PDA

Archiv verlassen und diese Seite im Standarddesign anzeigen : Ermeni meselesi-muhalif yazarlar



dertli4u
27.06.05, 13:35
ermeni meselesinde,Türk tezine muhalif olanlarin bazi aciklamalari.

*****


Bir toplantida ben, "bana göre bu genosid degil" diyorum..
yarisi,"ha bu o namussuzlardan biriymis" diyor ve sonra hicbir dedigimi dinlemiyor.

Sadece birbirimizin agzindan Genosid lafi cikacak mi diye bakiyoruz.

Türkler ve Ermeniler arasinda bir de su ayrim var:

ermeniler isi bütün baglaminda soyutlayip "1915 de bu emir verildi ve ne olduyu"

konusmak istiyorlar. Onlari ilgilendiren bu.Türkler de bunun evveliyati ve sonrasi,

"onlar bize ne yaptisinda" Bir tarafta olay, öbür tarafta baglam.Bu da ayri bir cözümsüzlük ve

diyalog kopuklugu yaratiyor.

(Murat Belge)

*****

o tarihte, dogu anadoluda olanlar soykirimi olarak degil, bogazlasma olarak nitelendirilebilir.

bu bogazlasmada , karsi tarafa oranla daha kuvvetli olan türklerin eylemi en uc ifadesi ile

belki katliam olarak degerlendirilebilir ama soykirim olarak asla

(etyen mahcupyan-ermeni asilli yazar)

*****



bu tarihi degil, siyasi bir mesele.

(arsen avegyan-ermenistanin türkiye temsilcisi)

*****

Taner akcam, arsivelrin tam üc kez temizlendigini iddia etti...

siz de arsivde calisan bir insansiniz. ne diyorsunuz, arsivler temizlenebilir mi

gercekten de?

Arsivi temizlemek mümkün degildir bir..yakalanmadan temizlemek

mümkün degildir iki...

Cünkü bu isin izini sürmek kolaydir.Kaldiki bunlarin bilmem

kac yere gönderilmis suretleri(kopye) var..

(Prof.selim deringil-BÜ Ögretim görevlisi-iptal edilen konferansin tertipleyicilerinden)

****



- Türkiye’nin veya Türklerin suçlanması saçma bir bakış açısıdır. Bugün pek çok Ermeni’nin yaptığı gibi, ‘Türkler suçlu’ demek abuk bir olaydır. Çünkü Türklerin pek çoğunun suçlu olmadığını, tersine suça karşı çıktığını, hatta suça karşı çıkarak hayatlarını kaybettiğini biliyoruz.



- Evet, bunu büyük bir endişe ile söylüyorum. Çünkü ben dışarıdaki Ermenilerin tutumlarının da son derece yanlış olduğunu, kaba olduğunu, milliyetçi-ırkçı olduğunu düşünüyorum

- Siyaset, yaşayan insanlar üzerinden yapılması gereken bir şey. Yaşayan insanlar olarak baktığımızda, bir kere Türkiye’deki Ermeni cemaati, ikinci olarak da Ermenistan’dır Türkiye’nin muhatabı. Yoksa diaspora Türkiye’nin birincil dereceden muhatabı değildir. Türkiye’deki Ermeni cemaati, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını sonuna kadar bir hak ve özgürlük alanı olarak yaşayabilirse, yurtdışındaki hiçbir Ermeni’nin sözü veya talebi, dünya kamuoyu nezdinde anlamlı olamaz.


(Etyen mahcupyan-ermeni asilli türk yazari)

*****

deryatulga
02.01.09, 00:39
Korkak olmak katil olmaktan iyidir!
'Özür' imzacısı Belge'nin dedesi de Ermeni kurbanı!
2 Ocak 2009

Aydınların başlattığı “Özür Diliyorum" kampanyasının imzacılarından Prof. Dr. Murat Belge’nin, dedesi Osmaniye Valisi Mehmed Asaf Bey, 1909’da silahlı Ermeni örgütünün saldırılarına maruz kalmış...

Akademisyen ve gazetecilerin aralarında bulunduğu bir grup aydının, 1915 Ermeni tehciriyle ilgili 'Özür Diliyorum' kampanyası kamuoyunda tartışmaları da beraberinde getirdi. Yazar Prof. Dr. Murat Belge kampanyaya destek vermiş ve imzasını atmıştı.

Mutasarrıf Asaf Bey

Oluşumun fikir babalarından Belge'nin, 1909'da Hınçak adlı silahlı Ermeni örgütün saldırılarına maruz kalmış dönemin Osmaniye valisi Mehmed Asaf Bey'in torunu olduğu ortaya çıktı. Merkezi İstanbul’da bulunan Asılsız Ermeni iddialarıyla Mücadele Federasyonu’nun (ASEF) araştırmasına göre; 1909’da Cebeli Bereket (Osmaniye) Mutasarrıfı olan Mehmed Asaf Bey, Ermeni Kilise Papazı Muşeg’in kışkırtmalarının farkına vararak, onu yönetici bulunduğu Cebelibereket Sancağı sınırlarından kovdu.
Daha sonra da adı geçen papazın yönettiği Hınçak Ermeni silahlı örgütünün çalışmalarını izlemeye aldı. 14 Nisan 1909 günü Adana şehir merkezinde patlak veren ve Mayıs 1909 başına kadar süren iç savaş sonrası karşılıklı olarak Ermenilerden ve Türklerden 10 bine yakın sivil kişi hayatını kaybetti. Adana, tarihindeki en büyük yıkıma uğradı.

Patrikhane’nin hedefi

Ermeni siyasi örgütlerinin amaçlarını önceden tespit eden Sancak Mutasarrıfı Mehmed Asaf Bey, aldığı tedbirler sonucu Sancak genelinde geniş ölçüde iç savaş yaşanmasının önüne geçerek, hem Türk ve hem de Ermeni halkın hayatının korunması yönünde önemli çalışmalarda bulundu. Mehmed Asaf Bey, Adana’daki iç çatışmanın bitmesinden sonra Ermenilerin istekleri doğrultusunda hareket etmediği için İstanbul Ermeni Patrikhanesi’nin suçlamasına hedef oldu.

Divan-ı Harp’e verildi

İttihatçılar tarafından Erzin şehrinde kurulan Divan-ı Harp mahkemesinde yargılanan Asaf Bey, suçsuz bulundu. Ancak karardan memnun olmayan Ermeni çevreleri, Mehmed Asaf Bey’i ağır şekilde suçlamaya devam etti. Asaf Bey, radikal Ermenilerin hedefi haline geldiği için görevinden ayrılmak zorunda kaldı.
KORKAK OLMAK KATiL OLMAKTAN DAHA iYiDiR

BUGÜN’ün sorularını yanıtlayan Murat Belge, dedesi Asaf Bey’in 1909’da Adana’da yaşanan olaylar nedeni ile İttihatçılar tarafından Divan-ı Harb’e verildiğini söyledi. Belge, dedesinin beraat ettiğini ancak bu sonucun, O’nun olaylarda sorumluluğunun olmadığı anlamına gelmeyeceğini savundu. Askeri mahkemelerin, “milli cinayet” işleyenleri beraat ettirebileceğini iddia eden Belge şöyle konuştu:
Cemal Paşa’nın sözü

“Cemal Paşa’nın anılarında, ‘Bu işler oldu, çünkü mutasarruf korkak bir herifti, olaylar başlayınca kaçıp evine saklandı’ diye yazıyor. Sorumlu olmadığını oradan çıkarıyorum. Cemal Paşa’nın dediği gibi ‘korkak’ olmak, benim değerlerime göre ‘katil’ olmaktan çok daha iyi bir şey.” Murat Belge, 1915 olaylarını dedesinden dinlediğini söyleyerek, 1909’da yaşananların 1915’te yaşananların olmadığı anlamına gelmeyeceğini vurguladı. Belge, dedesi Asaf Bey’in hiçbir zaman 1915 kıyımını inkar etmediğini de savundu.

BELGE SOYADINI NASIL ALDILAR?

Mehmed Asaf Bey, Ermeni örgütlerine yön verenlerin 1909 Adana olaylarındaki rollerini açıklayan Osmanlıca el yazısı ile yazılmış 300 belge hazırlayarak Ermeni çetecilerin yaptıklarını ortaya koydu. Bu çalışmasından ötürü, 1934’te Soyadı Kanunu çıkınca ‘Belge’ soyadını aldı.

1955 yılında vefat eden Mehmed Asaf Bey'in savaş belgeleri, Türk Tarih Kurumu tarafından kitap olarak yayınlandı. Kitapta, Mehmed Asaf Bey’e ilişkin bilgi verilirken “Merhum Burhan Belge, Ayşe Leman Karaosmanoğlu ve emekli Deniz Albay Es’ad Belge’nin babasıdır” deniliyor.

Seçkin ERGİN/ANKARA