PDA

Archiv verlassen und diese Seite im Standarddesign anzeigen : Madimak in Politikcity



dertli4u
04.07.05, 03:28
bir iki marjinal grubun attigi slogandan yola cikarak bana argüman getirme.. ta olay sonrasi gelen demecleri hatirliyorum ben.. kimse kalkip bu vahseti acikca mahkum edemedi..


pirim

bir iki kendini bilmezin attigi sloganla sana arguman getirmiyeyim, olur..

sen de , bir iki kendini bilmezin baslattigi ve insanlari yönlendirdigi "madimak" oteli hadisesini bana arguman olarak getirme..

müslümanlar, o olayi protesto etmistir..kac kisinin protesto ettigini saymaya kalkma...

keske, basbaglar olayini ve diger pkk katliamlarini da, sevgili solcularimiz biraz olsun protesto edebilseydi.

bu cifte standardi bir kenara birakmak lazim artik.

unutma, olay sirasinda, otelde mahsur kalan bircok insani, hemen yandaki binada bulunan Büyük Birlik Partisi üyeleri kurtarmistir..hic bundan bahsetmiyorsun..




sülüman babanin söyledigi "bana sagcilar cinayet isliyor dedirtemezsiniz" diyen bir zihniyet hala devam ediyor..sorun burda yatiyor..ve sende pek uzak degilsin bu zihniyete:)

sülüman babanin ne dedigi beni ilgilendirmiyor..ama bu memlekette sadece sagcilar veya sadece solcular ölmemistir/öldürmemistir...

her iki taraf da, maalesef, öldürme olayina katilmistir..

keske benim kadar tarafsiz olabilsen....

piramses
04.07.05, 12:41
pirim

bir iki kendini bilmezin attigi sloganla sana arguman getirmiyeyim, olur..

sen de , bir iki kendini bilmezin baslattigi ve insanlari yönlendirdigi "madimak" oteli hadisesini bana arguman olarak getirme..

müslümanlar, o olayi protesto etmistir..kac kisinin protesto ettigini saymaya kalkma...

keske, basbaglar olayini ve diger pkk katliamlarini da, sevgili solcularimiz biraz olsun protesto edebilseydi.

bu cifte standardi bir kenara birakmak lazim artik.

unutma, olay sirasinda, otelde mahsur kalan bircok insani, hemen yandaki binada bulunan Büyük Birlik Partisi üyeleri kurtarmistir..hic bundan bahsetmiyorsun..




sülüman babanin ne dedigi beni ilgilendirmiyor..ama bu memlekette sadece sagcilar veya sadece solcular ölmemistir/öldürmemistir...

her iki taraf da, maalesef, öldürme olayina katilmistir..

keske benim kadar tarafsiz olabilsen....

Dertli baba, bilemiyorum benim olaylari algilama, kavrama ve karsiya aktarma konusunda bir sorunum mu var, yoksa bizler millet olarak hadiseleri dogru kontexinde ele alip degerlendirme konusunda vahim problemli miyiz ben anlayamadim gittim??:confused:

noch mal zur Klarstellung;

adam öldürme, katliam vs. suclar oldukca cesitlidir.. her adam öldürme ve her katliam acikca mahkumedilip lanetlenir ama boyut ve etkileri cok farkli farklidir..

asagidaki cinayet ve katliam türleri farkli bir kontex ve baglamda degerlendirilerler ve birbirleriyle karistirilip karsilastirilmazlar

-bir dag kackini mahkumun daga adam kaldirip öldürmesi farklidir
-bir amokläufer nin önüne geleni taramasi farklidir
- bir terör örgütünün ses getirmek icin isledigi cinayet ve katliam farklidir
-bazi insanlarin dini düsünceleri farkli oldugu veya ateist olduklari icin öldürülmeleri farklidir

dertli4u
26.07.05, 21:36
Pirim

bu konuyu bir kac defa tartistik..ama sen gene ayni konulari illa anlatacaksin..ben de sana ayni seyleri yazmaktan bikmayacagim.:D

sivas madimak oteli meselesini, sunni bir müslüman olarak lanetliyorum..yapanlarin cezalari bu dünyada verildi, öteki dünyada da verilmesini diliyorum.

tabii, sivas olaylarinin ic yüzü ortaya cikarilmalidir.

Pirim

iste aciklama;

Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı Başkanı Mürteza Demir, 2 Temmuz 1993 yılında 37 kişinin ölümüyle sonuçlanan Sivas olaylarının Alman Gizli Servisi tarafından organize edildiğini öne sürdü.
Demir, o dönemde Pir Sultan Abdal Şenlikleri’ni düzenleyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin (PSAKD) kurucu genel başkanlığını yürütüyordu. Madımak Oteli’nin yakılması sırasında da yakılmaktan son anda kurtulan Demir, “Almanya, Madımak’ta bizi yakan insanların elebaşısı olan 6 kişiyi kaçırdı ve iltica hakkı verdi. Alman ve Türk kuruluşlarıyla yazışmalarıma dayanarak olayların Alman Gizli Servisi tarafından organize edildiği sonucuna ulaştım.” iddiasında bulundu. Mürteza Demir, Sivas olaylarının yaşandığı dönemde eski MİT’çi Mahir Kaynak’ın olayların sorumlusu olarak Alman Gizli Servisi’ni gösteren açıklamalar yaptığına dikkat çekti

*****

6.nci imama kadar, namaz, oruc vs. gibi islam sartlarinda bir farklilik yasanmamis..daha sonra ortaa cikmis bu is.

*****

hep yavuzdan örnek verilir ama, osmanli padisahlarinin bir cogu bektasi/alevi gelenegine ilgi göstermistir.

*****

Alevi Erkannamesini okumani tavsiye ederim.
weitere angesehene, politische Persönlichkeiten:

horasan dergahindan,ahmet yesevi hz. haci bektasi velinin hocasi..
horasan dergahindan yetismis olan haci bayram velisari hoca, taptuk emre vs.vs..bunlarin hepsi 5 vakit namazini kilardi..

bence, alevi ögretisi ile, bugünkü anlatilanlarin cogu, birbiri ile alakali degil..

zaman icerisinde, herkes birseyler anlatmis..yorumlama yanlislari var.

ben bircok alevi taniyorum, 5 vakit namazini kiliyor..ramazan orucu tutuyor..ama, ramazan orucu yerine muharrem orucu tutan oluyor..ayrica, sunnilerin bir coguda, alevilerin tuttugu muharrem orucunu tutar..mesela benim annem...

****
Alevilik konusunda konusurken, aleviligin gercegini ve ögretisini iyi bilmek gerekir..

Cem baslangicinda söylenen Nefeste bir cümle gecer:

"imanim amentübillah"

ne demek bu..


“Amentü Bi‘llahi” demek inandim demektir. “Amentü Bi’llahi ve Meleketühü....” diyerek okuduğumuz da da özetle Allah’in Melekleri’ne, Kitaplari’na, Peygamberleri’ne, Ahiret Günü’ne, Hayr ve serr’in Allah’tan geldigine inandim diyoruz.

yani, CEM sirasinda, daha ceme baslarken, imanin sartlarina uymayi taahhüt eden bir insani, niye islamdan ayri görelimki?(halen okunuyor)

gene diger bir örnek;cem sirasinda okunan nefeslerden

Bugün bize pir geldi diye baslar ve sonunda,

Ali bizim schahimiz /kabe kiblegahimiz
miractaki muhammed/O bizim padisahimiz

denmiyor mu?deniyor...

peki öyleyse, Alevi yi hangi mantikla islam disi sayacagiz..yada, Alevi, kendisini hangi mantikla islam disi sayacak?

Manastirli Hamdi
16.04.06, 17:13
ICH HABE GESCHRIEBEN ICH FAND ES SSCHEISSEE!!! DAS WEGEN AZISS NESSIN ANDERE MENSCHEN STARBEN!!! OB ALEVITE ODER SUNITE!!!

Sivas: die Sache war vorgeplant und AZİZ NESİN als als Vorwand benutzt. Das, was Du sagst, ist ein Mythos.

Die Internate in den Ferien waren mit Auswaertigen gefüllt worden, die spater die Demonstrationszüge füllten und von denen Teile das Hotel anzünden.

Es wurden Festival Steine vor dem Hotel aufgetürmt und gewartet.

Das hat die RP-Belediyesi eingerichtet.

Es wurde vor dem Brand an die Bewohner eine Verlautbarung verteilt und das Volk gegen Aziz Nesin eingestimmt.

Daher war der Anschlag keine spontane Reaktion von provozierten Menschen, sondern eine kalkulierte Massenermordung

deryatulga
03.06.06, 18:39
Aziz Nesin'le ortak olarak Seytan Ayetlerini yayinlayan ve Sivas Madimak toplantisini organize eden Aydinlik dergisi o tarihlerde PKK'yi canla basla desteklemektedir. Kitlesel nefretin toplum katmanlarini dikey olarak kesmesinde
bu olgunun gözden kacirilmamasi faydali olur. Peygambere ve onun yakin cevresine ulu orta küfretmek insanlarin gözünü döndürebilir ama isin PKK boyutu olmadan saldirganligin kaynaklari da tam olarak incelenemez.

dertli4u
03.06.06, 18:53
Aziz Nesin'le ortak olarak Seytan Ayetlerini yayinlayan ve Sivas Madimak toplantisini organize eden Aydinlik dergisi o tarihlerde PKK'yi canla basla desteklemektedir. Kitlesel nefretin toplum katmanlarini dikey olarak kesmesinde
bu olgunun gözden kacirilmamasi faydali olur. Peygambere ve onun yakin cevresine ulu orta küfretmek insanlarin gözünü döndürebilir ama isin PKK boyutu olmadan saldirganligin kaynaklari da tam olarak incelenemez.

Sivas ta meydana gelen bu aci olayi anlatanlar, nedense, bilerek bazi seyleri degisik yorumluyorlar.

1-kalabaligin otelin önüne geldigi andan olaylarin bittigi ana kadar gecen 9-10 saat boyunca, güvenlik gücleri müdahale etmedi.

2-olay yerine sevkedilen askeri birlikler, olaylar devam ederken tekrar geri cekildi.

3-olay yerine yeteri kadar polis sevkedilmedi.

4- o dönem iktidarda olan hükümetin basbakan yardimcisi erdal inönü idi.

5-olaylarin basindan itibaren cekilmis bir video var. IHA isimli haber ajansinin yayinladigi o videoda acikca görülüyor.

a-otelin önünde birikenlerin cogu coluk coluk..polis eline sopayi alip üzerlerine yürüse kacarlardi.
b-otelin önündekiler, orada bulunan bir arabayi ters cevirdi. o esnada arabanin deposundan benzin akmaya basladi.o esnada, otelde mahsur kalanlar, pencerelerden masa sandalye ne varsa asagiya atmaya basladilar.
c-kalabaliktan biri, yere dökülen benzini atesledi ve yangin basladi. otelden atilan esyalar da atesin büyümesine yol acti.
d-oteldekiler, yanarak degil, duman zehirlenmesi ile hayatlarini kaybettiler.

*********

Bu olayda tek suclu yok.
herkes suclu.engellemeyenler, korumayanlar, tahrik edenler, kiskirtanlar, provakatörler.

yazik oldu o insanlara.

ps: arif sagin tabancasindan cikan kursunla ölen iki sahistan hic bahsedilmiyor . o zaman, olayin acisi ile, olay kapatildi, arif saga kimse hesap sormadi.

Manastirli Hamdi
03.06.06, 19:29
der anschlag galt dem aziz nesin und nicht den aleviten oder?

aziz nesin hat auch ein teilschuld an dem brandanschlag,wer sagt "die türkische bevölkerung sei dumm und feige" der braucht sich nicht wundern das man sich beleidigt fühlt..

Zum einen macht dieser Hinweis aus Opfern täter und schreckt religionskritische Menschen mit der verdeckten Drohung auf Tötung ab.

Das heißt, die Geltung "religiöser Normen" in der Gesellschaft verbietet es gegen Todestsrafe, abzuweichen. Da muss man sich dann gewahr werden, dass diese religiösen Normen von der in der Türkei ab 1950 bis 1997 herrschenden Eliten damals staatlich von oben wohlbedacht gestützt und verankert wurden (Imam-Hatip, Religionsunterricht, Toleranz gegenüber Islamisten).

Andererseits passt es gerade bei Sivas eben nicht ganz.

Denn das Gewaltereignis von Sivas war KEINE SPONTANE REAKTION DER "FROMMEN BEVÖLKERUNG" auf AZIZ NESIN, sondern ein von langer Hand vorgeplantes und durchgeführtes Massaker bestimmter Kräfte, was die Aleviten dem Staat und sunnitischen Volk entfremdete.

Bereits eine Woche vor dem Massaker wurden Zettel an die "Muslimische Bevölkerung" in Sivas von Unbekannten verteilt und verbreitet und das Volks auf die Veranstaltung der Aleviten entsprechend eingestimmt.

Vor dem Hotel wurden zum Beispiel Steine aufgetürmt, die dann später benutzt wurden als Wurfgeschoss.

In den durch die Schul-Ferien leeren Logen wurden Auswärtige geholt, die dann bei den Demos gegen das Hotel und gegen das Gouverneursgebäude zogen und stürmen wollten. Diese Leute waren da, weil die Stadtregierung eine zeitgleiche islamische Kampagne "Hicret Kosusu" plante und die Pansionen und Internate den Leuten überliess.

Der Bürgermeister hetzte die Demonstranten auf: "Gazaniz müberek olsun."

Die meisten Soldaten waren gegen die PKK im Einsatz. Die übrigen wurden von Innenminister nicht nach Sivas gesendet. Nur wenige Anfänger.

Präsident Demirel war auch dagegen. Er sagte: "Ich will die Armee gegen mein Volk nicht aufbringen."

Ergebnis: Nach 9 Stunden Belagerung wurde das Hotel von den NICHT GEHINDERTEN DEMONSTRANTEN ANGEZÜNDET. DER STAAT HAT ZUMINDEST VERSAGT. ER HÄTTE DIE MENSCHEN IM HOTEL SCHÜTZEN MÜSSEN.

Teile der Feuerwehr haben Hilfesuchende zurückgescheucht.

Sivas hat eine Verbitterung bei Aleviten ausgelöst und deren Misstrauen gegenüber Volk und Staat bestätigt. Ausserdem war das der Motor für antitürkische Alevitenverbände in der Bundesrepublik.

deryatulga
03.06.06, 20:49
Sivas hat eine Verbitterung bei Aleviten ausgelöst und deren Misstrauen gegenüber Volk und Staat bestätigt. Ausserdem war das der Motor für antitürkische Alevitenverbände in der Bundesrepublik.




Weiss du, mit solchen Geschichten geht auch die armenische Propaganda vor. Einseitig und ohne nötige Distanz zum Stoff. Ich habe deshalb versucht, den historischen Kontext aus 1993 darzustellen. Eine Zeitschrift, die mit der PKK auf engster zusammenarbeitet, publiziert nicht nur wochenlang Passagen aus "Satanischen Versen" sondern kündigt an, auch wochenlang, was sie in Sivas zu veranstalten gedenkt. Der böse Wille, der dahinter steckt, ist dadurch belegt, dass man ausschliesslich nur solche Passagen publiziert, die die gläubigen Muslime tief beleidigen können, denn ich selbst halte das Buch von Salman Rushdie in seinem Gesamtkontext nicht für eine Beleidigung des Islam, sondern für eine in extremis dargestellte Identitätskrise, was mit künstlerischer Freiheit gedeckt ist.

"Aus den Opfern Täter machen" hat man uns auch in Berlin vorgeworfen, weil wir den Hintergrund der Gewaltausbrüche unter die Lupe genommen haben. Zur Religionskritik gibt es in der Türkei adäquatere Ecken und nicht nur Sivas, eine Stadt mit noch nicht verheilten Wunden aus den 70er Jahren. Warum haben die Herren Perincek und Nesin ihre Veranstaltung nicht in Tunceli organisiert? Dort wären sie auf eine dankbare Zuhörerschaft
gestossen. Oder etwa nicht in Diyarbakir? Die dortige Bevölkerung hätte unter Garantie viel resoluter gehandelt als diejenige in Sivas. Hatten sie etwa Angst, dass dadurch ihre PKK Freunde propagandistisch ins Zwielicht geraten würden?

"Ein von langer Hand geplantes und durchgeführtes Massaker" mit solchen Floskeln, die wir aus dem Mund der Armenier zugenüge kennen, erklärt und beweist man gar nichts. Dennoch wird jeder drittklassiger Kriminalist hier darüber Klarheit verschaffen, ob diese Beschreibung zu den Ereignissen in Sivas passt. Wäre dem so, hätte in erster Linie Aziz Nesin nicht die Sache total unverletzt überlebt.

Sivas war in den 70er Jahren ein Brennpunkt des alewitisch-sunnitischen Zusammenstosses. Die Geschichte um Madimak fügt sich haargenau in diese
Tradition. Da einige Herren ihre Uhren sogar im XVI. Jahrhundert stehen liessen und danach Rache schrien, kann und darf man hier keine Legende der brüderlich miteinander lebenden Konfessionen auftischen.

Wenn man schon vom angeblich angegriffenen Regierungssitz erzählen will, sollte man sich mindestens eine Staddkarte von Sivas besorgen. Die aufgebrachte Volksmenge lief lange genug zwischen beiden Gebäuden auf und ab, ohne dass jemand sich zur Intervention bereit fand. Die Distanz müsste mindestens einige hundert Meter betragen.

Der Bürgermeister Temel Karamollaoglu stand wegen seiner angeblichen Sprüche vor dem Gericht und wurde freigesprochen. wie komme ich ständig auf die Methode der armenischen Propaganda? Dreimal darf man es raten!

Dass die Soldaten gegen die PKK im Einsatz waren, ist glatter Blödsinn. Die in Sivas kasernierten Soldaten wurden selten, vielleicht nie auf die Berge gegen die PKK geschickt. Zurückgepfiffen wurden sie jedoch von irgend jemandem, der auf gar keinen Fall ein Zivilist gewesen sein kann.

Der Innenminister ist für die Gendarmerie zuständig und eine Befehlsgewalt hat er nicht. Das gilt auch für den Präsidenten Demirel, der nur auf dem Papier Oberbefehshaber ist. Übrigens, wenn dem so ist, warum haben Herr Inönü und seine Partei die Koalition mit der DYP nicht beendet? Weil sie die bequeme Stellung nicht aufgeben wollten, Staatsämter ausschliesslich mit alewitischen Kurden zu besetzen? Ein Jahr später stellte man nämlich fest, dass mindestens 948 PKK Anhänger Schlüsselpositionen in den Ministerien erreicht hätten!

Natürlich hat der Staat versagt und nur er allein! Und nicht ein einziges Mal!
Feuerwehr soll die armen Opfer zurückgescheucht haben! Ohne ihren Einsatz unter unmöglichsten Bedingungen hätte dort niemand überlebt.

1979 unternahm ich eine Reise durch die Türkei, östlich von Sivas wurde ich
von der Gendarmerie zurückgeschickt, weil die alewitischen Banden dort die Strassen verunsicherten. Und mitte in Sivas sah man noch die Reste der Brände der letzten Zusammenstösse. Also, wenn schon entfremdet, dann begann dies viel früher. Ich lebe übrigens seit Februar 1970 in der BRD. Wie die antitürkischen Alewitenvereine entstanden und wer sie damalls finanziert und logistisch unterstützt hat, kenne ich aus eigener Erfahrung.
Die Katastrophe um Madimak mag im kollektiven Gedächtnis der Alewiten einen mystischen Rang erreicht haben. Für den Zeithistoriker ist sie in dieser Erzählform nichts anders als Prätention!

dertli4u
03.06.06, 21:16
sevgili hamdi

olayin basladigi andan, itfaiyenin müdahale ettigi ana kadarki, IHA nin cektigi video kaseti bende var. müsait bir zamanda seyretmeni dilerim. orada bircok sey cok acik sekilde belli oluyor.


1. arif sag nefs-i müdafaa yapmis olamaz mi? otel yaniyor, orda suc isleniyor. tam o zaman adamlar ya yanigini söndürsün ya da olay yerinden kacsin.

arif sagin silahindan cikan mermi ile 2 kisi otelin önünde öldü ama iki kisi de otelin uzaginda, baska bir mahallede öldü. onlarda arif sagin silahindan cikan mermiyle ölmüstü.

ayrica:
tekrar edeyim. otel bizim anladigimiz manada yanmadi. otelin asma katindaki bölüm, asagida yanan arabanin ve ona bagli alev alan perdelerin yanmasi seklinde gelisti. yani, birileri gidip, oteli yakmak icin otele yanici madde falan atmadi.zaten ölenlerin hepsi, duman zehirlenmesinden dolayi hayatini kaybetti.




[quote=Manastirli Hamdi]

Andererseits passt es gerade bei Sivas eben nicht ganz.

Denn das Gewaltereignis von Sivas war KEINE SPONTANE REAKTION DER "FROMMEN BEVÖLKERUNG" auf AZIZ NESIN, sondern ein von langer Hand vorgeplantes und durchgeführtes Massaker, was die Aleviten dem Staat und sunnitischen Volk entfremdete......
......Bereits eine Woche vor dem Massaker wurden Zettel an die "Muslimische Bevölkerung" in Sivas von Unbekannten verteilt und verbreitet und das Volks auf die Veranstaltung der Aleviten entsprechend eingestimmt.


tüm bunlari anlatirken, cuma namazi sirasinda, caminin önünde davul calarak halay cekildigini unutuyorsun.

birileri birsey planladi elbette ama o planlanan tezgaha her iki taraf da düstü.

sunnilerde, alevilerde bu konuda ayni derecede sucludur.

sunnilerin günler önceden bildiri dagittigi dogru..ama alevi kesimi de günler önceden bildiri dagitti. bunuda belirtmek lazim.

yani her iki kesimde, yangina körükle gitti.

tezgah kurmak isteyenler de istedigi gibi kurdu tezgahi. nasilsa vatandas herseye tesna.






Der Bürgermeister hetzte die Demonstranten auf: "Gazaniz müberek olsun."

o sahis bunun hesabini vermelidir. gerci , halki sakinlestirmek icin söyledim diyor ama, osman baydemirin yaptigindan farki ne?



Die meisten Soldaten waren gegen die PKK im Einsatz. Die übrigen wurden von Innenminister nicht nach Sivas gesendet.

hayir, olan askerler yeterdi. ama kisladan cikmalarina izin verilmedi. en büyük mülki amir olan valinin bu konuda emir vermesi gerekirdi. vali hükümetin oradaki en yetkili memurudur.

saatlerce, ankara ile görüsmeler yapildi. arif sag bizzet erdal inönü ile görüstü. erdal inönü seriatci diyemeyiz herhalde.



Sivas hat eine Verbitterung bei Aleviten ausgelöst und deren Misstrauen gegenüber Volk und Staat bestätigt. Ausserdem war das der Motor für antitürkische Alevitenverbände in der Bundesrepublik.




sevgili hamdi

toplumsal olaylari planlayanlar bazen ipin ucunu ellerinden kacirirlar. ama sonucun ne olacagini üc asagi bes yukari bilirler.

su anda, nasil ki, danistay saldirisi islamcilarin örgütsel hareketi degilse, sivas olaylarida dincilerin örgütsel hareketi degildir.

en aptal dinci bile bilirki, böyle bir hareket sonucu, kendilerine düsman kitleler dogacaktir.

bu mesele sadece almanyadaki alevi kesimi icin degil, türkiyedeki alevi kesimi icinde motor vazifesi görmüstür.

o tarihten sonraki gelismelere bakinca daha iyi anlasiliyor.

*********

sivas olaylarinda, oteli taslayanlar, sanatcilara ve alevilere saldiranlar benim gözümde sadece cahil bir grup.
esas suclu olan, sivastaki sunni müslüman kesimin ileri gelenleri, akillilari, dindar cami cemaati ve dindar dernekler, parti mensuplari.

orada insanlar ölürken, otele saldirilirken, olaylar büyürken, "müslümanlar" tedbir almali ve olaylari önlemeliydiler. gözlerinin önünde gelisen bu vahsete dur demeliydiler.

polisten önce, askerden önce, inanan müslümanlar müdahale etmeliydiler.

ben, sunni bir müslüman olarak, Sivas olaylarindan dolayi utaniyor ve üzülüyorum.

taycunist
03.06.06, 22:16
Gewiss sind die Ereignisse in Sivas sehr tragisch und bedauerlich! Leztendlich sind unschuldige Menschen gestorben!!
Habe mich immer wieder gefragt, warum ein vermeintliche Intellektuelle, wie Aziz Nesin; in einer so Erzkonservativen Stadt, eine Tagung halten wollte? wo bitte bleibt sein Inteligenz, als Intellektuelle?

deryatulga
03.06.06, 22:20
Gewiss sind die Ereignisse in Sivas sehr tragisch und bedauerlich! Leztendlich sind unschuldige Menschen gestorben!!
Habe mich immer wieder gefragt, warum ein vermeintliche Intellektuelle, wie Aziz Nesin; in einer so Erzkonservativen Stadt, eine Tagung halten wollte? wo bitte bleibt sein Inteligenz, als Intellektuelle?

Er hat in Aydinlik selbst angekündigt, er wolle in Sivas provozieren. Das ist ihm auch restlos gelungen.

Manastirli Hamdi
03.06.06, 22:26
Weiss du, mit solchen Geschichten geht auch die armenische Propaganda vor. Einseitig und ohne nötige Distanz zum Stoff.

Hmm. Ich würde trotzdem keine Analogien zwischen dem Kaukasus-Problem und dem Gewaltereignis in Sivas von 1993 ziehen wollen. Die Tatsache der Existenz der armenischen Propaganda soll vielleicht eine andere Methodik plausibilisieren helfen, aber es gibt keinen Zusammenhang zwischen der armenischen thematik und den Aleviten. Dass ist so, als würde Hoffmann den Holocaust mit dem angeblichen Genozid vergleichen und Argumentationsketten aus der deutschen Vergangenheit auf die Armenierthematik anwenden wollen, um Deutungsmuster wachzurufen. Man sollte alles getrennt voneinander unabhängig betrachten.

Aber ich vergfolge keine politischen Ziele zur Pflege der Opferrolle der Aleviten.Zumindest heute.

[AN DIESEM ZUSAMMENHANG FÄLLT MIR EIN BEITRAG von BIRGIT NEUMANN EIN. ES GEHT UM ERINNERUNGSKONFLIKTE UM KONFLIKTERINNERUNGEN, WOBEI ES KÄMPFE UM ERINNERUNGSHOHEIT DURCH GEDÄCHTNISAKTIVISTEN GIBT: Neumann, Birgit "Literatur als Medium kollektiver Erinnerungen und Identitäten" in Erll, Astrid et al. (Hg.): Literatur.Erinnerung. Identität. Theoriekonzepte und Fallstudien. Trier 2003.]

Den Vorwurf meiner fehlenden Distanz lasse ich unbeantwortet, da möchte ich Dir nicht widersprechen.


Eine Zeitschrift, die mit der PKK auf engster zusammenarbeitet, publiziert nicht nur wochenlang Passagen aus "Satanischen Versen" sondern kündigt an, auch wochenlang, was sie in Sivas zu veranstalten gedenkt. Der böse Wille, der dahinter steckt, ist dadurch belegt, dass man ausschliesslich nur solche Passagen publiziert, die die gläubigen Muslime tief beleidigen können, denn ich selbst halte das Buch von Salman Rushdie in seinem Gesamtkontext nicht für eine Beleidigung des Islam, sondern für eine in extremis dargestellte Identitätskrise, was mit künstlerischer Freiheit gedeckt ist.

Die damalige PKK-Nähe dieses sich heute nationalistisch-türkischen darstellenden Periodikums will ich nicht abstreiten. Aber Anfang der war eine Phase des islamischen Revivals. Die Leute waren religiöser und waren auch nun bereit, andere ihren Vorstellungen zu unterwerfen, was klipp und klarr gegen den türkischen Laiszismus ist. Das Strassenbild wurde von den Islamisten geprägt, die nun selber begangen, ihre Regeln anderen aufzuzwingen. Das lässt sich nicht bestreiten oder in Frage stellen. Özal hatte 163 entfernt; Religion wurde gefördert oder im Gegensatz zu früher nicht mehr so eingeengt. (Erst ab 1997 hat man wieder davon Abstand nehmen wollen). Du kannst natürlich sagen, dass SIVAS immer schon religiös war und solche religiösen und gewalttätigen Reaktionen, auch wenn sie unerwünscht sind, von den Veranstaltern entweder in Kauf genommen oder bewusst provoziert worden. Aber es ist eine normative Frage. In einer säkularen Welt darf ich als Turan Dursun oder als jemadn anders gegen Religion sein. Die Glaubensfreihheit hat auch die Freiheit, nicht zu gluaben und religionskritisch zu sein. Denn gerade unsere Religiosität liefert auch die grundlage für glaubensfanatisch legitimierte Gewalt. Dann heisst es, das Volk wurde aufgehetzt. Aber es muss sich daran gewöhnen.

Dass vor dem Hintergrund erstarkter religiöser Intoleranz Trotz- und Weiter-So-Reaktionen der Säkularisten und Entfremdungen sowie Gegenreaktionen zu erwarten waren, ist klar. Ich sehe Aziz Nesins Übersetzungsversuch in dem Zusammenhang.

[In dem islamkritischen Dialog innerhalb der islamischen Welt stehe ich anders als wenn hier im Westen die Religion kritisiert wird. Das ist hier eine Macht- und Unterwerfungsfrage zwischen Aufnahme- und Migrantengesellschaft]


"Aus den Opfern Täter machen" hat man uns auch in Berlin vorgeworfen, weil wir den Hintergrund der Gewaltausbrüche unter die Lupe genommen haben. Zur Religionskritik gibt es in der Türkei adäquatere Ecken und nicht nur Sivas, eine Stadt mit noch nicht verheilten Wunden aus den 70er Jahren. Warum haben die Herren Perincek und Nesin ihre Veranstaltung nicht in Tunceli organisiert? Dort wären sie auf eine dankbare Zuhörerschaft gestossen. Oder etwa nicht in Diyarbakir? Die dortige Bevölkerung hätte unter Garantie viel resoluter gehandelt als diejenige in Sivas. Hatten sie etwa Angst, dass dadurch ihre PKK Freunde propagandistisch ins Zwielicht geraten würden?

Ich bin gegen die Vermengung zwischen die Armenierfrage mit Sivas. Dass euch Anhänger der Genozidverleumdung Vorwürfe mit dem selben Argumenationsmuster machen, hat keinen Zusammenhang damit, ob ich bei Sivas dasselbe rhetorische Modell benutze oder tatsächlich die Opfer in den damaligen Ausgaben von Hürriyet, türkiye oder Zaman als Täter und Provokateure gesehen werden.

Wenn wir in der Armenierfrage kritisieren, dass einige Holocaust-Argumentationsfiguren auf Genzodvorwürfe anwenden, um so ohne etwas zu beweisen, Ablehner der Genozidverleumdung nach Holocaust-Leugner-Beispielen als Genozid-"Leugner" hinzustellen; dann sollten wir dieselbe Methode der Analogie bitte nicht bei dem Sivas-Fall anwenden. Dass die Armenier uns vorwerfen, dass wir aus Opfern Täter machen; hat nix damit zu tun, ob aus Sivas-Opfern Täter gemacht worden oder ich es aus Propaganda-Gründen so hinstelle.

Tunceli ist eine Stadt. Klar gibt es bestimmte Tendenzen. Ich vertsehe deine Argumentation. Aber dieses Insistieren und Weiterpflegen durch Andeutungen führt durch zur aufrechterhaltung der Grenzen in unseren Köpfen, als gehört Tunceli den "anderen", also "ihnen" und Kayseri "uns". Dann können wir schon mit Landkartenzeichnungen anfangen,oder??

Dass die Sache der PSAKD ausgerechnet an einem Freitag und gerade in Sivas gemacht wurde, war sicherlich keine Hilfe.

Oder was hat ein Atheist wie Aziz Nesin auf einer Alevitenverantsaltung zu suchen?? Ein Atheist in eienm religiösen Zusammenhang?? Das ist Provokation... Aber nix und niemand darf religiös motiviertes Töten legitimieren. Ich moralisiere hier. Auch wenn man alle Ursachen nennen sollte.

Aber wenn wir in Anspruch erheben eine moderne Nation zu sein, sei es auch nur mit Staatsgewalt, dann müssen wir im Prinzip immer und überall viele Sachen machen dürfen, dazu gehört eine islamkritische Veranstaltung in Sivas und Türkisch-Märsche in Tunceli.



"Ein von langer Hand geplantes und durchgeführtes Massaker" mit solchen Floskeln, die wir aus dem Mund der Armenier zugenüge kennen, erklärt und beweist man gar nichts. Dennoch wird jeder drittklassiger Kriminalist hier darüber Klarheit verschaffen, ob diese Beschreibung zu den Ereignissen in Sivas passt. Wäre dem so, hätte in erster Linie Aziz Nesin nicht die Sache total unverletzt überlebt.

Woher willst Du das wissen?

Ich konnte Nesin nicht befragen; natürlich hätte er nach deiner deutung gelogen. ich habe den überlebenden lütfi kaleli befragt, und er sagte auf veranstaltungen, dass die rauchwolken so weit vordrangen, aziz nesin sich schon auf den tod vorbereitend auf ein hotelbett legte, lütfi kaleli es aber war, mit ihn weiter nach oben zu gehen, von wo sie dann heruntergeholt worden. als nesin unten war und erkannt wurde, wurde er laut kaleli von einigen leuten zusammengeschlagen. ein sich dann einmischender beamter ist dann gekommen und hat sie in seinen wagen genommen und gegen den wunsch der leute rausgefahren. ich kann mich nicht mehr ganz erinnern. müsste die vier jahre alten kassetten wieder anhören oder die transkripte lesen.
aber kaleli kann auch gelogen haben.
letztendlich war ich nicht da.

Dass Zettel in der stadt lange VOR DEM 2.7. verteilt wurden, wird doch nicht bestritten. Diese Zettel hatten verhetztende Aufrufe an die "muslimische" Bevölkerung zur Bestrafung von Nesin und Co. zum Thema. Allein diese VORHER verteilten Aufrufe, deren Kopien es gibt, und die aufgetürmten steine, wovon die Überlebenden sprachen, weisen doch daruaf hin, dass da es KEINE SPONTANE EINFACHE RELIGIÖSE REAKTION WAR.

Es hatte nur den Vorwand einer spontanen Reaktion gegeben. Dass 9 Stunden keine Sicherheitskräfte richtig eingreifen, ist doch auch merkwürdig, oder?


Ich vermute bestimmte religiöse Kräfte, die in die Fraktionen der Politik und Administration eingesickert sind und den 8-9 langen Demonstartionszug zumindest geduldet haben.




Sivas war in den 70er Jahren ein Brennpunkt des alewitisch-sunnitischen Zusammenstosses. Die Geschichte um Madimak fügt sich haargenau in diese Tradition. Da einige Herren ihre Uhren sogar im XVI. Jahrhundert stehen liessen und danach Rache schrien, kann und darf man hier keine Legende der brüderlich miteinander lebenden Konfessionen auftischen.

Es gab keine alevitisch-sunnitische Zusammenstösse. Die bürgerkriegsähnlichen Auseinadersetzungen zwischen Linken und Rechten wurden konfessionalisiert und einige wollten, die religiöse Herkunft instrumenatlisieren und zur Mobilisierung nutzen. Aber du hast das erlebt.

Zwar waren unter den Linken Alevis und unter den Rechten Sünnis überrepräsentiert, aber nicht jeder Sunnite war Links und nicht jeder Alevite war rechts. Daher würde man in die Falle tappen und Sunniten als Rechte und Aleviten als Linke betrachten trotz gewisser Wahlverwandtschaften und den Ausländeischen Kräften dadurch helfen.


Wenn man schon vom angeblich angegriffenen Regierungssitz erzählen will, sollte man sich mindestens eine Staddkarte von Sivas besorgen. Die aufgebrachte Volksmenge lief lange genug zwischen beiden Gebäuden auf und ab, ohne dass jemand sich zur Intervention bereit fand. Die Distanz müsste mindestens einige hundert Meter betragen.

Der damalige Gouverneur erzählte im TV, er hätte sich umbringen wollen, weil die religiöse Menge das gebäude stürmte und die wenigen sicherheitskräfte ihn nicht hätten schützen können. Das ist doch ein Widerspruch zum "angeblich angegriffenen Regierungsgebäude", oder?


Der Bürgermeister Temel Karamollaoglu stand wegen seiner angeblichen Sprüche vor dem Gericht und wurde freigesprochen. wie komme ich ständig auf die Methode der armenischen Propaganda? Dreimal darf man es raten!

Diese Analogieschlüsse sind nicht gut und gefährlich. Man sollte das trennen.
Ausserdem, vor dem 28.2.1997 wurden einige Angeklagte freigesprochen; aber zufällig nach dem 28.2.1997, nachdem ganz zufällig die Gerichte wieder neu aufgerollt worden, einige Freigesprochenen als Täter verurteilt.

Wa sagt das aus?? Ausserdem, wenn diese Gerichte richtig oder falsch geurteilt haben, hat das nichts mit der Armenierfrage zu tun.



Dass die Soldaten gegen die PKK im Einsatz waren, ist glatter Blödsinn. Die in Sivas kasernierten Soldaten wurden selten, vielleicht nie auf die Berge gegen die PKK geschickt. Zurückgepfiffen wurden sie jedoch von irgend jemandem, der auf gar keinen Fall ein Zivilist gewesen sein kann.

"selten" oder "vielleicht nie" ist nicht "niemals", also doch besteht eine für dich unwahrscheinliche Möglichkeit, hmm? :-)

Jemand der kein Zivilist ist? Hm, wer kann das sein? Hm, ein Soldat? Hmm, ist das ein Einzelner oder ist dann der gesamte Apparat in der Gesinnung gleich? Warum zurückpfeifen? Wegen Ferien? Oder wegen was anderem??






Der Innenminister ist für die Gendarmerie zuständig und eine Befehlsgewalt hat er nicht. Das gilt auch für den Präsidenten Demirel, der nur auf dem Papier Oberbefehshaber ist. Übrigens, wenn dem so ist, warum haben Herr Inönü und seine Partei die Koalition mit der DYP nicht beendet? Weil sie die bequeme Stellung nicht aufgeben wollten, Staatsämter ausschliesslich mit alewitischen Kurden zu besetzen? Ein Jahr später stellte man nämlich fest, dass mindestens 948 PKK Anhänger Schlüsselpositionen in den Ministerien erreicht hätten!

Das mit den Beweggründen der SHP'ler oder deren auch von Harald Schüler dokumentiertem Klienetelismus gegenüber bestimmten Gruppen ist doch ein anderes Thema. Einige Aleviten kritisieren die SHP, nichts getan zu haben. Aber das hat mit dem Gewaltereignis in SIVAS direkt nicht zu tun.

Basbaglar war auch eine Untat der PKK, aber die Opfer von Basbaglar und die Opfer von Sivas selber standen in keinem Zusammenhang übrigens. Erst die PKK wollte diesen herbeiführen und somit eine alewvitisch-sunnitische Front schaffen. Ich denke, Sivas zu betrauern schliesst nicht aus, auch Basbaglar zu betrauern. Basbaglar war keine alevitische Racheakt, es hätte nur eine Kettenraktion provozieren sollen. Das darf man nicht vergessen. Man darf das nicht ausspielen. Die Opfer von Basbaglar und Sivas haben nix zu tun, die PKK wollte den Zusammenhang herbeiführen. Wir dürfen in diese Falle nicht tappen.



Natürlich hat der Staat versagt und nur er allein! Und nicht ein einziges Mal! Feuerwehr soll die armen Opfer zurückgescheucht haben! Ohne ihren Einsatz unter unmöglichsten Bedingungen hätte dort niemand überlebt.





1979 unternahm ich eine Reise durch die Türkei, östlich von Sivas wurde ich von der Gendarmerie zurückgeschickt, weil die alewitischen Banden dort die Strassen verunsicherten. Und mitte in Sivas sah man noch die Reste der Brände der letzten Zusammenstösse. Also, wenn schon entfremdet, dann begann dies viel früher.

Es waren kommunitische Banden. Wo anders gab es rechte Banden mit No-Go-Areas für Linke. Das war nicht gut. Aber es waren keine Religionsgruppen, es war kein religöser Konflikt, es war ein politischer.


Ich lebe übrigens seit Februar 1970 in der BRD. Wie die antitürkischen Alewitenvereine entstanden und wer sie damalls finanziert und logistisch unterstützt hat, kenne ich aus eigener Erfahrung.

Ich meine Motor als Katalysator. Natürlich haben schon Vereine vorher existiert, aber die Anzahl der Vereine hat nicht nur durch Politiserung in den 70ern oder durch Urbanisierzung oder Migration zugenommen, sondern auch durch SIVAS, die Anzahl der Vereine hat sich gerade nach Sivas vervielfacht und viele Aleviten haben erst nach diesem Ereignis angefangen, sich allmählich vonSunniten zurückzu ziehen.

Bei kollektiven Opfererfahrungen, die von Isnatnzen der Rechtsdurchsetzung nicht geanhndet werden, können Angehörige der teilweise verrandeten Gruppe sich der Hauptgesellschaft und ihren Einrichtungen entfremden und es kann können Segregationstendenzen entstehen, die die Nation teilen.


Die Katastrophe um Madimak mag im kollektiven Gedächtnis der Alewiten einen mystischen Rang erreicht haben. Für den Zeithistoriker ist sie in dieser Erzählform nichts anders als Prätention!

Klar wird Madimak in einen historisch-konstruierten Leidens- und Opferweg von Kerbela über Yavuz bis heute eingereiht und die Rolle der Aleviten seit Alis Tod über Yavuz bis heute davon abgeleitet, wobei diese "chosen traumas" als Meilensteine der sich als progerssive und marginalisierte Glaubensgemeinschaft mit Widerspruchsgeist verstehenden Aleviten herangeführt werden.

So versuchen einige böse Leute, "Dersim 1938" oder "Kocgiri" und das Verbot der Tekken/Zaviyes als antialevitische Untaten darzustellen und Aleviten sich von sie an die Türkei bindenden Symbolfigur Atatürk zu entfremden.

Ich bin auch dagegen.


Übrigens, da es in der letzten Zeit keine so großen Sachen gegeben hat, erschwächt die Bewegung; nur der EU-Prozess scheint es aufrecht zu halten; aber die Mobilisierung scheint abzunehmen....

Aber ich bin gegen diese Mystifizierungen.

so hat ein überlebender Funktonär Ali B. auf einer Gedenkveranstaltung behauptet, erst nachdem die Polizei im Hotel kontrolliert hätten, dass ja auch keine Sicherheitsluete im belagerten Hotel anwesend waren, hätte das Feuer angefangen.

Ich denke, viele Aleviten und Laizisten folgen der Ansicht, dass die Teilnehmer hätten geschützt werden sollen und das das nicht passierte und dass die damaligen Medien die Toten dafür die Schuld gegeben hätten und nicht den Islamisten; aber auch wenn eine vergewaltigte Frau nachts vorher in Bronx war und vielleicht ihre Täter provvoziert hätte; es rechtfertigt sie nicht, zu überfallen.

Ich sollte aber selber mit Vergleichen aufpassen.
Zynisch will ich auch nicht erscheinen.

DeLaHoya
04.06.06, 14:33
Habe mich immer wieder gefragt, warum ein vermeintliche Intellektuelle, wie Aziz Nesin; in einer so Erzkonservativen Stadt, eine Tagung halten wollte? wo bitte bleibt sein Inteligenz, als Intellektuelle?
Wo soll man sonst ein Pir-Sultan-Abdal-Fest abhalten, wenn nicht in Sivas?

Evtl. war die Türkei 1993 noch nicht bereit, so etwas zusammen mit Aziz Nesin zu verkraften. Die Anfang 1990er Jahre waren generell eine schlimme innenpolitische Zeit in der Türkei.

Dass Orhan Pamuk letztes Jahr nicht verbrannt wurde, ist schon einmal ein gutes Zeichen, auch wenn mir Leute wie Kerinçsiz & Co. zu denken geben. Ihnen fehlt zwar der Intellekt, dafür haben sie genug Hirnlose in ihren Reihen. Siehe auch jüngstes Attentat auf die Richter.

TSfalcon
13.06.06, 01:31
madimak katliami ateistlere göz dag vermek icin degilmiydi?

@li
13.06.06, 18:21
madimak katliami ateistlere göz dag vermek icin degilmiydi?

Hayir bu alevilere seriyatcilardan saltanat sürmek isteyenlerden bir saldiriydi.
Nerde yasiyoruz koskocaman türkiye cumhuriyetinde teröristler mi elle aldi köntrölü ne göz dagi yaramiza tuz basildi göz dagi verilmedi.

Bu yazdiklarim yanlis anlasilmasin Sünnlü arkadaslardan!!bu katliyami düzenliyenleri ben Sünnlü olarak saymiyorum insan olarak da saymiyorum.

zübeyde
20.06.06, 14:17
Da du weder Solingen noch Sivas kennst, kannst du dir so einen feinsinnigen Humor leisten. Jede Straftat hat eine innere Seite und sie wird nicht nach Gerüchten, sondern nach der Beweisaufnahme eines Gerichts festgestellt. Aziz Nesin hat vorher angekündigt, er wolle provozieren, was ihm auch gelang. hättest eine Ahnung davon, was man alles an den Intimitäten der Familie Genc durchforstet hat, kämest du mit deinem Vergleich nicht so furchtbar klug vor!


Daß Aziz Nesin provoziert haben soll und dies angekündigt haben soll, begründet aber nicht den Brandanschlag oder ?
Denn ich denke in der Gesellschaft provozieren viele durch Reden, Schriften, freie Meinungsäußerung, nur darf es niemals bei solchen Attentaten enden.

piramses
21.06.06, 14:26
Da du weder Solingen noch Sivas kennst, kannst du dir so einen feinsinnigen Humor leisten. Jede Straftat hat eine innere Seite und sie wird nicht nach Gerüchten, sondern nach der Beweisaufnahme eines Gerichts festgestellt. Aziz Nesin hat vorher angekündigt, er wolle provozieren, was ihm auch gelang. hättest eine Ahnung davon, was man alles an den Intimitäten der Familie Genc durchforstet hat, kämest du mit deinem Vergleich nicht so furchtbar klug vor!


Provokation hin, Provokation her.. Schließlich fühlt sich ein Atheist, Aziz Nesin z.B, bestimmt nicht provoziert, wenn er täglich fünf mal von Müezzin mit lauter Stimme zum Beten eingeladen wird oder, geschweige denn, den Müezzein zu verbrennen versuchen..
Deryatulga, Provokation gehört zu einer Selbsverständlichkeit des aufgeklärten Menschenbilds. Mehr als Hälfte der Wissenschaftler, Künstler usw, die die menschliche Geschichte hervorgebracht hat, waren und sind wolh provokanten.. Ein wolk muss lernen, die provokanten zu dulden..Ich meine damit selbsverständlich nicht die staatliche gehimdienstpersonen, oder von rechts/linkstextremistische Organisationen eingesetzte Militanten , die in einer Massendemonstration auftauchen um die demos zu ihrer Vorteil zu lenken..
Was man als Provokation betrachtet hängt ja von der Anschauung, Vorstelleung der Menschen und Gesellschaft, von der Kultur und Tradition ab...Was die Frauenmörder in der Türkei jahrelang aufgrund der angeblichen "provokation" eine Strafmilderung bekommen haben, müsste ja auch bekanntlich sein..
zu unserem Thema kurz; so oder so. Man braucht hier nicht lange herumzureden.Solingen ist ein Akt der rassistische Wahn.Sivas dagegen Folge des religiösen Fanatismus..sonst sehe ich keinen Unterschied..In Sivas hat die viel gesprochene Toleranz in Anatolien versagt, genauso wie Staat, der nur zusah.. Sivas ist sogar in mancherlei Hinsicht schlimmer..In Solingen haben die Täter in einer Situation angregriffen, in der weder die Opfer sich wehren , noch die Sicherheitskräfte oder Menschen aus der Umbegung eingreifen könnten..In Sivas hat es dagegen stundenlang gedauert und weder die tausende Menschen, die das Hotel belagert haben, was dagegen unternommen, noch Sicherheitskräfte taten was..

Noch furchtbar ist aber, dass viele, mit Hinweis auf Nesin oder andere Opfer, diesen schrecklichen Tat kleinreden, während die deutsche Politiker jedes jahr an dem gedankentag von Sollingen teilnehmen...
Im Endeffekt liegt deiner Ausführungen zu Sivas die Demirels Mentalität und Aussage in den 70 er: "Bana sagcilar Cinayet isliyor dedirtemezsiniz" ..in der selben Richtung hat er ja auch im Fall Sivas geredet: "Halk(!) ile emniyet güclerini karsi karsiya getirtmem"

deryatulga
21.06.06, 14:45
Noch furchtbar ist aber, dass viele, mit Hinweis auf Nesin oder andere Opfer, diesen schrecklichen Tat kleinreden, während die deutsche Politiker jedes jahr an dem gedankentag von Sollingen teilnehmen...
Im Endeffekt liegt deiner Ausführungen zu Sivas die Demirels Mentalität und Aussage in den 70 er: "Bana sagcilar Cinayet isliyor dedirtemezsiniz" ..in der selben Richtung hat er ja auch im Fall Sivas geredet: "Halk(!) ile emniyet güclerini karsi karsiya getirtmem"
Fabelhaft gelungene Konstruktion, trotz aller Halbwahrheiten, Mutmassungen und Verdrehungen. Sie sollen anderen als Vorlage dienen, micht interessiert es, wie es dazu kommen konnte, dass Aziz Nesin ohne einen Schrammer alles überstanden hat!

Der eigentliche Provokateur wird bekanntlich immer durch eine unsichtbare Hand aus der Affäre gezogen. Man kann das eine Mutmassung, Vermutung oder gar Unterstellung nennen.
Ich will damit nur darauf hinweisen, das ich auch von diesem Spielchen etwas verstehe.

Manastirli Hamdi
21.06.06, 20:44
so weit ich weiss, war SIVAS kein Ergebnis der Provokation frommer Muslime an einem Fraitagmittag durch Atheisten und Aleviten, sondern ein durch Islamisten VORHER geplante Aktion.

Da z.B. VORHER Verlautbarung an die Öffentlichkeit verteilt wurden, in denen gegen Aziz Nesin gehetzt worden ist, kann niemand von einer SPONTANEN REAKTION auf Gottlosigkeit sprechen.

Diese Untat sollte den Anschein einer Realtion haben, um im Volke legitimer zu erscheinen.

deryatulga
21.06.06, 20:49
so weit ich weiss, war SIVAS kein Ergebnis der Provokation frommer Muslime an einem Fraitagmittag durch Atheisten und Aleviten, sondern ein durch Islamisten VORHER geplante Aktion.

Da z.B. VORHER Verlautbarung an die Öffentlichkeit verteilt wurden, in denen gegen Aziz Nesin gehetzt worden ist, kann niemand von einer SPONTANEN REAKTION auf Gottlosigkeit sprechen.

Diese Untat sollte den Anschein einer Realtion haben, um im Volke legitimer zu erscheinen.

Es war alles so ausführlich geplant, aber dem greisen Aziz Nesin gelang es, sich spazierend in die Sicherheit zu bringen. Er marschierte sogar durch die aufgebrachte Menge! Das ist eine sehr erklärungsbedürftige Zwischennote!

colak
22.06.06, 20:02
Warum nicht? Keiner besitzt hier das Monopol der Komplotttheorien. Aziz Nesin dürfte auch deshalb unversehrt geblieben sein, weil er selbst kein Alewit war. Man könnte fragen, warum dann Arif Sag auch so viel Glück hatte, obwohl man gesehen zu haben glaubte, er hätte auf die Demonstranten geschossen! Man soll die logische Kette besser schmieden, wenn man mit Gemeinplätzen auf die Tränendrüsen drücken will!

na, versuchen wir da mal ein verbrechen zu relativieren, wenn nicht sogar zu legitimieren. die geschehnisse in sivas sind in keinsterweise zu tolerieren. deryatulga ich kenne ihren standpunkt zu wenig, ich halte ihre äußerungen zu diesem thema allerdings für abscheulich.

die gruppe um aziz nesin hat sich in einem hotel zusammengetroffen.
sie hatten nicht vor, brandschatzent durch sivas zu ziehen, hingegen haben sich verblendete mob´s vor dem hotel angesammelt, viele von ihnen wollten bestimmt nicht den tot einzelner, aus der gruppendynamik ist es jedoch geschehen und dieses ist nicht runterzuspielen.
wir müssten eigentlich eine gedenktafel am tatort setzen, das wäre wohl das mindeste.

sie sollten nicht verkennen, das auch wir türken hier in deutschland akzeptanz suchen, warum sollten die aleviten, die in größten teilen, loyale bürger waren/sind dieses recht in ihrer heimat nicht suchen?

ihre kommentare belegen wiedermal, wie unkritisch sie mit der eigenen gesellschaft sind. keiner will es offen aussprechen, befreie dich von deinen eigenen zwängen, und nenne die tat in sivas als ein verbrechen.

mfg

deryatulga
22.06.06, 20:52
na, versuchen wir da mal ein verbrechen zu relativieren, wenn nicht sogar zu legitimieren. die geschehnisse in sivas sind in keinsterweise zu tolerieren. deryatulga ich kenne ihren standpunkt zu wenig, ich halte ihre äußerungen zu diesem thema allerdings für abscheulich.

die gruppe um aziz nesin hat sich in einem hotel zusammengetroffen.
sie hatten nicht vor, brandschatzent durch sivas zu ziehen, hingegen haben sich verblendete mob´s vor dem hotel angesammelt, viele von ihnen wollten bestimmt nicht den tot einzelner, aus der gruppendynamik ist es jedoch geschehen und dieses ist nicht runterzuspielen.
wir müssten eigentlich eine gedenktafel am tatort setzen, das wäre wohl das mindeste.

sie sollten nicht verkennen, das auch wir türken hier in deutschland akzeptanz suchen, warum sollten die aleviten, die in größten teilen, loyale bürger waren/sind dieses recht in ihrer heimat nicht suchen?

ihre kommentare belegen wiedermal, wie unkritisch sie mit der eigenen gesellschaft sind. keiner will es offen aussprechen, befreie dich von deinen eigenen zwängen, und nenne die tat in sivas als ein verbrechen.

mfg

Jedes Verbrechen wird mit jedem Urteil relativiert, indem man die innere Seite der Tat aufleuchtet. Das ist kein Hobby der Richter,, sondern ihre Pflicht. Mir persönlich sind die Beschimpfungen der Alewiten Wurscht! Das ist nur für sie verbindlich. Herr Aziz Nesin hatte als sehr begabter Humorist sein Pulver längst verschossen und versuchte sich auf dem Rücken von Rushdie profilieren. Wie egal mir so etwas ist, kann ich mit Worten nicht beschreiben. Deshalb veranstalteten die Herren ihre Schimpfkanonade nicht dort, wo man ihnen keines Gehörs würdigen würde, sondern in einem risikobehafteten Brennpunkt wie Sivas.

Ich suche keine Akzeptanz in Deutschland, mich akzeptiert man, so wie ich bin. Dennoch verbringe ich meine Zeit auch nicht mit der Beschimpfung der Werte und Personen, die der hiesigen Gesellschaft etwas bedeuten. Ich könnte vielleicht auch in Bayern eine katholische Prozession mit obszönen Sprüchen begleiten, dürfte ich hinterher aber meine Knochen numerieren.

"ihre kommentare belegen wiedermal, wie unkritisch sie mit der eigenen gesellschaft sind. keiner will es offen aussprechen, befreie dich von deinen eigenen zwängen, und nenne die tat in sivas als ein verbrechen." Das stimmt, Sivas war ein Verbrechen. Heute habe ich wieder Geberlaune, also die Kurden sollen die Geschicke der Türkei diktieren und die Armenier wiederum dürfen endlich ihr Grossarmenien bekommen. Ich muss flexibel argumentieren, sonst langweile ich die treuen Leser meiner Kommentare.

zübeyde
22.06.06, 20:56
Olayin nasil gelistigini anlatip durduk, yakacak adam otelle vilayet arasinda 8-9 saat dönüp dolasmaz. Öylesine bir yakar ki, kimsenin kemiklerini bulmazsin. Orada o toplantinin yapilmasina izin verdikten sonra, provokasyon var veya yok gerekli koruma tedbirlerini almayan devlet sorumludur. Merak ediyorum burada Sivas'i gören ve Sivas halkini taniyan kac kisi var. Anlamadigim bir de su: Türkiye'de siddet olaylarinin her kurbanina bize veya bana ne zarar verdigi acisindan mi yaklasiyoruz, yoksa olayin ayrintilarina bakip da bir fikir mi edinmeye calisiyoruz? Sünnilerde Hz. Ali'ye küfretmek büyük günah, öyle olmasaydi, Aleviler de provokasyona gelirmiydi gelmezmiydi bilirdik.



Cevap icin tesekkürler. Tabiki olayin neden nasil meydana geldigi önemli.

Bu sebebden de sordumya bu insanlarimiz neden yakildi ve kimler yakti ?

Kimin yaktigi hakkinda daha bir kelime duymadim.

Provokasyon olarak görüldüyse, insan yakmanin yine bir sebebi yok.
O zaman derimki, kütüphaneler kapansin bari.

Olay Aziz Nesin mi ?

Provokasyon, assaglanmak:
Bugün Avrupanin ortasinda insan dislamanin assaglamanin ve hor görülmenin ne demek oldugunu bir müslüman Türk olarak kendim gördüm yasadim. Umarim bunun anlamini hepimiz biliyoruz. Önyargilarsa biz de de var. Ama normal düsünen bir insan kalkip böyle isler yapmaz herhalde.

Kimdi bunlar ?

Alevilere küfür etmek ne ? Kiz vermeyiz diyenler Avrupada nesiller olusturmaya geldiler. Cok baska bir alemde. Basarilar diliyorum bizlere. Yalniz dikkat, en fazla müslüman alemine assaglamalar yine buralardan gelir. Ama biz kimseyi yakacak degiliz. Tartisiriz, kavga ederiz, olur biter.

Insan yakmaksa cözüm, herkes her bir sebeb bulur. Yargiya ne gerek.

deryatulga
22.06.06, 21:04
Arif Sag ate$ etmi$ olsa bile!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Biliginize:

Wenn eine oder mehrere Personen in einem Gebäude festsitzen, weil davor ein wütender Mob steht, von dem sie zumindest schwere körperliche Mißhandlungen zu erwarten haben, ja gar um ihr Leben fürchten müssen

in Sivas wohl der Fall

und des Weiteren das Gebäude von Personen, die zu diesem Mob gehören angezündet wurde, so dass sie kurz vor dem Verbrennen stehen,

auch das wurde zu Beginn geschildert: umgefallenes Auto aus dem Benzin läuft das dann angezündet wurde, so dass der Brand auf das Gebäude übergreifen konnte

dann ist es aus juristischer Sicht (deutsches Recht) gerechtfertigt (§ 32 StGB) und sicher entschuldigt (entschuldigender Notstand § 35 StGB, der von der Rechtsprechung zweifellos anerkannter übergesetzlicher Notstand ) wenn auf Personen dieses Mobs geschossen wird, um ein Ablassen von der Tat zu erreichen und das Blockieren des Ausgangs zu beenden.

D.h. die schießende Person handelt nicht rechtswidrig und schon gar nicht schuldhaft.
Also STRAFFFREI!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! !!!!!!!!!!!!

Die Frage ist nicht, dass er geschossen hat, sondern, dass er das Gebäude genauso wie Aziz Nesin unverzehrt verlassen hat. Hier wird behauptet, es wurde vor langer Zeit ausführlich geplant, Alewiten zu massakrieren. Kein Mensch habe diese arme Geschöpfe beschützt. Warum starben dann Namen wie Hasret Gültekin. Nesimi Cimen oder Asim Bezirci, aber nicht Aziz Nesin, der in den verteilten Flugblättern beim Namen genannt wurde, oder Arif Sag, der geschossen hat? Wer hat sie beschützt, etwa die unsichtbare
Hand von Adam Smith?
Übrigens hätte Arif Sag gerade nach dem deutschen Strafrecht es schwer gehabt, eine Notwehrsituation zu belegen. Seit wann löscht man ein Feuer per Pistolenkugel? Es sei denn, ihm sei wie ein Löwe kämpfend einen Durchbruch gelungen? War es so? Oder trug sich die ganze Angelegenheit völlig anders aus?

AtillaHan
22.06.06, 21:42
Danke Herr Strafverteidiger. Bis jetzt wurde es geleugnet, dass er überhaupt geschossen hat. Jetzt versucht man Geltung für Notwehrklausel zu verschaffen. Wieder zur Sache, wer hat dann gehindert, dass Arif Sag und Aziz Nesin nicht gelyncht worden sind? Oder, warum ist es nicht einmal versucht worden, obwohl alles angeblich vor langer Hand geplant war?

Ich habe weder geleuget dass er geschossen hat noch weiß ich es.

Was die "Sivas Olaylari" angeht habe ich diese aus den türkischen Nachrichten verfolgt. Ich war weder dort, noch habe ich bekannte die das von sich behaupten können und wie ich hier sehe habe viele weit mehr hintergrund wissen als ich.

Aber als Beitrag zu einer objektiven Diskussion, ob geschossen wurde oder nicht, ist die juristische Komponente nicht unwichtig.

deryatulga
22.06.06, 22:11
Das würde mich auch interessieren?

wer hat dann gehindert, dass Arif Sag und Aziz Nesin nicht gelyncht worden sind? Oder, warum ist es nicht einmal versucht worden, obwohl alles angeblich vor langer Hand geplant war?

Kim? neden? neyi yapti?

Aciklarsaniz Deryatulga Bey sevinirim/ seviniriz!

Neyi aciklayacagiz? Aziz Nesin denen adam Aydinlik dergisinde haftalarca yayin yaparak müslüman kitleleri kiskirtiyor. Ardindan da sanki dinle imanla bir ilgisi varmis gibi Sivas'ta Alevilerin yapacagi bir toplantiya katilacagini yine davul zurna ile duyuruyor. Sivas Camilerinde "Seytan Aziz geliyor!" söylentisi her kim cikarttiysa kulaktan kulaga dolasiyor. Ardindan Madimak olayi ve Aziz Nesin buradan bir siyrik bile almadan kurtuluyor. Ama bazilari masala doyamadigindan kimsenin kendisini korumadigini iddia ediyor. O zaman bu isin esrarini her seyi bizden daha iyi bilenler anlatsinlar. Ben siradan bir müslümanim öyle kapilardan filan gecip de irsad olmuslugum yoktur. Aydinlatin da kör gözlerimiz bir yol acilsin bakalim!

Manastirli Hamdi
22.06.06, 22:57
Ach ja, hier paar kochrezepte:




2 Temmuz 1993 Sıvas dosyaları

a) Sanıkların Beyanatları,

Örneğin:

Davamız Nesin ve Alevilerdi
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/468/100/ (http://service.gmx.net/de/cgi/derefer?DEST=http%3A%2F%2Fwww% 2Ealeviyol%2Ecom%2Fyolalevi%2F content%2Fview%2F468%2F100%2F)

b) Mahkeme Tutanakları,

Örneğin:

Aziz Nesin anlatıyor
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/454/100/ (http://service.gmx.net/de/cgi/derefer?DEST=http%3A%2F%2Fwww% 2Ealeviyol%2Ecom%2Fyolalevi%2F content%2Fview%2F454%2F100%2F)

Sivas DGM'ye Yeter Gültekin ve arkadaşları adına
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/453/100/ (http://service.gmx.net/de/cgi/derefer?DEST=http%3A%2F%2Fwww% 2Ealeviyol%2Ecom%2Fyolalevi%2F content%2Fview%2F453%2F100%2F)

c) TBMM Tutanakları,

Örneğin:

Sanıkların iadesiyle ilgili girişim var mı? (07.04.2004)
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/486/100/ (http://service.gmx.net/de/cgi/derefer?DEST=http%3A%2F%2Fwww% 2Ealeviyol%2Ecom%2Fyolalevi%2F content%2Fview%2F486%2F100%2F)

10. yılda TBMM gündeminde (02.07.2003)
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/485/100/ (http://service.gmx.net/de/cgi/derefer?DEST=http%3A%2F%2Fwww% 2Ealeviyol%2Ecom%2Fyolalevi%2F content%2Fview%2F485%2F100%2F)

12. yılda TBMM gündeminde (29.06.2005)
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/469/100/ (http://service.gmx.net/de/cgi/derefer?DEST=http%3A%2F%2Fwww% 2Ealeviyol%2Ecom%2Fyolalevi%2F content%2Fview%2F469%2F100%2F)

d) Haberler,

Örneğin:

Gökçer Tahincioğlu: Sivas katili, insan hakları ödülü aldı
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/473/100/ (http://service.gmx.net/de/cgi/derefer?DEST=http%3A%2F%2Fwww% 2Ealeviyol%2Ecom%2Fyolalevi%2F content%2Fview%2F473%2F100%2F)

Tolga Şardan: 'Sivas Katliamı'na kırmızı bülten çıktı!
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/475/100/ (http://service.gmx.net/de/cgi/derefer?DEST=http%3A%2F%2Fwww% 2Ealeviyol%2Ecom%2Fyolalevi%2F content%2Fview%2F475%2F100%2F)

Ateşi Yakanlar Karanlıkta "Adalet" Arıyor
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/479/100/ (http://service.gmx.net/de/cgi/derefer?DEST=http%3A%2F%2Fwww% 2Ealeviyol%2Ecom%2Fyolalevi%2F content%2Fview%2F479%2F100%2F)

e) Yorumlar,

Örneğin:

Ahmet Taner Kışlalı: Sıvas Gerçeği...
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/451/100/ (http://service.gmx.net/de/cgi/derefer?DEST=http%3A%2F%2Fwww% 2Ealeviyol%2Ecom%2Fyolalevi%2F content%2Fview%2F451%2F100%2F)

f) Edebiyata Yansıması

Örneğin:

Aziz Nesin: Sivas Acısı
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/455/100/ (http://service.gmx.net/de/cgi/derefer?DEST=http%3A%2F%2Fwww% 2Ealeviyol%2Ecom%2Fyolalevi%2F content%2Fview%2F455%2F100%2F)

Bülent Ecevit: Madımak
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/452/100/ (http://service.gmx.net/de/cgi/derefer?DEST=http%3A%2F%2Fwww% 2Ealeviyol%2Ecom%2Fyolalevi%2F content%2Fview%2F452%2F100%2F)

sürekli güncelleşiyor.

http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/section/18/100/ (http://service.gmx.net/de/cgi/derefer?DEST=http%3A%2F%2Fwww% 2Ealeviyol%2Ecom%2Fyolalevi%2F content%2Fsection%2F18%2F100%2 F)


İsmail Engin: İntihal
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/465/ (http://service.gmx.net/de/cgi/derefer?DEST=http%3A%2F%2Fwww% 2Ealeviyol%2Ecom%2Fyolalevi%2F content%2Fview%2F465%2F)

'Marjinalleştirmeye dur diyelim'
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/462/ (http://service.gmx.net/de/cgi/derefer?DEST=http%3A%2F%2Fwww% 2Ealeviyol%2Ecom%2Fyolalevi%2F content%2Fview%2F462%2F)

Madımak Oteli'nin müze yapılması reddedildi
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/461/100/ (http://service.gmx.net/de/cgi/derefer?DEST=http%3A%2F%2Fwww% 2Ealeviyol%2Ecom%2Fyolalevi%2F content%2Fview%2F461%2F100%2F)

Aşık Hüdai: Gönül çalamazsan aşkın sazını
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/463/ (http://service.gmx.net/de/cgi/derefer?DEST=http%3A%2F%2Fwww% 2Ealeviyol%2Ecom%2Fyolalevi%2F content%2Fview%2F463%2F)

Halk Ozanları için 'Ozan Evi' açıldı
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/460/ (http://service.gmx.net/de/cgi/derefer?DEST=http%3A%2F%2Fwww% 2Ealeviyol%2Ecom%2Fyolalevi%2F content%2Fview%2F460%2F)

deryatulga
22.06.06, 23:22
Ich habe nochmal die letzten 10 Seiten durchgelesen. Leider komme ich auf keinen grünen Zweig.
Daher Deryatulga Bey, Wer macht was warum???? Aziz Nesini koruyanlar kim? Wer steckt hinter der Verschwörung? (ihrer Meinung nach ist es doch eine? oder?)


aleviyol.com varken bana söz mü düser? Haa bir de Protestan Kilisesine ve Bischof Huber'e sorulabilir, Alevilerle aralarindan oldum olasi su sizmaz. Bir de PKK'dan ümit kestikten sonra oradan biriktirdikleri fonlari Alevi derneklerine akitan ünlü Alman kuruluslari var. Türkiye'nin her tarafta gözü ve kulagi oldugunu sanip da, parmagina doladigi her isi yüzüne hözüne bulastiran ünlü örgütleri var. Bunlar varken mütalaa serd etmek benim ne haddime? Madimak olainda hic bi provokasyon hic bir kasitli görev ihmali yoktu. Televizyonlardan gördüklerimiz hayal mahsulüydü. Aleviler her zaman hakli, Sünniler her zaman haksizdir. Aleviler mert insanlardir, sünniler durmadan yalan söylerler. Aleviler laikligin kalesidir, sünniler ise silme kantar hilafet pesinde kosarlar. Buna benzer laflar edip de bir doktora da ben mi yapsam, bayagi düsünür oldum!

AtillaHan
23.06.06, 00:13
aleviyol.com varken bana söz mü düser? Haa bir de Protestan Kilisesine ve Bischof Huber'e sorulabilir, Alevilerle aralarindan oldum olasi su sizmaz. Bir de PKK'dan ümit kestikten sonra oradan biriktirdikleri fonlari Alevi derneklerine akitan ünlü Alman kuruluslari var. Türkiye'nin her tarafta gözü ve kulagi oldugunu sanip da, parmagina doladigi her isi yüzüne hözüne bulastiran ünlü örgütleri var. Bunlar varken mütalaa serd etmek benim ne haddime? Madimak olainda hic bi provokasyon hic bir kasitli görev ihmali yoktu. Televizyonlardan gördüklerimiz hayal mahsulüydü. Aleviler her zaman hakli, Sünniler her zaman haksizdir. Aleviler mert insanlardir, sünniler durmadan yalan söylerler. Aleviler laikligin kalesidir, sünniler ise silme kantar hilafet pesinde kosarlar. Buna benzer laflar edip de bir doktora da ben mi yapsam, bayagi düsünür oldum!

Du redest über "die Alevis" wie andere über "die $eriatci" wenn sie sunniten sagen wollen.

Des weiteren:

1)Wenn das stimmen sollte, alevi-protestant kilisesi baglami, dann ist das traurig!!!

Dann frag ich mich aber trotzdem, bu insanlar halktaki oranlarina göre diyanet i$lerinde neden temsil edilmiyorlarda, protestan kilisesinin kucaklarina itiliyorlar?! Sonuc itibariyla bizim insanlarimiz degilmiler?

2)Genauso WIDERLICH ist es, sollte es stimmen, wenn einige Aleviten von "bazi kurulu$lar" als PKK Ersatz mißbraucht werden und sich mißbrauchen lassen!!!!
Aber ob man hier pauschal von den "Alewiten" reden kann bezweifle ich in hohem maße.
Ich denke das sie weder mehr noch weniger devletine bagli sind als der rest der bevölkerung. In diesem Zusammenhang ist aber zu beachten, dass, sie Jahrhunderte systematisch verfolgt wurden und das gegen sie gehetzt wurde. Und das lebt in den köpfen der menschen weiter. Und zwar beim größtenteil der türkischen Bevölkerung. Die damit verbundene Ausgrenzung mag vieles bewirkt haben.

Man sieht es bei vielen Türken/andere Ausländer (besonders aus dem muslimischem Raum) von Deutschland!! Du doch bestimmt auch?!!!!


4) Televizyondakilere gelince:
"Aleviler her zaman hakli, Sünniler her zaman haksizdir. Aleviler mert insanlardir, sünniler durmadan yalan söylerler. Aleviler laikligin kalesidir, sünniler ise silme kantar hilafet pesinde kosarlar. Buna benzer laflar edip de bir doktora da ben mi yapsam, bayagi düsünür oldum!"

Mich wundern diese Aussagen?! wo hörst/ siehst du sowas?!

Ganz im Gegenteil, Aleviten sind doch in der Türkei in jeder Hinsicht gebrandmarkt!!

Kommünist, Kizilba$, Kürt, Mum söndü, Kim kime dum duma,......

Das sind in der Türkei doch weit verbreitete Meinungen, oder nicht??


5) "Madimak olainda hic bi provokasyon hic bir kasitli görev ihmali yoktu. Televizyonlardan gördüklerimiz hayal mahsulüydü."

Und die 37 gestorbenen Menschen? gab es die in Wirklichkeit gar nicht? Oder was ist mit ihnen??

Manastirli Hamdi
23.06.06, 03:23
aleviyol.com varken bana söz mü düser? Haa bir de Protestan Kilisesine ve Bischof Huber'e sorulabilir, Alevilerle aralarindan oldum olasi su sizmaz. Bir de PKK'dan ümit kestikten sonra oradan biriktirdikleri fonlari Alevi derneklerine akitan ünlü Alman kuruluslari var. Türkiye'nin her tarafta gözü ve kulagi oldugunu sanip da, parmagina doladigi her isi yüzüne hözüne bulastiran ünlü örgütleri var. Bunlar varken mütalaa serd etmek benim ne haddime? Madimak olainda hic bi provokasyon hic bir kasitli görev ihmali yoktu. Televizyonlardan gördüklerimiz hayal mahsulüydü. Aleviler her zaman hakli, Sünniler her zaman haksizdir. Aleviler mert insanlardir, sünniler durmadan yalan söylerler. Aleviler laikligin kalesidir, sünniler ise silme kantar hilafet pesinde kosarlar. Buna benzer laflar edip de bir doktora da ben mi yapsam, bayagi düsünür oldum!:brüll:

derya hoca.
size doktorayi iste o zaman verebilirler.
orda haklisiniz.:lach:

ama birileri doktoralarini bunun üzerine yapiyorlarsa, yaptiktan sonra hakiki/sahi tezlerini yine de savunmak isteyeceklerdir, ayiya dayi dedikden sonra.

yalniz alevileri ve sünnileri o kadar da kliselesmis/basmakalip bicimde algilamayan insanlar ve alevi kuruluslari da var.

alman devletinin aabfye yardimi ve aabf'nin de tabf'ye etkisi var, ama ampirik acidan bu ölcülemiyor, cünkü bu tezi savunmak icin ispatlayabilecek bilgilere sahip olmak gerek.

Manastirli Hamdi
29.06.06, 16:56
Aleviyol Sivas Olaylari Dosyasi




2 Temmuz 1993 Sivas Olaylarý Dosyasý
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/section/18/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/section/18/100/');)

'2 Temmuz 1993' dosyalarý sürekli güncelleþiyor
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/476/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/476/');)
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/section/18/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/section/18/100/');)

Þakir Keçeli Baba: 2 Temmuz þehidlerinin inançlarý ve kökenleri hakkýnda
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/545/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/545/');)

+ Belgeler
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/95/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/95/100/');)
- Asým Bezirci'nin kaleminden: Son yazý

+ Failler
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/93/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/93/100/');)
- Sivas olaylarýnýn bir zanlýsý daha yakalandý
- Sümenaltý sanýklar (02.07.2004)
- Sivas olaylarý sanýklarý tekrar tutuklandý (14.02.2006)
- Teslim olan sanýk tutuklandý (30.11.2005)
- Sivas olaylarý sanýðý Kaya tutuklandý (30.11.2005)
- Sivas olaylarý sanýðý Hüseyin Kaya tutuklandý (30.11.2005)
- Sivas katliamý sanýðý teslim oldu (29.11.2005)
- Sivas olaylarý sanýðýnýn giriþimi (27.09.2005)
- Almanya, Sivas olaylarý mahkûmu Kýlýç'ý iade etmiyor (18.08.2005)
- Sivas olayý zanlýsý yakalandý (19.04.2005)
- Ýki Sivas firarisi yakalandý (08.03.2005)
- Madýmak oteli yangýný iki hükümlü yakalandý (07.03.2005)
- Tolga Þardan: 'Sivas Katliamý'na kýrmýzý bülten çýktý!
- Gökçer Tahincioðlu: Sivas katili, insan haklarý ödülü aldý
- Madýmak sanýklarýndan 2 firari tutuklandý (08.03.2005)
- Sivas katliamýnýn 2 kaçaðý yakalandý (07.03.2005)
- Eraydýn Aytekin / Alev Gürsoy: 8 yýl sonra yakalandýlar (13.02.2005)
- Sivas olaylarýna iki tutuklama (12.02.2005)
- 9 Sivas hükümlüsü daha tahliye edildi (19.11.2004)
- Sivas Katliamý hükümlüsüne tahliye (10.06.2004)
- "Eve dönüþ" duruþmalarý yarýn (18.09.2003)
- Sivas katliamý ... 'eve dönüþ'ten yararlanmasýna tepki (18.09.2003)
- ''Sivas örgütü'' eve dönüþ yolunda (18.09.2003)
- Sivas firarisi kaybedilmedi (08.08.2003)
- Sivas Katliamý'nýn sanýklarý da ''Eve Dönüþ''e baþvurdu... (07.08.2003)

+ Tanýklar
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/97/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/97/100/');)
- Lütfi Kaleli'nin sözlü tanýklýðý
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/624/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/624/100/');)
- Ölümün soðuk nefesi (03.07.2003)
- Yeni Sivaslar yaþanmasýn (03.07.2003)
- Faruk Kýrtay: Aziz Nesin'le en son röportajý ben yapmýþtým

+ Sanýklarýn Beyanatlarý
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/91/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/91/100/');)
- Davamýz Nesin ve Alevilerdi

+ Mahkeme Tutanaklarý
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/85/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/85/100/');)
- Sývas Olaylarý Davasý Yargýtay Ýlamý (04.05.2001)
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/637/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/637/100/');)
- Aziz Nesin anlatýyor
- Sivas DGM'ye Yeter Gültekin ve arkadaþlarý adýna

+ TBMM Tutanaklarý
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/88/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/88/100/');)
- "Eve Dönüþ Yasasý" (23.07.2003)
- Madýmak Oteli'nin müze yapýlmasý reddedildi
- 12. yýlda TBMM gündeminde (29.06.2005)
- Madýmak'ýn ateþlerinin arasýndan gelen mektup (12.05.2004)
- Sanýklarýn iadesiyle ilgili giriþim var mý? (07.04.2004)
- 10. yýlda TBMM gündeminde (02.07.2003)
- Madýmak sanýklarýndan biri polis yapýldý mý? (24.06.1997)
- Sývas sanýklarý farklý muameleye tabi tutuldu mu? (26.11.1996)
- Abdüllatif Þener Sývas sanýklarýný ziyaret etti mi? (05.11.1996)

+ Partilerden / Siyasetçilerden Açýklamalar
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/98/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/98/100/');)
- Þener'den Madýmak Müzesi için 'sinyal' (06.07.2005)
- Baykal: Madýmak müze yapýlmalý (02.07.2005)
- Baykal: Madýmak ... Barýþ ve Kardeþlik Müzesi ... (01.07.2005)
- CHP - Deniz Baykal (01.07.2005)
- 'Madýmak Oteli barýþ müzesi olsun' (29.06.2005)
- CHP'den Sivas olayý mahkumlarýna affa tepki (02.07.2003)
- Katliama af yolu (02.07.2003)
- Sivas sanýklarýnýn 'Piþmanlýk Yasasý'ndan yararlanmasý... (02.07.2003)
- "Sivas, Sincan ve Hizbullah" (Abdülkadir Aksu, 02.07.2003)

+ Basýn Açýklamalarý
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/94/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/94/100/');)
- Hollanda Alevi Dedeler Divaný Vakfý açýklamasý (2006)
- TMMOB: Sivasý unutmadýk unutturmayacaðýz! (28.06.2005)
- TMMOB Makina Mühendisleri Odasý (02.07.2004)
- ÝHD Ýstanbul Þubesi (2003)
- Bu yýl "Sivas Katliam'ý"nýn 10. yýlý (2003)
- T.C. Berlin Büyükelçiliði (2003)

+ Haberler
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/92/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/92/100/');)
- Zaandam Alevi Bektaþi Kültür Derneði'nde 2 Temmuz anma toplantýsý
- Sivas'ta birlik ateþi (19.06.2006)
- Madýmak tartýþmasý sürüyor (09.07.2005)
- 'Madýmak'a destek (06.07.2005)
- ''Madýmak Oteli müze olsun'' dilekçeleri Köþk'te (05.07.2005)
- Onlarý yaþatmak için mücadele edilmeli (04.07.2005)
- 'Madýmak müze yapýlsýn' (03.07.2005)
- Madýmak Oteli'nde ölenler anýldý (03.07.2005)
- Madýmak'ý unutmak isteyen Sivaslýlar, anma programýna ilgisiz kaldý
- 12 yýldýr sönmeyen ateþ (03.07.2005)
- Madýmak için müze talebi... (03.07.2005)
- Solingen gibi anýlsýn (03.07.2005)
- 'Solingen gibi anmalýsýnýz' (03.07.2005)
- Sivas katliamýna 'yangýn tüplü' anma (03.07.2005)
- Alevî derneðinden Deniz Baykal'a aðýr hakaret (03.07.2005)
- 37 Ýnsan (02.07.2005)
- Sivas katliamýnda ölenleri meþalelerle andýlar (2005)
- Sivas katliamýnda ölenler Bursa'da da anýldý (2005)
- Sivas katliamýnda ölenler Ýzmir'de de anýldý (2005)
- Kadýköy'de Sivas Katliamýný anma mitingi (2005)
- Sivas olaylarýnýn 12. yýldönümü (02.07.2005)
- ... 37 kiþi otel önünde anýldý (02.07.2005)
- Müze olsun imzalarý Sezer'e (02.07.2005)
- Madýmak utancý 12 yýldýr silinmedi (02.07.2005)
- CHP'nin müze teklifi Sivaslýlarý kýzdýrdý (30.06.2005)
- 37 can unutulmadý (03.07.2004)
- Türkiye dün Madýmak'ý andý (03.07.2004)
- 'Sivas'ý unutmadýk unutturmayacaðýz' (02.07.2004)
- DÝSK: Sivas'ý unutmadýk, unutturmayacaðýz (02.07.2004)
- Cem Vakfý Madýmak olaylarý yürüyüþüne katýlmayacak (01.07.2004)
- Olaylarý kýþkýrtmakla suçladý (03.07.2003)
- 'Madýmak'n yakýlmasý provokasyondu anma etkinliklerini onaylamýyoruz'
- Katiller bir kez daha lanetlendi (03.07.2003)
- 'AKP'nin sicili Sivas lekesi' (03.07.2003)
- '2 Temmuz Anma Etkinlikleri Haftasý Programý' belli oldu
- Unutulmadýlar (03.07.2003)
- ÝHD: Devlet özür dilemeli (02.07.2003)
- Katliamýn 10. yýlý (02.07.2003)
- Katliamýn yýldönümüne siyasi rantçýlar gelmesin (02.07.2003)
- "Sivas'ý Unutmadýk" Mitingi Kadýköy'de
- Sivas'ta '2 Temmuz' alarmý (02.07.2002)
- Katliamý Doðuran Politikalarda Deðiþiklik Yok
- Ateþi Yakanlar Karanlýkta "Adalet" Arýyor
- 'Sivas'ta yakanlar memleketi satanlar!'

+ Yorumlar
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/87/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/87/100/');)
- Yalçýn Bayer: 'Alevi tacirleri' hesap versinler
- Yücel Sarpdere: Yakýlanlarýn ardýndan
- Musa Aðacýk: Sivas için bir düþüm var!
- Yüksel Iþýk: Madýmak'ý müze yapalým!
- Ahmet Hakan: Madýmak müze olsun
- Derya Sazak: Madýmak müze olsun
- Hasan Cemal: Acýyý paylaþmak!
- Can Dündar: Madýmak müzesi
- Melih Aþýk: Solingen ve Sivas
- Zeki Coþkun: Schindler Müzesi, Madýmak Kebapçýsý!
- Ümit Aslanbay: Sivas'ý anlamadan Avrupa zor...
- Server Tanilli: Sivas'taki Acýlý Gün, Akþehir'deki Þenlik...
- Oral Çalýþlar: 'Eve Dönüþ', Sivas ve Yargýçlar
- Barýþ Yarkadaþ: Sivas da unutuldu...
- Hasan Cemal: On yýl geçmiþ!
- Musa Aðacýk: Fazýl Say, AKP'nin sahte demokrat maskesini düþürdü
- Özdemir Ýnce: Fazýl Say'dan þair Metin Altýok için aðýt
- Selma Aðabeyoðlu: 2 Temmuz... Ya sonrasý
- Sedat Ergin: Sivas katliamýný hatýrlarken
- Aydýn Çubukçu: Sivas'ý unutmak
- A. Hicri Ýzgören: Kanayan imge: Sivas
- Emin Çölaþan: Utanç olayýnýn 10. yýldönümü
- Rýza Zelyut: Sivas'ý unutma
- Rýza Zelyut: 2 Temmuz dramý
- Ahmet Taner Kýþlalý: Sývas Gerçeði...

+ Edebiyata Yansýmasý
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/86/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/86/100/');)
- Haldun Karabudak: 'Bugün Sivas'
- Anonim: Madýmak
- Derviþ Baba: Yobaz Canavarlara Lanetleme!
- Bülent Ecevit: Madýmak
- Aziz Nesin: Sivas Acýsý

+ Müziðe Yansýmasý
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/101/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/101/100/');)
- Say: Bu sansürdür (06.07.2003)
- 'Mumcu küçük hesaplarýn adamý' (02.12.2005)
- 'Oratoryoda Madýmak Oteli'nin yakýlma görüntüleri var' (03.07.2003)
- Doðan Hýzlan: Nerede Metin Altýok nerede Fazýl Say
- Say'dan Metin Altýok oratoryosu (26.06.2003)
- Özdemir Ýnce: Fazýl Say'dan þair Metin Altýok için aðýt
- Can Dündar: 10 yýl sonra katliamýn görüntüsünden korktular: Sansür!
- Hasan Pulur: Madýmak vahþeti oratoryosu...

+ Çizgilerde
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/96/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/96/100/');)
- 02 Temmuz 1993 / Sývas: Unutmadýk - 'Gerçekleri' Unutturmayacaðýz!
- 'Sývas'ý unutmayalým'
- 'Piyon': Ali Þur'dan
- Maskeyi kazýyýn!': Ercan Baysal'dan
- 'Yangýn öncesi ve sonrasý'
- 'Yangýn': Selçuk Demirel'den
- 'Yorumsuz': Ýsmail Gülgeç'ten
- 'Klasik karikatür': Ferruh Doðan'dan
- 'Sivas'ý unutmayalým!'
- 'Kundaktestus'
- 'DGM'den Aziz Nesin için idam istemi...'
- 'Sanýk ayaða kalk!..'
- 'Suçlu'yu Turhan Selçuk çizdi
- Sorumlular - Semih Balcýoðlu'ndan
- Yangýný Turhan Selçuk çizdi

***

Zeki Sezer: "Aleviler azýnlýk olarak gösterilmek isteniyor"
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/549/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/549/');)

Batýlýlar ve Müslümanlar birbirini nasýl görüyor?
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/576/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/576/');)

'Türkiye'yi Ýspanya ile kýyaslamak yarar saðlar'
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/577/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/577/');)

Demirhan Ocak: Memleket Patlaktistan
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/553/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/553/');)

Bedri Noyan: Bütün Yönleriyle Bektâþîlik ve Alevîlik (1. Cilt)
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/551/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/551/');)

Ýbrahim Ortaþ: Üniversite: Girmek mi, çýkmak mý daha zor?
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/550/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/550/');)

Doðan Bermek: Kýsas etkinlikleri deðerlendirmesi
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/547/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/547/');)

http://www.aleviyol.com/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/547/');) güncellesti.

Baki selam.

Riza Sahin / Ismail Engin

Yahoo! Mail schützt Sie vor lästigen und gefährlichen Viren. (javascript:ol() __._,_.___

http://www.tahtacilar.com (javascript:ol('http://www.tahtacilar.com');) [Alevi Türkmenler-Güncel hayatlari ve dinin hayata yansimasi]
http://www.alewiten.com (javascript:ol('http://www.alewiten.com');) [Alevi Bellegi-Aleviler Alevilik üzerine akademik calismalar]
http://www.aleviyol.com (javascript:ol('http://www.aleviyol.com');) [Aleviyol-Güncel Haber, sürekli aktuellesen ve dogrudan Alevileri Aleviligi ilgilendiren haber ve yorumlari iceren internet gazetesi]
Gruptan cikmak için su adrese bir e-mail atin:

tahtacilar-unsubscribe@yahoogroups.com

Manastirli Hamdi
29.06.06, 17:05
Aleviyol Sivas Olaylari Dosyasi


2 Temmuz 1993 Sivas Olaylarý Dosyasý
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/section/18/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/section/18/100/');)

'2 Temmuz 1993' dosyalarý sürekli güncelleþiyor
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/476/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/476/');)
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/section/18/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/section/18/100/');)

Þakir Keçeli Baba: 2 Temmuz þehidlerinin inançlarý ve kökenleri hakkýnda
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/545/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/545/');)

+ Belgeler
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/95/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/95/100/');)
- Asým Bezirci'nin kaleminden: Son yazý

+ Failler
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/93/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/93/100/');)
- Sivas olaylarýnýn bir zanlýsý daha yakalandý
- Sümenaltý sanýklar (02.07.2004)
- Sivas olaylarý sanýklarý tekrar tutuklandý (14.02.2006)
- Teslim olan sanýk tutuklandý (30.11.2005)
- Sivas olaylarý sanýðý Kaya tutuklandý (30.11.2005)
- Sivas olaylarý sanýðý Hüseyin Kaya tutuklandý (30.11.2005)
- Sivas katliamý sanýðý teslim oldu (29.11.2005)
- Sivas olaylarý sanýðýnýn giriþimi (27.09.2005)
- Almanya, Sivas olaylarý mahkûmu Kýlýç'ý iade etmiyor (18.08.2005)
- Sivas olayý zanlýsý yakalandý (19.04.2005)
- Ýki Sivas firarisi yakalandý (08.03.2005)
- Madýmak oteli yangýný iki hükümlü yakalandý (07.03.2005)
- Tolga Þardan: 'Sivas Katliamý'na kýrmýzý bülten çýktý!
- Gökçer Tahincioðlu: Sivas katili, insan haklarý ödülü aldý
- Madýmak sanýklarýndan 2 firari tutuklandý (08.03.2005)
- Sivas katliamýnýn 2 kaçaðý yakalandý (07.03.2005)
- Eraydýn Aytekin / Alev Gürsoy: 8 yýl sonra yakalandýlar (13.02.2005)
- Sivas olaylarýna iki tutuklama (12.02.2005)
- 9 Sivas hükümlüsü daha tahliye edildi (19.11.2004)
- Sivas Katliamý hükümlüsüne tahliye (10.06.2004)
- "Eve dönüþ" duruþmalarý yarýn (18.09.2003)
- Sivas katliamý ... 'eve dönüþ'ten yararlanmasýna tepki (18.09.2003)
- ''Sivas örgütü'' eve dönüþ yolunda (18.09.2003)
- Sivas firarisi kaybedilmedi (08.08.2003)
- Sivas Katliamý'nýn sanýklarý da ''Eve Dönüþ''e baþvurdu... (07.08.2003)

+ Tanýklar
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/97/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/97/100/');)
- Lütfi Kaleli'nin sözlü tanýklýðý
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/624/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/624/100/');)
- Ölümün soðuk nefesi (03.07.2003)
- Yeni Sivaslar yaþanmasýn (03.07.2003)
- Faruk Kýrtay: Aziz Nesin'le en son röportajý ben yapmýþtým

+ Sanýklarýn Beyanatlarý
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/91/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/91/100/');)
- Davamýz Nesin ve Alevilerdi

+ Mahkeme Tutanaklarý
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/85/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/85/100/');)
- Sývas Olaylarý Davasý Yargýtay Ýlamý (04.05.2001)
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/637/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/637/100/');)
- Aziz Nesin anlatýyor
- Sivas DGM'ye Yeter Gültekin ve arkadaþlarý adýna

+ TBMM Tutanaklarý
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/88/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/88/100/');)
- "Eve Dönüþ Yasasý" (23.07.2003)
- Madýmak Oteli'nin müze yapýlmasý reddedildi
- 12. yýlda TBMM gündeminde (29.06.2005)
- Madýmak'ýn ateþlerinin arasýndan gelen mektup (12.05.2004)
- Sanýklarýn iadesiyle ilgili giriþim var mý? (07.04.2004)
- 10. yýlda TBMM gündeminde (02.07.2003)
- Madýmak sanýklarýndan biri polis yapýldý mý? (24.06.1997)
- Sývas sanýklarý farklý muameleye tabi tutuldu mu? (26.11.1996)
- Abdüllatif Þener Sývas sanýklarýný ziyaret etti mi? (05.11.1996)

+ Partilerden / Siyasetçilerden Açýklamalar
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/98/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/98/100/');)
- Þener'den Madýmak Müzesi için 'sinyal' (06.07.2005)
- Baykal: Madýmak müze yapýlmalý (02.07.2005)
- Baykal: Madýmak ... Barýþ ve Kardeþlik Müzesi ... (01.07.2005)
- CHP - Deniz Baykal (01.07.2005)
- 'Madýmak Oteli barýþ müzesi olsun' (29.06.2005)
- CHP'den Sivas olayý mahkumlarýna affa tepki (02.07.2003)
- Katliama af yolu (02.07.2003)
- Sivas sanýklarýnýn 'Piþmanlýk Yasasý'ndan yararlanmasý... (02.07.2003)
- "Sivas, Sincan ve Hizbullah" (Abdülkadir Aksu, 02.07.2003)

+ Basýn Açýklamalarý
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/94/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/94/100/');)
- Hollanda Alevi Dedeler Divaný Vakfý açýklamasý (2006)
- TMMOB: Sivasý unutmadýk unutturmayacaðýz! (28.06.2005)
- TMMOB Makina Mühendisleri Odasý (02.07.2004)
- ÝHD Ýstanbul Þubesi (2003)
- Bu yýl "Sivas Katliam'ý"nýn 10. yýlý (2003)
- T.C. Berlin Büyükelçiliði (2003)

+ Haberler
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/92/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/92/100/');)
- Zaandam Alevi Bektaþi Kültür Derneði'nde 2 Temmuz anma toplantýsý
- Sivas'ta birlik ateþi (19.06.2006)
- Madýmak tartýþmasý sürüyor (09.07.2005)
- 'Madýmak'a destek (06.07.2005)
- ''Madýmak Oteli müze olsun'' dilekçeleri Köþk'te (05.07.2005)
- Onlarý yaþatmak için mücadele edilmeli (04.07.2005)
- 'Madýmak müze yapýlsýn' (03.07.2005)
- Madýmak Oteli'nde ölenler anýldý (03.07.2005)
- Madýmak'ý unutmak isteyen Sivaslýlar, anma programýna ilgisiz kaldý
- 12 yýldýr sönmeyen ateþ (03.07.2005)
- Madýmak için müze talebi... (03.07.2005)
- Solingen gibi anýlsýn (03.07.2005)
- 'Solingen gibi anmalýsýnýz' (03.07.2005)
- Sivas katliamýna 'yangýn tüplü' anma (03.07.2005)
- Alevî derneðinden Deniz Baykal'a aðýr hakaret (03.07.2005)
- 37 Ýnsan (02.07.2005)
- Sivas katliamýnda ölenleri meþalelerle andýlar (2005)
- Sivas katliamýnda ölenler Bursa'da da anýldý (2005)
- Sivas katliamýnda ölenler Ýzmir'de de anýldý (2005)
- Kadýköy'de Sivas Katliamýný anma mitingi (2005)
- Sivas olaylarýnýn 12. yýldönümü (02.07.2005)
- ... 37 kiþi otel önünde anýldý (02.07.2005)
- Müze olsun imzalarý Sezer'e (02.07.2005)
- Madýmak utancý 12 yýldýr silinmedi (02.07.2005)
- CHP'nin müze teklifi Sivaslýlarý kýzdýrdý (30.06.2005)
- 37 can unutulmadý (03.07.2004)
- Türkiye dün Madýmak'ý andý (03.07.2004)
- 'Sivas'ý unutmadýk unutturmayacaðýz' (02.07.2004)
- DÝSK: Sivas'ý unutmadýk, unutturmayacaðýz (02.07.2004)
- Cem Vakfý Madýmak olaylarý yürüyüþüne katýlmayacak (01.07.2004)
- Olaylarý kýþkýrtmakla suçladý (03.07.2003)
- 'Madýmak'n yakýlmasý provokasyondu anma etkinliklerini onaylamýyoruz'
- Katiller bir kez daha lanetlendi (03.07.2003)
- 'AKP'nin sicili Sivas lekesi' (03.07.2003)
- '2 Temmuz Anma Etkinlikleri Haftasý Programý' belli oldu
- Unutulmadýlar (03.07.2003)
- ÝHD: Devlet özür dilemeli (02.07.2003)
- Katliamýn 10. yýlý (02.07.2003)
- Katliamýn yýldönümüne siyasi rantçýlar gelmesin (02.07.2003)
- "Sivas'ý Unutmadýk" Mitingi Kadýköy'de
- Sivas'ta '2 Temmuz' alarmý (02.07.2002)
- Katliamý Doðuran Politikalarda Deðiþiklik Yok
- Ateþi Yakanlar Karanlýkta "Adalet" Arýyor
- 'Sivas'ta yakanlar memleketi satanlar!'

+ Yorumlar
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/87/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/87/100/');)
- Yalçýn Bayer: 'Alevi tacirleri' hesap versinler
- Yücel Sarpdere: Yakýlanlarýn ardýndan
- Musa Aðacýk: Sivas için bir düþüm var!
- Yüksel Iþýk: Madýmak'ý müze yapalým!
- Ahmet Hakan: Madýmak müze olsun
- Derya Sazak: Madýmak müze olsun
- Hasan Cemal: Acýyý paylaþmak!
- Can Dündar: Madýmak müzesi
- Melih Aþýk: Solingen ve Sivas
- Zeki Coþkun: Schindler Müzesi, Madýmak Kebapçýsý!
- Ümit Aslanbay: Sivas'ý anlamadan Avrupa zor...
- Server Tanilli: Sivas'taki Acýlý Gün, Akþehir'deki Þenlik...
- Oral Çalýþlar: 'Eve Dönüþ', Sivas ve Yargýçlar
- Barýþ Yarkadaþ: Sivas da unutuldu...
- Hasan Cemal: On yýl geçmiþ!
- Musa Aðacýk: Fazýl Say, AKP'nin sahte demokrat maskesini düþürdü
- Özdemir Ýnce: Fazýl Say'dan þair Metin Altýok için aðýt
- Selma Aðabeyoðlu: 2 Temmuz... Ya sonrasý
- Sedat Ergin: Sivas katliamýný hatýrlarken
- Aydýn Çubukçu: Sivas'ý unutmak
- A. Hicri Ýzgören: Kanayan imge: Sivas
- Emin Çölaþan: Utanç olayýnýn 10. yýldönümü
- Rýza Zelyut: Sivas'ý unutma
- Rýza Zelyut: 2 Temmuz dramý
- Ahmet Taner Kýþlalý: Sývas Gerçeði...

+ Edebiyata Yansýmasý
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/86/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/86/100/');)
- Haldun Karabudak: 'Bugün Sivas'
- Anonim: Madýmak
- Derviþ Baba: Yobaz Canavarlara Lanetleme!
- Bülent Ecevit: Madýmak
- Aziz Nesin: Sivas Acýsý

+ Müziðe Yansýmasý
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/101/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/101/100/');)
- Say: Bu sansürdür (06.07.2003)
- 'Mumcu küçük hesaplarýn adamý' (02.12.2005)
- 'Oratoryoda Madýmak Oteli'nin yakýlma görüntüleri var' (03.07.2003)
- Doðan Hýzlan: Nerede Metin Altýok nerede Fazýl Say
- Say'dan Metin Altýok oratoryosu (26.06.2003)
- Özdemir Ýnce: Fazýl Say'dan þair Metin Altýok için aðýt
- Can Dündar: 10 yýl sonra katliamýn görüntüsünden korktular: Sansür!
- Hasan Pulur: Madýmak vahþeti oratoryosu...

+ Çizgilerde
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/96/100/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/category/18/96/100/');)
- 02 Temmuz 1993 / Sývas: Unutmadýk - 'Gerçekleri' Unutturmayacaðýz!
- 'Sývas'ý unutmayalým'
- 'Piyon': Ali Þur'dan
- Maskeyi kazýyýn!': Ercan Baysal'dan
- 'Yangýn öncesi ve sonrasý'
- 'Yangýn': Selçuk Demirel'den
- 'Yorumsuz': Ýsmail Gülgeç'ten
- 'Klasik karikatür': Ferruh Doðan'dan
- 'Sivas'ý unutmayalým!'
- 'Kundaktestus'
- 'DGM'den Aziz Nesin için idam istemi...'
- 'Sanýk ayaða kalk!..'
- 'Suçlu'yu Turhan Selçuk çizdi
- Sorumlular - Semih Balcýoðlu'ndan
- Yangýný Turhan Selçuk çizdi

***

Zeki Sezer: "Aleviler azýnlýk olarak gösterilmek isteniyor"
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/549/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/549/');)

Batýlýlar ve Müslümanlar birbirini nasýl görüyor?
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/576/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/576/');)

'Türkiye'yi Ýspanya ile kýyaslamak yarar saðlar'
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/577/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/577/');)

Demirhan Ocak: Memleket Patlaktistan
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/553/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/553/');)

Bedri Noyan: Bütün Yönleriyle Bektâþîlik ve Alevîlik (1. Cilt)
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/551/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/551/');)

Ýbrahim Ortaþ: Üniversite: Girmek mi, çýkmak mý daha zor?
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/550/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/550/');)

Doðan Bermek: Kýsas etkinlikleri deðerlendirmesi
http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/547/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/547/');)

http://www.aleviyol.com/ (javascript:ol('http://www.aleviyol.com/yolalevi/content/view/547/');) güncellesti.

Baki selam.

Riza Sahin / Ismail Engin

Yahoo! Mail schützt Sie vor lästigen und gefährlichen Viren. (javascript:ol() __._,_.___

http://www.tahtacilar.com (javascript:ol('http://www.tahtacilar.com');) [Alevi Türkmenler-Güncel hayatlari ve dinin hayata yansimasi]
http://www.alewiten.com (javascript:ol('http://www.alewiten.com');) [Alevi Bellegi-Aleviler Alevilik üzerine akademik calismalar]
http://www.aleviyol.com (javascript:ol('http://www.aleviyol.com');) [Aleviyol-Güncel Haber, sürekli aktuellesen ve dogrudan Alevileri Aleviligi ilgilendiren haber ve yorumlari iceren internet gazetesi]
Gruptan cikmak için su adrese bir e-mail atin:

tahtacilar-unsubscribe@yahoogroups.com

hezarfen
02.07.06, 15:25
So jetzt sage ich das zum letzten Mal. Manche begriffsstutzige Menschen kapieren nicht, daß ich mich für ein freiheitliches System in der Türkei einsetze. Demokratie und Wohlstand auch für eure Verwandten.
Ich möchte hier niemanden für irgendwelche Zwecke anwerben.
Ich plädiere für ein brüderliches Zusammensein alller Gruppen in der Türkei.
Und ich möchte die Geschichtsfälscher und diejenigen die alles Negative verleugnen, aufrütteln. Die PKK ist eine blutige Terrotorganisation. Das braucht ihr mir hier nicht mit Zeitungsartikeln zu beweisen.
Wenn ihr nicht weiter wißt und meine Argumente stichhaltig sind, kommt ihr mir wieder mit der PKK. Da müßt ihr euch aber etwas anderes einfallen lassen. So billig kommt ihr nicht davon.
Niemand hat hier Stellung genommen zu den Tatsachen mit den ermordeten Aleviten in den 60 er und 70 er Jahren.
Für euch sind sie wohl nicht wichtig, da sie ja nur eine Minderheit sind.
Schade ich merke nichts von Betroffenheit. Man hat nichts von der Geschichte gelernt und so wartet in Zukunft eine Minderheit darauf verfolgt und erschlagen zu werden.


MfG


an deiner stelle würde ich hier etwas vorsichtiger agieren, gerade wenn es um aleviten geht. es gibt hier mehr als genug aleviten. ausserdem wird in der türkei seit jarhen darüber gesprochen, geschrieben und publiziert.

es versteht sich von selbst, dass wir um unsere alevitischen brüder trauern die getötet wurden. ebenso gilt aber unsere trauer auch den sunniten, yeziden, christen die in der türkei von religiösen und politischen wirrköpfen gekillt wurden.

MEINERSEITS hört das mitleid natürlich auf, wenn es sich um getötete antitürkisch agierende politaktivisten handelt. was mit denen geschieht ist mir wurscht. interessant fiinde ich nur, das du nichst zu den hintergründen der sivasmassaker sagst. warum erwähnst du nicht, dasds aziz nesin damals die stimmung in sivas vollkommen unnötig angeheizt hat. er sagte, er glaube nicht an gott etc. es ist doch wohl logisch und vor meiner meinung ziemlich ekelhaft von nesin gewesen solche töne vor allem in sivas anzuschlagen. diese region hatte nämlich sehr unter den auseinandersetzungen zwischen sunnis und alevis zu leiden. anstatt sich nesin seiner verantwortung stellt hat er - ich behaupte mal bewusst - die situation damals angeheizt.

meyu, was sagst du dazu? du solltest dir abgewöhnen mit uns zu reden als hättest du schulkinder vor dir. es gibt hier genug, die auch schon in der türkei probleme mit den sicherheitsorganen hatten.

die türkei hat nunmal ein vollkommen anderes sicherheits bedürfnis als deutschland. das liegt auf der hand. und ein kleiner blick auf die PKK sponsoren zeigt, dass es den feinden der türkei eigentlich ziemlich egal ist was diese unternimmt. griechenland hat die PKK unverhohlen unterstützt. armenien will ich gar nicht erst aufführen. da kann mir keiner weiss machen, dass man mit solchen feinden human umgehen soll um die innere sicherheit zu gewährleisten. oder wie siehst du das????

deryatulga
03.07.06, 12:28
Madımak!
Yıldırım Türker
03/07/2006 (3020 kişi okudu)
Daha sonra İstanbul Başsavcılığı'nda ifadesine başvurulan Aziz Nesin, şöyle demişti: "Başsavcı soruyor bana; kimden şikâyetçisin? Şöyle yanıt bekliyor benden: Efendim, itfaiye merdivenlerinden inerken beni
döven itfaiye erinden şikâyetçiyim. Başka? Beni yere atıp sürükleyen, başımdan yaralayan ve bindirdikleri arabada döven polisten...
Başka? Beni döven encümen üyesi o sakallı adamdan. Böylece figüranlık oyunu tamamlanmış, oynanan oyun bitmiş ve perde kapanmış olacak. Ama benim derdim, bu kanlı senaryoyu yazmış olanlarla. Bu senaryoyu kim yazdı?"
2 Temmuz 1993 günü, 35 kişinin Sivas'taki Pir Sultan Şenliği'ne
giden 35 şair-yazar-müzisyen, kaldıkları Madımak oteli, önünde toplanan göstericiler tarafından tekbirler eşliğinde ateşe verilerek öldürülmüştü.
Bu günün anılması, gösterilerle hatırlanıp hatırlatılması kimilerini rahatsız ediyor. Sivas'ın artık bu kara lekeden arındırılması, katliamıyla anılarak ekonomisinin baltalanmasına izin verilmemesi çağrıları yanı sıra "Kaşımayın, tesis edilmiş barış ortamını bulandırmayın" çizgisinde çok alışılmış uyarılarla da tembih ediliyoruz. Oysa Sivas katliamının üstünden geçen 13 yıl içinde böyle bir katliamın yeniden yaşanmaması için toplum olarak bir adım atabilmiş miyiz?
Önce katliamcıların yüce Türk adaletiyle sınavına bir bakalım. Gazeteci Belma Akçura, çok güzel özetlemiş: "Olaylarla ilgili olarak 124 sanık hakkında dava açıldı. Sekiz yıl süren hukuk mücadelesinden sonra dava 2001'de sonuçlandı. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin onadığı karar uyarınca, 'Cumhuriyete karşı örgütlü kalkışma' girişiminde bulunan sanıklardan 33'ü TCY'nin 146/1. maddesine göre idam cezası aldı. Bu müebbet ağırlaştırılmış hapse çevrildi, geri kalan sanıklar
da değişik cezalara çarptırıldı.
Ancak 13 yılda içeride kalan sanık sayısı beraat ve tahliyelerle 33'e düştü. 8 sanık ise Yargıtay'ın 1997'deki bozma kararından bu yana firarda.
...Haklarında tutuklama kararı bulunan sanıklardan, başta Sivas Belediye Meclisi üyesi Cafer Erçakmak olmak üzere sekiz kişinin Almanya ve Suudi Araistan'a sığındıkları öğrenildi. Davada kilit isim Cafer Erçakmak hiç yakalanamadı. Sivas katliamı sanığı Muhammed Nuh Kılıç'ın yıllardır Almanya'da Mannheim'da eşi adına açtığı dönerci dükkânını işlettiği ortaya çıktı".
Katliamcı vahşilerin cezalandırılmalarının ağrılı bir süreç olduğu, yargının da bu konuda biraz hevessiz davrandığını düşünmüyor musunuz? Bir sonraki hükümetin Adalet Bakanı, gelmiş geçmiş en ürkütücü Adalet bakanlarından Şevket Kazan, sanıkların avukatlığını üstlenmekle kalmamış, bakanlığı sırasında da onları hapisanede ziyaret etmişti. Ama o kadarla kalsa, Şevket beyin, öncesinde ve sonrasında hiçbir siyaside rastlamadığımız gözükaralığına verir, işin içinden çıkardık. Oysa, o vahşetin hemen ertesinde muktedirlerin ve kanaat liderlerinin hatırı sayılır bir bölümü, açıkça, imayla ya da sadece kaş kaldırarak suçluyu bulmuş işaret ediyordu: Aziz Nesin. Sözgelimi marifetleri yanına kâr kalmış emekli darbeci ressam Kenan Evren, elbette hiç çekinmeden Sivas katliamı ile ilgili fikirlerini dile getiriyordu: "Gereksiz bir konuşma sonunda çıkan olay, solcularla dinciler arasındaki çekişmeye dönüşüyor. Bunu önlemek lazım. İnsan dinsiz olabilir. Ama bunu ilan etmenin gereği yok."
O hayatımızda en iyi bildiğimiz, Türk halkının tahrik-tahriş-tahrip üçgenine provokatör, yani tahrik eden, kışkırtan olarak yazılan isim, gerçekten de oydu.
Şimdi sistemin yine tıknefes olduğu, hoyratça vites değiştirmeye çalıştığı şu dönemde laik Türk evlatları olarak yeniden gündeme gelen siyasetçi eskilerinin tepkilerini hatırlıyoruz kaçınılmaz olarak.
Ebedi baba hayaleti olarak ufkumuza gerilmiş Süleyman Demirel, dönemin Cumhurbaş-kanı'ydı. Tahrik olmuş katliamcı halkına sahip çıkıyor, "Halkla polisi karşı karşıya getirmeyin" uyarısında bulunuyordu. Daha sonra da "Olayda ağır tahrik var. Çatışma yok. Otel yangınında can kaybı var" diyordu.
Adı şimdilerde neredeyse şefkatle anılan Susurluk baronesi Tansu Çiller, dönemin Başbakanı idi. Onun açıklaması da tarihe geçecek nitelikteydi. Halkın kaygılarına su serpiyordu: "Otelin etrafını saran vatandaşlarımıza bir şey olmamıştır. Ölenler de çıkan yangın sonucu boğularak ölmüştür."
Dönemin muhalefet lideri Mesut Yılmaz da yakın zamanda siyasete dönüşünü muştuladı. Onun katliam sonrası demeci de gerek insan gerek siyasetçi olarak tıynetini yansıtmıyor mu? Olayın büyütülmesini doğru bulmayan yeni umudumuz Yılmaz, "Bir futbol maçında da bu kadar insan ölebilirdi" deyivermişti.
Linçe kim karşı?
Sivas katliamını hatırlanmasını, bu vahşetin anılmasını toplumsal barışa darbe vuracak bir eylem olarak görenler karşısında kimsenin şaşırmamasının sırrı, işte yukarıda andığım demeçlerde açıkça kendini aşikâr ediyor. Orada halk olarak, vatandaş olaak görülen, kışkırtılmış, 'talihsiz' açıklamalarla tahrik edilmiş katliamcı güruhtur. Onlara verilecek destek hiçbir zaman yadırganmayacak, onlara anlayışla yaklaşıp başlarını okşayıp sırtlarını sıvazlamak siyasetin tartışılmaz gerekliliği olarak algılanacaktır.
Sivas katliamını anmanın, unutulmasın diye emek vermenin
çok büyük önemi vardır. Çünkü bu memleket bir türlü linç ikliminden çıkamamakta, asla korunmayacakların listesi her daim el altında hazır tutulmaktadır.
Çünkü 2 Temmuz 1993 günü askerin ve polisin gözleri önünde binlerce kişi bir olup bir oteli kundaklamış, şeytan taşlamış gibi ruh huzuru içinde evlerine dönmüşlerdir. Polis ve askeri güçlerin bu vahşeti engelleme konusundaki isteksizliği, yine polis ve itfaiyecilerin kurtarmaları gereken insanlara yönelik nefreti unutulmamalıdır.
Trabzon'da ikide bir TAYAD üyesi gençleri linçe yeltenen ve oranın
valisi tarafından sırtları okşanan Türk-İslâm sentezi de günün birinde amacına nail olduğunda dizimizi dövmeyelim diye. Üniversitelerde polisin gözleri önünde dışarıdan gelen yine aynı marka yiğitler tarafından öldüresiyle dövülen solcu gençlerin hayatı umurumuzdaysa.
Hayatın her alanında linçe giden bir ayrımcılık damarını besleyen
dile karşı uyanık olmak zorundayız. Maraş'ta, Malatya'da, Çorum'da aynı tezgâhı kurup aynı yoldan kan döken güçlerin desteklendiğini, birçok muktedirin gözünde halk gibi durduğunu biliyoruz.
İslamı referans alarak politika yapan hükümet partisi ve yandaşlarının 'demokrasi mücadelesi'nin bir anlam kazanabilmesi için Aleviler konusundaki ayrımcı yaklaşımlarına bir son vermeleri şarttır.
Ahmet İnsel bu haftaki yazısında, hayatımızın ve insanlığımızın
değerli sığınaklarından Mazlum-Der'in Başkanı Ayhan Bilgen'in
Neşe Düzel söyleşisinden yola çıkarak durumu mükemmel özetlemiş. Bir bölümünü buradan da okuyalım istedim: "Ayhan Bilgen cemevleri konusunda Sünnilerin, Alevilerin cemevi talebini kıskandığını açıkça belirtiyor... Sünniler cemevlerine de para verilecek, Diyanet İşleri Bakanlığı'ndaki tekelci konumlarını kaybedecekler diye korkuyorlar.
İşte size Türkiye'de Müslüman çoğunluğun demokrat bilinci.
Aynı Sünni çevrelerin, Osmanlı İmparatorluğu'ndan beri hiçbir zaman kendilerini gayrimüslimlerle, Alevilerle, 'ötekilerle' eşit olarak görmemiş olmaları üzerine de düşünmeleri gerekiyor. Bununla yüzleşmeden, bu zihniyetle, bu zihniyetten türeyen pratikleri teşhir etmeden, bunları karşınıza almadan Türkiye'de ucuz bir mağduriyet söylemi üzerinden demokrat gömleği giyemezsiniz."
Bir Alevi şenliği için Sivas'ta toplanmış barışçı insanlardan
35'inin bir kitle tarafından katledilmiş olmasının artık unutulmasını isteyenleri iyi tanıyoruz. Onlar, örtbas edilmiş, unutturulmuş, hesabı sorulması imkânsız kılınmış katliamlar üstüne inşa etmeye çalışırlar toplumsal barış dediklerini. Linç tehdidiyle sürdürdükleri sıkıyönetimin adıdır, barış.
Biz katliamcıyla, işkenceciyle, darbeciyle barışmak istemiyoruz.

Manastirli Hamdi
17.07.06, 15:02
Hamdi, Madimak'i organize edenler de bu Pir Sultan Abdal dernekleri degil miydi?

PSAKD Sivas'ta PSA Senlikleri'ni tertipledi. Katilimcilar "Madimak" otelinde kaldilar.

PSAKD, eskiden bir hemsehrililer dernegidi. Sonra KÜLTÜR DERNEGI oldu.

Dikkat edin, mezhep dernegi demiyorum, elbette 9208 sayili yasa geregince mezhep dernekleri yasak, ama bu insanlar Aleviligi kültür ve yasam tarzi olarak lanse ettikleri icin, sadece siyasal alevilik, kendi 'yasadiklari' aleviligi ayakta tutmak isterler. Yasam tarzinda inanc pek yoktur, tek baskaldiri vardir.

1999 dernek yayin organinda Atatürk'e bile 1924 Tekke ve Zaviyeler Yasasi yüzünden Alevi düsmanligi yakistirma tesebbüsünde bulundular.

Aleviler'de genelde bir klasik yaklasim vardir. Atatürk ve Tek Parti Dönemi haric, Aleviler zulüm yasamislardir hem 1919'dan [bazen de IIttihatcilardan] evvel hem de 1950'den sonra.

Simdi 1919/1923-1950 döneminde rahat olduklari bir kani vardir LAIKLIK POLITIKASI acisindan.

T.C. Devleti simdiki resmi ideolojisi ne olursa olsun, Atatürk ve Atatürkcülüge dayandigi ve Alevi vatandaslarin da devlete Atatürk ve Laiklik yüzünden bagli kaldiklari icin, bölücü terör örgütü yandaslari, Avrupacilar, solcu yikicilar ve de mezhep milliyetcileri, bu Kemalist Tek Parti Dönemi'nde de devletce ALEVI DÜSMANLIGI YAPILDIGINI IDDIA ETMEKTELER.

PSAKD, Almanya'da AABF ile isbirligi icine girip ABTM yi kurup, isadami Ali Haydar Veziroglu ile anlasip dinle siyaset yapan ve Diyanetin kapatilmasini önerdigi icin kapatilan Demokrasi ve Baris Partisi/Baris Partisi'nin kurulmasinda yardimci oldu; ardindan ABBF/AABK ile birlikte 2002'de kapatilma davasi olan ABKB ve sonra da (Türkiye) Alevi Bektasi Federeasyonu'nu kurdu.

PSAKD'nin cekirdegi oldugu TABF de, AABF ile ortaklasa hareket edip Alevi konusunun siyasallasmasini ve avrupalilasmasini istemektedir.

AIHM din dersi konusunu görüsmesi, AABF, TABF, yani PSAKD tarfindan desteklenmektedir.


Yanlis anlasilma olmasin, ama PSAKD siyaset yapar, "inanc" ile pek ugrasmaz diye düsünüyorum.

SultanOfBytez
12.01.07, 17:31
yahu su sivas olayinda, asil hedef tek kisi degilmiydi? adini unuttum adamin.. hani kurani kötüleyen vardi ya...

sivas olayinda sadece alevi de ölmedi ! orada sunni de vardi ölenler arasinda!
zaten asil öldürmek istedikleri adam da kurtuldu bildigim kadari ile..
**************

kurani bu kadar kötüleyen ve seytanin kitabi olarak hitab eden adam************

Bir gün burda sivas olaylari beni niye bu kadar rahatsiz ettigini aciklayacagim
Ama unutma ,,böyle olay öbür dünyada,da makmül görmez.,.,.
Senin böyle yaklasimin insanlik icin insan degerleri icin en büyük
saygisizlik.,.,.orda yananlarin hepsi birbirinden degerli insanlardi.,.,

coguda sivasli halk ozaniydi..,.senin bahsettigin.,.,yazar,.,türkiye nin
degerli yazarlarindan aziz nesindi.,.,.,.

idamlar ne kadar aciysa.,.,ücsizden üc sizden.,.,.diye.,.,bu da insanlik
icin vahsetin en büyügü,.,unutma.,.,.

Almanlarda .,,almanlarinda deme hakki varmi soligende yananlar Türkdü.,.
Aziz nesin hesabi.,.,onlar hiristiyan degil müslümandi deme hakki varmi
sen böyle konusma hakkini nerden aliyorsun canavarca insanlari diri diri
yakanlari.,.

kollama hakkini.,.,Bu hakki yüce yaratan sana vermez.,.,.,..,UNUTMA.,.
Sana vicdan vermis.,.,.,TÜRK .,,.,,,.genci.,.,.UNUTMA.

Saygilar

SultanOfBytez

yerlianadolulu
19.01.07, 10:04
Kim nerede kin kusmus agam? Islamin bes sartini inkar edenin, Ali'ye Allah ve Yaradan diyenlerin müslüman olamayacagini sana müslüman olmayan teologlar da söyler. Sen önce git de müslüman olmadiklarini kanitlamak icin AIHM önünde dava acan mezhepdaslarina dert anlat. Herhangi bir Aleviye kizdigimi nereden biliyorsun? Kizdigim adamin suratina söylerim ne oldugunu! Bunu en iyi senin gibilerin bilmesi lazim. Türkiye'nin Suriye olmasina daha cok var, azinlik fasizminizini o zaman dayatirsiniz, sabirli olun! Haydi bizler Sünniyiz, Siiler böyle Ali'ye tapanlara ne muamele yapiyorlar, haberin var mi?

Was die Schiiten machen weiß ich nicht aber was die konservati-islamistischen Sunniten gemacht haben, kann du hier zur Erinnerung nochmal lesen:


Das Pogrom von Sivas
Seit dem Massenmord am 2.Juli 1993 an Schriftstellern, Volksdichtern und Verlegern wird Sivas (türk.Stadt in Ost-Türkei) für Fanatismus und blindwütigen Glaubenseifer in der Türkei stehen.

Siebenunddreissig Menschen kamen in den Flammen um oder erstickten qualvoll, als islamische Eiferer das Hotel (Madimak) anzündeten, in dem die Besucher eines Festivals untergebracht waren.Sogar die Löscharbeiten haben sie verhindert ,damit keiner diesen Anschlag überlebt.Unter den Toten sind bekannte Volksdichter und Schriftsteller wie Asim Bezirci, Muhlis Akarsu und Hasret Gültekin und viele andere Menschen.

Begonnen hatte die Aktion offenbar nach dem Freitagsgebet in drei grossen
Moschen.Unklar ist jedoch,welche Rolle der Bürgermeister von Sivas (Mitglied der
fundamentalistischen "Refah Partei " Erbakans) gespielt hat. Nach Zeitungsberichten zu Folge,soll er sich als Einpeitscher betätigt haben. In Sivas,so heisst es,hätten schon seit Tagen Eiferer gegen den Schriftsteller Aziz Nesin, der ein Teil der "Satanischen Verse" von Salman Rushdi in einemr Zeitung veröffentlicht hat, Front gemacht und auf Flugblättern gegen ihn gehetzt. Viele in der Türkei und ausserhalb hatten geglaubt, dass es offiziell in der laizistischem Republik Atatürks so was unmöglich ist.Doch die Ereignisse von Sivas sind nur der grausige Höhepunkt einer Kette von religiös motivierten Gewalttaten,die schon vor Jahren mit dem Anschlag islamischer Fanatiker auf den Verfassungsrechtler Muammer Aksoy begannen und sich später in Attentaten gegen andere Laizisten niederschlugen. Die bekanntesten Opfer waren der Journalist Cetin Emec,die Politikerin Bahriye Ücok,der Schriftsteller Turan Dursun,der früher ein staatlich besoldeter Mufti gewesen ist,dann jedoch islamkritische Bücher geschrieben hat,und zuletzt de Journalist Ugur Mumcu. Das Progrom von Sivas kann in diese Reihe eingeordnet werden, der die Türkei an den Rand einer inneren Katstrophe gebracht hat.

Die türkischen Schriftsteller und Intellektuelle waren in Sivas zsammengekommen, um bei den PIR SULTAN ABDAL Feierlichkeiten teilzunehmen. Pir Sultan Abdal , der im 15./16. Jh. in dieser Stadt gelebt hat , ist einer der populärsten Volksdichter der Türkei.
In seinen lyrischen Versen verband er die Einheitslehre der islamischen Tasavvuf-Mystik mit alevitisch-heterodoxen Ansichten auf dem Felde der Politik, wie sie zuvor der berühmte Sufi Poet Yunus Emre und andere Volkssänger (Ozan)
thematisiert hatten.

Die Herrschaft der sunnitischen Osmanen-Sultane wurde in den ersten Jahrhunderten der osmanischen Geschichte immer wieder durch religiöse Bewegungen mit sozialem Hintergrund herausgefordert, die unter alevitischem Vorzeichen standen.

Nochmal zur Erinnerung, es waren keine Schiiten!!!
Solche Leute werden von gewiesen Kreisen unterstützt.

Die Aleviten werden ihr Recht forden, darn ist kein zweifel!

@li
08.04.07, 04:17
artik onun döner yemesini gectik arkadaslar bugün Madimak Hoteli bir kebapci!! 37 canin hayatini yitirdigi yerde su an insanlar güzelce döner kebap adana yiyorlar.

mecnun01
10.04.07, 22:50
Na das ist ja mal eine Gelegenheit Gökcen....

Nachdem er stolz von den Fortschritten und Erfolgen bzgl. Menschenrechte geprallt hat, würde ich Ihm die Frage stellen, warum seine Regierung es nicht für nötig hält, ein Gebäude in dem 37 Intellektuelle auf unmenschliche Art ermordet wurden, zu einer Gedenkstätte umzubauen...

Aus dem Madimak Hotel in Sivas ist heute ein Fleischrestaurant entstanden....Bürgermeister ist von der AKP.

Mal sehen was diesem Geschichtenerzähler so als Antwort einfällt.

Egal welche Frage du ihm stellst, sei nicht aufgeregt oder überdimensioniert respektvoll...Zeige Ihm dass nicht alle jungen Menschen am schlafen sind.

Viel Erfolg!

Gökcen
10.04.07, 22:56
Na das ist ja mal eine Gelegenheit Gökcen....

Nachdem er stolz von den Fortschritten und Erfolgen bzgl. Menschenrechte geprallt hat, würde ich Ihm die Frage stellen, warum seine Regierung es nicht für nötig hält, ein Gebäude in dem 37 Intellektuelle auf unmenschliche Art ermordet wurden, zu einer Gedenkstätte umzubauen...

Aus dem Madimak Hotel in Sivas ist heute ein Fleischrestaurant entstanden....Bürgermeister ist von der AKP.

Mal sehen was diesem Geschichtenerzähler so als Antwort einfällt.

Egal welche Frage du ihm stellst, sei nicht aufgeregt oder überdimensioniert respektvoll...Zeige Ihm dass nicht alle jungen Menschen am schlafen sind.

Viel Erfolg!
sehr sehr gute frage!

nö bei sowas bin ich sehr kaltblütig und gelassen, ich werde ihm nicht mehr respekt entgegenbringen als er mir.indem sinne steht er nur da oben weil es uns gibt

Yasin
11.04.07, 01:57
Na das ist ja mal eine Gelegenheit Gökcen....

Nachdem er stolz von den Fortschritten und Erfolgen bzgl. Menschenrechte geprallt hat, würde ich Ihm die Frage stellen, warum seine Regierung es nicht für nötig hält, ein Gebäude in dem 37 Intellektuelle auf unmenschliche Art ermordet wurden, zu einer Gedenkstätte umzubauen...

Aus dem Madimak Hotel in Sivas ist heute ein Fleischrestaurant entstanden....Bürgermeister ist von der AKP.

Mal sehen was diesem Geschichtenerzähler so als Antwort einfällt.

Egal welche Frage du ihm stellst, sei nicht aufgeregt oder überdimensioniert respektvoll...Zeige Ihm dass nicht alle jungen Menschen am schlafen sind.

Viel Erfolg!

Da bin ich auch mal gespannt.. vermutlich wird er nur ein paar Worte für die "ungläubigen" verlieren.


@Topic

- Werden Aleviten in naher Zukunft diesselben Rechte wie andere Religionsgruppen bekommen? (Stichwort: "okulda zorla din dersleri")

- Wird es eine weitere "Turkstaaten-Konferenz" geben wie es Sie schon einmal gab? (vielleicht weiß da ja gerade der ein oder andere User was drüber. Posten! )

deryatulga
18.06.07, 13:15
Na das ist ja mal eine Gelegenheit Gökcen....

Nachdem er stolz von den Fortschritten und Erfolgen bzgl. Menschenrechte geprallt hat, würde ich Ihm die Frage stellen, warum seine Regierung es nicht für nötig hält, ein Gebäude in dem 37 Intellektuelle auf unmenschliche Art ermordet wurden, zu einer Gedenkstätte umzubauen...

Aus dem Madimak Hotel in Sivas ist heute ein Fleischrestaurant entstanden....Bürgermeister ist von der AKP.

Mal sehen was diesem Geschichtenerzähler so als Antwort einfällt.

Egal welche Frage du ihm stellst, sei nicht aufgeregt oder überdimensioniert respektvoll...Zeige Ihm dass nicht alle jungen Menschen am schlafen sind.

Viel Erfolg!

Madımak Oteli neden müze yapılmıyor? http://medya.zaman.com.tr/zamantryeni/pics/yazarlar-detay/selcukgultasli.jpg SELÇUK GÜLTAŞLI
18/06/2007


"Filistin'le barışı ancak Likud yapar" diye bir söz vardır. "Kıbrıs meselesini ancak ve ancak Kıbrıs 'fatihi' Ecevit çözebilir" derlerdi. Türkiye'de Aleviler rahatsızsa ve bu sıkıntıların büyük bir kısmı haklı ya da haksız Sünni çoğunluğa fatura ediliyorsa, çözümün adresi AK Parti olarak belirmektedir.
AK Parti hükümeti, bütün tezvirata rağmen, kireçlenmiş beyinlerin kemikleştirdiği meselelerin üzerine cesaretle gitti, bir tür ikinci Özal dönemi yaşattı Türkiye'ye. Kıbrıs'ta çözüm yanlısı tutarlı duruş, Ermeni Konferansı'nın tertibi ve en mühimi de Kürt meselesinde Başbakan'ın tarihî 12 Ağustos Diyarbakır konuşmasında sergilediği "Geçmişteki hatalarla yüzleşmeye hazırız. Bunları yok saymak büyük devlete yakışmaz" yaklaşımı, Türkiye Cumhuriyeti'nin sorunlarını algılayışı açısından büyük bir devrime işaret ediyordu. Bu "devrimci yaklaşımlara" en son Özal döneminde şahitlik etmişti Türkiye.
Geçen hafta Avrupa Parlamentosu'nda yapılan Alevi Konferansı'nda konuşan Alevi temsilcilerin tahlilden uzak, demagojik ve tamamen sloganlarla bezenmiş hitaplarında hak verdiğim tek bir konu vardı; o da Madımak Oteli'nin lokanta olarak kullanılmasına yapılan itiraz. Katılımcıların, AK Parti'nin "şeriatçı" bir parti ve gizli gündeminin Türkiye'yi İranlaştırmaktan ibaret olduğu, Alevileri Sünnileştirmeye ve Aleviliği toptan imha etmeye çalıştığı türü ideolojik hezeyanları bir tarafa, Madımak Oteli'ne ilişkin serzenişleri anlaşılabilir geldi bana.
Hükümetin Kürt, Ermeni ve Kıbrıs gibi deli gömleklerini tek tek çıkarmaya matuf siyasetinin Alevi meselesine geldiğinde neden yeteri kadar "devrimci" olamadığı sorusu ile karşı karşıyayız. Bu, hakikaten makul Aleviler tarafından da seslendirilen "Sünni" taassuptan mı kaynaklanmaktadır, yoksa uygun bir vasat mı aranmaktadır?
"Uygun vasat" her 2 Temmuz'da ortaya çıkmaktadır. "Ezber bozmakla" övünen AK Parti, yaklaşan 2 Temmuz'da neden bir tabu daha yıkmayı düşünmemektedir? Ya da düşünmekte midir? Erdoğan, 12 Ağustos 2005'te Diyarbakır'da söylediklerinin aynısını Sivas'ta da söyleyemez mi?
Madımak Oteli'nin müzeye dönüştürülmesi, sosyal barış adına tabii ki büyük bir adım olacaktır. İlk hamlede bu yapılamıyorsa, 2 Temmuz'da Madımak Oteli'ne bir ziyaret yapılamaz mı? Hadi bu da seçim ortamında "Alevilere ucuz propaganda olarak algılanır, diğerlerinin de tepkisini çeker" diye düşünülüyorsa her yıl 2 Temmuz'da hadiseleri telin eden bir bildiri yayınlanamaz mı?
AP'de dinlediğim radikal Alevi gruplardan bu adımlara şiddetli itirazlar gelecektir. Sünnilerin "yeni taktikleri" diyecek, "bizi Sünnileştirmek istiyorlar" diye feveran edeceklerdir. Belki bir kısım muhafazakârlar da "başörtüsü yasağını tavizsiz savunan Aleviler nasıl dinî hürriyetlerden dem vurur" diye karşılık vereceklerdir.
Mesele, Türkiye'nin müzmin sorunlarından birine el atmak, toplumu daha sağlıklı hale getirmekse AK Parti, kendi çizgisine yakışır olanı, yani 2 Temmuz'la ilgili ezberleri bozucu bir adım atmalıdır. Aleviliği İslam-dışı görenler, bu adımları "din elden gidiyor"cu bir yaklaşımla telin edecektir; ama makul Alevi çoğunluk eminim ki alkışlayacaktır.

ottoman1299
24.06.07, 15:22
'YENİ BİR MADIMAK FACİASI İSTİYORLAR'



"Benim kitaplarımdan Aleviliği öğrenenler beni düşkün ilan etmeye kalktılar. Ben hem alevi hem bektaşıyim" diyen Reha Çamuroğlu Alevileri sömüren şirret bir gruba dikkat çekti.


24.06.2007 12:36



AK Parti’den milletvekili adayı olan Alevi cemaatinin kanaat önderlerinden tarihçi - yazar Reha Çamuroğlu, Aleviler’e ‘Asalakları sırtınızdan temizleyin’ çağrısı yaptı. Aday olduktan sonra çok sayıda tehdit telefonu aldığını belirten Çamuroğlu ‘Hedef gösteriliyorum’ dedi.

ALEVİ VE BEKTAŞİYİM

HAYATI boyunca alevi kimliğiyle öne çıkma cesareti gösterdiğini ve bu uğurda DGM’de yargılanan az sayıdaki insandan biri olduğunu belirten Çamuroğlu şöyle konuştu: Benim kitaplarımdan Aleviliği öğrenenler beni düşkün ilan etmeye kalktılar. 2007 yılında insanların nereli oldukları çok vahim bir şekilde önem kazandı. Bunun altında, benim Alevi olmadığım iması var. Bu kadarı artık, ırkçılık. Çok merak edenlere bir kez daha söyleyeyim; Hem Aleviyim hem Bektaşiyim.

BU NASIL ALEVİLİK?

ALEVİ toplumunun sırtında asalak gibi yaşayanların olduğunu dile getiren Çamuroğlu ‘Alevi toplumu bu tür asalak unsurları sırtından temizlediği zaman da bu arkadaşların Alevilikle bir bağları kalacak mı merak ediyorum. Çünkü hale hazırda Ali’yi bile reddediyorlar. Bu nasıl bir Aleviliktir. Ben anlamış değilim’ diye konuştu.

HEDEF GÖSTERİLİYORUM

AK Parti’den aday olduktan sonra bazılarının kendisini hedef gösterdiğini belirten Reha Çamuroğlu, 5 koruma ile dolaşmaya başladığını söyledi. Çamuroğlu, ‘Pek çok tehdit aldım. 4 yıldır korumam var. 4 yılda bir kez korumamı çağırma ihtiyacı duymuştum. Durmadan telefonlarla çok fazla cesur olduğumu söyleyip, tehdit ediyorlar’ dedi.

ŞİRRET BİR GRUP VAR

KENDİSİYLE uğraşanlara da seslenen Çamuroğlu ‘Uğraşsınlar. Bu kadar çok uğraşmaları ne kadar çok korktuklarını gösteriyor. Alevilerle ilişkilerim olumlu. Bana 3-5 bin kişilik salon toplantısı, maddi manevi destek öneriyorlar. Bunlar Türkiye’nin Alevileri. Alevilik konusunda Türkiye, 3-4 bin kişilik sapıtmış bir gruba teslim olmaz. Sürekli gördüğüm kavgacı, hoyrat şirret bir grup var. Bunları Alevi inancıyla bağdaştıramıyorum. Onların ezberini bozacağım’ diye konuştu.

Ben kimim?

Belli kesimlerce ‘memleketini bilmiyoruz’ denilerek sunni imasında bulunulmasına tepki olarak ‘Hipergol Gezegenindenim’ diyen Çamuroğlu seceresini de ortaya döktü: İstanbul’da dünyaya geldim. Tunceli-Muhundi’ye bağlı bir Alevi köyü olan Riçikköyü’nden Gülen ile İnebolulu Çepni (Alevi) Türkmenleri’nden Yaşar Çamuroğlu’nun 2 oğlundan birisiyim... Anneannem Irak-Süleymaniyeli. Baba tarafımdan dedem Osmanlı Dışişleri Bakanlığı’nda Müsteşar yardımcısı Şair Ahmet Emin Yümni Paşa...

Yeni Sivas olayı bekliyorlar

Aleviler üzerinden rant elde eden kavgacı bir grubun ortamı germeye çalıştığını anlatan Reha Çamuroğlu ‘Öyle bir kavgacı grup oluşmuş ki bir tane daha Sivas olayı oluşturulsa, istediğimiz oldu diye ellerini ovuşturacaklar. Micro milliyetçi, micro cemaatli gruplar ve bunların başındakiler kavgadan besleniyorlar’ dedi. Cem evlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi gerektiğini belirten Çamuroğlu ‘Olacaktır da...Çalışıyoruz. Ama ağzınızı açtığınız zaman sürekli bunla başlarsanız benim kafamda bir soru oluşuyor.

Dünyadaki tek sorun cem evleri midir?’ dedi
Alevi inancıyla uzaktan yakından ilişkisi olmayan insanların, Aleviliğe hiç saygısı olmayan insanların Aleviliği kullanmasına karşı gerçek Alevilerin mücadele vermesi gerektiğini belirten Reha Çamuroğlu ‘Avrupa Alevi Birlikleri Konfedarasyonu bir takım yabancı istihbarat örgütleriyle iç içe, al takke ver külah Türkiye’yi provoke etmeye çalışıyor. Bu iftira ise bu konuda bana dava açsınlar. Benim için ‘istihbarat örgütleriyle çalışıyor’ derlerse ben hem tazminat, hem hakaret davası açarım. Bakalım ben bu davada iddiamı ispatlayabiliyor muyum? ispatlayamıyor muyum?’ dedi.

Bu konfederasyonun senelerdir para kazanmak için ne iş yaptıkları belli olmayan yöneticiler tarafından yönetildiğini ifade eden Çamuroğlu ‘Bu yöneticiler malvarlıklarını açıklasın. 1995’de Tansu Çiller Hükümeti’nin Alevi örgütlerine kültür yardımı adı altında verdiği 495 milyar Türk Lirası’na ne olduğunun hesabını vermelidirler. Dolar kurundan hesaplayınca bugünün parasıyla yaklaşık 5 milyon YTL’ dedi.

star
http://www.haber10.com/haber/79617/

dertli4u
05.07.07, 21:59
Diri diri insan öldürenin inanci mi olur ki!

bir inanci olabilir ama imani olur mu bilemem.

sivasta madimak otelini yakanlar da bir inanca sahip olduklarini söylüyorlardi.

ama bir inanca bagli olmak yeterli degil. inancini ögrenmek ve kalbinde yasamasi lazim. iste o zaman iman sahibi olur inanan.

ayyıldız66
05.07.07, 22:13
bir inanci olabilir ama imani olur mu bilemem.

sivasta madimak otelini yakanlar da bir inanca sahip olduklarini söylüyorlardi.

ama bir inanca bagli olmak yeterli degil. inancini ögrenmek ve kalbinde yasamasi lazim. iste o zaman iman sahibi olur inanan.
Durum cok karisik dertli abi. Ama aslinda cok basit.
PKK önce Alevi olan insanlarimizi öldürüyor ve tabii ki cok inancli (Sünni oldugunu iddia ediyor). Ve ardindan diri diri yakilan Alevi vatandaslara sahip cikarak intikam icin Sünni olan insanlarimizi katlediyor ve yine inanc süsü vererek insanlari birbirine düsürmeye calisiyor. Maksat ortaligi savas alanina ve kan gölüne cevirmek.
Iste burada cok büyük bir oyun var. Aslinda bunun Alevi-Sünni inancla ve vatandaslarla bir alakasi yok. Inanc diyorum cünkü Alevilik hakkinda büyük bir bilgim yok, kusura bakmayin. Bu tam bir fasizm ve devlet/toplum üzerinde oynanan oyunlar. Diri diri sucsuz/günahsiz/masum insan öldürenin benim gözümde ne inanci olur ne de imani.

Yigit Efe
06.02.08, 18:55
Für Toprak ist das Sivas Massaker das, was für die Juden der Holocaust ist. Ohne dieses ungeklärtes Ereignis ist er nicht lebensfähig. Die Türkei wird in seinen Augen minderwertig bleiben. Er wirft der Türkei immer diese eine Sache vor, ob damals die AKP Regierung an der Macht war und als ob die jetzigen türkische Politiker das Massaker legitimieren würden. Würde die Türkei jetzt wirklich den Fall bei Madimak aufklären, müsste er sich umbringen, weil er keinen Lebenshalt mehr hat! Er gehört :nilu:

easydogi
06.02.08, 19:24
Für Toprak ist das Sivas Massaker das, was für die Juden der Holocaust ist. Ohne dieses ungeklärtes Ereignis ist er nicht lebensfähig. Die Türkei wird in seinen Augen minderwertig bleiben. Er wirft der Türkei immer diese eine Sache vor, ob damals die AKP Regierung an der Macht war und als ob die jetzigen türkische Politiker das Massaker legitimieren würden. Würde die Türkei jetzt wirklich den Fall bei Madimak aufklären, müsste er sich umbringen, weil er keinen Lebenshalt mehr hat! Er gehört :nilu:

Auch wenn wir das Alevi-Sünni-Thema hier nicht ausweiten sollten.
Du siehst doch, dass einige Türken schon jetzt zum Kampf gegen Deutschland aufrufen, obwohl nicht mal sicher ist, wer es war.
Stell dir mal vor, es hätten sich zehn- bis fünfzehntausend Deutsche vor ein türkisches Haus versammelt, hätten es in Brand gesetzt, dabei "Ein christliches Deutschland!" gerufen und die meisten Täter wären immer noch auf freiem Fuß. Was würde dann in dir vorgehen?
Solingen und die anderen Orte sind noch nicht vergessen. Zurecht. Warum sollte Sivas vergessen werden?

deryatulga
07.02.08, 18:15
Ercüment Dursun - Sayı: 12 - 25.02.1995 yorum ekle




Aziz Nesin: Dindarlar ‘tehlikeli’ değil



Topıumun her kesiminden insanların, birbirlerini inançlarından ya da inançsızlıklarından dolayı rencide etmedikleri bir ortamda yaşama adına ümit verici gelişmelerin yaşandığı bir zeminde, -müsbet ya da menfi- en çok adı geçen bir isim Aziz Nesin.
Salman Rüşdi'nin kitabını çevirtmek istemesi, Teslime Nesrin'e destek olması ve onunla Almanya'da görüşmesi bir hayli merak ve tepki uyandırdı. Sivas olayları ve akabindeki gelişmeler ise hadiseye tuz biber ekti.



--------------------------------------------------------------------------------

80'ini biraz geçen yazar 'Çocuk Cenneti' adını verdiği vakfında 34 çocukl~ birlikte yaşıyor. Çatalca'daki vakfında iki saate yakın görüştük. Ne o bizi yedi ne de biz onu. Ramazan olmasaydı birlikte yemek yiyecektik.
Aziz Nesin kimdir, bugünlere nasıl gelmiştir, dünya görüşü, din ve dindarlar hakkındaki izlenimleri nedir? Gerçekten dini ve dindarları düşman mı addediyor? TahrikçlIiği nasıl anlıyor? Bunları ilk ağızdan duymak istedik.
Evet o bir "dinsiz". Bu kelime size olduğu kadar bize de soğuk geliyor. Fakat görüşmemiz sonunda bizim hissettiklerimizi sizler de bu yazıyı okuduktan sonra belki hissedecek ve Hazreti Ömer'ın (ra) kiliseden çıkan ak saçlı ak sakallı rahibi görünce niçin hıçkıra hıçkıra ağladığını çok daha iyi anlayacaksınız. .
-Aziz Nesin hakkında herkes birşeyler söyleyebilir fakat hiç kimse "riyakar" diyemez. Çünkü o olduğu gibi, evet sadece "olduğu gibi" görünüyor.
Girişler böyle uzun olmamalı ama herhalde bu kadar sözden sonra siz de röportajımızı artık bir solukta okursunuz.
Bir konuşmanızda iyi bir din eğitimi aldığınızı söylüyorsunuz. Biraz bahseder misiniz?
Bir defa Arapça okudum. Yani, Arap harfleriyle yazmayı öğrendim. Emsile, Bina, Maksud ve Avamil okudum. Daha sonra İslam'ın şartlarını yerine getirmeyi öğrendim. Böyle bilgiler aldım. Ama iyi bir din eğitimi aldım demek fazla iddialı bir laftır. Öyle birşey söylemişsem onu biraz değiştirmek gerekiyor. Din eğitimi aldım, iyisi filan değiL. Ama benim çevreme göre iyi bir din eğitimi aldım. Aslında buna din eğitimi demek pek de doğru değiL. Çünkü din eğitiminin bütün dinleri içine alması lazım. Bunun adı İslami din eğitimidir.
Hayatınızda ve eserlerinizde bu eğitimden istifade ettiğinizi söyleyebilir miyiz?
Gayet tabii. Bir yazar ne tür birikimi olursa olsun onların tümünden yararlanır.
Kendi ortamımdan yararlanmı bulunuyorum. Bir yazar hangi ortamda yeti§mi§se "~ndan yararlanır. Benim ortamım bu olduğu için ondan yararlqndım.
Bu yararlanma hangi anlamda oldu daha çok? Eleştiriyapabilme imkanı mı buldunuz?
Hayır. Çocuk yaşlarda eleştiriyi dü§ünemiyordum. Benim asıl deği§imim otuz yaşlarıma doğru oldu. O zamana kadar edindiğim bilgilerin üzerine Diyanet'in Kur'an çevirisini okudum. Tabii dü§üncelerim değişti.
Otuz yaşına kadarki yaşantınız nasıldı? İslami bir yaşantınız var mıydı?
Hayır. Sadece inancım vardı. Oruç, namaz gibi ameller yoktu. Yani Türkiye'deki birçok Müslüman gibiydim. Asker olmamın da bunda etkileri var. Bazı ibadetlerimi yerine getirmeme engeloluyordu. Yerine getirme ist~ği ya§ım ilerledikçe olmadı.
Çocukluk yıllarınızda hafizlık çal!§tığınızı da biliyoruz. Şu andahafizlığı unuttunuz mu?
Tabii unuttum. Uzun bir zaman oldu. O zaman çocuktum. Belleğim de biraz zayıf olduğu için külliyen unuttum hafızlığı.
Babanızdan mı ders alıyordunuz?
Hayır. Galib amcamdan alıyordum. Bir dervişti. Tekke'ye mensubtu. Babam da tekkeye mensubtu. Babam daha sonra icazet alarak şeyh oldu. Fakat tekke açmadı.
Babanız hangi tarikata mensubtu? Kadiriydi.
Hıfzı kaç yılında tamamladınız?
Tam olarak hatırlamıyorum ama bir yıldan fazla sürmüştü. Çocuk olduğum için biraz da kolay ezberliyordum ama, yine de bir yıldan fazla sürdü.
Kaç yaşına kadar düzenli olarak namaz kıldınız?
Zannediyorum 12-13 yaşına kadar namaz ve oruç ibadetini yerine getirdim. Daru§§afaka'da okudum. Orada namaz mecburi idi. O zaman herkes şarta uyuyordu. Şimdiki gibi değildi. Ramazan gecelerinde sahura kadar oynardık. Sabah namazını kılıp yatardık.
O yaştaki çocuklar için biraz fazla değil mi bu program?
Hayır niçin fazla olsun ki? O yaşta alışmasa çocuklar namaza ileride hiç kılmazlar. İnsanlar alışkanlıklarının birikimidir.
Ezan okudunuz mu hiç?
Tabii okudum. Heybeliada'da.
Sesinizi beğeniyorlar mıydı?
Hayır. Çok çirkin bir sesim vardı. Ama mecburen okuyordum. Çünkü başka ezan okuyan yoktu. Zaten cami de yoktu Heybeliada'da. Sadece Bahriye Mektebi'nin camisi vardı.

Namaz kıldığınız dönemlerde, gelecek için neler düşünüyordunuz? Planlarınız var mıydı?
Yazar olmayı, tiyatrocu olmayı ve ressam olmayı arzu ediyordum. Özellikle ressam olmayı çok istiyordum.
Peki, o dijiıemlerde dine karş( içinizde bir şüphe veya soğukluk var mıydı? Namaz kılıyor, oruç tutuyor ve ezan okuyordunuz belki ama, bunları çevrenizin etkisiyle mi yapıyordunuz
yoksa isteyerek mi?
Hayır, o yaştaki bir çocuk böyle bir çelişki yaşamaz.
Yani namazdan kaytarmak istemez miydiniz yurttayken?
Hayır. Daruşşafaka'da arkadaşlarım kaytarırlardı. Abdest almadan namaz kılarlardı. Ben öyle yapmazdım. Bütün kurallara uyardım. İçimden gelerek ibadetlerimi yapardım. İçimizde Allah korkusu vardı.
Babanızla ilişkileriniz nasıldı? Size karşı sert miydi? Bilhassa hafizlık eğitiminiz ve dini yaşantınız yönüyle size baskı yapıyor muydu?
Hayır, kesinlikle. En basit anlamda bile bir şiddet kullanmamı§tır bana karşı. Sadece bir kez bir tokat atmı§tı. O da Mahmutpaşa'da bir alışveriş esnasında olmuştu. Onun da vicdan azabıll! ömrü boyunca çekmi§ti zavallı. Tam aksine hayatı boyunca beni daima yüreklendirmi§, kusurlarımıgörmezden gelmiştir. Babam öldükten sonra zateıı ben dinden iyice soğudum.
Peki dine karşı veya dinlere karşı tavır alışınız ne zaman başladı? Hangi yaşlarda?
Ben hiçbir zaman dine kar§ı tavır almadım. Ne İslamiyet'e ne de bir başka dine. Bazı kesimler ısrarla beni öyle göstermeye çalı§ıyorlar. Kaldı ki tavır almayı da doğru bulmuyorlar. Bir kere sosyölojikolarak bu doğru değiL. Insanların inanmaya ihtiyaçları var. Mesela, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra, hatta diğer sosyalist, komünist ülkeler dağıldıktan sonra oralardaki insanlar tekrar eski dinlerine geri döndüler. Dinlerini yaşamaya başladılar. ݧkodra 'da ateizm müzesi vardı. Şimdi kaldırdılar.
Sizi dinden soğumaya iten nedenleri biraz aralayabilir misiniz?
En başta söylediğim gibi, Kur'an'ın çevirisini hiç okumamıştım, ilk okuduğum zaman bazı şeyler aklıma yatmadı. Tarihsel olarak Kur'an'ın çevrilmemesindeki inat çok önemlidir. .
O tavır belirli bir tarihsel döneme ait bir tavır. Bugün Kur'an mealieri bol miktarda var.
Ama yetersiz. Benim inandığım başka şeyler de var. Peygamberlerin büyük bir insan olduğuna inanıyorum. Ama, zamanının büyüğü. Onun söyledikleri uzun zaman değerini korur. Bazı söyledikleri bugün için bile çok değerli. Ama, hiçbir faninin söylediği söz sürekliliğini sonsuza kadar koruyamaz.
Bu benim kendi inancım. Bunun propagandasını yapmıyorum, kimseye dinsiz olmasını söylemiyorum. Bu vakıf ta çocuklarım var gidin sorun. Kendi çocuklarım var dört tane. Bir tanesi Müslüman. Bundan rahatsız olmuyorum. Öyle ileri derecede bir Müslüman değildir ama, elinden geldiği kadar dini farizalarını yerine getirmeye çalı§ır. Bir tanesi Hıristiyan da olabilirdi. Gerçi öyle birşey yok ve gönlümden de olmasını istemem. Ama ben hiçbirini dinsiz olması için zorlamadım.
Bir tane misyoner kadın beni Hıristiyan yapmak için aylarca uğraştı ama Hristiyan olmadım. Hıristiyan yaptığı kızlar vardı, onları bana gösterdi. Bunlar sadece Hıristiyan olmakla kalmamışlardı onu savunuyorlardı da. Baktı ki bende iş yok bıraktı. Sadece bana değil herkese komik gelir, Müslümanlığı bırakıp Hıristiyan olmak. Eğer bir dine inanacak olsaydım Müslüman olurdum. Benim bütün eleştirilerime karşın son din olması önemlidir tabii. Daha kuraılı bir dindir öbürlerine göre. Eğer seçmek gerekseydi, onu seçerdim. Bağnazlık bakımından Yahudilik daha bağnaz. Öyle bir dini hiçbir zaman seçmezdim. Anlaşılıyor ki insanların vicdan özgürlüğüne ve seçmeye ihtiyaçları var. Ve Allah'a ihtiyaçları var. Cennete, cehenneme ihtiyaçları var. Yanlıştır bu, doğru değildir bu demek, çok yanlış olur.

Aydınlarımızın İslami bilgileri yeterli mi? İslam'ı bilmeleri gerekiyor mu?
Kesinlikle. Mutlaka bilmeleri, okumaları gerekir. Türkiye'de aydınların, yazarların mutlaka Kur'an'ı okumaları gerekir. Sadece Kur'an değil diğer dini kitapları da okumaları gereklidir. İster dinli olsun ister dinsiz olsun her Türk'ün köken olarak Müslüman bir aileden geldiği için bunları bilmesi ve okuması gerekir. Okunmasıgereken baş kitaptır Kur'an.

Din hakkındaki şüphelerinizin arttığı dönemlerde birileriyle konuşma ihtiyacı hissettiniz mi? Sorularınıza cevap arama ihtiyacı hissetmediniz mi?
Evvela bu bir süreç. Yanİ birdenbire olmadı bu soğuma. Ve kimse de bana 'Dinsiz ol' diye bir telkin de bulunmadı. Ben de kimseye birşey sormadım.

Belki de size anlaşılmaz gibi geliyordur?
Kur'an sadece aydınlara yazılmış bir kitap değil ki! Her insan için yazılmıştır. Benim de bir düzeyim var. Ben anlamadığıma göre başkası bana nasıl anlatacak?
Bu matematik kitabı değil ki! Bu herkesin anlaması için yazılmıştır. Bu herkesten biri de benim. Ve üstelik de bir düzeyim var. Benim onu anlamam için yazılmıştır. Eğer anlayamayacaksam o zaman yanlıştır.

Sizi dinden soğutan şey acaba sadece Kur'an'ı yüzeysel bir okuyuştan sonra gördükleriniz mi? Müslümanlar'ın yaşayışları, içinde bulundukları toplumsal, siyasi ve ekonomik durumlarının da etkisi olamaz mı?
Daha pekçok şey var. Müslümanlar'ın içinde bulundukları durumlar da çok önemli. Daha başka nedenler de var.
Din, özü gereği barış, Sevgi, hoşgörü ve adaletin teminini ister. Qysa siz ve daha birçok kesim dini ve dindarları bir tehlike gibi g6rüyar. Neden?
Dinİ ve dindarları tehlike görınüyorum. Tehlike gibi görülmesine de karşıyım. Eğer İslam hoşgörüyse bana da hoşgörüyle bakmalılar. Ben Türkiye'nin aleyhine hiçbirşey yapmadım. Odamdaki ödüller, diplomalar ülkem için gurur kaynağı olmalı. İnsan olduğum için saygı gösterilmeli. Karşılıklı saygı. Ben de onlara saygı duyuyorum. Ama, boğazlayan, canavarlık yapanlara nasıl saygı duyayım.

Bu ülkenin büyük bir çoğunluğu Müslüman. Ve yine bu kitlenin büyük bir çoğunluğu i- ı
nançlarına karşı hassas. Dince kutsal addedilen kavramlara karşı hakaret edilmesi, başörtüsüy- ı le alayedilmesi, başörtülü kızların okullara Q- i lınmaması mantıklı mı sizce?
Başörtüsünü yasaklamaya çalışmak aptallıktır. Başörtülü kızların okullara alın
mamasına karşıyım. Başlarını örtmesinler demek demokrasi veya laiklik demek değildir. Neden? Çünkü, ilkokuldan beri aldığı eğitim sonucu o ister istemez birgün başınıörtecektir. Örtme demek, 'Oranı buranı, aç' demek kadar saçma. Ben başlarını örtmelerinden yanayım. Ama, okullardaki din derslerinin kaldırılması lazım. Veya o dersi gerçekten din dersi yapsınlar.
Mesela başka birşey: İmam-hatip me zunlarının harbokullarına girmesi mevzuu! Ben girmelerinden yanayım. İmam-hatip mezunları eğer istedikleri fakültelere girebiliyorlarsa harbokullarına da girmeli.

Dünyadaki fundamenta!izm tehlikesine karşı uluslararası bir konferans tertip ediyorsu. nuz. Fundamentalizmi nasıl anlıyorsunuz?
Bağnazlık, yobazlık anlamına gelir. Fundamentalizm yanlız dinsel değildir. Irksal da olur. Birşeyde sonuna kadar körü körüne direnmektir. Örneğin, son zamanlarda İsviçre'de ortaya çıkan bir tarikatın mensupları topluca intihar etmişler; Bu fundamentalizmdir. Bu Müslümanla. r'a özgü bir olay değildir. Bosna-Hersek olayları karşısında Avrupa'nın tepki göstermemesi, olaya müdahale etmemesi; bunun aksine Kuveyt olayında hemen müdahale etmesi bir Hıristiyan funda. mentalizmidir. Budistler'in Hindis. tan' da bir Müslüman camiini yakmalan bir fundamentaliımdir. Bu yakınlarda Müslümanlar'da biraz daha fazla hoşgörüsüzlük var. İran, Suudi Arabistan ve ya. kınlarda Cezayir'in gittiği yol budur. Türkiye'nin -bugünkü durum devam ederse gideceği son durum budur.

NA TO'nun gelişen fundamentalist tehlik ye karşı Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkeleriyı ortak bir strateji geliştirme kararı almasını nasıl karşılıyorsunuz? Yeni hedefleri İslam mı?
Buna hakkı yok. Ben NATO'ya başm dan beri karşıyım. NATO'nun böyle bi tavır içine girmesine elbette taraftar değilim. Hoşgörü sahipleri kendi ülkelerinık mücadelelerini kendileri verirler. NATO buna karışamaz.

Fundamentalizmle mücadelenizde metodunuz nasıl olacak?
Benim düşüncem uluslararası bir komisyon, bir konferans düzenlemek. Bunun için de gittiğim ülkelerde gerekli ilişkilerde bulunuyorum. Siyasilerin karışmasını istemiyorum, Sivil Toplum Örgütleri'nin katıldığı bir çalışma olmasını istiyorum. Çünkü devletlere, hükümetlere güvenim yok, buna kendi hükümetim de dahiL.

Bağnazlık, şiddet yanlısı olma anlamındaki bu yaklaşıma katılabilirim. Kaldı ki Türkiye'de İslami kesimin büyük bir bölümü bu söylediğiniz kapsama girmez. Onlar da en az' sizin kadar şiddete, bağnazlığa karşıdırlar. Ancak, siz Türkiye'deki hangi olaylan, gelişmeleri bu bağlamda değfrlendiriyorsunuz?
Köktendincilik anlamında fundamentalizm İran, Arabistan ve Libya'da var. Yani
benim özgürlüğümü sınırlayıcı hiçbir dini kısıtlamayı kabul etmiyorum. Dinleri kabul ediyorum, saygı duyuyorum. Ne yaparlasa yapsınlar ama, dinsiz olanlara veya laik olanlara karışmasınlar.

Müslümanlar demokrasiye karşı mı?
Kendi anladıkları manada bir cumhuriyete taraftarlar. Müslüman deyince hangi anlamda Müslüman kastediliyor ona bakmak lazım. Laik Müslümanlar da olabilir. Bütün Müslümanlar diyernem. Demokrasiye, laisizme karşı olanlar var. 40-50 sene önce şeriat kelimesi ağıza alınamazdı, bugün açıkça söyleniyor.
'Şeriat' demenin bu derece suç olması normal mi sizce?
Düşünçelerini açıkça yazıp, söylemeleri suç oİmamalı. Ama, şeriata dayalı bir 'eylem' yapılırsa bu normal değiL. Mesala Sıvas olayı gibi.

Türikiye'de pek çok kesimde bir kanaat var ve sizin ek ifadelerinizin satır aralarından o anlaşılıyor ki Müslümanlar'ın her türlü hareketinin arkasında böylesi bir 'şid
det' vehmediliyor. Kur'an kursları, vakıflar,
yurtlar vs. gibi faaliyetler örgütsel faaliyet kapsamında değerlendiriliyor. Bunlann artması bir çeşit '!undamentalist' tehlike olarak algılanıyor. Bu doğru mu?
Bütün Müslümanlar'ın terörist olarak görülmesi doğru değiL. Şiddet taraftarı olmayan pek çok Müslüman var. Onları öyle gösteren var mı? Araştırmak lazım. Böyle birşeyolmaz. Çok yanlış
-yani kabul etmeyeceğim şeylersöylediği halde bile Diyanet İşleri Başkanı terörist olamaz.

Yani birkaç 'şiddet' yanlısı grubun, kişinin yaptıklannın faturasının bütün Müslümanlar'a biçilmesine taraftar değilsiniz?
Hayır kesinlikle. Öyle şeyolmaz. Rüşdi'nin kitabını okudunuz mu? Hayır.

Niçin çevirisini yaptınnak istediniz?
Laik bir ülkede yaşıyoruz. Bu ülkede bu 'kitabın çevirisi yasaktır. Buna karşı çıktığım için çevirtmek istedim. Rüşdi'nin kitabı çok iyidir diye bir iddiam yok. Kaldı ki çevirecek kimse bulamıyorum. Herkes bir kaç sayfa çevirip vazgeçiyor.

Bu kadar olayın olmadığını varsayalım. Bunlann olacağı ihtimalini bilerek Sivas'a gider miydiniz?
Giderdim. Buradaki 'tahrik' suçlamasını kabul etmiyorum. Ben daha evvel de gittim Sıvas'a.

Bu gidiş birazfarklı değil mi? Yani bireysel bir ziyaretin ötesinde, düzenlenmiş bir programa iştirak söz konusu. Yani bu program adeta bir gövde gösterisine dönüşmüş.
Hayır değiL. Ben Sıvas'a gitmek için izin mi alacağım. Burası benim memleketim. Bütün mesele Rüşdi'nin kitabını çevirtmek için teşebbüste bulunmam sa niye rahatsız oluyorlar? Ben yayınlarım, okurlar. Gerekirse cevab yazarlar. Ama, öldürmek niye?

Düşüncelerinize karşı nasıl tepki görmek istersiniz?
Hiçbir tepki istemem. Ben düşüncelerimi söyleyeceğim, onlar da söyleyecek. Düşüncelerime tepki, düşünce olarak, yazılarıma tepki de yazı olarak olmalı.

Sıvas'ta olanlarla interStar' hadisesi arasına benzerlikler yok mu?
Yok. Orada insanlar ölmedi.Ölmedi ama, neredeyse ölecekti. Bir kibrit eksikti adeta. Aynca basının ve aydınlann olaya yaklaşımı da çok farklıydı.O tavırlar"bağnazlıktı. Tasvib edilemez.
Ama bu bir Alevi fundamentalizmini göstermez. Sıvas ve Taksim'de olanlar fundamentalizmdir. 'Şeriat' diye bağırdılar.

Fakat bazı gösterilerde de 'Kahrolsun Şeriat' diye bağırdılar. çoğu insan için kutsal olan bir kavrama açıkça hakaret edilmesi de jundamentalizm değil mi?
Evet öyle. Onlar da fund am en tali sı. Niye bağırıyorlar, niye sokağa dökülüyodar ki?

taycunist
07.04.08, 14:54
Dieser Mop stand dann auch vor seinem Hotel... und ich frage mich auch heute, wem hat das anzünden dann letzendlich mehr gebracht? Den Dinciz oder den Laikciz? Wer sagt das nicht die Laikciz nicht dieses Hotel angezündet haben, um jetzt mit dem Finger auf die Dinciz zeigen zu können?


Es ist schlicht weg egal, wem was gebracht hat. Kennst Du jene Bilder nicht mehr, wo Der damalige Bürgermeister von Sivas, Temel Karamanoglu, mitten im hellichsten Tag "tekbir" mit dem zeige Finger( Bekenntnis zu Hisbollah-Allahs Partei) die Massen ausruf und somit die geistliche Grundlage des Massakars lieferte. Apropo Aziz Nesin: Er war gewiss ein Provokatör und der premiere Ziel dieses Massakars.

Alevi_Playa
07.04.08, 15:05
Es ist schlicht weg egal, wem was gebracht hat. Kennst Du jene Bilder nicht mehr, wo Der damalige Bürgermeister von Sivas, Temel Karamanoglu, mitten im hellichsten Tag "tekbir" mit dem zeige Finger( Bekenntnis zu Hisbollah-Allahs Partei) die Massen ausruf und somit die geistliche Grundlage des Massakars lieferte. Apropo Aziz Nesin: Er war gewiss ein Provokatör und der premiere Ziel dieses Massakars.

Und jetzt ratet mal welchem politischen Spektrum Temel Karamanoglu zuzuordnen ist :think:

yücel
08.04.08, 11:59
üst yazida (haber) anlamadigim bir sey var...

O kadar müzelik olacak yerler yöreler varken, Madimak mi kaldi da bu konu mansetlerde yer buluyor, bulacak?
Hani nerde su anitlar, hani nerde su müzeler, yani o kadar insan ideoloji yüzünden Türkiye tarihinde hayatini kaybetmisken, onlari niye hesaba katmiyoruzda, Madimak´takini dikkate cekiyoruz, hatta TBMM ye kadar tasiniyor?
Ayni zaman, AKP bu red oyunu vermisken, gerisini saymamak, söylememek Yazar´in isine geliyor anlasilan.
Utanc verici bir durum varsa, iste bu Yazar´da baslar, bizim siyasi unutkanligimizin ve zamaninda kullanma takdiginde biter.
Aslina bakarsak, icimizdeki o yarayi bilmeyenlere, o yarayi tak isine geldigi zaman ortaya tasiyanlara sormak gerek. Kimi kime karsi kullanmaya calisiyorsun sen Yazar?
Haa simde de bir iddiada bulunacagim, akla mantiga sigmaz, yani bir cogunun isini cizmiz olacagim ya da basimin ettini yiyecekler, öyle olsun bakalim. O Kurban´lar varken, onlarin hayranlari 13 sene önce neredeydi? O hircin "Halkin", yani, AKP´nin (olmusken AKP tam olsun da) siralarinami sizdilarda, öylecene "kurtuldular", yani göz göre göre tanik oldular, yoksa, bu "toplanti" istenen o sekle mi gelemedide yanliz 30 kisi yandi, öldürüldü, katledildi?
Anlasilan, bu katledilenlerin üzerinde büyük oyunlar, büyük projeler cizilmekte, bende bundan utanc duyuyorum. Niye mi? Sivas varken, 30 kisi yandiysa, Aleviler bu konuda demekki yangin anina kadar belki tereddütdeydi hatta karismak istememistir, simdi ise agzini acan acana. Utanin bee.

Kusura bakmasinlar, belki sert yazmis olabilirim, ama bazen gözünü yumucaksin, agzini acacaksin.

@li
10.06.08, 01:15
Ecevitin bu Siiri cok duygulandirdi beni:


MADIMAK


Eylemleri sözdü,
silahları sazdı,
ozan olmaktı kiminin de
ozanlar ilinde günahı.


Suçları Pir Sultan'ı anmak,
cezaları yanmaktı,
toplu mezar oldu onlara
alev alev Madımak.


Orman gibi yanan
otuz yedi can,
can verirken o gün
Pir Sultan uğruna.


Büzülüverdi devlet,
devlet beşiği Sivas'da
uykunun kovuğuna,
korkudan..


Uyanır elbette bir sabah
Ashab-ı kehf uykudan,
ölür ölür dirilir yine
yüreklerde Pir Sultan....


Bülent Ecevit

demokrat99
11.06.08, 08:26
Wenn zehntausend Deutsche gemeinsam ein von Türken bewohntes Haus anzünden, sind das Ausländerfeinde und Nazis.

Wenn zehntausend Weisse gemeinsam ein mit Schwarzen bewohntes Haus anzünden, dann sind das Rassisten.

Wenn zehntausend Moslems "Müslüman Türkiye" gemeinsam ein Haus anzünden, dann waren es nur einige wenige und der Rest war nur Zuschauer. Und ausserdem gibt es auch schlimmeres.

Stempel Islam und du kannst dich vor Anwälten für die Mörder kaum retten.


Es ist bekannt das im Haus Türken Wohnen und angezündet werden

Es ist bekannt das Schwarze im Haus Wohnung angezündet werden und zusammengeschlagen werden!

zu Sivas:

Es war bekannt das Assis Nesin in Madimak Hotel ist, das wurde bekannt durch ein Interview mit Ihlas Haber Asanj und es wurden Flyer verteilt!

Das Anschlag war gegen die Türkei und nicht gegen die ALEVITEN!
Es hätte jeder Sterben können durch die drecks Fundementalisten!!!

deryatulga
11.06.08, 20:36
Lasst diesen thread vorläufig parallel zum Hauptthread laufen. So kann man sich unnötige Wiederholungen ersparen und zugleich verhindern, dass die
Beiträge in der Menge untergehen.

verda
18.11.08, 15:20
Almanya 10 katili yıllardır koruyor
16/11/2008 - 08:18

BERLİN (LNA) Temmuz 1993’te Sivas’ta 35 kişinin ölümüne yol açtıktan sonra Almanya’ya kaçarak sığınma talebinde bulunan katillerin bu ülkede yargılanması için girişim başlatılıyor.

Alevi Federasyonu ülkede bulunan 10 katilin yargılanmasını istedi.

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Genel Sekreteri Ali Ertan Toprak, 11 Eylül saldırısından sonra çıkarılan ‘Anti Terör ‘Yasası kapsamında başka ülkelerde suç işleyenlerin Almanya’da da yargılanmasının önünün açıldığını ifade ederek, bu kapsamda Sivas katillerinin yargılanması gerektiğini gündeme getirdi.

Geçen hafta Berlin’de düzenlenen Uyum Zirvesi kapsamında Federal Adalet Bakanı Birgitte Zypries ile görüşen Toprak, Almanya’da iltica başvurusu kabul edilen Sivas katillerinin yargı önüne çıkarılmasını istedi.

11.08.2002’de yürürlüğe giren, Alman Ceza Kanunu’nun 129 b Maddesi’nin, ‘insanlığa karşı suç işlemiş örgütlü oluşumların da’ yargılanabilmesine imkân sağladığını söyleyen Toprak, bu bağlamda konuyla ilgili olarak AABF’nin görüşme talebini kabul eden Zypries’in, katillerin yargılanması teklifine sıcak baktığını söyledi. Sivas Katliamı’nın insanlık adına acı bir olay olduğunu belirten Zypries, hukukçularla yapacağı görüşmeden sonra katillerin yargılanıp yargılanmayacağı konusunda kesin kararını verecek.
devami (Almanya 10 katili yıllardır koruyor 16/11/2008 - 08:18 BERLİN (LNA) Temmuz 1993’te Sivas’ta 35 kişinin ölümüne yol açtıktan sonra Almanya’ya kaçarak sığınma talebinde bulunan katillerin bu ülkede yargılanması için girişim başlatılıyor. Alevi Federasyonu ülkede bulunan 10 katilin yargılanmasını istedi. Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Genel Sekreteri Ali Ertan Toprak, 11 Eylül saldırısından sonra çıkarılan ‘Anti Terör ‘Yasası kapsamında başka ülkelerde suç işleyenlerin Almanya’da da yargılanmasının önünün açıldığını ifade ederek, bu kapsamda Sivas katillerinin yargılanması gerektiğini gündeme getirdi. Geçen hafta Berlin’de düzenlenen Uyum Zirvesi kapsamında Federal Adalet Bakanı Birgitte Zypries ile görüşen Toprak, Almanya’da iltica başvurusu kabul edilen Sivas katillerinin yargı önüne çıkarılmasını istedi. 11.08.2002’de yürürlüğe giren, Alman Ceza Kanunu’nun 129 b Maddesi’nin, ‘insanlığa karşı suç işlemiş örgütlü oluşumların da’ yargılanabilmesine imkân sağladığını söyleyen Toprak, bu bağlamda konuyla ilgili olarak AABF’nin görüşme talebini kabul eden Zypries’in, katillerin yargılanması teklifine sıcak baktığını söyledi. Sivas Katliamı’nın insanlık adına acı bir olay olduğunu belirten Zypries, hukukçularla yapacağı görüşmeden sonra katillerin yargılanıp yargılanmayacağı konusunda kesin kararını verecek.)

ayyıldız66
18.11.08, 15:53
Almanya'nin akibeti yataklik yapmakla gecti.

AvciEri
02.10.10, 20:20
Ecevitin bu Siiri cok duygulandirdi beni:


MADIMAK


Büzülüverdi devlet,
devlet beşiği Sivas'da
uykunun kovuğuna,
korkudan..


Uyanır elbette bir sabah
Ashab-ı kehf uykudan,
ölür ölür dirilir yine
yüreklerde Pir Sultan....


Bülent Ecevit

o zamanlar büzülülen devlet hangi devletti? neden kayitsiz kaldi Asker ve Polis?

kimbilir belkide Ashabi Kehf dirildide hak-hukuksuzlarin hakkindan geliyor suan...

Adiyamanli
02.10.10, 20:58
o zamanlar büzülülen devlet hangi devletti? ...

Ein Tip, es war nicht die DSP (Ecevit).

AvciEri
02.10.10, 21:11
Ein Tip, es war nicht die DSP (Ecevit).

tüh, siirin ecevit'ten oldugunu kacirmisim...

sen simdi benim hükümet veya bir baskana ima ettigimi mi saniyorsun?
türkiye de basbakanlarin veya hükümetlerin gücü gözümden kacti sanma. sonucta Menderes de basbakandi, özal da... ilkini alenen astilar, ikincisi de suikasta ugradi, ölümü de mechul.

yani? derin güc, hükümetin ve basbakanin elinde degil. en azindan eskiden degildi...

Adiyamanli
02.10.10, 21:22
tüh, siirin ecevit'ten oldugunu kacirmisim...

sen simdi benim hükümet veya bir baskana ima ettigimi mi saniyorsun?
türkiye de basbakanlarin veya hükümetlerin gücü gözümden kacti sanma. sonucta Menderes de basbakandi, özal da... ilkini alenen astilar, ikincisi de suikasta ugradi, ölümü de mechul.

yani? derin güc, hükümetin ve basbakanin elinde degil. en azindan eskiden degildi...

Ok, eine "tiefe Kraft".
Wer mag Interesse daran gehabt haben das die alevitische Bevölkerungsmehrheit Inneranatoliens nun nicht mehr existiert?
Und, wer mag Interesse daran gehabt haben das die kurdische Bevölkerung Mesoptamiens regelrecht explodiert, das nicht nur der Südosten bevölkerungsmäßig am stärksten wächst, sondern auch die Vororte der westlichen Städte?
Wem dient diese Entwicklung? Das es eine "Tiefe Kraft" gibt erkennst du ja bereits an. Nun müssen wir einen Schritt weitergehen und überlegen wer davon profitiert.
Weitere Fragen in diesem Zusammenhang seien mir erlaubt. Wer hat dafür gesorgt das 14 weitere türkische Provinzen entstehen, wo entstanden diese Provinzen, was wählen diese Provinzen grundsätzlich, weshalb stellen diese Provinzen pro Kopf gesehen mehr Volksvertreter als die anderen Provinzen?
Was hat diese tiefe Kraft erreicht, wo steht die Türkei heute?

AvciEri
03.10.10, 18:02
Ok, eine "tiefe Kraft".
Wer mag Interesse daran gehabt haben das die alevitische Bevölkerungsmehrheit Inneranatoliens nun nicht mehr existiert?
Und, wer mag Interesse daran gehabt haben das die kurdische Bevölkerung Mesoptamiens regelrecht explodiert, das nicht nur der Südosten bevölkerungsmäßig am stärksten wächst, sondern auch die Vororte der westlichen Städte?
Wem dient diese Entwicklung? Das es eine "Tiefe Kraft" gibt erkennst du ja bereits an. Nun müssen wir einen Schritt weitergehen und überlegen wer davon profitiert.
Weitere Fragen in diesem Zusammenhang seien mir erlaubt. Wer hat dafür gesorgt das 14 weitere türkische Provinzen entstehen, wo entstanden diese Provinzen, was wählen diese Provinzen grundsätzlich, weshalb stellen diese Provinzen pro Kopf gesehen mehr Volksvertreter als die anderen Provinzen?
Was hat diese tiefe Kraft erreicht, wo steht die Türkei heute?


Otel 10 saat kusatilmis. Kalabaligi dagitmak icin yola cikmis Askeri geriye ceken kimse o sorumludur!