PDA

Archiv verlassen und diese Seite im Standarddesign anzeigen : Erste Frau an Spitze des türkischen Verfassungsgerichts



Deniz
26.07.05, 19:05
Erste Frau an Spitze des türkischen Verfassungsgerichts

--------------------------------------------------------------------------------

Ankara (Reuters) - Das türkische Verfassungsgericht hat am Montag erstmals eine Frau an seine Spitze gewählt.

Die Entscheidung gilt als symbolischer Schritt zu mehr Gleichberechtigung in dem moslemisch geprägten Land, das einen EU-Beitritt anstrebt.

Der Entscheidung der Juristen für die 1942 in Ankara geborene Tulay Tugcu ging ein längerer Wahlprozess voraus. Die Richterin tritt für eine Stärkung der Menschenrechte und der bürgerlichen Freiheiten ein. Zudem gilt sie als Verfechterin der Prinzipien von Mustafa Kemal Atatürk, der 1923 die moderne, westlich ausgerichtete, säkulare Türkei, in der Religion und Staat getrennt sind, gegründet hat. Das Verfassungsgericht ist die oberste Entscheidungsinstanz des Landes in allen Verfassungsfragen.

Die Europäische Union (EU), die voraussichtlich im Oktober Beitrittsgespräche mit der Regierung in Ankara aufnehmen wird, forderte das Land wiederholt auf, mehr für die Gleichberechtigung der Geschlechter zu tun und die Rechte der Frauen zu schützen. Zwar werden viele angesehene Berufe inzwischen auch von Frauen bekleidet. Selbst das Amt des Ministerpräsidenten bekleidete in den 90er Jahren mit Tansu Ciller eine Frau. Allerdings sind im derzeitigen Parlament Frauen noch immer in der Minderheit. Besonders benachteiligt sind sie in ländlichen Regionen, wo viele Frauen nicht einmal lesen und schreiben können und oftmals männlicher Gewalt ausgesetzt sind.

http://de.today.reuters.com/news/ne...EN-20050725.xml

iyi güzel haber tabi..çok mutlu oldum..ama bu Almanların Berichterstattung dedikleri şeye bir iki sözüm var.. bana şunun ne anlama geldiğini (daha doğrusu lastik gibi nereye çekildiğini) söyleyebilir misiniz? =>


Die Entscheidung gilt als symbolischer Schritt zu mehr Gleichberechtigung in dem moslemisch geprägten Land, das einen EU-Beitritt anstrebt.

Türk kadını özellikle hakimlik mesleğinde hiç bir zaman ayrımcılığa uğramadı..was soll der Mist? hakimlik sınavına girip de başarılı olan hangi kadın, göreve atanmadı??? Bu alanda sembolik herhangi bir adımın atılmasına gerek yok ki..Tülay Tuğcu hanımefendi eminim alanında yetkin bir hakime hanımdır, ama hakimlik mesleği cinsiyete değil eşitliğe dayanır!!!!!!!!!!!!!!

bunların kafası buna basmıyor mu? Burada sembolik adım atılmasına ne gerek var? Bu memlekette seçilme hakkı kadına 1933 de verilmiş, avrupa'da daha esamesi okunmazken üstelik!!!

Ve her bir haltı AB'ye bağlamak ne ne *** oluyor???!!!

Haa sorunlarımız var tabi..özellikle mecliste sesini duyuracak kadın sorunlarına eğilecek milletvekili kapasitesi kan ağlıyor (hangi alanda yetkinler ki zaten???!!!) eksiğimiz varsa da kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık sağlayacak düzenlemelerde var..yani TBMM için belli bir kontingent mutlak anlamda kadına ayrılmalı..

yanlış biliyorsam beni düzeltin lütfen, bugün 550 milletvekilinden sadece 24 tanesi kadın..burada eksiğimiz var..hakimlik mesleğinde değil..orada zaten yetkin hakime hanımlar ve hakim beyler işini yapıyor..binbir güçlükle..eşitlik anlayışı hakimlik mesleğinin bizdeki görünüşünde değil avrupalıların zihinlerinde olmalı...

neyse hepsini geçtim..hangi AB ülkesinde bir kadın Anayasa mahkemesi Başkanı? Bana söyler misiniz? bunu bizde fortschritt olarak algılayann bu beyinsiz takım kendine hiç bakmaz mı???!!!!!!!

dertli4u
26.07.05, 19:26
deniz


güzel yorumlamissin..bir iki cümle de ben ekleyeyim.





Türkiyede kadinlarin mecliste az sayida oldugu dogrudur..ama bu durum, politikanin dogu ülkelerinde ki sartlari ile ilgilidir.

türk kadinlari, politik partilera ilgi göstermez genellikle..henüz araba yolunun olmadigi, yatilacak bir otel odasinin olmadigi sehir ve kasabalar var/vardi. nereye gidecek, dag tas nasil dolasacak..

ayrica, türk kadini, genellikle ailenin icisleri bakanidir:D her nekadar ailenin reisi erkek olarak görünsede, aslinda aileyi cekip ceviren kadindir.

****

Zitat:
Die Entscheidung gilt als symbolischer Schritt zu mehr Gleichberechtigung in dem moslemisch geprägten Land, das einen EU-Beitritt anstrebt.


bu yorumu yapan, kafasindaki "Türkiye ye karsi olan önyargiyi" ortaya koymus.


ama bir de madalyonun diger yüzü var ki, türkiye hakkinda yorum yapan yabancilar, bunu görmek istemezler.

politikaya ilgi göstermeyen türk kadini, bircok meslek dalinda erkeklerle esit durumdadir..hatta bazi meslek dallarinda, kadinlarin sayisi, erkek meslektaslarindan daha fazladir.
(ögretmenlik, eczacilik,müzik, tiyatro, sanat vs.)

****

piramses
26.07.05, 19:29
kadindan hukukcu mu olurmus bääää:rolleyes: :D :D

Deniz
26.07.05, 19:34
Madem oralarda bulamıyorsun, gel TR'ye ben sana nasıl olduğunu göstereyim :D :p :D :p

piramses
26.07.05, 19:43
Madem oralarda bulamıyorsun, gel TR'ye ben sana nasıl olduğunu göstereyim :D

aaaaaa
simdik hukukcu oldugunu söylemeyeceksin herhalde:confused: :D :p

Deniz
26.07.05, 19:55
aaaaaa
simdik hukukcu oldugunu söylemeyeceksin herhalde

hayır onu söylemedim. hashaaa :D :p :D

demek istediğim kızlarımız her alanda yetenekli..bak Hukuk fakültelerinde okuyan çocuklarımıza..çoğunluk kız öğrenci ;)

DeLaHoya
26.07.05, 20:15
Die Entscheidung gilt als symbolischer Schritt zu mehr Gleichberechtigung in dem moslemisch geprägten Land, das einen EU-Beitritt anstrebt.


Avrupalılar gittikçe kibirleşiyorlar... yok şunu bunu AB için yapıyoruz faso fiso...

Arkadaşlar, şimdi büyük aptesimi yapacağım... xxxum feda olsun sana AB!

piramses
26.07.05, 20:32
hayır onu söylemedim. hashaaa

demek istediğim kızlarımız her alanda yetenekli..bak Hukuk fakültelerinde okuyan çocuklarımıza..çoğunluk kız öğrenci ;)

bilmmem mi canim
ahhhh neydi o ankara hukuktaki kizlar ahh:D :D

Deniz
26.07.05, 20:38
Türkiyede kadinlarin mecliste az sayida oldugu dogrudur..ama bu durum, politikanin dogu ülkelerinde ki sartlari ile ilgilidir.

türk kadinlari, politik partilera ilgi göstermez genellikle..henüz araba yolunun olmadigi, yatilacak bir otel odasinin olmadigi sehir ve kasabalar var/vardi. nereye gidecek, dag tas nasil dolasacak..

neden dolaşsın ki? pozitif ayrımcılık yaparsın..her partiye şu kadar kadını aday olarak göstereceksin, şu kadar yüzde de senin kazandığın sandalyeleri alcak..bu kadar..hoop... otomatik olarak "kadın" mecliste.. işte bu kadar

çaresi bu, o zorlukların aşılması bununla olur..ve türk kadınları poitikaya öyle bir ilgilier ki..ama biz erkekler sorun yaratıyoruz..yok saçı uzun, aklı kısa...
valla çok kızıyorum..halbuki ne aklıllı kadınlar var..dediğin gibi her biri
ailenin içişleri bakanı... :D



ama bir de madalyonun diger yüzü var ki, türkiye hakkinda yorum yapan yabancilar, bunu görmek istemezler.

politikaya ilgi göstermeyen türk kadini, bircok meslek dalinda erkeklerle esit durumdadir..hatta bazi meslek dallarinda, kadinlarin sayisi, erkek meslektaslarindan daha fazladir.
(ögretmenlik, eczacilik,müzik, tiyatro, sanat vs.)


çok doğru..adam gibi ilgilenseler..anlayacaklar zaten..ama işlerine gelmiyor..komplekslerini bizim üzerimizden atıyorlar ya..gerisi onlara vız gidiyor, tırs geliyor işte

Deniz
26.07.05, 20:42
bilmmem mi canim
ahhhh neydi o ankara hukuktaki kizlar ahh:D :D

Bak kızlarımıza laf yok, hepsi çok akıllı ve terbiyeli..
bir daha duymiim, öööle ah ahh olmaz...ayıp
onların hepsi kardeshimiz

Ama

şimdi bana Ankara Hukuk'ta mı okuduğunu söylüyorsun :D
sööle bakiiim, hangi senelerde?

Gök Türk
26.07.05, 20:48
Avrupalılar gittikçe kibirleşiyorlar... yok şunu bunu AB için yapıyoruz faso fiso...

Arkadaşlar, şimdi büyük aptesimi yapacağım... xxxum feda olsun sana AB!

Heyt, bir kampanya başlatalım: "Bxxxxxz AB’ye feda olsun" diye, artık hep WC’ye AB uğruna gideceğim! AB sağolsun!

dertli4u
26.07.05, 21:37
Bak kızlarımıza laf yok, hepsi çok akıllı ve terbiyeli..
bir daha duymiim, öööle ah ahh olmaz...ayıp
onların hepsi kardeshimiz

Ama

şimdi bana Ankara Hukuk'ta mı okuduğunu söylüyorsun :D
sööle bakiiim, hangi senelerde?

he he..ankara hukukun yanindaki Ulus pastanesinde cok bekledik..

oralarda biz bekledik ki, sonra gelen arkadaslar rahat bir ögrenim görsünler diye..ama sonra 12 eylül süpürüverdi hepimizi:D

DeLaHoya
27.07.05, 21:26
Und hier unser "Türkei-Experte" Boris Kalnoky:




Erste Frau an der Spitze des türkischen Verfassungsgerichts

Tülay Tugcu gilt als strenge Kemalistin

von Boris Kalnoky

Istanbul - Tülay Tugcu steht fortan dem türkischen Verfassungsgericht vor. Ihre Wahl bedurfte genau 59 Wahlrunden im elfköpfigen Gremium, und die Entscheidung fiel erst, als der Kandidat der Regierungspartei AKP durch seinen Rückzug die Pattsituation beendete. Erstmals in der Geschichte der Republik wurde damit eine Frau Oberste Verfassungsrichterin. In der türkischen Männergesellschaft ist das sicher ein Zeichen dafür, daß westlich orientierte Reformen, Demokratisierung und Chancengleichheit stetig voranschreiten. Andererseits befürwortet Frau Tugcu diese Reformen nicht unbedingt, zumindest nicht, wenn es um die Rechte der Kirchen, Moslems oder Kurden geht. Die Richterin, Jahrgang 1942, ist eine überzeugte Kemalistin. Ihr Interesse gilt dem säkularen, einheitlichen und türkischen Nationalstaat.


Als die konservative Oppositionspartei MHP vor zwei Jahren gegen einige der Reformgesetze klagte, mit denen die Regierung die Voraussetzungen für die türkische EU-Kandidatur schuf, da gab Frau Tugcu den Klägern in zwei Punkten recht. Die Mehrheit der Verfassungsrichter wies die Klage jedoch ab, und so erreichten die Gesetze Rechtskraft.


Der erste Punkt betraf das Recht der religiösen Stiftungen, Immobilien zu besitzen und zu verwalten. Dazu muß man wissen, daß die christlichen Kirchen (und auch die moslemischen Einrichtungen) in der Türkei keine eigenständigen Rechtspersonen sind, also keine eigenen Gebäude besitzen dürfen, zum Beispiel Kirchen oder Moscheen. Frau Tugcu argumentierte nun, wenn man den (christlichen) religiösen Stiftungen gestattet, Immobilien zu besitzen, dann ist das ungerecht gegenüber den Moslems, die "keine Stiftungen gründen können". Die Moslems werden in der Tat vom Staat bevormundet, der die Moscheen verwaltet und die Prediger gängelt.


Frau Tugcu lehnte auch ab, den Kurden das Recht zu geben, ihre eigene Sprache sprechen und lernen zu dürfen. Die vorgeschlagenen Rechte waren bescheiden genug - an staatlichen Schulen bleibt Kurdisch weiterhin verboten, genehmigt wurden, unter vielen Vorbehalten, lediglich private Sprachschulen und einige unpolitische kurdische Rundfunkprogramme zu schlechten Sendezeiten. Frau Tugcu sah darin die nationale Einheit und "den Willen zum Zusammenleben gefährdet".


Selbst sie meint damit vermutlich nicht, daß es den Kurden mehr Spaß macht, mit den Türken zusammenzuleben, wenn die Türken ihnen den Gebrauch der kurdischen Sprache und kurdischer Namen verbieten. Was sie meint, ist wohl eher, daß die Kurden gar nicht erst anfangen sollen zu denken, sie könnten Rechte einfordern, denn das führt zu Reibungen und schafft Probleme zwischen Türken und Kurden. Abgesehen davon könnte dieser Weg irgendwann zu Selbstverwaltungsrechten führen, und nichts liegt der kemalistischen Staatsphilosophie ferner als dieser Gedanke.


Auch kopftuchtragende Parlamentarierinnen bekamen mit Frau Tugcus Stimme fünf Jahre Politikverbot, und selbst Ministerpräsident Recep Tayyip Erdogan wurde mit ihrer Zustimmung "verwarnt", als er trotz voriger Verurteilung als islamischer Aktivist eine Partei zu gründen wagte. Diese Partei, die AKP, regiert jetzt, und es wird interessant sein zu sehen, wie Erdogan und Frau Tugcu als Verfassungshüterin in Zukunft miteinander auskommen werden.



Artikel erschienen am Mi, 27. Juli 2005

http://www.welt.de/data/2005/07/27/751226.html

dertli4u
27.07.05, 21:49
Und hier unser "Türkei-Experte" Boris Kalnoky:

bu boris , oturmus büyük bir gazetenin kösesine, yazip duruyor..



Der erste Punkt betraf das Recht der religiösen Stiftungen, Immobilien zu besitzen und zu verwalten. Dazu muß man wissen, daß die christlichen Kirchen (und auch die moslemischen Einrichtungen) in der Türkei keine eigenständigen Rechtspersonen sind, also keine eigenen Gebäude besitzen dürfen, zum Beispiel Kirchen oder Moscheen.



ne var bunda...eger ortada bir "gecerli" kanun varsa, ve bir hakim bu kanuna uygun yorum yapiyorsa, ne var bunda.

türkiye laik bir devlettir.

avrupa, laik olmayan bir devleti mi tercih eder..sormak lazim..bütün tekke ve zaviyeleri acsak, bütün tarikatlari tekrar serbest biraksak, cok mu memmnun kalacaklar.



Frau Tugcu sah darin die nationale Einheit und "den Willen zum Zusammenleben gefährdet".



almanya, su anda, okullarda verilen türkce derslerini kaldirmak istiyor..hatta, hessen eyaleti, türkce TV yayinlarinin izlenmesine karis..ic isleri bakani schilly, türk genclerinin kendi aralarinda bile türkce konusmasina karsi..topluma uyum saglamayi engelliyor bahanesiyle....




wenn die Türken ihnen den Gebrauch der kurdischer Namen verbieten. .


bu konuyu elli defa anlattik. gene anlatmak lazim.yasaklanan isimler, o isimler kürtce oldugu icin yasaklanmis degil..ismin kürtcesi, türkcesi ne demek halen anlamis degilim..

yasaklanan isimlerin sebebi, ve tek sebebi, icinde X-Q-W harfleri oldugu icindir.. cünkü bu harfler TC. alfabesinde yok..alfabede olmayan harflerle isim kullanmak yasak.

mesela, xavier veya wilhelm gibi isimleri koymaya kalksan, onlari da koyamiyorsun..

azeri alfabesinde de X-Q-W harfleri var..ve bir azeri türkü, cocuguna, bi harflerle yazili isim koyamiyor..

Deniz
28.07.05, 00:45
Und hier unser "Türkei-Experte" Boris Kalnoky:

TR-Experte :rolleyes:

Wie waere es mit der Veröffentlichung der leserbriefe von den eigentlichen TR-Experten..aber das waeren unglückliche Tage in der Redaktion, wenn auffliegen würde, was für "eine Niete" die TR-Angelegenheiten betreut..

Ich habe es satt, Leserbriefe zu schreiben..Die sind ehrlich ignorant..Auch bei offenkundlichen Fehlern machen sie sich nichts draus...
der Text ist ein rechtliches Fiasko..Aus welcher Propagandaseite der den wohl hat...

--------------
Tülay Hanım,

Kalemin ve adaletin dert görmesin...saygıyla ellerinden öperim...

piramses
31.07.05, 17:54
bu konuyu elli defa anlattik. gene anlatmak lazim.yasaklanan isimler, o isimler kürtce oldugu icin yasaklanmis degil..ismin kürtcesi, türkcesi ne demek halen anlamis degilim..

yasaklanan isimlerin sebebi, ve tek sebebi, icinde X-Q-W harfleri oldugu icindir.. cünkü bu harfler TC. alfabesinde yok..alfabede olmayan harflerle isim kullanmak yasak.

mesela, xavier veya wilhelm gibi isimleri koymaya kalksan, onlari da koyamiyorsun..

azeri alfabesinde de X-Q-W harfleri var..ve bir azeri türkü, cocuguna, bi harflerle yazili isim koyamiyor..


Und was ist mit Berfin??




Berfin....


Şakaklara doğru masumca dağılmış kaşları, bakışlarında hüzünle öfkenin karıştığı yeşil gözleri, küs dudakları, yalnız duruşu ile bir çocuğu anımsatıyor bu isim bana, bir de yamaçlara birikmiş karları, dağlardaki mor kayalıkları, ıssız mezraları ve ihanete uğramış insanları anımsatıyor.

Bu ismi duyduğumda ben bir Kürt oluyorum.

Horlanan, hırpalanan, bela yıldırımlarıyla vurulan bir ırkın çocuğuyum.

Kızıldeniz’i yaramayan bir Musa, çarmıhından inemeyen bir İsa, hicret edemeyen bir Muhammed’im.

Çaresizim.

Öfkeliyim.

Yalnızım.

Bu ismi duyduğumda ben bir Kürdüm.

Kardelen çiçeği demek Berfin.

Ben, bu ismi duyduğumda bir türküyüm, bir ağıtım, dağbaşlarında bir kaval sesiyim.

Boynubüküğüm biraz.

Kederliyim.

Hep ihanete uğradım, hep hain ben oldum.

Çocuklarımı öldürdüler, bana katil dediler.

Evi yakılan benim, sürgüne gönderilen benim, oğlunun ölü bedeni akşam vakti bir kağnıyla getirilen benim.

Ne şarkı söylettiler, ne ağlamama izin verdiler.

Ben bir Kürdüm ve hep bir Kürtten başka bir şey olmamı istediler.

Çocuklarıma anamın adını koyamayanım ben.

Berfin, kardelen çiçeği demek.

Ve, ben bu ismi duyduğumda ben bir Kürt oluyorum.

Gene yasaklamışlar Berfin adını.

Yasalar, hükümet, parlamento, bunlar umurunda bile değil yasakçıların, bir isimden korkup kendi yasalarını çiğniyorlar.

Berfin dedirtmiyorlar çocuklara.

Gizli efendiler onlar, yüzlerini saklıyorlar, kimliklerini gizliyorlar, devletin derinlerinde dolaşıp kendi yasalarına ihanet ediyorlar, çocuklardan korkuyorlar, türkülerden, çiçeklerden, renklerden, isimlerden korkuyorlar.

Benim kanımdan onlar ve beni utandırıyorlar.

Ben onlardan değilim artık.

Ben, çocukların ismini yasaklayanlardan değilim.

Ezenlerden değilim ben.

Ezilenlere katılıyorum.

Berfin dendiğinde ben bir Kürt oluyorum.

Ve, ben isyanı artık Türklerden bekliyorum.

Kürt çocuklarına Berfin denilmesini yasaklayanlara karşı çıkacak Türklerin sesini duymak için bekliyorum.

Bir haksızlığa karşı çıkacak benim ırkımdan kimse yok mu?

Çocuğuna annesinin adını koyamamanın kederini ve öfkesini paylaşacak bir Türk yok mu, yok mu benim kanımdan kimse haksızlığa karşı çıkacak?

Yok mu bu suskunluktan utanacak, ezenlerin arasında kendi künyesine rastlamaktan rahatsızlık duyacak biri?

Berfin, kardelen çiçeği demek.

Çocuklara Berfin adının konmasını gene yasaklamışlar.

Kaç yıldır korkuyor bu insanlar bir kardelen çiçeğinden.

Kaç yıldır çocuklardan korkuyorlar.

Berfin adını duyduğumda ben bir Kürt oluyorum.

Kızıldeni’zi yaramayan bir Musa, çarmıhından inemeyen bir İsa, hicret edemeyen bir Muhammed’im.

Ben, dağlarda bir Berfin’im.

Ve korkuyorum, korkusunu gördükçe korkakların.

Öfkeliyim.

Çaresizim. Yalnızım.


http://www.gazetem.net/aaltanyazi.asp?yaziid=95

Lalezar
31.07.05, 18:22
Merhabalar,

yine cok "dogal" bir tepki Almanya'dan Türkiye'ye gönderilen. Almanya'nin olsun diger yabanci ülkelerin politikasi her zaman Türkiye karsiti olmustur arkadaslar. Verilen demeclerde, yazilan cizilen haberlerde, hatta yaz sezonlarinda yapilan reklamlarda bile, Türkiye kötülenmistir. Hani bir deyim vardir "birin üstüne bin koyup anlatmak", iste ne yazik ki Avrupa diyip pesinden gittigimiz, kaba bile olsa "yobaz" toplum iste olmayani oldu diye gösterip, Türkiye'nin pesine düsmüstür.

Türkiye'de kadinlarin herseye hakki vardir, ki unutmamak gerekir, Avrupa ülkesi olan Fransa da bile, cok daha sonralar kadina secme ve secilme hakki verilmistir.

Ülkemizde bir kadin/erkek esitsizligi vardir, bu da ne yazik ki aile kültüründen gelmektedir, ki politika/egitim ile alakasi yoktur.

Muhtac oldugumuz kudret, damarlarimizda ki kanda mevcuttur!

DeLaHoya
31.07.05, 22:05
Muhtac oldugumuz kudret, damarlarimizda ki kanda mevcuttur!

Vay be! Helal olsun sana yxxxxx1!

dertli4u
31.07.05, 23:03
Und was ist mit Berfin??


Berfin....




pirim

bu bahsettigin mesele
..(herhangi bir nüfus memurunun veya kaymakamligin yanlis uygulamalaridir bu bahsettigin.) daha sonra düzeltildi..

senin baska isin yok mu?eger vaktin varsa, biraz daha genis arastir ve yorumla..yok, vaktim az diyorsan, her konuya karisman gérekmez:D

und was ist mit ZILAN? diye sorsam yeterli olurmu
Zilan ismi rahatlikla koyulabiliyor..cünkü, isimler listesinde varpirim

devlet yönetmek denilen sey, makale yazmaya benzemiyor..her devletin, nüfus müdürlüklerinde, belirli isim listeleri vardir..hatta, almanyadaki standesamtlarda da, türkce isimlerle ilgili liste vardir.

mesela, almanyada, dogan alman cocuklarina, istedigin ismi veremezsin..

isim listeleri ile ilgili bazi kriterler vardir..grammer, mana, cinsiyet belirtimi vs.

erkeklere ve kizlara verilebilecek isimler vardir.ama , buna ragmen, itiraz edip, cocuguna koymak istedigin ismin sakincasiz oldugunu belirteilir ve o ismi kullanailirsin.

cok basit bir örnek vereyim.

karisi alman kendisi türk olan bir arkadasim, cocugiu oldugunda, standesamta giderek, ogluna ALPER ismini koymak istedi..

ilk önce, muhakkak bir tane de alman ismi koymaniz lazim dediler..itiraz ettik, karisi ile ortalk dilekce vererek, alman ismi koymak istemediklerini kabul ettirdiler..bu sefer, ALPER olmaz dediler..cünkü, ellerindeki "konsolosluk-türkce isimler listesinde" alperen olarak gecen isim var, ama tek basina ALPER ismi yok..bir daha itiraz edilerek, en sonunda ALPER ismini cocuklarina koyabildiler.

anlatabildim mi, pirim