Archiv verlassen und diese Seite im Standarddesign anzeigen : Türkei: Wachstumsrate
Selam
Türkiye'de nüfus artışı hakkında istatistiksel bilgiler:
Nüfusumuz artmaya devam ediyor
Tarhan Erdem
RADİKAL 21/7/2005
(http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=159216)
Anadolu Ajansı'nın haberi dünkü gazetelerde yayımlandı, nüfusumuz 72 milyon olmuş.
Bu sayılar bildiğimiz sayımın sonucu değil; Devlet İstatistik Enstitüsü'nün (DİE) hesaplarının ve tahminlerinin sonucudur. Gazetelerde gördüğümüz yıllar itibarıyla il nüfusları tablosunu DİE'den Dr. İsmail Ceritli göndermek nezaketini gösterdi, kendisinden öğrendiğime göre, bu tahminlerinin toplanacağı rapor yakında yayımlanacakmış.
DİE'nin son çalışmasındaki verilerden önemli bilgiler çıkarabiliriz. Benim görebildiğim bir-iki sonucu sizlerle paylaşmak istiyorum. Önce 1960 sonrası toplam nüfusumuza bakalım:
http://www.radikal.com.tr/veriler/2005/07/21/bir.gif
Bu sayım yılları arasındaki ortalama yıllık nüfus artış oranları yüzde olarak 2.52, 2.31, 2.36, 1.83'tür.
Son projeksiyona göre, 1990 ile 2000 arasında 1.83 olan artış yüzdesi 2000 ile 2010 arasında ortalama 1.27'ye inecektir. Bu seriyi devam ettirirsek, Cumhuriyet'in 100'üncü yılında nüfusumuzun 85 milyonun biraz üstüne çıkacağını görürüz. 2023 için farklı tahminler de yayımlandığını not olarak yazmalıyım.
Nüfusun coğrafi bölgelere dağılımı da öğreticidir. 1990 sonrasındaki gelişmeleri milyon kişi olarak vereyim:
http://www.radikal.com.tr/veriler/2005/07/21/iki.gif
Nüfusun, Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde toplanmaya devam ettiği görülmektedir. Her 10 kişiden dördü bu üç bölgede oturmaktadır.
Bölgeler itibarıyla, yıllık ortalama nüfus artış yüzdesine bakalım:
http://www.radikal.com.tr/veriler/2005/07/21/drt.gif
Nüfus artış oranının her bölgede azaldığı görülmektedir. Yani genç nüfus ve çocuk oranı azalmaktadır. Karadeniz bölgesindeyse nüfus artmamakta, tersine her yıl binde 4 kadar azalmaktadır. Karadeniz, Doğu Anadolu ve İç Anadolu bölgeleri göç vermeye devam etmektedir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki artış, doğum oranının yüksek olması ve iki kentin (Urfa, Diyarbakır) göç almasıyla ilgilidir.
Kentlerdeki nüfus değişimlerini, verilerin raporunu elde ettiğimizde yazarım.
Türkiye istatistikleri (Scheidungsraten, vs) için www.die.gov.tr 'den bilgi edinebilirsiniz.
Selam
Türkiye'de nüfus artışı hakkında istatistiksel bilgiler:
Türkiye istatistikleri (Scheidungsraten, vs) için www.die.gov.tr (http://www.die.gov.tr) 'den bilgi edinebilirsiniz.
:D 10 sendede on Milyon diye bir sarki yokmudu?
Das ist eigentlich pararell zu einer wachsenden Wirtschaft ziemlich gut... wie hoch war unser Durchschnittsalter doch gleich 27?
deryatulga
01.05.07, 02:43
Sayım adreste yapıldı, nüfus 5 milyon eksik
Türkiye'de ilk kez yapılan 'kimlik numarasına dayalı nüfus sayımı', İstanbul ve Kocaeli'nin bazı ilçeleri dışında tamamlandı. Elde edilen veriler, ülke nüfusunun düşünüldüğü gibi 73 milyon değil, en fazla 68 milyon olduğunu gösteriyor. http://medya.zaman.com.tr/2007/05/01/sayim.jpg Ev ev dolaşarak herkesi TC kimlik numarası esasına göre kaydeden Türkiye İstatistik Kurumu yetkilileri, şu anda 60 milyon kişiyi saydı.
Zaman'ın sorularını cevaplayan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanı Ömer Demir, "Şu anki rakam 60 milyon civarında. Eksikler tamamlandığında bile 73 milyonu bulmamız mümkün değil. Mükerrer kayıtlar sebebiyle özellikle kırsal kesimde ciddi nüfus azalması gözleniyor." dedi. Bu durum ilginç sonuçları da beraberinde getirecek. Nüfusu azalan illerin milletvekili sayısı düşecek. Belediyelerin İller Bankası'ndan aldığı pay azalacak. Özellikle küçük belediyeler ciddi sıkıntılar yaşayacak. TÜİK'in tespitlerine göre, bazı beldelerin nüfusu 2 binin altında. Söz konusu yerler, belediye statüsünden çıkarılarak köy veya mahalle haline getirilecek. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi'nde son aşamaya gelen TÜİK, İstanbul ve Kocaeli'ndeki sayımın tamamlanmasının ardından Türkiye'nin gerçek nüfusunu açıklayacak. Nüfus sayımının tamamlandığı illerde isimler askıya alınırken, vatandaşın muhtarlıklara gidip sayılıp sayılmadığını teyit etmesi gerekiyor. Bütün işlemlerin ardından nüfus sayımının tamamlanmasını hedefleyen yetkililer, nihai sonuçlara göre Türkiye'nin nüfusunun 65 ile 68 milyon arasında olacağını tahmin ediyor. Sayımda gelinen noktayı Zaman'a değerlendiren TÜİK Başkanı Ömer Demir, "Askı sürecinin ardından gerçek rakam ortaya çıkacak. Şu an 60 milyon civarında. Askı sürecinde de toparladığımız zaman net rakamı buluruz. İstanbul'da daha 7 milyon kişi sayıldı. Kocaeli'nde de eksikler mevcut. Ancak 73 milyonu bulmamız mümkün değil. Özellikle kırsal kesimde ciddi nüfus azalması gözleniyor." şeklinde konuştu. Sayımın sonuçlarına ilişkin kimsenin şüphe duymaması gerektiğine dikkat çeken Demir, rakamların iki durumdan dolayı az çıkabileceğini dile getirdi. Bunlar Dışişleri kayıtlarına göre yurtdışında gözükmediği halde yurtdışına çıkmış vatandaşlar ile yasalardan bilinçli olarak kaçanlar. Bu iki kesim insan sayısının fazla olmadığına işaret eden TÜİK Başkanı, bunların dışında tüm ülkeyi sayabileceklerini vurguladı. Kamu kurumlarından kayıt topladıklarının altını çizen Ömer Demir, TC kimlik numaralarıyla ulaşamadıkları kişileri kontrol ettiklerini söyledi. Demir, askı sürecinin bitimine kadar kanun kaçağı ve yurtdışındakiler hariç herkesin sayılmış olacağını bildirdi.
Kayıtlara internetten bakılacak
Askı sürecini önemsediklerini dile getiren Demir, "Televizyonlardan, medyadan duyuru yapacağız. Kamu kurumlarına, özel sektöre, sivil toplum kuruluşlarına, siyasi partilere yazılar yazacağız. Herkesin adresini kontrol etmesi, sistemin dışında kalmaması için çaba göstermesini bekleyeceğiz onlardan. Mükerrer diye bir şey olmayacak. Mevcut mükerrerler ayıklanmış olacak." ifadelerini kullandı. TÜİK Başkanı Ömer Demir, kişinin internetten nereye kayıtlı olduğunu öğrenebileceğini söyledi. Kayıtların internet üzerinden kontrol edilmesini istediklerini belirten Demir, "Herkes, internet üzerinden kendini kontrol edip adresini öğrensin. Çünkü artık sisteme kayıtlı olan adres geçerli olacak, eski adres bu durumda bir anlam ifade etmeyecek." şeklinde konuştu. Kontrol sonucunda adresini değiştirmek isteyenlerin ya da kayıtlarda gözükmeyenlerin telefonla kendilerine ulaşabileceğini aktaran Demir, böylece adresi yanlış olanlara düzeltme imkânı tanımış olduklarını ifade etti.
İllerin milletvekili sayısı düşecek
Sonuca varılması beklenen nüfus sayımında rakamların düşük çıkması, bazı durumları da beraberinde getirecek. Bunlardan ilki, azalan illerdeki milletvekili dağılımının yeniden düzenlenmesi yönünde. Bazı milletvekilleri bulundukları ildeki nüfusun düşmesi nedeniyle yeni seçimde ilden çıkacak milletvekili sayısının azalacağını belirtiyor. Sayımın önemli ölçüde etki edeceği bir diğer durum ise göç veren ve nüfusu azalan belediyelerin İller Bankası'ndan aldığı payın düşmesi. TÜİK Başkanı Demir, bazı illerin nüfusunda ciddi düşüş yaşandığını söyledi. Demir, nüfusu 2 binin altında olan belediyelerin olduğunu ifade etti.
Yıllara göre nüfus artışı
Yıl - Nüfus
1927 - 13 milyon 648 bin
1935 - 16 milyon 158 bin
1940 - 17 milyon 821 bin
1945 - 18 milyon 790 bin
1950 - 20 milyon 947 bin
1955 - 24 milyon 65 bin
1960 - 27 milyon 755 bin
1965 - 31 milyon 391 bin
1970 - 35 milyon 605 bin
1975 - 40 milyon 348 bin
1980 - 44 milyon 737 bin
1985 - 50 milyon 664 bin
1990 - 56 milyon 473 bin
2000 - 67 milyon 804 bin
Kaynak: TÜİK
İsa Yazar 01 Mayıs 2007, Salı
hmmm interessant interessant
deryatulga
03.05.07, 06:53
Doğunun sayım sancısı: Nüfus da erir para da 03/05/2007 (12 kişi okudu)
ONUR SAĞSÖZ (Arşivi (http://www.radikal.com.tr/arama.php?ara=1&y=1&edi=ONUR%20SA%C4%9ES%C3%96Z))
ERZURUM - Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2007 yılı başında uygulamaya geçtiği 'Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi', doğudaki belediye başkanlarını endişelendirdi. Sürekli göç veren il, ilçe ve belde belediye başkanları adrese dayalı nüfus sayımının İller Bankası gelirlerini düşüreceğinden korkuyor: "Eskiden nüfus sayımlarında başka kentlere göç edenler sayım için geri geliyor, hayali isimler yazılarak il, ilçe ve beldelerin nüfusları şişiriliyordu. Şimdi ise farklı bir yöntem uygulanıyor."
Erzurum'da nüfusun en hareketli olduğu Yakutiye beldesinin AKP'li Belediye Başkanı Fahrettin Atınç, merkezi belediyeler için başka bir formül bulunması gerektiğini öne sürdü. Kent merkezindeki beldede sabit nüfusun 130 bin, hareketli nüfusun ise 350 bin olduğunu kaydeden Atınç, "Son yıllarda gecekondu bölgelerindeki ıslah çalışmalarımızla binlerce aile toplu konutların bulunduğu diğer beldelere taşındı. İller Bankası payımız yarı yarıya düşer" dedi.
Tabela nüfusu 68 bin olan Muş'un sürekli olarak göç verdiğine işaret eden Belediye Başkanı AKP'li Necmettin Dede, İller Bankası payının kendileri için çok önemli olduğunu belirtti:
"Şimdi bile personel maaşlarını ödemekte güçlük çekiyoruz."
Erzincan Belediye Başkanı AKP'li Mehmet Buyruk da 108 bin nüfus için İller Bankası'ndan ayda 650 bin YTL pay aldıklarını ve yetmediğini söyledi.
deryatulga
20.07.08, 16:11
Deniz Gökçe
Genç nüfusumuz ne durumda?
deniz.gokce@aksam.com.tr
Ülkemizin genç nüfusa sahip olduğu hepimizin bildiği bir gerçek. Devamlı yazılan ve söylenen, bu genç nüfusun aynı zamanda ülkenin büyük avantajlarından bir tanesi olduğu. Bu avantajı Tanrı vergisi olarak görüp hiçbir yönlendirme yapmadan faydalanabilir miyiz? Yoksa bir şeyler yapmamız, bu dinamik özelliği doğru kullanabilmek için doğru yönlendirme yapmamız mı gerek? Birleşmiş Milletler örgütünün 2008 yılında yayınladığı Türkiyede Gençlik raporu bu konuda oldukça yol gösterici. Bu raporda belirtilenlerin ve önerilerin pek çoğuna zaman zaman değinildiği oluyor. Ancak en büyük uluslararası kuruluşun yayınladığı bir raporun değişik bir ağırlığı olması kadar tabii bir şey olamaz.
Raporda yazılanların en önemli bölümlerini aktarıyoruz. Rapor, 12 değişik bölgede 15-24 yaş arasında 3.000 genç ile yapılan görüşmelerden sonra oluşturulmuş. ABD Başkanlarından Franklin D.Roosveltin şu sözleri ile başlıyor. Gençlerimizin geleceğini her zaman inşa edemeyiz, ancak gençlerimizi gelecek için yetiştirebiliriz.
2001 ekonomik krizinin ekonomiye olduğu kadar ülkenin sosyal dokusuna da zarar verdiğini biliyoruz. 2002 -2006 yıllarında sağlanan ortalama % 7,5 büyüme ülkede güçlü bir yatırım ve üretim artışı sağlamıştır. Bu dönem içerisinde işsizlik % 10 oranının üzerine çıkmamıştır. Avrupa Birliği üyeliği için yapılanlar ve diğer alanlardaki ilerlemelere karşın genelde sosyal alanda zayıf bir ilerleme kaydedilmiştir. Gerçekte ekonomik büyümenin devamlılığı toplumun tüm üyelerinin sosyal kapasitelerinin gelişmesine yakından etki eder.
Raporda ele alınan 15 - 24 yaş arasındaki genç nüfus 12,4 milyon kişiyi kapsamakta ve Türkiye nüfusunun % 17,6sını oluşturmaktadır. Bu yaş grubunun % 30u eğitim görmekte, % 30u çalışmaktadır. Yaklaşık 5 milyon genç boş gezmekte, ne okula gitmekte ne de çalışmaktadır. Bunlardan 2,2 milyonu kadındır, 650.000 genç fiziksel engellidir, 300.000 genç tüm ümitleri kırılmış olarak iş aramaktan vaz geçmiştir, 22.000 genç sabıkalıdır. Bütün bu sayıların dışında sokaklarda yaşayan, toplumsal ilişkileri neredeyse hiç olmayan gençler araştırmalara dâhil bile olmamaktadır.
Ülkenin gelecekteki gelişmesinde belirleyici yer tutacak olan nüfus dilimi bu yaş dilimidir. Hedeflenen değişim toplumun bu bölümü tarafından gerçekleştirilecektir. Ancak geçmişteki birkaç on yıl içerisinde bu gençlerin toplum içindeki durumu şöyle özetlenebilir. Sosyal politikalarda ilerleme genel olarak çok zayıftır. Eğitim sistemi, özellikle de meslekî eğitim güncelleşememiş ve yeterince gelişememiştir. İletişim ve enformasyon teknolojisinin gelişmesi, modern yüksek teknolojide işyeri yaratılması gecikmiştir. Son yıllarda da, niteliksiz eğitim dolayısıyla, ciddi bir kargaşa oluşmuştur. Cinsiyet ayırımcılığı da genç kadınların yeterince gelişmesine engel olmuştur. 1980li yıllara kadar demokrasinin belli aralıklarla kesintiye uğraması gençlerin sosyal ve siyasal katılımını olumsuz olarak etkilemiştir. Kurumlardaki hiyerarşik vesayet yapısı katılığını çok uzun süre devam ettirmiştir. Bütün bu olumsuzluklara rağmen belli eğitim alanlarında, yerel gençlik konseylerinde, engelli gençlerin desteklenmesinde, birkaç spor dalında ve AB değişim programlarında erişilen başarıları da göz ardı etmemek gerekir. Gene de Türkiyenin hedefleri ve potansiyelinin, gerçekleşenlerle arasındaki mesafe çok büyüktür. Bütün bu aksaklıklardan sorumlu olan yalnızca devlet değildir. Sivil Toplum Örgütleri, bir ölçüde aileler, öğretmenler, özel sektör ve sendikaların da sorumluluklarını unutmamak gerekir.
Sonuç olarak Türkiye genç nüfusun kendine tanıdığı fırsatları pek kullanamamıştır. Fakat gene de 2040 yılına kadar devam edecek bir dizi olanağa sahiptir. Cumhuriyetin 100.yılı olan 2023 yılına kadar rekabet, yüksek istihdam, devamlı büyüme, kadın-erkek eşitliğinde erişilmesi amaçlanan hedefler için gençlerle ilgili daha etkin politikalar izlenmelidir. Bu politikalar nelerdir?
Türkiyenin daha açık bir gençlik siyasetine ve gençliğe destek olan kurumlara gereksinimi vardır.
Geçlerin eğitim kalitesinin ve eğitim kurumlarının adedinin artırılmasına öncelik verilmelidir.
Gençlerin sağlık sorunları özellikle ele alınmalıdır.
Gençlerin istihdamı için özel bir strateji geliştirilmelidir,
Gençlerin tüm ülkede karar sürecine katılımını sağlamak gelişmeye büyük katkıda bulunacaktır.
2023 yılı hedef alınarak gençlik için özel politikalar tayin edilmelidir.
20.07.2008
Powered by vBulletin® Copyright ©2012 Adduco Digital e.K. und vBulletin Solutions, Inc. Alle Rechte vorbehalten.