PDA

Archiv verlassen und diese Seite im Standarddesign anzeigen : Türkçe öğrenelim- her gün bir kelime



omar
04.01.11, 10:09
Türkçe öğrenelim- her gün bir kelime

1. teferruat

z.B.: Mevzubahis vatansa, gerisi teferruattır

2. hurafe - aberglaube, boş inanç

AlGhazali
04.01.11, 11:35
Teferruat almancasi "Detail" veya "Einzelheit" veya "Kleinigkeit" demektir.

Devrim.
04.01.11, 13:41
"Hurafe", meinte mein Großvater, soll das Übel für den Islam sein.

AlGhazali
04.01.11, 13:47
Hurafe islamda dini kaynagi olmayan halk icinde ortaya cikan veya önceki veya baska dinlerden gelen kalintilar. Mesela agaclara bez baglamak dilek icin. Veya mezarda mum yakmak. Kara kediyi ugrusuz saymak.

polatinum
04.01.11, 13:51
Herkes wird mit S geschrieben nicht Z

Arap mit P nicht B

Sebep mit P am Ende nicht B

AlGhazali
04.01.11, 13:52
"Velakin": "ama" (aber) demektir. Her zaman "ama" demek biktirir insani. "velakin" de kullanalim.
"Nasilsin?" der herkez....herkez her zaman böyle sordugu icin basitlesiyor. "hal ve hatirini sorarim" demek bir alternatifdir. Güzel olur.

"Selamün aleyküm" demek "selam" demekden daha iyi. "selam" cok sacma cünkü baglantisi yok. Almanca "Gruss" demek gibi. "Merhaba" da güzel selam kelimelerinden.

"Tesekkür" denmez cükü baglantisi yok. "Tesekkür ederim" denilmeli. Veya eskiden "Mütesekkirim" de denilirdi.

"Hos geldin" yerine "Hos geldin sefa getirdin" demek cok daha güzel.

Devrim.
04.01.11, 14:03
Türkçe öğrenelim- her gün bir kelime

1. teferruat

z.B.: Mevzubahis vatansa, gerisi teferruattır



Teferuatlara da takili kalip, Allah´in verdigi degerli zamani harcamamak gerekir.

Amac, gaye neyse, konu odur.

AvciEri
04.01.11, 14:49
"Nasilsin?" der herkez....herkez her zaman böyle sordugu icin basitlesiyor. "hal ve hatirini sorarim" demek bir alternatifdir. Güzel olur.




Herkes wird mit S geschrieben nicht Z


Herkez= her defa
Herkes= bir toplulugun bütünü

polatinum
04.01.11, 14:52
Avci, wird erste herkez nicht auseinander geschrieben? her kez?

Keder
04.01.11, 15:01
Ich hoffe, dieser Thread geht auch nicht schnell unter bzw. du bleibst am Ball beim täglichen Wörter beibringen...

AvciEri
04.01.11, 15:02
Avci, wird erste herkez nicht auseinander geschrieben? her kez?

"her kez" dogru imis...

Serden
04.01.11, 15:03
"Her kez" wird ganz selten benutzt, "her defa" oder "her sefer" führen hier den Markt an.

Wenn man, als Hobby, starken Dialekt spricht, so wie ich manchmal, dann kann man auch mal gewiss "Herkeschschsch" sagen...

Genç Osman
04.01.11, 15:07
Herkez= her defa
Herkes= bir toplulugun bütünü

Her zaman, her sefer(inde) veyahut her vakit kelimeleride kullanilabilir diye düsünüyorum.

Steppenwolf
04.01.11, 15:13
- muktedir: fähig (zu D); imstande (zu D)

Misal: Bir kimsenin yanında din kardeşi gıybet edilir de, yardıma muktedirken ona yardım etmezse, Allahü teâlâ o kimseyi dünya ve ahirette rezil eder. [İbni Ebiddünya]

- müşterek: gemeinsam; müşterek olmak bşde einig sein, im Einvernehmen handeln

- müteşekkir olmak : 1. bir olay ya da bir durum karşısında çok çok teşekkür etmek.
hürmetli teşekkür. Misal: Artık insanlara doğruyu yaptılar diye müteşekkiriz.

Genç Osman
04.01.11, 15:19
veyahut: oder;...ya da...
(daha iyi yorumluyamadim nedense)

Türk cayi veyahut Türk kahvesi.

polatinum
04.01.11, 15:21
Her gün BIR degilmiydi? Sind aber schon mehr.


Ach ja, es ist deGil nicht deyil

Degil mi? = Ist es nicht so?

Genç Osman
04.01.11, 15:24
Polat'in biyiGi.

Biyik, biyiGi

Jitemci gecenlerde Polat'in biyi yazmisti.

Steppenwolf
04.01.11, 15:26
mutabakata varmak, mutabakat saglamak - anlasmak

polatinum
04.01.11, 15:28
Polat'in biyiGi.

Biyik, biyiGi

Jitemci gecenlerde Polat'in biyi yazmisti.


Noolmus la benim biyigima??


Hey, alles was auf K endet wird ja zum weichen G, aber es soll ja eine art reform gegeben haben in der türkei dass viele wörter nicht merh auf K enden?

ZB gitmek wurde gitme, olmak wurde olma? also olmaga bilir nun olmaya bilir?

Steppenwolf
04.01.11, 15:29
- tecil: Aufschub m; -i tecil etmek aufschieben, stunden - ertelemek

- tescil: Registrierung f; tescil etmek v/t registrieren;

Steppenwolf
04.01.11, 15:32
- makul <makulü> rational; vernünftig; sebep: triftig; fiyat: mäßig, angemessen

- meçhul <meçhulü> unbekannt

- malum <malumu> bekannt; klar, offensichtlich; Gr. aktiv, => etken; malum değil (das ist) nicht ganz sicher; -e malum olmak jemandem bekannt sein (veya werden); malum ya! das ist klar; natürlich!

- makbul <makbulü> angenommen; annehmbar; angenehm; beliebt; mal: gängig

- meşru <meşruu> gesetzlich, legal; çocuk: ehelich; meşru müdafaa Notwehr f; meşru yalan Notlüge f

polatinum
04.01.11, 15:34
Nicht so schnell Doktor, wir haben die bisherigen noch nicht gelernt

AvciEri
04.01.11, 15:34
eseme=mantik

biri sacmaladigi zaman annem "esemesiz!" derdi.

esemesiz=mantiksiz?

Genç Osman
04.01.11, 15:36
Noolmus la benim biyigima??


Hey, alles was auf K endet wird ja zum weichen G, aber es soll ja eine art reform gegeben haben in der türkei dass viele wörter nicht merh auf K enden?

ZB gitmek wurde gitme, olmak wurde olma? also olmaga bilir nun olmaya bilir?

Hmm...bilmiyorum ama "almaga" okuyunca benim aklima yöresel siveler gelmisti.
---
Hier in diesem Thread hätten wir allgemein DT gut gebrauchen können. Und ich meine, wir hatten schon mal einen gleicehn Thread; müsste man leider nur noch finden.

AvciEri
04.01.11, 15:36
Nicht so schnell Doktor, wir haben die bisherigen noch nicht gelernt

tabip, osmanlica ögrenmeye hevesli. biz asik atamayiz onunla :)

tabip=doktor
asik atmak=yarismak / bir hayvanin bir kemigiyle oynanan bir oyun

polatinum
04.01.11, 15:48
tabip, osmanlica ögrenmeye hevesli. biz asik atamayiz onunla :)

tabip=doktor
asik atmak=yarismak / bir hayvanin bir kemigiyle oynanan bir oyun

asik mit sch? i mit oder ohne punkt?

Serden
04.01.11, 15:50
Kennt jemand das türkische/persische/arabische Wort "Onsogna" (mit yumusak g)? Soll sowas wie "schön, gut, sehr schön" bedeuten. Ist aber wahrscheinlich uralt, habs von meiner Oma gehört.

Keder
04.01.11, 15:55
Kennt jemand das türkische/persische/arabische Wort "Onsogna" (mit yumusak g)? Soll sowas wie "schön, gut, sehr schön" bedeuten. Ist aber wahrscheinlich uralt, habs von meiner Oma gehört.

Kein Suchergebnis: Türk Dil Kurumu (http://www.tdk.gov.tr/TR/Genel/SozBul.aspx?F6E10F8892433CFFAA F6AA849816B2EF4376734BED947CDE&Kelime=Onso%C4%9Fna)

Onsoğna - Google-Suche (http://www.google.de/search?hl=de&client=firefox-a&hs=xjT&rls=org.mozilla%3Ade%3Aofficia l&q=Onso%C4%9Fna&aq=f&aqi=&aql=&oq=&gs_rfai=)

AvciEri
04.01.11, 16:05
evet. A$IK

Eva
04.01.11, 16:08
İstiklâl = Unabhängigkeit, Freiheit

İstikrar= Stabilität, Konsolidierung

İstikbal= Zukunft, Empfang

AlGhazali
04.01.11, 16:26
işinize yarayabilir
Virtual Keyboard Türkisch. Texte schreiben oder tippen in türkischer Sprache. Türkische Schrift. (http://www.5goldig.de/Tuerkische_Tastatur/tuerkisch_keyboard.html)

selam >> Almanca <> Türkçe, Almanca Sözlük, Almanca Türkçe Sözlük, Online Almanca Sözlük - Sozluk.NET (http://almanca.sozluk.net/index.php?word=selam&sozluk=almanca)

Kisa gramer dersi
http://www.politikcity.de/forum/literatur-edebiyat/27731-birkac-%F6nemli-gramer-kurali.html

AlGhazali
04.01.11, 17:01
Eine Rarität

Türk (http://www.archive.org/stream/trkebilrmiinizv00rosegoog#page/n7/mode/2up)

http://www.archive.org/download/einfhrungindie00hort/einfhrungindie00hort.pdf

Memo
04.01.11, 17:40
Mit welchen Worten beginnt man einen türkischen Brief? Wie z.B. im deutschen "Sehr geehrte Damen und Herren..."

"sayın bayan ve baylar..."
Ich muss eine eMail auf türkisch schreiben, da geht es auch?

omar
04.01.11, 18:04
liste olarak yazilirsa daha güzel olur. eski listeyi copy paste yapip yeni kelime eklenebilir.

1. teferruat - Detail

2. hurafe - aberglaube, boş inanç

3. Herkes wird mit S geschrieben nicht Z
Arap mit P nicht B
Sebep mit P am Ende nicht B

4. Velakin - ama - (aber)

5. muktedir: fähig (zu D); imstande (zu D)
muktedirken ona yardım etmezse, Allahü teâlâ o kimseyi dünya ve ahirette rezil eder. [İbni Ebiddünya]

6. müşterek: gemeinsam

7. veyahut: oder;...ya da..
Türk cayi veyahut Türk kahvesi

8. mutabakata varmak, mutabakat saglamak - anlasmak

9. tecil: Aufschub m; -i tecil etmek aufschieben, stunden - ertelemek

10. tescil: Registrierung f; tescil etmek v/t registrieren;

11. makul <makulü> rational; vernünftig; sebep: triftig; fiyat: mäßig,angemessen

12. meçhul <meçhulü> unbekannt

13.malum <malumu> bekannt; klar, offensichtlich; Gr. aktiv, => etken; malum değil (das ist) nicht ganz sicher; -e malum olmak jemandem bekannt sein (veya werden); malum ya! das ist klar; natürlich!

14.makbul <makbulü> angenommen; annehmbar; angenehm; beliebt; mal: gängig

15. meşru <meşruu> gesetzlich, legal; çocuk: ehelich; meşru müdafaa Notwehr f; meşru yalan Notlüge f

16. eseme=mantik
biri sacmaladigi zaman annem "esemesiz!" derdi.

17. tabip=doktor

18. asik atmak=yarismak / bir hayvanin bir kemigiyle oynanan bir oyun

19. İstiklâl = Unabhängigkeit, Freiheit

20. İstikrar= Stabilität, Konsolidierung

21. İstikbal= Zukunft, Empfang






işinize yarayabilir
Virtual Keyboard Türkisch. Texte schreiben oder tippen in türkischer Sprache. Türkische Schrift.
bunun kolayi var:
https://addons.mozilla.org/de/firefox/addon/204311/
oder:
Online Turkish Deasciifier (http://turkce-karakter.appspot.com/)

Önder
04.01.11, 18:54
Biraz önce haberlerde izledim. Türkcemizde 18 bin yeni kelime eklenmis ve toplam sözcük sayisi 122 bin 428 olmus.

Keder
04.01.11, 18:57
Also, gestern stand in der Hürriyet ein Zitat aus einer Hürriyetausgabe vom Jahr 1949. Ich war erstaunt, dass in so einem kleinem Bericht, so viele Wörter waren, die heute kaum noch verwendet werden:

muvaffakiyet
nesriyat
medyun
müstesna
tefrik
mutena
matbuat


Ich verstehe das nicht. Wie zur Hölle kann sich eine Sprache in nur 60 Jahren so schnell ändern? Bin ich nur so doof oder kennt ihr wenigstens einiger dieser Wörter?

Önder
04.01.11, 19:01
Müstesna müsste von istisna also Ausnahme kommen???

AlGhazali
04.01.11, 19:02
Yavuz Blent Bakiler ( Trke&#039;nin nemi ) | Facebook Video indir | Video izle | Video Seyret | Dinle (http://facebookvideoindir.gen.tr/yavuz-bulent-bakiler-turkcenin-onemi.html) Yavuz Bülent Bakilerin harika izahatlari. Mutalaka dinleyin.

AlGhazali
04.01.11, 19:04
Keine Sprache wurde so vergewaltigt wie unsere Sprache...es war lange Staatspolitik unsere Sprache kaputtzumachen damit wir die alten Bücher nicht mehr verstehen und womöglich uns beeinflussen lassen.


Also, gestern stand in der Hürriyet ein Zitat aus einer Hürriyetausgabe vom Jahr 1949. Ich war erstaunt, dass in so einem kleinem Bericht, so viele Wörter waren, die heute kaum noch verwendet werden:

muvaffakiyet
nesriyat
medyun
müstesna
tefrik
mutena
matbuat


Ich verstehe das nicht. Wie zur Hölle kann sich eine Sprache in nur 60 Jahren so schnell ändern? Bin ich nur so doof oder kennt ihr wenigstens einiger dieser Wörter?

AlGhazali
04.01.11, 19:07
muvaffakiyet : Erfolg, Basari
nesriyat: Druck, Baski (gazete kitab mesela)
medyun : Medium ?
müstesna: Ausnahme
tefrik : gedruckt?
mutena: rein?
matbuat: Druckerei


Ich verstehe das nicht. Wie zur Hölle kann sich eine Sprache in nur 60 Jahren so schnell ändern? Bin ich nur so doof oder kennt ihr wenigstens einiger dieser Wörter?[/QUOTE]

Ervan
04.01.11, 20:04
mütevazı ... bescheiden ...

wird oft mit "i" falsch ausgesprochen

mütevazi ... paralel ...



(http://www.itusozluk.com/goster.php/m%FCtevaz%FD)

Buo
04.01.11, 20:17
Biraz önce haberlerde izledim. Türkcemizde 18 bin yeni kelime eklenmis ve toplam sözcük sayisi 122 bin 428 olmus.

Neden bu kadar az?

Eva
04.01.11, 20:41
Online Turkish Deasciifier (http://turkce-karakter.appspot.com/)

Teşekkür ederim Omar. Bu güzel bir imkanmış. Yazı yazarken türkçe harfler yerini buluyor.

Steppenwolf
04.01.11, 20:46
bunun kolayi var:
https://addons.mozilla.org/de/firefox/addon/204311/
oder:
Online Turkish Deasciifier (http://turkce-karakter.appspot.com/)

Süper! Artik kullanacagim...

Sagol!

Keder
04.01.11, 20:47
muvaffakiyet : Erfolg, Basari
nesriyat: Druck, Baski (gazete kitab mesela)
medyun : Medium ?
müstesna: Ausnahme
tefrik : gedruckt?
mutena: rein?
matbuat: Druckerei


Ich verstehe das nicht. Wie zur Hölle kann sich eine Sprache in nur 60 Jahren so schnell ändern? Bin ich nur so doof oder kennt ihr wenigstens einiger dieser Wörter?
Danke für die Übersetzungen, aber mir ging es in erster Linie darum, ob diese Wörter noch jemand benutzt. Benutzt du z.B. noch einiger dieser Wörter?

Eva
04.01.11, 20:57
Sayın Bayanlar ve Bayalar,

......
....

Saygılarımla




Mit welchen Worten beginnt man einen türkischen Brief? Wie z.B. im deutschen "Sehr geehrte Damen und Herren..."

"sayın bayan ve baylar..."
Ich muss eine eMail auf türkisch schreiben, da geht es auch?

AvciEri
04.01.11, 23:24
vuslat; (sevgiliye) kavuşma.

polatinum
04.01.11, 23:29
Mit welchen Worten beginnt man einen türkischen Brief? Wie z.B. im deutschen "Sehr geehrte Damen und Herren..."

"sayın bayan ve baylar..."
Ich muss eine eMail auf türkisch schreiben, da geht es auch?



Sayin Yetkili

Sayin Görevli

geht auch, kommt drauf an wen du anschreibst

Minosh
04.01.11, 23:31
den begriff "sayin" gibt es erst seit den 70ern...was sagte man denn davor?

omar
04.01.11, 23:35
also als ich erst vor ein paar tagen in der türkei war musste ich in so ein ssk gebäude. der typ hat uns dann gebeten eine "dilekce" zu schreiben und hat ungefähr gesagt was rein muss.
er hat ein wunderschönes türkisch gesprochen, würd ich nieee hinkriegen.

AlGhazali
04.01.11, 23:49
den begriff "sayin" gibt es erst seit den 70ern...was sagte man denn davor?

Muhterem ALi Riza Bey,

....

Selamet ile



Muhterem Safinaz Hanimefendi,

....

Serden
05.01.11, 00:05
Also, gestern stand in der Hürriyet ein Zitat aus einer Hürriyetausgabe vom Jahr 1949. Ich war erstaunt, dass in so einem kleinem Bericht, so viele Wörter waren, die heute kaum noch verwendet werden:

muvaffakiyet
nesriyat
medyun
müstesna
tefrik
mutena
matbuat


Ich verstehe das nicht. Wie zur Hölle kann sich eine Sprache in nur 60 Jahren so schnell ändern? Bin ich nur so doof oder kennt ihr wenigstens einiger dieser Wörter?

Die die ich kenne:

Muvaffakiyet = Erfolg

Nesriyat = publizieren, Publikation

Müstesna = Außergewöhnlich

Matbua (Matbaa) = Druckerei

Serden
05.01.11, 00:09
Kennt jemand ein gutes Wörterbuch, dass überwiegend solche älteren Wörter beinhaltet? Ich glaube ich habe ein noch älteres weiss aber nicht ob es gut genug ist.

Minosh
05.01.11, 00:20
- Tağut -

Tağut, kelime olarak haddi aşan, azan, hakikatten sapan, taşkınlık gösteren ve her sapıklığın başı gibi anlamlara gelir.


"Andolsun ki biz her kavme "Allah'a ibadet edin, tağuta kulluk etmekten kaçının " diye (tebliğ yapması için) bir peygamber göndermişizdir" (en-Nahl, 16/36),

"İman edenler Allah yolunda cihad ederler, kâfirler ise tağut yolunda savaşırlar" (en-Nisa, 4/76)

Resulullah (s.a.v) de tağut hakkında bir hadis-i şerifinde; "Her kim (tağuta karşı) cihad etmeden ve onunla mücadele (ederek Hakk'ı hakim kılma) arzusunu ruhunda duymadan ölürse, nifaktan bir şube üzerinde ölür" buyurmaktadırlar." (Muhtasar Sahih-i Müs-lim, Hafız Münzirî, Hd. No: 103)

- Tevhid -

Tevhid: “Birlemek” “ Allah’tan başka ilâh olmadığına inanmak.” “Lâ ilâhe illâllah sözünü tekrarlamak” manalarına gelir.

memocan
05.01.11, 01:17
siralicagim su üc internet sayfalarindan faydalaniyorum.
1. Türk Dil Kurumu
Türk Dil Kurumu (http://www.tdk.gov.tr/TR/Genel/Ana.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6A A849816B2EF4376734BED947CDE)

2.Osmanlica Türkce sözlük
OSMANLICA - TRKE SZLK, LGAT, ESK L BRMLER DNTRC (http://www.osmanlicaturkce.com/)

3. Etimolojik sözlük
Ni?anyan - Türkçe Etimolojik Sözlük (http://www.nisanyansozluk.com/)

Türkce harflerinin klavyede kolaylikla kullaniminin sirrini aciklarsaniz, sevinirim vatandaslar.

Karcicegi
05.01.11, 01:20
siralicagim su üc internet sayfalarindan faydalaniyorum.
1. Türk Dil Kurumu

Türkce harflerinin klavyede kolaylikla kullaniminin sirrini aciklarsaniz, sevinirim vatandaslar.

Kopyala ekle, kopyala ekle, kopyala ekle

Genç Osman
05.01.11, 01:28
@memocan: s. #34

Karcicegi
05.01.11, 01:51
Ahuzar
- Ah etmek, aglamak

Eyvah ne yer, ne yar kaldi/ Gönlüm dolu ah u zar kaldi." - Siir, Abdülhak Hamit Tarhan



Dildar
- Birinin gönlünü almis, sevgili

"Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur
Sâdıkâne belki ol bu âlemde dildâr olur
Yâr olur ağyâr olur dildâr olur serdâr olur"
"Yavuz Sultan Selim Han"

Eva
05.01.11, 14:38
Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları= =Telif Hakkı= Urheberrecht

(steht in meinem Heftchen, wo ich manchmal Worte reintrage, die ich aus dem türk. Ferneshen oder Zeitung lese)

Devrim.
05.01.11, 14:46
Türkçe öğrenelim- her gün bir kelime

1. teferruat

z.B.: Mevzubahis vatansa, gerisi teferruattır

2. hurafe - aberglaube, boş inanç

Omar, ich lese hier immer wieder ...

Toll Dein Thread. Nochmal Danke !

Steppenwolf
05.01.11, 23:53
1.kefalet = Bürgschaft, Haftung;
birseye kefil olmak = sich für etwas verbürgen

2.vakif = Stiftung;
vakfetmek= jemandem widmen; jemandem stiften, vermachen;
kendini vakfetmek = sich widmen

karakartalci
06.01.11, 00:44
Google'dan Türkce'de en uzun kelime olarak bunu buldum.

muvaffakiyetsizleştiricileştir iveremeyebileceklerimizdenmişs inizcesine

Anlamini bilen varmi? (Google biliyor ama belki bakmadan da bileniniz vardir diye soruyorum) Veya, daha uzununu taniyan varmi?

Genç Osman
06.01.11, 00:52
@karakartalci: Ist doch ganz einfach, man muss nur die Grundform betrachten:
muvaffakiyet;basari/basarili olmak

omar
06.01.11, 00:55
liste yapın dedik kimse takmıyor. şimde tek tek bütün sayfaları mı gezecem?! işin kolayı varken sizin şu yaptığınıza bakın.

Genç Osman
06.01.11, 01:45
1. teferruat - Detail

2. hurafe - aberglaube, boş inanç

3. Herkes wird mit S geschrieben nicht Z
Arap mit P nicht B
Sebep mit P am Ende nicht B

4. Velakin - ama - (aber)

5. muktedir: fähig (zu D); imstande (zu D)
muktedirken ona yardım etmezse, Allahü teâlâ o kimseyi dünya ve ahirette rezil eder. [İbni Ebiddünya]

6. müşterek: gemeinsam

7. veyahut: oder;...ya da..
Türk cayi veyahut Türk kahvesi

8. mutabakata varmak, mutabakat saglamak - anlasmak

9. tecil: Aufschub m; -i tecil etmek aufschieben, stunden - ertelemek

10. tescil: Registrierung f; tescil etmek v/t registrieren;

11. makul <makulü> rational; vernünftig; sebep: triftig; fiyat: mäßig,angemessen

12. meçhul <meçhulü> unbekannt

13.malum <malumu> bekannt; klar, offensichtlich; Gr. aktiv, => etken; malum değil (das ist) nicht ganz sicher; -e malum olmak jemandem bekannt sein (veya werden); malum ya! das ist klar; natürlich!

14.makbul <makbulü> angenommen; annehmbar; angenehm; beliebt; mal: gängig

15. meşru <meşruu> gesetzlich, legal; çocuk: ehelich; meşru müdafaa Notwehr f; meşru yalan Notlüge f

16. eseme=mantik
biri sacmaladigi zaman annem "esemesiz!" derdi.

17. tabip=doktor

18. asik atmak=yarismak / bir hayvanin bir kemigiyle oynanan bir oyun

19. İstiklâl = Unabhängigkeit, Freiheit

20. İstikrar= Stabilität, Konsolidierung

21. İstikbal= Zukunft, Empfang

22. muvaffakiyet : Erfolg, Basari

23. nesriyat: Druck, Baski (gazete kitab mesela)

24. müstesna: Ausnahme [Müstesna = Außergewöhnlich von SerdenGecti]

25. matbuat(matbaa): Druckerei

26. mütevazı ... bescheiden ...

27. mütevazi ... paralel ...

28. vuslat; (sevgiliye) kavuşma.

29. Nesriyat = publizieren, Publikation

30. - Tağut -:haddi aşan, azan, hakikatten sapan, taşkınlık gösteren

31. Tevhid: “Birlemek”

32. Ahuzar - Ah etmek, aglamak

33. Dildar - Birinin gönlünü almis, sevgili

34. Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları= Telif Hakkı= Urheberrecht

35. kefalet = Bürgschaft, Haftung; birseye kefil olmak = sich für etwas verbürgen

36. vakif = Stiftung; vakfetmek= jemandem widmen; jemandem stiften, vermachen; kendini vakfetmek = sich widmen

In etwa 5 Minuten zusammengefasst.

Kizilbash
06.01.11, 01:47
Ich dachte, hier geht es um türkisch Wörter und nicht um arabische oder persische. Habe gedacht, dass ihr die alt-türkischen Wörter sammelt. Wie zum Beispiel: Catal

AvciEri
06.01.11, 08:38
Us; 1. Akıl, zekâ. 2. Yarar, çıkar. 3. Sessiz, yavaş.

bu ademoglu uslanmaz!
bu ademoglu akillanmaz!

us yürü!
sessiz yürü!

Steppenwolf
06.01.11, 12:17
ebeveyn - Eltern; Vater oder Mutter; Vorfahre

*

meziyet - Vorzug, Verdienst, Talent

Flagellum Dei
06.01.11, 12:45
Keine Sprache wurde so vergewaltigt wie unsere Sprache...es war lange Staatspolitik unsere Sprache kaputtzumachen damit wir die alten Bücher nicht mehr verstehen und womöglich uns beeinflussen lassen.

mit Verlaub, aber eine Reform ist KEINE "Vergewaltigung" der Sprache;
mag sein , dass stellenweise übertrieben wurde, aber die Intention war und bleibt, das Türkische "türkischer" zu gestalten , woran ich nichts verwerfliches finden kann.....


muvaffakiyet : Erfolg, Basari
nesriyat: Druck, Baski (gazete kitab mesela)
medyun : Medium ?
müstesna: Ausnahme
tefrik : gedruckt?
mutena: rein?
matbuat: Druckerei


ne$riyat = yayin evi, Verlag; Verlagswesen
medyûn = (te$ekkür) borclu ; dankbar, in Schuld stehend; verschuldet
müstesna=sira di$i; kural di$i; ausgenommen
tefrik= ayirim ; Teilung, Spaltung
mutena= özenle, emek vererek (zu "itina")
matbuat= Druckwesen, Printmedien

Flagellum Dei
06.01.11, 12:55
Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları= =Telif Hakkı= Urheberrecht

(steht in meinem Heftchen, wo ich manchmal Worte reintrage, die ich aus dem türk. Ferneshen oder Zeitung lese)

du meinst vermutlich Wörter, nicht Worte .....

Serden
06.01.11, 13:49
Ich hatte mal vor 2-3 Jahren eine Liste angelegt von A bis Z, mit türkischen Begriffen die man nicht so häufig gebraucht, ähnlich wie Merva, alles Wörter die ich gelesen oder gehört hatte. Das Dokument war allerdings auf meinem alten PC und tief in irgendwelchen Ablagen verschwunden, was ich mühselig herausgepickt hab und nun weiter führen kann. Gut, dass der Thread hier eröffnet wurde sonst hätte ichs längst vergessen. Wenn mir noch was weiteres einfällt werde ichs hier im Posting aktualisieren.

Ich poste mal alles was unter dem Buchstaben A steht:

afallamak = staunen, erstaunen
acuze = eine hässliche, alte Frau, Hexe (?)
ahval = Zustand, Situation, Konstellation
abanmak = sich anlehnen
akide = Glaube, Verbundenheit
ama = kör
ahdetmek = (sich selber) schwören
abes = unrealistisch, unnötig
ardil = im Nachhinein
araklamak = klauen, stehlen
azami = höchste, Höchts-
aforoz etmek = jemanden feuern, rausschmeißen
arinmak = (sich vor etw.) schützen, fernhalten,
aklamak = jemanden freisprechen
ahenk = Harmonie
avanak = naiv
anaclasmak = an Erfahrung gewinnen
arzuhal = Dokument, Erklärung
alyuvar = Hämoglobin
asrilesmek = modernisieren
aylak = arbeitslos
akdetmek = tun, etwas tun
ayyas = Alkoholiker
arlanmak = utanmak
azletmek = beurlauben, suspendieren, entlassen
ariklasmak = abnehmen
akran = gleichaltrig, Gleichaltrige
aymaz = jemand der keinen Plan hat was um ihn abläuft
amade = fertig, bereit
asil = adlig
abihayat = Lebenselixier
ahkam = Gesetz, Urteil
arsinlamak = ziel- und planlos herumirren
agi = Gift
akibet = Ende
abullabut = ungestüm, verständnislos
allame = jemand der viel über etwas weiss
amuda kalkmak = Handstand machen
afsunlamak = verzaubern, verfluchen
abus = ärgerlich
ala = bunt
agmak = auf- und abgehen
acemi = laienhaft, Laie
aleni = frei, öffentlich
agdirmak = umschwenken
alacakli = Gläubiger

AlGhazali
06.01.11, 14:49
Kelimeler iyice icimize yerlesmesi icin kullanmak ve yazmak gerekiyor. Her kelime icin 5 cümle yazilirsa icimize yerlesir ve günlük hayatta kullanmaya calisalim.

Steppenwolf
06.01.11, 16:14
itimat <itimadı> Vertrauen n; Zuversicht f; -e itimat etmek sich verlassen (auf A); itimat edilmeyen unzuverlässig; itimat mektubu Beglaubigungsschreiben n

Nicht verwechslen mit:

iltifat <iltifatı> Liebenswürdigkeit f; Wohlwollen n; Kompliment n

iltimas <iltiması> Begünstigung f; Für-sprache f; -i iltimas etmek jemanden begünstigen; jemanden empfehlen; sich für jemanden verwenden; -e iltimas etmek jemandem gewogen sein

Genç Osman
06.01.11, 23:50
Lütfen unutmayalim!



liste yapın dedik kimse takmıyor. şimde tek tek bütün sayfaları mı gezecem?! işin kolayı varken sizin şu yaptığınıza bakın.

Steppenwolf
08.01.11, 14:43
1. iştirak <iştiraki> Teilnahme f (-e an D); Tic. Beteiligung f; -e iştirak etmek teilnehmen (an D); mitwirken (an D)

2.. idrak etmek :
- anlamak
- ayrica bir sureci yasamak, belli bir zaman diliminin icinde olmak. bu hali ile dini bayramlarda yayinlanan mesajlarda ve askeri mesajlarda kullanilir:"-mubarek kurban bayramini idrak ettigimiz su gunlerde, milletimiz ve islam alemi adina......"

Steppenwolf
08.01.11, 14:58
1. tecil - Aufschub m; -i tecil etmek aufschieben, stunden - ertelemek

2. tescil - Registrierung f; tescil etmek v/t registrieren; tescil mahkemesi Registergericht n

bilge80
08.01.11, 15:11
Türk lehcelerine ilgi duyanlara güzel bir kaynak:

Ahmet Yesevi Üniversitesi :: Türk Lehçeleri Sözlü (http://www.tdk.org.tr/lehceler/Default.aspx)

Steppenwolf
08.01.11, 15:23
1.Atfetmek - 1 . Bir işi veya bir sözü bir kimseye mal etmek, yüklemek, isnat etmek. = zuschreiben

2.isnat etmek - jemandem et. zuschreiben, et. zur Last legen; jemanden verleumden; schlecht machen; isnat <isnadı> Rückführung f (auf A); suç: Zurlastlegung f; Verleumdung f; -i -e

Steppenwolf
11.01.11, 19:39
1. tahliye Räumung f, Evakuierung f; Freilassung f, tutuklu: Entlassung f; mal: Entladung f; -i tahliye etmek räu-men, evakuieren (A); auf freien Fuß setzen, entlassen (A); entladen (A)

2. tasfiye Reinigung f; Tic. Liquidation f; personel: Entlassung f; -i tasfiye etmek reinigen, säubern; az. Tek. raffinieren; Tic., Pol. liquidieren, auflösen; personel entlassen, abbauen; tasfiye memuru Huk. Liquidator m

3. aşikâr = malum: offenkundig

polatinum
11.01.11, 20:58
Herkes wird mit S geschrieben nicht Z

Arap mit P nicht B

Sebep mit P am Ende nicht B



Arap mit P

Aydin Türk
11.01.11, 21:08
komisch dann müste es doch Arapistan heissen oder?

AlGhazali
11.01.11, 21:09
Arap mit P

Bazi kelimelerde öyle belli degil arap veya arab. Ikisi mümkün. Hatta arab daha yaygin. Kitab veya kitap...bunun gibi cok misal var. Arabi asilli kelimelerde b daha yerindedir. Bence.

polatinum
11.01.11, 21:15
Bazi kelimelerde öyle belli degil arap veya arab. Ikisi mümkün. Hatta arab daha yaygin. Kitab veya kitap...bunun gibi cok misal var. Arabi asilli kelimelerde b daha yerindedir. Bence.


Was sagen die Weisen Leute dazu?

Liva
11.01.11, 21:16
könntet ihr auch mit den neuen türkischen Wörtern ein beispiel Satz bilden?

Eva
11.01.11, 21:22
was ist das türksiche für "Privatspähre" und "Zeitlimit"

privat özel demek, yalniz Privatspähre´nin türkcede es anlami var mi? Aynisi Zeitlimit icin?

AlGhazali
11.01.11, 21:43
was ist das türksiche für "Privatspähre" und "Zeitlimit"

privat özel demek, yalniz Privatspähre´nin türkcede es anlami var mi? Aynisi Zeitlimit icin?

Eski ve daha güzel kelimeleri kullanalim...

"umumi" : öffentlich
"hususi" : privat ; Hususiyet : Privatlichkeit
"ailevi" : familiär
"şahsi" : persönlich

"şahsi mesele : private Angelegenheit."

Privatspäre nin kelime keime tercümesini bulamadim.

Zeitlimit "zaman haddi"dir

Mutlu
11.01.11, 21:49
Zeitlimit "zaman haddi"dir

bu tercümesi, ama ayni anlama geliyor mu?

bir müddet anlaminda daha uygun gariba.

Mutlu
11.01.11, 22:00
bu tercümesi, ama ayni anlama geliyor mu?

bir müddet anlaminda daha uygun gariba.


Klugscheisserlik (?) olmasin, haddim degil.

lörning bei duing.

AlGhazali
11.01.11, 22:03
bu tercümesi, ama ayni anlama geliyor mu?

bir müddet anlaminda daha uygun gariba.

Hadd "sınır" demek..."haddini bil!" demek "sınırını bil" demek.

AlGhazali
11.01.11, 22:13
Efendim frenk memleketlerine seyyah etmekteyum. ehl-i forum-i türki vel almaniye ismu "Bolitiksiiitii" rast geluverduk.
bir takum diyar-i almanyada yaşayan osmanlı tebaasından bir halk lisan-ı türkiyi unutmaktalar imişler. Ve nefs muhasebesi yapup ecdadlarının mümtaz lisanlarını eyüce teallum etmek arzularında imişler. Niteküm bir takum kelime ve harfler üzerinde münazaralar ve fikriyatlar ileru sürüb hıfzlarına yerleştirmek için gayret sarfediyorlar. Takdir ve dua ederuz. Sultan Süleyman hana arz ederim
Kulunuz Haci Mehmet bin Ahmed bin Yusuf bin Abdullah el-Kayseri el-gazali

Steppenwolf
30.01.11, 01:26
müsamaha - hoşgörü - Nachsicht

*

ahit: 1 . kendi kendine söz vererek bir işi üzerine alma - misal: ahdim olsun, bu işi yapacağım.

2 . antlaşma.

Genç Osman
30.01.11, 01:29
müsamaha - hoşgörü - Nachsicht

*

ahit: 1 . kendi kendine söz vererek bir işi üzerine alma - misal: ahdim olsun, bu işi yapacağım.

2 . antlaşma.

Schon das 3./4. mal:) (http://www.politikcity.de/forum/schule-ausbildung-uni-fh-ba-okul-meslek-e-itim/34781-t%FCrk%E7e-%F6-renelim-her-g%FCn-bir-kelime-5.html#post761014)

Steppenwolf
30.01.11, 01:36
Schon das 3./4. mal:) (http://www.politikcity.de/forum/schule-ausbildung-uni-fh-ba-okul-meslek-e-itim/34781-t%FCrk%E7e-%F6-renelim-her-g%FCn-bir-kelime-5.html#post761014)

...olsa ne yazar? Maksat tekrarlamak degil mi? Katkin bundan mi ibaret? :)

Genç Osman
30.01.11, 01:38
...olsa ne yazar? Maksat tekrarlamak degil mi? Katkin bundan mi ibaret? :)

Sana baska ne cevab verebilecegimi bilmiyorum cünkü omar yazmis nedenini. :) Buna uymak okadarda zor degil...sonradan tüm kelimeleri toplamak tabiki daha zahmetli olur.

Steppenwolf
30.01.11, 01:41
Sana baska ne cevab verebilecegimi bilmiyorum cünkü omar yazmis nedenini. :) Buna uymak okadarda zor degil...sonradan tüm kelimeleri toplamak tabiki daha zahmetli olur.

merak etme, toparlarim ben...

Genç Osman
30.01.11, 01:47
merak etme, toparlarim ben...
Hemserim, umarim beni yanlis anlamamisindir, niyetim sana zit gitmek degildi, bunu bilesin:)

Steppenwolf
30.01.11, 01:50
Hemserim umarim beni yanlis anlamamisindir, niyetim sana zit gitmek degildi, bunu bilesin:)

yok canim, ne münasebet!?:)

Ervan
30.01.11, 02:20
isnad ... basieren stützen beleg (i.d.Hadithwissenschaft) ...

istinat duvari ... stützmauer ...

istinaden ... darauf stützend, basierend ...

Ervan
30.01.11, 02:36
ah ... noch eins was mir sehr gut gefällt aber leider nicht mehr oder kaum noch im ursprünglichen sinn gebraucht wird :

mürrekkep - Tinte aber auch Zusammensetzung ...

Mülâhazât: 1- Dağistan vilayetindeki kabâ'ilin kısm-ı a'zamı Türk ve Lezgiler'den mürrekkebdir (http://ibrahimyilmazcelik.tr.gg/5-.--Makale.htm). (http://ibrahimyilmazcelik.tr.gg/5-.--Makale.htm)

Steppenwolf
30.01.11, 03:13
ah ... noch eins was mir sehr gut gefällt aber leider nicht mehr oder kaum noch im ursprünglichen sinn gebraucht wird :

mürrekkep - Tinte aber auch Zusammensetzung ...

Mülâhazât: 1- Dağistan vilayetindeki kabâ'ilin kısm-ı a'zamı Türk ve Lezgiler'den mürrekkebdir (http://ibrahimyilmazcelik.tr.gg/5-.--Makale.htm). (http://ibrahimyilmazcelik.tr.gg/5-.--Makale.htm)

wann wird eigentlich das "i" getrennt, also z.B. in "kism-i"?

ich mag das, es ist oder wirkt osmanisch-türkisch...

Ervan
30.01.11, 03:48
wann wird eigentlich das "i" getrennt, also z.B. in "kism-i"?

ich mag das, es ist oder wirkt osmanisch-türkisch...

wenn du die worte kismi und azam umstellst kommt dir das schon viel bekannter vor ... azam kismi ...
hört sich merkwürdig an weil die Beziehungen (Izafiyet) zwischen den Wörtern nicht stimmen ...
heute würde man das so sagen "azami kismi" oder "büyük kesimi"

kabail ist Plural von kabile (kabileler)

İZAFE(T) Bir şeyi bir kimseye veya bir şeye nisbet etmek yakın etmek. İsnâd etmek. Katmak katıştırmak. * Bir şey üzerine meylettirmek havale olmak bağlanmak. * Mal etmek. * Gr: İki isimden meydana gelen bağlılık tamlaması.

İZAFETEN İsnad etmek suretiyle isnad ederek ona bağlıgirsin bir tarafına ..!!!.

İZAFÎ İzafetle alâkalı izafete dâir. Ona bağlamak suretiyle. Alâkalı göstererek.

İZAFİYYE Münasebet. Bağlı oluş. Alâkalılık.

İZAFİYYET Alâka mahiyeti. Bağlılık.

Izafiyet nazariyesi ... Relativitätstheorie ...

Flagellum Dei
30.01.11, 16:04
Efendim frenk memleketlerine seyyah etmekteyum. ehl-i forum-i türki vel almaniye ismu "Bolitiksiiitii" rast geluverduk.
bir takum diyar-i almanyada yaşayan osmanlı tebaasından bir halk lisan-ı türkiyi unutmaktalar imişler. Ve nefs muhasebesi yapup ecdadlarının mümtaz lisanlarını eyüce teallum etmek arzularında imişler. Niteküm bir takum kelime ve harfler üzerinde münazaralar ve fikriyatlar ileru sürüb hıfzlarına yerleştirmek için gayret sarfediyorlar. Takdir ve dua ederuz. Sultan Süleyman hana arz ederim
Kulunuz Haci Mehmet bin Ahmed bin Yusuf bin Abdullah el-Kayseri el-gazali

seyyah= gezgin , gezi=seyahat !
ecdad ve fikriyat zaten çoğul !


böyle cilali cilali neo-osmanlica takilirken bu gibi basit hatalara da dü$memek lazim :D

AvciEri
30.01.11, 16:18
seyyah= gezgin , gezi=seyahat !
ecdad ve fikriyat zaten çoğul !


böyle cilali cilali neo-osmanlica takilirken bu gibi basit hatalara da dü$memek lazim :D

sen de arada sirada gelip kulak cekecegine, gel de ögretmenlik yap.

ehlisin bu islerin biliyoruz! :)

syglr
o..1299

Steppenwolf
30.01.11, 18:40
wenn du die worte kismi und azam umstellst kommt dir das schon viel bekannter vor ... azam kismi ...
hört sich merkwürdig an weil die Beziehungen (Izafiyet) zwischen den Wörtern nicht stimmen ...
heute würde man das so sagen "azami kismi" oder "büyük kesimi"


Anlamış değilim maalesef...

Es ging mir weniger um die Bedeutung von "azam" und "kesim"; sondern wann man ein "i" zwischen die Wörter schieben darf, und dann das "i" im Schriftlichen mit dem Wort, zu dem es gehört, durch ein "-" verbindet. Darf man das nur tun, wenn der Endbuchstabe eines Wortes und der Anfangsbuchstabe des nächsten Konsonanten sind? Tut man das also "nur" um eine bessere Aussprache, eine sprachliche Melodie zu erschaffen?

Z.B. steht irgendwo am Ende eines Briefes: "ask-i niyaz".

"Ask niyaz" würde sich natürlich so anhören, als wenn man zwei Worte einfach nebeneinander gestellt hätte ohne eine "akustische Brücke" zu bauen, obwohl inhaltlich natürlich eine Brücke besteht. Gemeint ist "aski niyaz edelim" - und als Formel "ask-i niyaz"?

Hab ich mir die Antwort schon gegeben? :)

Flagellum Dei
30.01.11, 21:25
Anlamış değilim maalesef...

Es ging mir weniger um die Bedeutung von "azam" und "kesim"; sondern wann man ein "i" zwischen die Wörter schieben darf, und dann das "i" im Schriftlichen mit dem Wort, zu dem es gehört, durch ein "-" verbindet. Darf man das nur tun, wenn der Endbuchstabe eines Wortes und der Anfangsbuchstabe des nächsten Konsonanten sind? Tut man das also "nur" um eine bessere Aussprache, eine sprachliche Melodie zu erschaffen?

Z.B. steht irgendwo am Ende eines Briefes: "ask-i niyaz".

"Ask niyaz" würde sich natürlich so anhören, als wenn man zwei Worte einfach nebeneinander gestellt hätte ohne eine "akustische Brücke" zu bauen, obwohl inhaltlich natürlich eine Brücke besteht. Gemeint ist "aski niyaz edelim" - und als Formel "ask-i niyaz"?

Hab ich mir die Antwort schon gegeben? :)



Du bist auf der falschen Fährte;

Die Form "Wort1 - i Wort2" hat nichts mit Aussprache zu tun;
es handelt sich hier vielmehr um eine persische "Izafe" , die auch im Osmanischen ziemlich ziemlich geläufig war, wobei "Wort2" das Beziehungswort ("muzâf") und "Wort1" das Bezugswort ("muzâfün ileyh") darstellt.
In türkisch(er)em Sprachgebrauch ist die Wortstellung genau anders herum, und der Zwischenvokal fehlt, also "Wort2 Wort1" .
Zeitweise wurde diskuttiert, wie mit den Izâfât im Türkischen umzugehen sei, Ziya Gökalp beispielsweise sprach sich dafür aus, sie alle aufzulösen und in die "richtige" Reihenfolge zu bringen.
Manche ursprüngliche Izafe wurde im heutigen Türkisch auch lexikalisiert, d. h. sie wird vom einfachen Sprecher nicht mehr erkannt, sondern nur noch als EiN Wort wahrgenommen; diese werden auch meistens zusammen geschrieben, z.B. katliam (aus: katl- i âm).

Übrigens glaube ich, dass das "a$k" in deinem Beispiel nicht für arabisch عشق "Liebe" steht , sondern für persisch آشک "Träne" , wobei theoretisch natürlich beides möglich ist...



Nachtrag: Obwohl die ursprüngliche persische Izafe immer gleiche lautet : kurzes -i bzw. -yi (bei Konsonant in finaler Position des Bezugswortes), kann sie im Türkischen aufgrund der großen Vokalharmonie -i , -ı , -u oder -ü lauten

Steppenwolf
30.01.11, 23:27
Du bist auf der falschen Fährte;

Die Form "Wort1 - i Wort2" hat nichts mit Aussprache zu tun;
es handelt sich hier vielmehr um eine persische "Izafe" , die auch im Osmanischen ziemlich ziemlich geläufig war, wobei "Wort2" das Beziehungswort ("muzâf") und "Wort1" das Bezugswort ("muzâfün ileyh") darstellt.
In türkisch(er)em Sprachgebrauch ist die Wortstellung genau anders herum, und der Zwischenvokal fehlt, also "Wort2 Wort1" .
Zeitweise wurde diskuttiert, wie mit den Izâfât im Türkischen umzugehen sei, Ziya Gökalp beispielsweise sprach sich dafür aus, sie alle aufzulösen und in die "richtige" Reihenfolge zu bringen.
Manche ursprüngliche Izafe wurde im heutigen Türkisch auch lexikalisiert, d. h. sie wird vom einfachen Sprecher nicht mehr erkannt, sondern nur noch als EiN Wort wahrgenommen; diese werden auch meistens zusammen geschrieben, z.B. katliam (aus: katl- i âm).

Übrigens glaube ich, dass das "a$k" in deinem Beispiel nicht für arabisch عشق "Liebe" steht , sondern für persisch آشک "Träne" , wobei theoretisch natürlich beides möglich ist...



Nachtrag: Obwohl die ursprüngliche persische Izafe immer gleiche lautet : kurzes -i bzw. -yi (bei Konsonant in finaler Position des Bezugswortes), kann sie im Türkischen aufgrund der großen Vokalharmonie -i , -ı , -u oder -ü lauten

Vielen Dank für die fachmännische Antwort! Zaten sadece sen verebilirdin cevabi...

Gibt es ein Buch, eine Einführung, ein Standardwerk, mit dem man Einblicke in die Struktur der türkischen Sprache erlangen kann? Wir sprechen doch alle die verkorkste Version einer schönen Sprache... - und um sich zu befreien muss man an die Wurzeln! Es reicht mir nicht die türkische Sprache als eine Aneinanderreihung von türkischen Vokabeln zu begreifen. Ich möchte diese Sprache lernen, so wie ich andere Sprachen erlernte...

Steppenwolf
01.02.11, 16:40
temin etmek - beschaffen, sicherstellen, sichern

temenni etmek - wünschen

AlGhazali
01.02.11, 17:13
Misafirlikteki baslangic diyaloglari

Hoş geldiniz sefa getirdiniz
Hoş bulduk teşekkür ederim

Hal ve hatırınızı sorarım
Teşekkür ederim Allaha çok şükür iyiyim. Sizleri sormalı.

Bizde iyiyiz çok şükür...

Çay kahve ikram edebilirmiyiz?
("Mide durumu nasıl" diyenler oluyor. Bu çok kaba cümle. Böyle kesinlikle söylenmemeli.)
(Sohbetde selam ve hal hatırdan sonra kesinlikle iş konularına girilmez ayıptır. Ordan burdan insanın halinden konuşulur. Yolculuğunuz nasıl geçti gibi ve bu arada dolaylı yoldan öğrenilmeye çalışılır misafirler açmı diye. Ona göre gerekirse yemek faslıda olur. Önce insan ve insanin halleri sevgi ve saygı belirtileri gelir. Bunlardan önce "işler nasıl?" gibi terbiyesizlik söylenmez. İş konuları ulu orta değil münasib şekilde ileri safhalarda konuşmak mümkün.

Flagellum Dei
02.02.11, 08:46
Vielen Dank für die fachmännische Antwort! Zaten sadece sen verebilirdin cevabi...

Gibt es ein Buch, eine Einführung, ein Standardwerk, mit dem man Einblicke in die Struktur der türkischen Sprache erlangen kann? Wir sprechen doch alle die verkorkste Version einer schönen Sprache... - und um sich zu befreien muss man an die Wurzeln! Es reicht mir nicht die türkische Sprache als eine Aneinanderreihung von türkischen Vokabeln zu begreifen. Ich möchte diese Sprache lernen, so wie ich andere Sprachen erlernte...

also als "Standartwerk" könnte man am ehesten Tahsin Banguoglus Grammatik ansehen, ist von allen geschrebenen noch meines Erachtens die kompletteste;
Ist allerdings kein Lehrbuch, und man muss sich teilweise "durchkämpfen".

Ich persönlich habe bis dato mit keinem bestimmten Werk gearbeitet, hat bei mir eher was von Stückwerk, Mosaik oder Puzzle;
ich habe einige Jahrgänge der Zeitschrift "Türk Dili", die ich intensiver gelesen habe, und einen guten Überblick über Sprachstufen und -segmente bietet das vor seinem eigentlichen Gegenstand Cahit Baltacis Paleografya in einer knapp 50seitigen Einführung in Sprache und Schrift.

memocan
03.02.11, 02:29
masum (suçsuz, günahsız) olmak__ unschuldig/harmlos sein

masun (Korunan, korunmuş, saklanmış) olmak__ geschützt/sicher sein

mağdur (haksızlığa uğrayan kişi, haksızlığa uğramak) olmak__ Jemand, dem Unrecht geschah/Geschädigter, Unrecht erfahren/Schaden davon tragen

mağrur (kibirli, kurumlu, gururlu, kendini beğenmiş) olmak__ herrisch/eingebildet/von sich übertrieben überzeugt sein

mağlup (olmak)__ Verlierer, (gegen etwas/jemand) verlieren

mahrum (yoksun) etmek/bırakmak__ Jemandem etwas entziehen/vorenthalten

mahsus (özel, münhasır(ve) kasten, bilerek)__ eigen(tümlich) als auch absichtlich


bu bilgilerin doğruluğu konusunda garanti verilmez! TDK (Türk Dil Kurumu)ndan faydalanılmıştır.

Steppenwolf
03.02.11, 21:58
refakat - Begleitung; Eskorte ;
-e refakat etmek - jemanden begleiten;
-in refakatinde bulunmak - begleiten

*

musibet - Unheil; Elend

Steppenwolf
04.02.11, 15:45
tenezzül etmek - kendi durumuna, düzeyine aykırı düşen bir şeyi veya işi kabul etmek... (sich herablassen zu)

tenevvür etmek - aydinlanmak

tevessül etmek - girişmek, başlamak

Steppenwolf
05.02.11, 03:08
istirham etmek - erbitten

istirham - Bitte, Gesuch

memocan
05.02.11, 09:56
Türkische Interjektionen (Ünlemler):

çüüş,
oha,
amaan,
way way way...
of be
üf be

şşşt...
yuh

AlGhazali
05.02.11, 10:37
Aufrufeworte

"Ey Ahmed!" , "Ya Ahmed" = "Oh Ahmed"

Sehr alt "Bre Ahmed"

AvciEri
05.02.11, 14:33
Bezm-i Elest (http://yusufsevkiyavuz.com/?p=51);

‘Allah’la yaratılışları sırasında insanlar arasında yapıldığı kabul edilen sözleşme için kullanılan bir tabir’.

Farsça’da “sohbet meclisi” anlamına gelen bezm kelimesiyle Arapça’da “ben değil miyim” mânasında çekimli bir fiil olan elestüden oluşan bezm-i elest terkibi, “Ben sizin rabbiniz değil miyim” hi¬tabının yapıldığı ve ruhların da “evet” diye cevap verdikleri meclis anlamını ifade eder.

Steppenwolf
05.02.11, 14:47
Bezm-i Elest (http://yusufsevkiyavuz.com/?p=51);

‘Allah’la yaratılışları sırasında insanlar arasında yapıldığı kabul edilen sözleşme için kullanılan bir tabir’.

Farsça’da “sohbet meclisi” anlamına gelen bezm kelimesiyle Arapça’da “ben değil miyim” mânasında çekimli bir fiil olan elestüden oluşan bezm-i elest terkibi, “Ben sizin rabbiniz değil miyim” hi¬tabının yapıldığı ve ruhların da “evet” diye cevap verdikleri meclis anlamını ifade eder.

ya kardeşim, bunun şimdi türkçe öğrenmekle ne ahlakası var?

AvciEri
05.02.11, 14:55
ya kardeşim, bunun şimdi türkçe öğrenmekle ne ahlakası var?

gerci ben bir köse yazisinda okudum, bilemedim...

bir de ömer hayyam in dörtlügü;

ey garip kuş! bu yıldızlar darı sana;
elest günü canı sen verdin insana.
dünyayı gören büyülü bir kadeh varmış:
o kadeh sende, başka yerde arama.


'türkce degil bu dörtlük' de, hak vereyim sana!

Askeladd
05.02.11, 14:58
türkce "lan" nerden geliyo acaba, bunu bana söyleyebilecek kimse varmi

lan'in oglan dan geldigini duymustum

Kanatsiz Melek
05.02.11, 15:10
türkce "lan" nerden geliyo acaba, bunu bana söyleyebilecek kimse varmi

lan'in oglan dan geldigini duymustum

Ama kizlara da lan diyenler var.
Bende bilmiyorum acikcasi, hic de sevmiyorum lan kelimesini. Dile yakismiyor :)

memocan
05.02.11, 15:19
Türkische Adjektive & deren Superlativ + Hyperlativ.
Z.B.

Büyük__ en büyük__ büsbüyük
Tatlı ___en tatlı __ taptatlı
Eski__ en eski__ epeski
Yeni__ en yeni__ yepyeni

Steppenwolf
05.02.11, 16:16
vakıf olmak - 1. bir konuda bilgi sahibi olmak, o konuya hakim olmak; 2. bilmek, öğrenmek.

vakıf - hayır kurumu - Stiftung

Steppenwolf
06.02.11, 22:24
I. mesken tutmak - yerleşmek
mesken - ikametgah - Wohnsitz, Aufenthalt

Misal:

"Yârim İstanbul'u mesken mi tuttun / Gördün güzelleri beni unuttun" (halk türküsü)

"Gam ve keder yüreğini mesken tutacak..."

*

II. ikamet etmek - wohnen, ansässig sein
ikamet - Aufenthalt, Wohnort

Misal:

Istanbul´da ikamet ediyorum.

Steppenwolf
11.02.11, 08:17
I.) davete icabet etmek – edilen daveti olumlu karşılamak ve davet edilmiş olduğu yere gitmek.

*

II.) teşrif etmek – 1. bir yere buyurmak, gelmek, lütfetmek, onurlandırmak, şereflendirmek.
2."nihayet teşrif edebildiniz!" şeklinde kullanılır genelde.
3. onurlandırmak.
genellikle yanlış kullanılır örnegin ;
-değerli bakanımız salonumuza teşrif etti denilir.bu yanlıştır manasızdır, doğrusu şudur:
-değerli bakanımız salonumuzu teşrif etti.

AlGhazali
11.02.11, 11:51
istirham etmek - erbitten

istirham - Bitte, Gesuch

Kücük büyükden rica eder
Büyük kücükden istirham eder.

Büyük burda devlet büyügü, yasca büyük,, ilimde ileri olan saygi posisyonunda olandir. Büyük kücükden rica etmez isirham eder. Rica ve istirham mana bakamindan ayni ama sosyal hayatda eskiden beri böyle sistem (nizam) oturmus.

Aynisi teşrif ve gelmek ile. Büyükler teşrif ederler. Kücükler gelirler.

Steppenwolf
13.02.11, 17:43
vecibe - ödev, boyun borcu - Pflicht, Verpflichtung
vecibelerini yerine getirmek - seine Pflichten erfüllen

Mutlu
15.02.11, 03:32
vuslat

benim kulaga hos gelen bir kelime ve daha hic kullanmadim.

Steppenwolf
18.02.11, 22:18
terakki - Fortschritt

*

telakki etmek - betrachten als, halten für.

Misal: Onu deli telakki etti.

Tüm bunlari bilgilendirici bir seans olarak telakki ediniz.

Steppenwolf
01.03.11, 22:27
imla - Rechtschreibung

imla hatası - Rechtschreibfehler

AlGhazali
02.03.11, 09:34
Filhakika = In Wahrheit
Binanaleyh = nichts desto trotz

Cümle baslarinda kullanilirdi

AlGhazali
02.03.11, 09:36
okuma parçası okuyup içinde bilinmeyen kelimeleri gözden geçirebiliriz

"CİNNET MUSTATİLİ'nden…

DÖRT KÖŞE MEYDAN
……….
Yarabbi; (11 Mayıs 1953 Pazartesi akşamı, Ankara Hapishanesi revirinde dişçi odası, saat 7.30) bu satırları karaladığım, şu anda, senden, bu dünya cehennemine bir kartpostala bakar gibi, yanmadan ve kavrulmadan, sadece ibret ve haşyet gözüyle baktıracak ruh kuvvetini istiyorum. Yarabbi, bu kuvveti bana ver; ve içinde yandığım alevleri, onlardan alınacak ders ve ahlâk mahfuz, içimde kartpostallaştır! Onu kendime ve bütün dünyaya, senin için, hikmetlerin adına, emniyet ve hâkimiyetle gösterebileyim...
Ah, bu dört köşe meydanın, çepçevre dört çizgi halindeki yollarında duyduklarım!.. Eğer Allah ile aramdaki sırların hududunu örselemek korkusu olmasaydı, birkaç kelimeyle sizi fena edebilirdim. Tek kelime dinleyemez hâle gelir ve etinizden kılçık çeker gibi, bu bahsi kafanızdan atmaya, çıkarmaya, itrah etmeye, kayyetmeye mecbur kalırdınız.
Var ne, yok ne, ayniyet ne, zıddiyet ne, tek ne, çift ne, adet ne?...
"- Hiçbir nefse takatından fazla yüklemem!"
Buyuran Hakka ne diyebilirdim?.. Çekiyordum, çekecektim. Halimden sadece (fizyolojik) bir iki tezahür kaydedeyim: Sinirlerim o hâle gelmişti ki, dört köşe meydanın pencerelerinden gözüme çarpan Malatya ışıklarını sarımtırak beyaz değil de, kırmızı, kan rengi kırmızı görüyordum. Süt beyaz kara baksam yine o renk... Ve dehşetler içinde görüyordum ki, yatağımda veya dışarıda ve daima herkesten gizliyordum ki, gözyaşları, artık gözümden, (firijider)den çıkmış gibi, buz gibi gelmektedir. Katiyen insanı kandırmıyan ve cümudî bir bünyeden sızdığı hissini veren bu soğuk, buzdan soğuk göz yaşlarını, 40 küsur yıllık hayatımda ilk defa olarak, Malatya'da görüyordum. Bir müddet sonra, Kâinatın Efendisine, Peygamberlerin Başbuğuna ait bir düstur olarak öğrendim ki, en makbul gözyaşı, ruhanî gözyaşı buymuş; gözden buz gibi gelen yaş... Fakat ben kendimi böyle bir hâle lâyık görmediğim için teselli hissemi çıkaramıyordum.
Bu hâlin, farkındasınız, ruhî arazlarını tam anlatamıyorum; onlar bende kalacak, belki tohumlaşıp, nice esere gövde verecek, fakat aslâ oldukları gibi gösterilmeyecek ve dudaklarımın ucunda kalmış olarak benimle mezara girecektir. Fakat sakın bunları, telâfisi derhal mümkün ve çoğu maddeye bağlı dünya sıkıntılarına ait şeylerden doğma sanmayın!
Elektrikleri kesilmiş evim, açlığa bırakılmış çocuklarım, matbuat isimli esatirî yalan ve tezvir makinesine duyduğum hınç, dâvamızı içeriden ve dışarıdan sürükledikleri çıkmaz, çamaşırlıktaki namaz takkelerine kadar didiklenen Müslümanların hâli, artık bana "Mektubunu aldım, fakat ürküyorum, cevap veremem" demekten bile korkan dostların vaziyeti... Bütün bunlar belki sıkıntılarımın başıydı, ilk kritikleriydi. Fakat yangın çıktıktan sonra bunlara yer kalmadı. Bunların hepsi birden ikinci plâna geçti. Sadece ilâhî hikmet, mücerred çile, yanmak için yanmak, Allah için yanmak... Bunlar kaldı. Bunlar ve ben... Bulunmazı bulmaya, düşünülemezi düşünmeye, muhali kurcalamaya mahkûm ben:
-Nokta ne, çizgi ne, satıh ne, cisim ne, renk ne, ışık ne, ruh ne?..""

NFK - Eserlerinden Blmler (http://www.necipfazil.com/bolumler.htm) Necip Fazilin "Cinnet mustatili" isimli hapishane hatiralarindan...

stolperetikette
02.03.11, 13:05
Vefa (köken: arapça):

1. sözünde durma, dostluğu sürdürme (Türk Dil Kurumu)
2. sevgi bağlılığı (Türk Dil Kurumu)
3. İstanbul'un bir semti

Günümüzde üçüncü şık kabul gören bir kelime.

Steppenwolf
02.03.11, 18:40
zat

1. Kimse, kişi
Örnek: Tanıdıklarımdan bir zat, meyveleri hiç sevmez.
2. Kendi, öz
Örnek: Evvelki gün gelen kadın sizi istiyor, zatınızla konuşacakmış.

polatinum
02.03.11, 19:35
Türkische Adjektive & deren Superlativ + Hyperlativ.
Z.B.

Büyük__ en büyük__ büsbüyük
Tatlı ___en tatlı __ taptatlı
Eski__ en eski__ epeski
Yeni__ en yeni__ yepyeni


Wenn man meinen Vater fragt wie es ihm geht sagt er manchmal bombok.
Man muss aber mit "Wie gehsin gut mu?" fragen

Steppenwolf
04.03.11, 21:45
icazet - izin, onay, onaylama - bir de diploma anlamina da gelir - icazet almak, aramak

Misal:
Aç tavuk kendini arpa ambarında sanırmış ya! Daha cezalı bir politikacı iken Beyaz Saray'da George W. Busch'un dizi dibinde icazet arayan ve müşterek yönlerini de "İkimiz de Allah'a inanıyoruz" diye vurgulayan BOP ikinci başkanı başbakanımız birgün belki öyle konuşmaya başlar ama yiyeceği Haloperidol'ün dozunu ben şimdiden bilemem!

emire
05.03.11, 13:30
Sobald ich wieder in der Türkei leben werde,steht der Besuch in einem Kurs für die Türkischen Sprache an.

Steppenwolf
05.03.11, 22:45
bağdaştırmak- in Einklang bringen (-i mit D)

çağrıştırmak v/t - assoziieren; denken lassen (an A), wachrufen (A)

Steppenwolf
31.03.11, 19:08
maharet - Kunst, Geschicklichkeit

Steppenwolf
15.04.11, 03:15
arz etmek - aufweisen

Misal: Doğruları daha net şekilde sunan bu misallerden birini arz etmek istiyorum bugün sizlere.

Steppenwolf
15.04.11, 03:25
Bsye fransız kalmak -

1. ortama sonradan katılma durumunda, bilmediği dilden konuşulan ortamda bulunma, ilgilenilmemiş konuların muhabbetine zorunlu kulak misafirliği yapılan durumlarda ortaya çıkan anlayamama hadisesi

2. ambele olmak.

3. kişinin ilk defa girdiği grupta ,diğerlerini tanıyana kadar geçirdiği acemilik süreci

4. "hiç birşey anlamadım, ne konuşuyonuz lan allahsızlar" demektir.

5. bir fransizin yerinde saymasidir.

6. konusulan konu hakkinda her hangi bir fikrin olmamasi sonucu ortam da kendini yabanci hissetme hadisesi.

7. konunun fıransızla ne alakası var dedirten deyim ve başlık.

8. bilmemek

9. türkçemizin üstüne çay içilmiş sakız kıvamında olmasından kaynaklanan bir deyim.. cumleye kaba bakıldığında tek bir anlamı bıle olmayan kelime team.. bu deyimin bilmemek olduğunu bir fransız bile anlayamaz.

10. juan fran besiktastan ayrıldıktan sonra

http://www.uludagsozluk.com/k/frans%C4%B1z-kalmak/

Bi de benden: RTE'nin 2. Davos cikarmasi...;)

Keder
18.04.11, 21:43
"gördüğüm rüya mı gerçek mi bilmem
elden ele gezen güle dönmüşsün
saçların tarımar, gözlerinde nem
ateşe benzerdin, küle dönmüşsün"

Was heißt tarimar? Ich finde dazu irgendwie nichts.

Genç Osman
18.04.11, 21:59
Biz cekete "gocuk" deriz...bunu kime dersem saskin saskin bakar

Google'den arastirdim, Bulgarcadan geliyormus...peki Bulgaristan'in Istanbul'a daha yakin oldugu halde, neden kimse bilmiyorda, bizim taa Ic Anadolu'da(gerci her Il'de kullanirlar mi, bilemem)biliyorlar?

Siz biliyormusunuz "gocugu"?

Steppenwolf
18.04.11, 22:03
Biz cekete "gocuk" deriz...bunu kime dersem saskin saskin bakar

Google'den arastirdim, Bulgarcadan geliyormus...peki Bulgaristan'in Istanbul'a daha yakin oldugu halde, neden kimse bilmiyorda, bizim taa Ic Anadolu'da(gerci her Il'de kullanirlar mi, bilemem)biliyorlar?

Siz biliyormusunuz "gocugu"?

...evet, bizimkiler iç anadolu' dan ve gocuktan baska birşey öğretmediler...

Genç Osman
18.04.11, 22:29
...evet, bizimkiler iç anadolu' dan ve gocuktan baska birşey öğretmediler...

Evet, nede olsa hemsehirliyiz;-)

ayyıldız66
19.04.11, 00:42
Eskiden jakuzi mi vardi. Biz ilanda cimerdik.

Keder
02.05.11, 11:46
Was heißt telkin? Ich finde so viele Bedeutungen. Das rotmakierte verstehe ich auch nicht.
Im deutschen Wörterbuch steht Suggestion; Vertrautmachen mit; Grabgebet
TDK: Bir duyguyu, bir düşünceyi aşılama; din b. (***) Talkın; ruh bilimi Bilinç dışı bir sürecin aracılığıyla, kişinin ruhsal veya fizyolojik alanıyla ilgili bir düşüncenin gerçekleştirilmesi
eksisozluk: düşünceyi kontrol yoluyla inanma vede inandığını yaşama fiili; kişi leyhe geçirme yöntemlerinden biri. hipnoz (http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=hipnoz)un da kardeşidir bu meyanda...ikna etmek (http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=ikna+etmek) manasındadır, zaten kelimenin kökü de "ikna"

Steppenwolf
09.05.11, 18:04
riayet - Beachtung, Rücksicht

riayet etmek - befolgen, gehorchen – itaat etmek, uymak

Misal: "Ancak kasım ayından itibaren bu uygulamaya riayet etmeyenler özel usulsüzlük cezası ile karşı karsiya..."

Steppenwolf
09.05.11, 18:26
niyaz etmek

1. dua etmek, dilemek

2. temenni etmek (bkz: yüce allah'tan niyaz ederim)

deryatulga
09.05.11, 18:46
Tarımar değil Tarümar Karmakarışık, Perişan anlamına gelir


"gördüğüm rüya mı gerçek mi bilmem
elden ele gezen güle dönmüşsün
saçların tarımar, gözlerinde nem
ateşe benzerdin, küle dönmüşsün"

Was heißt tarimar? Ich finde dazu irgendwie nichts.

deryatulga
09.05.11, 18:48
Korkma eskiden İstanbullular da "gocuk" nedir bilrlerdi, İstanbul'un sütçülerinin Bulgar olduğu benim çocukluğumda...


Evet, nede olsa hemsehirliyiz;-)

ayyıldız66
10.05.11, 00:05
http://www.youtube.com/watch?v=V-qWaiItEUE&playnext=1&list=PL5DDCBAB2DB7352D2

ayyıldız66
10.05.11, 00:07
Fransizca, Ingilizce ve Ispanyolca ile kaybettigim zamana yanarim. Gönül isterdi ki Osmanlica ögrenelim.

Steppenwolf
12.05.11, 17:12
mütalaa Osm. Lektüre ; Untersuchung , Studie ; Äußerung; Meinung, Huk. Stellungnahme ;

mütalaa etmek lesen; studieren, prüfen, besprechen

B06zkurt
12.05.11, 18:01
Biz cekete "gocuk" deriz...bunu kime dersem saskin saskin bakar

Google'den arastirdim, Bulgarcadan geliyormus...peki Bulgaristan'in Istanbul'a daha yakin oldugu halde, neden kimse bilmiyorda, bizim taa Ic Anadolu'da(gerci her Il'de kullanirlar mi, bilemem)biliyorlar?

Siz biliyormusunuz "gocugu"?

Vallah bizdede tam tersi ceket dersen ters bakiyorlar ;) bizdede gocuk derler

Bizim orda *sereflikochisar* teyze oglu demezler, Böle derler, ne kadar cesitli memleket'den arkadasim varsa bilmez bu kelimeyi, tuaf!

Steppenwolf
01.06.11, 23:22
müspet - olumlu

menfi - olumsuz

Genç Osman
02.06.11, 00:09
http://www.youtube.com/watch?v=V-qWaiItEUE&playnext=1&list=PL5DDCBAB2DB7352D2


http://www.youtube.com/watch?v=xRuSSvkJ_NM

ayyıldız66
02.06.11, 00:39
@Genc Muhahahahahaha


Hemserinin biri Facebook'da bir resim yayinlamisti. Arabasinin arka camina su sözleri eklemis:


Dar geldi bana Angara, bende gactim Yozgat'a. :D

deryatulga
02.06.11, 00:42
Hepsinin yeri ayrı....


Fransizca, Ingilizce ve Ispanyolca ile kaybettigim zamana yanarim. Gönül isterdi ki Osmanlica ögrenelim.

Genç Osman
02.06.11, 00:56
Wie sieht es eigentlich mit der Kommasetzung aus? Ich setze immer nach Gefühl ein Komma:lach: Die Regel interessiert mich jedoch sehr.

Steppenwolf
02.06.11, 01:01
Lütfen, thread'in formatını bozmayalım arkadaşlar...

Mutlu
02.06.11, 13:16
Dar geldi bana Angara, bende gactim Yozgat'a. :D


Yozgat'a ne var, oysa, oysa .... var.
hay hay, har har.

ayyıldız66
02.06.11, 14:02
Yozgat'a ne var, oysa, oysa .... var.
hay hay, har har.

Ne demek istiyorsun? Acikca söyle.

Mutlu
02.06.11, 14:19
Ne demek istiyorsun? Acikca söyle.


puch.
düsünebilirdin yani, agizima/elime aldirdin.
neyse, zor zamanlara kalsin.
girgir

ntel85
03.06.11, 09:04
ivedik - acele
-> mektubu ivedi ile yollarsaniz sevinirim

külfet - zorlu, yorucu, emek harcayarak
-> ask külfetli istir

Steppenwolf
21.08.11, 03:17
fahri - ehrenamtlich, Ehrenamt

Temir
21.08.11, 10:44
Baslik hergün bir arapca gelime olsa daha dogru olacakmis.

Buo
21.08.11, 19:22
Baslik hergün bir arapca gelime olsa daha dogru olacakmis.

Gerçekten çok süper bir eleştiri oldu. Hatta bununla birlikte hepimizin kelime hazinesini geliştirdin. İzleğe katkıda bulunmak istiyorsan 'gelime'nin anlamını bizlere açıklayabilirsin...

bagbear
05.09.11, 04:55
Beleidigungen werden hier nicht geduldet!

Essien
05.09.11, 16:55
"vaad etmek " ney ?

samil6666
05.09.11, 17:01
"vaad etmek " ney ?

Bir beklenti nin veya bir arzunun dogrultusunda o yönde veya o hedefte bir söz verme .... yada bir kisiye söz vermek !

Türkcebilgi.com dan alinti : vaat etmek; bir işi yerine getireceğine söz vermek. davranışıyla, tutumuyla bir işi yapacağı duygusunu uyandırmak, umut vermek.

samil6666
05.09.11, 17:10
Fransizca, Ingilizce ve Ispanyolca ile kaybettigim zamana yanarim. Gönül isterdi ki Osmanlica ögrenelim.

Problem nerede : Kitab fuarindan Abdullah yegin in Yeni Lügat isimli esrini al ve basla !

samil6666
05.09.11, 17:13
Hatta o zaman dilimize ne kadar somut,soyut,özel gibi uydurma kelimelerin sizdidigini anlariz.

Özel diyene kadar Hususi desek hem nekadar kulaga hos geliyor hemde uydurma kelime kullanmamis oluruz.

Steppenwolf
05.09.11, 18:17
sefalet - Elend, Jammer

samil6666
05.09.11, 18:24
Enva : Cesitler / Türler

Steppenwolf
05.09.11, 19:10
islah etmek - verbessern

Steppenwolf
19.11.11, 23:28
şafak - Sonnenaufgang

Stella
23.11.11, 09:21
duzen => teklifsiz konuşmak
siezen => teklifli konuşmak

Darf ich Sie duzen
Size teklifsiz konusabilirmiyim ( bu şimdi doğrumu ??)
Yoksa
Size sen diyebilirmiyim ??

midyat47
24.11.11, 18:10
sind das jetzt offizielle änderung im türkischen oder nur vorschläge ?

Keder
24.11.11, 19:54
arzuhâl - Dilekçe


Hani bir sarki var ya: Katip arzuhalimi yaz yare böyle...

Steppenwolf
24.11.11, 20:54
naçizane: 1- Önemsiz bir şey olarak, haddi olmayarak.
2- Çok küçük, önemsiz bir şey olarak.

alçak gönüllülük göstergesi kelime, kibarlık terimlerinden biridir

örnek: Naçizane fikrimi beyan edebilir miyim?

Bunun için sizlere, naçizane, bir tavsiyem olacak.

deryatulga
24.11.11, 21:07
"senli benli olmak" diye bir kavram var. İnsan "siz" derken de teklifsiz konuşabilir. Kibarlığa yekun tutulacaksa "Size 'sen' diye hitap edebilir miyim?" sorusu gelir.


duzen => teklifsiz konuşmak
siezen => teklifli konuşmak

Darf ich Sie duzen
Size teklifsiz konusabilirmiyim ( bu şimdi doğrumu ??)
Yoksa
Size sen diyebilirmiyim ??

deryatulga
24.11.11, 21:09
İvedi acele demek, ivedilikle ise acele olarak, İvedik bir mahalle adı bir de Receb'in soyadı :D



ivedik - acele
-> mektubu ivedi ile yollarsaniz sevinirim

külfet - zorlu, yorucu, emek harcayarak
-> ask külfetli istir

deryatulga
24.11.11, 21:12
Özel sadece Hususi'yi karşılamaz, mahsus, has, daha neler neler, sorun orada zaten....


Hatta o zaman dilimize ne kadar somut,soyut,özel gibi uydurma kelimelerin sizdidigini anlariz.

Özel diyene kadar Hususi desek hem nekadar kulaga hos geliyor hemde uydurma kelime kullanmamis oluruz.

deryatulga
24.11.11, 21:13
siyasi dilde reform yapmak anlamına da gelir


islah etmek - verbessern

deryatulga
24.11.11, 21:15
Gurub da Sonnenuntergang Şafak sökerken= Tanyeri ağarırken


şafak - Sonnenaufgang

Stella
24.11.11, 22:12
"senli benli olmak" diye bir kavram var. İnsan "siz" derken de teklifsiz konuşabilir. Kibarlığa yekun tutulacaksa "Size 'sen' diye hitap edebilir miyim?" sorusu gelir.

Cok sagolun hocam... Gecen hafta Sirkette Istanbuldan is adamlari agirladik... anladimki günde bir kelimeden fazla ögrenmem gerekiyor...

iyi aksamlar

Keder
25.11.11, 23:00
bergüzar - Anmak için verilen hatıra, armağan, yadigâr

Misal: "Büyükbabanın zamanında bergüzarmış, ne yapayım, kıramadım."

deryatulga
26.11.11, 00:18
Bergüzar "yarım elma, gönül alma" nevinden ufak bir hediyedir. Yadigar daha kıymetli bir şey ifade eder!

Steppenwolf
30.11.11, 14:09
çirkef - Aufwaschwasser n, (dreckige) Brühe; şey: fam. dreckig; mulmig;
çirkef adam gemeiner Kerl, fam. Mistvieh n

Steppenwolf
02.12.11, 00:10
itham etmek - suclamak

idrak etmek - anlamak

Steppenwolf
02.12.11, 00:51
kanaat getirmek - vergewissern

Keder
03.12.11, 22:32
mütaarriz

Bu ne bir sözse, anlamini hic bir yerde bulamadim. Birisi beni aydinlatabilir mi?

Stella
04.12.11, 15:08
HAZAR => Barış ve güven hali - Friedenszeit

Steppenwolf
06.12.11, 19:01
muhasebe Buchführung ; Buchhaltung
muhasebe görmek Buch führen; abrechnen;
-in muhasebesini yapmak die Bilanz ziehen

Balabanismus
06.12.11, 19:31
mütaarriz

Bu ne bir sözse, anlamini hic bir yerde bulamadim. Birisi beni aydinlatabilir mi?

7853

Steppenwolf
06.12.11, 19:46
vebal - Sünde, Strafe

Keder
06.12.11, 21:27
7853

Geht leider nicht...

Balabanismus
06.12.11, 21:43
Geht leider nicht...

bei mir geht´s komischerweise.

Das bedeutet: Angreifer

Steppenwolf
08.12.11, 13:46
ihtiva etmek - enthalten

ithaf etmek - widmen

Steppenwolf
10.12.11, 01:24
el pençe divan - divan heyeti'nin padisah karsisinda boyun egmek ifadesi olarak takindiklari durustan esinlenen ve günümüze kadar gelen deyim.

Eller birbirine kenetlenmiş ("el pençe" sözü buradan geliyor), karın bölgesi üzerinde durur boyun da büküktür. (kamet'e benzer)

Supernatural
10.12.11, 19:02
tüccarlar = ?

Alp Arslan
10.12.11, 19:22
tüccarlar = ?

Kaufleute

Steppenwolf
14.12.11, 14:33
yalın durum - Nominativ

fiil - Verb

Steppenwolf
16.12.11, 23:28
taahhüt - Verpflichtung, Zusage

riayet etmek - gehorchen, befolgen

Steppenwolf
19.12.11, 23:22
kamu - Allgemeinheit, Öffentlichkeit

kamu görevlisi - Beamter

kamu yararı - Gemeinnützigkeit
kamu çıkarlarına uygun - gemeinnützig

Steppenwolf
26.12.11, 09:34
Beispielsätze:

"Naçizane(1) ile cümle kurmaya başlayan şahıs, anlayın ki sahte bir tevazunun (2) altında kabaran megalomanisini tatmin ediyordur. Naçizane ben bunun örneklerine çok şahit oldum.." ;)

"Naçizane tavsiyem sudur ki dogru durust bilmedigimiz kelimeleri kullanmayalim."

"Bizde makbul olan öğünmek değil, tevazu göstermek (2) ve böylece başkalarının övgüsüne mazhar (3) olmaktır."

"Mükemmelliğimi tevazuma borçluyum." ;)

"Her kim ki olursa bu sırra mazhar
dünyaya bırakır ölmez bir eser
gün gelir veysel'i bağrına basar
benim sadık yarim kara topraktır"


1) s.o.
2) ölçülülük, alçakgönüllülük, edeplilik
3) (bir iyiliğe) erişmek

Steppenwolf
28.12.11, 18:47
teşrif <teşrifi> Ehrenerweisung;
-i teşrif etmek jemanden beehren

Misal: "Oooo, Şehvet hanım da hanemizi teşrif etmişler, buyursunlar!"