Deniz
19.07.05, 13:19
Bir efsanenin sonu
Radikal, 19/7/2005
Türkiye'deki ilk Kürtçe kurs Batman'da faaliyete geçmişti. Açılış halaylar eşliğinde yapılmıştı.
Uzun tartışmalar sonucunda açılabilen Batman'daki Kürtçe kursu yeterli talep olmadığı için kapısına kilit vurdu. Diğer şehirlerdeki kurslar da zor durumda
BATMAN/İSTANBUL - Avrupa Birliği (AB) uyum yasaları çerçevesinde çıkarılan ve 'Türkiye'de Türkçe dışında konuşulan farklı dil ve lehçelerin öğrenilmesine ilişkin yönetmelik' kapsamında Türkiye'de açılan ilk kurs olan Batman'daki Kürtçe kursu kapısına kilit vurdu.
Kürtçe kursla ilgili ilk adımı atan Batman'daki Kürtçe kursu yine ilk kapanan yer oldu. Açılana dek pek çok 'engelle' karşılaşan kurs sık sık gündeme gelmişti. 17 Nisan 2003'te emekli öğretmen Aydın Üneşi, Kürtçe kurs açmak için başvuru yaptı. Ancak kursu açmak kolay olmadı. Önce uzun süre inceleme yapması için müfettiş beklendi. Müfettişlerin yaptığı incelemede de her seferinde bir eksiklik tespit edildi. İlk önce yangın merdiveni olmadığı belirtilerek kursa izin verilmedi. Yangın merdiveni sorunu giderilince müfettişler tekrar geldi. Bu defa da kapı sorun oldu. Çünkü mevzuata göre 90 santimetre olması gereken kapının genişliği 85 santimetreydi. Beş santimetrelik fark uzun süre kamuoyunda tartışıldı. Kurs sahibi Aydın Üneşi, tekrar tamirata girişti ve kapıyı 10 cantimetre genişletti.
İsmi de sorun oldu
Fiziki 'engeller' aşıldıktan sonra sıra müfredata geldi. Hazırlanan müfredat Milli Eğitim Bakanlığı'na gönderildi ancak 'uygun personel' bulunmaması nedeniyle, müfredatı İçişleri Bakanlığı personeli inceledi. Kursun ismiyle ilgili de sorunlar yaşandı. Kurs sahibi Aydın Üneşi, açmak istediği kursun isminin 'gıyabında' değiştirildiğini açıkladı. Üneşi'nin 'Özel Batman Kürt Dili ve Lehçeleri Öğretim Kursu' olarak adlandırdığı kurs, Bakanlık yetkililerince 'Özel Batman Kürtçe Kursu'na dönüştürüldü. Üneşi, 14 Mart 2004'te kursu açmayı başardı.
İlginin azlığı zaman zaman gündeme gelirken, insanların kursa verecek paralarının olmadığı da öne sürüldü. Üneşi, 480 öğrenci olan kapasitelerinin kendilerine başvuruda bulunan insan sayısının çok üstünde olduğunu, bu nedenle bina giderinin yüksek olduğunu belirtti. Dört dönem içinde 450 kişinin kursa katılarak sertifika aldığı öğrenildi. Kurs binasını boşalttıklarını belirten Üneşi, "Son olarak 61 öğrencimiz kursa devam ediyordu. Daha mütevazı bir yer bulamadan burayı boşaltmak zorunda kaldık" dedi.
'İsteğimiz Kürtçe eğitim'
Batman'daki kursun ardından 2004'te Van'da, Diyarbakır'da, Adana'da, Urfa'da ve İstanbul'da da kurslar açıldı. Van'daki kursun sahibi Hasan Güven, "Henüz net bir şey yok. Düşünüyoruz, tartışıyoruz, üzerinde konuşuyoruz. Ancak biz kursları açarken de asıl talebimizin kurs olmadığını, bunun ahlaki olmadığını söylemiştik. İstediğimiz Kürtçe eğitimdi. Biz iyi niyetimizin bir göstergesi olarak bu kursları açtık ancak bu da çok görülüyor" diye konuştu.
İtici güç AB olmuştu
Türkçe dışında kalan dil veya lehçelerin öğretilmesi Avrupa Birliği'ne (AB) uyum sürecinde önemli yer tutmuştu. Bu amaçla öğretim kursları açılması ve Türkçe dışındaki dillerde yayın yapılmasına yönelik istem AB'nin de talepleri arasında yer almıştı.
Türkiye, içeriden gelen taleplerin yanı sıra asıl olarak AB'ye tam üyelik sürecinde yol alabilmek için çıkardığı uyum paketi yasalarında bu konulara yer vermişti. Kürtçe ve diğer dillerin öğretimi için bulunan yol bu amaçla kurslar açılması oldu. Buna yönelik yasal düzenlemenin ardından somut adım 2002'de atıldı ve 20 Eylül'de 'Türk Vatandaşlarının Günlük Yaşamda Geleneksel Olarak Kullandıkları Dil ve Lehçelerin Öğretilmesi Hakkında Yönetmelik' yayımlandı. Ancak, çıkarılan yönetmelik, kastedilen düzenlemenin uygulamaya konulması için yeterli bir özgürlük alanı sağlamadı.
Bu kez yönetmelikte kısmi değişiklikler yapılarak 5 Aralık tarihinde yeni bir yönetmelik çıkarıldı. Ancak, bu yönetmelik de bu hakkın kullanımına önemli sınırlamalar getiriyordu. Yönetmeliğe göre, en az ilk veya ortaöğretim kurumundan mezun olmayanların, yani Türkçe öğretimi almayanların açılacak kurslara katılamayacağı belirtiliyordu.
Eski yönetmeliğe göre en belirgin iyileştirme kurs sürelerinde yapılmış, 14 saat olan kurs çalışma saatleri günlük 17 saate çıkarılmıştı. Ancak kursların açılması sürecinde de Milli Eğitim tarafından bürokratik engeller çıkartılmıştı.
Quelle: www.radikal.com.tr (bugün - anasayfa haberi)
Radikal, 19/7/2005
Türkiye'deki ilk Kürtçe kurs Batman'da faaliyete geçmişti. Açılış halaylar eşliğinde yapılmıştı.
Uzun tartışmalar sonucunda açılabilen Batman'daki Kürtçe kursu yeterli talep olmadığı için kapısına kilit vurdu. Diğer şehirlerdeki kurslar da zor durumda
BATMAN/İSTANBUL - Avrupa Birliği (AB) uyum yasaları çerçevesinde çıkarılan ve 'Türkiye'de Türkçe dışında konuşulan farklı dil ve lehçelerin öğrenilmesine ilişkin yönetmelik' kapsamında Türkiye'de açılan ilk kurs olan Batman'daki Kürtçe kursu kapısına kilit vurdu.
Kürtçe kursla ilgili ilk adımı atan Batman'daki Kürtçe kursu yine ilk kapanan yer oldu. Açılana dek pek çok 'engelle' karşılaşan kurs sık sık gündeme gelmişti. 17 Nisan 2003'te emekli öğretmen Aydın Üneşi, Kürtçe kurs açmak için başvuru yaptı. Ancak kursu açmak kolay olmadı. Önce uzun süre inceleme yapması için müfettiş beklendi. Müfettişlerin yaptığı incelemede de her seferinde bir eksiklik tespit edildi. İlk önce yangın merdiveni olmadığı belirtilerek kursa izin verilmedi. Yangın merdiveni sorunu giderilince müfettişler tekrar geldi. Bu defa da kapı sorun oldu. Çünkü mevzuata göre 90 santimetre olması gereken kapının genişliği 85 santimetreydi. Beş santimetrelik fark uzun süre kamuoyunda tartışıldı. Kurs sahibi Aydın Üneşi, tekrar tamirata girişti ve kapıyı 10 cantimetre genişletti.
İsmi de sorun oldu
Fiziki 'engeller' aşıldıktan sonra sıra müfredata geldi. Hazırlanan müfredat Milli Eğitim Bakanlığı'na gönderildi ancak 'uygun personel' bulunmaması nedeniyle, müfredatı İçişleri Bakanlığı personeli inceledi. Kursun ismiyle ilgili de sorunlar yaşandı. Kurs sahibi Aydın Üneşi, açmak istediği kursun isminin 'gıyabında' değiştirildiğini açıkladı. Üneşi'nin 'Özel Batman Kürt Dili ve Lehçeleri Öğretim Kursu' olarak adlandırdığı kurs, Bakanlık yetkililerince 'Özel Batman Kürtçe Kursu'na dönüştürüldü. Üneşi, 14 Mart 2004'te kursu açmayı başardı.
İlginin azlığı zaman zaman gündeme gelirken, insanların kursa verecek paralarının olmadığı da öne sürüldü. Üneşi, 480 öğrenci olan kapasitelerinin kendilerine başvuruda bulunan insan sayısının çok üstünde olduğunu, bu nedenle bina giderinin yüksek olduğunu belirtti. Dört dönem içinde 450 kişinin kursa katılarak sertifika aldığı öğrenildi. Kurs binasını boşalttıklarını belirten Üneşi, "Son olarak 61 öğrencimiz kursa devam ediyordu. Daha mütevazı bir yer bulamadan burayı boşaltmak zorunda kaldık" dedi.
'İsteğimiz Kürtçe eğitim'
Batman'daki kursun ardından 2004'te Van'da, Diyarbakır'da, Adana'da, Urfa'da ve İstanbul'da da kurslar açıldı. Van'daki kursun sahibi Hasan Güven, "Henüz net bir şey yok. Düşünüyoruz, tartışıyoruz, üzerinde konuşuyoruz. Ancak biz kursları açarken de asıl talebimizin kurs olmadığını, bunun ahlaki olmadığını söylemiştik. İstediğimiz Kürtçe eğitimdi. Biz iyi niyetimizin bir göstergesi olarak bu kursları açtık ancak bu da çok görülüyor" diye konuştu.
İtici güç AB olmuştu
Türkçe dışında kalan dil veya lehçelerin öğretilmesi Avrupa Birliği'ne (AB) uyum sürecinde önemli yer tutmuştu. Bu amaçla öğretim kursları açılması ve Türkçe dışındaki dillerde yayın yapılmasına yönelik istem AB'nin de talepleri arasında yer almıştı.
Türkiye, içeriden gelen taleplerin yanı sıra asıl olarak AB'ye tam üyelik sürecinde yol alabilmek için çıkardığı uyum paketi yasalarında bu konulara yer vermişti. Kürtçe ve diğer dillerin öğretimi için bulunan yol bu amaçla kurslar açılması oldu. Buna yönelik yasal düzenlemenin ardından somut adım 2002'de atıldı ve 20 Eylül'de 'Türk Vatandaşlarının Günlük Yaşamda Geleneksel Olarak Kullandıkları Dil ve Lehçelerin Öğretilmesi Hakkında Yönetmelik' yayımlandı. Ancak, çıkarılan yönetmelik, kastedilen düzenlemenin uygulamaya konulması için yeterli bir özgürlük alanı sağlamadı.
Bu kez yönetmelikte kısmi değişiklikler yapılarak 5 Aralık tarihinde yeni bir yönetmelik çıkarıldı. Ancak, bu yönetmelik de bu hakkın kullanımına önemli sınırlamalar getiriyordu. Yönetmeliğe göre, en az ilk veya ortaöğretim kurumundan mezun olmayanların, yani Türkçe öğretimi almayanların açılacak kurslara katılamayacağı belirtiliyordu.
Eski yönetmeliğe göre en belirgin iyileştirme kurs sürelerinde yapılmış, 14 saat olan kurs çalışma saatleri günlük 17 saate çıkarılmıştı. Ancak kursların açılması sürecinde de Milli Eğitim tarafından bürokratik engeller çıkartılmıştı.
Quelle: www.radikal.com.tr (bugün - anasayfa haberi)