degil...
hele bir 22 temmuz da ne tablo ile karsi karsiya kalacagiz bekliyelim...
allah büyüktür....
chp'nin onur öymen'i var. chp böyle insanlar ile dolu olsa, odama inönü beyin resmini asarim.:lach:
deryatulga
10.07.07, 00:27
SİYASİ, EKONOMİK, SOSYAL ARAŞTIRMALAR VE STRATEJİ GELİŞTİRME MERKEZİ
Türk Seçmeninin:
Siyasi Partiler, Cumhurbaşkanlığı Seçimi, Türkiye nin Daha İyi Yönetilmesi, AKP-PKK Perspektifinde ABD-AB nin İmajı ve Partisel Eğilimlerin Belirlenmesi Anketi
HAZİRAN 2007
ARAŞTIRMANIN SAHASI : Tunceli, Hakkari, Artvin, Bingöl, Ardahan, Siirt, Şırnak, Aksaray, Gümüşhane, Bayburt, Kilis, Karaman, Niğde, Kırklareli, Uşak, Kırşehir, Nevşehir, Yalova, Çankırı, Burdur, Kars, Bilecik, Muş, Erzincan, Bartın, Düzce illeri DIŞINDA kalan 55 il, 72 ilçe ve 12 beldedir.
KOTALAR : TÜİK ve YSK verilerine bağlı kalınmıştır.
DENEK SAYISI VE ANKET TEKNİĞİ :
Araştırma 8.140 denekle yüz yüze görüşülerek yapılmıştır.
ARAŞTIRMA TARİHİ : 21, 22, 23, 24 Haziran 2007
ARAŞTIRMAYI YAPTIRAN KURULUŞ :
Anket, SESAR tarafından danışmanlık hizmetinde kullanılmak üzere yapılmıştır.
ARAŞTIRMAYI YAPAN KURULUŞ :
SESAR ARAŞTIRMA MERKEZİ
HİPER KAOS GELİYOR! AKP ÇOK ÖNDE!
Seçmenin "22 Temmuz daki seçimde kime oy vereceksiniz?" sorusuna verdiği cevaplar AKP nin % 43.12 lik oy oranına ulaştığını gösteriyor.
CHP % 18.25 ve MHP % 13.33 le barajın üstündeki diğer iki parti.
DP ve GP baraj altında.
Bağımsız (DTP) kökenli adaylar etnik seçmenin yoğun olduğu yerlerde öne çıkıyor.
Anket Soruları ve Oranlar:
-22 Temmuz da yapılacak genel seçimi hangi partinin kazanmasını istiyorsunuz?
Hiçbirinin % 22.40
AKP nin % 17.11
CHP nin % 15.58
MHPnin % 15.13
DP nin % 11.75
GPnin % 8.92
Diğer % 9.11
-AKP nin tekrar iktidara gelmesini istiyor musunuz?
Evet % 20.35, Hayır % 67.16, Cevapsız % 12.49
-22 Temmuz da yapılacak genel seçimi hangi parti kazanacak?
Hiçbirisi % 10.41
AKP % 25.68
CHP % 17.59
GP % 13.69
MHP % 17.51
DP % 10.59
Diğer % 4.53
-AKP Türkiye yi iyi yönetebilir mi?
Evet % 19.85, Hayır % 72.10, Cevapsız % 8.05
-AKP 22 Temmuzda yeniden iktidar olursa Türkiyeyi yönetebilir mi?
Evet % 18.97, Hayır % 75.30, Cevapsız % 5.73
-CHP yi Türkiyeyi yönetecek kadar hazırlıklı buluyor musunuz?
Evet % 15.64, Hayır % 69.23, Cevapsız % 15.13
-MHP Türkiyeyi yönetecek kadar hazırlıklı mı?
Evet % 12.78, Hayır % 80.97, Cevapsız % 6.25
-GP Türkiyeyi yönetecek kadar hazırlıklı mı?
Evet % 17.00, Hayır % 57.83, Cevapsız % 25.17
-DP Türkiyeyi yönetecek kadar hazırlıklı mı?
Evet % 13.55, Hayır % 52.17, Cevapsız % 34.28
-Hangi parti Türkiyeyi en iyi şekilde yönetir?
Hiçbirisi % 42.08
AKP % 9.45
CHP % 9.17
MHP % 8.95
DP % 8.81
GP % 5.68
Diğer % 1.00
Cevapsız % 14.86
-Hangi lideri daha çaplı buluyorsunuz?
Hiçbirisini % 49.84
Recep Tayip Erdoğan % 8.14
Mehmet Ağar % 8.00
Deniz Baykal % 7.60
Devlet Bahçeli % 4.85
Cem Uzan % 6.54
Diğer % 1.80
Cevapsız % 12.23
-Cumhurbaşkanlığı Seçimi esnasında doğan gerilimden AKP yi sorumlu tutuyor musunuz?
Evet % 57.61, Hayır % 26.28, Cevapsız % 16.11
-AKP nin mağdur edildiğine inanıyor musunuz?
Evet % 27.39, Hayır % 53.96, Cevapsız % 18.65
-Cumhurbaşkanlığı Seçiminde AKP hata yaptı mı?
Evet % 64.71, Hayır % 21.75, Cevapsız % 13.54
-AKP 22 Temmuz 2007 Genel Seçimini kazanırsa gerilim ve kaos dahada artar mı?
Evet % 73.42, Hayır % 14.58, Cevapsız % 12.00
-ABD nin AKP yi desteklediğine inanıyor musunuz?
Evet % 92.64, Hayır % 4.75, Cevapsız % 2.61
-ABD nin PKK, Barzani, Talabaniyi desteklediği görüşünde misiniz?
Evet % 96 13, Hayır % 1.50, Cevapsız % 2.37
-ABD nin ve AB nin Türkiyenin bölünmesi için çalıştığını kabul ediyor musunuz?
Evet % 93.05, Hayır % 2.38, Cevapsız % 4.57
-ABD ve AB Türkiyenin düşmanı mı?
Evet % 92.14, Hayır % 4.00, Cevapsız % 3.86
-Asker duruma el koysun mu?
Evet % 84.10, Hayır % 13.65, Cevapsız % 2.25
-Türkiye iyiye gidecek mi?
Evet % 16.59, Hayır % 75.87, Cevapsız % 7.54
-22 Temmuz daki genel seçimde hangi partiye oy vereceksiniz?
(Dağılım, kararsızların 2. parti tercihleri göz önüne alınarak oluşturulmuştur.)
AKP % 43.12
CHP % 17.25
MHP % 13.33
DP % 9.95
GP % 8.71
Bağımsızlar % 4.12
Diğer % 3.52
SEÇMENİN PORTRESİ:
SİYASETTEN VE PARTİLERDEN ÜMİT KESEN SEÇMEN
-22 Temmuz daki genel seçimi hangi partinin kazanmasını istiyorsunuz? sorusuna seçmenin % 22.40 ı "Hiçbirisinin kazanmasını istemiyorum." diye cevap veriyor. % 43.12 oranında "zoraki" tercih edilen AKP nin 22 Temmuz daki genel seçimi kazanmasını isteyen seçmenin oranı ise % 17.11.. Anket bitiminde bu siyasi paradoksu ve seçmen davranışındaki makası araştırdık.
Seçmen, muhalefeti oluşturan partilerin iktidara gelmek ve AKP ye alternatif olmak için en ufak bir çaba bile göstermediğini vurguluyordu. CHP, MHP, ANAP, DYP, GP ve diğer siyasi partilerin de iktidar olmayı hedeflemediklerini, iktidara geldikleri taktirde AKP den farklı bir politika izlemeyeceklerini düşünen seçmen, siyasal bir umutsuzluğu yaşıyor.
Sanki bazı merkezlerin özellikle ABD ve AB nin, diğer siyasi partileri AKP İktidarının devamı konusunda "ikna" ettiği, seçmenin en güncel değerlendirmelerinden biri.
"AKP yi, ABD nin, AB nin, Barzani, Talabani ve PKK nın desteklediği apaçık ortada iken nasıl oy vereceğim diyebiliyorsunuz?" diye bir soru yönelttik, "AKP ye oy vereceğim." diyen seçmene.
Cevaplar ise şöyle; "Ağar da düz ovada siyaset söylemi ile "Güneydoğu Sorunu" na açılım getirmeye çabalıyor
"MHP, AKP nin bölücülüğüne karşı ne yaptı? Bahçeli ara sıra bağırıp çağırıp, sonra kış uykusuna yatmadı mı? MHP 12 Eylül den önce gençleri sokaklara salarak hata yaptı. Şimdi de meydanı ABD ve AB nin uşaklarına bırakarak "hata" sını devam ettiriyor. MHP nin AKP den ne farkı var?”
CHP ye gelince; "Baykal değil mi, Recep Tayyip Erdoğan ı başbakanlığa taşıyan? Recep Tayyip Erdoğan ile, Abdullah Gül ile, Bülent Arınç la, Abdüllatif Şener le Baykal ın arasında ne fark var? CHP nin AKP den farkı nedir?"
"Recep Tayyip cumhurbaşkanı olmasın, Gül cumhurbaşkanı olmasın, AKP yi istemiyorum demek değil ki! Baykal sadece oy verebileceği bir cumhurbaşkanı istiyor. İktidar olmayı da istemiyor." "Söyleyin bize, partiler AKP yi iktidardan indirmek isteseler, AKP nin artık beşikteki çocukların bile bildiği rezaletlerini ortaya döküp, milletin önüne bir kurtuluş programı koyup politika yapmazlar mıydı?" "Bu muhalefet partileri AKP yi indirmek istemiyorlar. Sadece AKP nin çok yüksek oranda oy almasını engellemeye çalışıyorlar."
Seçmenin yukarıda toparladığımız görüşleri, AKP nin neden % 43 lerde seyrettiğini yeterince açıklıyor.
SEÇMEN AKP NİN TEKRAR İKTİDARA GELMESİNİ İSTEMİYOR!
Seçmenin % 67.16 sı "AKP tekrar iktidar olmasın.", % 20.35 i "AKP tekrar iktidar olsun." düşüncesinde.
Yine "AKP ye oy vereceğim." diyen seçmene, "Hem AKP tekrar iktidar olmasın diyorsunuz, hem de AKP ye oy vereceğim diyorsunuz. Bu nasıl iştir?" diye sorduk.
Seçmenin AKP li olanlarının dışındaki kesimi, "AKP yi indirebilecek hiçbir siyasi parti yok. Hiç değilse oylarımızı AKP ye verirsek, asker bizi bu baş belalarından kurtarır." inancıyla AKP ye yöneliyor.
AKP den kurtulmak için AKP ye oy verelim! O zaman asker bizi bu baş belalarından kurtarır! eğilimi, seçmenin çaresizliğini, kıstırılmışlığını ve esir alınmışlığını nasıl yenmeye çalıştığını, nasıl bir çıkış yolu aradığını gösteriyor.
Bütün partiler AKP ye yardım ediyor. Tüm partileri ABD ve AB yönlendiriyor.
Türkiye de Koç ve Sabancı Hükümeti, TÜSİAD Hükümeti var. AKP ye esir düştük.
Tüm partiler AKP gibi. Hepsinin tek derdi Meclise girmek. AKP nin, Recep Tayyip in ve Gül ün tek derdi ise Köşke çıkmak. Biz sizlere bunun için mi oy verdik! Medya AKP yi destekliyor. Cemaatler de öyle. Allah diyen birisi bu partilere oy verir mi? Cumhurbaşkanı seçemeyen AKP, Türkiye yi nasıl yönetecek? AKP, Türkiye nin satılması sürecini yönetiyor.
Seçmenin oynanan ince (!) siyasi oyunu çarpıcı şekilde analiz eden tek cümlelik özlü sözlerini göz ardı etmemek lazım.
Derin Türkiye nin "AKP den kurtulmak için AKP ye oy verelim. Çünkü o zaman AKP yi ordu indirir!" umudu ve stratejisi, politikacıların ve politikanın fiyaskosudur.
Seçmenin Türkiye yi yönetecek bir siyasal kalite arayışına son vermesi ve "askerin sürece müdahalesine oynaması", iyi analiz edilmelidir!
SEÇMENE GÖRE 22 TEMMUZDA SANDIKTAN AKP ÇIKACAK! CHP, MHP VE BARZANİ, TALABANİ İLE PKK MECLİSE GİRECEK! DP VE GP NİN MECLİSE GİRME OLASILIĞI ÇOK YÜKSEK!
Seçmenin % 25.68 i 22 Temmuz’da sandıktan AKP nin çıkacağından "emin". Seçmenin ifadesi ile AKP yeniden Mecliste çoğunluğu alır. PKK, Barzani, Talabani, Meclise girer. MHP ve CHP de barajı aşar.
Uzan ın ve Ağar ın, iktidara gelmek için değil, barajı aşmak için çalıştığını tespit eden seçmen, partilerin, medyanın, iş dünyasının ve hatta PKK nın bile yattığı AKP yi yüksek oranda oyla cezalandırmak ve diğer partilere de aynı şekilde ders vermek istiyor.
AKP, DİĞER PARTİLER VE LİDERLER TÜRKİYEYİ YÖNETEMEZ!
POLİTİKA ZİHİNLERDEN SİLİNİRKEN...
AKP nin Türkiyeyi iyi yönetemeyeceğine inanan seçmenin oranı % 72.10 Seçmenin % 19.85 inin, AKP nin Türkiyeyi iyi yöneteceğine dair inancı var.
Siyasal paradoksu açmaya devam ediyoruz. "Madem AKP Türkiye yi iyi yönetemeyecek, ne diye oy veriyorsunuz?" sorusuna, seçmenin cevabı düşündürücü!
Bu partilerin, bu liderlerin hiçbiri Türkiye yi yönetemez. İyi yönetmeyi bir kenara bırakın, zaten yönetemeyen nasıl iyi yönetebilir ki?
Muhalefete bakınca, "AKP fazla can çekiştirmez bizi, çok çabuk gebertir." diye düşünüyoruz.
Bu tespitlerin bireysel değil, genellenmiş, kamuoyuna mal olmuş olması herkesi tedirgin etmeli.
SEÇMEN, CHP Yİ, MHP Yİ, DP Yİ, GP Yİ VE AKP Yİ,YANİ POLİTİKACILARI VE POLİTİK ENSTRÜMANLARI, TÜRKİYEYİ YÖNETECEK BİRİKİM, DONANIM VE HAZIRLIKTA GÖRMÜYOR!
CHP yi Türkiye yi yönetecek kadar hazırlıklı bulanların oranı % 15.64, MHP yi % 12.78, GP’yi % 17, DP’yi ise % 13.5 oranında hazırlıklı bulan seçmen, AKP yi indirecek kararlılıkta gördüğüne oy verme eğiliminde. Nitekim GP nin Türkiye yi yönetmeye hazır olduğuna inanan % 17 oranındaki seçmen, Uzan ın AKP yi indirme kararlılığını, "hazırlıklı olmak" şeklinde değerlendiriyor.
Ancak hem Uzan ın, hem Ağar ın frene basıp TBMM ne girmeyi hedeflemesi ve iktidarı istememesi, seçmeni GP ve DP’den uzaklaştırıyor.
HİÇBİR PARTİ VE LİDER TÜRKİYEYİ EN İYİ ŞEKİLDE YÖNETECEK YETENEKTE DEĞİL!
"Hangi parti Türkiyeyi en iyi şekilde yönetir?" sorusuna seçmenin 42.08 i "HİÇBİRİ!" diye yanıt veriyor. En iyi" kavramı ortaya çıkınca, AKP nin en iyi yöneteceğine olan inancın %9.45 e düşmesi, AKP nin gerçek oy oranını ortaya koyuyor. Bu soruda partilerin aldığı oranların da kemikleşmiş oy oranlarını gösterdiğini tespit etmek gerekir.
SEÇMEN, TÜM PARTİLERİN VE TÜM LİDERLERİN VE TÜM SİYASAL SÖYLEMLERİN ÜZERİNİ ÇİZEREK TÜRKİYE İÇİN ALARM VERİYOR!
Bu yeni olgunun çok iyi bir analize ihtiyacı var. 28 Şubat tan bu yana Türkiye de yapılan operasyonların ve AKP nin iktidarının millette bir BEKA TRAVMASI, bir ÖLÜM KALIM TRAVMASI oluşturduğu artık saklanamaz durumdadır.
Siyasiler bu durumu halka anlatacak durumda değildir. Büyükanıt Paşa nın "1922 lerden daha kötü durumdayız!" dediği olay bu olmalı.
TÜRKİYEYİ YÖNETECEK ÇAPTA SİYASİ LİDER YOK!
"Hangi lideri daha çaplı buluyorsunuz?" sorusuna seçmenin %49.84 ü "HİÇBİRİ" diye cevap veriyor. RTE % 8.14, Ağar % 8.00, Baykal % 7.60, Uzan % 6.54, Bahçeli % 4.85 oranında "çaplı" bulunmuş.
Seçmenin % 49.84 ünün, mevcut politik liderlerin hiçbirinde "siyasal kalite", "liderlik" ve "yetenek" bulmaması önemlidir. Hiçbir liderin % 10 u geçememesi de altı çizilmesi gereken bir başka husustur.
Yine seçmene, "Hem RTE yi çaplı bulmuyorsunuz, hem de oy veriyorsunuz. Niye?" diye sorduğumuzda ise; "Nasıl olsa taşıyamaz ve çökerler. Böylece hepsinden kurtulmuş oluruz!" cevabı ile karşılaşıyoruz.
"CUMHURBAŞKANLIĞI KRİZİ" NİN SORUMLUSU; AKP!
Seçmenin % 57.61 i "Köşk Krizi"nden AKP yi sorumlu tutuyor. % 26.28 i ise sorumlu tutmuyor.
AKP nin % 26.28 i bulan bir destek elde etmesinin sağ seçmenin bilinçaltı ile ilgili olduğu açıktır. Ali Fuat Başgil ve Özal &nd drin, dass der Prophet sav beim Gebet die Hände auf der Brust hatte. Bis zu diesem Zeitpunkt hatte ich sie stets am Bauchnabel. Turkish Style. Habs dann geändert, weil ich es selbst gelesen habe.
Bin ich jetzt kein Hanifi mehr?[/quote]
In dieser hinsicht folgst du nicht Hanefi, der sicher eine quelle hatte wo Rasulullah die hände kurz überm Bauchnabel gefaltet haben soll... Diese Imame waren nicht irgendwelche "Dorf" Imame sondern die besten.. Deswegen vertrauen wir denen.
deryatulga
10.07.07, 10:29
http://www.milliyet.com.tr/2007/07/10/yazar/cemal.html (http://www.milliyet.com.tr/2007/07/10/yazar/cemal.html)
http://www.milliyet.com.tr/sabitimg/07/gazete/yazar/ic/k_cemal.gif
Hasan CEMAL
Üç milletvekilliği kardeş payı olabilir
2002'de CHP yüzde 22 civarında oyla 1 milletvekili çıkarmış. AKP yüzde 31 oyla 2 koltuk alırken, baraja takılan MHP'nin yüzde 21 oyu boşa gitmiş. Bu kez birer paylaşacaklar gibi...
http://www.milliyet.com.tr/2007/07/10/yazar/resim/cemal.jpg KIRŞEHİR
Çarşıdaki bir konfeksiyon mağazasında sıkı bir tartışma patlıyor. Bir yanda mağazanın sahibi iki erkek, öbür yanda bir kadın müşteri.
"Sosyal demokratız ama CHP'li değiliz. Baykal'a vermem, MHP'ye de vermem."
"Ben de AKP'ye vermem. Çünkü gerçek yüzlerini göstermiyorlar."
"Biz anti-Baykal'cıyız! Kendi kendisiyle barışık değil o."
"Baykal'a kızıp kendi evini yakma!"
Kırşehir'de CHP geçen seçimde yüzde 22 civarında oyla 1 milletvekili çıkarmış. AKP yüzde 31 oyla 2 milletvekili alırken, MHP baraja takıldığı için yüzde 21 oyu boşa gitmiş...
Çarşıda dolaşıyorum.
Medya eleştiriliyor, AKP'ye fazla kıyak yapıldığı gerekçesiyle... Püfür püfür esen çınar ağaçlarının altındaki çay bahçesinde seçim geyiği kızışıyor.
Lise edebiyat öğretmeni:
"Ben MHP'ye vereceğim. En rahat parti MHP. Aday dağılımını bu kez iyi yaptı. 2 milletvekilini alır. 1'i de ya AKP ya da CHP..."
Başçavuş emeklisi:
"Ak Parti Türkiye'de yine favori. Ama Kırşehir'de 1-1-1 olur."
Hollanda'dan işçi emeklisi:
"Demir işçisi olarak çalıştım Hollanda'da. Şimdi tatile geldim. Gümrük'te oyumu kullandım ve Ak Parti'ye verdim. Erdoğan gerçekleri konuşuyor."
SSK işçi emeklisi:
"Bağımsız aday Bülent Sungur çok iyi çalışıyor, özellikle Ak Parti oylarını bölüyor. AKP çıkaramayabilir."
Bülent Sungur, AKP'deki temayül oylamasında bin küsur oyun sekiz yüz küsur oyunu alarak birinci çıkmış.
Ancak genel merkez, yoklamada bir ve iki çıkanları değil, halen Kırşehir milletvekili olan ve Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir'den çalışma arkadaşı Mikail Arslan'ı yine birinci sıradan aday koymuş.
Buna tepki gösteren Bülent Sungur da bağımsız adaylığını ilan edip ciddi bir para gücüyle çalışmaya başlamış. AKP oylarını böleceği anlaşılıyor. Ama seçilebilir mi? Belli değil.
Çiğdem gazetesinin bürosunda CHP-MHP koalisyonu oluşturuyoruz. Bir yanda MHP birinci sıra adayı Metin Çobanoğlu, diğer yanda birinci sıra CHP adayı Mehmet Akyürek birlikte fotoğraf çektirip birlikte tartışıyorlar.
Samimi bir hava esiyor.
AKP'nin "MHP'ye her oy CHP'ye gider!" propagandası MHP'li aday Çobanoğlu'nu rahatsız ettiği anlaşılıyor.
Metin Çobanoğlu MHP'de Genel Başkan Yardımcısı. Kırşehir'de 1994-2002'de iki dönem Belediye Başkanlığı yapmış.
Şöyle diyor:
"Ben ülkücü idim. Bir zamanlar bu şehir ikiye bölünmüştü. Gırtlak gırtlağa gelmiştik. Ama şimdi öyle değil. CHP bu ülkenin partisi değil mi? Ayrıca MHP ile DSP'nin 1999'da bir koalisyonda bir araya gelmesi Türkiye'de tansiyonu düşürmedi mi?"
Mehmet Akyürek-Kırşehir Tekyürek sloganıyla kampanyasını sürdüren CHP adayı ise kendinden emin. Ankara'dan, iş dünyasından geliyor ve ağzı sıkı laf yapıyor. Şehrin en büyük problemi işsizlik olduğu için de bu sorunu çözeceğine dair sıkı tezlerle sahneye çıkmış durumda...
Kırşehir'de işsizlik Türkiye ortalamasının üzerinde. Dışarıya sürekli göç veren bir il. Özellikle 'Alamancılar'ın Kırşehir ekonomisini ayakta tuttuğu belirtiliyor.
MHP'li aday Metin Çobanoğlu, AKP'nin vaatlerini yerine getirmediğini belirtirken şöyle diyor:
"Tarım girdilerinde çok büyük artışlar yaşandı ama ürün fiyatı değişmedi. AKP büyük çoğunlukla geldi ama başörtüsü konusunda bir arpa boyu bile yol alamadı. Kuran kurslarında bir yönetmelik bile değiştiremediler. İmam hatiplerde de öyle..."
Çiğdem gazetesinin sahibi ve başyazarı Şevket Güner, Kırşehir'in nabzını uzun yıllardır tutan bir gazeteci olarak AKP'nin durumunu iyi görmüyor. Yapılan yanlışları sıralıyor Kırşehir'de...
Buna karşılık Mikail Arslan, AKP adayı, kendinden emin bir havada.
Şöyle diyor:
"Evdeki hesap çarşıya uymayacak! Kırşehir akıllıdır, hesabını bilir. İktidardan yana olacak."
Şöyle devam ediyor:
"Abdullah Gül yalnız Kayseri'nin değil, Kırşehir'in de doğal hemşerisi sayılıyor. Muhtıra ile cumhurbaşkanı seçimine burada da tepki var. Bu tepkiyi MHP ve CHP çevrelerinde de görmek mümkün. Normali 2 AKP, 1 MHP'dir. MHP yine baraja takılırsa, 3-0 alırız. Bu arada Bahçeli'nin yağlı urganı Kırşehir'de de MHP'ye puan kaybettirdi."
Mikail Arslan ekliyor:
"Bazı çevrelerin göremedikleri bir şey var. Türkiye'nin her yerinde demokrasi ve özgürlük talepleri arttı. Ak Parti merkeze oturuyor. Ertuğrul Günay'ın bize katılımı bu bakımdan çok önemli. CHP ile MHP arasında bir koalisyon ihtimalinden vatandaş tedirgin. Böyle bir hükümet kaos olur!"
Peki, Kırşehir'de ne olur?
1-1-1 yakın ihtimal gibi. 3 milletvekilliği AKP, MHP ve CHP arasında kardeş payı yapılabilir.
h.cemal@milliyet.com.tr (h.cemal@milliyet.com.tr)
deryatulga
10.07.07, 13:01
Yüzde 40 bile tek başına iktidar yolunu açmayabilir
http://www.gazetevatan.com/pics/yazarlar/142.jpgAKP ve yandaşı çevreler günlerdir bir “yüzde 40” tutturdular. İçinde saygın isimlerin bulunduğu bazı araştırma kuruluşları da yaptıkları anketlerle bu oranı onayladıkları için kamuoyunda ciddi bir beklenti oluştu.
AKP’ye oy verecek çevreler “yine tek başına iktidarız, o zaman herkes gününü görecek” havasındayken, AKP iktidarının gitmesini isteyenleri ise derin bir umutsuzluk havası kaplıyor.
Çünkü şöyle bir anlayış hakim oluyor: “Yüzde 40 eşittir 400 milletvekili.”
AKP aslında tam bir psikolojik harp sürdürüyor. Bir yandan anketlere dayanarak “yüzde 40” oranı pompalanıyor, diğer taraftan toplama insanlarla hemen her yerde büyük kalabalıklar oluşturuluyor, öte yandan kentler sadece AKP bayraklarıyla donatılıyor.
Sanki herkes AKP’li
Bu kadar yoğun bir propaganda baskısı altında olan çok geniş bir kesim “Ne yapsak boşuna, artık dağ taş AKP olmuş” zannına kapılıyor.
Bunun sonucu umutsuz bir kesimi sandıktan uzak tutabilir ki, AKP’nin birinci amacı bu. İkinci olarak ise yine geniş bir kesimin “Bu durumda oylarımızı tek partiye yönlendirelim” inancına kapılmasını sağlamak. Böylelikle yine iki partili bir Meclis oluşacak ve doğal olarak AKP yine hak etmediği ölçüde milletvekili çıkararak tek başına iktidar olacak.
Yüzde 40’la hüsran
Cumartesi günü Bülent Tanla ile konuşuyorduk. “Yüzde 40” konusunu sordum. O da bu oranın abartıldığı görüşünde.
Ancak Bülent Tanla ilginç bir başka saptamada bulundu. Dedi ki “Milletin anlamadığı bir nokta var, AKP yüzde 40 alsa bile tek başına iktidar olmayabilir. Yani yüzde 40 eşittir 400 milletvekili asla geçerli olmayabilir.”
Tanla bu görüşünü şöyle anlattı: “Baraj sisteminin uygulandığı seçimlerde, barajı geçen her parti aritmetik dengeyi tamamen değiştirir. Bugün sadece AKP ve CHP barajı geçerse, daha çok oy alan hangisi ise muhtemelen tek başına iktidar olur. Tabii bunda bile oy alınan bölgeleri göz önünde tutmak zorundayız. Örneğin İstanbul’da yüzde 30 oy almak, Anadolu’daki pek çok ilde yüzde 50 oy almaktan daha kazançlı olur.”
Hesaplar altüst olur
Bülent Tanla barajı üçüncü bir partinin geçmesi durumunda, illere göre oy dağılımının hesabı çok değiştireceğini belirterek bir partinin tek başına iktidara gelmesinin çok zorlaşacağını belirtti..
Ancak dördüncü hatta beşinci partinin de barajı geçmesi halinde herhangi bir partinin yüzde 40’la bile iktidara gelemeyeceğinin altını çizen Tanla “Kimsenin umutsuzluğa kapılmadan ve propaganda baskılarına aldırmadan yapacağı en iyi iş kendisini hangi partiye yakın görüyorsa gidip oyunu ona atmasıdır” dedi.
“Kime oy vereceğiz?”
Tanla ile konuşmamızdan sonra konuyu bir daha düşündüm. Kendi çevremde de “yüzde 40” endişesini gördüğüm için “Kime oy vereceğiz?” diye soran herkese şunu tavsiye etmeye karar verdim. Kesinlikle hepimiz aynı partiye yüklenelim diye düşünmeyin. CHP dışında barajı geçme ihtimali olan üç parti var. MHP, GP ve DP. Kendisini bu partilerden herhangi birine yakın hissedenler “oylar bölünmesin” endişesine kapılmadan sandık başına gitmeli.
Çok basit bir aritmetik hesap söyleyeyim. Oylar dağılmasın diye düşünen yüzde 5’lik bir kesim, gidip CHP’ye oy verirse, bu CHP’yi beş puan artırır. Ama milletvekili sayısı olarak bakarsanız ancak 25-30 milletvekili daha fazla çıkarır.
Üç parti 150 milletvekili
Oysa bu beş puan diğer üç partiye giderse, üçü de barajı aşar. Bu durumda o üç partinin çıkaracağı milletvekili sayısı 150’yi geçer. CHP yüzde 20 ve üstü bir oranla 150 milletvekili çıkarır. Üzerine üç partinin 150’sini koyun, eder 300 milletvekili. 20 de bağımsız deyin. Etti mi 320. Ne kalır geriye, 230 milletvekili. Demek ki AKP yüzde 40 oy alsa bile en fazla 230 milletvekilinde kalır ve tek başına iktidar olamaz.
Son bir not daha vereyim: Göreceksiniz AKP 230’un da altında kalarak iktidardan iyice uzaklaşacaktır.
ayyıldız66
10.07.07, 13:06
Kesin yine AKP kazanir. :)
Yüzde 40 bile tek başına iktidar yolunu açmayabilir
Üç parti 150 milletvekili
Oysa bu beş puan diğer üç partiye giderse, üçü de barajı aşar. Bu durumda o üç partinin çıkaracağı milletvekili sayısı 150’yi geçer. CHP yüzde 20 ve üstü bir oranla 150 milletvekili çıkarır. Üzerine üç partinin 150’sini koyun, eder 300 milletvekili. 20 de bağımsız deyin. Etti mi 320. Ne kalır geriye, 230 milletvekili. Demek ki AKP yüzde 40 oy alsa bile en fazla 230 milletvekilinde kalır ve tek başına iktidar olamaz.
Son bir not daha vereyim: Göreceksiniz AKP 230’un da altında kalarak iktidardan iyice uzaklaşacaktır.
haha vallah cok seyler duyduk okuduk ama bunun kadar sacmasini az gördük,
meclise büyük bir ihtimalle akp,chp ve mhp ve bagimsizlar girer ne gp nede dp baraji gecme sansi var !
ya, 2 dak önce´burda ERDRUTSCHIEG AKP Post'u yokmuydu?
Baraji gecen her parti en az 50 milletvekilimi cikariyor?
haha vallah cok seyler duyduk okuduk ama bunun kadar sacmasini az gördük,
meclise büyük bir ihtimalle akp,chp ve mhp ve bagimsizlar girer ne gp nede dp baraji gecme sansi var !
GP umarim girer.Düsünsenize birde Basbakan oldugunu.O zaman Tayyip'tin Türkiye'de duracagini sanmiyorum.Sülalesini yok eder Tayyip'tinin.Dün aksam MHP basbakinin konusmasini dinledim.Beyler kim gelirse gelsin bu adamin isini bitirecek.
haha vallah cok seyler duyduk okuduk ama bunun kadar sacmasini az gördük,
meclise büyük bir ihtimalle akp,chp ve mhp ve bagimsizlar girer ne gp nede dp baraji gecme sansi var !
Neden sacmalik olsun!
Ben dogrusunu söylemek gerekirse su ana kadar CHP yi hic bu kadar güclü görmemistim.MHP nin iktidar ortagi oldugu dönem dogru dürüst propanganda yapmamasina ragmen ne kadar oy topladi.O yillardan daha güclü bana göre.AKP %20 yi zor bulur.Birak yüzde 40 i 30 u.
Ich nehme mal an ich darf das hier posten....
http://www.sueddeutsche.de/,ra1l3/ausland/artikel/691/122524/
AKP,CHP,MHP disinda bir parti daha baraji gecse akp nin cikaracagi mv sayisi 200-250 arasi....mantikla yaklasilinca bu tablo cikiyor.....
SP den kimse bahs etmiyor...baraji zorlayabilir...sanki DP den daha iyi bir durum da....
meydanlarda ki basbakanin ifadelerine bakacak olursak,en cok MHP ye vurmaya calisiyor,MHP nin cikisini frenlemek amacinda....
eskisehir deki miting de 12 eylül deki olaylari kast ederek, ülkücü camiayi agir sucladi....bundan dolayi MHP kökenli secmenlerin den geri kayma olur....
kisacasi hic bir anket gercegi yansitmiyor....
AKP nin birakin 40% i, 2002 deki oy oranini koruyabilirse öpsün basina koysun....
sadece ic anadolu da,MHP nin yükselmesiyle AKP bir cok puan kayip ediyor...karadeniz ve ege de bu durum fazla farkli degil....
istanbul,ankara ve güneydogu AKP yi kurtarabilir...
fakat bu olumsuzluklara ragmen yine de 1.parti olarak bu secimden cikacak gibi gözüküyor.....ama 40%lar gibi hayallere inanmayin.........
deryatulga
10.07.07, 16:15
İzmirliler'in %94,7'si oy kullanacak
10 Temmuz 2007 Salı 17:53
İzmir Ticaret Odası, İzmirliler'in yüzde kaçının oy kullanacağını belirledi.
İzmir Ticaret Odası (İZTO) Başkanı Ekrem Demirtaş, yaptığı yazılı açıklamada, İzmirlilerin seçime katılım oranını da kapsayan ''Politik Eğilimler ve İzmir'in Sembolleri'' konulu kamuoyu araştırması yapıldığı belirtti.
Araştırma kapsamında 28 ilçede 3064 denek ile yüz yüze görüşülerek araştırma yapıldığını ifade eden Demirtaş,
''Yapılan anketin sonuçlarına göre, İzmirli seçmenin yüzde 94,7'si sandığa gideceğini belirtirken, oy kullanmayacağını ifade edenlerin oranı sadece yüzde 5,3. Oysa geçen seçimlerde İzmir'de 1. Bölgede seçime katılma oranı yüzde 77,5, ikinci bölgede yüzde 82,8 idi. Katılım oranı şu anda ortalama 15 puan fazla görünüyor ki, bu çok önemli bir oran. Bu oran, İzmirlilerin bu seçimlere, diğer seçimlerden daha çok önem verdiğini gösteriyor.''
Ekrem Demirtaş, anket sonuçlarına göre, İzmirlilerin en büyük üç sorununun
işsizlik, ekonomik sıkıntılar ve terör olduğunu da kaydetti.
changeTarget(document.getEleme ntById("news_content"))
http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=93397&uniq_id=1184576626
09 Temmuz 2007
İşte son seçim anketi
Son ankete göre 3 parti barajı aştı. Meclis'e girecek milletvekili sayıları ise...
Başkent Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Kurumu'nun 01 – 04 Temmuz 2007 tarihleri arasında yaptığı son araştırmalara göre barajı geçen 3 parti;
AK Parti: % 32,1
CHP: % 18,5
DP: % 14,3
MUHTEMEL 22 TEMMUZ SONUÇLARI
%
AKPARTİ
32,1
CHP
18,5
DEMOKRAT PARTİ
14,3
MHP
9,4
SP
7,5
GP
4,6
BAĞIMSIZ ( DTP )
3,5
BAĞIMSIZ ( BBP )
1,9
DİĞER
2,5
HİÇBİRİ
5,7
Engin Ardıç</B>
http://www.aksam.com.tr/yazarfoto/eardic.gifAnketçi esnafı
Herifçioğlu anket yaptırmış, daha doğrusu “anket yaptırdım ayağından” masa başında uçuk bir soytarılık yumurtlamış, okuyucusunu yönlendireceğini sanıyor.
Sözde ankete göre AKP 192’de kalıyormuş (hele şükür), fakat CHP de 122’de (tüh), MHP 65 (o yeter ona), DP 39 (merkez sağda birleşme olsaydı iktidara gelecekti, yaktın bizi Erkan), ve fakat GP de 3 kişi çıkarıyor (bu durumda halka ucuz mazot içiremeyiz), bağımsızlar da 30...
Tam 99 kişi eksik...
Durum buymuş.
Sıradan okuyucu “vay be” diyecek, etkilenecek, AKP berbat durumda olduğu için oyunu ona verip ziyan etmeyecek.
Sıradan olmayan okuyucu bu tam sayfa soytarılığı deşmeye çalışacak ama.
Önce, bu anketin “İstanbul ve Ankara dışındaki illerde” yapıldığını görecek. Bunun ne anlama geldiğini de soracak tabii kendi kendine. (Gazeteden hesap sormaya ileri ülkelerde rastlanır.)
Sonra, okudukça, anketin “ülke barajı dikkate alınmadan” yapılmış olduğunu da anlayacak. Bunun da ne anlama gelebileceğini daha çok merak edecek.
Daha aşağıda da, bu anketin öyle bilimsel milimsel olmadığını (vallahi iş ortağı Zülfü Livaneli’yi birinci gösteren Bülent Tanla’nın anketleri bile daha bilimseldi), bir tek haber ajansının (elbette kendi ajanslarının) taşra muhabirleri tarafından yapıldığını, daha doğrusu ortada somut bir “soru sorup yanıt alma durumunun” da bulunmadığını, meselenin yalnızca bulanık bir “nabız tutmadan” ibaret olduğunu anlayacak.
Ortada örnekleme yok, denek yok, kontrol sorusu yok, kontrol grubu yok, veri çözümlemesi yok, birşeyler tutulmuş ama neyin nasıl tutulduğu da belli değil.
“De bana hele muhtar emmi, reyini kime atacan, demirkırata mı altı oka mı” muhabbetleri!
O sayfayı görünce, ben de Boğaziçi Üniversitesi’nden aldığım Siyasal Bilimler diplomasından utandım.
Bizim arkadaşlar da tutuyorlar halkın şeyini... Nabzını... Ama buna dolandırıcılık karıştırmıyorlar, kahvede dört köylüyle sıcak Oralet içerken yaptıkları geyiğin sonuçlarını açık seçik “izlenim” şeklinde yazıyorlar. Doğrusu da budur. Ancak genel bir izlenim edinilebilir, “hava koklanır”, o kadar. Öbür türlü ya kendini kandırırsın, ya okurunu, ya da ikisi birden.
Ama beriki, yaptığı şaklabanlığa ciddiyet kazandırmak için tam sayfa aday listelerini de yayınlar, İstanbul ve Ankara dışındaki illerde tabii... Bu aday listelerinin daha önce her gazetede çarşaf çarşaf yayınlanmış olmaları önemli değildir, önemli olan, hiçkimsenin okumayacağı bitmez tükenmez ayrıntılarla sayfayı doldurup işe hava katmaktır.
Bu da kısa geleceğinden, illerde daha önce kazanmış olanların, yani şu andaki milletvekillerinin isimleri de aralara sokuşturularak şöyle bir hatırlatılacak...
Bütün bu tantanadan sonra da, utanmadan ve sıkılmadan, “asıl sonuçların İstanbul ve Ankara’dan çıkacak oylarla belirleneceği, üstelik barajın da önemli bir etken olacağı” da söylenecek.
Üç-beş de fotoğraf koyacaksın tabii, acar muhabirlerimiz ayda ölü eşek ücretine sizler için ne büyük fedakârlıklarla Anadolu’nun tozlu yollarında şey tutuyorlar... Nabız...
Bunun adına da gazetecilik diyecekler.
“Fransa kralı Napolyon’u İstanbul’u almak amacıyla gizlice Haydarpaşa’ya getirip oradan Sarayburnu’na baktırana” da muhabir dedikleri gibi.
Sonra da George Bush’u tanımayan, Turgut Özal’ı bilmeyen zavallı kenar mahalle kızlarıyla dalganı geçeceksin...
Orada bir de “ombudsman” sıfatıyla oturan çok sevdiğim bir arkadaş var.
Görevi, gazetenin “adeta yanlışlarını düzeltirmiş havasını yaratabilmesini” sağlamak.
Burada yönetici olsaydım kendisine hiç duraksamadan “bırak orayı, kalk gel buraya” derdim. Ne yazık ki bu gücüm yok.
Ama haysiyetim var: Doymak bilmeyen hırsları ve iştahlarıyla günün birinde Akşam Gazetesi’ni de ele geçirirlerse, Sabah’ı çaktırmadan almaya çalıştıkları gibi... Beni nah bulurlar.
http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=83611,10,2
Balabanismus
11.07.07, 01:31
Tüh be GP 4,6
Cem Uzanin hali:
http://www.kenthaber.com/Resimler/2006/05/10/00008757.jpg
deryatulga
11.07.07, 14:27
11 Temmuz 2007 http://www.hurriyet.com.tr/images/siyah_ok.jpg
Ertuğrul ÖZKÖK
http://www.hurriyet.com.tr/_yazarlar/images/10b.jpg Arkadaşlarıma kefil değilim
HÜRRİYET’in yazarları, geçen seçim öncesinde olduğu gibi bu yıl da bütün illere gidip izlenimlerini yazdılar.
Bugün arkadaşlarımızın yazdığı izlenimlerden çıkan sonucu yayınlıyoruz.
Hürriyet mensuplarına göre, AKP’nin sandalye sayısı önemli ölçüde düşecek.
Hatta, tek başına hükümeti kuramama riski bile var.
Tabii ki çok iddialı bir sonuç.
Şimdi bana soracaksınız.
"Genel yayın yönetmeni olarak arkadaşlarınızın verdiği bu sonuca kefil misiniz?"
Cevabım şu:
"Hayır kefil değilim..."
Yani 23 Temmuz sabahı, çok farklı bir tabloyla da karşı karşıya kalabiliriz.
* * *
Arkadaşlarımın yaptıkları gözlemlere ve verdikleri tahminlere kefil olamam.
Ama şuna rahatlıkla kefil olabilirim:
Yaptıkları çalışmanın samimiyetine.
Bir de şu garantiyi verebilirim:
Hiçbir arkadaşımıza giderken herhangi bir telkinde bulunmadık.
Giderken olduğu gibi, dönüşte de, hiçbir arkadaşımızın yazdıklarının tek kelimesine, virgülüne, rakamına dokunmadık.
Yani herkes istediğini serbestçe yazdı.
Dolayısıyla verdikleri sonuçlar da kendilerini bağlar.
Peki diyeceksiniz ki, senin izlenimin ne?
Ben herhangi bir ilde insanlarla konuşmadım.
Ama benim de bazı tahminlerim var.
Arkadaşlarım gibi ben de riski göze alarak şu tahminde bulunuyorum:
Bana göre AKP birinci parti olarak çıkacak ve tek başına hükümeti kurabilecek bir sandalye sayısını elde edecek.
Yani bu konuda, Hürriyet yazarlarının verdiği toplamdan daha yüksek bir sandalye bekliyorum.
CHP’nin de oylarını artıracağını tahmin ediyorum.
Onun sandalye sayısının da AKP’yle orantılı olarak biraz düşeceğini tahmin ediyorum.
MHP barajı aşıp Meclis’e girer diye düşünüyorum.
Ancak yüzde 15-20 bandına çıkar mı bilmiyorum.
* * *
En çok merak ettiğim sonuç ise Mehmet Ağar’ın başında bulunduğu DP’nin alacağı oy ve sandalye.
Şurası açıkça görülüyor:
Sahaya giden arkadaşlarımızın çoğu, "DP’nin barajı aşması" konusunda şüpheci bir yaklaşım sergiliyor.
Gerçekten öyle mi?
Bu, Hürriyet’in başında geçirdiğim dördüncü seçim oluyor.
Son iki seçimdir kamuoyu anketi yayınlamıyoruz.
Köşe yazarı arkadaşlarımız, kendi köşelerinde bazı anketlere yer veriyorlar.
Yaşadığım tecrübelerden sonra ben daha temkinli hareket etmeyi tercih ediyorum.
Ortada şöyle bir durum var.
Son iki seçimdir araştırma şirketlerinin hemen hepsi, bir partide yanılıyorlar.
Geçen seçimde birçok, anket Genç Parti’nin barajı aşacağı sonucu veriyordu.
Oysa aşamadı.
Anketlerin bir partinin sonuçları üzerinde yanılması, tabii ki sandalye dağılımını da köklü biçimde değiştiriyor.
İşte o nedenle Ağar ve DP’nin alacağı sonucu merakla bekliyorum.
Çünkü bu parti, geçen seçimde en güçsüz döneminde barajın kıl payı altında kaldı.
Anadolu’da güçlü bir örgüte sahip olduğu söyleniyor.
Yani DP’nin Meclis’e girmesi şaşırtıcı olmaz.
Ayrıca Mehmet Ağar’ın karizmasını da unutmamak lazım.
* * *
Peki ben kendi gözlemlerime kefil miyim?
Hayır ona da değilim.
Bütün bunlar sadece gözlem ve izlenim.
Sandık hepimizi şaşırtabilir...
deryatulga
11.07.07, 22:47
Son anketten sürpriz çıktı
11 Temmuz 2007 Çarşamba 21:28
Son yayınlanan ankette AK Parti'nin oyları düşüyor. 3 parti ise kritik sınırda..
ESTIMA'nın anketine göre bugün seçim olsa TBMM'ye dört parti giriyor. Ankete göre AK Parti'nin oylarında 3 Kasım'a göre düşüş var. CHP oylarını koruyor. Genç Parti üçüncü parti.
Genş Parti'ye (GP) yakınlığı ile bilinen "habergenc.com" sitesinde yayınlanan anketin snuçlarına göre TBMM'ye 4 parti giriyor ve GP 3. sırada.
ANKET ANADOLU'DA YAPILDI
ESTIMA adlı araştırma şirketi tarafından, "Seçmen Eğilimleri
Araştırması'nın 4'ncüsü 29 Haziran-3 Temmuz 2007 tarihlerinde yapıldı.
Anket; TÜİK 2'nci düzey olarak bilinen 26 il ve Diyarbakır'da, 18 yaş üstü kır-kent seçmen nüfusunu temsilen "katmanlı rastsal örnekleme" yöntemiyle belirlenen 953'ü kadın toplam 2 bin 52 kişiyle ikamet ettikleri hanelerde yüz yüze görüşülerek
AK PARTİNİN OYLARI DÜŞÜYOR
Anketin sonucuna göre 22 Temmuz seçimlerinde TBMM'ye dört parti giriyor. Hata payının (artı/eksi) yüzde 2.5 olarak açıklandığı anket, AKP'nin oy oranının önceki araştırmalara göre azaldığını gösteriyor.
CHP'nin oy oranı ise diğer sonuçlarla düzeyde görünüyor. Cem Uzan'ın liderliğindeki Genç Parti Meclis'e üçüncü parti olarak giriyor. MHP de oylarını yükselterek barajın üzerine çıkıyor.
TBMM'ye gireceği kesin görünen bu dört partinin dışında kalan DP, az da olsa oylarını artırarak baraja yaklaşmış görünüyor.
Araştırmada bağımsız adayların toplam oy potansiyeli de önceki
araştırmaların biraz üzerinde görünüyor.
İŞTE ANKET
29 Haziran - 3 Temmuz
AKP % 32,7
CHP % 21,0
GP % 11,9
MHP % 11,7
DP % 9,2
Bağımsız (DTP vb.) % 6,8
SP % 2,0
Diğer % 4,7
deryatulga
12.07.07, 00:06
Uzan'dan Çölaşan'a sert yanıt
12 Temmuz 2007 Perşembe 00:40
Genç Parti yüzde kaç oy alacak? GP bölen bir parti mi? İşte Uzan'ın çok sert sözleri
Skytürk'te bir programa katılan Genç Parti lideri Cem Uzan kendilerini bölen ve barajın altında bir parti olarak gösteren Emin Çölaşan'a çok sert yanıt verdi.
Genç Parti lideri hesap adamı olduğunu söylerken burun farkıyla 2. parti olarak seçimden çıkacaklarını iddia etti.
İşte Cem Uzan'ın yaptığı hesap
* Bakın 4 partinin seçimlerden yüzde 85 oy alacağı görülüyor.
* Bağımsızlar yaklaşık yüzde 6 oy olacak
* Saadet Parti yaklaşık yüzde 2 oy alacak
* DP ise yüklaşık olarak yüzde 4 oy alacak
* Diğer partilerin alacakları oy oranlarını da hesaba katarsak toplam oy yüzde 15 oy yapıyor ve geriye de yüzde 85 oy kalıyor.
* Bu oylar 4 partiye dağılınca biz göreceksizniz seçimde burun farkıyla 2. parti olacak..
EMİN ÇÖLAŞAN TERBİYESİZLİK VE SAYGISIZLIK YAPIYOR
Genç Parti liderine bu hesap sırasında Emin Çölaşan'ın Genç Parti'nin bir çok partiyi Meclis dışı bıraktığını ve bölen bir parti olduğu hatırlatıldı ve Uzan'a yüzde kaç oy alacakları soruldu.
Bu iddiaya çok sert yanıt veren Uzan şöyle konuştu:
* Bakın Emin Çölaşan'ın iddiaları beni ilgilendirmiyor. Kendisi bu kadar oy alacak bir partiye bu sözleriyle terbiyesizlik ve saygısızlık yapıyor.
* Zaten kendisinin iddiaları ve projeksiyonu çok başaralı olsaydı Melih Gökçek 3 dönemdir Ankara'da belediye başkanı seçilmezdi.
* 22 Temmuz akşamı göreceksiniz. Genç Parti yüzde 15'in üzerinde bir oy alarak burun farkıyla 2. parti olacak..
deryatulga
12.07.07, 09:13
Estima anketinde 4 parti
12 Temmuz 2007 Perşembe 10:57
Estima araştırma şirketinde barajı 4 parti geçiyor. İşte ayrıntılar...
Yapılan son kamuoyu araştırmasına göre 23 Temmuz’da TBMM’ye 4 parti girecek.
Estima araştırma şirketi tarafından, “Seçmen Eğilimleri Araştırması’nın 4’ncüsü 29 Haziran-3 Temmuz 2007 tarihleri arasında yapıldı. TÜİK 2’nci düzey olarak bilinen 26 il ve Diyarbakır’da yapılan anket, 18 yaş üstü kır-kent seçmen nüfusunu temsilen “katmanlı rastsal örnekleme” yöntemiyle ve 953’ü kadın toplam 2 bin 52 kişiyle ikamet ettikleri hanelerde yüz yüze görüşülerek gerçekleştirildi.
Hata payının (artı/eksi) yüzde 2.5 olarak açıklandığı ankete göre 23 Temmuz’da Meclis’e 4 parti giriyor. Anket sonuçlarına göre, AKP’nin oy oranının önceki araştırmalara göre azalırken, CHP oy oranını korudu. Genç Parti ise oylarını artıran parti oldu. 29 Haziran-3 Temmuz arasında yapılan anket sonuçlarına göre partilerin oy yüzdeleri şöyle:
“AKP (32.7), CHP (21), GP (11.9), MHP (11.7), DP (9.2) Bağımsız (DTP vb. 6.8), Saadet Partisi (2), Diğer (4.7)”
ÖNCEKİ ARAŞTIRMAYA GÖRE AKP 2 PUAN DÜŞTÜ
Araştırma Şirketinin 20-24 Haziran tarihleri arasında 16 ilde bin 539 denekle yaptığı araştırmaya göre AKP’nin oy kaybı yaşadığı görüldü. Şirketin 20-24 Haziran’da 18 yaş üstü kır-kent seçmen üzerinde yaptığı ankette oy oranları AKP yüzde 34.9, CHP yüzde 21.2, GP yüzde 11.6, MHP yüzde 10.5 olarak belirlenmişti.
deryatulga
12.07.07, 09:18
Sabancı anketinde 3 parti
12 Temmuz 2007 Perşembe 10:20
Son anketi Sabancı grubuna ait AK Yatırım yaptırdı. Anketten çıkan sonuç şu;
Sabancı Grubu’nun İMKB’deki aracı kurumu Ak Yatırım’ın seçim anketinden de üç partili Meclis çıktı. Ak Yatırım’ın yatırımcıları için araştırma şirketi GENAR’a hazırlatttığı seçim anketinde, kararsız dağılımı yapıldıktan sonra AKP yüzde 39.4’lük oranla en yüksek oy oranına ulaşan parti oldu. Ankete göre bu oy oranıyla Meclis’te 302 sandalyeye ulaşması beklenen AKP, 22 Temmuz’dan sonra da tek başına iktidar olma şansını yakalıyor.
CHP 137 vekil çıkarıyor
Ankette CHP’nin oy oranı yüzde 21.8 çıkarken, Meclis’teki milletvekili sayısı ise 137 olarak hesaplandı.
MHP üçüncü parti
22 Temmuz öncesi yapılan son anketlerde olduğu gibi Ak Yatırım’ın yaptırdığı son araştırmada da MHP yüzde 10’luk ülke barajını aşarak Meclis’e giren üçüncü parti konumuna yükseldi. Ancak ankete göre MHP barajı ancak kararsız oylar matematiksel olarak dağıtıldıktan sonra aşabiliyor. Kararsızlar dağıtılmadan yapılan hesaplamada MHP’nin oy oranı yüzde 9.7’yle sınırın hemen altında belirleniyor. Dağılım yapıldıktan sonra ise yüzde 12.4’lük oy oranına ulaşarak 74 milletvekiliyle Meclis’e giriyor.
Ankette 22 Temmuz’dan sonra Meclis’e girecek bağımsız milletvekili sayısını ise 37 olacağı hesaplaması yapıldı.
AK PARTİ OY KAYBETTİ
http://www.internethaber.com/images/other/haber_ic.20070712094402.jpg
AKP’nin son iki ayda 4.5 puan oy kaybettiği ortaya çıktı. Çalışmaya göre Mayıs sonunda yüzde 43.9 olarak belirlenen AKP’nin oy oranı Haziran’da yüzde 40.9’a, Temmuz’da yüzde 39.4’e geriledi.
Aynı sürede CHP’nin oy oranı yüzde 21.5’ten yüzde 21.8’e çıktı. MHP’nin oy oranı ise yüzde 9’dan yüzde 11.8’e ulaştı.
Aynı dönemde oylarını en çok artıran Genç Parti’nin oranı ise yüzde 6.7’den yüzde 8.3’e yükseldi.
deryatulga
12.07.07, 10:00
Haluk Geray http://www.birgun.net/core_images/plus.jpg (javascript:resizeFont(1)) http://www.birgun.net/core_images/minus.jpg (javascript:resizeFont(-1))http://www.birgun.net/themes/default/images/pix.gifhaluk.geray@media.ankar a.edu.tr (haluk.geray@media.ankara.edu. tr)Seçimler ve kamuoyu yoklamaları 11/07/07
Siyasal seçim dönemlerinde iletişim süreçleri özel düzenlemelere konu olur. Radyo ve televizyonların seçim dönemlerindeki tutumlarının seçimin sonuçlarını etkileyebileceğine inanıldığından esas vurgu radyo ve televizyonların, özellikle de televizyonların üzerine yapılır. Bir başka önemli nokta da kamuoyu yoklamalarının durumuyla ilgilidir. Kamuoyu yoklamaları bir açıdan seçmenin oyunu kullanırken olası durumları görerek karar vermesine yardımcı olabilir, ancak anketler belli çıkarlar tarafından bozuluyorsa seçmenin kararını etkilemeye yol açar. Bu nedenle Avrupa Konseyi'nin (99) 15 Sayılı Tavsiye Kararı'na göre, seçim dönemlerinde kamuoyu yoklamalarının belli koşulları karşılaması gerekir. Bu tavsiye kararına göre, kamuoyu yoklamaları medyada yer alırken, araştırma için parayı kimin koyduğunun açıklanması istenir. Genellikle kamuoyu yoklamaları dünyasında "parayı veren düdüğü çalar" anlayışı egemendir. Avrupa Konseyi Tavsiye Kararı'na göre, medya kamuoyu açıklamalarını haberleştirirken, araştırmayı gerçekleştiren kuruluşun ismi yanında, nasıl bir yöntemle de yapıldığını açıklamalıdır. Örneklemin nasıl oluşturulduğu yanında hata payı ve hangi tarihler arasında gerçekleştirildiğinin de medya kuruluşlarınca açıklanması istenir.
• • •
Siyasal partiler, çok çalışılmış bir stratejiye sahip olmadıkça, kendilerinin en önde olmasını isterler anketlerde. İnanırlar ki kararsızlar ve son anda trene atlayacak olan seçmenler önde olana oy vermeye eğilimlidirler. Bazıları için kazanacak tarafta olmak bireysel bir doyum da sağlar... Siyasal partiler kimi zaman anketlerde kendilerinden sonra gelecek siyasal parti olarak da aslında en önemli rakip gördüklerinin oyunu çalabilecek partiyi göstermeye çalışabi-lerler. Böylece aslında barajı aşamayacak bir siyasi partinin potansiyel seçmeni oyunun boşa gitmeyeceğine inanır. Kamuoyu anketlerini manipüle etme istekleri buradan kaynaklanır çoğunlukla. Böylelikle siyasal parti tabanlarını daha rahat harekete geçirebilirler.
Avrupa Konseyi Tavsiye Kararları arasında en önemlisi, araştırmayı yaptıran kuruluş veya kişinin kimliğinin açıklanmasıdır. Ülkemizde bu konuda güvenilir bir uygulamanın olmadığını söylemek durumundayız. Görebildiğim kadarıyla Yüksek Seçim Kurulu'nun genelge, yönetmelik ve ilke kararları arasında bu doğrultuda hükümler yok. Türkiye'de araştırmaların çoğunda araştırmayı kimlerin yaptırttığı açıklanmamaktadır. Kimi zaman araştırmayı yapan kuruluş kendi tanıtımı için yaptığını kimi zaman da bir gazete için yaptığını iddia etmektedir. O zaman o kuruluşun mercek altına alınması gerekir. Örneğin son dönemlerde oldukça sık kamoyu anketi yapan ve AKP'yi yüzde 45'lerin üzerinde gösteren bir kuruluşun, son birkaç yılda Maliye Bakanlığı için on binlerce dolarlık özelleştirme kampanyalarındaki "road show" çalışmalarını yürütmüş bir kuruluş olabilir (kanıtlar elimde olmadığı için adını vermiyorum). Böyle bir durumda kendi kendisini tanıtmak için prestij için kamuoyu yoklaması yaptığını söylemesine inanılır mı?
• • •
Araştırmayı yaptıran gazetenin tarafsız olma savını bir yana koyalım. Çünkü bu araştırmalara para ayırabilecek olanlar oldukça büyük holdinglerin sahibi olduğu gazetelerdir. Büyük holdingler de büyük sermayenin genel yaklaşımı çerçevesinde seçimlere yaklaşacaktır. Örneğin istikrar bozulmasın diye tek parti iktidarını ve halen iktidardaki partiyi öne çıkarabilecektir. Gazete gerçekten tarafsız bir kamuoyu yoklaması yapılmasını isteyebilir de. Böylesi bir durumda da gazete yönetiminin kendine gelen tekliflere çok dikkat etmesi ve muhtemelen en düşük olanı değil de en yüksek fiyat önereni seçmesinde yarar vardır! Çünkü düşük para öneren veya kendisini tanıtmak için kamuoyu yoklaması yaptığını söyleyen söz konusu kuruluş yukarıda belirtildiği gibi birileri adına hareket ediyor olabilir.
Geçtiğimiz seçimlerde sürecin böyle işlediğini kanıtlamak çok kolay. O dönemde sonuçları doğru bilen bir kuruluşun temsilcisi televizyonlarda kendisini anlatıyordu. Diğerlerinin nerelerde hatalar yaptıklarını, kendilerinin nasıl çalıştıklarını övünerek açıklıyordu. O açıklamanın kendisi bile geriye kalan onlarca kamuoyu araştırma şirketinin manipülatif olarak kullanıldığını kanıtlıyordu.
deryatulga
12.07.07, 10:48
AKP'ye teşvik faturası çıkacak
Gaziantep'te çoğunluk, AKP'nin kan kaybedeceğini söylüyor. Bunun en büyük nedeni de birçok ile tanınan ucuz elektrik gibi yatırım teşviklerinden Gaziantep'in yararlandırılmaması
Milliyet yazarları seçmenin nabzını tutuyor
http://www.milliyet.com.tr/2007/07/12/yazar/resim/m.jpg
GAZİANTEP
2002 seçimlerinde Gaziantep'teki 10 milletvekilinden yedisini AKP, üçünü CHP kazandı. Şehrin en popüler lokantalarından Çağdaş'ta garsonluk yapan Şıho Güre'ye bakarsanız AKP bu defa da "tek başına götürür".
Güre 39 yaşında ve sekiz yaşından beri aynı lokantada garsonluk yapıyor.
"Hepsini gördük" diyor."Ne oldu? Hiçbirisi olmadı. Bu öbürlerinden iyi. En basiti eğitim. Çocuklarımızı hiçbir masraf yapmadan okutuyoruz."
Her gün önünden yüzlerce müşteri geçen Çağdaş'ın patronu Burhan Çağdaş, ekonomideki istikrarın oy olarak AKP'ye geri döneceğine inanıyor.
"İşçilerin gelir düzeyinde yükselme var" diyor. "Eskiden hayal edemezlerdi şimdi motosiklet alabiliyorlar."
Çarşıda kuruyemiş esnafı olan Sadi Bozan'a selam verince merhaba demeden elini çuvala daldırıp avucuma beş on tane kabuklu fıstık bırakıyor. "Ak Parti gelecek" diyor, "İstikrar devam edecek. Önemli olan o. Aksi takdirde çalışma olmaz."
Antep'te genel kanaat seçimlerde AKP'nin birinci çıkacağı ama daha az milletvekili çıkaracağı.
Bunun en önemli nedeni çevredeki birçok ile tanınan ucuz elektrik gibi yatırım teşviklerden Gaziantep'in yararlandırılmaması.
Antep'in rakiplerine avantaj yaratıyor
Devlet Planlama Teşkilatı sosyoekonomik gelişmişlik sıralamasında Gaziantep 20, Kahramanmaraş 48, Kilis 54'üncü sırada bulunuyor. Diğer iki il teşvik kapsamına alınırken Antep açıkta kaldı.
Bazı işadamlarına göre teşvikler genellikle Antep'in rakiplerinin lehine yüzde 15-20 fiyat avantajı yaratıyor.
"Antep kendini dışlanmış hissediyor" dedi Gaziantep'in AKP'li Belediye Başkanı Asım Güzelbey, "Her yere teşvik verildi, Antep'e verilmedi."
Teşvik yokluğunun sadece büyük imalatçıları etkilediğini sanılıyor ama öyle değil. Antep'te organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren büyüklerin yanında, herkesin bilmediği ikinci bir sanayi var. Odalarda, gecekondularda, küçük işletmelerde düğme boncuk dikme tipi iş yapan on binlerce kişi. Civar illere teşvikle verilen mukayeseli avantaj esas bunları vurdu ve AKP aleyhine çevirdi.
"Teşvikten AKP muhakkak bir fatura ödeyecek" diye konuştu Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Mehmet Aslan.
Aslan'a göre "AKP 4, CHP 3 milletvekili çıkaracak. Geriye kalan üç milletvekilinin ikisini MHP, birini bağımsız alacak. Eğer bağımsız olmazsa AKP beş olabilir."
Protesto oylarına hedef olmamak için AKP Ticaret Bakanı Kürşad Tüzmen'i Gaziantep'ten aday göstermedi. Onun yerine Merril Lynch'in yıldızlarından Mehmet Şimşek'i listesinin başına koydu. Bu "Bakın size bakan olacak, dertlerinizle uğraşacak birisini veriyorum, beni destekleyin" mesajı.
Ama Gaziantep'i yakından tanıyanlar, AKP'nin ikinci sorununun aday listesi olduğunu söylüyorlar. Liste'nin baş sıralarında Antep'ten hiç kimse yok.
"Sekiz iki olur diyor bizimkiler ama olmaz" diyor Güzelbey, "En iyi rakam altı. Beş de olabilir. CHP'nin üç vardı. Gene üç çıkarır. MHP bir alır. Bağımsız Kürt aday Vakkas Dalkılıç da seçilebilir."
CHP adayı Akif Ekici partisine karşı "çok ciddi bir teveccüh" olduğunu söylüyor, "İyi sonuç çıkaracağımız kanaatindeyim" diyor.
Ekici'ye göre AKP/CHP üçer veya dörder milletvekili çıkartabilir. MHP'den ve bağımsızlardan birer aday da seçilebilir.
Eski İstanbul İl Emniyet Müdürü, yeni MHP Gaziantep milletvekili adayı Hasan Özdemir ile polisevinde konuştum.
"Bu halk AKP'nin her şeyinden müşteki" dedi, "Memnun olan yok. Sebebi şu: Herkes borçlu. Antep bize geliyor. Oy patlamasını bu defa MHP yapacak."
Kaç milletvekili çıkarabilir MHP?
"Sayı veremem" dedi Özdemir, "İstatistik memuru değilim. Ama rüzgâr MHP'yi itiyor."
KİLİS
Önceki vekiller tabanı küstürdüAKP'nin Kilis'te ciddi sıkıntısı var. Bunun nedeni de 2002'deki seçimde AKP'den Meclis'e yolladığı vekillerinden umduğunu bulamamanın yarattığı burukluk. Yeni adaylara da mesafe var
http://www.milliyet.com.tr/2007/07/12/yazar/resim/m1.jpg
Gazianteplinin karnının altında kedi yavrusu gibi uzanmış yatan toprak parçası, Türkiye'nin en küçük ve yoksul illerinden biri olan Kilis'tir. Devlet Planlama Teşkilatı'nın sosyoekonomik gelişmişlik sıralamasında Kilis 81 il arasında 54 sırada. İlin kuzeyinde Gaziantep, güneyinde Suriye var. Kilis'in AKP'li genç Belediye Başkanı M. Abdi Bulut'un tarifiyle "Beş kilometre ilerisi mayın, arkası dağ."
"Altı Kilisliden beşi gitti Kilis'ten" diye devam ediyor Bulut, "Bir gaz tüpü İstanbul'da da Kilis'te de aynı fiyat ise ben de İstanbul'da yaşamak isterim. Zenginler de hep İstanbul'da."
Bu fakir ilde nasıl zengin olunuyor?
Kaçakçılıktan. Mayın tarlalarının durduramadığı kaçakçılık, Kilis'in geleneksel olarak en büyük endüstrisidir. Suriye kendi tarafındaki mayınları kaldırıp ziraata açtı. Bizim tarafta 822 kilometrelik hudut boyunca binlerce mayın var.
Anladığım kadarıyla Suriye'den bu günlerde en çok sigara ve viski geliyor.
"Orada çok daha ucuz" diye açıkladı Kilisli meslektaşım Reşit Çelebioğlu.
Çelebioğlu'ndan öğrendiğime göre 1977'den bu yana Kilis'te üç belediye başkanı öldürüldü, biri kurşunla yaralandı, biri tehdit edildiği için görevi bıraktı, biri de yolsuzluk yaptığı gerekçesiyle görevden alındı.
'En büyük rant belediyede...'
"Niye başkan?" diye soruyorum.
"En büyük rant belediyede" diyor.
Onun da belinde Beratta bir tabanca var. Belki de bu sıcakta ceketle dolaşmasının sebebi bu. Ceketi tabancayı gizliyor. "Tehdit mesajları telefonumuzdan eksik olmuyor" diyor, kadere boyun eğmiş bir tonla.
Geçen seçimlerde AKP kendinden bir sonra gelen DYP'nin iki mislinden fazla oy alarak iki sandalyenin ikisini de kazandı.
Ancak bu defa AKP'nin Kilis'te çok ciddi sıkıntısı var ve bazılarına göre aynı başarıyı tekrarlaması güç gibi görünüyor. Vatandaşlara göre bunun nedeni, 2002'de AKP'den Meclis'e yolladığı milletvekillerinin, "birtakım nahoş işlere karışmış olması" ve bunun "il çapında yarattığı memnuniyetsizlik."
Kilis'in il nufusu 170 bin civarında. Bunun için, büyük yerlerin tersine, orada kişilik önemlidir.
"AKP milletvekillerinden ikisi de sevilmiyor" dedi bir Kilisli, "Adaylar da popüler değil. Partiye oy verilirse kazanacaklar."
"Geçen defa iki çıkardık. Bu defa bir çıkarırsak memnun olurum" şeklinde konuştu bir AKP'li, "İkinci sandalye için CHP veya MHP şeklinde olabilir. Ama bir AKP bir MHP daha yakın ihtimal."
Belediye başkanının tahmini bana daha gerçekçi gibi göründü; "Bir AKP garanti" dedi, "İkinci sandalye AKP, MHP, CHP arasında. Bunda da en fazla şans AKP'deymiş gibi görünüyor."
KAHRAMANMARAŞ
Teşvikler AKP'ye ilgiyi artırmışTeşvikler nedeniyle Kahramanmaraş'ta, Gaziantep'in tersine AKP'ye büyük ilgi var. Hemen herkes 'Altı koltuk kesin' diyor. AKP'nin karşısındaki en büyük engel ise MHP'nin yükselişi
'Teşvik yasası kapsamına alındığı için Kahramanmaraş'ta milyar dolarlık yatırımlar var. İşsiz ev kalmayacak denildi. Bunun olabileceğine dair emareler var. Kahramanmaraşlılar çok mutlu. AKP silme götürür. Sekiz milletvekilinin altısını kesinlikle alırlar. Sekiz sıfır da olabilir."
Bu tahminin sahibi, Gaziantep'in AKP'li Belediye Başkanı Asım Güzelbey.
Kahramanmaraş, AKP'nin en güçlü olduğu illerden biri. 2002 seçimlerde oyların yüzde 54'ünü, sekiz milletvekilliğinden yedisini aldı. Bir sandalye de Pazarcık, Narlı ve Evri gibi ilçelerdeki Alevi bölgelerinin desteğine sahip olan CHP'ye gitti.
Güzelbey kehanetine devam ediyor: "Ancak CHP gene bir milletvekili çıkarabilir. MHP'de ciddi bir yükseliş var. Onlar da bir milletvekili çıkarabilirler. O zaman AK Parti yediden altıya düşer."
Çarşı esnafından Mustafa Engizek muhalefetin güçsüzlüğünün AKP'ye yaradığını söylüyor.
"Muhalefet partileri muhalefet yapmıyorlar, cazgırlık yapıyorlar" diyor, "AKP götürecek."
Demokrat Parti'ye şans veren çıkmadı
Müteahhit Mutlu Fettahoğlu, DYP'li veya yeni adıyla DP'li ama beşinci sıraya konduğu için adaylıktan istifa etti.
"Maraş Kayseri'den sonra AKP'nin en etkili olduğu yerlerden biri" diye konuştu Fettahoğlu, Maraş kalesindeki kafede sabah kahvesini içerken ve şöyle devam etti:
"Merkezde yüzde 65'in üzerinde oyları var. Şehrin muhafazakâr bir yapısı var. Maraş'ın teşvik kapsamına alınması memnuniyetle karşılandı. İşsizlik Türkiye ortalamasının altında. İnsanlar asgari ücrete bile şükür diyor."
2002 seçiminde AKP yedi, CHP bir milletvekili çıkardı (Alevi oyları sayesinde). Bu defa birçok kişiden AKP'nin beş, MHP'nin iki, CHP'nin bir milletvekili çıkaracağı tahminini duydum.
Fettahoğlu'na göre "1999 seçiminde birinci parti olan, 2002'de silinen MHP, bu defa iki milletvekili çıkarabilir. CHP geçen seçimlerde olduğu gibi bir milletvekili çıkarır. Sandalyelerin gerisi AKP'ye gider."
DP'ye ne Maraş'ta ne de Gaziantep'te şans veren yok. Barajı aşabileceğine inanana rastlamadım. DYP-Anavatan birleşmesinin fiyaskoyla sonuçlanmasından Mehmet Ağar sorumlu tutuluyor.
Tarikatlar, özellikle Maraş merkezde çok güçlü ve açıkça AKP lehine çalışıyorlar.
"AKP bir afiş asacak olsa 500 kişi bulur" diye konuştu bir Maraşlı, "Şehrin rantını da AKP'li belediye ve tarikat mensupları paylaşıyor."
"AKP ve tarikatlara yakın ol, istersen esrar sat" diye konuştu bir muhalif.
AKP'liler en az geçen seçimlerdeki gibi yedi milletvekili çıkaracaklarına inanıyorlar.
Yerel bir gazetenin sahibi aday reklamı için AKP il teşkilatına yaklaştığımda şu cevabı almış: "Oy kepçeyle geliyor kardeşim. Neden reklam verelim ki?"
Gazeteci, "Seçime dayalı sektörler kan ağlıyor" diye şikâyet etti.
mmunir@milliyet.com.tr (mmunir@milliyet.com.tr)
deryatulga
12.07.07, 11:05
Gül'ün hedefi
Mardİn
Mardin mitinginde eşi Hayrünnisa Gül ile birlikte kürsüye çıkıyor Dışişleri Bakanı Abdullah Gül.
Güneş tepemizde. AKP'nin seçim otobüsünü coşkulu bir kalabalık karşılıyor. Meydan dolu.
Gül, hükümetin icraatlarını anlatacak. Sloganlarla kesiliyor sözleri:
"İşte cumhur, işte başkan."
Topluluğu "Siz beni Çankaya meselesine çekmek istiyorsunuz" diye susturuyor AKP'nin cumhurbaşkanı adayı. "Önce Türkiye'yi konuşalım" diyor. Hükümetin icraatlarını anlatmaya başlıyor ve yüzde kırklarda oy bekleyen AKP kurmaylarını ürküten "koalisyon" olasılığı karşısında 2001 ekonomik krizini örnek vererek halkı uyarıyor.
22 Temmuz'a doğru muhalefet parti mitinglerindeki canlanma MHP ve bağımsızlardan (DTP'nin Meclis'te en az 20 milletvekiliyle grup kurma olasılığı) oluşacak yeni Meclis aritmetiği, AKP'nin cumhurbaşkanını seçme şansını azaltacağı gibi iktidar için gereken 276'nın altına düşme riskini de gündeme getiriyor.
AKP lideri Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı seçiminde "uzlaşma" çağrısı yapması boşuna değil. Anadolu'da 2002 rüzgârı esmiyor!
Erdoğan ve Gül'ün iki koldan Türkiye'yi dolaşması, günde ikişer üçer yerde miting yapması biraz da bu tedirginliğin sonucu. Uçakta, Financial Times'ta çıkan "CHP'ye oy vereceğiz ama AKP'nin kazanmasını istiyoruz" şeklindeki Türkiye analizlerine değiniyor Gül. "Madem bizim hükümette kalmamızı istiyorlar, neden oy vermeyecekler?" diye soruyor. Mitingde dört buçuk yılda yapılan hizmetleri anlatırken 2001 ekonomik krizini, enflasyon ve hayat pahalılığını, işsizlik, yoksulluk ve yolsuzlukların Türkiye'ye geçmişte verdiği zararı anlatıyor, koalisyon hükümetlerinin 1990'lı yıllardaki olumsuzluklarından örnekler veriyor, "AKP ile yola devam" diyor.
Gül'ün önceliği yeniden iktidara gelmek olduğu için "İşte cumhur, işte başkan" sloganlarına kendini kaptırmıyor.
Gül'ü Gaziantep, Kilis ve Mardin'de izledik.
Gaziantep'te görüştüğü sanayiciler Kahramanmaraş ve bölge illerine yönelik "teşvik"ler nedeniyle tedirgindiler. Tekstilde kriz büyüyor. Düşük kur ve ucuz ithalat sanayiciyi ve ihracatçıyı olumsuz etkilemiş durumda. Merril Lynch'ten transfer, ekonomist Mehmet Şimşek'ten beklentileri hayli yüksek Gazianteplilerin. Kürşad Tüzmen, MHP etkisini kırmak üzere Mersin'e kaydırılınca gözler Şimşek'e çevrilmiş.
Mardin'de AKP'nin 3. sıra adayı Harvard ve Stanford üniversitelerinden yüksek lisans ve doktoraya sahip, Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Cüneyt Yüksel de genç ve parlak bir isim. Gül'ün gezisi ardından AKP'nin Mardin'de 3 milletvekili çıkarma şansı artmış gözüküyor.
dsazak@milliyet.com.tr (dsazak@milliyet.com.tr)
deryatulga
12.07.07, 11:36
KOCAELİ
Sanayi, turizm, kültür, tarih, üniversite, kara, deniz demiryolu ulaşımı "hepsi var."
Milli gelir "Türkiye ortalamasının üstünde."
17 Ağustos 1999 depreminin yarası çoktan sarılmış.
İşte Kocaeli.
9 milletvekili çıkarıyor.
2002 sonucu "6 AKP, 3 de CHP."
AKP yine iddialı.
AKP'liler "7 bile çıkarırız" diyorlar ama...
Osman Pepe'nin "gücüne", Belediye'nin "icraatına" güveniyorlar ama...
Artık "oylar hayli dağınık."
AKP "birinci parti... O kesin."
CHP "Cevdet Selvi ile iddialı."
MHP "eski milletvekili Cumali Durmuş'la seçime asılıyor."
DP'li Cengiz Özdemir de afişlerle kenti süslemiş:
"Kocaeli bilir... Özü sözü bir... Cengiz Özdemir."
15 yıl belediye başkanlığı yapan Sefa Sirmen "Kocaeli'ne mührünü vurmuştu." Şimdiki belediye başkanı İbrahim Karaosmanoğlu da "bayrak yarışını sürdürmüş."
Körfez temizlenmiş... Yelken yarışları yapılıyor.
"Pis koku" yok.
3 yılda 3 milyon ağaç dikilmiş.
Sahilde "1.000 dönüm" bir park:
Seka Park.
Türkiye'nin ilk "sanayi dönüşüm parkı."
Kenti gezdik "halkta yüksek bir seçim heyecanı" yok.
Yanan eski Tekel binası, kent merkezinde "park haline getirilmiş... Çok kişi keyif çatıyor."
Osman Pepe seviliyor, "bakanlıkta şu partiden, bu partiden" ayırımı yapmamış.
Kocaeli bir "Avrupa kenti" olmuş.
Belediye "patent enstitüsüne" başvurmuş. Kocaeli için "Çalışınca Oluyor" patentini almış.
Sonuç:
AKP, Kocaeli'nde "Türkiye'deki oy ortalamasının üzerine" çıkacağa benziyor. http://img.sabah.com.tr/i2/sp.gif
Anadolu Ajansı'nın Seçim Sonuçları 14.06.2007 06:51 Anadolu Ajansı 22 Temmuz seçimlerinin provası niteliğinde bir çalışma gerçekleştirdi ve ilginç bir sonuç ortaya çıktı. AA'nın yaptığı seçim çalışmasına göre meclise 4 parti giriyor...
http://www.stratejikboyut.com/images/stories/secim.gif
Anadolu Ajansı 22 Temmuz seçimlerinin provası niteliğinde bir çalışma gerçekleştirdi ve ilginç bir sonuç ortaya çıktı. Seçim gecesi kullanacağı programda bir aksaklık oluşmaması için Türkiye çapındaki muhabirleriyle ortak bir çalışma gerçekleştiren kurum muhabirlerinden son seçim sonuçlarını ve mevcut durumu gözönüne alarak tahmini veriler göndermesini istedi. Her muhabir kendi ilinde ve ilçesindeki durumu göz önüne alarak bir tahmini sonuç gönderdi.
Haber Yayın Daire Başkanlığı bünyesinde gerçekleştirilen çalışmada muhabirler olabildiğine tutarlı bir sonuç için uyarıldı ve olabildiğine gerçek bir seçim atmosferi gerçeleştirilmek isterdi.
Ve ortaya Anadolu Ajansı muhabirlerinin tahminlerinden oluşan dev bir anket çıkmış oldu.
İşte AA muhabirlerine göre 22 Temmuz seçimleri sonucunda oluşabilecek tahmini seçim sonuçları:
Toplam Sandık : 158700
Toplam Seçmen : 42531660
Seçilecek M.vekili: 550
Açılan Sandık : 158700
Kullanılan Oy : 39796224
Geçerli Oy : 37257378
Katılım Oranı : % 93.56
Toplam Sandık : 158700
Toplam Seçmen : 42531660
Seçilecek M.vekili: 550
Açılan Sandık : 158700
Kullanılan Oy : 39796224
Geçerli Oy : 37257378
Katılım Oranı : % 93.56
PARTİ ADI ALDIĞI OY ORANI % M.vekili
------------ --------- ------- --------
ATP 424237 1.138 0
BTP 402353 1.079 0
SP 1496469 4.016 0
İP 525222 1.409 0
CHP 8540121 22.921 173
HYP 508190 1.363 0
ÖDP 572175 1.535 0
GP 2409787 6.467 0
DP 4296695 11.532 65
LDP 466748 1.252 0
MHP 4881211 13.101 83
AK PARTİ 9799493 26.302 210
EMEP 475075 1.275 0
TKP 558000 1.497 0
Bağımsızlar 1901602 5.103 19
Kaynak:Haber7
devlete bagli olan AA bu anketi 1-5 haziran arasi yapmis!
yani DP de ki "deprem" in etkisi bu anket de yer almiyor...
simdi, o dp de yasanan "deprem" hangi partilere yaradi?o kaymalari göz önüne alirsak ilginc sonuclara görebiliriz.....
NOT:bu anket haber 7 sitesinde yayinlaniyor.ve ilk yayinlayan haber sitesi oldugunu vurguluyor.
fakaaaat.............
ne ilginc dir ki,bu anket yayinladiktan sonra 6 dakika sonra siteden ne hikmetse "KALDIRILIYOR"!
ehh, buyrun birde burdan yakin simdi........
siz nasil yorumlarsiniz bunlari??
belki devlete bagli olan bir organ halki etkilememeye karar verdi? bilmem.
peki ibo ankete göre meclis´e giriyormu? :brüll:
belki devlete bagli olan bir organ halki etkilememeye karar verdi? bilmem.
peki ibo ankete göre meclis´e giriyormu? :brüll:
anadolu ajansi nin ilkelerin den biri "güven" dir.....
ibo ye gelince, harhalde meclis te cig köfte partileri yapamiyacak...:lach:
deryatulga
13.07.07, 13:03
http://www.milliyet.com.tr/2007/07/13/yazar/gunes.html (http://www.milliyet.com.tr/2007/07/13/yazar/gunes.html)
http://www.milliyet.com.tr/sabitimg/07/gazete/yazar/ic/k_gunes.gif
Hurşit GÜNEŞ Gösterge
Kamuoyu yoklamaları ve seçim sonuçları
Ülkemizde kamuoyu araştırmaları seçimlerle gündeme geldi. Seçimler öncesi tespite ya da tahmine yönelik kamuoyu araştırmaları çok önemli olsa da aslında artık daha çok piyasa araştırmaları dediğimiz tüketicinin nabzını ölçen çalışmalar. Özel kesim de özellikle bu araştırmalara kimi zaman önemli bütçeler ayırıyor.
Kamuoyu araştırmasıyla seçim sonucunu tahmin etmek çok zordur. İşin başında örneklem sorunu vardır. Bir önceki seçimlerde en iyi sonucu veren örneklem bir sonraki seçimlerde geçerliğini yitirebilir. Çünkü toplumsal değişim ülkemizde çok hızlı gerçekleşmektedir.
Anket seçmeni etkiliyor
Bunu aşmak için örneklem geniş tutulabilir. Ama bunun da bir maliyet boyutu var. Bir başka sorun yapılan tahmin toplam seçmen üzerinden yapılır. Oysa seçim oy kullananlar arasında gerçekleşir. Dolayısıyla oy kullanmayacak olanlar da ankette yer alır. Bu da anketle seçim sonucu arasında ciddi bir farklılık ortaya çıkarır.
Kamuoyu yoklamaları seçmen davranışı üzerinde etkili olurlar mı? Elbette olurlar. Taktik oylar, ikinci en iyiyi seçmeler, bloklar hep olası ya da beklenen seçim sonucu üzerine oluşur. Bugün birçok seçmen AKP'nin önünü kesmek için CHP'ye oy veriyor. Beğendiğinden değil, sadece karşıtlık üzerinden oy kullanıyor. Bunların bazılarına ikinci partinin MHP olduğu ve AKP ile başa baş yarıştığı söylense MHP'ye oy verebilir. Demek ki, anketler seçmen davranışını etkiliyor. Bu etkileme sonucu da seçmen eğilimi ankete doğru eviriliyor.
Kamuoyu anketlerinin bir önemli yanılgısı da kararsızların dağıtımında olmakta... Kararsızların kararlılarla aynı dağılıma sahip olacağı düşüncesiyle aynı oranda dağıtılıyor. Oysa kararsızlar belli yönlere daha rahat kaymaktadır. Araştırma şirketleri bundan başka ellerinde yöntem olmadığını söylese de aslında daha uygun formüller de bulunuyor. Üstelik her ülkede kararsızlar yüksektir. Tahminlerin aksine Türkiye'de göreli olarak azdır.
Örneğin MHP anketlerde genellikle daha düşük çıkmaktadır. Çünkü aşırı milliyetçi tepkiler içinde olan bir seçmen bunu açıkça ifade etmemeyi yeğlemekte, kararsız olduğunu söylemekte, ama sandık başında öfkesini kusmaktadır. 1999 yılında da böyle olmuştu. MHP tüm anketlerin üstünde oy çıkarmıştı.
Farklılıklar çok
Bütün bunlara rağmen kamuoyu yoklamaları seçim kampanyalarının en temel unsuru haline geldi. Siyasal partiler ve liderler artık stratejilerinin büyük bir kısmını bu sonuçlara göre belirliyor. Demeçleri bile bu sonuçlardan etkileniyor. Örneğin önceki akşam bir televizyon kanalında Genç Parti lideri Cem Uzan'a baraja takılması halinde ne yapacağı sorulduğunda "Biz ikinci parti çıkacağız" dedi. Yani Uzan açıkça birinci parti olamayacaklarının belli olduğunu ve bunu saklamanın da beyhude olduğunu itiraf ediyordu.
Seçim yasakları başladıktan sonra yoklamaların yayımlanmasının yasaklanması acaba doğru mu? Çünkü kimi seçmenler ikinci en iyi olan bir oy kullanacaksa, yani stratejik açıdan birinin kazanmasını değil, birinin kazanmaması için oy kullanacaksa bu anketler son derece yararlı da olabilir. Gerek 2002'de, gerek bu seçimlerde sol seçmenin CHP'de yoğunlaşmasının nedeni de bu değil mi? AKP'ye karşı en güçlü sol alternatif CHP olunca diğer partilere giden oylar da neredeyse yok oluyor.
Bu anketler biraz da fala benzetilebilir. "Falsız kalma, ama fala da inanma" dedikleri gibi, "Anketsiz kalma ama her ankete, tam olarak inanma" demek en doğrusu.
hgunes@milliyet.com.tr (hgunes@milliyet.com.tr)
deryatulga
13.07.07, 13:07
http://www.milliyet.com.tr/2007/07/13/yazar/pulur.html (http://www.milliyet.com.tr/2007/07/13/yazar/pulur.html)
http://www.milliyet.com.tr/sabitimg/07/gazete/yazar/ic/k_pulur.gif
Hasan PULUR Olaylar ve insanlar
Kesici'nin seçim analizi ve bir hesap...
İLHAN Kesici'den çoktandır ses çıkmıyor, arada sırada televizyonda Baykal'ın hemen arkasında, yanında görüyoruz, o kadar...
Bu da olağan, bundan önce sık sık konuşur, ürettiği teorileri, politikaları tartışır, dinlerdik.
Şimdi öyle mi?
"İşte at, işte silah!" dediler, meydan-ı siyasete sürdüler.
Onun için mazur görmek lazım...
Neyse, geçen gün kendisine ulaşabildik.
Böyle günde gazeteciyle politikacı ne konuşur? Seçime iki gün kalmış, İlhan Kesici gibi birini yakalamışsın, bırakmak olur mu?
* * *
İLK soru belli:
"Sandıktan ne çıkar?"
İlhan Kesici "Bu tahmine girer!" dedi.
Pek anlayamadık, seçimi tahmin etmeyecek miyiz?
Hayır, İlhan Kesici "Ben analiz yaparım!" diyor.
* * *
ANALİZ ile tahmin arasında ne fark var?
Var!
"Tahmin" şu parti, şu kadar milletvekili çıkarır demek, "analiz" ise "Genel olarak, bir bütünü, onu oluşturan parçalara ayırarak incelemeye dayanan araştırma yöntemi..."
* * *
ŞİMDİ gelelim İlhan Kesici'nin analizine...
"AKP'nin geçen seçimde aldığı oy oranı yüzde 34 değil mi?
Bu seçimde hangi partinin seçmeninden oy alabileceği düşünülebilir? CHP, Genç Parti ve MHP... AKP'nin bu üç partinin seçmeninden oy alabileceğini düşünmek mümkün mü? Yani sıfır oy!
Eski DYP, şimdiki "DP" ye gelince, bu partinin oranı yüzde 9.5 idi, şimdi 6-7 olabilir, demek kaybedecek 3 puanı var, biri CHP'ye, biri MHP'ye, biri de AKP'ye gidebilir.
ANAP'ın oyu yüzde 5 idi, sağ kesimin en liberal bölümüdür, kalan oyların yüzde biri AKP'ye, yüzde biri MHP'ye, yüzde 3'ü de CHP'ye gider."
* * *
BUNLAR AKP'nin kazanacağı oylar, ya kaybedecekleri?
"Erbakan'ın Saadet Partisi'nin oyu yüzde 2 idi, bu seçimde en az yüzde 2 ya da 3 geri alacak." Çünkü geçen seçimde "Saadetçiler"'i kandırdılar, "Siz bize oy verin, Erbakan Hocamızı cumhurbaşkanı yapalım!" dediler. Erbakan bunu anlayınca AKP'yi neredeyse İsrail ordusuyla bir tutmaya başladı. "AKP'ye oy verenler cehenneme bilet alırlar!" diyor.
"Geçen seçimde MHP'nin oyu yüzde 18'den yüzde 8'e düşmüştü, bu 10 puanın hemen hepsi AKP'ye gitmişti, MHP şimdi bu oyların yüzde 6'sını alacak...
Demek AKP, 2 yeni oy kazandı, 8-9 puan kaybetti, toplam oyları 27-28'e düştü, bilemedin 28-30 olsun..."
* * *
İLHAN Kesici'nin AKP analizi bu, ya CHP?
Geçen seçimde CHP'nin oyları yüzde 19.5 idi, bir buçuk da DSP...
Peki, cumhuriyet mitinglerinin bu seçime etkisi yok mu?
Hiç olmaz olur mu?
İlhan Kesici'nin bu konudaki analizi de şöyle:
"Cumhuriyet mitingleri, yeni bir topluluğu ortaya çıkardı, ben buna, Cumhuriyetçi Ilımlı Merkez Sağ, diyorum, en az yüzde 3-5 oy da onlardan CHP'ye gelecek... CHP bence böylece toplam 28-31 bandına oturacak..."
* * *
İLHAN Kesici'nin analizi bu...
Bir de İzmirli dostlarımızdan Fuat Demirağ'ın hesabı var:
"AKP, geçen seçime göre, en az 81 milletvekili az çıkaracak."
Niçin?
Çünkü her ilde ortalama bir milletvekili kaybedecek de...
Fuat Demirağ'ın hesabı bu!
Kendileri, hesap uzmanıdırlar da...
h.pulur@milliyet.com.tr (h.pulur@milliyet.com.tr)
deryatulga
13.07.07, 13:15
MHP, ana muhalefet olabilir mi?
İsmet Berkan (ismet.berkan@radikal.com.tr)
13/07/2007 (7500 kişi okudu)
Hemen hemen her gittiğim yerde insanlar bana sanki onlardan daha fazla şey biliyormuşum gibi seçim tahminimi soruyor. Genellikle yüzdelerden, rakamlardan söz etmemeye çalışıyorum ama rakam vermeyince de karşımdaki bir nevi hayal kırıklığına uğruyor, sanki ona zaten bildiği bir şeyden ötesini söylemediğimi düşünmeye başladığını belli ediyor.
Seçim tahmini yapmaya çekiniyorum, çünkü seçim tahminlerinin tutmasıyla değil tutmamasıyla ünlüyüm. Öte yandan, hepimiz bu toplumun içinde yaşıyoruz ve kendimizce gözlemler yapıyoruz ama bu gözlemlerimizi seçim tahminine dönüştürmek ne kadar doğru bunu bilmiyorum.
Biz gazetecilerin subjektif gözlemlerimizle Türkiye gerçeğinin uyuştuğuna geçmişte çok tanık olmadım, o yüzden tahmin yapmaktan çekiniyorum. Ama öte yandan güvendiğim kamuoyu yoklamalarının rakamlarını zaman zaman telaffuz ediyorum. Aslında onları siz de biliyorsunuz, kimi gazeteler bu rakamları yayımlıyor (biz prensip olarak yayımlamıyoruz).
İşte bu güvendiğim araştırmacıların başında da Radikal yazarı Tarhan Erdem ve onun şirketi Konda geliyor.
Dün sabah Tarhan beyle sohbet ederken çok ilginç bir olasılıktan söz etti. Baştan altını çizeyim, bir olasılıktan söz ediyoruz, anket sonucundan değil!
Bu olasılık şöyle: Eğer seçimde Cumhuriyet Halk Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi oy oranları arasında CHP lehine oluşacak olan fark 2 puandan az olursa, MHP'nin milletvekili sayısı CHP'den fazla olabilir. Yani, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin iktidar olması halinde MHP anamuhalefet, bir MHP-CHP koalisyonu olasılığında ise Devlet Bahçeli Başbakan olabilir. Bütün bunlar MHP'nin oyu CHP'den daha az olduğu halde gerçekleşebilir!
Bu söylediğimin sadece bir olasılık olduğunu akıldan hiç çıkarmadan, bu olasılığı doğuran mantığı anlatmaya çalışayım:
MHP, az oy aldığı yerlerde kendi ortalamasından ÇOK AZ, çok oy aldığı yerlerde ise kaçınılmaz olarak kendi ortalamasından ÇOK oy alıyor ve MHP belli bölgelerde yoğunlaşıyor. Buna karşılık CHP'nin oyları ise üç aşağı-beş yukarı kendi ortalamasına yakın biçimde dağılıyor.
Bu durumu şöyle tercüme etmek mümkün: MHP'nin bir milletvekili kazanması için gereken oy sayısı CHP'ninkinden daha az.
Öte yandan, anketlerde MHP'ye oy vereceğini söyleyenler içinde erkeklerin sayısı kadınlardan neredeyse iki kat daha fazla. Bilinen toplum yapımız içinde erkeklerin kadınlara söz geçirip oyları kendi partilerine, yani MHP'ye yöneltmeleri mümkün. Bunun sonucunda MHP'nin oyunun bugün beklenenin üstüne çıkması kuvvetli bir ihtimal.
Anketlere göre MHP ile ilgili bir diğer bulgu, seçmenlerin ikinci tercihleriyle ilgili sorulara verdikleri cevapta gizli. Tarhan Erdem'in verdiği bilgiye göre AKP, CHP ve DP'ye oy vereceğini söyleyenlerin yüzde 22-31 arası kesiminin ikinci tercihi MHP. Bu da, MHP'nin son güne kadar oy toplama olanağının bulunduğunu gösteriyor.
Bütün bu varsayımlar ve bulgular ışığında baktığımızda, CHP ile MHP arasındaki oy farkı yüzde 2'nin altına düştüğünde, MHP'nin CHP'den daha fazla milletvekilliği kazanma ihtimali yüksek.
Yani, MHP, gerçekte CHP'den daha az oy aldığı halde daha fazla milletvekili çıkarıp anamuhalefet partisi veya Başbakanı belirleyen iktidar partisi olabilecek. Ama dediğim gibi, iki parti arasındaki farkın yüzde 2'den az olması şartıyla.
Peki acaba şu anda iki partinin durumu ne? Tarhan Erdem'in Konda araştırma şirketinin verilerine göre CHP'nin oyu halen yüzde 18-20, MHP'nin oyu ise yüzde 14-17 aralığında. Ve tam 10 gün sonra oylarımızı katlayıp zarfa koyacak, sandığın içine atacağız.
deryatulga
13.07.07, 14:32
13.07.2007 http://www.politikcity.de/forum/images/kategorititle1.gif Bu seçim anketleri medyayı da böldü
http://www.gazetevatan.com/pics/yazarlar/1.jpgİki vakte kadar köşe yazarları “Ben bildim, sen bilemedin.. Benim kefilim var, senin yok..” deyip birbirlerine hamle etmezlerse ben de bir şey bilmiyorum.. Burnuma değişik kokular geliyor..
Hürriyet’in paşası, medyamızın gayri resmi Baküs’ü Ertuğrul Özkök kardeşime sonuna kadar hak veriyorum..
Ben de olsam köşe yazarlarının seçim tahminlerine kefil olmam..
Bırakın ilden ile dolaşıp seçim tahminlerini yazmalarını, bankanın birinden tüketici kredisi alacak olsalar kefaletimi esirgerim..
Benden borç isteyen köşe yazarını da “nitelikli dolandırıcılığa tam teşebbüs kastından” polise ihbar ederim..
***
Bay Ertuğrul kendi köşe yazarlarına neden mi kefil olmuyor?
Çünkü tanıyor.. Onların yüzde doksanını işe alan o.. Ruhlarını biliyor.. Ayrıca çalışmalarını ilk önce o okuyor..
Kolay değildir.. Bir gazetenin hem günlük politikasını oluşturacaksın.. İleri yürüteceksin.. İki binden fazla çalışanı kontrol edeceksin..
O da yetmiyor.. Üstüne üstlük kırk elli adet köşe yazarını “potansiyel tehlike” kabul edip, cırtım cırtım takip edeceksin..
ZAPTETMEK ZOR
Temsil, sen gazete olarak hükümet adamlarından memnunsundur..
“İsviçre’yi geçtik.. Hedef Amerika’yı yakalamak..” diye politika belirlersin.. Köşe yazarının biri gece gittiği lokantada elli liralık kazık yemiştir..
Oturur köşesinden “Bu memleket batmış, haberiniz yok..” diye aykırılık yapar.. Buyur bakalım.. Bu saatten sonra okura anlatabilirsen anlat..
Vatan Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı olduğumdan benim de başımda..
Biz burada Bir Necati Doğru ile Reha Muhtar’ı zor zaptediyoruz..
Necati Doğru, laf anlamaz ormancı türünden uslanmaz bir kamu vicdancısı.. Sayesinde bir tek zengin arkadaşımız olamadı..
Tam biriyle tanışırız.. Adam zengindir.. Muhabbet peyda ederiz.. Bizi yemeğe neyim götürecektir, sebepleneceğiz..
Bakarsın Necati Doğru köşesinden “caaartt!” diye adama çakmış..
“O yatı alacak parayı nerden buldun?”
Allah Allah! Yahu kardeşim bir dur.. Sana ne nerden bulduysa bulmuş.. Bırak iki lokma sebeplenelim.. Çakacaksan ondan sonra çak..
Bırakmaz ki.. Sayesinde zenginlerin bulunduğu bir ortama girdiğimizde herkes bize “Usame Bin Ladin’in canlı bombası” gibi bakıyor..
***
Reha Muhtar desen ondan da beter.. O zengin fukara demeden, önüne gelene çakıyor.. Vatandaşa bulaşması neyse.. Bizim medyanın leşkerlerini de rahat bırakmıyor..
Daha dün gazeteci Okay Gönensin’e lafı geçirmiş.. Okumadım.. Nereden icap ettiyse dokundurmuş bir iki şey.. Oradan Sabah’ın paşası Ergun Babahan’a çakmış.. Durduk yerde iki yerde birden niza çıkardı..
YAYLIM ATEŞ..
Ergun Babahan’ın nasıl bir intikam plânı yaptığından haberim yok lakin Okay Gönensin silahını çekti bile..
Yönetim Kurulu Başkanı olduğumdan, bir gün önce de beni aradı.. “Senin adamın bana sataşmış.. Ben de ona çakıyorum, haberin olsun..” gibilerinden..
Medya içindeki halim, 1920’lerdeki Amerika’nın çete savaşları içindeki babaların haline benzedi..
Toprağı bol olsun gansterlerin en sıkısı Lucky Luciano benim bugünkü pozisyonumu anlatan bir düzen kurmuştu..
Bütün ganster ailelerini bir birlik içinde toplamış, tepelerine de beş kişilik bir “hakem komitesi” geçirmişti..
İki mafya babası birbirine gıcık olup savaşa karar verdiklerinde bu beş kişilik komisyondan izin isterlerdi..
***
Lucky Luciano’nun büyük hizmetidir bu.. Güzel adamdı, belli ki adını andık rahmet istedi..
Birbirinden güzel otuz beş cinayeti vardı ki tek şahit çıkmamıştır..
İşte Luciano’nun Şikago’da kurduğu bu beş kişilik komisyonun görevini bugünlerde ben medyada tek başına görüyorum..
Okay’ın Reha’ya çakmadan önce izin istemesi de bundandır.. Verdim gitti.. Yesinler birbirlerini..
YERE BAKIYOR
Zaten Reha Muhtar bugünlerde zaptedilmez oldu.. Örnekleri suç dünyasından veriyoruz.. Benzetmek caizse köşe yazarları alemindeki hali 1929’un “Çılgın Köpek Duch”ı gibi..
Bakın o da rahmet istedi..
Toprağı bol olsun “Çılgın Köpek Dutch” tek başına çalışırdı.. Kafası bozuldu mu en sıkı ailelere tek başına bulaşırdı..
O güzellikler ortamında huzur bırakmadı.. Bütün babalar el ele verip “Çılgın Köpek Duch”ın hakkından ancak geldiler..
Doğrusu Reha’dan ben de tırsıyorum.. Adamın gözü kara.. “Kefenim üzerinde, ölmeye hazırım” der gibi sırf beyaz giyiyor..
Beyaz pantolon, beyaz ceket, beyaz tişört..
Hastanede çalışıyormuş da mesaiden kaytarıp dolaşmaya çıkmış sağlık personeli gibi..
Yönetim Kurulu Başkanı olarak hafiften uyarayım, dedim.. “Beyazdan başka renkte kıyafetin yok mu?” diye soracak oldum..
Ceketinin yakasını tutup kaldırdı.. “Façonnable..” dedi..
“Ben bu yola baş koydum..” der gibi..
***
Okay da boş adam değildir.. Şu sıralar kilo almış..
Prizzi’nin Onuru filminde ailenin tetikçisi Jack Nicholson’a dönmüş.. Ondan da güzel bir icraat beklenir..
Bay Ertuğrul’a hak vermem bu sebepten.. Ben burada iki üç köşe yazarı ile başedemiyorum.. O kırktan fazla köşe yazarını Anadolu’ya salmış..
Oturduğu yerden doğrusunu bilmeden hangi birinin yazdığına kefil olacak ki..
Bu “kefalet meselesi” daha da büyüyeceğe benzer..
Nitekim dün Mehmet Y. Yılmaz oturmuş, köşesinden “Ben kendime kefilim” diye yazmış..
İhtimal Bay Ertuğrul’un “kefil olmam..” demesi ağırına gitti..
Gazete içinde kendine kefil olacak birini bulamayınca da kendi kefaletini kendisi üstlendi..
Medya içindeki hallerimiz budur.. Hepimizin baraj sorunu var..
Küçük bir not: “Yunan mitolojisinde Baküs adlı şarap tanrısı yok ki” diyen arkadaşa.. Mitolojideki ilahların bir de Roma kültüründeki karşılıklarına bakıver..
deryatulga
13.07.07, 14:45
13.07.2007 http://www.politikcity.de/forum/images/kategorititle1.gif Son araştırmalar
http://www.gazetevatan.com/pics/yazarlar/11.jpgSandığın ortaya konulmasına 9 gün var. Bu hem çok uzun hem de çok kısa bir süre.
Bu 9 gün boyunca seçmen tercihlerini etkileyecek önemli gelişmeler de olabilir, hiçbir şey de olmayabilir.
Son araştırmalar seçmenlerin ana eğilimlerinde önemli bir değişiklik olduğunu göstermiyor.
AKP yüzde 39,5 ile yüzde 44 arasında görünüyor.
Bu oranlarla tek parti hükümeti kurabilecek bir çoğunluğu elde etmeleri çok büyük ihtimaldir, ancak Cumhurbaşkanı’nı tek başına seçebilmelerini sağlayacak 367 milletvekili sayısına ulaşmaları güçtür.
***
CHP yüzde 18 ile yüzde 23 arasında görünüyor, dolayısıyla partinin yine ana muhalefet olacağı kesinleşmiştir.
MHP ise seçim araştırmalarında oldukça değişik sonuçlar veriyor.
Son günlerde CHP ile koalisyon ihtimalinin ciddi şekilde gündeme gelmesinin bu parti seçmeninde rahatsızlık yarattığı da gözleniyor.
Çünkü MHP’ye oy veren muhafazakâr seçmen AKP’yi kendisine CHP’den daha yakın hissediyor.
***
Araştırmalarda MHP’nin oy oranı yüzde 9 ile yüzde 14 arasında değişiyor.
Ancak bir CHP-MHP koalisyonu ihtimalinin ortaya çıkması için CHP’nin yüzde 25’i, MHP’nin de 15’i aşması gerekiyor ki bu da çok düşük bir ihtimal.
***
CHP çatısı altında seçime giren DSP’nin 11-12 milletvekiline sahip olması kesin görünüyor.
Bağımsız adaylarla seçime giren DTP’nin de 27 ile 30 arasında milletvekili çıkarması çok büyük ihtimal.
Rize’den Mesut Yılmaz, İstanbul’dan da bağımsız sol adaylar Baskın Oran ile Ufuk Uras’ın Meclis’e girmeleri bekleniyor.
***
Tablo, 22 Temmuz seçiminde çok renkli ve çok sesli bir Meclis çıkabileceğini göstermektedir.
Seçimin getirdiği en büyük kazanç da bu olacaktır.
1990’lardan ders çıkardıklarını söyleyen DTP’lilerin, 30 yıl sonra sosyalist solun, toplumda önemli bir toplum hareketini temsil eden MHP’nin Meclis’te hep birlikte yer alması çok önemlidir.
Türk toplumundaki farklılıkları ve renkleri bünyesinde toplayan ve bunların hep birlikte Türkiye, Türk halkı için çalıştıkları bir Meclis en başta toplumsal barışın ve demokrasinin güvencesi olacaktır.
Yeter ki seçim yaklaştıkça “ya bir şey olursa” diyenlerin korkuları boşa çıksın, Türk halkı sandığa huzur içinde gitsin ve oyunu özgürce kullansın.
deryatulga
13.07.07, 14:54
http://www.politikcity.de/s/y/savassuzal.jpg
Savaş SÜZAL
İçim rahat, ben oyumu kullandım
Cok şükür dün Türkiye’ye girerken havalanında oyumu kullandım. Ampul iktidarından kurtulmak için vatandaşlık görevimi yaptım. Gerisi öteki ülkesini ve vatanını seven tüm vatandaşlarımıza.
Ankara’ya girerken dikkatimi çeken sokaklarda ve caddelerdeki bayrak karmaşası oldu. Sanki memleketimde hiç de bayram olmazmış ve bayrak asılmazmış gibi her yer donatılmış. 4 yıldır yazları Türkiye’ye gelmediğim için boğucu sıcak içindeki tabela karmaşasına ilaveten, rengarenk biraz da kirlenmiş parti amblemlerini taşıyan sokaklardaki flama mı desem bayrak mı desem renk cümbüşü beni yordu.
Halkımı bu kez daha sinirli daha süzgün ve düşünceli buldum. Sanki Tayyip beyin siniri onlara geçmiş gibi. Oy verme işlemine gelince, bizim oy pusulalarında bağımsız adaylar yoktu. Hoş olsaydı da vereceğim hiçbir bağımsız aday yoktu ya. Buna rağmen sırf partileri içeren ve pusuladan çok parti listesine benzeyen kağıdı zarfa sokarken bayağı zorlandım.
Türkiye de farklı bir söylem gördüm. Tayyip bey hem Amerika’nın adayı olduğunu ima ederken, bir yandan da ABD’ye söyleniyormuş gibi yapıp her zaman olduğu gibi gene kendi kendisi ile çelişiyor.
Neden mi? Çok basit. Hani Başbakan’ın dış politika danışmanı Egemen Bağış ve öteki baş danışman Cüneyt Zapsu ne diyorlardı? “ABD ve Bush yönetimi Erdoğan ve partisini dışlamadı siz basın bunu yanlış yazıyorsunuz veya yanlış ve kasıtlı aktarıyorsunuz” demiyorlar mıydı?
Peki o zaman AKP kurmayları neden şimdilerde iktidardaki Başkan Bush ve Partisi Cumhuriyetçiler yerine Amerikalı Demokratlarla flört ediyor? Onlar değil mi Demokrat Partili ve Başkan Clinton’un dış politika danışmanı Albrith’ı Türkiye’ye seçim gözlemcisi olarak davet eden? (sanki bir Afrika ülkesiymişiz gibi, bu da Türkiye için bir başka ayıp ama)
Ya yeni bir seçim sonucu Demokratların iktidar olması durumunda yeni Dışişleri Bakanı olmayı uman Richard Holbrooke’un bu konudaki çabaları ne olacak? Bir zamanların Kıbrıs özel temsilcisi olan Nelson Ledsky’in AKP için temennileri ne oluyor. Hele hele ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi olan ve bazı ülke-lerde Amerika aleyhtarı rejimlere karşı darbeler yaptırmakla suçlanan Abramowitz’in ampul takımına duyduğu muhabbeti ne yapalım?
Bu AKP danışmanlarının Amerikalı Cumhuriyetçiler ve Bush yönetiminden umutlarını kesmelerinin en güzel örneği değil mi? Ya karısı Albrith’ın yardımcısı olan sonra da Clinton döneminde CIA başkanı Tenet’in danışmanı pozisyonuna gelmesi ardından kendisini ABD Dışişlerine aktartan daha sonra da sözleşmesi yenilenmeyen ancak yeni Demokrat yönetiminde görev aşkı ile umutları kabaran Henri Barkey’e ne demeli.
Arap ülkeleri ile Avrupa’da beş kuruşluk itibarı kalmayan, hayatını dış gezilerde geçiren, ne doğu da ne de batıda artık ne olduğu anlaşılan Erdoğan ve ampul takımının bence tek umudu hâlâ kandırabileceklerine inandıkları Türk halkı. Ben hâlâ halkımın ve Türk seçmeninin bu ampul takımına bir şans daha vereceğine inanmıyorum.
Türkiye de beni inandıramayan kamu oyu yoklamalarının tersine Washington’da ayrılmadan önce gördüğüm ve yabancıların yaptırdığı söylenen son bir kamu oyu yoklaması da benim haklı olduğumu gösteriyor.
Onda da AKP ikinci parti gözüküyor. Bu sayılara göre CHP yüzde 22-23, AKP yüzde 20 ve MHP yüzde 18’di. Bu rakamlarda DP yüzde 9 ile baraja takılı kalıyor ve birilerinin çok umutlar bağladığı DEHAP’ın bağımsızlarının da 11-12 milletvekili ile Meclis’e girecekleri belirtiliyor. Bu rakamlarda Genç Parti yüzde 4,5 ve öteki partiler de küçük rakamlar halinde. Kararsızlar ise yüzde 19 civarında.
İşte sevgili okurlarım sizlere tazesine taze, sıcak sıcak ve alışık olunmayan bir gözle yapılmış değerlendirme. İnşallah sonuçlar halkımın yararına ve ülkemin geleceğine katkıda bulunur. Hepimize hayırlı ve uğurlu olsun.
deryatulga
13.07.07, 16:10
Cuma, 13 Temmuz 2007 Seçimlere 1 hafta kala 3 ayrı kuruluşun farklı illerde yaptığı anketlere göre İşçi Partisi'nin oyları yüzde 7.6 ile yüzde 13 arasında değişiyor.
KAMOY'un Temmuz'un ilk haftasında yaptığı ankete göre, Ankara'da MHP yüzde 9, İP yüzde 7.6. Ulusal Kanal'a ulaşan ve yine Ankara'daki durumu gösteren bir başka anket bilgisi de şöyle: "Çankaya'da CHP, Keçiören'de AKP, Batıkent'te ise İP önde". İlk iki sırayı AKP ve CHP'nin aldığı ankette DP, SP ve Genç Parti; MHP ve İşçi Partisi'nden sonra sıralanıyorlar. KAMOY anketi Temmuz'un ilk haftasında ve 2 bin denek üzerinden gerçekleştirildi.
Gaziantep'te yayın yapan Mega TV'nin, "Seçim Sandığı" adında yaptığı programda kanal çalışanları her gün bir mahalleye seçim sandığı ve oy pusulalarıyla gidiyor ve mahalle sakinleri oy kullanıyor. Mega TV Genel Yayın Yönetmeni Arif Kurt, halkın nabzını tutan programdan çıkardıkları sonucu, Ulusal Kanal'a değerlendirdi. Gittikleri her mahalleden İşçi Partisi'ne mutlaka oy çıktığını söyleyen Kurt, "DP'nin, hatta CHP'nin oy alamadığı mahallelerde, İşçi Partisi'nin mutlaka seçmeni var. İşçi Partisi tabanda çok güçlü örgütlenmiş durumda" dedi.
Siyasal Stratejik Araştırmalar Merkezi'nin Haziran ayı başında yaptığı ankette ise İşçi Partisi'nin oylarında ciddi artış olduğu saptanıyor.
Ankette İşçi Partisi seçimin flaş partisi olarak tanımlanıyor.
Merkezin Başkanı Abidin Aydoğdu yaptığı açıklamada, AKP, CHP ve diğer partilerden farklı olarak İşçi Partisi seçmeninin oylarının karakterli ve kesin olduğunu belirtti.
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in İsviçre eyleminin bu oyların karakterli hale gelmesinde etkili olduğunu söyleyen Aydoğdu, İşçi Partisi'nin bütün partilerin tabanından oy aldığını belirtti. Anket 32 ilde 36 bin 844 kişi üzerinde yapıldı.
MHP, ana muhalefet olabilir mi?
İsmet Berkan (ismet.berkan@radikal.com.tr)
13/07/2007 (7500 kişi okudu)
Hemen hemen her gittiğim yerde insanlar bana sanki onlardan daha fazla şey biliyormuşum gibi seçim tahminimi soruyor. Genellikle yüzdelerden, rakamlardan söz etmemeye çalışıyorum ama rakam vermeyince de karşımdaki bir nevi hayal kırıklığına uğruyor, sanki ona zaten bildiği bir şeyden ötesini söylemediğimi düşünmeye başladığını belli ediyor.
Seçim tahmini yapmaya çekiniyorum, çünkü seçim tahminlerinin tutmasıyla değil tutmamasıyla ünlüyüm. Öte yandan, hepimiz bu toplumun içinde yaşıyoruz ve kendimizce gözlemler yapıyoruz ama bu gözlemlerimizi seçim tahminine dönüştürmek ne kadar doğru bunu bilmiyorum.
Biz gazetecilerin subjektif gözlemlerimizle Türkiye gerçeğinin uyuştuğuna geçmişte çok tanık olmadım, o yüzden tahmin yapmaktan çekiniyorum. Ama öte yandan güvendiğim kamuoyu yoklamalarının rakamlarını zaman zaman telaffuz ediyorum. Aslında onları siz de biliyorsunuz, kimi gazeteler bu rakamları yayımlıyor (biz prensip olarak yayımlamıyoruz).
İşte bu güvendiğim araştırmacıların başında da Radikal yazarı Tarhan Erdem ve onun şirketi Konda geliyor.
Dün sabah Tarhan beyle sohbet ederken çok ilginç bir olasılıktan söz etti. Baştan altını çizeyim, bir olasılıktan söz ediyoruz, anket sonucundan değil!
Bu olasılık şöyle: Eğer seçimde Cumhuriyet Halk Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi oy oranları arasında CHP lehine oluşacak olan fark 2 puandan az olursa, MHP'nin milletvekili sayısı CHP'den fazla olabilir. Yani, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin iktidar olması halinde MHP anamuhalefet, bir MHP-CHP koalisyonu olasılığında ise Devlet Bahçeli Başbakan olabilir. Bütün bunlar MHP'nin oyu CHP'den daha az olduğu halde gerçekleşebilir!
Bu söylediğimin sadece bir olasılık olduğunu akıldan hiç çıkarmadan, bu olasılığı doğuran mantığı anlatmaya çalışayım:
MHP, az oy aldığı yerlerde kendi ortalamasından ÇOK AZ, çok oy aldığı yerlerde ise kaçınılmaz olarak kendi ortalamasından ÇOK oy alıyor ve MHP belli bölgelerde yoğunlaşıyor. Buna karşılık CHP'nin oyları ise üç aşağı-beş yukarı kendi ortalamasına yakın biçimde dağılıyor.
Bu durumu şöyle tercüme etmek mümkün: MHP'nin bir milletvekili kazanması için gereken oy sayısı CHP'ninkinden daha az.
Öte yandan, anketlerde MHP'ye oy vereceğini söyleyenler içinde erkeklerin sayısı kadınlardan neredeyse iki kat daha fazla. Bilinen toplum yapımız içinde erkeklerin kadınlara söz geçirip oyları kendi partilerine, yani MHP'ye yöneltmeleri mümkün. Bunun sonucunda MHP'nin oyunun bugün beklenenin üstüne çıkması kuvvetli bir ihtimal.
Anketlere göre MHP ile ilgili bir diğer bulgu, seçmenlerin ikinci tercihleriyle ilgili sorulara verdikleri cevapta gizli. Tarhan Erdem'in verdiği bilgiye göre AKP, CHP ve DP'ye oy vereceğini söyleyenlerin yüzde 22-31 arası kesiminin ikinci tercihi MHP. Bu da, MHP'nin son güne kadar oy toplama olanağının bulunduğunu gösteriyor.
Bütün bu varsayımlar ve bulgular ışığında baktığımızda, CHP ile MHP arasındaki oy farkı yüzde 2'nin altına düştüğünde, MHP'nin CHP'den daha fazla milletvekilliği kazanma ihtimali yüksek.
Yani, MHP, gerçekte CHP'den daha az oy aldığı halde daha fazla milletvekili çıkarıp anamuhalefet partisi veya Başbakanı belirleyen iktidar partisi olabilecek. Ama dediğim gibi, iki parti arasındaki farkın yüzde 2'den az olması şartıyla.
Peki acaba şu anda iki partinin durumu ne? Tarhan Erdem'in Konda araştırma şirketinin verilerine göre CHP'nin oyu halen yüzde 18-20, MHP'nin oyu ise yüzde 14-17 aralığında. Ve tam 10 gün sonra oylarımızı katlayıp zarfa koyacak, sandığın içine atacağız.
MHP nin 1,5-2 puan CHP den az olsa bile ,fazla mv cikarma sansi var....
evet bu konu yu demin arkadaslar ile de konustum,ve bu olasilik hicde yabana atilacak bir tez degilmis....
bu yanilmiyorsam yasanmis ti galiba...sonra bir bakmam lazim...
deryatulga
13.07.07, 21:09
MHP nin 1,5-2 puan CHP den az olsa bile ,fazla mv cikarma sansi var....
evet bu konu yu demin arkadaslar ile de konustum,ve bu olasilik hicde yabana atilacak bir tez degilmis....
bu yanilmiyorsam yasanmis ti galiba...sonra bir bakmam lazim...
Söyle bir durum olmasi gerekir, MHP güclü oldugu illerde 50%üstünde oy alarak tulum cikartir ve büyük merkezlerde de kendi ortalamasinin cok gerisine düsmezse CHP'yi eksik oyla da sollar. Ama bu cok kuramsal!
Söyle bir durum olmasi gerekir, MHP güclü oldugu illerde 50%üstünde oy alarak tulum cikartir ve büyük merkezlerde de kendi ortalamasinin cok gerisine düsmezse CHP'yi eksik oyla da sollar. Ama bu cok kuramsal!
zaten cok yanlis bir sistem.ben 1-2 puan bir x-parti den az oy alacagim fakat bu x-parti den fazla mv cikaracagim.
bu baraji ve genel olarak secim sistemini toptan degismesi gerekiyor.
deryatulga
14.07.07, 12:00
Bu da Yeni Şafak anketi!
Yeni Şafak, DEMOS anketine göre AKP oylarını yüzde 42'nin üzerine çıkamış durumdu. Ankete göre CHP'de gerilememe gözlenirken, MHP barajı farklı aşacak...
Yeni Şafak DEMOS anketi, AK Parti'nin oylarını yüzde 42'nin üzerine çıkararak tek başına iktidara gittiğini gösteriyor. CHP'de gerileme gözlenirken, MHP barajı 2 puanla aşıyor.
Son iki haftadır yapılan tüm anketlerin ortalamasına göre Temmuz'a yüzde 41civarında oyla giren AK Parti, oylarını kademeli olarak yüzde 42,4'e yükseltti. CHP'nin oy oranı Haziran sonunda 22'lere çıkmışken, son ankette yüzde 20,5'e gerilediği gözlendi. MHP'nin de yüzde 12,5 ile barajı aşması bekleniyor. GP'nin yüzde 8,8'e ulaşması CHP ve MHP'den aldığı oylara bağlanıyor. DTP'nin bağımsız adaylarına ise yüzde 6,3 oy çıkıyor.
ANKET 3 GÜN ÖNCE YAPILDI
DEMOS Araştırma, Yeni Şafak için 8- 11 Temmuz tarihlerinde İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Mersin'in de aralarında bulunduğu 18 şehir ve bunların ilçe ve beldelerinde 3 bin 475 kişiyle yüz yüze görüşerek 'Seçmen Eğilimleri Araştırması' yaptı.
Vatandaşların, 'bugün seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz' sorusuna verdikleri cevaplardan, "istikrar ve tek parti iktidarı" istedikleri ortaya çıktı. Kararsızlar ve hiçbiri diyenler de dağıtıldıktan sonraki oy oranları şu şekilde oluştu: AK Parti yüzde 42.4, CHP yüzde 20.4, MHP yüzde 12.5, GP yüzde 8.8, DTP'nin destekleyeceği bağımsız adaylar yüzde 6.3, DP yüzde 4.5, SP 1,7 ve diğerleri ise 3.3.
ÇİFTÇİ VE KÖYLÜ AK PARTİLİ
Muhalefetin tarım politikalarına yönelik eleştirilerine karşın AK Parti'nin tarım kesimindeki oylarını artırdığı dikkati çekti. AK Parti'ye oy vereceğini belirten seçmenin yüzde 39'u kentli, yüzde 50,4'ü ise kırsal kesimden. Seçmeninin yüzde 21,7'si kentli olan CHP'nin kırsaldaki oyu yüzde 17,5'ta kaldı.
MHP'nin de yüzde 13,3 kentli oya karşılık kırsalda ancak yüzde 5 oyu bulunuyor. Bölgesel adaylar belirleyen DTP'nin de kırsaldaki oyu sadece yüzde 3,2'de kalırken, kentli oyu yüzde 7,6.
Muhalefet birbirinden oy çaldı
DEMOS anketi, seçmenlerin partilerinden memnuniyet düzeyini de ortaya koydu. 2002'de AK Parti'ye oy verenlerin yüzde 83'ü yine AK Parti'ye oy vereceğini söyledi.
Ancak CHP'lilerin yüzde 73,3'ü yine partisine oy vereceğini söylerken, yüzde 7,4'ü AK Parti'ye, yüzde 7,4'ü GP'ye, yüzde 4,6'sı da MHP'ye oy vereceğini belirtti. CHP ile birleşen DSP seçmeninin ise ancak yüzde 56.3'ü CHP'ye oy verecek.
MHP'lilerin sadece yüzde 69'u partisinde kalırken, yüzde 19,4'ü AK Parti'ye, yüzde 3,9'u CHP'ye gitti. GP'lilerin yüzde 51'i partisinde kaldı; yüzde 25'i AK Parti'yi, yüzde 12,3'ü CHP'yi, yüzde5,4'ü de MHP'yi tercih etti.
Anket nasıl yapıldı?
Araştırma 8-11 Temmuz tarihleri arasında yapıldı. 18 il, bunların ilçe, belde ve köylerinde 3 bin 475 kişiyle yüz yüze görüşüldü. 1999 ve 2002 seçimlerinde benzerlik gösteren illerden sadece biri örneklendi. Görüşülen kişiler, seçmen sayısı ve yaş gruplarına uygun olarak belirlendi.
18 kentin köylerine kadar gidildi
Araştırma ekipleri, İstanbul, Ankara, Adana İzmir, Bursa, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, İçel, Kayseri, Malatya, Samsun, Tekirdağ, Trabzon, Van, Zonguldak'ta ilçe, belde ve köylere giderek halkla görüştü.
Ankete kimler katıldı?
Demos Araştırma'nın seçim anketine 18 şehirde 3 bin 475 kişi katıldı. Bunların yüzde 44,2'si kadın ve yüzde 55,8'i erkeklerden oluşuyor. Seçmenlerin yaş dağılımı şu şekilde: Yüzde 17,4'ü 18-24 yaş arası, yüzde 24,0'ü 25-34 yaş arası, yüzde 23,6'sı 35-44 yaş arası, yüzde 18,2'si 45-54 yaş arası, yüzde 10,1'i 55-64 yaş arası ve 6,6'sı da 65 yaş ve üzeri.
http://www.hurhaber.com/ sitesinden 14.07.2007 tarihinde yazdırılmıştır.
deryatulga
14.07.07, 13:07
Sandıktan kim çıkacak
Seçimlere bir hafta kaldı, büyük medyamıza göre “mutlu son” göründü gibi:
AK Parti geriliyor oy kaybediyor!
CHP ve Baykal ile MHP yükseliyor.
Genç Parti, AK Parti"den oy çalıyor.
Seçime katılamayan ANAP"ın oyları doğrudan CHP"ye akıyor.
AK Parti Meclis"te eski ezici çoğunluğunu kaybediyor.
***
Şimdi biraz eskilere uzanalım.
Yıl 1994… 27 Mart"ta Yerel Seçimler yapılacak.
İstanbul Belediye Başkanlığı seçiminin her zamanki gibi özel yeri bulunuyor.
Adayların her biri ayrı bir marka…
Bedrettin Dalan (DYP) Zülfü Livaneli (SHP), İlhan Kesici (ANAP)…
Büyük medya bakışıyla seçim bu üç büyük “politik marka” arasında geçiyor.
Kimi anketlere göre Dalan rahat kazanıyor, diğerlerinde Livaneli sandığı önde göğüslüyor, bir başkasında Kesici işi bitiriyor.
Seçimlere bir ay kala başında Erhan Göksel"in bulunduğu VERSO firmasının “İstanbul araştırması” Günaydın gazetesinde yayınlanıyor.
İlçeler bazında yapılan araştırmaya göre İstanbul"un 16 alt yerleşiminde Refah Partisi 1. sırada çıkıyor.
Araştırmayı yorumlayan Erhan Göksel, İstanbullulara küçük dillerini yutturacak bir öngörüde bulunuyor:
-Refah Partisi 16 ilçede birinci olursa, o zaman büyük şehir başkanlığını da rahatça kazanabilir!
O zamana kadar Refah Partisi İstanbul İl Başkanı ve Belediye Başkan adayı Recep Tayyip Erdoğan"ı kendi partisi dışında yaygın kamuoyunda tanıyan pek yoktu.
Göksel"in öngörüsü hafif bir ürperti dışında etki uyandırmadı.
Ta ki, 27 Mart Pazar akşamı sandıklar açılana kadar… İstanbul"un yeni belediye başkanı Kasımpaşa"dan gelen Rizeli Tayyip Erdoğan olmuştu.
***
Şimdi elimde Erhan Göksel"in yeni bitirdiği genel seçimlere ilişkin bir araştırma var. Bundan önce Erhan Göksel"in yıl boyunca yeni medya olanaklarını kullanarak, cep telefonundan geçtiği uzun mesajlarla Tayyip Erdoğan"ın açıklarının altını çizmekten bıkmadığını belirtmeliyim.
Yani AK Parti"ye “yakın” bir isim değil…
Gelelim VERSO ile SAM"ın (Stratejik Araştırmalar Merkezi) yaptıkları çalışmanın sonuçlarına:
AK Parti: Yüzde 40.3
CHP: Yüzde 22.3
MHP: Yüzde 15.6
Genç Parti: Yüzde 4.1
Demokrat Parti: Yüzde 3.9
DTP-Bağımsızlar: Yüzde 3.9
Diğerleri: Yüzde 3.9
Cevapsız: Yüzde 3.4
Oy vermezler: Yüzde 2.3
Bu oy dağılımı olur, olmaz bilemem…
Ancak herkesin ortak bir koro halinde “AK Parti düşüşte” dediği bir ortamda, “1994"ün müneccimi” yine herkesten farklı bir tahminde bulunuyor.
Bilginiz olsun istedim!
Yazar: Nazım ALPMAN
www.internethaber.com sitesinden 14.07.2007 tarihinde yazdırılmıştır.
deryatulga
14.07.07, 13:48
AKP'nin oyları
Uzmanlarla yaptığımız değerlendirme toplantısında, AKP türünden bir partinin alacağı oy miktarını yüzde 47’ler civarında tahmin eden çalışmanın yayınlanmasının en çok AKP yönetimini rahatsız edeceği belirtildi
Seçim finaline yaklaşırken heyecan da arttı. Artık tüm gözler 22 Temmuz akşamı ilk tahminlerin yapılmaya başlayacağı saate kilitlenmiş durumda. Liderler ise sahada son hamlelerini yapıyor.
Seçim ile ilgili tahminler yağıyor her yerden. Bu aşamada tahminlerin hepsine temkinli yanaşmak gerekiyor. Çünkü hemen hepsi ciddi yanılma oranı içermekte.
Ancak şurası kesin gibi. Bu seçimde AKP birinci parti olacak. Bu tartışılmıyor da önemli olan ne kadar oy alacağı ve bu oyla ne kadar milletvekili çıkarabileceği.
Bu tek başına kendi oy oranına da bağlı değil. Diğer partilerin alacağı oy oranına ve kaç gruplu TBMM olacağına da bağlı AKP’nin durumu.
Bu nedenden dolayı MHP’nin alacağı oy miktarı onlardan çok AKP tarafından merak ediliyor.
CHP’den büyük sürpriz beklenmiyor. Onun ikinci parti olacağı kabul edilmiş durumda. Oy oranı kafalarda bir yere oturtulmuş ve bunda büyük oynama da beklenmiyor.
MHP’nin sürpriz yapabileceği düşünülüyor. Bu parti yüzde 20’lere yaklaştığı zaman AKP için ciddi problem olacağı da konuşuluyor.
Bu tahmin furyasında bir konuya ciddi olarak dikkat çekmek gerekiyor. Bir partinin oy oranını düşük gösterdiğiniz zaman o, bu partiye gidebilecek oyları gerçekten azaltabilir.
İnsanların güce sahip olacak partiye oy atmak isteyecekleri biliniyor. Bu böyledir ama, yapılan tahminde bir partinin oy oranının yüksek gösterilmesi o partinin işine yaramayabilir. Çünkü insanlar bir partinin çok fazla güçlenmesinden korkabilirler de...
Özellikle AKP için böyle bir durum var. Açıkça söyleyelim; bu partinin alacağı oy oranını yüzde 30’ların altında tahmin eden çalışmalar da bulunuyor. Partinin alabileceği oy oranını yüzde 47’ye yakın tahmin eden bazı çalışmalar da var. Biz bunları gördük.
Uzmanlarla yaptığımız değerlendirme toplantısında, AKP türünden bir partinin alacağı oy miktarını yüzde 47’ler civarında tahmin eden çalışmanın yayınlanmasının en çok AKP yönetimini rahatsız edeceği belirtildi.
Onların mantığına göre, AKP’nin olağanüstü güçlenmesine giden süreçte olması ona oy vermeyi düşünebilecek insanları rahatsız edebilir ve bu aşamada oyların rengini değiştirebilirler.
Dolayısıyla oy oranının az gösterilmesi ile çok gösterilmesi arasında partilerin tercihi olan bir optimal nokta var. Bu galiba AKP için yüzde 40 civarında bir oy milktarı. Bu bizlere, AKP Lideri Erdoğan’ın açıklamış olduğu orandır. Bunun çok altındaki ve çok üstündeki tahmin oranları partililer tarafından kamuoyuna çok açıklanmak istenmeyebiliyor.
Bize göre güçlü bir muhalefetin olduğu TBMM en fazla AKP iktidarının işine yarayacaktır. Çünkü AKP yönetimi mutlak gücün kendileri ve de ülke için hayırlı olmadığını gördüler sanıyoruz.
Türkiye için ideal olan; AKP’nin en fazla 300 veya altında milletvekili ile iktidara gelmesi, MHP’nin de güçlü biçimde TBMM’de olması, böylece güç dengelerinin hak ettiği yeri bulmasıdır.
İş âleminin tercihi de bu yöndedir. Böylece iş âlemine olumlu yansımaları olan ekonomi politikalarının süreceği garanti altına alınmış, bunun yanında güçlü muhalefet nedeniyle rejim tartışmaları gündemden çıkarılmış olacaktır.
Türk insanı bilinçli oy verir. Partiler bu nedenden dolayı tahmin oranları konusunda hassastır. Çünkü bilinçli seçmen bu oranları beğenmezse ince ayar vermek için oylarını değiştirebilir.
Bunun dışında oy verme davranışındaki bu yüksek bilinç ülkede siyasi dengelerin iyi kurulmasını sağlayacaktır. Türk demokrasisinin güzelliği de buradadır.
Serdar TURGUT
[/URL] (http://www.aksam.com.tr/haberpop.asp?a=83962,4#) [URL="http://www.aksam.com.tr/yorum.asp?a=83962,4"] 14.07.2007
deryatulga
14.07.07, 14:45
'Özlem' değil 'Özlem Hanım' polemiği
14 Temmuz 2007http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/3731004.jpg Okan Bayülgen, konuğu AKP İstanbul 1. Bölge adayı Özlem Türköne'ye ismiyle hitap edince ikili arasında hitabet polemiği yaşandı. Bayülgen konuğuna ilk adıyla hitap edince Türköne "Bana karşı daha saygılı davranmanız gerekir" diyerek karşı çıktı. Bayülgen ve Türköne bu konuda uzun süre tartıştı.
www.hurriyet.com.tr (http://www.hurriyet.com.tr/) okurlarına bu polemikte kimin haklı olduğunu sorduk.Anketemize katılan okurlarımızın yüzde 69.9'u Özlem Türköne'ye haklı buldu. Yüzde 30.1'i de Okan Büyülgen'i haklı buldu.
* TARTIŞMANIN VİDEOSUNU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN (http://videogaleri.hurriyet.com.tr/Video.aspx?s=5&vid=1587)
* AHMET HAKAN'IN OKAN BAYÜLGEN'İ ELEŞTİRDİĞİ YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN (http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6883174.asp?yazarid=131&gid=61)
İŞTE ANKET SONUCU
http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/3730981.jpg
deryatulga
14.07.07, 16:04
Al sana anket...
Üşenirim aslında.
Üşenmedim...
Gazetelerde ve televizyonlarda yayınlanan "bağımsız" seçim anketlerini topladım.
Beni ziyaret eden milletvekili adaylarının "tarafsız" tahminlerini de ilave ettim.
Tablo şu...
AKP, yüzde 52.
CHP, yüzde 47.
MHP, yüzde 43.
Genç Parti, yüzde 24.
Demokrat, yüzde 22.
Saadet, yüzde 20.
Halkın Yükselişi, yüzde 17.
İşçi Partisi, yüzde 12.
http://img.sabah.com.tr/i2/yildizlar.gif
Ne etti birader?
Yüzde 237.
E kararsızlar da var...
Yüzde 32.
Etti mi sana, yüzde 269.
http://img.sabah.com.tr/i2/yildizlar.gif
Bağımsızlara da hastayım...
Geçenlerde izliyorum, "küresel ısınmaya karşı mücadele etmek için" Meclis'e girmek istediğini söylüyor bir tanesi...
(Bizi kurtardı. Sıra kutup ayılarında.)
Halbuki, al bunu karşına...
Ekmek fiyatını sor...
Bilirse, mesleği bırakırım.
Ama "kaç oy alırsınız?" diye sor...
"En az 200 bin" diyor.
http://img.sabah.com.tr/i2/yildizlar.gif
"200 bin" dediği, Isparta'daki toplam seçmenden fazla. Artvin'in, Kırşehir'in iki katı.
Ankara'nın yüzde 10'u.
Topla bu durumda, bağımsızları...
Kaba hesap, yüzde 170 de onlar.
Bulduk mu yüzde 439'u?
Bulduk.
Düş darasını...
Meclis'e 8 parti, 134'ü bağımsız, 2 bin 147 milletvekili falan giriyor!
O nedenle, buradan, Yüksek Seçim Kurulu'nun değerli Kurul'una soruyorum...
"En güçlü bu, sen de en güçlünün yanında yerini al" diyerek, vatandaşın tercihini yönlendirme gayretleri, "özgür irade"ye baskı değil mi?
Televizyon reklamı yasak...
Gerçek olmadığı halde, ana haber bülteni ayaklarıyla, bir partiyi önde göstermenin... O partinin televizyon reklamı vermesinden ne farkı var?
Soruyorum...
Güdümlü medyanın, daha önce defalarca palavra olduğu kanıtlanmış, eğip bükmeye müsait rakamsal hokus pokusu yayınlaması niye serbest?
deryatulga
14.07.07, 16:35
Selahattin Duman sduman@gazetevatan.com (sduman@gazetevatan.com)14.07. 2007http://www4.gazetevatan.com/images/kategorititle1.gif Bütün akıllar bir olsa, bağ duvarı neylesin?
http://www.gazetevatan.com/pics/yazarlar/1.jpgAl bu lafı, vur anketçilere.. Seçim sonucunu ben biliyorum diyenlere.. Yine bir şey çıkmaz.. Hele hele köşe yazarı esnafının gün ışığında yedi sekiz saat gördüğü şehirden çıkan tahmin hiç tutmaz.. Kendimden biliyorum..
Özet: Yazar, Bay Ertuğrul Özkök’ün “Ben yazarlarımın seçim tahminlerine kefil olmam..” lafından hislenir..
“Ne yani.. Yarın ben bir bankadan tüketici kredisi isteyecek olsam kefil bulamayacak mıyım?” deyip infial gösterir..
Sonra; daha iki gün önce yakın silah arkadaşı Kemal’e borç vermediği aklına gelip, kendisini toplar..
Kamuoyunu irşat etmek için konuyu eşelemeye karar verir.. Yine de his dünyası karmakarışıktır..
***
Seçim tahmini yapmak artık profesyonel bir iş.. Elin oğlu şirketini kuruyor.. Eleman yetiştirip, işe alıyor..
Şartlar tamam olduktan sonra konuyu seçip anket yapıyor..
Bunun da müşterisi var.. İki yüz bin dolara mal ettiği bir anketin sonuçlarını üç yüz elli şirkete, tanesi bin liradan verip para kazanıyor..
KAZIK DA VAR..
Şirketin niyeti bozuksa; filanca partinin kapısını çalıp “Bana şu kadar para verin.. Anketlerde sizin partiye barajı geçirteyim..” de diyebilir..
Veya önde giden bir partinin oylarını düşük de gösterebilir..
Tabii bu kafada olanların sektörde ömrü uzun olmaz.. Manipülasyon yapan, yani rakamlarla oynayanın kârı da bir seçimlik olur..
Gazeteler bu anketleri yayınlamak için para vermez..
İkinci “nabız tutma yöntemi” de kendi muhabirini, yazarını taşraya yollamaktır..
Genel yayın yönetmenleri bunun için en gıcık kaptıkları köşe yazarlarını seçip taşraya salarlar.. “Aman üstad, senin fikirlerin bizim okur için önemli.. Sen yazmazsan olmaz..” deyip il il dolaştırırlar..
Yazarı telef ederler..
***
Diyelim ki kendisini dünyanın merkezi zanneden bir köşe yazarına “yurt gezisi” piyangosu çıktı..
Gezeceği iller de Afyon, Konya, Eskişehir, Kayseri.. Vakit yeterse Niğde ile Nevşehir’i de görüp gelecek..
Süre altı gün.. Yani her ilde bir gün kalabilecek.. O köşe yazarı, o nabız tutucu böyle bir durumda ne yapabilir?
KİM KAZANACAK?
Şöyle yapar.. Gider Afyon’a.. Şehrin girişinde İkbal tesislerinde güzel bir öğle yemeği yer.. İlk sorusunu da kendisine servis yapan garsona sorar:
“Seçimi burada kim alır?”
Garson da soruyu soranın meşrebini bilmediğinden orta yol tutturmak için kafadan sallamaca cevap verir:
“Ampul Partisi kuvvetli burada.. Kazıklı Parti de iyi emme.. Bir de Beygir Partisi var..”
Köşe yazarı bu cevaptan yazısının girişini çıkarmıştır bile:
“Afyon’da seçmenin kafası karışık..”
Sonra şehre girer.. Uzun Çarşı’da dolanırken girip çıktığı dükkânlarda aynı soruyu sorar.. Eğer şehirde partici, sendikacı, memur kısmından tanıdığı varsa onları bulur..
O onları bulmasa da çay içtiği bahçede, köşesindeki fotoğraftan tanıyan vatandaş onu bulur..
Hiçbir bilimsel değeri olmayan bir siyaset geyiği başlar.. Yazar buradan sonuç çıkarmaya çalışır..
***
Haaa! Gidip, partilerin il yöneticileri ile konuştu diyelim..
Her il yöneticisi kendi partisini över.. Kimse “Ayranım budur, yarısı sudur..” demez.. Yazar da altı milletvekili çıkaracak bir ilin sıralamasını bu duyumlara göre yapar..
Yediği, içtiği, konuştuğu kişilerin ağzından kaptığı laflar da yazısına çerez olur..
AL SANA GÖZLEM
Bizim ahalinin bir de “işini saklama refleksi” vardır..
Başıma geldi biliyorum.. Ecevit’in rüzgârlı zamanı.. Yol üzerindeki bel kahvesinde konuştuğum köylü, Kıbrıs harekâtının etkisiyle sallıyor..
“Bu sefer oyum Garaoğlan’ın.. Komünistmiş diyorlar emme..”
Ecevit’in o günlerdeki söyleminden biraz endişeli.. Endişesine bakan da mal mülk sahibi sanır..
Komünistlere kaptıracak malı olmadığı ise kahvenin önünde dolanan küçük oğluna ikide bir “Get bak len.. Tavuk yımırta bırakmış mı?” diye seslenmesinden belli..
Tavuk yumurtlamışsa oğlan yumurtayı kapıp getirecek.. Bizim mülkiyet endişesi içindeki köylümüz de o yumurtayı karşıdaki bakkala götürecek..
O yıllarda bizim “Üçüncü” dediğimiz filtresiz, tütününün üçte biri dökülmüş köylü sigarası ile değişecek..
Bakkal bir yumurtaya beş ile yedi arasında açık sigara veriyor..
***
O konuşmadan “İktidar partisinde bir çözülme olduğu..” sonucunu çıkarmıştım..
Seçim yapıldı.. Dönüşte yolumun üzerindeki aynı köyde mola verdim.. Aynı bel kahvesine oturdum..
Bizimki orada.. Yine oğlanı arada bir kümese yolluyor.. “N’oldu?” dedim.. “Verdin mi oyu Karaoğlan’a..”
BASTIM MÜHÜRÜ
“Vereceğdim..” diye başladı lafına.. İtiraf etmeden önce ikram ettiğim sigaradan bir nefes çekti..
“Elim altı okun özerinde dolandı dolandı.. Kayıveedi.. Kaktırıveedim beygire..”
Haydi bakalım.. “Bizim iktidar kan kaybediyor” teorisinin nasıl çöktüğü anlaşıldı işte..
Bu tavrın sosyolojik açıklaması yoktur.. Analizi yoktur..
Lise mezunu, hatta üniversiteye giden genç genç insanlar kime ne diye oy vereceklerini açıklıyorlar:
“Adam Amerika’yı dolandırdı abi.. Bize böyle bir lider lazım..”
Aferin koçum.. Eğitimin faydası böyle böyle çıkıyor.. Demek ki adamın iki de cinayeti olsa partisi tek başına iktidar olacak..
***
Bir lafım da her seçim anketi sonuçlarından otuz ile otuz beş bağımsız milletvekili çıkaranlara.. Demokrasi âşığı Ampul Partisi seçmene öyle bir kazık attı ki..
O çarşaf kadar karmakarışık oy pusulası sudoku bulmacasına döndü..
Çapraz bulmacadaki “Bir bağlaç” sorusuna “ip” yazan ahalimin içinden çıkabileceği gibi değil..
Eğer becerip de yirmi bağımsızı seçebilirsek toplumsal IQ (Aykû)’muzda patlama var demektir..
Baskın Hoca boşuna güvenmesin..
Bu tespitim okumuşların biriktiği Cihangir cemaati için de geçerli..
deryatulga
15.07.07, 12:58
Reuters'in flaş seçim tahmini
15 Temmuz 2007 Pazar 13:50
Reuters yarın flaş olarak geçecek. Konu seçimler ve partilerin oy oranları...
Türkiye yarın Reuters haber ajansından flaş bir seçim tahmini duyacak.
Akşam gazetesi yazarı Serdar Akinan'ın bu haber için, "tam olarak bildiğim sonuçları, söz verdiğim için yazamıyorum. Ama yaklaşık oranlar şöyle" diyerek yazdı.
AK Parti: % 45-50 bandında
CHP: % 20-25 bandında
MHP: % 10-15 bandında
DP ve GP barajın çok altında
Bağımsız ise 30 kişinin altında
Akinan, bu anket için; "Son 3 seçimdir sandıklar açıldığı anda sonuçları neredeyse kesin olarak duyuran bu şirketin sahibi aynı teknikle yaptığı bu anketin yukarıdaki sonuçlarını yazılmamak kaydıyla paylaştı." yazdı.
changeTarget(document.getEleme ntById("news_content"))
AKP anketi neden gizlendi? 15 Temmuz 2007 16:56 http://www.etikhaber.com/images/stories/siyaset/secimsandigi1.jpgAKP'ye yakınlığı ile bilinen ANAR şirketinin yaptığı anket AKP'lileri şaşırttı. AKP anketinden CHP-MHP çıktı. AKP'ye yakınlığı ile bilinen ANAR şirketinin yaptığı anket AKP'lileri şaşırttı. ANAR'ın anketinin sonuçları dün gece saat 23.00'te Başbakan Erdoğan'a ulaştı. Fakat anket AKP'nin iktidarı kaybettiğini gösterdiği için yayınlanmadı. İşte ANAR anketinde yer alan oy yüzdeleri:
AKP %35
CHP %25
MHP %16
GP %8
AKP'nin aldığı yüzde 35'lik oyun tek başına hükümet olmaya yetmediği anlaşılınca, anketin yayınlanmamasına karar verildi.
Gerçek Gündem
ayyıldız66
15.07.07, 15:52
Son 7 gün. :)
Reuters'in flaş seçim tahmini
15 Temmuz 2007 Pazar 13:50
Reuters yarın flaş olarak geçecek. Konu seçimler ve partilerin oy oranları...
Türkiye yarın Reuters haber ajansından flaş bir seçim tahmini duyacak.
Akşam gazetesi yazarı Serdar Akinan'ın bu haber için, "tam olarak bildiğim sonuçları, söz verdiğim için yazamıyorum. Ama yaklaşık oranlar şöyle" diyerek yazdı.
AK Parti: % 45-50 bandında
CHP: % 20-25 bandında
MHP: % 10-15 bandında
DP ve GP barajın çok altında
Bağımsız ise 30 kişinin altında
Akinan, bu anket için; "Son 3 seçimdir sandıklar açıldığı anda sonuçları neredeyse kesin olarak duyuran bu şirketin sahibi aynı teknikle yaptığı bu anketin yukarıdaki sonuçlarını yazılmamak kaydıyla paylaştı." yazdı.
changeTarget(document.getEleme ntById("news_content"))
ben serdar akinan in skytürk te programini arasira takip ediyorum.
benim gözümde "degerli" bir gazeteci.
fakat kendisi karadeniz turun da fazla kirsal kesim de dolasmis galiba.
bu tahminlere bakacak olurasak,hemen hemen her ikinci vatandasimiz AKP ye oy veriyor....
kusura bakmayin ama, buna inanmak ta insan güclük cekiyor.......
ben sadee bir örnek ten bahs etmek istiyorum.....
benim ve esimin kökü anadolu nun kirsalina dayali....
bizimkiler kilis te üzüm ve zeytin ile ugrasiyorlar.....
hanimin akrabalari büyük capta,afyon/emirdagin da pancar ve bugday ile ugrasmakta....
ve inanin, hepsi ama hepsi perisan vaziyet te.......
bir basit örnek vereyim.....
hanimin dayilari 2001 ve 2002 de 2,3-3 kilo bugday ile 1 litre mazot alirken ,bugün 1 litre mazotu 7-7,5 kilo bugday ile mazotu aliyor......
gübre fiyatlari artmis..ilac fiyatlari artmis.......
bir cok köylü tarlasini ekmiyor bile bu dengesizlik den......
kilis te durum ayni.........üzümcülerin de zeytincilerin de af edersiniz anasi agliyor......
bu yöreler deki durumu,ülkemiz icin genelestirebiliriz....herhalde kimsenin itirazi olmaz.......
yani tarim dan gecimini sagliyan 30-35 milyon vatandasim kan agliyacak ve bugünkü hükümet den genel olarak sikayetci olacak,sonra böyle 45%lik 50%lik anketler cikacak............
bazi muhalefet partilerin, mazot ile ilgili vaadleri bu yüzden dir.......
cünkü kirsal da,milletin cok büyük bir bölümü iktidari tekrar secmiyecegini biliyorlar.....
herhalde arastirma sirketleri,22 temmuz ta tarihlerin deki en büyük yanilgilarini yasiyacaklar........
deryatulga
15.07.07, 21:36
Baska yerde soruldu ama sadece hatirlatmak icin: Türkiye gibi bir ülkede neden Balkan Ülkeleri, Macaristan, Polonya vs. gibi gercek anlamda bir Köylü-Ciftci partisi yoktur? Verilen sayilar dogru ise bunlarin her secime damgalarini vurmasi lazim. :think:
hanimin dayilari 2001 ve 2002 de 2,3-3 kilo bugday ile 1 litre mazot alirken ,bugün 1 litre mazotu 7-7,5 kilo bugday ile mazotu aliyor......
gübre fiyatlari artmis..ilac fiyatlari artmis.......
bir cok köylü tarlasini ekmiyor bile bu dengesizlik den......
Su Bugday meselesi nereden cikdi bilmiyorum, ama baska yere yazdigim Yorumu tekrerlamak istiyorum:
1 litre mazota, 6 kilo buğday
Ziraatçılar Derneği?nin verilerine göre, 2002- 2006 döneminde buğday fiyatları %63 artarken, aynı dönemde mazotun %14 zamlandığı, gübrenin % 120ye varan oranda zam gördüğü, sulama ücretinin
ise yine aynı dönemde %132 arttırıldığı belirtiliyor. Bu dönemden önce, 1 litre mazot almak için, 4.08 kilo satmak gerekirken, bu dönemde 1 litre mazot alabilmek için 6,03 kilo buğday satmak gerektiği, yine Ziraatçılar Derneğinin verileri ile ortaya çıkıyor. Buğdaya yapılan son zamlar ile birlikte, 1 litre mazot alabilmek için 5.6 kg buğday satmak gerekmekte. Ancak, mazota gelebilecek muhtemel zamlarla, satılması gereken buğday miktarının 6 kg üzerine çıkması büyük bir olasılık olarak görülüyor. İlimizdeki buğday ve mazot pompa fiyatlarına bakıldığında, mazot fiyatı 2.27 YTL olarak görülüyor, buğdayın satış ortalaması ise kiloda 0.40 YKR civarında. Böylelikle ilimizde çiftçinin 1 litre mazot almak için, yaklaşık 5.6 kg buğday satması gerekiyor. Bu arada yaptığımız bir aştırmaya göre ilde gübrenin çuvalının 3 yıl önce 10 YTL iken, şimdi 25 YTlye, bir çuval yemin 3 yıl önce 10 YTL iken, şimdi 25 YTLye yükseldiğini belirledik.
Aynı araştırma ile buğday fiyatlarının 3 yıl önce kgda 0.45 YKR iken, bugün 0.40 YKR Ye düştüğü, arpanın kgnın 3 yıl önce 0.38 YKR iken, bugünde 0.38 YKR olduğu, 3 yıl önce 1 litre sütün 0.55 YKR, 1 kg etin 9.50 YTL olduğu, bugünse sütün litrede 0.53 YKR?ye, etin 8.0 YTL?ye düşmüş olduğu görülüyor.
2002 de Almanyada Benzin oratalama 80 cent idi, simdi 1,2€ civarinda.
Sebebi malum.
Onun icin, Bugday=Mazot karsilastirmasini yanlis buluyorum.
Elestirilecek kisimi Kirmizi isaretledim. Mavi kisim ise, olumlu bir Tablo. En azindan tüketici icin. Ama ayni zamanda, ayni mahsül icin artan Gübre ve Sulama ücretleri Ciftiyi zorlayan noktadir.
Al sana anket...
Üşenirim aslında.
Üşenmedim...
Gazetelerde ve televizyonlarda yayınlanan "bağımsız" seçim anketlerini topladım.
Beni ziyaret eden milletvekili adaylarının "tarafsız" tahminlerini de ilave ettim.
Tablo şu...
AKP, yüzde 52.
CHP, yüzde 47.
MHP, yüzde 43.
Genç Parti, yüzde 24.
Demokrat, yüzde 22.
Saadet, yüzde 20.
Halkın Yükselişi, yüzde 17.
İşçi Partisi, yüzde 12.
http://img.sabah.com.tr/i2/yildizlar.gif
?
geil:lach:
Su Bugday meselesi nereden cikdi bilmiyorum, ama baska yere yazdigim Yorumu tekrerlamak istiyorum:
1 litre mazota, 6 kilo buğday
Ziraatçılar Derneği?nin verilerine göre, 2002- 2006 döneminde buğday fiyatları %63 artarken, aynı dönemde mazotun %14 zamlandığı, gübrenin % 120ye varan oranda zam gördüğü, sulama ücretinin
ise yine aynı dönemde %132 arttırıldığı belirtiliyor. Bu dönemden önce, 1 litre mazot almak için, 4.08 kilo satmak gerekirken, bu dönemde 1 litre mazot alabilmek için 6,03 kilo buğday satmak gerektiği, yine Ziraatçılar Derneğinin verileri ile ortaya çıkıyor. Buğdaya yapılan son zamlar ile birlikte, 1 litre mazot alabilmek için 5.6 kg buğday satmak gerekmekte. Ancak, mazota gelebilecek muhtemel zamlarla, satılması gereken buğday miktarının 6 kg üzerine çıkması büyük bir olasılık olarak görülüyor. İlimizdeki buğday ve mazot pompa fiyatlarına bakıldığında, mazot fiyatı 2.27 YTL olarak görülüyor, buğdayın satış ortalaması ise kiloda 0.40 YKR civarında. Böylelikle ilimizde çiftçinin 1 litre mazot almak için, yaklaşık 5.6 kg buğday satması gerekiyor. Bu arada yaptığımız bir aştırmaya göre ilde gübrenin çuvalının 3 yıl önce 10 YTL iken, şimdi 25 YTlye, bir çuval yemin 3 yıl önce 10 YTL iken, şimdi 25 YTLye yükseldiğini belirledik.
Aynı araştırma ile buğday fiyatlarının 3 yıl önce kgda 0.45 YKR iken, bugün 0.40 YKR Ye düştüğü, arpanın kgnın 3 yıl önce 0.38 YKR iken, bugünde 0.38 YKR olduğu, 3 yıl önce 1 litre sütün 0.55 YKR, 1 kg etin 9.50 YTL olduğu, bugünse sütün litrede 0.53 YKR?ye, etin 8.0 YTL?ye düşmüş olduğu görülüyor.
2002 de Almanyada Benzin oratalama 80 cent idi, simdi 1,2€ civarinda.
Sebebi malum.
Onun icin, Bugday=Mazot karsilastirmasini yanlis buluyorum.
Elestirilecek kisimi Kirmizi isaretledim. Mavi kisim ise, olumlu bir Tablo. En azindan tüketici icin. Ama ayni zamanda, ayni mahsül icin artan Gübre ve Sulama ücretleri Ciftiyi zorlayan noktadir.
kulah kardesim,
benim yazdiklarim hic bir yazili habere veya istastiklere dayali degil.
ben bilgileri direk olarak "magdur" olan dan aliyorum.....
yani tarim ile ekmek parasini kazanmaya calisan akrabalarim dan!
burda bir parti icin ne bileyim "propaganda" niyetin de degilim,
ama son secim de bu yakinlarimiz cogunlukla AKp ye oy vermislerdi.......simdi DP-MHP ve azda olsa GP arasinda kalmislar.
sunu da belirtmek zorundayim,dürüst davranmam icin....
AKP teskilatlari her seye ragmen inanilmaz calisiyorlarmis,tepkilere ragmen.
ama misal afyon da büyük kayiplara ugrar AKP.
gecen hafta ki miting bunun göstergesiydi.
akp teskilatlarin muazzam calismalarina ragmen sadece 6-7 bin kisi istirak etmis.
kulah kardesim,
AKP teskilatlari her seye ragmen inanilmaz calisiyorlarmis,tepkilere ragmen.
ama misal afyon da büyük kayiplara ugrar AKP.
gecen hafta ki miting bunun göstergesiydi.
akp teskilatlarin muazzam calismalarina ragmen sadece 6-7 bin kisi istirak etmis.
Haluk diyebilirsin ;)
Bende sadece (hani biraz rakamlari yukari veya asagiya yuvarlariz ya) gercek Rakamlari vermek istedim. Bazi kesimler (SP gibi) bunu ta 8 Kg Bugdaya kadar cikarmis cünkü.
Ama bi konuda haklisin, Ciftci rahatsiz. Anlamaz borsadan morsadan, dertlerine derman olmadikca AKP (kücümsemek icin demedim, Borsa firlamis umurunda degil yani). AKP nin de hatasi, yamali bohcada cifticlerin sorununu en sona birakmak. Umarim önnümüzdeki dönemde, bu (senin tabirinle) muazzam calismalarina tarim ile devam eder, onlarin yüzü de güler.
Saglicakla kal
akp teskilatlarin muazzam calismalarina ragmen sadece 6-7 bin kisi istirak etmis.
MHP ye de 12 bin kisi katilmis ;)
http://www.zafergazetesi.com/news_detail.php?id=6599
Meydan zaten 20.000 kisi aliyormus.
CHP nin 500 kisi, Agarin 100-200 kisi ve Cem Uzanin 50 kisi önündeki Mitinglerle kiyaslanmasin lütfen ;)
deryatulga
16.07.07, 10:29
Tanla'ya göre AKP muhalefette kalır
Pek çok seçimde sonuçları en doğru tahmin eden, hatta bazen virgülüne kadar oy oranlarını bilen eski araştırmacı, CHP milletvekili Bülent Tanla, AKP’nin yüzde 40’ları bulmasının hayal olduğu görüşünde... Ona göre tek başına iktidar olması bile çok zor. “Eğer iktidar olursa da burun farkıyla olur” diyor...
Meclis aritmetiğine gelince... Tanla, son haftanın bu seçimlerde kritik öneme sahip olduğuna vurgu yapıyor. Hatta Meclis aritmetiğini bile değiştirecek kadar. “AKP, CHP ve MHP çok rahat barajı aşar. Son günleri iyi değerlendiren bir parti daha Meclis’e girebilir. Ya DP ya da Genç Parti” diyen Tanla, ekliyor: “Bence ikisi de aynı şansa sahip!”
Her seçim öncesi, her parti, işine gelmeyen bir anket sonucu gördü mü, hemen günah keçisi ilan eder araştırma şirketlerini... Milletin de her anket sonucunda kafası karışır. Bir anketle diğeri arasında dağlar kadar fark olduğunu görünce... Sonra seçim olur, o toz dumanda, hükümet kurulur, anketler ve sonuçları kimse kıyaslamaz.
Bülent Tanla, bugüne kadar tahminleriyle seçim sonuçlarını tam 12’den vurmuş bir isim. Artık araştırma şirketi yönetmiyor, ama hâlâ siyasetin içinde. Buna rağmen serde araştırmacılık olduğundan olsa gerek, tarafsız tespit ve tahminlerini sürdürüyor. Tıpkı bundan tam iki yıl önce, ’2007 genel seçimlerini etkileyecek en önemli faktör cumhurbaşkanlığı seçimleri olacak’ tahminini yaptığı gibi. Yine bu seçimlerin gidişatını belirleyen milliyetçiliğin yükselişine vurgu yaptığı gibi... Tabii ki daha önceki seçimlerdeki tahminlerini de hatırlatmak gerek. İşte Demirel’i iktidara taşıyan 1991 seçimlerinde, hem de DYP adına yaptığı seçim anketi sonucunda ortaya çıkan rakam... Tanla, DYP’nin alacağı oyu tam tamına bilmiş; yüzde 27... Bu, bir araştırma şirketi için büyük bir başarı, ama Tanla’nın başarıdan öte tespitleri de var; 1987 seçimlerinde ANAP’ın oyunu, ondalığıyla tahmin etmesi. Tanla, “ANAP, yüzde 36.3 demiş” ... Kimileri “Hadi canım, bu kadar da detaylı tahmin olur mu?” diye düşünmüş. Bal gibi olmuş...
Bu hafta çok kritik!
Böyle nokta vuruşları yapmış biri olmasına karşın Tanla, yine de iddialı konuşmaktan uzak duruyor. Çünkü bu seçimlerde son hafta çok kritik ona göre. ““Önümüzdeki üç-beş gün pek çok şeyi, hatta bırakın oy oranlarını Meclis aritmetiğini bile değiştirebilir” diyor. Ne gibi? Mesela Meclis’e fazladan bir partinin daha girmesi gibi... Tanla’nın tahmini, Meclis’e büyük olasılıkla üç partinin, yani AKP, CHP ve MHP’nin gireceği yönünde... “Ama son hafta bir atakla dördüncü bir parti de bu üçlüye katılabilir” diyor. Bu sürprizi yapabilecek iki adayı var; DP ve Genç Parti... Her ikisine de eşit şans veriyor.
Bülent Tanla ile bu zorlu seçimi konuşurken bize Tanla’nın görüşlerine en çok değer verdiği siyaset bilimci Prof. Yılmaz Esmer de eşlik etti... Sadece seçim sonuçlarını tahmin etmeye yoğunlaşmadık, aynı zamanda Türk siyasetinin de analizini yaptık. Tanla ile Esmer’in fikir teatisi, karşılıklı soruları ve eleştirileri, söyleşiyi çok daha derin kıldı.
Bağımsızlar AKP’yi vurur
Bu seçimlerde Meclis aritmetiği nasıl olur? Kimler barajı aşabilir?
Prof. Yılmaz Esmer: Kendi kafamda tereddütü olmayan sonuçları söyleyeyim. 1- AKP’nin milletvekili sayısı düşecektir. Ne olursa olsun düşecektir. Yüzde 38-40 oy alsa bile düşecektir. Bunun iki sebebi var. Birincisi, malum Güneydoğu’dan gelecek olan bağımsızlar... Ama daha da fazla etkileyecek olan, üçüncü partinin yani MHP’nin barajı geçecek olması. Zannediyorum artık o konuda da bir tereddüt yok. Gerçi bazı araştırmalar hâlâ yüzde 9,5 gibi sonuçlar veriyor olsa da, sanıyorum ki 23 Temmuz sabahı Meclis’te en azından 3 partinin olduğunu göreceksiniz. Bağımsızlar hariç...
Peki MHP’nin Meclis’e girecek olması en çok hangi partiyi etkiler?
Tabii en fazla AKP’yi etkileyecektir. En çok milletvekili şu anda AKP’de olduğu için... Bu bir aritmetik meselesi. Geçen seçimlerde iki parti barajı geçtiği için milletvekilleri onların arasında dağılmıştı. Nasıl dağılmıştı? 3’te 2, 3’te 1 oranında... Şimdi azalma da tabii oyların nasıl dağıldığına bağlı. Birçok faktör var ama ben kabaca yine bu durumun milletvekillerini 3’te 2, 3’te 1 oranında etkileyeceğini düşünüyorum.
Oyların dağılımına da bağlı olacak dediniz...
Evet. Güneydoğu’da CHP’nin pek milletvekili olmadığı için, oradan bağımsız olarak Meclis’e gidecek milletvekilleri AKP’nin sandalyelerinden alacak. Bağımsızların belki 4’te 3’ü AKP’den gidecek. Yani Güneydoğu’dan seçilecek olan milletvekilleri AKP’ye eksi olarak yazılacak. Mesela oradan 25 milletvekili gelirse bağımsız olarak Meclis’e, AKP’nin kaybı 17-18 milletvekili gibi olur.
Peki AKP yüzde kaç oy alır? Yüzde 40’lara ulaşabilir mi?
Bülent Tanla: Bu soruya cevap verebilmek için önce şunu konuşmamız lazım. Bir kere Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 2002-2004 ve 2007 seçmen sayıları değişti.
Y.E.: Ve öyle bir değişti ki, tuhaflıklarla değişti.
B. T.: Ben bunu Meclis’te de dile getirdim, 2002’de Türkiye’nin seçmen sayısı 41 milyon 407 bin. Mahalli seçimlerdeki seçmen sayımız ise 43 milyon 550 bin. Resmi açıklamadır bu. Bugünkü TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu) rakamlarına göre 2002 ile 2007 arasında 18 yaşını geçen seçmen sayısı 4 milyon 437 bin artmış olmasına rağmen, 2007 yılında seçmen sayımızın 42 milyon 533 bin olarak açıklanması, geçtiğimiz iki seçime göre seçmen sayımızın dramatik bir biçimde azaldığını göstermektedir. Buradan çıkan sonuçlara bakarak diyorum ki, AKP’nin bu seçmen sayılarıyla yüzde 40’lara ulaşabilmesi mümkün değildir. İddia ediyorum, bu ihtimal istatistiki olarak sıfır değildir ama sıfıra en yakın değerdedir.
Biraz açabilir misiniz bunu?
AKP’nin yüzde 40’lar düzeyinde oy alabilmesi için, 15 milyon civarında seçmenden oy alması gerekmektedir. Oysa 15 milyonluk bir seçmen havuzu görünmemektedir. Dolayısıyla bazı araştırmalarda iddialı olarak ortaya konan yüzde 40’ları bulma ihtimali son derece zayıftır AKP’nin.
Y.E.: Peki siz seçimlere katılımı nerede tahmin ediyorsunuz?
Ben katılımın çok yüksek olacağı kanaatindeyim. 2002 seçimlerinde 41,5 milyon seçmenin 31 milyon 500 bini sandığa gitmiş, yani katılım yüzde 79,1 olmuş. Ama 2002 seçmen kütüklerinden 3,5 milyon seçmen silindi. Yani yokmuş bu seçmenler. O zaman Yüksek Seçim Kurulu ve TÜİK’in açıkladığı katılım oranları doğru değil. Şimdi baktığınız zaman o zamanki katılım yüzde 85.3’müş. Yani ya katılım yanlış ya da seçmen kütükleri.
O zaman bir kişi, iki yerde birden mi kullanmıştır oy?
Hayır. Seçmen mükerrermiş. Yani Yılmaz Esmer iki kez yazılmış. Yüksek Seçim Kurulu, bunları güncelleştirmek için adreslere gittiği zaman, ikinci Yılmaz Esmer’i bulamamış. Veya kendi açıklamaları bu, memurlar devamlı tayin edildiği için hem eski yerlerinde hem yeni yerlerinde iki kere yazılmışlar. Şimdi Yüksek Seçim Kurulu bunları temizleyerek bu seçimlerde doğru seçmen kütükleriyle seçimin yapılacağını belirtiyor. Bu azalmaya böyle açıklık getiriyor.
Yani mükerrer oy kullanılıp kullanılmadığını bilmiyoruz.
Evet. Maalesef bilemiyoruz. Bu hukuki bir sorun, eğer böyleyse hem 2002 hem de 2004 seçimlerinin yok sayılması lazım... Buradan yola çıkarak sorunuzu cevaplamak istiyorum; ben katılımın yüzde 90’lara ulaşacağını, çok yüksek bir katılımın olacağını düşünüyorum.
Y.E.: Bu çok ciddi bir rakam. Bence katılım bu kadar yüksek olmaz...
Göreceğiz. Sonuç olarak, AKP 2002 seçimlerinde 10 milyon 800 bin, 2004 seçimlerinde 13,5 milyon oy almış. Bugünkü siyasi dinamiği göz önüne alarak mutlak değerlerde alacağı oylardan hesaplayarak, yüzde 40’lara ulaşması mümkün değildir diye gözüküyor. Seçmen sayılarının değişmiş olmasından dolayı bu rakama ulaşmaları çok zor. AKP’nin gücünü muhafaza ettiği gerçeği ortada. Ama yüzde 40’ları bulması hayal. Tek başına iktidrar olması bile çok zor. Burada iktidar partisi olarak seçime gitmesinin ve çok büyük maddi fonları seçimler için kullanmasını da gözönüne bulundurmak gerekiyor tabii...
GENÇ PARTİ YA DA DP BARAJI AŞABİLİR! O ZAMAN AKP MUHALEFETE DÜŞER
Sizce dördüncü bir parti barajı aşabilir mi? Demokrat Parti ya da Genç Parti mesela?
B.T: Bu son hafta çok kritik. İkisi de barajı aşabilir.
İkisinin birden barajı aşma ihtimali var mı?
Sanmıyorum. Biri aşabilir.
Peki hangisine daha çok şans tanıyorsunuz?
Ben, ikisini de eşit şansta görüyorum.
Peki hocam ya sizce?
Y. E.: Benim için sürpriz olur dördüncü parti.
B. T.: Bence dördüncü bir partinin Meclis’e girmesi demokrasi açısından da yararlı olur. O zaman AKP hiçbir şekilde tek başına iktidar olamaz. Zaten dediğim gibi yüzde 40 oy almaları ihtimal dahilinde bile değil. Böylece dört partinin de seçimi kazanarak Meclis’e girmesi durumunda AKP de iktidardan muhalefete düşer. Muhalefet partileri arasındaki yerini alır.
DP, DYP olarak kalsaydı kesin Meclis’teydi!
Sizce ANAP ve DYP’nin birleşememesi Demokrat Parti’nin geleceğini nasıl etkiledi?
Y. E: Tahmin edemeyecekleri kadar olumsuz etkilediler birbirlerini. ANAP tamamen saf dışı kaldı. DYP de ciddi biçimde etkilendi.
B.T.: Bakın, eğer bir birleşme olsaydı Demokrat Parti’nin baraj sorunu hiç olmazdı.
Y.E.: Hiç olmazdı, katiyyen olmazdı.
B.T.: Hatta bu birleşme serüvenine girmeselerdi Sayın Ağar’ın ve DYP’nin de baraj sorunu olmazdı. Mehmet Ağar yapılan yanlışın bedelini ödüyor şimdi.
Y.E.: Aynen katılıyorum. Bu birleşmeye hiç teşebbüs etmeselerdi DYP’nin baraj sorunu olmazdı.
B.T.: Kendi kendilerini ayaklarından vurdular.
CHP’NİN MİLLETVEKİLİ SAYISI DA DÜŞECEKTİR
Bazı hesaplara göre, AKP’- nin yüzde 40 oya ulaşabilmesi için, geçen seçimde aldığı oyun tümünü ve yeni seçmenlerin de yüzde 90’ının oyunu alması gerekiyor...
Y.E.: Evet ama geçen seçimlerde başka partilere oy verenlerden de AKP’ye kayma olmuş olabilir. Sizin dediğiniz şunu varsayıyor ki, 2002 seçimlerindeki oyu aynen duruyor, ama hiçbir yerden ilave oy almadı. Oysa onu bilmiyoruz.
B.T:. Araştırmalarda sizin dediğinizin olma ihtimalinin zor olduğunu gösteren bir sonuç var. Çünkü CHP de, yani biz de oyumuzu artırıyoruz, MHP de oyunu artırıyor. Yani baktığınız zaman, MHP yüzde 8’den yüzde 15’e gelmiş. Bu çok ciddi bir sıçrama. Yüzde 100’e yakın. AKP’nin yüzde 40’a varabilmesi için, 2,5 milyon daha oy alması lazım. Peki hem AKP alacak, hem MHP alacak, hem de CHP alacak. Ama bu havuzda bu kadar oy yok.
Peki AKP tek başına iktidar olabilir mi?
B. T: Ben AKP’nin tek başına iktidar olma ihtimalini çok zor görüyorum. Bırakın yüzde 40 oy almasını! Belki at yarışı tabiriyle, burun farkıyla iktidar olabilir. Hatta ben AKP’nin 300 milletvekilliğinin üzerine çıkma ihtimalini bile çok zor görüyorum. Olmaz demiyorum ama. Çünkü katılım oranlarını kestiremiyorum. Oyları artabilir. Bu AKP için de öyle, bizim için de öyle... Ancak iki partinin milletvekili sayıları da ciddi biçimde düşecektir.
Kaynak: http://www.sonsayfa.com//images/source/11.jpg
var tmp; tmp = document.getElementById("news_content").getElementsByTagName("a"); for(i=0; i
İnternethaber'in yaptığı dev seçim anketine katılım çok yüksek oldu. 240 bin 548 kişinin verdiği oylar, Meclis'e girecek partileri belirledi.
10 gün süren ankette ilk sıra sürpriz değil. Ancak ikincilikte, anket şirketlerinin verilerinden farklı bir sonuç ortaya çıktı.
MHP, CHP'yi geçti
Kamouyo yoklamalarında ikinci sırada çıkan CHP, sanal alemdeki bu dev ankette MHP'nin altında yer aldı. İki parti arasında geçen hafta oluşan küçük fark, son haftada fazlasıyla belirginleşti. Son haftaya girilirken, MHP'nin atak yaptığı göze çarptı.
AK PARTİ YÜZDE 40'IN ÜSTÜNDE
AK Parti'nin oylarında da yükseliş görülüyor. İlk 5 günde yüzde 39-40 aralığında seyreden oy oranı, son bölümde hızlı bir yükseliş trendi sergiledi.
BARAJ ALTI YARIŞ
DP ile GP'nin oy oranları başa baş görünürken, her iki partide barajın bir hayli altında yer aldı. Yüzde 5'leri zorlayan DP ve GP'yi Saadet Partisi izliyor... Saadet Partisi'ndeki kımıldanış dikkat çekici düzeyde.
Seçim sürecinde son haftaya girilirken, kararsızların sayısının oldukça düşük çıkması önemli bir gösterge...
Anket ile ilgili belirtmemiz gereken önemli bir husus daha var. Bu anket sanal alemde yapıldığı için kırsal kesimin oylarının rengini tam olarak yansıtmıyor. Sonuçları incelerken bu hususu göz önünde bulundurmanızı öneriyoruz...
İŞTE SONUÇLAR
BARAJI AŞAN ÜÇ PARTİ AK PARTİ......................... .yüzde 44.35 (106 BİN 692 kişi)
MHP........................... ......yüzde 21.20 (50 bin 998 kişi)
CHP........................... .......yüzde 13.12 (31 bin 552 kişi)
BARAJ ALTINDAKİ İLK 3 PARTİ Genç Parti......................... ...yüzde 4.86 (11 bin 691 kişi)
Demokrat Parti.....................yüzd e 4.74 (11 bin 393 kişi)
Saadet Partisi....................... yüzde 3.20 (7 bin 691 kişi)
ah keske bide chp barajin altinda kalsa
deryatulga
16.07.07, 11:24
http://www.milliyet.com.tr/2007/07/16/yazar/kohen.html (http://www.milliyet.com.tr/2007/07/16/yazar/kohen.html)
http://www.milliyet.com.tr/sabitimg/07/gazete/yazar/ic/k_kohen.gif
Sami KOHEN Yorum
MHP, AKP ve CHP'yi zorluyor
Türkiye'nin en sanayileşmiş bölgesi Kocaeli'de, AKP birinciliğini korumaya çalışırken MHP atağa kalktı. CHP'nin aday listesi ise düş kırıklığı yarattı...
http://www.milliyet.com.tr/2007/07/16/yazar/resim/kohen.jpg KOCAELİ
Kocaeli Türk sanayiinin "can damarını" oluşturan bir bölge. İzmit'te Kocaeli Sanayi Odası Genel Sekreteri Hamdi Doğan'dan aldığımız rakamlar, bölgenin ekonomik potansiyelini anlatmaya yetiyor: Türkiye'deki toplam üretimin yüzde 13'ünü, ticaretin de yüzde 15.5'ini Kocaeli sağlıyor. İhracatı 8.5 milyar dolar, ithalatı da 2.5 milyar dolar... Bölgede 15 organize sanayi, 2 Serbest Bölge, 3 Tekno-Park faaliyette... Türkiye'nin en büyük 100 işletmesinin 22'si burada. Bu dev firmalarda çalışanların sayısı 140 bini buluyor...
Bu "parlak" tablonun içinde "karanlık" noktalar da var tabii. İşsizlik, göçten kaynaklanan sosyal problemler, çevre sorunları gibi...
Bölge insanlarının günlük yaşam gailesi içinde önem verdiği ve tartıştığı konular bunlar.
İşçi kentinde sol neden geride?
Belli başlı partilerin adayları bölge halkı ile temaslarında Kocaeli'yi ilgilendiren konuları öne çıkarmaya çalışıyorlar tabii..
CHP'nin listesinde ikinci sıradaki adayı Hikmet Erenkaya 1989-2002 yıllarında Belediye Başkanlığı yapan bir politikacı olarak bölgenin meselelerini iyi biliyor. Seçim kampanyasında hükümetin özelleştirme politikasının Kocaeli'de özellikle çalışanlar için yol açtığı olumsuz sonuçlara değiniyor.
Çalışan kesimin bu kadar yoğun olduğu bir bölgede, solun öteden beri seçimlerde oyların ancak üçte birini toplaması, yani çoğunluğun çeşitli sağ partilere yönelmesi düşündürücü bir durum. Erenkaya, bunun nedenini bize anlatırken şu tespitleri yapıyor: Sosyal Demokrat düşüncenin iyi anlatılamaması veya algılanamaması, bölgedeki nüfus yapısının karmaşık olması, sağ kesimin din ekseni etrafında politika yapması gibi...
İzmit ve Gebze'de konuştuğumuz seçmenler arasında CHP yanlısı olanlar ise aday listesindeki bazı "itici" isimlerden ve partinin "hegemon" liderliğinden şikâyet ettiler. Bir taksici "gönlüm bu kez CHP'ye oy vermeye razı değil, ama başka çare de görmüyorum" derken, bir balıkçı "Burada şartlar CHP için çok güzel bir rüzgâr yakalamaya müsait iken, halkın iradesini temsil etmeyen aday listesi ve zayıf kadrosuyla bu şansını kaybetti" diye konuştu.
Bu durumda CHP'li çevreler dahi, geçen seçimlerdeki üç milletvekili sayısını tutturmanın oldukça zor göründüğünü belirtiyorlar.
2002 seçimlerinde Kocaeli'ye ait 9 sandalyenin 6'sını elde eden AKP ise en az bu seviyede kalmayı -veya daha iyimser bir tahminle bu sayıyı 7'ye çıkarmayı- umuyor.
AKP, aralarında geçen dönemden bazı milletvekillerinin de bulunduğu önemli isimleri aday listesine aldı. Bunlardan biri de Orman ve Çevre Bakanı Osman Pepe.
AKP iktidarının Kocaeli'deki hızlı sanayileşme temposuna katkılarının yanı sıra, çevre sorunlarının halli için yaptıklarını anlatan Pepe, bize şu önemli açıklamayı yapıyor: "Kocaeli, sanayileşmeye doydu. Artık yeni bir vizyona ihtiyaç var. Önümüzdeki dönemde, turizmden ticarete ve teknolojiye kadar yeni sektörlere yöneleceğiz ve Kocaeli'yi daha temiz ve daha, rahat yaşanır bir bölge haline getireceğiz..."
http://www.milliyet.com.tr/2007/07/16/yazar/resim/kohen1.jpg MHP atakta, bir veya iki alabilir
MHP'nin ikinci sıradaki adayı, tanınmış bir sanayici olan Lütfü Türkkan da Kocaeli'nin geleceği için benzer bir projeksiyon yapıyor. O da Kocaeli'nin, üniversitesi, TÜBİTAK ve Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nün de katkısıyla ve yeni bir vizyonla, Türkiye'nin "Silikon Vadisi" haline getirilebileceğini söylüyor. Bir milyona yakın nüfusuna rağmen tek bir sineması bulunmayan Gebzelilere bir kültür ve eğlence merkezi vaat ediyor...
Bölgede genel kanı, MHP'nin bu seçimlerde atağa geçtiği ve en az 1, hatta 2 milletvekili çıkarabileceğidir.
MHP'nin çıkışı, AKP kadar CHP'yi de zorluyor. Dolayısıyla tahminler değişiyor. Ancak AKP'nin birinci, CHP'nin ikinci, MHP'nin de üçüncü çıkması çok muhtemel. Farklı bir sonuç "Kocaeli'nin sürprizi" sayılacaktır...
skohen@milliyet.com.tr (skohen@milliyet.com.tr)
haftaya secim sonuclari pazar aksamimi aciklanir yoksa pazartesi sabah mi?
demek, chp-dsp birlesmesi ters tepki yapmis..........:lach:
saka bir yana,bu anket site yi tiklayanlar dan mi olusmus?yoksa saha da mi yapilimis?
bu sanal anketler den cok carpici sonuclar cikiyor......
bir sayfa da IP si 24% de,nuri hocanin partisi 22% de vs.dolasiyor..:gewalt:
simdi hepsine sor,baraj derdimiz yok diyorlar............güvenleri sonsuz......
haftaya secim sonuclari pazar aksamimi aciklanir yoksa pazartesi sabah mi?
pazar aksam 9-11 arasi netlesir,fakat resmi sonuc bir kac gün sonra olur galiba.......
Der Schakal
16.07.07, 11:33
Ich hoffe immernoch inständig das die CHP, wenn sie ins Parlament kommt, nur als 3 Kraft eintritt.
Ich hoffe immernoch inständig das die CHP, wenn sie ins Parlament kommt, nur als 3 Kraft eintritt.
viele werden es nicht glauben ,aber das ist meiner meinung nach gut möglich....
z.zt.wird die MHP zwischen 13-17% gehandelt.(auch von kritikern)
also wir sind davon überzeugt das wir ein besseres ergebniss als 99 erreichen...damals 18%...
wenn in den letzten 6-7 tagen nichts aussergewöhnliches passiert,im negativen sinne, ist einiges möglich..........
deryatulga
16.07.07, 11:54
wenn in den letzten 6-7 tagen nichts aussergewöhnliches passiert,im negativen sinne, ist einiges möglich..........
13-17 Bandi ne demek biliyor musun? Neredeyse 33% yanilma payi! Böyle secim arastirmasi mi olur?
13-17 Bandi ne demek biliyor musun? Neredeyse 33% yanilma payi! Böyle secim arastirmasi mi olur?
hocam,
biri 13 diyor,digeri 17 diyor yine baskasi 15 diyor.........
o manada söyledim......
o zaman bizler ortalamayi yapalim ve 15 diyelim......
deryatulga
16.07.07, 12:08
hocam,
biri 13 diyor,digeri 17 diyor yine baskasi 15 diyor.........
o manada söyledim......
o zaman bizler ortalamayi yapalim ve 15 diyelim......
Hic yapma cünkü esas band 11-21 arasi, ama o da secim arastirmasi degil, matematik calismasi, yanilma payi da 50% tabii, ama sonucta daha isabetli!
deryatulga
16.07.07, 16:37
Kars'ta yıldızların mücadelesinden çıkacak sonuç!
Kars'ta her seçim döneminde "şövenizm hastalığı" nüksediyor! Bu kez yine öyle.. Karslı safını belirlemiş, herkes kendinden olana oy vermeye hazırlanıyor!
Yıldız politikacıların mücadelesi yaşanıyor Kars'ta...
Kars'ta popülaritesi hayli yüksek olan Zeki Karabayır, AK Parti adına mücadele ediyor. Demokrat Parti'de bildik bir sima çıkıyor karşımıza İlhan Aküzüm... MHP'nin adayı, geçen seçimde bağımsız olarak rekor oy alan Gürcan Dağdaş... Karslı'nın gönlünde taht kuran eski bir belediye başkanı Selahattin Filtekin CHP'lı olarak seçmenin kapısını çalıyor. Bağımsız aday Mahmut Alınak ise, rakiplerini zorlayacak eski bir milletvekili!
Şövenizm hastalığı isimlerle birlikte kendini çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Azeriler, MHP adayı Gürcan Dağdaş ile DP adayı İlhan Aküzüm'e yönelmiş durumda. DP'nin baraj sorunu, Aküzüm'ün oylarını Dağdaş'a kaydırabilir.
Yerlilerin gönlündeki aslan CHP'li Selahattin Filtekin.
Zeki Karabayır ise, Kürtler, terekemeler ve yerlilerden ilgi görüyor. Tabii Kürtler'in Karabayır'ı tercih etmesinde AK Partili Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu'nun etkisini unutmuyoruz.
Mahmut Alınak'a gelince... Yukarıda da ifade ettiğim gibi rakiplerini zorluyor. Ama önünde Naif Alibeyoğlu gibi güçlü bir rakip var.. Alibeyoğlu'nun işaretiyle Kürtler AK Parti'ye yönelmiş durumda! Hal böyle olunca, Alınak Alibeyoğlu'nun engeline takılabilir
Bu tespiti yaptıktan sonra, seçmenin görüşüne geçebiliriz.
Ateşli bir CHP taraftarı Ali Ayvazoğlu, bu seçimde iktidara şans tanımıyor.. Kars'ın tek döviz esnafı Erkan Ababay yine öyle.. Kuyumcu Ercan Gençkaya ise, işsizlikten yakınıyor.. Gençkaya CHP'li olmasına rağmen, iktidarın hakkını teslim ediyor::
-Ben iktidardan memnunum.. Yatırım yapıyorlar bir tek şu işsizliği halletmediler. Onu da halletseler rahatlayacağız.
-Oyunuz kime?
-CHP'ye tabii ki...
-...?
-Ama kerhen.. Baykal Türkiye'yi yönetemez. Sarıgül'ü bekliyoruz. O gelse, CHP'yi uçurur.
Ali Ayvazoğlu Baykal'a toz kondurmuyor:
-Öyle deme Ercan Bey, CHP çok sesli bir partidir.
Karslı profesör Çetin Volkan Akyol tüm partilerde değişim istiyor ve liderler sultasından yakınıyor:
-Oyum MHP'ye..
Kazaklar'ı Kars'ta tanımıyan yoktur. Kars'ın en köklü Azeri ailesi. Kars'ta Kazaklar denilince akla CHP gelirdi bugüne kadar. Hala öyle biliyordum ben, meğer çok sular akmış!
CHP'den ihraç edilen Erhan Kazak, DP'li olmuş şimdi. İlhan Aküzümcü olmuş daha doğrusu. Erhan Bey'le birlikte CHP'nin bugünkü birinci sıra adayı Selahattin Filtekin de geçmişte kapının önüne konulanlar arasında.
-Kim kazanacak Erhan Bey?
-DP!
-...?
-Aküzüm güçlü bir isim AK Parti'de olsaydı üç çekerdi.
Kars Ticaret Borsası Başkanı Muhlis Acay arkadaşının oğlunu doğruluyor:
-Evet aynen öyle. Çünkü halk Karabayır'a karşı.
Acay da CHP'li...
Baykal'ı sevmeyenlerden...
Sarıgülcü...
Ama oyu CHP'nin...
Kerhen!
Sabahın erken saatinde köylü akıyor Kars'a.. Şehirli de o yüzden erkenden açar dükkanı. Bir grup oluşmuş, işlek caddenin orta yerinde çay sefası yapıyor.
-Bana çay yok mu?
Köylü bu, cebinde parasa olmasa bile o çayı esirgemez senden.
Kars'ın 385 köyü var.. Siyasetçi esnafı köyleri mesken tutmuş. O köy senin, bu köy benim.. Hangi adayı aradıysam köyde olduğunu söylemiş.. Velhasıl köylü bu seçimde milletin efendisi olmuş!
-Ne diyorsunuz Dağıstan Bey (Halitoğlulları)
-AK Parti. Köyümün 473 oyu var, hepsi AK Parti'nin..
-AK Parti ne verdi köylüye?
Bir başka köylü atılıyor:
-Yol verdi hemşehrim, su verdi.. Ben ne söylersem boş, gezip göreceksin.
Kars'ın esnafı Turgay Yenalp... 1978 yılından beri tanıdığım bir isim. Hızlı solcuydu o zamanlar.. Şimdilerde CHP demiyor artık! AK Parti'ye oy vereceğini söylüyor:
-Neden?
-Tayyip Bey'in kişiliğine vereceğim oyumu.
Kars'ın Verimli Köyü'ndeki havayı da Cevdet Ayrılmaz'a soruyoruz:
-Baba bizim partimiz bellidir.
Takılıyorum:
-CHP!
-Allah etmesin.
Bedir Gülhan soyadının ilk üç harfi için Abdullah Gül'ü tutuyor:
-Ona haksızlık ettiler. Oyumu ona vereceğim.
Tura devam...
Karabağ otelinin kapısında MHP adayı Gürcan Dağdaş'la karşılaşıyoruz:
-Sayın Bakan, şovenizm hastalığı nüksetmiş burada.
Dağdaş, her şeyin farkında. Bu hastalığın tedavisi için elinden geleni yapıyor. Bölücülerle, hırsızlarla, yalancılarla ve fitneye sebep olanlarla işinin olmadığını vurguluyor.
Gürcan Bey, ırkçı siyasete kesinlikle karşı. Kardeşlik vurgusu yapıyor ve şu çağrıyı yapıyor:
-Gelin elele verip hizmet için yarışalım.
Osman Baydemir, Mahmut Alınak'ı desteklemek için 18 Temmuz'da Kars'a geliyor. Gürcan Dağdaş şimdiden MHP'leri uyarıyor:
-Sakın oyuna gelmeyin!
Açıkçası Kars'ta ben gerginlik politikasına rastlamadım. Karalama derseniz, yok değil.. Ama izi fazla sürmüyor.. Halk eskisi gibi değil, herşeyin farkında.. Konuşulanlar bir kulağından girip ötekinden çıkıyor.
Dağdaş da bunun farkına varmış olmalı ki şunları söylüyor:
-Köylü bu sefer kendisine ağa değil, nöker (hizmetçi) seçecek.
Turlamaya devam...
CHP'li Cevdet Ucungan'la karşılaşıyoruz.
Aynı zamanda Kars Baro Başkanı...
-CHP iyi mi burada?
-CHP'ye geçmiş olsun.
-...?
-Naif Alibeyoğlu bu memlekete hizmet etti, oyum onun hatırı için AK Parti'ye..
-Hepsi bu mu?
-Hayır...
-Demokrasi için AK Parti...
Sonuç...
AK Partili Zeki Karabayır banko seçilir...
MHP'li Gürcan Dağdaş yine öyle...
CHP'li Selahattin Filtekin zorluyor ama işi kolay değil.
Mahmut Alınak, Filtekin'i Kars'ta bırakıp, Ankara'ya gidebilir.
Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu 2-1 diyor.. MHP'ye şans tanıyor. Dağdaş ise tam tersi görüşte.. Benim görüşüm de şu: AK Parti 1, MHP 1, geriye kalan milletvekilliğini ya CHP ya da bağımsız Alınak kazanacak.
Yazar: Hadi ÖZIŞIK
www.internethaber.com sitesinden 16.07.2007 tarihinde yazdırılmıştır.
deryatulga
16.07.07, 19:03
http://ulusalkanal.com.tr/images/fotolar/i/i%FE%E7i%20partsi.jpgTürk Silahlı Kuvvetleri'nin 3-10 Temmuz tarihleri arasında yaptırdığı araştırmaya göre, İşçi Partisi barajı geçti. Araştırmada İşçi Partisi yüzde 10 barajının hemen üzerinde görünüyor. Bir hafta önceki Profar anketinde de İşçi Partisi'nin oy oranı yüzde 7. 2 olarak görünüyordu. Ankette, kararsızların oranı yüzde 10. 2.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 3-10 Temmuz tarihleri arasında yaptığı ankete göre İşçi Partisi barajı geçiyor.
TSK anketinde İşçi Partisi barajın hemen üzerinde görünüyor.
Kısa adı PROFAR olan Profesyonel Araştırma isimli kuruluşun anketinde dikkat çekici veriler var.
PROFAR anketi 25 Haziran 3 Temmuz tarihleri arasında 29 ilde 8600 denek üzerinden yapıldı.
Ankete göre İşçi Partisi'nin oy oranı yüzde 7.2. Araştırmayı yapan kuruluşun koordinatörü Necmettin İşkin'in verdiği bilgiye göre İşçi Partisi'nin oyu sürekli artıyor.
Araştırmanın dikkat çekici bir başka yönü ise MHP'yle İşçi Partisi arasında dördüncülük ve beşincilik için yarış halinde olması.
İŞÇİ PARTİSİ, DEMOKRAT PARTİ VE GENÇ PARTİ'Yİ GEÇTİ
Anketin sonuçlarına göre, İşçi Partisi, Demokrat Parti ve Genç Parti'yi geçiyor.
Kararsızların oranı 10.2Bir hafta önce yapılan ankette kararsızların oranı yüzde 10.2.olarak görünüyor.
almanlarin bir sözü vardir.........
"wer glaubts wird selig" diye........:brüll:
deryatulga
17.07.07, 18:06
Iğdırlılar'ın oyu "o kadın"a akacak!
17 Temmuz 2007 Salı
Ben doğduğumda (1962) devlet büyüklerimiz Iğdır'da Ünlendi Barajı'nın temelini atmış... Adı olan ama kendi hiç olmayan Ünlendi 45 yıldır Iğdırlı'nın umudu!
Iğdır'ın Tuzluca ilçesinde esnaf olan Ali Çinkılıç, Başbakan Erdoğan'a sesleniyor:
-Kimse bu barajı yapmadı sen yap Tayyip Bey! Gel bu barajı bitir, başımızın tacı ol..
-Neden bu kadar önemli bu baraj?
Köylü anlatıyor:
-Araziler bomboş, su yok. Bu baraj biterse 20-30 bin hektar alan faydalanacak. 15-20 köyün su ihtiyacı karşılanacak.
Tuzluca'nın orta yerinde sohbetimiz koyulaşıyor. Uzaktan yanımıza sessiz sedasız yaklaşan Behram Özaydın soruyor:
-Kimdir bu?
-Gazeteci!
Behram Bey maden bulmuşçasına seviniyor:
-Oğul oğul sen bu memleketin çocuğusun yaz! Yallatıyorlar (kandırıyorlar) bizi oğul yaz! 1998 yılında ilimize havaalanı yapılacaktı oğul yapmadılar yaz! Oğul yaz, yaz ki gümrük kapısını açsınlar.
TEHTİD KAR ETMİYOR
Iğdır'ın şirin ilçesi Tuzluca'dan ayrılırken, Belediye Başkanı İsmet Yüce ile karşılaşıyoruz.. Kürt olan Yüce AK Parti'ye hizmet ediyor. Diyor ki:
-Allah başımızdan Tayyipler'i eksik etmesin.
-Başkan tepki almıyor musunuz Kürt oylarını böldüğünüz için?
-Tehdit alıyorum çok.. Ama vız geliyor. Hiç kimse irademe ipotek koyamaz.
AK Parti'nin yol projesi, köylerde etkisini göstermiş. Bir zamanlar yürüyerek gidilebilen Iğdır'ın köyleri şimdilerde asfaltlanmış... Köylü Tahir çakmak halinden memnun:
-2002'de Dursun Hoca'ya (Akdemir) oy verdim. Şimdi oyum AK Parti'ye. Devlet bize sahip çıktı, biz de nankörlük yapmayacağız.
ŞOVENİZM IĞDIR'DA DA VAR
Kars'tki hastalığın aynısı Iğdır'da da var. Burada partilerden çok kişiler ön plana çıkıyor. MHP adayı Abbas Bozyel Azeri... Bozyel'e inat MHP'den ayrılarak bağımsız aday olan Nevzat Aras yine öyle.. Aras aynı zamanda MHP'li Belediye Başkanı Nurettin Aras'ın amcası.. MHP'ye rağmen, yeğen Aras, amcasını destekliyor! CHP adayı Yücel Artantaş da Azeri ve Iğdır'da sevilen biri. DP adayı Şamil Ayrım yine öyle..
Özeti şu: Azeri cephesinde müthiş bir parçalanma var bu seçimde. Bu da diğer adayların işini kolaylaştıracak gibi! Ama Iğdır'lı "Seçim günü öğleden sonra Azeriler birleşir tek tabanca sandık başına giderler" diyor.. Böyle olursa sonuç değişebilir.. Ama değişmezse, Bağımsız aday Nevzat Aras aradan sıyrılabilir!
AK Parti'ye gelince... Ali Güner güçlü bir isim. Kürtler'in bir kısmı Güner'e yakın.. Ama Bağımsız aday Pervin Buldan, her şeyi altüst edebilecek güce sahip!
Iğdır'da herkes, Buldan için "Banko" diyor...
Şimdi seçmeni dinlemeye devam...
Iğdırlılar, seçimden seçime bölgeye gelen siysetçilere uygun bir isim bulmuş:
-Çantacılar...
-Nedir bu çanta meselesi İbrahim Bey? (Kocadağ)
-Çantacı işte, işe yaramazlar...
MHP'li olduğunu söylüyor Kocadağ...
Ama Bahçeli'ye müthiş kızgın:
-Bozyel'den başka adam mı yoktu memlekette!
Nevzat Karaman da MHP'li...
Diyor ki:
-Bahçeli bizi üzdü, biz de onu üzeceğiz...
MHP'liler haksız değil.. MHP lideri Bahçeli burada adeta intihar etmiş. 11 yıl MHP İl Başkanlığı yapan Nevzat Aras'ı silmekle kalmamış, adeta dövmekten beter etmiş:
-Iğdır Türkiye değil.. Bütün Iğdır gelse, ilk sıra adayım Abbas Bozyel'dir...
İşte bu laf, Iğdır'da Bahçeli'ye güçlü bir rakip çıkarmış...
-Nevzat Bey, Iğdır'da seçimi kim alır?
-İki bağımsız alır...
Evet, Pervin Buldan milletvekili olmayı çoktan garantilemiş. Iğdır'da kime sorduysam, "Oyumu kadına vereceğim!" diyor.. Pervin Buldan taraftarları da, Iğdır'dan iki bağımsız çıkacağına inanıyor:
"Kürt kadın" dedikleri Pervin Buldan, Iğdır'a Hakkari'den gelme.. İlk günlerde biraz tepki olmuş ama sonra her şey yerli yerine oturmuş.. Kürt seçmen geçmişi unutmuyor:
-Aman ha geçen seferki gibi olmasın. Adam gibi siyaset yapsınlar. Hak ne ise onu yapsınlar.. Gerginlik yapmsınlar, bu ülke hepimizin!
Sözün özü şu:
AK Parti, Erzurum ve Kars'ta olduğu kadar Iğdır'da şanslı değil. Bağımsız aday Pervin Buldan banko milletvekili seçilir.. İkini parti öteki bağımsız aday Nevzat Aras olabilir! Tabii Azeriler'in parçalanmışlığı etkili olursa, AK Parti adayı Ali Güner aradan sıyrılabilir!
deryatulga
19.07.07, 01:01
Sabahattin ÖNKİBAR
İşte Tayyip Erdoğan'ı panikleten son araştırma
POLİTKA GÜNLÜĞÜ
GÜNÜN OLAYI
İşte Tayyip Erdoğan’ı panikleten son araştırma
Tayyip Erdoğan gergin.
Tayyip Erdoğan sinirli.
Tayyip Erdoğan panikte...
Erzak dağıttı, alış-veriş çeki dağıttı, Temmuz demedi kömür dağıttı olmadı.
Kuraklık dedi çiftçiye verdi, yetersiz dedi fındığa verdi, enflasyon dedi emekliye verdi, devlet bütçesi tarumar edildi yine olmadı.
İran’la doğalgaz ortaklığı deyip, beni deliğe süpürme diye yakarışta bulunduğu ABD’ye danışıklı vurdu olmadı. Aydın Doğan’a pijama saldırısı yaptı olmadı. Cumhurbaşkanlığında dayatmam, sorun çıkarmam, uzlaşırım dedi yine olmadı.
Kampanyaya çuvallarla para harcadı, yolları boyadı, binaları afişlerle giydirdi, gazete sayfalarını kiraladı yine olmadı.
Tarikaları kucakladı, cemaatleri sıvazladı, iş alemine ve bürokrasiye korku saldı, anketleri çarpıttı, medyayı neredeyse topyekün tahakkümü altına aldı, ülkede müthiş bir sansür ve karartma uyguladı, liderlerle TV’de canlı tartışmadan kaçtı yine olmadı, yine olmadı.
Washington’dan Brüksel’e yoldaşlarını harekete geçirdi, borsayı sıçrattı, doları çukura gömdü, Barzani’den Talabani’den destek aldı yine olmadı, yine olmadı.
Bize 367 ile Cumhurbaşkanı seçtirmediler deyip, devletin en hayati kurumlarını meydanlarda yuhalattı olmadı. Hudson senaryoları diye TSK’nın yıpratılmasına seyirci kaldı olmadı. Seçim arefesinde askere çete imajı veren malum operasyonlar yaptı olmadı. MHP’lileri katil gibi göstermeye çalıştı ve bunun için Konya’da devlet gücü ile operasyonlar yaptı yine olmadı, yine olmadı.
Kısacası, seçimi kazanmak için yapılabilecek istisnasız her şeyi yaptı ama olmadı, olmadı, olmadı veeeee olmayacaaaak.
Peki olmayan ne midir?
AKP caka satıldığı ve kamuoyu yönlendirildiği gibi öyle tek başına iktidar falan olamıyor.
Oyu da öyle hava bastıkları gibi yüzde 40’larda falan değil.
Tersine AKP geriliyor ve dahası, iktidarı kaybetmenin eşiğinde.
İşte bunun içindir ki Tayyip Erdoğan geriliyor, kıvranıyor, yırtınıyor ve her gün yeni bir şey ortaya atıyor.
Fotoğraf Erdoğan için tam bir panik fotoğrafıdır.
Tayyip Bey onu yapıyor, bunu yapıyor, şunu yapıyor ama hür vicdanlara ipotek koyamıyor. Bazılarını etkiliyor da, çoğunluk bu tulüata artık dur diyor.
Bunu nereden mi biliyoruz.
Dün bize intikal ettirilen kapsamlı araştırma sonuçlarından.
KANPAR’ın 51 ilde 8934 kişi üzerinde yaptırdığı ankete göre oyların partilere göre dağılımı şöyledir:
AKP: Yüzde 33.7
CHP: Yüzde 24.1
MHP: Yüzde 17.6
DP: Yüzde 9.4
GP: Yüzde 4.6
SP: Yüzde 3.8
Not: Araştırmanın değerlendirme raporunda AKP 276’yı bulamıyor. Ancak CHP ile MHP de blok olarak bu sayıya erişemiyorlar. DP’nin barajı aşması dengeleri değiştirecek. Kilit olay ise Güneydoğu’dan seçilecek 23-29 arası milletvekilinin anahtar olma ihtimalidir...
Bu da Türkiye’nin DTP ya da onun terörist saymadığı PKK’nın ipoteğine girmesi demektir. Diyeceksiniz ki, AKP hükümeti kurar, DTP’liler (ya da PKK’lılar) dışarıdan destekler. Bunu yapmaya çalışacaklar ama sorarım size böyle bir hükümetin ömrü kaç hafta olur?
Tayyip Erdoğan bunu gördüğü için, öyle bir paniktedir ki anlatmak kabil değil...
Çekilirim restleri ya da acın-dırmaları da hep bu paniğin
ürünüdür...
haftalar evvel burada yazdiklarimiz ve tartisdiklarimiz gercege dönüsecek galiba........
DTP nin "kilit" partisi olmasi.......bunu ancak o zaman "büyük koalisyon"lar engel ler......
hayirlisi bakalim.......
gerci DP baraji gectiginde bu olasilik baya zayifliyor....
son 10 günde DP de bir yükselis trendi var.zaten meclise girmesini isterim....
en önemli sebeplerin den biri,halkin temsil konusu.......
deryatulga
19.07.07, 09:50
Van'da Hüseyin Çelik'e çok ciddi tepki var!
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in memleketi Van'dayım. Halkla konuşmadan önce beklentim şuydu; Van'lı biri bakan diye, Çelik'in memleketinde çok özel bir yeri olmalı!
Ama öyle değilmiş...
Şoför esnafının Çelik'ten pek de memnun olduğu söylenemez...
-Neden?
Şoför Şevkt Çiçek'i dinliyoruz:
-Kendi akrabalarının dışında kimseyi görmüyor.
-Ne istedin de yapmadı?
-Yüzümüze bakmıyor ki!
-Peki pireye kızıp yorgan mı yakacaksın?
-Ben yapacağımı bilirim... Hem iktidar bir şey yapmadı ki...
Şoför Yaşa Boldağ itiraz ediyor:
-Öyle deme... Görmüyor musun yapılanları...
-Ne yapmış?
-Görünen köy kılavuz istemez...
-...?
-İlk kez yüzümüz güldü ne olsun daha.. Valla bin oyum olsa yine götürür AK Parti'ye veririm..
Bu diyaloglar yaşanırken, tepki de var hoşgörü de:
-O senin görüşün...
Sağ yanıma oturan Turan Ürekli'yi konuşturmak istiyorum. Ama sol yanımda oturan ve ismini vermek istemeyen bir şoför Kürtçe konuşuyor:
-Beje na!
"Hayır de diyor...
Bu sefer ben Kürtçe itiraz ediyorum:
-Neden hayır
Bütün şoförler kahkaha ile gülüyor...
Sohbet bundan sonra koyulaşıyor...
Timur Kıraç'ın sözü ortamı bir kez daha gerginleştiriyor:
-Kürtler'den başka birine oy veren namussuzdur şerefsizdir.
Toplu bir tepki geliyor bu sefer...
Metin susturuluyor!
Şoförlerin ustası Şefik Erbek arkadaşlarna tercüman oluyor:
-Van'da Çelik olmasaydı...
Herkes bir ağızdan "evet" diyor ve ekliyor:
-Bizim oyumuz Tayyip'e!
Van'da bütün partiler var... CHP, MHP, DP ve bağımsızlar... Hüseyin Çelik'e ve Van Belediye Başkanı Burhan Yenigün'e tepkili olmalarına rağmen, şoförlerin gönlünde AK Parti var... Tabii bağımsızları da yabana atmayalım...
Abdulhakim Sabih her şeye rağmen "AK Parti" derken, Abdulbaki Sabih geçen dönem AK Parti'ye oy vermesine rağmen, bu dönemde Çelik ailesine kızgınlığından bağımsızlara yönelmiş...
Şoförler cehpesinde son bir not:
-Zahir Kantaşoğlu aday olsaydı her şey çok daha farklı olurdu.
Şimdi de Van esnafı ile birlikteyiz...
Yılmaz Dikici, Bakan Hüseyin Çelik'e gösterilen tepkiyi tek kelime ile özetliyor:
-Çıkar meselesi...
-Ne çıkarı?
-Bir şey istemiştir, olmamıştır şimdi tepki gösteriyor.
Yılmaz Bey, teşhisi koyduktan sonra başlıyor hemşehrisi Hüseyin Çelik'in icraatlarını anlatmaya:
-Biz Van halkı olarak onunla gurur duyuyoruz.
İnönü Caddesi'nin en güzel yerinde Demokrat Parti'nin seçim bürosunu görüyoruz. DP'nin birinci sıra adayı İskender Ertuş iyi bir kampanya yürütüyor... Van'ın köklü ailelerinden olan Ertuş'u hemşehrilerine soruyorum:
-Bu halk artık Ağa'lara oy verme dönemini bitirdi.
-DP zaten Türkiye'de barajı aşamıyor...
İşte bu laf, DP'yi Türkiye'de bitirmiş.. Şimdiye kadar hangi ile gittiysem, DP'nin ismi dahi geçmedi. Ağar seçime bu söylentiyi yok etmedikçe işi gerçekten çok zor görünüyor...
Bir başka esnafla birlikteyim... Adı Sait Yurtlu... MHP'li.. Ama iki dönemdir AK Parti'ye oy veriyor:
-Neden?
-AK Parti iyi çalışıyor çünkü.
-MHP'lisin ama..
-Öyle... Tayyip beni davamdan vazgeçirdi...
-Sebep?
-Sebep dolarda... Bak dolar yerlerde sürünüyor. Eskiden olsaydı böyle mi olurdu... Rahatız, huzurluyuz, işler iyi, keyfimiz tıkırında. Tayyip'ten başka olmaz! Getir onun yerine birini vereyim oyumu... Ama yok...
Halk arasında yaygın bir kanaat vardır; "siyasetin nabzını en iyi taksi şöförleri tutar diye... "
-Öyle mi Kemal Dayı (Demir)
-Ne bilem oğul... 5'ten beri siftah etmedim.
Kemal Demir 65 yaşında 16 çocuk babası. Bizi görünce önce çocuklarından arkasından iktidardan şikayet etti:
-Hanımını gören çekti gitti. Ben de böyle direksiyon sallıyorum.
-...?
-Geçen seçim AK Parti'ye oy verdim. Bu sefer kararım değişti.
-Neden?
-Emekliyim maaşımı ayarlamadı Tayyip Bey.
Hasan Dayı bu seçimde umudunu Baykal'a bağlamış...
Maaşı düzelmezse, öteki seçimde bir başkasına oy verecek!
-Etme dayı yazık edersin...
Yusuf Çakır meslektaşlarını bu sözlerle uyarıyor.
-Sen halinden memnunsun o zaman.
-Tayyip mükemmel adam. Ama ben Van yönetiminden memnun değilim.
Van'da görüşler farklı olsa da, demokrasi işliyor.
Üç kişiyi sokak ortasında biraraya getirdim.
-Oyun kime Ahmet Dayı (Cambakış)
-AK...
Mahmut Demir'ın oyu AK Parti ile bağımsız arasında gidip geldi:
-Yok yok AK Parti...
-Ya sen Mahmut Bey (Yıldırım)
-DEPAP'lıyız biz...
Mahmut Yıldırım soruyor:
-Eee.. Ne verecek sana bağımsız?
-Bir şey vermesin, benim görüşüm bu.
-Ha o zaman saygı duyuyorum.
Ahmet Cambakış, yanaklarımızdan öpüp gitti, yanımızda kalanlar da el sıkışıp ayrıldılar...
Sonuç...
Van'da iki ihtimal var...
Ya 4-2-1
Ya da 5-2.
Ağırlıklı görüş AK Parti ile bağımsızların kazanacağı yönünde:
-5-2
Birinci ihtimal zayıf olsa da, AK Parti 4, CHP 1, Bağımsızlar 2 gibi görünüyor...
Yazar: Hadi ÖZIŞIK
www.internethaber.com sitesinden 19.07.2007 tarihinde yazdırılmıştır.
deryatulga
19.07.07, 09:52
haftalar evvel burada yazdiklarimiz ve tartisdiklarimiz gercege dönüsecek galiba........
DTP nin "kilit" partisi olmasi.......bunu ancak o zaman "büyük koalisyon"lar engel ler......
hayirlisi bakalim.......
gerci DP baraji gectiginde bu olasilik baya zayifliyor....
son 10 günde DP de bir yükselis trendi var.zaten meclise girmesini isterim....
en önemli sebeplerin den biri,halkin temsil konusu.......
Tamam kadirpasa, annem DP'ye oyunu verecekti, ben de bosa gitmesin diye MHP'ye vermesini söyledim. Simdi senin DP baraj garantin varsa söyleyeyim de gönlünün cektigi partiyi secsin kadincagiz!:lach:
theinsider
19.07.07, 10:12
Bekir COŞKUN
bcoskun@hurriyet.com.tr
http://www.hurriyet.com.tr/_yazarlar/images/2b.jpg Ben AKP’ye oy vermem...
MESLEK hayatım boyunca hangi partiye oy vereceğimi, hangisine vermeyeceğimi hiçbir zaman açıklamadım, her görüşteki okurlarıma sevgimden dolayı.
Ayrıca mücadele partiler arasındaydı ve o partiler iyi-kötü "demokrat-laik Türkiye"nin birer ucundan tutmuşlardı.
Bu sefer öyle değil.
Bu sefer AKP ile laik devlet yarışıyor.
Dönüp bakarsanız, çoktandır devletin tüm temel kurumları ve kavramları ile mücadele eder AKP; Anayasası ile, yargısı ile, Türk Silahlı Kuvvetleri ile, üniversiteleri ile, liberal sermayesi ile, sivil toplum örgütleri ile...
Devrim yasaları ile..
Üniter yapısı ile...
Çağdaş eğitimi ile...
Şimdi iki taraf seçime gidiyor:
AKP ve laik devlet...
*
Ben AKP’ye oy vermem...
AKP; Mustafa Kemal’in kurduğu, Müslüman dünyasında tek laik, tek özgürlükçü, tek medeniyet yolunu zorlayan, uygarlık yolunu seçmiş tek devlet ile hesaplaşmaktadır.
Bu seçimler, AKP ile öbür partiler arasında değildir.
Bu seçimler, AKP ile çağdaş Türkiye arasındadır.
*
Bizim aydınlık umutlarımız vardı.
Bizler düşe kalka, günlük sorunların içinde debelene debelene, yine de bir gün olsun "Dağ başını duman almış, yürüyelim..." ideolojisini dilimizden düşürmeden yol aldık.
Biz; son yüz yılda Ortadoğu halkları içinde tek şerefli savaşı kazanan ve bize emanet eden, tek istekleri "muasır medeniyet seviyesi" olan yiğitlere ihaneti hiç düşünmedik.
Bizim; ne dolarla, Euro’yla satılacak, kasalara konulacak, çıkar ile kıyaslanacak, cüzdanlara sığacak kimliğimiz olmalıydı...
Ne de yoksulumuzun makarna-nohut ile satılacak onuru...
Bizim kadınlarımız birer esir, birer sakıncalı, birer suçlu, birer yasaklı gibi yok sayılmamalı...
Bizim çocuklarımız dergáhlarda, tarikat okullarında ortaçağ hurafeleri öğrenerek büyümemeli...
Bizim aydınlık yolumuz vardı...
Biz ışığa doğru yürüyorduk...
Karanlığa değil...
Ben AKP’ye oy vermem...
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6919836.asp?yazarid=2&gid=61
deryatulga
19.07.07, 10:57
Konda araştırmasına göre, AKP yüzde 48'e dayandı
Tarhan Erdem
Tarhan Erdem yönetimindeki KONDA'nın, altı ay içinde yaptığı dokuz araştırma, AKP'yi tek başına iktidar, CHP'yi ana muhalefet gösteriyor. MHP ise barajı geçen üçüncü parti
KONDA, şubattan 15 Temmuz'a kadarki dokuz araştırmada 25 binden fazla denekle görüştü. Son çalışmaya göre AKP yüzde 42.6, CHP yüzde 17.3, MHP yüzde 12.5 görünüyor. Kararsızların oranı çok yüksek: Yüzde 11.
'Kararsız'ın etkisi Kararsız seçmenler dağıtılınca AKP yüzde 47.9, CHP yüzde 19.5, MHP yüzde 14.1'e yükseliyor. Hata payı dikkate alındığında, AKP'nin en az yüzde 44, en fazla yüzde 49, CHP'nin yüzde 18-22, MHP'ninse yüzde 11-16 arasında oy alması öngörülebilir.
Dört grup Sonuçlar sandıkla uyuşursa, AKP 310'la 340 arası sandalyeyle iktidarını korur. Seçmenin yüzde 80-90'ı temsil edilir. 2002'de yüzde 44 oy Meclis'e yansımamıştı. Bağımsızların çokluğu, 'dördüncü grup DTP' anlamına geliyor.
Konda araştırmasına göre AKP 310-340, CHP 100-120, MHP 70-90 ve bağımsızlar 25-35 milletvekili çıkaracak.
Genel tanıtım
Bu yazıyı, son günlerine geldiğimiz seçim döneminde KONDA'nın yaptığı araştırma bulgularının ana çizgilerini vermek amacıyla yazıyorum.
Şubat 2007'den başlayarak geçen pazar gününe (15 Temmuz) kadar, sekiz araştırmada 25 binden fazla denekle görüşülmüştür.
Her araştırmanın örneklemi birbirinden farklıydı. İki kez, iki araştırmayı aynı günlerde, geri kalan beş araştırmayı birbirinden farklı hafta sonlarında gerçekleştirdik.
Bu araştırmalar, sahiplerinin (müşterilerin) isteklerini dikkate alarak, 'Türkiye seçmeninin, araştırma günlerindeki siyasal eğilimlerini ölçmek' amacına uygun olarak tasarlanmıştır. Ölçüm sırasında, deneklerin yaş, cinsiyet, iş, doğum yeri ve benzeri bilgiler de toplanmıştır. Ayrıca, deneklerin çeşitli olaylar ve önermeler hakkında görüşlerini öğrenmek amacıyla da sorular sorulmuştur. Üç-beş soru bazı araştırmalarda tekrarlanmıştır.
Araştırmalarda aynı teknikle hazırlanan farklı örneklemler kullanılmıştır. Siyasal eğilim ölçümü sonuçları üç gün sonra 22 Temmuz'da teyit edilirse, araştırmaların verileri, geniş ve önemli bir kaynağa dönüşmüş olacaktır. Sonuçlar beklediğimiz gibi olursa sekiz araştırmanın verilerini bir kitapta toplamayı düşünüyoruz.
Son araştırmanın sonuçları:
Yüzde 11 olan 'Kararsızlar' az değildir. 'Yarın seçim olsa' sorusunun cevaplarını, diğer bazı soruların cevaplarıyla karşılaştırdığımızda, kararsızların ortaklaşa sahip olduğu açık ve sade özellikler bulamadık. Bizce bunlar 'Kararsız' değil, 'Kararını kendine saklayanlar'dır.
Araştırma verilerine göre, seçimlere katılan seçmenin yaklaşık yüzde 80-90'ı Meclis'te temsil edilecektir. Yüzde 44 oyun temsil edilmediği geçen seçimlerden sonra, bu seçimde temsil bakımından olumlu bir adım atacağımız anlaşılmaktadır.
Türkiye geneli için bulunmuş verilerden çıkarak partilerin milletvekili sayıları kesin olarak hesaplanamazsa da, yakın sonuçları bulabileceğimiz bilgisayar programları vardır. Bu programlardan ikisine, yüzdeler girildiğinde, AKP için 334 ve 337 milletvekili sayısı bulunmaktadır.
Bu sonuçlar oy sandıkları tutanaklarıyla teyit edilirse, AKP tek başına iktidar olacak, Meclis'e AKP, CHP, MHP Milletvekilleriyle birlikte şimdiye kadar görülmemiş sayıda 'Bağımsız' girecektir. Beklendiği gibi, seçim öncesinde DTP üyesi olan 'Bağımsızlar' eski partilerine dönerlerse, daha başlangıçta Meclis'te dört parti grubu bulunacaktır.
CHP listelerinden seçilmiş DSP'lilerin grup kurma olanağı bulabilmeleri henüz bir soru olarak devam etmektedir.
Dönem boyunca gelişme:
Araştırma tarihlerine göre partilerin oy yüzdeleri grafiği gelişimi 2 No'lu Grafik'te gösterilmiştir.
2 Şubat'tan 15 Temmuz'a yaptığımız araştırmalar boyunca ufak ve geçici değişiklikler dışında, oy dağılımının karakterini değiştirecek gelişmeler olmamıştır.
Seçim döneminin yasal başlangıcından iki hafta sonra 18 Mayıs'taki araştırmada, AKP'nin oy oranında sert sayılabilecek çıkışa karşın, DP ve MHP'de düşme görülmüştü. Bu artış ve düşüşü, cumhurbaşkanı seçimi sürecinde olup bitenlere, seçmenin tepkisi olarak görmekteyiz. Mamafih, bir-iki hafta geçince AKP'deki artış ve MHP'deki düşüş büyük ölçüde geri gelmiş; DP'deki düşme ise, Anavatan Partisi'yle birleşmedeki talihsizlikler nedeniyle olacak, şubat başlarındaki yerine dönmemiştir.
Veriler, hata payları göz önüne alınarak incelendiğinde, seçim döneminde özellikle haziran başından bu yana seçmenin parti tercihlerinde önemli değişiklikler ve gidip gelmeler olmadığı görülmektedir.
Genel bulgular
a) AKP, her coğrafya, nüfus özellikleri ve kimlik gruplarından, kendi ortalamasında az ya da çok, ama kayda değer oranda oy almaktadır. Bu bulgu AKP'nin, en azından günümüzde, tam bir kitle partisine dönüşmüş olduğunu, kamuoyunda yaygın biçimde söylendiği gibi bir 'gruba' dayanmadığını göstermektedir.
b) AKP, eğitim, gelir,hane halkı sayısı ve diğer göstergeler bakımından toplumun orta ve alt kesiminden, günümüzün 'güçsüzlerinden', başka deyişle mağdurlardan oy almaktadır.
c) CHP oyu seçim dönemi boyunca, yerel seçimlerdeki oyunun biraz altında seyretmiştir. DSP ile yapılan ittifakın, mitinglerin ve son aylardaki siyasal tartışmaların CHP oyunda bir artış sağlamadığı görülmektedir.
d) Çağdaşlıkla bütünleşmiş, orta üstü gelir dilimlerindeki yüksek eğitimli, hanesindeki kişi sayısı ortalamanın altında olan ve kentlerde yaşayan seçmenlerin, laiklik konusundaki duyarlı ve 'irticanın arttığı' görüşüyle AKP iktidarını suçlayan kesimi, bu seçimlerde de 'liderine rağmen' CHP'yi desteklemeye devam etmişlerdir. Özellikle bu kesimin 44 yaş üstünde olanlarında bu tercih daha açık olarak görülmektedir. Bu kesimlerin bir diğer özelliği de görece gelişmiş olmalarıdır. Bu durum CHP'nin sınırlı bir kesime 'sıkıştığı' izlenimi vermektedir.
e) Seçime katılma oranının yüksek olacağını gösteren işaretler vardır.
f) Deneklerin önemli (yüzde 70'in üstündeki) kesimi, oy vereceği parti tercihine bakmaksızın, AKP iktidarını beklemektedir.
Bu seçimler, AKP ile öbür partiler arasında değildir.
Bu seçimler, AKP ile çağdaş Türkiye arasındadır.
Eski 45 lik Plaklar vardir, Babamin cok sevdigi Asik Veyselin mesela.. bazen takilirdi.. ona benzettim :lach:
Tamam kadirpasa, annem DP'ye oyunu verecekti, ben de bosa gitmesin diye MHP'ye vermesini söyledim. Simdi senin DP baraj garantin varsa söyleyeyim de gönlünün cektigi partiyi secsin kadincagiz!:lach:
yok hocam,ne garantisi..........ben öyle birsey demedim,sabah sabah ne yazmisim öyle....:lach:
haklisiniz....oy israfi olmasin......
annemizin ellerinden öperim..bu defalik üc hilale vursun evet mühürünü..:aferin:
zaten agarli DP nde ,eski DP den eser yok canim.......
Türkei-Wahl
Erdogan rechnet mit einem deutlichen Sieg
Der türkische Ministerpräsident geht ausgesprochen selbstsicher in die Parlamentswahlen. Der Chef der AKP hat für den Fall, dass seine Partei nicht mehr allein regieren kann, den Abschied von der Politik angekündigt. Auch Türken in Deutschland bevorzugen Erdogans Partei
http://www.welt.de/multimedia/archive/00233/cn_erdo_DW_Politik__233669g.jp g Foto: AP
Umfragen sagen einen deutlichen Wahlsieg für Premier Erdogan voraus
http://ad.de.doubleclick.net/ad/Welt/politik;tile=4;sz=468x60;ord=1 184842064177? (http://ad.de.doubleclick.net/jump/Welt/politik;tile=4;sz=468x60;ord=1 184842064177?)
Umfragen sagen derzeit ausreichend Stimmen für die islamisch geprägte Partei vorher, um ohne Koalitionspartner weiterregieren zu können. Sollte seine Partei AKP nach der Wahl nicht mehr alleine regieren können, „werde ich mich aus der Politik zurückziehen“, zitierten türkische Fernsehsender Erdogan. Er ist derzeit der beliebteste Politiker in der Türkei.
var mediaclip="http://www.welt.de/videos/politik/article1032969/Vor_Tuerkei-Wahl_.html?service=Video"; var so = new SWFObject("/welt.de/flash/richmedia-player.swf", "mediaplayer", "208", "188", "8", "#DEE6EB"); so.addParam("allowScriptAccess", "sameDomain"); so.addParam("menu", "false"); so.addParam("quality", "high"); so.addParam("id", "mediaplayer"); so.addParam("align", "middle"); so.addParam("wmode", "opaque"); so.addVariable("libraryPath", escape("http://www.welt.de/welt.de/flash/")); so.addVariable("defaultMediaAssetPath", escape("http://media.boreus.de/video/")); so.addVariable("bwCheckUrl", escape("http://media.boreus.de/video/flv/bwcheck.flv")); so.addVariable("eaeLoggerPath", escape("http://stats.welt.de/eae-logger/Logger")); so.addVariable("eaeLoggerPubId", 21); so.addVariable("eaeLoggerType", "video"); so.addVariable("mediaclip", escape(mediaclip)); so.addVariable("autoPlay", null); so.addVariable("ivwStatsFunction", "ivwLogVideo"); so.write("richmedia_video");
var activeTabs = ["video"]; //activeTabsstartupRichmedia(act iveTabs,document.location.hash );Erdogan geht davon aus, dass seine Partei bei den Parlamentswahlen in einer Woche einen deutlichen Sieg einfährt. Vor tausenden Anhängern in Istanbul erklärte er selbstbewusst, die AKP werde auf mehr als 40 Prozent kommen und damit weiter alleine regieren können. Auch in Umfragen hatte es zuletzt geheißen, die religiös-konservative Partei dürfte bei der Abstimmung am 22. Juli auf bis zu 41 Prozent kommen, womit sie auf einen Koalitionspartner verzichten könne.
Die AKP (Partei für Gerechtigkeit und Entwicklung) gilt als unternehmerfreundlich. Sie ist seit 2001 an der Regierung und profitiert von einem starken Wirtschaftswachstum sowie von dem Beginn der Beitrittsgespräche mit der Europäischen Union (EU), um deren Aufnahme sich die Türkei 40 Jahre lang bemüht hat. Erdogan appellierte nun an die Wähler, den eingeschlagenen Weg weiterzugehen.
Die säkulare Elite hat die AKP indes im Verdacht, heimlich an einer Islamisierung der Türkei zu arbeiten. Die Partei selbst hat die Vorwürfe stets zurückgewiesen. Im Streit um den Nachfolger von Präsident Ahmet Necdet Sezer flammte der Konflikt Ende April so heftig auf, dass Erdogan vorgezogene Wahlen ansetzte.
Türken können nicht im Ausland wählen
Bei der Parlamentswahl am Sonntag in der Türkei sind rund 1,1 Millionen türkische Staatsangehörige aus Deutschland wahlberechtigt - zur Stimmabgabe müssen sie allerdings in die Türkei reisen.
Weiterführende links
addLoadEvent(function() {showTab("links","intern")}); Denn das türkische Wahlrecht schreibt nach Angaben der Botschaft in Berlin vor, dass nur auf türkischem Staatsboden gewählt werden kann. Briefwahl oder eine Stimmabgabe in der türkischen Botschaft sind also nicht möglich.
Deshalb wurden laut dem Essener Zentrum für Türkeistudien (ZfT) erstmals bei der Parlamentswahl 2002 Wahlbüros auf türkischen Flughäfen und an den Grenzen der Türkei eingerichtet. Für die nun bevorstehende Wahl öffneten diese Büros bereits am 22. Juni. Seither gaben dort laut ZfT bereits mehr als 200.000 Auslandstürken ihre Stimme ab, insgesamt werden mehr als 400.000 erwartet. Ein Großteil dieser Wähler dürfte aus Deutschland angereist sein oder noch anreisen, denn die in der Bundesrepublik lebenden Türken stellen die größte Gruppe unter den Auslandstürken weltweit.
Türken in Deutschland bevorzugen Erdogans Partei
Bei der Frage nach den Parteipräferenzen der türkeistämmigen Migranten in Deutschland schneidet die islamisch geprägte Regierungspartei AKP von Ministerpräsident Recep Tayyip Erdogan am besten ab. In einer ZfT-Erhebung von Juni gaben 32 Prozent von 1000 befragten türkischen Migranten über 18 Jahre an, sie würden in der Türkei am ehesten Erdogans religiös-konservative Partei für Gerechtigkeit und Entwicklung wählen. Nur 18 Prozent entschieden sich für die sozialdemokratische Republikanische Volkspartei (CHP) als größter Oppositionspartei in der Türkei. Immerhin zwölf Prozent aller Türkeistämmigen in Deutschland bekannten, dass sie an der Wahl nicht teilnehmen würden.
Schlagworte
Die mehrheitliche Parteinahme der türkischen Migranten für die AKP steht übrigens im Widerspruch zu ihrem Wahlverhalten in Deutschland: Hierzulande bevorzugen etwa zwei Drittel der Türkeistämmigen seit Jahren die Sozialdem
http://www.welt.de/politik/article1032668/Erdogan_rechnet_mit_einem_deut lichen_Sieg.html?r=RSS
deryatulga
19.07.07, 13:58
İşte en güvenilir anket!
19 Temmuz 2007 Perşembe 09:52
3 Kasım 2002 seçim sonuçlarını en yakın tahmin eden firmanın 22 Temmuz seçimlerine ilişkin uzun zamandır beklediğimiz araştırması dün elimize ulaştı.
GENAR tarafından “22 Temmuz Yarışında Son Durum” başlığıyla 26 il, 126 ilçe, 51 belde ve köyde, 18 yaş üzeri 3.524 kişiyle 9 –17 Temmuz tarihleri arasında yüz yüze görüşülerek gerçekleştirilen Türkiye Siyasi Gündem Araştırması yüzde %1,6 hata payıyla yapılmış.
Yazıyı sonuna kadar okumaya sabrı olmayan yada vakti dar olanlar için araştırmanın ortaya koyduğu sonuçları önce bir verelim:
AK Parti %39.8
CHP %21
MHP %13.3
Bağımsızlar (DTP ve Diğerleri toplam) %7.7
GP %7.1
DP %5.9
Diğer %5.2
Pazar günü yapılacak seçimle ilgili son kamuoyu araştırmasına yansıyan tablo böyle.
Bilindiği gibi seçime 18 parti katılıyor. Araştırmada yer alan ve toplam oyları yüzde 6’yı bile bulmayan “diğer” kategorisinde 10’dan fazla parti bulunuyor. Yani, takındıkları tavırlarla mangalda kül bırakmayan, ağza alınmayacak üsluplarla propaganda yürüterek yüzde 20, 30, 40 civarında oy alacağını iddia eden partiler anketlerde ortalarda görünmüyor. “Bunlar anket, sandıkta görüşeceğiz…” diyenler elbette çıkacaktır. Ama kamuoyu araştırmaları da bir bilimsel uğraş alanı olduğuna göre, güvenilir araştırmalara da bilime saygı gereği itibar etmek gerekiyor.
Doğru araştırma doğru sonuç verir…
Fransa’da yapılan başkanlık seçimlerinin sonuçlarını araştırma firmaları nerede ise birebir tahmin etmeyi başardılar. İş usulüne uygun yapılınca doğruya yakın sonuç elde etmek bu sektörde maharet sayılmıyor, işin gereği kabul ediliyor.
Araştırmalarda sıkıntı oluşturan konu kararsızların son anda hangi yönde tavır sergileyeceği ki, zaten adı üzerinde kararsızlar… Evden çıkıp sandığa giderken, hatta mührü eline aldığında bile kafası hala karışık seçmenler oluyor. Bu yüzden araştırmalarda çok az da olsa sapma olması normal. Fakat bu sapma genel tabloyu etkileyecek bir mahiyet taşımıyor.
Bu sonuçlarla Meclis tablosu…
GENAR, kendi araştırma bulgularından yola çıkarak hangi partinin ne kadar milletvekili çıkarabileceğini, 3 Kasım 2002 seçim sonuçları ve 28 Mart il genel meclisi sonuçlarını göz önünde tutarak ülke barajlı d’hont sistemine göre il il yapılan simülasyonlara göre de hesaplamış. Buna göre, partilerin milletvekilli sayıları alt ve üst limitleri itibarıyla şöyle olacağı tahmin ediliyor.
PARTİLER MİNİMUM MAKSİMUM
AK PARTİ 297 310
CHP 125 135
MHP 75 85
BAĞIMSIZLAR 25 42
hocam,
yine su DP konusuna deginecem.......
demin esimle, afyon da bulunan kayinpederimin kandilini kutlamak icin görüstüm......
laf döndü dolasti siyasete.....
emirdag/afyon da "hava" söyle.....
DP ve GP ye oy vermek isteyenler "zor" durumda.......
oylari bosa gidecegin den, endise icindeler......
hükümete tepkili......geriye MHP ile CHp kaliyor.......
büyük bölümü MHP ye yöneliyorlar.......tablo bu.....:aferin:
hocam,
yine su DP konusuna deginecem.......
demin esimle, afyon da bulunan kayinpederimin kandilini kutlamak icin görüstüm......
laf döndü dolasti siyasete.....
emirdag/afyon da "hava" söyle.....
DP ve GP ye oy vermek isteyenler "zor" durumda.......
oylari bosa gidecegin den, endise icindeler......
hükümete tepkili......geriye MHP ile CHp kaliyor.......
büyük bölümü MHP ye yöneliyorlar.......tablo bu.....:aferin:
Valla Kayinpederi simdi arasam dayak yerim.. Bereket secime gidemiyorum.
AKPye oy verdigimi/verecegimi duysa, keser beni. :doner: :lach:
Ha sunu da belirteyim, Izinden sonra fikir degistirmis olabilirim AKP hakkinda. (Gehirnwäsche und so).
deryatulga
20.07.07, 01:33
İşte en son seçim anketiZaman anketlerinin sonuncusuna göre AK Parti yüzde 48,7'yle birinci. Onu 17,2 ile CHP, 10,3'le MHP izliyor. Birinci partinin takipçisiyle arasındaki oranın açılması, sandalye dağılımında 3'üncü partinin 2'nciye daha çok zarar verdiğini gösteriyor.
http://medya.zaman.com.tr/2007/07/20/secim2.jpg
Seçimlere 3 gün kala Zaman anketlerinin sonuncusu, seçmenin nabzını ortaya koydu. Saha çalışmasının 13-17 Temmuz tarihlerinde yapıldığı ankete göre sandıktan AK Parti açık ara birinci çıkıyor. Yüzde 13,8 kararsız seçmenin bulunduğu ankette AK Parti yüzde 43,8 oy alıyor. Onu yüzde 14,6 ile CHP izliyor. MHP yüzde 8,5 oy alırken, DP'nin oyu 6,6. Kararsızların kendisini yakın hissettiği partiye göre dağılımda Meclis'e üç partinin gireceği görülüyor. Buna göre, AK Parti yüzde 48,7, CHP yüzde 17,2, MHP ise 10,3 oy oranına sahip oluyor. DP yüzde 6,9 oyla Meclis dışında kalıyor.
27 il ve ilçelerinde, toplam 11 bin 822 denek üzerinde yapılan ankette yüz yüze görüşme metodu kullanıldı. Araştırmaya farklı yaş ve meslek gruplarından denekler katıldı. 'Hangi partiye oy vereceksiniz?' sorusunun yanında yeni cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunda da halkın nabzı tutuldu. Katılanların yüzde 22'si adayın Meclis içinden olmasını isterken, Meclis dışından bir isme sadece yüzde 8,5'lik bir destek geldi. 'Cumhurbaşkanını halk seçsin' talebi yüzde 52'ye ulaştı.
Ankete göre, seçmenin ortalama yüzde 38'i medyanın, kararlarında önemli olduğunu belirtti. Ailenin etkisi yüzde 52'yi aştı. Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yaşananların etkisi ise yüzde 70.
Zaman anketlerinin sonuncusu, seçimden sonra halkın yeni hükümetten beklentilerini de gösterdi. Ankete katılanların yüzde 27,6'sı iktidardan ekonomik refahı artırmasını, yüzde 25,4'ü terör olaylarını engellemesini, yüzde 24,4'ü ise işsizliğe çözüm bulunmasını istiyor. Objektiflik nasıl sağlandı? Ankette üzerinde hassasiyetle durulan konuların başında objektiflik geliyor. Bu amaçla araştırma, hiçbir parti veya baskı grubunun sponsorluğunda yürütülmedi. Anket, Cihan Veri Toplama ve Araştırma Servisi tarafından Zaman için yapıldı. Denekler, ülkedeki seçmen profilini verecek şekilde demografik yapıya uygun sayı ve oranlarda rastgele seçildi. Cinsiyet, yaş grupları ve seçmen sayılarının coğrafik dağılımları dikkate alındı. Hiçbir yönlendirme yapılmaması için anketörler yaklaşık 1 yıldır belli periyotlarla çalışmalara katılan üniversite öğrencilerinden seçildi ve eğitildi. Deneklere, 2002 seçimlerinde oy verilen partiler soruldu, çalışmada 2002 seçim sonuçlarına ait partiler arasındaki denge korunmaya çalışıldı.
İstanbul, Zaman (http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/ara.do?method=init&author=C4B07374616E62756C2C205 A616D616E)20 Temmuz 2007, Cuma
ZAMAN a güveniyorum ;)
+/- 2 % dedikleri cikar bence
deryatulga
20.07.07, 12:44
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/s/y/arslanbulut.jpg Arslan BULUT
13 türkü bölgesine göre seçim tahminleri!
Geçenlerde Türk Halk Müziği Sanatçısı bir dostumla birlikte yolculuk yaptık. Söz elbette seçimlere geldi. Sanatçı dostum, Türkiye’yi türkülerin diline göre değerlendirdiğini söyledi ve benden de bu esasa göre tahmin yapmamı istedi.
Türkülerin diline göre Türkiye şu bölgelerden oluşuyor: Trakya, İstanbul, Kocaeli-Sakarya havzası, Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz’in sahil kesimi, Doğu Karadeniz’in güneyindeki Kelkit havzası, Doğu Anadolu’nun bir kısmı ve Güneydoğu, Çukurova ve çevresi, Antalya ve Mersin’den oluşan Akdeniz sahili, Ege sahili, İç Ege, İç Anadolu’nun Batısı, İç Anadolu’nun doğusu. Toplam 13 türkü havzası oluyor.
Tahminlerimizi Türkiye genelinde değil de bölge bölge, hangi partinin ne kadar oy çıkaracağı üzerinde yaptık. Sonra bunları toplayıp 13’e bölünce Türkiye genelinde o partinin yüzdesi çıktı. İlginçtir, bütün partilere ve bağımsızlara dağıttığımız oranları toplayınca, yüzde 99’u bulduk. Kalan yüzde biri de diğerleri diye ayırdık.
***
Benim 13 türkü bölgesinde ayrı ayrı yaptığım tahminleri Türkiye geneline yansıtarak bulduğum oy oranları şöyle: AKP: Yüzde 28.8, CHP: Yüzde 20.8, MHP: Yüzde 18.6, DP: Yüzde 9, GP: Yüzde 7, SP: Yüzde 5, Bağımsızlar: Yüzde 4, İşçi Partisi: Yüzde 3, BTP: Yüzde 1, HYP: Yüzde 1.
(MHP’de son günlerde hızlı bir yükseliş var.)
Sanatçı arkadaşımın tahminleri ise şöyle: CHP: Yüzde 24.8, AKP: Yüzde 22.4, MHP: Yüzde 17.4, DP: Yüzde 11.07, SP: Yüzde 10.9, İP: Yüzde 4.8, GP: Yüzde 4.1, DTP’nin bağımsızları: Yüzde 4, BTP: Yüzde 1, HYP: Yüzde 1
Sanatçı arkadaşım, Saadet Partisi’nin bu seçimlerin sürprizini yapacağını söylüyor.
***
Kamuoyu araştırma şirketlerinin bol keseden verdikleri oy oranlarına göre daha makul ve mantıklı bir sonuç çıktığını söyleyebilirim! Artık tamamen yönlendirmeye dönüşen bu rakamlara kimse müdahale etmediğine göre bizim de böyle bir tahminde bulunma hakkımız var!
Partilere nasıl baktığıma gelince! AKP’nin 4 yıl 8 ayda meydana getirdiği tahribata karşı, kitle partileri yeterince muhalefet yapmadı! Gerçek bir muhalefet yapsalardı, Türkiye’nin satılmadık hiçbir stratejik kuruluşunu bırakmayan bu iktidarı istifaya mecbur ederlerdi! Ayrıca, BTP dışında nasıl bir ekonomi modeli uygulayacağını bir proje olarak ortaya koyan parti yok!
CHP, MHP, DP ve Genç Parti, Türkiye’yi satın alan küresel sermayeye karşı ne gibi bir ekonomik tedbir düşündüklerini ortaya koymuş değiller. Evet, seçim bildirgelerinde ekonomiye geniş yer ayırmışlar ama hiçbir vaat bir temele oturmuyor; ekonomi stratejileri yok!
Buna karşılık, milli devlet yapısı, devletin ülkesiyle ve milletiyle bölünmez bütünlüğü konusunda özellikle CHP ve MHP tavizsiz duruyor. Fakat ekonomisi yabancıların eline geçmiş bir ülkenin bütünlüğünü koruması imkânsızdır! İki partiyi de bu sebeple eleştiriyorum!
Saadet Partisi’nin D-8 stratejisi var ve Erbakan’ın Refahyol hükümeti döneminde uyguladığı para politikası da kaynakların kontrol altına alınmasını sağlamıştı. İşçi Partisi ve Halkın Yükselişi Partisi’nin ekonomiye bakış açısı da ön sıralarda görünen partilere göre daha iyi.
Fakat, bir de partilerin değerlendirilmesinde esas olan seçmen psikolojisi var. Bu psikoloji, sandık başında oluşmuyor; yılların birikimidir. Dolayısıyla bazı partilerin barajı aşması imkânsız gibi.
***
Dış destekle Türkiye’nin temelleriyle oynamaya kalkışan AKP’nin gitmesi gerekiyor! Fakat hiçbir parti tek başına güven vermiyor! Baykal ve Bahçeli, oluşan şartlar üzerinde politika yapmayı benimsediklerini söylüyor! Halbuki, şartları değiştirmek gerekir! Oyunu yeniden kurmak gerekir! Bu yönde sadece BTP’nin programı ümit verici, fakat onlar da kitlelere açılabilmiş değil! İleride, Türkiye BTP’nin programını benimsemeye mecbur kalacak. Veya BTP, kitle partilerinden biriyle birleşirse, milli ekonomi modeli uygulanabilir.
Dolayısıyla, bu seçimde oy kullanırken AKP’nin bir an önce gitmesini sağlamak gibi bir bakışla hareket etmek gerekir. Teşbihte hata olmaz; imama kızıp oruç bozacak halimiz yok! Eleştirmek, daha iyisini istemektir!
deryatulga
20.07.07, 12:57
20.07.2007http://www4.gazetevatan.com/images/kategorititle1.gif Yok artık!
http://www.gazetevatan.com/pics/yazarlar/2.jpgVatandaş laik rejimle, üniversite yargı ve ordu ile AKP’nin bir alıp veremediği olmadığından emin olsa...
Evet, halk bundan emin olsa inanın anketler yüzde 60 bile dese kimse rahatsız olmaz. Ama oluyor çünkü güveni yok.
AKP’nin oyları, başındakileri şaşırtacak kadar yükselirse ne tehlikeler doğacağı sorusu var ya, işte bu büyük tedirginliğe sebep oluyor.
KONDA’nın dün Tarhan Erdem tarafından açıklanan son anketinden haberdar olanlar başlarına 48 kiloluk balyoz yemiş gibi oldular.
Çünkü Tarhan Erdem AKP oylarının yüzde 48’e dayandığını, CHP’nin ise yüzde 20’nin altında kaldığını söylüyordu.
Bu iddia “Ya sayı saymayı bilmiyor ya dayak yememiş” sözünü hatırlattı.
Yüzde 80 katılımlı bir seçimde AKP’nin bu kadar oy alması için bir önceki seçimde elde ettiği 10,8 milyon oyu 16,3 milyona yükseltmesi gerekecektir.
Bu, 5 yıl önceki oyunu yarıdan daha fazla artırması demek oluyor.
Böyle bir ihtimal var mı?
Sokaktaki her iki kişiden biri AKP’li mi?
MHP yüzde 14 oy alıp 70 milletvekili
çıkaracaksa bunları kimden alacak?
Propaganda makinesi
KONDA’nın başı Tarhan Erdem’in şöyle bir saptaması da var:
“Yüzde 70’in üstündeki bir kesim oy vereceği parti tercihine bakmaksızın AKP iktidarını beklemektedir...”
İşte meselenin özü burada.
Belli ki AKP’nin propaganda makinesi böyle bir stratejik hedef koymuş ve neredeyse bütün seçmenleri AKP’nin iktidarına şartlandırmışlardır.
Makulü savunanlar bile “Yüzde 40 ve üstü hayaldir” derken AKP’nin tuzağına, yani yüzde 39’un gerçekçi olacağını kabul etmiş duruma düşüyorlar!
Anket bombardımanının yarattığı teslimiyet duygusu AKP’nin marifetli propaganda takımının başarısı olarak değerlendirilebilir.
Ancak toplumun akıl sağlığını ve demokrasinin namusunu korumakla yükümlü güçler için ne anlam taşıyor?
Bizce onların hezimeti sayılmalı.
Bir halk ancak bu kadar iğfal edilebilir, bir seçim “ayna tutuyorum” bahanesi ile ancak bu kadar yönlendirilebilir.
Hukuk bu suiistimale karşı halkı ve rejimi korumalıdır.
Sigortası bozuk anketler
Batı’da kasıtlı yönlendirmelere karşı cezai yaptırımlar uygulanmıyor, suç piyasa işleyişi içinde cezasını buluyor.
Çünkü oralardaki araştırma şirketlerinin asıl gelirini piyasa araştırmaları sağlıyor. Siyasi anketler işlerinin yüzde 10-15’i...
Ama bu anketler kamuoyuna açıklandığı için yanılgılar asıl gelir getiren müşterilerin kaybedilmesi sonucunu doğuruyor.
Bu sigorta bizde işlemiyor.
Türkiye’de sırf seçim anketi yapmak için kurulmuş araştırma şirketleri var. Ve AKP iki yıldan beri üç anket şirketine düzenli iş veriyor.
Haliyle bu şirketler toplumun nabzını tutmaktan çok propaganda makinesinin uzvu gibi çalışıyorlar.
Araştırmalar doğru ise bu yanlışa karşı meclisin yasal tedbirler getireceğini bekleyemeyiz. Şu andaki tek ümit, Tarhan Erdem’in yanıldığı zamanlarda “küçük pardon”larla geçiştirilemeyecek
yanlışlara düşmesidir.
2004 yılındaki seçimlerde AKP’nin yüzde 59 oy alacağını tahmin etmiş, sonuç 42 çıkmıştı. Şimdi 48 diyor.
17 puanlık yanılma payı Tarhan Erdem’e özel bir haksa helâl olsun.
Dileriz yine kullanır.
Güle güle, tepe tepe kullansın!
deryatulga
20.07.07, 13:29
Asaf Savaş Akat akatas@bilgi.edu.tr (akatas@bilgi.edu.tr)20.07.200 7http://www4.gazetevatan.com/images/kategorititle1.gif Seçim sohbeti
http://www.gazetevatan.com/pics/yazarlar/8.jpgBir seçim dönemini daha kapatıyoruz. Genel seçimde ilk oyumdan (1965) bugüne 42 yıl geçti. Oy kullandığım on birinci genel seçimim oluyor. Yaşlılık alametleri de belirdi. Geçen gün kendimi “acaba daha kaç seçim göreceğim?” diye düşünürken yakaladım.
Salı günü oyumu açıkladım. İstanbul 2’inci bölge bağımsız adayı Baskın Oran’ı destekliyorum. Nedenlerini kısaca özetledim. Baraj şantajının bitmesi gerekiyor. Lider sultasına da ciddi darbe vuracaktır.
Seçim gününe doğru adayların sinirleri gerilir. Birinci elden biliyorum. Zaten seçim kampanyası çok yorucudur. Bu yıl üstüne temmuz sıcakları eklendi. Karar günü yaklaştıkça heyecanı taşımak zorlaşır.
Aktif destekçiler ayrı bir âlemdir. Futbolla benzerlik çoktur. Fanatikler için seçim sonucu önceden bellidir. Bizim parti mutlaka oy patlaması yapacaktır. Tek başına iktidar garantidir. Gerisi fasa fiso boş laftır.
Seçim anketleri
2002 seçimleri öncesinde seçim anketlerinin yayınlanmasını engelleyen yasal düzenlemeye karşı çıktım. Yazılarımda bu yasağın ifade özgürlüğü ile çeliştiğini, kolay delinebileceğini vs. anlatmaya çalıştım.
“Türk’ün yasağı iki gün sürer” denir. Dikkatinizi çekmiştir. Bu yıl yasak unutuldu. Kalktı mı? Bildiğim kadar hayır, yerinde duruyor. Ama her gün gazetelerde bir başka anketin sonuçları yayınlanıyor. Bunlar televizyonlarda uzun uzun tartışılıyor.
Anketlere güveniyor muyuz? Genelde hayır. Bazı anketlerin amacının kamuoyunu yanıltmak ve yönlendirmek olduğunu hissediyoruz. Belki ortada anket de yok, sadece sonuçlar var. Bunlar anket kirliliği yaratıyor.
Tarafsız anketlerin başka sorunları var.
Bir: Güvenilirliği artıracak tedbirler anketin maliyetini de yükseltiyor.
İki: En kapsamlı anket bile metodolojik açıdan hata marjı taşıyor. Az da olsa, bir bölüm seçmen nihai kararını seçim sandığında veriyor.
Nesnel bir ölçü gene de bulunabiliyor. Eski seçimlerde oy dağılımını doğru tahmin eden kuruluşun sonuçlarına ulaşmaya çalışıyorum. Özellikle Tarhan Erdem’in yönettiği anketlerin sonuçlarını önemsiyorum. Ana eğilimleri hep yakaladığını düşünüyorum.
Meclis senaryoları
Oy oranlarından milletvekili sayılarına gitmek meşakkatli bir iştir. Nedenleri biliniyor. Milletvekili sayısında oyun coğrafi dağılımı önem kazanıyor. Çünkü küçük illerde daha az oyla milletvekili seçiliyor.
İnternet bu konuda da imdada yetişiyor. İlgilenenlere tavsiye ederim. www. bilinclioy.com sitesine girin. İstediğiniz gibi oy oranlarını saptayın. Her senaryo için mecliste sandalye dağılımı anında hesaplanıyor.
Yazının sonuna geldik. İki genel tahminle bitirelim.
Bir: AKP’nin oy oranı yükselecektir.
İki: AKP mecliste çoğunluğu bulacaktır.
deryatulga
20.07.07, 13:32
Okay Gönensin ogonensin@gazetevatan.com (ogonensin@gazetevatan.com)20. 07.2007http://www4.gazetevatan.com/images/kategorititle1.gif Son manzara
http://www.gazetevatan.com/pics/yazarlar/11.jpgTarhan Erdem’in yönettiği KONDA araştırma kuruluşunun son araştırmasının sonuçları, özellikle AKP karşıtları açısından sürpriz oldu.
Tarhan Erdem dün Radikal Gazetesi’nde araştırma sonuçlarını ve sonuçlara dayalı tahlilleri yayınladı.
Buna göre AKP’nin yüzde 44-49, CHP’nin yüzde 18-22, MHP’nin de yüzde 11-16 arasında oy oranlarına ulaşması öngörülüyor.
Diğer partiler yüzde 5 ve altında kalıyor.
Bu manzara AKP’nin rahatlıkla tek başına hükümet kurabileceği anlamına gelir.
KONDA araştırmasında oy oranlarının milletvekili sayısı karşılığı da yer alıyor. AKP 310-340, CHP 100-120, MHP 70-90 arasında milletvekili ile Meclis’te yer alabilecek.
Aynı araştırmada seçilmesi muhtemel bağımsız aday sayısı da 25-35 olarak verilmiş. Bu da DTP’nin desteklediği bağımsız adayların Meclis’te grup kuracak sayıya ulaşabileceği anlamına geliyor.
***
Araştırma sonuçları, seçmenin yaklaşık yüzde 90’ının iradesinin Meclis’e yansıması ve yüzde onluk barajın fiilen yok olması anlamını da taşıyor. DSP’liler CHP listelerinden 10-12 vekile sahip olacakları için CHP’nin milletvekili sayısının 100’ün altına inmesi muhtemeldir.
Sonuçta yeni Meclis 5 partili olacaktır: AKP, CHP, MHP, DTP ve DSP. Bu da ülkenin siyasi yapısının bütünüyle Meclis’e yansıması anlamına gelir ki, önceki Meclis’lere yöneltilen temel bir eleştiri de böylece ortadan kalkmış olacaktır.
***
KONDA araştırmasının sonuçlarını “manipülasyon” olarak görenler hemen tepki göstermişlerdir. Burada aynı kuruluşun önceki genel seçim dolayısıyla yaptığı araştırmalardaki başarısını hatırlatmak gerekiyor.
Toplumda son dönemde yaşanan kamplaşma, seçim öncesi her türlü siyasi tartışmanın da nesnel ölçülerin dışına taşmasına, duygusal tepkilerin yaygılaşmasına neden oldu.
Bu araştırma da aynı duygusal tepkilerle karşılaşacaktır. AKP’ye ilişkin “laiklik” kuşkusunu fazlasıyla yaşayan kesimden çıkacak demokrasi dışı sesler de şimdiden kendisini gösteriyor.
İki gün sonra ortaya konulacak sandıktan çıkacak toplumsal iradeye saygı göstermek herkesin görevi ve sorumluluğudur. Bu, yeni oluşacak siyasi iktidara boyun eğmeyi, onun da “halk bizi seçti” diyerek demokrasinin temellerini unutmasını gerektirmez. Tam tersine, güçlü bir siyasi iktidarı daha da güçlü kılan, toplumsal uzlaşmaya verdiği önemdir.
Yeni Meclis’i oluşturacak çok seslilik önümüzdeki dönemde demokrasinin daha da kurumsallaşması için çok büyük ve önemli bir olanaktır. Bunu sandıktan çıkacak herkesin doğru görmesi ve değerlendirmesi şarttır.
deryatulga
20.07.07, 13:58
Yüzde 48 mi! Daha neler!
Haluk Şahin (sahinha@yahoo.com)
20/07/2007 (9401 kişi okudu) Radikal'in dünkü manşetini görünce 'Acaba ben hangi ülkede yaşıyorum?' şeklinde özetleyebileceğim ve son zamanlarda gazeteleri okurken sık sık kapıldığım o duygu depreşti.
Tarhan Erdem'in yönetimindeki KONDA'nın anketine göre AKP'nin oyları yüzde 48'e dayanmıştı, yani iki gün sonra yapılacak olan seçimde her iki seçmenden birisi AKP'ye oy verecekti!
Allah Allah, bu hangi Türkiye ve hangi AKP idi acaba? Daha önce yazdığım 'Ben yüzde 43'lük bir hava göremiyorum' başlıklı yazımda da bu inanılmazlık duygusunu dile getirmiştim. Şimdi Tarhan bey ona beş puan daha eklemiş, olmuş mu yüzde 48!
Oysa ben de dere tepe dolaşıyorum, herkesle konuşuyorum, eski seçimlerden kalma izlenimlerimi gözden geçiriyorum. Hatta uyanmak için kendimi çimdikliyorum, ama bir şey değişmiyor. Hayır efendim, ben bırakın yüzde 48'i yüzde 43'lük bile bir hava görmüyorum!
Bu konudaki sınama yöntemlerime ve sezgilerime güvenirim. 1983 yılı seçimlerinde Nokta dergisinde kendi aramızda bir anket yapmıştık ve en doğru sonuçları ben tahmin etmiştim. Ankara havasıyla dolu olan ötekiler Turgut Sunalp'ın MDP'sinin tek başına iktidara geleceğine emindiler. Oysa, çevreye biraz kulak verince öteki Turgut'un (Özal) ANAP'ının fırtına gibi (yüzde 43) geldiğini hissetmemek mümkün değildi.
Benim tahminim doğru çıkınca Ankara siyasetine çok meraklı olan Ercan Arıklı biraz bozulmuş:
"Herhalde yurtdışından yeni geldiğin için doğruyu tutturdun!" demişti.
Herhalde. Ya bu kez? Acaba ben mi çok yerlileştim? Acaba ülkeye yanlış yerden mi bakıyorum?
Şu da olabilir: Belki de gerçekten 'iki Türkiye' vardır ve AKP'nin yüzde 50'ye yakın oy alacağı Türkiye ile benim yaşadığım Türkiye farklı Türkiye'lerdir!
KONDA'nın inanması zor sonuçlarını başka bir araştırma kurumunun, GENAR'ın sonuçlarıyla aşağı yukarı aynı zamanda gördüm. Onlara göre AKP'nin oyları yüzde 39.8'deydi. Onu bile fazla bulduğumu söyledim arkadaşlara. Ya, tüm hata paylarını fersah fersah aşan yüzde 48!
Neyse ki, gerçeği öğrenmek için çok beklemeyeceğiz. İki gece sonra ak kök kara kök belli olacak!
Ben kendi temaslarımdan elde ettiğim izlenimi özetleyeyim: Seçim arifesinde, alıştığımızdan çok daha karmaşık bir toplumsal psikolojiyle karşı karşıyayız. Bu karmaşıklık sandığa yansıyacaktır. Ben Türkiye'de şu anda yüzde 40'ı aşan bir siyasal blokun bulunduğunu sanmıyorum. Bence, AKP eğer geçen sefer aldığı oy oranını biraz dahi geçse kendisini başarılı saymalıdır. Yüzde 48 türü beklentilere girenler kendi hüsranlarının temelini atmış olurlar!
deryatulga
20.07.07, 14:19
İşte benim seçim tahminim
Hasan Celal Güzel (hcelalguzel@yahoo.com)
20/07/2007 (7678 kişi okudu) Değerli okuyucular, benim kamuoyu araştırma şirketim yok. Kamuoyu araştırmalarıyla akademik şekilde yıllarca meşgul oldum. Ancak, aşağıdaki seçim tahminlerimi herhangi bir saha çalışmasına dayanarak yapmadım. Bu tahminlerde bulunurken şu unsurlardan faydalandım:
Seçim konusunda yapılan kamuoyu araştırmalarını dikkatle inceledim. Bunların içerisinde en çok Erhan Göksel'in Verso şirketinin tahminlerini gerçeğe yakın olarak gördüm ve bu çalışmalardan yararlandım.
1995 Genel Seçimleri'nden itibaren 1999 Genel Seçimlerini, 2002 Genel Seçimlerini ve 2004 Mahallî Seçimlerini il ve ilçe bazında ayrıntılı şekilde inceledim.
İllerdeki tecrübeli ve tarafsız müşahitlerin görüşlerini alarak çapraz kontrollerle değerlendirdim.
Partilerin aday listelerini ve adayların faaliyetlerini gözden geçirdim.
Son iki aylık dönemde, partilerin propaganda faaliyetlerini, vaatlerini, sloganlarını ve mitinglerini artan ve azalan trendler şeklinde tesbite gayret ettim.
Bütün bunların sonucunda, Türkiye ve iller seviyesinde oy miktarlarını ve oranlarını tahmine çalıştım. Ayrıca, il seviyesinde D'hont sistemine göre dağılım yaparak toplam milletvekili sayısına ulaşmaya çalıştım.
* * *
Eğer uzunca bir süre devam eden siyasî tecrübemi de buna katarsak ulaştığım sonuçlar şunlardır:
1. Barajı 3 parti, AK Parti, CHP ve MHP geçmektedir.
2. Oy oranları: AK Parti % 42 (41-43 arası); CHP % 20,5 (19,5-21,5 arası); MHP % 15 (14-16 arası) olmaktadır.
3. Milletvekili sayısı: AK Parti 311 (309-314 arası); CHP 129 (127-131 arası); MHP 79 (76-81 arası); Bağımsızlar 31 (28-33 arası) (Bunlardan ikisi, Muhsin Yazıcıoğlu ile Mesut Yılmaz'dır).
4. Diğer Partilerin Oy Oranları: DP % 7 (5-8 arası); GP % 5 (4-6 arası); SP % 3 (2-4 arası); Bağımsızlar % 5,5 (4,5-6,5 arası); diğerleri % 2 (1-3 arası) olmaktadır.
5. Bu durumda AK Parti tek başına iktidara gelecektir.
* * *
Bu tahminler gerçekleşirse, seçimlerin galibi AK Parti, mağlubu CHP-DSP ittifakı olacaktır. MHP ise oyunu yaklaşık bir misline yakın arttırarak önemli bir başarı elde edecektir.
CHP lideri Baykal, aslında DSP'nin 2002'deki oy oranı kadar olan, 1-2 puanlık artışın ardına sığınarak politikaya devam edecek; ancak bir müddet sonra partisi fena hâlde karışacaktır.
DP lideri Ağar, büyük bir gayretle çalışmasına karşılık barajın altında kalınca yerini muhafaza edemeyecek ve muhtemelen Tansu Hanım tekrar arz-ı endâm eyleyecektir.
GP lideri Uzan, partiyi bırakıp soluğu babasının ve kardeşinin yanında alacaktır.
SP lideri Kutan siyasetten çekilecek ve Erbakan da hazin bir şekilde politikaya veda edecektir.
* * *
Seçim sonrasındaki Cumhurbaşkanı krizi, AK Parti ile MHP'nin uzlaşmasıyla çözümlenebilecek ve referandum muhtemelen 7 yıl sonraya kalacaktır.
Sınır ötesi operasyon yapılacak ve 'iyi saatte olsunlar' toplum mühendisliği projelerini tehir etmek zorunda kalacaklardır.
* * *
Bakalım tahminlerimi tutturabilecek miyim?
22 Temmuz Genel Seçimleri'nin Türkiyemiz'e hayırlı olmasını diliyorum.
deryatulga
20.07.07, 14:55
Anketlerle ilgili bomba iddia!
20 Temmuz 2007 Cuma 09:40
Vatan gazetesi yazarı Mustafa Mutlu ortaya öyle bir iddia attı ki...
Seçim süreci başladığından beri hemen hergün bir anket sonucu kamuoyuna açıklanıyor. Anketlerin gerçeği ne kadar yansıttığı da yıllardır sürekli kuşkuyla bakılan bir konu. Kuşkusuz gerçekçi ve dürüst çalışmalarla yapılan anketler gibi "masa başı" anketleri de görmemiz mümkün olabilir. Seçim anketi yapma furyasına son zamanlarda haber siteleri de katıldı. Sitelerin yaptığı seçim anketleri de "gerçekliği" bakımından sürekli tartışıldı. Vatan gazetesi yazarı Mustafa Mutlu işte bu site anketleri hakkında ortaya öyle bir iddia attı ki... Bu iddia internet medyasına bomba gibi düşecek.
İşte Mustafa Mutlu'nun yazısının konuyla ilgili bölümü:
İlginç bir iddia...
Aylin Yorulmaz adlı bilgisayar mühendisi vatandaşımız, oturmuş bir web sitesinin ana sayfası için iki anket hazırlamış...
Gerisini kendi ağzından okuyun:
“İlk ankette ‘Genel seçimlerde hangi partiye oy vereceksiniz’ diye sordum. Daha anketi sayfaya koyar koymaz denemek için ilk oyu kendim verdim ve CHP’yi işaretledim. Hemen sonuçlara baktım; 1 oy CHP’ye, 1 oy da AKP’ye verilmiş görünüyor. Oysa bu sitenin varlığından bile henüz kimse haberdar değil... İyi de o 1 oyu o zaman AKP’ye kim verdi? Ertesi gün ilk oyu AKP’ye verdim; bu sefer başka bir partiye oy verilmedi!
İkinci anketi, ‘Seçimlerden sonra AKP Hükümeti Yüce Divan’a gönderilmeli mi’ diye yaptım...
Yine sistemin çalışıp çalışmadığını test etmek için ‘Evet’i tıkladım. Hemen sonuçlara baktım; ‘Evet: 1, Hayır: 6’ çıktı.
AKP’yle ilgisi olmayan başka anketler de hazırladım, örneğin ‘Kedi mi seversiniz köpek mi’ diye; onlar düzgün çalışıyor.
Dolayısıyla internet ortamında AKP lehine anketleri tarayan ve otomatik olarak oylayan programlar olduğundan kuşku duyuyorum. Sitesi olanlar benzer bir anket yaparak bunu denerlerse bu müdahaleyi gözleriyle görecekler... Sitemizin hosting’i Amerika’da bulunmaktadır... Bunu da belirtmekte yarar var...”
***
Eğer bu yazılanlar doğruysa; geriye söyleyecek tek söz kalıyor:
Pes!
Yüzde 48 mi! Daha neler!
Haluk Şahin (sahinha@yahoo.com)
20/07/2007 (9401 kişi okudu) Radikal'in dünkü manşetini görünce 'Acaba ben hangi ülkede yaşıyorum?' şeklinde özetleyebileceğim ve son zamanlarda gazeteleri okurken sık sık kapıldığım o duygu depreşti.
Tarhan Erdem'in yönetimindeki KONDA'nın anketine göre AKP'nin oyları yüzde 48'e dayanmıştı, yani iki gün sonra yapılacak olan seçimde her iki seçmenden birisi AKP'ye oy verecekti!
!
Ich glaube ,48 % für AKP ist schon übertrieben.
deryatulga
21.07.07, 02:02
CEVİZOĞLU 160 BİNİ GEÇTİ
Bağımsız milletvekili adayı Hulki Cevizoğlu, 160 bin oya sahip olduğunu belirterek, “Meclis’e rahat gireceğimi düşünüyorum” dedi
Hulki Cevizoğlu
160 bini aştı
Ankara 1. bölge bağımsız milletvekili adayı Hulki Cevizoğlu, Meclis’e girebilmesi için ortalama 70 bin oya ihtiyaç olduğunu belirterek, “Şu an benim alacağım oy 160 binlerde” dedi.
Ankara 1. bölge bağımsız milletvekili adayı Hulki Cevizoğlu, Başkent’ten bağımsız bir adayın Meclis’e girebilmesi için ortalama 70 bin oya ihtiyaç olduğununu belirterek, “Şu an benim alacağım oy 160 binlerde. Ben Meclis’e rahat gireceğimi düşünüyorum. Ama bu ratlıkla yan gelip yatmıyorum. Her gün şehir turu yapıyoruz, vatandaşarla konuşuyoruz” dedi. Sabah gazetesinin Ankara ekinde önceki gün yayınlanan röportajında, Bağımsız adayların Meclis’e girmesinin partilerin barajı aşıp, aşmamasına bağlı olduğunu anlatan Cevizoğlu, en son bağımsız adayların oy durumlarına bakılacağını söyledi. Gazeteci-yazar Cevizoğlu, TBMM’ye girmesi durumunda televizyon programcılığına devam edeceğini belirtti. Hulki Cevizoğlu, televizyondan ve son yayınlanan kitabı “İşgal ve Direniş” ten elde edilen geliri siyasete aktardığını söyledi. Bağımsız aday, bir arkadaşının 3 seçim otobüsü desteği sağladığını, çalıştığı gazete ve televizyonun reklam ücreti almadığını anlatarak şunları söyledi:
Nerede temsilde adalet?
“Seçim otobüslerimizden 3’ünü bir arkadaşım gönderdi. Broşürleri gençler ücret almadan dağıtıyor. Konvoylardaki araçların benzinlerini herkes cebinden ödüyor. Bizler siyasi partilerle de yarışıyoruz. Bizim il örgütümüz yok, bir anda toplanacak on bilerce adamımız yok, hazine yardımımız yok. Temsilde adalet diyorlar. Nerede temsilde adalet?” Hulki Cevizoğlu, Atatürkçü çizgisi nedeniyle bilinçli seçmenin kendisine oy vereceğini düşünüyor. Bağımsız aday, bu görüşünü ie Sincan’da başına gelen bir olayla destekliyor: “Sincan’da Lale Festivali’ne gittik. Bir bayan yolumu keserek, ‘Eşim sizi çok seviyor’ dedi ve hemen eşini aradı. Festival çıkışı seçim otobüsünün yanında biri duruyordu. Kadının kocası gelmiş beni bekliyor. Bana ’Sizin programlarınızı izledim, Atatürkçü oldum. Eğer siz kendi yolunuzdan ayrılmazsanız, bizim evden sana 5 oy var. Ama bu sıradan bir durum değil. Çünkü ben geçmişte Aczimendi’ydim’ dedi.”
IMF’yle yollar ayrılmalı
Meclis’e girdiğinde CHP ya da bir başka parti içinde yer alıp almayacağı konusunda Cevizoğlu, Deniz Baykal’a ve bugünkü yapı içerisinde CHP’ye kapısının kapalı olduğunu ifade etti. Cevizoğlu terör konusunda ABD ve AB ile bağlantıların mutlaka kesilmesi, IMF ile de yolların ayrılması taraftarı olduğunu vurguladı.
eyup_gokhan
22.07.07, 10:07
bakalım ne olacak ?
22 Temmuz 2007 milletvekili seçimi oy oranları
PARTİLER
OY ORANLARI
AKP
36-38
CHP-DSP
20-24
DP
7,8-11
MHP
12,5-16,5
GP
5,6-8,3
DTP’ Lİ BAĞIMSIZLAR
4-6
SP
2-4
DİĞER
4-5
deryatulga
22.07.07, 18:14
Konda doğruyu yakaladı
22 Temmuz 2007 Pazar 19:30
Seçim öncesi yapılan anketlerde en yakın tahmini Konda tutturdu.
Konda'nın seçimlerden bir kaç gün önce yaptırdığı son anket yüzde 50'ye yakın açılan sandıklara göre en yakın tahmini yaptı.
Konda'nın abartı olarak nitelendirilen tahmini sadece yüzde 1.5 civarında yanıldığı gözlendi.
AK Parti'nin yüzde 48 oy alacağını tahmin eden Konda bu orana çok yaklaştı.
Konda Diğer partilerde de yüzde 1.5 civarında yanılgı gösterdi.
http://www.internethaber.com/images/other/secim-anket.jpg
deryatulga
23.07.07, 01:13
23.07.2007
http://www.yenisafak.com.tr/resim/bos.gifhttp://www.yenisafak.com.tr/resim/bos.gifhttp://www.yenisafak.com.tr/resim/bos.gifhttp://www.yenisafak.com.tr/resim/bos.gifTaha Kıvanç
Anketler yanıldı mı?
Bu bir 'kör atış' yazısı; seçimin günü yazılıyor ve sandık tablosunun belli olduğu bugün yayınlanacak… Okurken 'Ne kadar da uçmuş' ya da 'Kâhin mi bu adam?' gibi sesler çıkarmanızı bekliyorum…
Uçan da kâhin de ben değilim… Ne kadar tahrik edilsem de ağzımdan bir tahmin çıkmadı bu seçimde. Seçmenin kafasının karışık olduğunu biliyorum çünkü; insanlar 'sürpriz' yapmaya kararlıydılar, bunu yüzlerinden okuyabiliyordum da, 'sürprizi' kime yapacaklarını bilemiyordum. Tahmin benim işim değil.
Seçim sonuçlarıyla ilgili tahminde bulunmak araştırma firmalarının işi. Sonuçlar belli olur olmaz herkesi kendilerine güldürmemek için işini ciddiye alan firmalar var... Yönlendirme niyetliler bile, seçime beş kala, çekmecelerinden gerçek araştırmalarını çıkarıyorlar…
Son iki seçimdir anket sonuçlarını okurlarımla paylaştığım için, firmalar, çeşitli sebeplerden resmen yayımlamadıkları anketlerini bile gönderiyorlar. Fena da olmuyor. Bu arada, gazetelerin yaptırdığı, özel abonelere çalışan firmalarca yürütülmüş anketler de var elimde. Ben de, her seçim günü oturup ertesi gün merakla okunacağı umuduyla bir özet rapor yayımlıyorum. Gelenek bu yıl da devam ediyor…
Önce gazeteniz Yeni Şafak anketi (http://www.yenisafak.com.tr/politika/?t=14.07.2007&c=2&i=55820&İşte-son-anket): 'DEMOS Araştırma, Yeni Şafak için 8- 11 Temmuz tarihlerinde 18 şehirde 3 bin 475 kişiyle yüz yüze görüşerek 'Seçmen Eğilimleri Araştırması' yaptı. (..) Kararsızlar ve hiçbiri diyenler de dağıtıldıktan sonraki oy oranları şu şekilde oluştu: AK Parti yüzde 42.4, CHP yüzde 20.4, MHP yüzde 12.5, GP yüzde 8.8, DTP'nin destekleyeceği bağımsız adaylar yüzde 6.3, DP yüzde 4.5, SP 1,7 ve diğerleri ise 3.3.'
Verso-SAM firması bu seçimde iddialı bir anketle tartışmalara katıldı. Dr. Erhan Göksel'in Haziranın son haftasında (22-30 Haziran) 8811 kişiyle yüz yüze görüşülerek yapıldığını belirttiği anketin bulguları şu: AKP 40.3; CHP 22.7; MHP 15.6; GP 4.1; DP 3.9; DTP-Bağımsızlar 3.8; Diğer 3.9; Cevapsız 3.4; Oy Vermez 2.3…
Zaman gazetesi de yıllardır büroları aracılığıyla seçim anketleri yapar. Sonuncusu önceki gün (20 Temmuz) açıklandı. Okuyalım (http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=566221): 'Saha çalışmasının 13-17 Temmuz tarihlerinde yapıldığı ankete göre sandıktan AK Parti açık ara birinci çıkıyor. Yüzde 13,8 kararsız seçmenin bulunduğu ankette AK Parti yüzde 43,8 oy alıyor. Onu yüzde 14,6 ile CHP izliyor. MHP yüzde 8,5 oy alırken, DP'nin oyu 6,6. Kararsızların kendisini yakın hissettiği partiye göre dağılımda Meclis'e üç partinin gireceği görülüyor. Buna göre, AK Parti yüzde 48,7, CHP yüzde 17,2, MHP ise 10,3 oy oranına sahip oluyor. DP yüzde 6,9 oyla Meclis dışında kalıyor.'
Ak Parti'nin oyunu yüzde 50'ye yakın bulan tek anket Zaman'ınki değil. KONDA'nın anketi seçime damgasını vurdu bile. Tarhan Erdem'in yürüttüğü anketin yanlış çıkması için her şeyini verecekler çok. Anketin sonuçları: AKP yüzde 47.9, CHP yüzde 19.5, MHP yüzde 14.1, DP yüzde 5.1, GP yüzde 4.1, bağımsızlar yüzde 6.4.
Adil Gür'ün yönetimindeki A&G firmasının sonuçları da KONDA'ya hayli yakın: AKP yüzde 47-50, CHP yüzde 18.5-21, MHP yüzde 13-14.5, bağımsızlar yüzde 5-6, DP yüzde 5-6, GP yüzde 4.5-5.5...
MetroPoll firmasının bulguları: 'Seçime yaklaşık bir hafta kalmasına rağmen bir kısım seçmenin hâlâ karar veremediği ve bu ifadelerinde gerçekten samimi oldukları anketlerden anlaşılmaktadır. Anketlerden edindiğimiz bir diğer gözlemimiz de kararsız olan seçmenlerin oy verecekleri saate kadar karar verme güçlüğünü yaşayacağı istikametindedir. (..) 22 Temmuzda yapılacak milletvekili seçiminde araştırmaya katılanların % 40.5'i AKP'ye, % 20.5'i CHP'ye, % 12.1'i MHP'ye, % 4.3'ü DTP'li bağımsız adaylara, % 3.9'u GP'ye, % 3,8'i DP'ye, % 3'ü bağımsız adaylara oy vereceğini belirtmiştir. Araştırmaya katılanların % 7,9'unun kararsız olduğu belirlenmiştir. '
DENGE firmasının bulguları: AKP 37.2; CHP 22.2; MHP 13.3; GP 6.8; DP 8.0… GENAR'ın araştırma sonuçları da şöyle: AKP 39.8; CHP 21; MHP 13.3; Bağımsızlar 7.7; GP 7.1; DP 5.9; Diğerleri 5.2…
KONDA ve A&G anketleri esas alındığında Ak Parti'nin 320-330, CHP'nin 120-130, MHP'nin de 70-80 milletvekili çıkarabileceği anlaşılıyor. MetroPoll'a göre ise Meclis tablosu muhtemelen şöyle olacak: AKP 323, CHP 126, MHP 66, Bağımsız 66…
Kim yanıldı, kim bildi?
deryatulga
24.07.07, 03:19
Bilime ve bilgiye saygı ile hakaret
İsmet Berkan (ismet.berkan@radikal.com.tr)
24/07/2007 (67 kişi okudu) Seçim gecesi önüne gelen beni kutluyordu. 'Neden kutluyorsunuz?' diye sorduğum herkes, Radikal'in seçimin sonucunu seçimden dört gün önce vermiş olduğunu hatırlatıyordu bana.
Birincisi bu tebrikleri hak etmiyorum, hak etmiyoruz. Seçim sonucunu önceden bilen Radikal değil, Tarhan Erdem ve onun Konda araştırma şirketiydi, biz sadece bu sonuçları yayımladık. Yayımladığımız günden beri de işitmediğimiz hakaret, işitmediğimiz küfür kalmadı. Kimsenin bizi perşembe veya cuma günü arayıp kutladığını da hatırlamıyorum. Daha çok, 'Tutturamazsanız yandınız' diyen alaycı gülümsemeler hatırlıyorum, sanki zar atmışız, sanki kumar oynamışız gibi.
* * *
Kantitatif (Niceliksel) Saha Araştırması, bir sosyal bilim kolu. Her bilim kolu gibi, yapılmasında bilimsel kıstaslar bulunan, bu kıstaslara sıkı sıkıya uyulduğunda da mutlaka bize gerçek durum hakkında fikir veren bir araştırma biçimi bu.
Türkiye'de bugün dahil herhangi bir günde, sokakta onlarca araştırma firması onlarca değişik konuda kantitatif araştırma yapıyor. Yani, sanıldığı gibi Türkiye bu konuda geri kalmış bir ülke değil, kantitatif yöntemlerin sıklıkla uygulandığı bir ülke.
Bu araştırmacılar şu an, Türk halkının prezervatif kullanma eğiliminden tıraş bıçağı değiştirme sıklığına, kredi kartı edinme yöntemlerinden kırmızı gömlek giymeye verdikleri tepkiye kadar pek çok değişik şeyi ölçmeye çalışıyor olabilirler.
Bu saydığım tüketim veya tüketici eğilimi araştırmalarıyla halkın o anki siyasal eğilimlerini ölçmeye çalışan araştırmalar arasında kategorik ve metodolojik anlamda hiçbir fark yok. Ama sonuçları itibarıyla derin bir fark var:
Diyelim Türk erkeklerinin diş fırçası satın alma sıklığını ölçmeye çalışan araştırmanın 'GERÇEK' ile test edilmesi ihtimali sıfırdır ama buna karşılık siyasal eğilimler araştırmaları sonunda mutlaka gerçekle sınanırlar, çünkü özünde bütün erişkin nüfusun katılıp eğilim belirttiği bir 'anket' olan seçimler yapılır ve oylar sayılır. Yani makas değer, saç öne düşer.
Siyasal eğilim araştırması yapanların işi diğer tür araştırma yapanlara göre çok daha zordur, çünkü onlara araştırmanın hata payı içinde kalan oransal sapmaların bile hesabı sorulur.
Eğer kantitatif araştırmayı yürüten araştırmacınız alanında yetkin bir isimse, eğer onun araştırmasını kimin finanse ettiğini biliyorsanız, eğer o araştırmacı geçmişte pek çok kez başarılı siyasal eğilim araştırmaları yaptıysa, eğer o araştırmacı başlı başına çok zor bir iş olan siyasal eğilim örneklemi hazırlamakta ustalığı kanıtlanmış bir isimse, eğer kendi kişisel eğilimi veya değerlendirmeleri ne olursa olsun gerçeği eğip bükmemek o araştırmacının karakter özelliklerinden biriyse, onun araştırmasına güvenirsiniz.
Tarhan Erdem böyle bir insan. Ben kendisini bunca zamandan beri tanıyorum, kendi düşünceleri veya temennileriyle olgular arasına onun kadar net çizgi çizen çok az insan biliyorum.
Geçen hafta başında Tarhan Erdem arayıp, perşembe günü köşesinde 22 Şubat'tan bu yana sürdürdüğü siyasal eğilim araştırmalarının sonucunu yazacağını söylediğinde bir an bile tereddüt etmedim. Çarşamba günü Tarhan bey yazısı ve grafikleriyle çıkageldiğinde, bizim yapmamız gereken tek şey yazının üzerine bir başlık koymaktı. 'AKP yüzde 48'e dayandı, CHP yüzde 20'nin altında' sözü bizim başlığımızdır.
(Tarhan beyin araştırması AKP'yi yüzde 44-48, CHP'yi ise 18-22 bandında gösteriyordu.)
Perşembe sabahı Radikal bu başlıkla çıktı. O andan itibaren işittiğimiz hakaretleri, yediğimiz küfürleri ben biliyorum. Makul şekilde yazan, küfür veya hakaret etmeyip sadece eleştiren onlarca okura aynı cevabı verdim: 'Araştırmanın sonucu bu ve biz buna güveniyoruz. Yarın seçim sonucu da böyle çıkarsa, sırf rahatsız edici diye yayımlamamalı mıyız?'
Esas üzücüsü kimi gazete köşelerinde veya haber satırlarında gizlenen hakaretlerdi. En ucuz yöntem, Tarhan Erdem'in bir dönem CHP Genel Sekreterliği yapmasından hareketle Deniz Baykal'dan nefret ettiğini, sırf bu nefreti nedeniyle anket sonuçlarını böyle çıkarttığı iddiasına sarılmaktı. Bunu yazanlar Tarhan beyle hayatlarında kaç kez yan yana gelmişler, kaç kez sohbet etmişler, uzaktan bakarak onun böyle aşağılık bir sahtekârlık yapabileceğine nasıl kanaat getirmişler acaba...
Birisini eleştirmenin de sınırı olmalı değil mi, ona yalancı veya hırsız demek bu kadar kolay olmamalı.
Bu eleştiri kılığına girmiş aşağılık hakaretleri yazanlar aslında gerçeklerle savaşıyorlardı. Aynı tipler bugün de oyların yüzde 47'ye yakınını AKP'ye veren seçmeni 'cahil', 'aptal' ve 'Bir paket bulgura satılanlar' olarak nitelemekten geri kalmıyorlar.
Kendi halkına ve okurlarına hakaret eden bu kadar çok köşe yazarının olduğu bir sektör nasıl yaşayabilir? Kendi temennilerini, gece gördükleri rüyayı, kendi mahallelerindeki 'gerçek'leri, karılarının kuaförde duyduklarını bütün Türkiye'nin gerçeği zannedenler gazeteci olabilir mi, onlardan 'gerçek'i duymayı bekleyebilir miyiz?
Şimdi göreceksiniz, bu kalemlerin seçimde başarısız olan CHP lideri Deniz Baykal'ı suçladıklarını ve onu istifaya davet ettiklerini okuyacağız bugünden tezi yok. Eğer halka küfür etmezlerse Baykal'ı istifaya çağıracaklar ama kendileri köşelerinde oturmaya devam edecekler.
Çok satan gazetelerindeki köşelerini aylarca aynı anda CHP ve MHP'nin propaganda köşesi gibi kullananlar hâlâ yazı yazmaya devam edecekler mi? 'Biz araştırdık, AKP'nin yüzde 40'ı geçmesi matematiksel olarak imkânsız' diye yazanlar köşelerini korumaya devam edecekler mi?
deryatulga
24.07.07, 03:30
Türk basını sınıfta kaldı
Seçim tahminlerinde çok sayıda yazar ve araştırmacı fena yanıldı. Çoğu yazarın hiç inanmadığı, kiminin hakaret ettiği Tarhan Erdem, sonuçları bilen tek isim oldu. Bazı yazarlar dün özür diledi
24/07/2007 (33 kişi okudu) İSTANBUL - Genel seçimler geride kaldı. Önceki akşam oy oranları belli oldukça milletvekili adayları kadar seçim üzerine tahmin yürütenlerde de heyecan vardı. Özellikle de köşe yazarlarında. Tahmin yarışı Radikal'in 19 Temmuz'daki manşetiyle hızlanmıştı. Araştırmacı Tarhan Erdem, AKP'nin yüzde 48'e dayandığını yazınca, o güne kadar tahminlerini okuyucuyla paylaşmayanlar da kaleme sarıldı. Aralarında Radikal yazarlarının da bulunduğu pek çok gazeteci Erdem'in araştırmasını 'uç' bulmuştu. Kimine göreyse yapılan, bir propagandaydı. Seçim sonuçları açıklanıp Tarhan Erdem'in haklılığı ortaya çıkınca bu yazarların büyük kısmı Sezar'ın hakkını Sezar'a verdi. İşte gerçek sonuçların yanına bile yaklaşamayan ve Tarhan Erdem'e yüklenen köşe yazarlarından bir demet:
Tufan Türenç'in seçim turu
Seçimden önce İstanbul 2. Bölge'de izlenim turu atan Türenç'in yorumu şöyleydi:
"AKP-CHP başa baş... AKP de birinci parti olabilir, CHP de... Barajı aşacak üçüncü partinin MHP olacağı kesin gibi. İstanbul'da bir patlama bekliyorlar... Çarşı, diye bakıp da, "FB'li Tufan Türenç'e de karşı" demeyin sakın. Ama BJK'nın kalbi olan Çarşı Grubu, AKP'ye karşı. Beşiktaş'ta dolaşırken onlarla seçimi konuştuk. Çarşı'nın tribün lideri Alen Makaryan, "Bizden CHP'nin dışına oy çıkmaz" diyor. Bence, birinci parti olmaya AKP daha yakın. Ancak CHP de birinci parti çıkabilir. Bu bölgede MHP sürpriz parti olmaya aday. Sonuçlar şöyle olabilir: AKP 10, CHP 8, MHP 3. (İkinci olasılık CHP 10, AKP 8, MHP 3.) Dördüncü parti barajı aşarsa bu üç partiden bir veya iki milletvekilini alabilir." (Radikal'in notu: İstanbul ikinci bölgede AKP 12, CHP yedi, MHP iki milletvekili çıkardı.) (Hürriyet, 9 Temmuz)
Vatan: AKP'nin yüzde 40 oy alması hayal
Vatan gazetesi 3 ve 4 Temmuz'daki sayısında seçim tahmini yaptı. Gazeteye göre AKP'nin yüzde 40 alması hayaldi. Şu yorum yapıldı: "AKP 22 Temmuz'da yüzde 40'ı yakalayabilir mi? Başta da söyledik, teorik olarak evet. Matematik olarak baktığımızda ise bunun kolay olmadığını söyleyebiliriz." Gazete, CHP için "Oy oranını 3 Kasım'a göre artıracak. Partinin yüzde 25'in az da olsa üzerine çıkması sürpriz olmaz. Ancak CHP'nin yüzde 30'a yaklaşması veya aşması çok zayıf bir ihtimal olarak görünüyor" derken, MHP'yle ilgili yorumu da şöyleydi: "Tahmin yapmak zor. Ancak MHP'nin 1999 seçimlerindeki oyuna yaklaşacağını söylemek mümkün. MHP'nin yüzde 15'e yakın oy alması normal bir sonuç gibi görünüyor. Yüzde 15'in üzerine çıkması da büyük bir sürpriz olmaz." (Radikal'in notu: CHP yüzde 20.9, AKP yüzde 46.6 oranında oy aldı. Vatan sadece MHP'nin oy oranını bilebildi: Yüzde 14.3)
Erol Tuncer: 'Yüzde 40' diyenleri anlamıyorum
Türkiye Ekonomik Siyasal Araştırmalar Vakfı (TESAV) Başkanı Erol Tuncer: "... Çoğu kamuoyu yoklaması iktidar partisini yüzde 40'larda gösteriyor. Bütün bu dezavantajlara rağmen, AKP'nin oylarını nasıl artırdığını çözemiyorum. Niye kamuoyu yoklamalarında böyle çıkıyor, onu da bilmiyoruz. Manipülasyon endişeleri var. Ama hepsi de manipülasyon yapmıyor tabii... Bu işi çok ciddi yapan kurumlar da var." (Vatan, 9 Temmuz)
Mine Kırıkkanat: Anketi duydum 'Oha' dedim
Dün bir arkadaşım, son seçim anketine göre oy dağılımını bildirdi: AKP yüzde 47.9. Vallahi farkında bile olmadım, ağzımdan tek sözcük çıkmış: Oha! 'Çüş' de diyebilirdim. Ama beynim, sahtekârlığın bu kadar kalını, yalanın böyle hamı, soytarılığın bunca kabası, densiz ve yontulmamış kurnazlık karşısında, ancak insanoğlunun homurtularla konuştuğu bellek katmanında bulmuştu gerekli tepkiyi. Odun gibi, ağız dolusu, gırtlağımın tüm baslarını gerektiren bir 'oha'. (Vatan, 18 Temmuz)
Can Ataklı: AKP, 230'un da altında kalır
AKP ve yandaşı çevreler günlerdir bir 'yüzde 40' tutturdular. İçinde saygın isimlerin bulunduğu bazı araştırma kuruluşları da yaptıkları anketlerle bu oranı onayladıkları için kamuoyunda ciddi bir beklenti oluştu. ... Bir yandan anketlere dayanarak 'yüzde 40' oranı pompalanıyor, diğer taraftan toplama insanlarla hemen her yerde büyük kalabalıklar oluşturuluyor, öte yandan kentler sadece AKP bayraklarıyla donatılıyor. Sanki herkes AKP'li... ... Bülent Tanla ile konuşuyorduk. 'Yüzde 40' konusunu sordum. O da bu oranın abartıldığı görüşünde.... Bir not daha vereyim: Göreceksiniz AKP 230'un da altında kalarak iktidardan iyice uzaklaşacaktır (Radikal'in notu: AKP 340 milletvekilliği kazandı). (Vatan 10 Temmuz)
Bülent Tanla: Tek başına iktidar hayal
CHP milletvekili ve eski araştırma şirketi sahibi Bülent Tanla, Vatan gazetesinde 16 Temmuz'da yayımlanan söyleşide AKP'nin yüzde 40'ları bulmasının hayal olduğunu belirtirken tek başına iktidar olmasının da çok güç olduğunu söyledi.
Cüneyt Ülsever de yanıldı
... Soruyorlar; 'Seçim hakkında tahminin ne?' AKP'nin birinci, CHP'nin ikinci geleceğini söylüyorum. Suratıma 'Sen ne biçim gazetecisin, bunu çoluk çocuk bile bilir!' ifadesiyle bakıyorlar. AKP'nin alacağı yüzdeyi tahmin etmemi istiyorlar. "Yüzde 25 ile yüzde 40 arasında bir yer!" diyorum. Tabii, yine tatmin olmuyorlar (Radikal'in notu: AKP'nin oy oranı yüzde 46.6 oldu). (Hürriyet 10 Temmuz)
Yılmaz Özdil: Anketler palavra
Gazetelerde ve televizyonlarda yayınlanan 'bağımsız' seçim anketlerini topladım. Beni ziyaret eden milletvekili adaylarının 'tarafsız' tahminlerini de ilave ettim. Tablo şu...
AKP: Yüzde 52. CHP: Yüzde 47. MHP: Yüzde 43. GP: Yüzde 24. DP: Yüzde 22. SP: Yüzde 20. HYP: 17. İP: Yüzde 12. Meclis'e sekiz parti, 134'ü bağımsız, 2 bin 147 milletvekili falan giriyor! Güdümlü medyanın, daha önce defalarca palavra olduğu kanıtlanmış, eğip bükmeye müsait rakamsal hokus pokusu yayımlaması niye serbest? (14 Temmuz, Sabah)
Şakir Süter: Erdem komik duruma düşüyor
Tarhan Erdem yönetimindeki KONDA'nın anketinde AKP'nin yüzde 48 gösterilmesi 'istikrarlı isabetsizlik' olmalı! Çünkü Konda'nın, 2004 yerel seçimlerinde de yaklaşık 14 puanlık sapma ile 'büyük fiyasko' diye nitelenen araştırması da var. Yaygın kabul şu: 'Tarhan Erdem, Baykal'la husumete dayalı araştırma yaptıkça şişiyor ve itibarını gölgeleyip komik duruma düşüyor. AKP'ye de yaranamıyor çünkü orada da itibarsız.. Bu arada, çıtanın 48'e çıkartılmış olmasından ciddi rahatsızlık duyan AKP yönetiminin bizzat yaptırdığı son araştırmanın özeti: AKP: 38-39, CHP: 22-24, MHP: 12-15 (Akşam, 21 Temmuz)
Tercüman: Tarhan Erdem'in anketi gülünç
Tercüman gazetesi, 20 Temmuz tarihli sayısında, 'AKP yüzde(!) 48 halk yüzde 98' başlıklı haberinde AKP'nin 4.5 yıllık ekonomik politikaları eleştirilirken, Tarhan Erdem'in araştırmasıyla ilgili şu yorumu yaptı: "Tarhan Erdem'in sahibi olduğu KONDA'nın AKP oylarını yüzde 48 göstermesi, gülünç bulundu.
Cüneyt Arcayürek: Nabza göre şerbet veriyorlar
Günlerdir yayımlanan anketler halkı şu veya bu parti adına etkilemek için yarış halinde. Birine göre iktidar partisinin oyları düşüyor, bir diğerine göre artıyor. Biri muhalefet oylarını yerinde saydırıyorsa, öteki daha insaflı, birazcık arttığını duyuruyor. Her nabza göre şerbet söylemini tarif etmeye gerek yok; anketleri göstermek yeterli. Yüzde 30-31'lere düşürenler oldu AKP oylarını, son anda Tarhan Erdem yönetimindeki KONDA'nın açıkladığı sonuca göre, AKP, ohooo almış başını gidiyor. Yüzde 48'lerde! (Cumhuriyet, 21 Temmuz)
Güngör Mengi, Erdem'e yüklendi ama...
... Tarhan Erdem, AKP oylarının yüzde 48'e dayandığını, CHP'nin ise yüzde 20'nin altında kaldığını söylüyordu. Bu iddia 'Ya sayı saymayı bilmiyor ya dayak yememiş' sözünü hatırlattı. Yüzde 80 katılımlı bir seçimde AKP'nin bu kadar oy alması için bir önceki seçimde elde ettiği 10.8 milyon oyu 16.3 milyona yükseltmesi gerekecektir. Bu, beş yıl önceki oyunu yarıdan daha fazla artırması demek oluyor. Böyle bir ihtimal var mı? Sokaktaki her iki kişiden biri AKP'li mi? MHP yüzde 14 oy alıp 70 milletvekili bunları kimden alacak? ... Makulü savunanlar bile 'Yüzde 40 ve üstü hayaldir' derken AKP'nin tuzağına, yani yüzde 39'un gerçekçi olacağını kabul etmiş duruma düşüyorlar! Araştırmalar doğru ise bu yanlışa karşı Meclis'in yasal tedbirler getireceğini bekleyemeyiz. Şu andaki tek ümit, Erdem'in yanıldığı zamanlarda 'küçük pardon'larla geçiştirilemeyecek yanlışlara düşmesidir. (Vatan, 20 Temmuz)
Necati Doğru şimdi ne diyecek?
... 48 saat kala; 'AKP'nin yüzde 47.9'u bulduğunu, yüzde 50 sınırına dayandığını' ilan ediyorlar. Hitler'in propaganda bakanı Goebbels "Propagandada beyinlere her gün 1 cm. çivi çakacaksın, 40 günde 40 cm. girecek, girdiğini kimse hissetmeyecek, böylece yalan gerçek olacak" demişti. Hormonlu anketler! Goebbels'in çivisi! Seçmenin sandığa gitmesine iki gün kala; 'Seçimlerde oy verecek olan 42 milyon seçmenin yüzde 70'i, yani her 100 seçmenden 70'i, AKP'nin iktidar olacağını beklemektedir' yalanını paslı çivi gibi beyinlere çakıyor. Böylece belki de yüzde 30'ların altına inmiş AKP'yi son anda kararsızları etkilemek ya da karar verdiği partinin 'iktidar olacağı ihtimalini zayıf bulanları' oy sandığına gitmekten caydıracak etki yaratmaya çalışıyorlar. Yüzde 13'lük bir sapma yapacak kadar hormonlu bir anketi seçime 48 saat kala yayınlayarak seçmenin 'beynini Goebbels'in çivili tahtasına dönüştürmek isteyenlerin' bir sorumluluğu olması gerekir. Hapis demiyorum. Kınanmaları. (Vatan, 20 Temmuz)
Bekir Coşkun: Erdemli tarhana
Tarhan Erdem'in şirketinin dünkü Radikal'de yayımlanan kamuoyu yoklamasına göre, yüzde 48... Allah'a şükretmeliyiz ki bu erdemli tarhana yoklamalar hiçbir zaman tutmuş değil. Yine de AKP yüksek oy alır mı?.. Alır... Tayyip Erdoğan'ın bu başarısı, demokrasinin iki önemli özelliğine dayanır. Birincisi: Demokrasilerde her toplum layık olduğu yönetimi mutlaka bulur. Tayyip Erdoğan bu topluma göre bir 'Başbakan'dır. Demokrasi; sosyal yapıları ve kültürleri aşağı yukarı eşit insanların rejimidir. Toplumun çoğunluğu zırcahilse... Büyük çoğunluk okumaz, görmez, düşünmez, sessiz, kaderci ise... Bilinç-erdem kazanamaz. Tayyip Erdoğan yine 'Başbakan'dır. (Hürriyet, 20 Temmuz)
Mustafa Mutlu: Akıl almaz tahmin
Bazı kamuoyu şirketleri seçime iki-üç gün kala akıl almaz tahminlerde bulundu... Buna göre bugünkü iktidar partisi kimilerine göre oyların yüzde 48'ini, kimilerine göre ise 52'sini alacak... Eğer bu tahminler doğru çıkarsa, o anketleri yapan tüm şirketleri yürekten kutlayacağım... Ama yine 15-20 puanlık 'yanılmalar' olursa... O zaman sakın bir daha kafamızı karıştırmaya, oyumuzu etkilemeye soyunmasınlar... Kendi adıma, dünya-âleme rezil ederim! (Vatan, 21 Temmuz)
Mehmet Y. Yılmaz: Ankette hata olmalı
... Ben son açıklanan anket sonuçları ile ilgili düşündüklerimi hemen söyleyeyim: AKP'nin yüzde 48 oy alacağı tespitine inanmıyorum.
Eğer bu doğruysa oy kullanacak iki seçmenden birinin tercihinin AKP olması gerekiyor. Ve bu kadar yer dolaştım, böyle çarpıcı bir durumla hiçbir yerde karşılaşmadım. Tarhan Erdem ciddiyetine inandığım bir araştırmacı. Ama sanırım ki ankette önemli bir hata var. İkinci büyük olasılık şu: Her zaman Türklerin, anket yapanlarla dalga geçtiklerine inanırım. Bana öyle geliyor ki bu anket için de aynı şey geçerli! Bu sıcakta eğlenecek şey arayan millet anketörlerle dalgasını geçmiş! (Hürriyet, 21 Temmuz)
Mehmet Y. Yılmaz dünkü yazısında yanılanın kendisi olduğunu şu sözlerle ifade ediyordu: "Tarhan Erdem'in seçim öncesindeki son araştırmasını Radikal'in manşetinde okuduğumda 'Yok artık, o kadar da değil' diye düşünmüştüm. Bu görüşümü seçimden önceki son yazımda da belirtmiş ve 'Halk anketçilerle dalga geçiyor' demiştim. Seçim sonuçlarından sonra sizlerden ve Tarhan Erdem'den özür dilemem gerekiyor, yanılan benmişim!
Hikmet Çetinkaya: Soros'un çocukları
... AKP yüzde 48-50'yle tek başına iktidarmış 23 Temmuz sabahı... Bizim Soros'un çocukları yine övgüler düzüyor AKP'ye.... Tayyip bey değişmişmiş. Yüzde 48'le tek başına iktidara geleceği söylenen Tayyip bey neden bu kadar hırçın? Çünkü yüzde 48 değil... Yüzde 30'ların altına düşüyor.. (20 temmuz, Cumhuriyet)
Tarhan Erdem ve ekibi için 'Soros'un çocukları' diyen Hikmet Çetinkaya dün özür diliyordu: Tartışma konusu olan Tarhan Erdem'in kamuoyu sonuçları doğru çıktı. Erdem'i eleştirmiştim. Kendisinden özür diliyorum.
Murat Yetkin: İnanmamıştım ama...
.. Gördüğüm iki uç örnek, YÖNARA'nın AKP'yi yüzde 31, CHP'yi yüzde 28.9, MHP'yi yüzde 15.7 gösteren çalışması ile, bugün manşetimizde yer alan KONDA'nın AKP'yi yüzde 47.9, CHP'yi yüzde 19.5, MHP'yi yüzde 14.1 gösteren çalışması. Gerçek ikisinin arasında bir yerde mi, yoksa KONDA'nınkine mi yakın mı çıkacak? Çünkü dün ulaştığım AKP yönetimindeki bir araştırma, AKP'ye KONDA'dan az şans tanıyor, CHP'ye de biraz daha fazla. Parti yönetimindeki son tahminlerde, AKP yüzde 40-42, CHP yüzde 20-22, MHP ise yüzde 10.5 ile 12 arasında görünüyor. (Radikal, 19 Temmuz)
Murat Yetkin dünkü yazısında ise Tarhan Erdem'in hakkını Erdem'e veriyordu: "İsmet Berkan, 18 Temmuz'da telefonda Tarhan Erdem'in AKP'yi yüzde 48, CHP'yi de yüzde 20'nin altında gösteren anketini manşet yapacağını söylediğinde 'Yapmasak daha iyi olur, riskli' demiştim. Ertesi gün 'AKP 48'e dayandı, CHP 20'nin altında' manşetiyle çıkan Radikal'de de sonucun böyle çıkacağından emin olmadığımı yazmıştım. Hemen hemen öyle çıktı. Tarhan Erdem'in Deniz Baykal alerjisi nedeniyle işine taraflı yaklaştığı için yönlendirme yaptığı eleştirisinin de haksızlık olduğu görülüyor. Erdem 1999 seçimlerinde CHP'nin barajı geçemeyeceğini söylediği için de benzer eleştirilere maruz kalmıştı. O zaman da haklı çıkmıştı."
Altan Öymen: KONDA'yı kutluyorum
...AKP ile CHP'nin yüzde 30 civarında oy oranıyla başa baş göründüğü araştırmalar mı doğru çıkacak, AKP'yi yüzde 40, CHP'yi 20 civarında gösteren araştırmalar mı?.. Ben değerli politikacı ve yazar arkadaşım Tarhan Erdem'i eskiden beri tanıyorum. Araştırmalarında ne kadar objektif ve dikkatli davranmaya çalıştığını bilirim. Nitekim geçmiş seçimler öncesindeki araştırmalarının çoğunun isabet derecesi seçim sonuçlarıyla ortaya çıkmıştır. Ama bu defa bu araştırmanın yanlış çıkmasını veya üç gün içinde seçmenleri etkileyerek, araştırmadaki dengelerin değişmesine katkıda bulunmasını diliyorum. (Radikal 19 Temmuz)
Altan Öymen dünkü yazısında ise şunları belirrti. "...Tarhan Erdem'in yönetimindeki son KONDA anketinin yanlış çıkmasını dilemiştim. Seçmenlerin, başta CHP olmak üzere, AKP dışı partileri ve adayları güçlendirmesinde fayda olduğunu belirtmiştim. Bu dileğim gerçekleşmedi... AKP'yi başarısı için, KONDA'yı anketindeki isabet derecesi için kutlarken..."
Haluk Şahin: Yok daha neler!
...Daha önce yazdığım 'Ben yüzde 43'lük bir hava göremiyorum' başlıklı yazımda da bu inanılmazlık duygusunu dile getirmiştim. Şimdi Tarhan bey ona beş puan daha eklemiş, olmuş mu yüzde 48! Oysa ben de dere tepe dolaşıyorum, herkesle konuşuyorum, eski izlenimlerimi gözden geçiriyorum. Hatta uyanmak için kendimi çimdikliyorum, ama bir şey değişmiyor. Hayır efendim, ben bırakın yüzde 48'i yüzde 43'lük bile bir hava görmüyorum! Bu konudaki yöntemlerime güvenirim. Ben kendi temaslarımdan elde ettiğim izlenimi özetleyeyim: Yüzde 40'ı aşan bir siyasal blokun bulunduğunu sanmıyorum... (Radikal, 19 Temmuz)
Haluk Şahin dünkü yazısında ise Tarhan Erdem'den özür dilemeyi ihmal etmedi: "... Ben Türkiye'de yüzde 40'ı geçen bir oy bloku olmadığını düşündüğümü yazmıştım.. Varmış. Yılların araştırmacısı Tarhan Erdem haklıymış."
deryatulga
24.07.07, 03:50
Tuğçe Baran tugce.baranotti@gmail.com (tugce.baranotti@gmail.com)24. 07.2007http://www4.gazetevatan.com/images/kategorititle1.gif Ne bağımsızlar sevdik zaten yoktular
http://www.gazetevatan.com/pics/yazarlar/6.jpgBayrak mitinglerini eleştirmek bilmiyorum hâlâ “vatan hainliği” kategorisine giriyor mu?
“Vatan Hainlerinden sorumlu köşecilerimiz”den biri hani belki karar değiştirmiştir diye soruyorum. Zira “satılmış” dediğiniz partinin oy oranını yüzde 25’ten yüzde 48’e zıplatan tam da o “vatan sever” olduğunu iddia ettiğiniz bayrak mitingleridir.
Başörtüsü ve Müslümanlık bu ülkenin en “sade” en “ağır” gerçeğidir, yapmayın böyle, komik oluyor, millet gülüyor, sakin olun biraz derken pek bir hışma uğramış, şuursuzlukla, cahillikle ve pek tabii satılmışlıkla falan suçlanmıştım.
“Kendi giyer bikinisini, aleme verir talkını” denmişti.. Meselenin bir bikini giyme giymeme meselesi olmadığını, hadisenin düpedüz milletin annesini, anneannesini, teyzesini, okul arkadaşını, komşusunu RET etmesini istemek olduğunu dediğimde saftiriklikle suçlanmıştım.
Birileri “aman yeter ki AKP’ye karşı çıkın. Sevmeseniz de CHP’ye verin, tepki oyu atın” derken, ben de “aman ağbi ne yapıyorsunuz? Bazıları da sırf “Kökten laiklere” karşı çıkmak için sevmese de AKP’ye tepki oyu verecektir” diye anlatmaya çalışırken.. Baş çavuşun eşeği muamelesi görmüştüm. Sonuç bal gibi (yüzde 48! yüzde 48!) ortada.
Bu millet goygoya gelmiyor.
***
Bu iyi bir şey mi kötü bir şey mi bilmiyorum zira o kadar goygoya rağmen Baskın Oran da seçilemedi. Yüzde 48 ne kadar ürkütücü bir sonuç ise Baskın Oran’a verilen 33 bin oycuk da o kadar üzücü. Asaf Savaş Akad’ından Kanat Atkaya’sına, Cengiz Semercioğlu’ndan İsmet Berkan’ına, Tuğçe Baran’ından bilmem kime bir otobüs dolusu köşeci bangır bangır Baskın Oran propagandası yaptı..
Sonuç: Hezimet!
Sen, ben, yenge şeklinde oylaşmışız meğer. İkinci ÖDP faciası gibi sonuçlandı..
Ey İstanbul ikinci bölge halkım: Yazıklar olsun sana! Bu mudur? Peee.. Özetle: Milletin umurunda bile değiliz.
Baş çavuşun eşeği muamelesi görüyoruz. Sayın ağbiler ablalar DA, benim gibi düdük makarnalar da..
Tek tesellim: Ufuk Uras. Zamanında kendisine bir oy vermiştim, yıllar sonra alacağımı aldım.. Yolun açık olsun Ufuk Uras!
***
Yüzde 48’lik oranı neredeyse virgülü virgülüne doğru tahmin eden Tarhan Erdem’e “bunak, yalancı, satılmış, bu işi bıraksın, kereste satsın, emekli olsun, terbiyesiz” diyen köşeciler acaba “Tarhan Bey’den özür dileme partisi” düzenlemeyi düşünür mü? Her biri üzerinde “BEN BİR EŞEĞİM, ÇOOOK AFFEDERSİNİZ TARHAN AĞBİ” yazan tişörtle gelse mesela.. Hoş olmaz mı? Hakaret edenlerin listesi elimde, yap organizasyonu deyin hemen Cahide’deyi ayarlayayım..
***
Mehmet Ağar gece yarısını bile beklemeden efendi efendi istifa etti. Çok merak ediyorum mesela “AKP silindi gitti bile, barajı bile aşması zor vs vs” diyen bir takım köşe yazarları da istifa etmeyi düşünür mü? CHP özel basın bülteni şeklinde çıkan Cumhuriyet Gazetesi örneğin dükkanı komple kapatmayı aklından geçirir mi? Onlara kalsa çünkü AKP zaten hiç olmamıştı. (Ne partiler sevdik zaten yoktular.) Normal koşularda “yalan” haberin bir bedeli, bir cezası yok mudur?
Son soru: Normale dönme ihtimalimiz nedir?
deryatulga
24.07.07, 14:45
Altaylı çay demleyecek mi?
24 Temmuz 2007 Salı 14:50
Tarhan Erdem'in seçim tahminini ciddiye almayarak 'tahmine bak çay demle!" diyen Fatih Altaylı'nın şimdi ne diyeceği merak konusu...
Radikal yazarı ve araştırmacı Tarhan Erdem'in seçimlerden önce yaptığı tahminleri 'Baykal düşmanlığı' olarak yorumlayan Fatih Altaylı'nın şimdi ne diyeceği merak konusu oldu. İşte Altaylı'nın "Tahmine bak çay demle" dediği o ünlü yazısı:
“Ünlü araştırmacı” Tarhan Erdem, seçimlere üç kala yine bir araştırma yayınladı, millet de ciddiye aldı tartışıyor.
Tarhan Erdem’e ünlü araştırmacı dedim, çünkü 1999 seçimlerinin sonucunu en yakın olarak o tahmin etmişti. O gün bugündür kendisine pek güvenilir.
Ama bazı şeyler unutulur.
Mesela 2002 seçimleri öncesi yaptığı tahminler.
2002 seçimlerinden önce Tarhan Bey yine araştırma yapmıştı.
Genç Parti’yi galiba yüzde 14 olarak tahmin etmişti.
Ben de Aydın Doğan’ın ofisinde kendisiyle tartışmış, “Yüzde 7-8’i geçsin bileklerimi keserim” demiştim. Hatta iddiaya girmeyi önermiştim. Bu önerim reddedilmiş ama Tarhan Bey, bir sonraki tahmininde Genç Partiyi yüzde 10’a çekmişti.
İşte “Bu Tarhan Erdem” in son tahmini şöyle:
AKP yüzde 48
CHP yüzde 19
MHP yüzde 12
Türkiye’de çok partili dönemde yüzde 48 veya üzerinde oy alan bir tek parti var. Menderes’in Demokrat Partisi.
O seçimde de zaten 2 parti olduğu için birisinin yüzde 50’den fazla alması kaçınılmazdı.
Sonra Demirel’in AP’si ve Ecevit’in CHP’si yüzde 45 civarında oylar aldılar.
Bir daha böyle bir şey olmadı.
Erdem’in tahminine göre ise yine bir mucize olacak ve Türkiye’de her iki kişiden biri AK Parti’ye oy verecek.
Ben de AKP’nin yüksek oy alacağı kanaatindeyim ama bu kadarı imkan dahilinde değil.
Çünkü CHP’nin oylarının düşmesi mümkün değil.
MHP oylarını arttırıyor.
Üstelik AKP farklı cephelerde farklı rakiplerle çarpışıyor.
İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük kentlerde, Marmara, Ege ve Akdeniz’de CHP’yle, İç Anadolu’da ve Karadeniz’in bir bölümünde MHP’yle, Doğu ve Güneydoğu’da ise bağımsızlarla.
Yalnız rakiplerinin oyları bölünmüyor, her yerde AKP’ye zarar veriyor.
Bu verilere rağmen, Tarhan Erdem CHP’nin milletvekili sayısının 120’ye gerileyeceğini, AKP’nin ise 320 milletvekili çıkaracağını söylüyor.
Bunu da anlamak mümkün değil.
Eğer MHP barajı aşıyorsa ve bağımsızlar Meclis’e girecekse, burada en önemli kaybı CHP değil, AKP yaşar.
Anlayacağınız Erdem&287;ı demokratik açıklamalar ile düzeltti. Fakat şunu açıkça bilmekte yarar var: Sanılanın aksine, Washington, Türkiye'de Adalet ve Kalkınma Partisi'ni değil, AB sürecini destekiyor. ABD'nin Türkiye ile iligili en büyük endişesi Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin sekteye uğraması. Zira Washington, Türkiye'de iç ve dış politikada atılan bütün olumlu adımların arkasında AB kriterlerine uyma çabasının yattığının farkında. Ekonomi konusunda yapılan analiz de aynı yönde. Türkiye'nin dış yatırım çekme potansiyeli ve genel anlamda ekonomik performans AB sürecine yakından bağlı olarak değerlendiriliyor. Kısacası Washington 'İşin ucunda AB olmasaydı Türkiye'de reformlar gerçekleşmezdi' diye düşünüyor. Dolayısıyla Washington'da genelde sorulan soru hep şu: dışlayıcı bir Avrupa ile karşı karşıya kalan bir Türkiye ne yöne gider? Zira Washington anti-AB ve anti-ABD tepkilerin akışkanlık içinde olduğunun farkında. İşte tam da bu nedenle seçim akşamı yaptığı konuşmada Başbakan Erdoğan'ın AB hedefini bir daha dile getirmesi ABD açısından çok önemliydi. [/FONT]
ABD bu açıdan bakınca tutarlı. Zira, Avrupa Birliği ile küs, ABD ile kavgalı ve de otoriter görünüm kazanmış bir Türkiye'nin Kuzey Irak politikası Washington açısından ciddi bir sorun haline gelecektir. Liberal bir demokrasi haline gelmiş bir Türkiye'nin Ortadoğu politikasıysa çok daha yapıcı ve barışçıl olacaktır. ABD bu nedenle Türkiye'nin Avrupa Birliği genişleme sürecinden kopmasını istemiyor ve gene bu nedenle Washington Türkiye'de liberal demokrasi ve Avrupa Birliği üyeliği arasında bire bir bağlantı kuruyor. Bu aslında çok doğru bir tespit. Kopenhag Kriterleri'ni bayrak edinmeyen bir AKP son beş yıldır başarılı olabilir miydi? Peki ya ABD'nin TSK konusundaki tavrı nedir? Belki paradoksal gelecek ama AKP'nin başarısının arkasında hem TSK'nın temsil ettiği Kemalizm hem de AB süreci var. Neden diyeceksiniz. Kemalizm'den başlayalım. Eğer Türkiye'de Kemalizm'in temsil ettiği sert bir laiklik anlayışı olmasaydı ülkenin en önemli İslami hareketinin başında hâlâ Erbakan olacaktı.
Eğer bugün AKP kendini İslami değil 'muhafazakâr demokrat' olarak tanımlıyorsa bu büyük oranda Kemalizm'in başarısı. 28 Şubat'ı ve 27 Nisan'ı asla savunmak istemiyorum. Ancak şurası da bir gerçek: Türkiye'de İslami hareketin hızla ılımlı hale gelmesinde rejimin kırmızı çizgilerinin, yani Kemalizm'in, büyük katkısı oldu. Fakat şu da bir gerçek: AK Parti'yi başarıdan başarıya götüren en önemli etken Kemalizm değil demokrasi ve Avrupa Birliği dir. AB'yi bayrak edinen bir AK Parti hem sistemle barışık kaldı hem de Türkiye'de önemli bir çoğunluğunun farklı farklı nedenlerle istediği bir dış politika projesine sahip çıktı. Önemli olan bu hassas dengeyi korumak ve AB'den vazgeçmemek. ABD zaten tam da bu nedenle hem Kemalizmi hem de AB sürecini bazen oldukça beceriksiz bir şekilde desteklemek istiyor.
Dr. Ömer Taşpınar: Brookings Enstitüsü Türkiye Programı Direktörü
http://www.haberturk.com/haber.asp?id=30027&cat=110&dt=2007/07/24
deryatulga
28.07.07, 17:37
Hürriyet'te karizma çizildi
28 Temmuz 2007 Cumartesi 17:50
Hürriyet yazarların seçim tahminlerini içeren haberi ne oldu?
Hürriyet yazarları seçim tahminlerinde çuvalladı. Yazarların sözde Anadolu turuna çıkan ve izlenimleri sonucunda yürüttükleri tahminleri içeren haber buhar oldu.
O müthiş analiz ve tahminler içeren haberi okumak için Hürriyet'in sitesine girenler haberi bulamıyor.
22 Temmuz'da AK Parti için koalisyon bile öngörmeyen yazarlara inat sandıktan yüzde 47 AK Parti çıktı. İşte ne olduysa bundan sonra oldu.
Genuş ufuklu yazarların öngörüsü hayal kırıklığı yarattı. Yanından bile yaklaşmayan tahminler seçim sonuçlarıyla yan yana durunca sırıttı. Böylesine zıt tahminlerin yer aldığı haber elbetteki yazarların karizmasını çizecekti.
Yönetim kadrosu operasyona gitti. Haberi internet sitesinden yok etti. Arşive girenler artık haberi bulamıyor.
Böylece yazarlar vaziyeti kurtarmış oldu. Tabi ki bir daha ki seçime kadar..
Powered by vBulletin® Copyright ©2013 Adduco Digital e.K. und vBulletin Solutions, Inc. Alle Rechte vorbehalten.
SEO by
vBSEO 3.6.0