PDA

Archiv verlassen und diese Seite im Standarddesign anzeigen : Allah korkusunun sınırı olması lazım mı ?



memocan
13.01.11, 02:20
Bilindiği gibi, birçok kalbi ve niyeti temiz olan insanlarımız Yaradan'dan aşırı şekilde koruktukları (veya korkutuldukları) nedeniyle, hayatlarına ve ellerinin altındakilerin hayatına'da küçük büyük "olumsuzluklar" doğa biliyor. Bu "olumsuzlukların" en berbatı şirke ve dininden kopturulup, başka, sözde daha "hümanist" dinlere yol açmasıdır kanaatimce. Yanlışımmi var?

Detan
13.01.11, 02:28
Normal, bir insan korku ile terbiyelestirlirse bir gün ters tepki yapabilir.

memocan
13.01.11, 02:36
Sınır gerekiyormu? Daha doğrusu, Allah bukadar korku bekliyormu?
Normal, bir insan korku ile terbiyelestirlirse bir gün ters tepki yapabilir.

Steppenwolf
13.01.11, 02:51
Bir hoca demişti bir defa: "Çocuklarınızı korkutmayin, yatarken Allah'in onlari ne kadar sevdiğini söyleyin, bu yeter!"

memocan
13.01.11, 03:26
Allahın bu dünyada, evrende ve bunların içinde (ve üstünde) yerleştirdiği canlı ve cansızların ve bunların ilişkilerini analiz edipte, herhangi bir "mekanizmayın" sırrını çözüp, bunu dünya, hayat, çevre, insan, hayvan leyhi için kullana bilmek, bence çok hayırlı bir görev. Dediğin gibi, Allahkorkusu değil Allahsevgisinden bu aktivite doğması gerek. Allahkorkusu işte tam bu "mekanizmaların" sırrını çözüpte, saydıklarımın aleyhine kullanmakta engel olması gerek. Öyle değilmi?
Bir hoca demişti bir defa: "Çocuklarınızı korkutmayin, yatarken Allah'in onlari ne kadar sevdiğini söyleyin, bu yeter!"

polatinum
13.01.11, 04:10
Allah hem "sever" hem "döver". Ikisinide unutmamak lazim

AvciEri
13.01.11, 11:02
Allah hem "sever" hem "döver". Ikisinide unutmamak lazim

Mevlana: Yiğidim, merhamet, gazaptan fazladır, gazaba üstündür. Tanrı sıfatlarından lütuf, kahrın üstündedir.

Haluk
13.01.11, 11:27
Cocuk yaslarda özellikle Allah sevgisi nasihat edilmeli.. ileri yaslarda ergenlikle beraber her yaptiginin bir hesabi olacagini ögrenmeli.. zaten dünya hayatinda nasil ögretiyorsak (kanun ve nizam) aynisi ahiret hayati icinde gecerli oldugunu ora icinde belli bir kanun ve nizam icinde yasamamiz gerekdigini ve oranin da bir ceza sistemi oldugunu ögrenmeli..


düsünüyorum

AvciEri
13.01.11, 11:36
Her ise besmele ile baslariz. Bismillah ar-Rahman ar-Rahim - Rahman ve Rahim olan Allah'in adi ile...

Er-Rahmân: Çok merhamet sahibi, esirgemek, acımak, bağışlamak, affetmek vs. Çok merhametli diye noksan bir şekilde tefsir edilebilirse de tam tercüme edilemez. Rahmân Allah'ın hem sıfatı hem de bir özel ismidir. Er-Rahmân: Ezelde bütün yaratılmışlar hakkında hayır ve rahmet irâde buyuran sevdiğini sevmediğini ayırdetmeyerek bütün varlıklara sayısız nimetler ihsan buyuran demektir.

Er-Rahîm: Çok merhamet edici verdiği nimetleri iyi kullananları daha büyük ve ebedî nimetler vermek suretiyle mükâfatlandırıcı demektir. Kur'ân-ı Kerim'in 115 âyetinde büyük çoğunluğu çok bağışlayıcı anlamına gelen ğafûr sıfatı ile birlikte olmak üzere rahîm sıfatı kullanılmıştır. Bu da Allah'ın ne kadar bağışlayıcı ve merhametli olduğunu gösterir.

“Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez.” (12/Yusuf sûresi, 87. âyet)

“De ki: Ey kendilerine zulmeden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyiniz.” (Zümer, 53)

AvciEri
13.01.11, 11:39
[...]

— "el-Emnu min'allahi teâlâ küfrun."

Ömer Nesefî'nin Metn-i Akaid'inden muktebes bir kaide bu. Bir inanç ilkesi.

Asırlarca inanma tarzımızı belirleyen ilkelerden biri.

Neymiş anlamı?

— "Tanrı'dan emin olmak küfürdür!"

Zıddı ye'stir. Ümitsizlik de haramdır inanana, emin olmak da.

İnanıyor musun, o hâlde Tanrı'ya güvenmeyeceksin!

O senden emin olacak, ama sen aslâ ondan emin olmayacaksın!

Hiç de adilce değil denilebilir. Zalimce bile görünebilir. Fakat sakın öyle deme, sakın öyle görme! Aşıkların ahlâkına ihanet etme ey talib!

Aşık sevgilinin nazından hiç emin olur mu? Onun için "elde var bir" diyebilir mi? Sevgilinin tebessümünü garanti etmeyi başarabilir mi?

Aşıkın gaye-i kusvası kurbiyyettir. O kurban olup canını canına vermek ister... sevgilinin ellerinde ölmek.... kendinden geçmek ister.

Aşık elde var birdir. Garantidir. Aldatılmayı göze alandır; kandırılmayı... reddedilmeyi... hatta terkedilmeyi... bir kenara öylece atılmayı...

Birileri onu onunla, onun adıyla kandırabilirler; şikayet etmez. Kendisi için değil, adı için bile kurban olmaktan çekinmez.

Mertebe mertebe... derece derece... safha safha...

Yaşamak gerek. Almak için değil, bir de vermek için sevmek gerek. Vermek için, vermek suretiyle, vere vere... karşılıksız... hep kendini borçlu hissederek...

* * *

İnkâr edemediğim için inanıyorum. Cazibesinden kaçamadığım için. Çaresizim.

Bir ömür boyu kendini borçlu hissetmenin adıdır inanmak, biliyorum.

Varlığa... yaşama... başkasına... öteye... ötelere borçlu hissetmek...

Aşık, defterinde alacak hanesi olmayanın vasfı. Hep verenin... aldatılsa bile güvenmek, emin olmak zorunda olanın... başkalarının koynunda olsa bile yâri sevmekten vazgeçmemenin...

Aşık, ele geçiren değil, bilâkis ele geçirilen, elde tutulan... "elde var bir" olan...

Güven veren ama güven duyması yasak olan.

* * *

Ümit kesme ama emîn de olma diyen sevgili!

Beni arada tutuyor ve usulca, korkuyla ümidin kucağına bırakıveriyor.

Güven verenler var oysa. Teminat verenler. Peşin peşin elini uzatanlar. Gönlümce aldatacaklarım var sırada. Bana yapılanları yapacaklarım. Sevmekten çok sevilmenin hazzını yaşayacaklarım. Naz edeceklerim. Dünya. Koca dünya.

Ama ben hiçbirini görmüyorum. Hiçbirini umursamıyorum. Hiçbirini hatırlamıyorum. Düşte gibiyim.

Ölmüşüm sanki.

Dücane Cündioglu (http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?i=25546&y=DucaneCundioglu)

AlGhazali
13.01.11, 22:48
Allah korkusu herhangi birsey ile alakali korku degildir. Allah korkusu sevgiden gelen Allahu Tealanin celaninden (majästätinden) ile alakali korku.
Bu korku yalniz degil sevgin icinde bir tabii (dogal) parcadir.
Allahü teâlânın istediği gibi, Allah’tan korkmaya takva denir. Takva, Allah’a iman edip, Onu sevmek, Ona kulluk etmek, yani Onun emir ve yasaklarına riayet etmektir. İnsan, sevdiği kimseyi, herhangi bir şekilde üzmekten korkar. Bizleri yoktan var eden ve çeşitli nimetler ihsan eden Rabbimizi elbette çok sevmemiz gerektiği gibi, bu sevgiyi kaybetmekten de çok korkmamız gerekir. Allah’tan korkmak, bir zalimden korkmak gibi değildir! Bu korku, saygı ve sevgi ile karışık olan bir korkudur. Âşıkların, mâşuklarına [sevdiklerine] karşı yazdıkları şiirlerde, böyle korku içinde olduklarını bildiren şiirleri az değildir. Maşukunu [sevgilisini] kendinden pek yüksek bilen bir âşık, kendini o sevgiye layık görmeyerek, hislerini böyle korku ile anlatmaktadır. Esas olan sevgidir ve ümitdir.

Karcicegi
13.01.11, 23:11
Cocuk yaslarda özellikle Allah sevgisi nasihat edilmeli.. ileri yaslarda ergenlikle beraber her yaptiginin bir hesabi olacagini ögrenmeli.. zaten dünya hayatinda nasil ögretiyorsak (kanun ve nizam) aynisi ahiret hayati icinde gecerli oldugunu ora icinde belli bir kanun ve nizam icinde yasamamiz gerekdigini ve oranin da bir ceza sistemi oldugunu ögrenmeli..
düsünüyorum



Allah'i, ancak somut seyleri anlayabilen cocuklara anlatabilmek gibi anlatmak Allah'i, kanimca ilk etap budur.
Allah'i anlatmak büyük özen, dikkat ve bilgi ister.
Ben zamaninda kendimi bilgilendirmeyi cocuk kitaplariyla basladim.


Tavsiye edebilecegim güzel bir eser

58335834

Yigit Efe
13.01.11, 23:16
Allah hem "sever" hem "döver". Ikisinide unutmamak lazim

Hani Allahin sopasi yoktu?

Insanligin sucu ne?

TEKKEN-KAZAMA.J
14.01.11, 00:03
Allah'a asik olun korkmazsiniz delirmezsiniz Allah dengeleri saglar ama insanogluda dengesini saglamali dogru mesela söyle ; benim bildigim bu konular üzerinde konusuldugu zaman yada cok konusuldugu zaman Korkulur ama konusan her kimse nasil konusacagini ögrenirse bilgisiz is yapmazsa cok asiri korkacagini sanmiyorum.. ayrica Dinimizle ilgili konusun diye bir kaide'de yok.. insanlar konusacagina islam'da istenilenleri yapsaydi insanlar bu farkliligi farkeder , ne onun konusmasina neden , nede öbürünün konusularak ikna edilmesine gerek kalirdi...yalansam o zaman neden burda bu kadar cok konusup anlatiyoruz yada Almanlar neden azar azar Müslüman oluyor cünkü cok az kisiler konusacagina kendi yapimiyla Yabancilari etkiliyor , konusanlardan cogu bilgisiz konusup herseyi batiriyor , bazilarida konusarak etkileyebiliyor , bir kisimda ne kadar konusursa konussun karsi taraf huyundan vazgecmiyor..bunlarin icinde en saglami insanin kendi yapimiyla islam'a Müslümanliga Yabancilari etkilemesi...bir insan Kurandaki yazanlari anlatacagina onlari uygulasa Almanlar zaten sorar ya senin yaptiginin ismi ne , bana neden hep selam veriyorsun , benimle neden yemegini paylasiyorsun , sana kötü davranan o kisiye neden iyi davrandin falan...ben bir Alman'a 10 gün ard arda 10 kere selam verdikten sonra ilk Selam'imi aldim...ama Ganster bir Türk sabirsiz ve kültürsüz bir Türk olsa Selam vermedi diye kafa göz girer ama ben 10 günde beklerim 20 günde ama nedense Terörist diyede kesin beni secerler ondan eminim : D..yani bu dediklerim olursa korkuya gerek kalmaz kimse delirmez yada anlatirken delirtmez...islam'in anlatis sekli normal sekil degildir bunu bilseler zaten böyle bir soru hic sorulmazdi burda oda ayri bir konu..........

memocan
14.01.11, 16:48
Bu korkuyu, soyut boyutlara ulaşmaması için ve böylece araştırma-, yaratma- ve türetme yeteneklerinin bastırlımasi yerine insanoğlunda yüzeye kavuşmasını sağlayabilmek, Allahı "öfkelendirimi"?
Allah korkusu herhangi birsey ile alakali korku degildir. Allah korkusu sevgiden gelen Allahu Tealanin celaninden (majästätinden) ile alakali korku.
Bu korku yalniz degil sevgin icinde bir tabii (dogal) parcadir.
Allahü teâlânın istediği gibi, Allah’tan korkmaya takva denir. Takva, Allah’a iman edip, Onu sevmek, Ona kulluk etmek, yani Onun emir ve yasaklarına riayet etmektir. İnsan, sevdiği kimseyi, herhangi bir şekilde üzmekten korkar. Bizleri yoktan var eden ve çeşitli nimetler ihsan eden Rabbimizi elbette çok sevmemiz gerektiği gibi, bu sevgiyi kaybetmekten de çok korkmamız gerekir. Allah’tan korkmak, bir zalimden korkmak gibi değildir! Bu korku, saygı ve sevgi ile karışık olan bir korkudur. Âşıkların, mâşuklarına [sevdiklerine] karşı yazdıkları şiirlerde, böyle korku içinde olduklarını bildiren şiirleri az değildir. Maşukunu [sevgilisini] kendinden pek yüksek bilen bir âşık, kendini o sevgiye layık görmeyerek, hislerini böyle korku ile anlatmaktadır. Esas olan sevgidir ve ümitdir.

memocan
14.01.11, 16:57
Allah'a asik olun korkmazsiniz delirmezsiniz Allah dengeleri saglar ama insanogluda dengesini saglamali dogru mesela söyle ; benim bildigim bu konular üzerinde konusuldugu zaman yada cok konusuldugu zaman Korkulur ama konusan her kimse nasil konusacagini ögrenirse bilgisiz is yapmazsa cok asiri korkacagini sanmiyorum.. ayrica Dinimizle ilgili konusun diye bir kaide'de yok.. insanlar konusacagina islam'da istenilenleri yapsaydi insanlar bu farkliligi farkeder , ne onun konusmasina neden , nede öbürünün konusularak ikna edilmesine gerek kalirdi...yalansam o zaman neden burda bu kadar cok konusup anlatiyoruz yada Almanlar neden azar azar Müslüman oluyor cünkü cok az kisiler konusacagina kendi yapimiyla Yabancilari etkiliyor , konusanlardan cogu bilgisiz konusup herseyi batiriyor , bazilarida konusarak etkileyebiliyor , bir kisimda ne kadar konusursa konussun karsi taraf huyundan vazgecmiyor..bunlarin icinde en saglami insanin kendi yapimiyla islam'a Müslümanliga Yabancilari etkilemesi...bir insan Kurandaki yazanlari anlatacagina onlari uygulasa Almanlar zaten sorar ya senin yaptiginin ismi ne , bana neden hep selam veriyorsun , benimle neden yemegini paylasiyorsun , sana kötü davranan o kisiye neden iyi davrandin falan...ben bir Alman'a 10 gün ard arda 10 kere selam verdikten sonra ilk Selam'imi aldim...ama Ganster bir Türk sabirsiz ve kültürsüz bir Türk olsa Selam vermedi diye kafa göz girer ama ben 10 günde beklerim 20 günde ama nedense Terörist diyede kesin beni secerler ondan eminim : D..yani bu dediklerim olursa korkuya gerek kalmaz kimse delirmez yada anlatirken delirtmez...islam'in anlatis sekli normal sekil degildir bunu bilseler zaten böyle bir soru hic sorulmazdi burda oda ayri bir konu..........sorduğum için özür dilerim.Yinede senden ricam, bu İslamın anlatış şeklinin anormalliği nedir?

AlGhazali
16.01.11, 10:52
Bu korkuyu, soyut boyutlara ulaşmaması için ve böylece araştırma-, yaratma- ve türetme yeteneklerinin bastırlımasi yerine insanoğlunda yüzeye kavuşmasını sağlayabilmek, Allahı "öfkelendirimi"?

Arastirmak, sanatda kabiliyetleri gelistirmek ve eserler meydana cikarmak gibi diger ruhi ve akli kabiliyetleri (yetenekleri) nasil Allahu Tealaya kizdirsinki? Onun emrettigi seylerdir bunlar hem insanda tabii (dogal) olan seylerdir.

memocan
17.01.11, 18:36
Çevremize baktığımızda, insanımızın Allahkorkusu okadar "abstrakt" olmuşki, pasifliğe köle olmuşuz. Hayat felsefemiz bu iki cümleden ibaret: "Herşey kader" ve "Allah bilir"
Arastirmak, sanatda kabiliyetleri gelistirmek ve eserler meydana cikarmak gibi diger ruhi ve akli kabiliyetleri (yetenekleri) nasil Allahu Tealaya kizdirsinki? Onun emrettigi seylerdir bunlar hem insanda tabii (dogal) olan seylerdir.