PDA

Archiv verlassen und diese Seite im Standarddesign anzeigen : Anadolu'da Türkler ve Kürtler



DeLaHoya
23.08.05, 22:19
Yine Türkler ve Kürtler



ANADOLU medeniyetleri çok daha eskiye gider ama kültürel ve siyasi devamlılık bakımından bugünkü "biz"i yoğuran, bin yıllık tarihimizdir.
Sadece Türklerin değil, Kürtlerin de Anadolu'ya kabaca bin yıl önce geldiğini ve Selçuklu fetihlerinin dindaş Kürtlerin Doğu Anadolu'ya yayılmalarının önünü açtığını, Türklerle Kürtlerin bin yıldır bir kaynaşma, iç içe geçme tarihine sahip olduğunu yazmam, bazı Kürt milliyetçilerinin tepkisine yol açtı.
Mesajlar aldım:
"Doğu Anadolu'nun otantik Kürt yurdu olduğunu inkâr ediyorsun! Xenophon, Anabasis kitabında, Milattan Önce 401 yılında burada Kardukh veya Kardu kavminin yaşadığını yazar..."
Evet, Xenophon "Onbinlerin Dönüşü" kitabında bunları yazıyor. Ama yerlerini de belirtiyor:
"Van Gölü'nün güneyinde..."
Hunlar, Müslüman Anadolu Türkü için ne yazar?! Kardukh'lar, Müslüman Anadolu Kürtü için ne yazar?!
Ne yazarsa yazsın, Kardukh'lar "Van Gölü'nün güneyinde" yaşıyorlardı.
Benim de yazdığım bu; Kürtler İslam Arap ve Türk fetihleri ile Doğu Anadolu'ya yayıldılar.
***
TARİHÇİ Mehrdad Izadi, şöhretli bir Kürt milliyetçisidir. O kadar ki, hiçbir kaynak zikretmeksizin, Diyarbakır'ı tarih öncesinden beri Kürt yurdu göstermek için bu ismin Kürt "Bakrân" aşiretinden geldiğini iddia eder. (The Kurds, sf. 76)
Halbuki başta Claude Cahen, en saygın uzman tarihçiler, Diyarbekir isminin Arap "Bekir bin Vâil" aşiretinden geldiğini tespit etmiştir.
İddialarına hiçbir akademik kaynak göstermeyen Izadi, Pontos'un da Bizans'tan önce kadim Kürt yurtlarından biri olduğunu iddia edecek kadar ölçüyü kaçıran şoven bir milliyetçidir. Bu Izadi bile hem bahsettiğim kitabında hem "Exploring the Kurdish Origins" adlı makalesinde, 9. asırdan önce Van Gölü'nün kuzeyinde Ermenilerin yaşadığını yazar.
Mesela Gerger, bin yıldan önce Ermeni şehri "Gargar"dı...
Kürtlerin orijinal yurdu, Van'ın güneyinde, Batı İran ve Zagros Dağları çevresidir.
Önce Arap fetihleri, ardından bugünkü coğrafyamızın temelini kuran Selçuklu fetihleri, Kürtlerin Doğu Anadolu'ya yayılmasının yolunu açtı.
***
NİTEKİM, etnik bakımdan Arap, Kürt, Türk, Ermeni ve Süryani nüfusa dayanan Kürt Mervaniler hanedanının Diyarbekir yöresinde kuruluş tarihi 990'dır. Ama aynı yerde ondan önce Arap Şeyhoğulları hanedanı vardı. Mervanilerden sonra ise Selçuklular, Saltuklular, Sökmenliler, Artuklular, Osmanlılar ve Türkiye Cumhuriyeti...
Bu konuda Abdurrahim Turantoz'un Marmara Üniversitesi'nde yaptığı "Mervanoğulları" konulu doktora tezinde geniş bilgi vardır.
13. yüzyılda Moğol istilası bölgeye Türkmen göçünü hızlandırdı. 16. yüzyılda ise Osmanlı-İran savaşları sırasında, birçok Türkmen aşireti Anadolu'dan İran'a gitti; "açılın kapular Şah'a gidelüm..."
Bazı Sünni Kürt aşiretleri de İran'dan Osmanlı'ya, Doğu Anadolu'ya geldi.
Türkleşen Kürt, Kürtleşen Türk aşiretleri pek çoktur. İç içe geçmekten, kaynaşmaktan...
Hele bugün, üç Kürt vatandaşımızdan biri Batı illerimizde yaşıyor.
Bin yıllık tarihin anlamı, Türklerle Kürtlerin kaynaşmasıdır.
Federasyon teşebbüsü bile korkunç facialara yol açar.
Bin yıllık tarihimiz, kültürel çoğulculuğa sahip "tek millet" yaratmıştır.
En ileri demokrasi; elbette... Ve mutlaka üniter devlet halinde...



http://www.milliyet.com.tr/2005/08/23/yazar/akyol.html

dertli4u
24.08.05, 21:32
Binyılda Türkler ve Kürtler

TERÖR örgütü PKK'nın lideri Öcalan'ın savunmalarını kitap halinde yayımlıyorlar. Bunlardan birinde Öcalan, Malazgirt Savaşı'ndan bahsederek diyor ki:
"Kürt ve Türk toplumları birbiriyle ilişki kurarak daha çok uzlaşı mantığı içinde hareket etmekte ve yoğun bir gönüllü asimilasyon yaşanmaktadır. Kürtlerin Türkleşmesi, Türklerin Kürtleşmesi esas eğilim olup, sınırlı beylik çatışmaları dışında bir ırki hatta etnik çatışma yoktur veya çok sınırlıdır..." (Özgür İnsan Savunması, Sf. 117)
Öcalan'ın bu sözlerindeki politik-taktik amacı ne olursa olsun, Ziya Gökalp'in de tespit ettiği bir gerçektir ki, tarih boyunca şehirlerde ve ovalarda Kürtler Türkleşti, dağlık ve yaylalık yörelerde Türk aşiretleri Kürtleşti.
Mükremin Halil, Osman Turan, Faruk Sümer gibi büyük tarihçilerimiz de yazıyor bunu.
Bu iç içe geçmenin ilk laboratuvarı Doğu Anadolu'dur.
* * *
SELAHADDİN Eyyubi Kürt bir aileden geliyordu, tarihçi Claude Cahen'in de belirttiği gibi, ordusu çoklukla Türkmenlerden, ikinci derece Kürt ve Araplardan oluşuyordu. Eyyubilerin hükmettiği Mısır-Suriye coğrafyası bugün hemen tamamen Arap'tır.
Selçuklular ise Anadolu'nun kimliğini değiştirdi.
1071 Malazgirt Savaşı'ndan önce, Kürtler Diyarbakır-Hakkâri coğrafyasında yoğunlaşmıştı, İran'dan batıya, Irak'tan kuzeye gelen Kürt aşiretleri Doğu Anadolu'nun muhtelif yerlerine yerleşiyorlardı.
Bizans tehdidi altındaydılar; Güneydoğu'yu tekrar istila eden Bizans, Mervanilerin başkenti Diyarbekir'i 1063 yılında kuşatmıştı.
Elbette Türkler ve Kürtler el ele olacaktı. 26 Ağustos 1071'de 200 bin kişilik Bizans ordusunun karşısında, Alpaslan'ın ordusunun mevcudu 50 bindi, bunun 10 bini Kürt'tü. Malazgirt'ten önce de Türkler 1048'de Erzurum'u, 1057'de Malatya'yı, 1059'da Sivas'ı, 1064'te Kars'ı, 1067'de Kayseri, Niksar ve Konya'yı fethetmişler, Bizans'ı iyice sarsmışlardı. (Prof. Osman Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, www.otuken.com.tr)
Malazgirt, bütün Anadolu'yu açtı; Türkler de, Kürtler de yerleşim yönlerine devam ettiler...
Claude Cahen de belirtir; genelde, fethedilen şehir ve ovalara Türkmenler; buna karşılık dağlık ve yaylalık yerlere Kürtler yerleşti, çöle alışkın Araplar Anadolu'ya fazla itibar etmedi.
Pek çok Hıristiyan da Müslüman oldu, bize karıştı.
Bu sebeplerle tarihte hafızalarımızı bugün kanatacak hiçbir Türkmen-Kürt savaşı olmadı; kaynaştılar, hatta yer yer birbirlerine dönüştüler.
* * *
ÇAĞIMIZDA ise sanayileşme, şehirleşme, ulaşım, ticarileşme gibi sosyolojik dinamikler bu bin yıllık iç içe geçmeyi artık tam bir "nüfus harmanlanması"na dönüştürüyor.
Bu yeni "orta sınıflaşma"; 'uluslaşma' sürecimizde yepyeni bir sosyolojik aşamadır.
Türkiye çokkültürlüdür evet; demokrasimiz bu yönde gelişme seyri izliyor, evet...
Ama Türkiye siyaseten "iki halklı" kabul edilecekse, bu, kaçınılmaz olarak, bazı illerimizin 'Kürdistan', diğer bütün Türkiye'nin 'Türkistan' olması sürecini ateşler!
Bin yıllık sürecin böyle tersine çevrilmesinin ne büyük facialara yol açacağını belirtmeye gerek bile yok!
Tabii mutlaka Apo'ya bu noktada sorulacak soru vardır:
"Madem bu kadar iç içe geçtiğimizi söylüyorsun artık, öyleyse niye hâlâ kan döküyorsun!"
Türkiye'nin bugünkü yapısı, bayrağı, resmi dili ve vatandaşlık kurumu asla yapay kurgular değildir, bunlar binyılın içinden gelmektedir. 'Hadi olmadı, başka türlü deneyelim denilemez.


http://www.milliyet.com.tr/2005/08/24/yazar/akyol.html

******

taha akyol, akilli ve objektif bir yazarimizdir..

dertli4u
24.08.05, 21:39
asagidaki yazi, biraz daha kronolojik konulara deginmis Etnik tarih...

TÜRKLER bin yıl önce Anadolu'ya geldi, onlar gelmeden önce Anadolu'da özellikle Doğu (ve Güneydoğu) Anadolu'da kimler vardı?
Etnik milliyetçi iddialar yanıltıcıdır, tarihe bakmak lazımdır.
Bu konuda en iyi bilimsel eserlerden biri, tarihçi Walter E. Kaegi'nin "Bizantium and the Early Islamic Conquests" (Bizans ve Erken İslam Fetihleri) adlı kitabıdır. (Cambridge Univ. Press 1995)
Anadolu'ya ilk giren Müslümanlar, Araplardır. 7. yüzyılda henüz Türkler de Kürtler de önemli bir yoğunluğa sahip değildir.
Müslümanların "Cezire" dediği Yukarı Mezopotamya, bir Bizans eyaletidir (Osrhoene) ve Rakka, Urfa, Monokarton, Amida (Diyarbakır), Dara, Mardin ve Turabidin'i içine almaktadır. (Sf. 147-148)
İslam öncesinde Bizans ve İran imparatorlukları arasındaki hâkimiyet savaşları sebebiyle büyük bir öneme sahiptir. (Sf. 149)
* * *
Prof. Kaegi, Kuzey Suriye (Halep) ve bugünkü Türkiye'nin Güneydoğu Bölgesi'nden Malatya'ya kadar Bizans'ın Ermeni vilayetlerini anlatıyor, haritasını resmediyor. (Sf.240-241)
Diyarbakır henüz "Diyar-ı Bekir" olmamıştır, Roma ve Bizans'ın "Amida"sıdır ve Mozopotamya seferlerine çıkan İmparator Heraklius, Amida'da kışlamaktadır. (Sf. 75) Amida'nın ağırlık nüfusu Ermenidir. (Sf.148)
Claude Cahen, "Diyar-ı Bekir" adının bölgeye ilk yerleşen Arap "Bekir bin Vail" aşiretinden geldiğini belirtiyor. (The Encyclopaedia of Islam, Vol II, sf. 344)
Anadolu'ya yönelik olarak, 640 yılında ilk stratejik akını yapan Iyad bin Ganem komutasındaki Emevi İslam ordusu, Bitlis, Harput ve Kemah'a kadar sokulabiliyor. (Sf. 184-192)
İkinci stratejik fetih hareketi 641, üçüncüsü ise 650 yılında başlıyor. (Sf. 196)
Bizans'la yerli Hıristiyanlar, özellikle Ermeniler arasında mezhep ve kültür çatışması vardır, Bizans hem askeri ve idari olarak zaten gerilemektedir, hem çok baskı yaptığı Ermenilerden yeterince destek bulamamaktadır. (Sf. 199-2005, 260)
Bizans'ın Ermenileri eritmek için Anadolu içlerine 'tehcir' ettiğini biliyoruz.
Fethedilen Doğu Anadolu'nun belli yerlerinde ilk etnik değişme, 7. yüzyıldaki bu Araplaşma hadisesidir. (Sf. 269 vd.)
* * *
İZLEYEN yüzyıllarda Doğu Anadolu'ya Kürt ve Türk yerleşmeleri gelişti. Selçuklu-Türk fetihleri Bizans'ı çökerterek Doğu Anadolu'yu açtıkça, Kürtler de dindaş olarak Doğu Anadolu'ya yayıldı. Bu kapsamlı Türk ve Kürt nüfus hareketleri 13. ve 15. yüzyıllarda iki büyük dalga daha yaşadı.
Bu konuda Prof. Osman Turan'ın "Doğu Anadolu Türk Devletleri Tarihi" adlı kitabını geçen pazartesi tanıtmıştım. (www.otuken.com.tr)
Aynı konuda Claude Cahen'in "Osmanlılardan Önce Anadolu'da Türkler" adlı mükemmel bir kitabı da çok iyi bir kaynaktır.(www.tarihvakfi.org. tr (http://www.tarihvakfi.org.tr))


http://www.milliyet.com/2005/08/22/yazar/akyol.html

Gök Türk
24.08.05, 22:03
Kürtlerin orijinal yurdu, Van'ın güneyinde, Batı İran ve Zagros Dağları çevresidir.

Ja und jetzt sollte sich mal jeder ein Bild darüber machen, wo "Kurdistan" liegt.

Hier etwas Nachhilfe:

http://www.gezinet.net/images/kmharita-yeni.gif

DeLaHoya
24.08.05, 22:21
Biraz ek ders de benden:

Gök Türk
24.08.05, 22:52
Biraz ek ders de benden:

Spätestens jetzt sollte es jeder verstanden haben :D