PDA

Archiv verlassen und diese Seite im Standarddesign anzeigen : Paşa'nın kardeş acısı



TSfalcon
01.09.05, 18:00
Paşa'nın kardeş acısı
http://www.radikal.com.tr/veriler/2005/09/01/80.gif
Ne yapabilirim?'
"Tespit edilen iki katil Almanya'ya kaçmış. Biri (ülkücü Üzeyir Bayraklı ) orada uyuşturucu işlerine karışmış ve vurulmuş. Diğeri (Rifat Yıldırım) birkaç yıl önce yakalandı, getirildi. Bir afla serbest kaldı, şimdi ortada dolaşıyor."

Hava Kuvvetleri Komutanı Faruk Cömert, 1978'de katledilen kardeşi Bedrettin Cömert'in acısını anlattı.

*Katillerin iki kişi olduğu tespit edildi. Almanya'ya kaçmışlar. Biri uyuşturucu işlerine karışmış, öyle vurulmuş. Diğeri, birkaç yıl önce yakalandı getirildi. Bir af yasasıyla serbest kaldı, şimdi ortada dolaşıyor. Çok üzgünüm. Bunu asla bir öç duygusuyla söylemiyorum, neticede ne yapabilirim? Ama, çok üzgünüm.

*Beni asıl üzen ne oldu biliyor musunuz? 11 Temmuz Bedrettin'in katledilmesinin yıldönümüydü. Benim kuvvet komutanı olacağım yazılınca, kardeşimin Bedrettin olduğu yazıldı. Ama 11 Temmuz günü hiç kimse Bedrettin'i hatırlamadı. O gün bütün gazetelere baktım. Bulamadım. çok üzüldüm. Tansiyonum 20'ye çıktı. O bunu hak etmemişti.

*Bedrettin sevilen bir çocuktu. İtalya'da sanat tarihi okudu. Orada kalabilirdi, Türkiye'ye geldi. Hacettepe'ye girdi. O günlerde Türkiye'nin hali çok kötüydü. Biliyorsunuz, her gün birileri öldürülüyordu. Üniversitede bir komisyon kurmuşlar, bu olayları kışkırtanları tespit edebilmek için. Kimse başına geçmek istememiş, Bedrettin kabul etmiş. O zaman biz ailesi olarak bundan haberli değildik. Bilsek, bu kadar öne çıkmasına engel olmaya çalışırdık. Komisyon 30 kadar kişinin üniversite ile ilişkisinin kesilmesini görüşmüş. Aralarında sağcılar da, solcular da var. Birileri Bedrettin'i hedefe yerleştiriyor. Herhalde çok sevilen, ılımlı biri olduğu için.

*Biliyorsunuz ondan kısa süre önce Doğan Öz'ü öldürmüşlerdi. O da sevilen, dürüst bir insandı. Sonra Bedrettin'i katlettiler. Uğur Mumcu onları yazdı, onu da katlettiler. Toplumu aydınlatan, sevilen insanları yaşatmadılar, yaşatmıyorlar."
Orgeneral Cömert'in anlattıkları, Türkiye'nin gerçek anlamda bir hukuk devleti haline gelmesine, kuvvet komutanı düzeyine yükselmiş askerler dahil herkesin neden çok ihtiyacı bulunduğuna acı bir tanıklık olarak okunabilir.

Lanetli '78
Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Cömert'in sevgili kardeşi Bedrettin'i terörist bir saldırıda yitirdiği 1978 yılı, Türkiye'de siyasi yozlaşma ve kutuplaşmanın tırmanışa geçtiği, sinayi cinayetlerin birbirini izlediği, Türkiye'nin içeride ve dışarıda ağır sorunlar yaşadığı ve nihayet 12 Eylül 1980 askeri darbesine giden yolun açıldığı bir yıl olarak kayıtlara geçti. İşte 1978'den bazı kritik noktalar:

1 Ocak: Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, hükümeti kurma görevini CHP lideri Bülent Ecevit'e verdi. Ecevit'in,'Güneş Motel' görüşmeleriyle AP'den ayrılan 11 milletvekilinin yer aldığı kabinesi 17 Ocak'ta güvenoyu aldı.
1 Mart: Devalüasyon açıklandı,TL yüzde 38 değer yitirdi.
6 Mart: Yaş haddinden emekli olan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar'ın yerine, Ege Ordu Komutanı Orgeneral Kenan Evren getirildi.
11 Mart: ABD Başkanı Jimmy Carter, Türkiye'ye silah ambargosunun süreceğini açıkladı. Ecevit'in Montreaux'da Yunanistan Başbakanı Karamanlis ile görüşmesi başarısızlıkla sonuçlandı.
16 Mart: İstanbul Üniversitesi'nden çıkan sol görüşlü gruba ülkücü gruptan silahlı ve bombalı saldırı düzenlendi. 7 öğrenci öldü, 47'si yaralandı, üniversite kapatıldı.
24 Mart: Ankara Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Doğan Öz öldürüldü. Öz'ün, Ülkücülerin kontrolündeki Site öğrenci yurdunda yaptırdığı aramada silah bulunmuştu. Öz, bu yüzden birkaç gün önce MHP milletvekili İhsan Kabadayı tarfından TBMM kürsüsünden eleştirilmişti. Ülkücü militan İbrahim Çiftçi, daha sonra bu saldırı nedeniyle idam cezasına çarptırılacaktı.
8 Nisan: İstanbul Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doçent Doktor Server Tanilli uğradığı silahlı saldırı sonucu felç oldu.
17 Nisan: Malatya'nın AP'li Belediye Başkanı Hamit Fendoğlu, evine gönderilen bombalı paketin patlamasıyla iki torunuyla birlikte öldürüldü.
13 Mayıs: Milli Savunma Bakanı Hasan Esat Işık, ABD ambargosunun sürmesi nedeniyle, ABD'ye tahsis edilen üslerin kapatılacağını açıkladı.
30 Mayıs: Ecevit, Washington'da Carter ile görüştü. İki gün önce yine Washington'da Karamanlis ile görüşmüştü. (Görüşmelerde konu edilen Yunanistan'ın NATO'nun askeri kanadına dönüşü, daha sonra 12 Eylül yönetiminin ilk icraatı olacaktı.)
11 Haziran: Çok sayıda mahkûmun salıverilmesini getiren kısmi af yasası yürürlüğe girdi.
22 Haziran: Ecevit SSCB lideri Leonid Brejnev ile Moskova'da görüştü. SSCB'nin Türkiye'de petrol arayacağının duyurulması sonucu, iki gün sonra yabancı petrol şirketleri Türkiye'ye satışlarını durdurdu.
11 Temmuz: Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Doçent Doktor Bedrettin Cömert öldürüldü.
25 Temmuz: ABD silah ambargosunu Kıbrıs'tan asker çekilmesi şartıyla kaldırdı.
17 Ağustos: İran'da Şah'a karşı ayaklanma başladı.
9 Ekim: Ankara'da MHP Genel Merkezi'nin bulunduğu Bahçelievler'de bir evde kalan TİP üyesi 7 genç, silahlı baskın sonucu öldürüldü. Ülkücü militanlar Haluk Kırcı, Ünal Osmanağaoğlu ve Bünyamin Adanalı, bu saldırıdan dolayı mahkûm oldu, ancak aflardan yararlanarak erken tahliye edildiler.
19 Ekim: ABD, Türkiye'ye askeri malzeme sevkine başladı.
20 Ekim: İTÜ Elektrik Fakültesi Dekanı Profesör Doktor Bedri Karafakioğlu öldürüldü.
24 Ekim: TL yeniden devalüe edildi.
24 Aralık: Kahramanmaraş'ta 18 Aralık'ta bir sinemaya bomba atılması sonucu başlayan sağ-sol/Sünni-Alevi gerilimi patladı. Ölü sayısının 105, yaralıların binden fazla olduğu sonradan açıklandı.
26 Aralık: Hükümet, Kahramanmaraş'ın yanı sıra, Aralarında Ankara, İstanbul ve Adana'nın da bulunduğu 13 ilde sıkıyönetim ilan etti.
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=162996

dertli4u
01.09.05, 18:43
türkiyede gazete/habercilik ne kadar eksik..simdi bu haberde yapilan iki önemli yanlisi örnek vereyim..


hadi, komutan böyle söyledi..bari gazeteciler adam gibi arastirsa ya.

***********


*Katillerin iki kişi olduğu tespit edildi. Almanya'ya kaçmışlar. Biri uyuşturucu işlerine karışmış, öyle vurulmuş. Diğeri, birkaç yıl önce yakalandı getirildi. Bir af yasasıyla serbest kaldı, şimdi ortada dolaşıyor. Çok üzgünüm. Bunu asla bir öç duygusuyla söylemiyorum, neticede ne yapabilirim? Ama, çok üzgünüm.

simdi, haberdeki en önemli iki nokta yanlis;

bu iki sahsin ismi

üzeyir bayrakli ve rifat yildirim

1-üzeyir bayrakli, yani vurulan sahis, kesinlikle uyusturucu islerine karismadi..vurulmasinin sebebi de uyusturucu degildi..gittigi bir kahvede, pkk li iki kisi ile tartisti ve birini yumrukladi..daha sonra , oradan ayrilip, cay icmeye gittigi bir baska kahvede, arka kapidan gizlice giren pkk li biri tarafindan, sandalyede otururken, kahpece, kallesce vurularak öldürüldü.

2-türkiyeye giden sahis, yani, rifat yildirim, burada iltica talebinde bulunmustu..kabul edilmedi ve o esnada baska bir suctan yakalandi..daha sonra, türkiyeye gönderildi..mahkeme karsisina cikarildi..mahkemesi yapildi..sahitler ve deliller incelendikten sonra, mahkeme tarafindan beraat ettirildi..yani af yasasi ile serbest kalmis degil.beraat ederek serbest birakildi.

****

iki paragraf haberde iki önemli yanlis..iste bizde ki gazetecilik...

dertli4u
01.09.05, 18:50
24 Mart: Ankara Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Doğan Öz öldürüldü. Öz'ün, Ülkücülerin kontrolündeki Site öğrenci yurdunda yaptırdığı aramada silah bulunmuştu. Öz, bu yüzden birkaç gün önce MHP milletvekili İhsan Kabadayı tarfından TBMM kürsüsünden eleştirilmişti. Ülkücü militan İbrahim Çiftçi, daha sonra bu saldırı nedeniyle idam cezasına çarptırılacaktı.
.
9 Ekim: Ankara'da MHP Genel Merkezi'nin bulunduğu Bahçelievler'de bir evde kalan TİP üyesi 7 genç, silahlı baskın sonucu öldürüldü. Ülkücü militanlar Haluk Kırcı, Ünal Osmanağaoğlu ve Bünyamin Adanalı, bu saldırıdan dolayı mahkûm oldu, ancak aflardan yararlanarak erken tahliye edildiler.


iki yanlis daha

ibrahim ciftci, idamla yargilandi ama olay tarihinde baska yerde oldugu tespit edildigi icin, yargitay tarafindan beraat ettirildi.

haluk kirci, ü.osmanagaoglu ve b.adanali, erken tahliye olmus degiller..halen cezaevindeler.

iste basin.

Carlito
01.09.05, 18:55
Radikal, Delanin deyimiyle Tuvalet kagidi.

dertli4u
01.09.05, 19:13
Radikal, Delanin deyimiyle Tuvalet kagidi.

iyi de, insanlar da tuvalette bazen okuyacak birsey bulamayinca, tuvalet kagidini okurlar...:D

Carlito
01.09.05, 19:15
iyi de, insanlar da tuvalette bazen okuyacak birsey bulamayinca, tuvalet kagidini okurlar...:D
evet dertli abi 1:0 sana :D

TSfalcon
01.09.05, 21:21
Zitat von dertli4
haluk kirci, ü.osmanagaoglu ve b.adanali, erken tahliye olmus degiller..halen cezaevindeler.
tama sizin dediginiz dogru.
gazete demek istemistirki ozaman(9ekim)tahliye olmustur.
aradan zaman gecince dediginiz gibi cezaevine girmistir.
ben bir tahmin olarak yazdim.


Zitat von dertli4u
1-üzeyir bayrakli, yani vurulan sahis, kesinlikle uyusturucu islerine karismadi..vurulmasinin sebebi de uyusturucu degildi..gittigi bir kahvede, pkk li iki kisi ile tartisti ve birini yumrukladi..daha sonra , oradan ayrilip, cay icmeye gittigi bir baska kahvede, arka kapidan gizlice giren pkk li biri tarafindan, sandalyede otururken, kahpece, kallesce vurularak öldürüldü.
bunun böyle oldugunu nerden biliyorsunuz?
vurulma sebepi neden oldu diye, mahkemeden karar cikmadimi?
bana bakarsan bilgim yok.
***
dertli abi maksat sohbet.
beki bu alta hava kuvvetleri birsey diyor,
ve sizce askeri darbe cumhuriyetimize iyi ve faydali olmadimi??.

Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Cömert'in sevgili kardeşi Bedrettin'i terörist bir saldırıda yitirdiği 1978 yılı, Türkiye'de siyasi yozlaşma ve kutuplaşmanın tırmanışa geçtiği, sinayi cinayetlerin birbirini izlediği, Türkiye'nin içeride ve dışarıda ağır sorunlar yaşadığı ve nihayet 12 Eylül 1980 askeri darbesine giden yolun açıldığı bir yıl olarak kayıtlara geçti. İşte 1978'den bazı kritik noktalar:

beni bilgilendirirsen sevinirim :cool:

dertli4u
28.08.06, 15:57
Zitat:
Zitat von dertli4u
1-üzeyir bayrakli, yani vurulan sahis, kesinlikle uyusturucu islerine karismadi..vurulmasinin sebebi de uyusturucu degildi..gittigi bir kahvede, pkk li iki kisi ile tartisti ve birini yumrukladi..daha sonra , oradan ayrilip, cay icmeye gittigi bir baska kahvede, arka kapidan gizlice giren pkk li biri tarafindan, sandalyede otururken, kahpece, kallesce vurularak öldürüldü.





bunun böyle oldugunu nerden biliyorsunuz?
vurulma sebepi neden oldu diye, mahkemeden karar cikmadimi?
bana bakarsan bilgim yok.



sevgili tsfalcon

biraz gec oldu ama yeni farkettim.

üzeyir bayraklinin almanyada vurulmasi ile ilgili mahkeme oldu o zamanlar. katilleri olan iki sahistan biri sucu kabul etti.ceza aldi.
digeri serbest kaldi.

sucu kabul eden sahis, daha sonra, rüsselsheimda islettigi wett büroda, müsterilerinden biri ile kavga etti. para meselesinden cikan kavgada, italyan müsterisi tarafindan öldürüldü.