piramses
12.06.05, 14:28
Dikkat tehlike!
Gündüz Vassaf
(277 kişi okudu) 'Hain kurttan kim korkar?' Tehlikelidir vahşi hayvanlar. Eskiden herkes korkardı hain kurtlardan.
Günümüz insanının korkularını inceleyen psikologların kurtları tek gördüğü yer hayvanat bahçeleri.
Aslanlar, kaplanlar, yılanlar... on binlerce yıl korktuğumuz vahşi yırtıcı yaratıkları biz korumaya başladık yok olmasınlar diye.
Biz besliyoruz aç kalmasınlar diye.
Türümüzün gelişmesiyle korktuklarımız da değişti.
Karanlıktan korkuyoruz hâlâ.
Ama, Tanrı korkusunun yerini giderek sanallaştırılan terörist korkusu almış yeni dünyada.
Bir zamanlar tehlikenin kokusunu alırdı insan. Biz, koltuk altlarımızın kokacağından korkuyor, kokusuzlaştırdığımız dünyamızın yapay kokularında koklaşıyoruz.
Düşmandan korkardık, hâlâ da korkuyoruz. Ama artık düşmanın kendi içimizde olduğunu da biliyoruz.
Biziz tehlikeli olan ve tehlikelerimizi yaratan.
İki ayağımızın üstünde doğrulduktan sonra yüksele yüksele katedrallerin, minarelerin, gökdelenlerin tepelerine vardığımızda yükseklik korkusunu keşfettik adına akrofobi dediğimiz. Kendi ellerimizle ördüğümüz mekânların duvarları arasına tıkışıp, kapalı yerlerde kalma korkumuz klostrofobiyi keşfettik. Küçücük beynimiz evrimle geliştikçe düşÃ¼ncelerimizin de tehlikeli olduğunu söyleyenler oldu... DüşÃ¼nceyi doğru yola sevk etmek için işkenceyi keşfettik tehlikesiz toplumlar yaratmak uğruna...
Kan döke döke bayraklarımızı koruduk birbirimize karşı. Ölümden, öldürmekten korkmasınlar diye eğitiyoruz askerlerimizi. Askerlerin sivilleşmesini tehlikeli buluyor komutanları. Aynı sivil toplumların askerleşmesini tehlikeli bulduğumuz gibi.
Doğuşumuzdan itibaren "Dikkat, tehlike!" diye uyarılıyoruz. Bir ömür boyu yiyip içtiklerimizin, arkadaşlarımızın, eşlerimizin nasıl tehlikeli olabileceğini dinler olduk, doktorlarımızla psikologlarımızdan.
Kendini koru!
Çoğunluğumuz, her yıl yoksulluktan milyonlarımızın ölümüne neden olan hastalıklar ve açlığı kanıksayıp, gündelik yaşamın en küçük ayrıntılarında korku arar bir konumda, bireysel evhamlarının derdine düştü.
Nükleer tehlikenin yerini panik ataklar aldı.
Dağ başında oturanları kandırıp sel sigortası satıyorlar.
Sevilmeyiz diye, sevmekten korkuyoruz.
Korkutulmaya o kadar alıştırıldık ki, korkacak bir şey olmadığ zaman da korkmaktan korkuyoruz.
Gündüz Vassaf
(277 kişi okudu) 'Hain kurttan kim korkar?' Tehlikelidir vahşi hayvanlar. Eskiden herkes korkardı hain kurtlardan.
Günümüz insanının korkularını inceleyen psikologların kurtları tek gördüğü yer hayvanat bahçeleri.
Aslanlar, kaplanlar, yılanlar... on binlerce yıl korktuğumuz vahşi yırtıcı yaratıkları biz korumaya başladık yok olmasınlar diye.
Biz besliyoruz aç kalmasınlar diye.
Türümüzün gelişmesiyle korktuklarımız da değişti.
Karanlıktan korkuyoruz hâlâ.
Ama, Tanrı korkusunun yerini giderek sanallaştırılan terörist korkusu almış yeni dünyada.
Bir zamanlar tehlikenin kokusunu alırdı insan. Biz, koltuk altlarımızın kokacağından korkuyor, kokusuzlaştırdığımız dünyamızın yapay kokularında koklaşıyoruz.
Düşmandan korkardık, hâlâ da korkuyoruz. Ama artık düşmanın kendi içimizde olduğunu da biliyoruz.
Biziz tehlikeli olan ve tehlikelerimizi yaratan.
İki ayağımızın üstünde doğrulduktan sonra yüksele yüksele katedrallerin, minarelerin, gökdelenlerin tepelerine vardığımızda yükseklik korkusunu keşfettik adına akrofobi dediğimiz. Kendi ellerimizle ördüğümüz mekânların duvarları arasına tıkışıp, kapalı yerlerde kalma korkumuz klostrofobiyi keşfettik. Küçücük beynimiz evrimle geliştikçe düşÃ¼ncelerimizin de tehlikeli olduğunu söyleyenler oldu... DüşÃ¼nceyi doğru yola sevk etmek için işkenceyi keşfettik tehlikesiz toplumlar yaratmak uğruna...
Kan döke döke bayraklarımızı koruduk birbirimize karşı. Ölümden, öldürmekten korkmasınlar diye eğitiyoruz askerlerimizi. Askerlerin sivilleşmesini tehlikeli buluyor komutanları. Aynı sivil toplumların askerleşmesini tehlikeli bulduğumuz gibi.
Doğuşumuzdan itibaren "Dikkat, tehlike!" diye uyarılıyoruz. Bir ömür boyu yiyip içtiklerimizin, arkadaşlarımızın, eşlerimizin nasıl tehlikeli olabileceğini dinler olduk, doktorlarımızla psikologlarımızdan.
Kendini koru!
Çoğunluğumuz, her yıl yoksulluktan milyonlarımızın ölümüne neden olan hastalıklar ve açlığı kanıksayıp, gündelik yaşamın en küçük ayrıntılarında korku arar bir konumda, bireysel evhamlarının derdine düştü.
Nükleer tehlikenin yerini panik ataklar aldı.
Dağ başında oturanları kandırıp sel sigortası satıyorlar.
Sevilmeyiz diye, sevmekten korkuyoruz.
Korkutulmaya o kadar alıştırıldık ki, korkacak bir şey olmadığ zaman da korkmaktan korkuyoruz.