Telli Baba
30.09.05, 13:30
10:50 30 Eylül 2005 / Cuma
Türkiyenin demografik yapısını, ABD Nüfus Bürosunun uluslararası veri tabanına göre inceleyen Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Teknoloji Araştırma Merkezi (TEKAM) Müdürü Prof. Dr. Muammer Kaya, 69 milyon 661 bin olan nüfusun 2010da 73, 2020de de 79 milyon olacağının tahmin edildiğini bildirdi.
Prof. Dr. Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiyenin 20 yıl sonraki demografik yapısını ABD Nüfus Bürosunun uluslararası veri tabanına göre incelediğinde, her 1000 kişi içinde doğum sayısının 2005te 17yi bulurken 2025te 12ye düşeceğinin ortaya çıktığını kaydetti.
Her 1000 nüfus için ölüm sayısının 2005te 6 olurken 2025te 7ye çıkmasının tahmin edildiğini anlatan Prof. Dr. Kaya, şöyle konuştu: "Yıllık nüfus artış hızı 2005te yüzde 1.1ken 2025te yüzde 0.6ya gerileyecek. Doğumdan ortalama yaşam beklentisi 2005te 72.4 yıl düzeyinde bulunurken 2025te 77 yaşa çıkacak. Her 1000 doğumda çocuk ölüm oranı ise 2005te 41ken 2025te 20ye gerileyecek. Her kadın için doğurganlık oranı ise 2005te 1.9 çocukken 2025te 1.7 çocuğa düşecek. Sonuç olarak 20 yıl sonra doğum oranı yüzde 30 gibi önemli oranda azalacak, ölüm oranı kısmen artacaktır. Yıllık nüfus artış hızı da hemen hemen yarıya inecek. Yetişkin insanlar ortalama 4.6 yıl daha uzun süre yaşayacak, bebek ölümleri yarıya azalacak ve kadınlar daha az çocuk doğuracak."
NÜFUS TAHMİNİ
Prof. Dr. Kaya, 2005 yılı ortası itibarıyla 69 milyon 661 bin olan nüfusun 2010da 73 milyon 322 bin, 2020de 79 milyon 679 bin, 2030da da 84 milyon 195 bin olacağının tahmin edildiğini belirterek, 2000-2010 yılları periyodunda ortalama yıllık nüfus artış oranının yüzde 1.1, 2010-2020 arasında yüzde 0.8, 2020-2030 arasında da yüzde 0.6 olmasının beklendiğini kaydetti. Nüfusun 2040-2050 yılları arasında artmayacağının tahmin edildiğine işaret eden Prof. Dr. Kaya, şöyle devam etti: "2050 yılında 86 milyon 474 bin olacak ülke nüfusu bundan sonra düşüşe geçecek. Yaş ve cinsiyete göre nüfus dağılımı incelendiğinde ülkemizde kadın ve erkek nüfusun her yaş grubunda birbirine yakın olduğu görülmektedir. 2005te en fazla nüfus 10-29 yaş grubu arasındayken 2025te 30-49 yaş grubuna kayacak. 2005te ülke nüfusu genç yani üretken, aktif işgücü yapısına sahipken 2025te nüfusun büyük kısmı 30-49 yaş grubuna kayacağından hem yaşlı hem de üretim dışı olacak. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de yaşlı, üretim dışı, tüketici, emekli insan yapısı hakim olacak." Prof. Dr. Kaya, 2025te tabanı geniş nüfus piramidinden ortası geniş nüfus piramidine geçilmesinin insanların daha iyi yaşam standardı için ideal olduğunu, ancak bunun ülkenin ekonomik durumunun iyileşmesi, kalkınma ve refahla desteklenmesinin şart olduğunu savunarak, "Maalesef bu destekte ülkemiz yavaş yol almaktadır. Üretim, yatırım, istihdam ve ihracat artışını nüfus artışına yetiştirememektedir" dedi. TEKAM Müdürü Prof. Dr. Muammer Kaya, Türkiyenin yaşlı nüfusuyla gelecekte daha büyük sorunlarla karşılaşmaması için gerekli sosyo-ekonomik tedbirlerin önceden alınması gerektiğini sözlerine ekledi.
Kaynak: Milliyet Gazetesi (http://www.milliyet.com.tr/2005/09/30/son/sontur10.html)
---
Yani AB'ye muhtemelen gireceğimiz 2020'de, Türkiye'nin nüfusu 80 milyon olacak. Ve nüfus büyümesinde bir alçalma olacakmış.
Türkiyenin demografik yapısını, ABD Nüfus Bürosunun uluslararası veri tabanına göre inceleyen Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Teknoloji Araştırma Merkezi (TEKAM) Müdürü Prof. Dr. Muammer Kaya, 69 milyon 661 bin olan nüfusun 2010da 73, 2020de de 79 milyon olacağının tahmin edildiğini bildirdi.
Prof. Dr. Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiyenin 20 yıl sonraki demografik yapısını ABD Nüfus Bürosunun uluslararası veri tabanına göre incelediğinde, her 1000 kişi içinde doğum sayısının 2005te 17yi bulurken 2025te 12ye düşeceğinin ortaya çıktığını kaydetti.
Her 1000 nüfus için ölüm sayısının 2005te 6 olurken 2025te 7ye çıkmasının tahmin edildiğini anlatan Prof. Dr. Kaya, şöyle konuştu: "Yıllık nüfus artış hızı 2005te yüzde 1.1ken 2025te yüzde 0.6ya gerileyecek. Doğumdan ortalama yaşam beklentisi 2005te 72.4 yıl düzeyinde bulunurken 2025te 77 yaşa çıkacak. Her 1000 doğumda çocuk ölüm oranı ise 2005te 41ken 2025te 20ye gerileyecek. Her kadın için doğurganlık oranı ise 2005te 1.9 çocukken 2025te 1.7 çocuğa düşecek. Sonuç olarak 20 yıl sonra doğum oranı yüzde 30 gibi önemli oranda azalacak, ölüm oranı kısmen artacaktır. Yıllık nüfus artış hızı da hemen hemen yarıya inecek. Yetişkin insanlar ortalama 4.6 yıl daha uzun süre yaşayacak, bebek ölümleri yarıya azalacak ve kadınlar daha az çocuk doğuracak."
NÜFUS TAHMİNİ
Prof. Dr. Kaya, 2005 yılı ortası itibarıyla 69 milyon 661 bin olan nüfusun 2010da 73 milyon 322 bin, 2020de 79 milyon 679 bin, 2030da da 84 milyon 195 bin olacağının tahmin edildiğini belirterek, 2000-2010 yılları periyodunda ortalama yıllık nüfus artış oranının yüzde 1.1, 2010-2020 arasında yüzde 0.8, 2020-2030 arasında da yüzde 0.6 olmasının beklendiğini kaydetti. Nüfusun 2040-2050 yılları arasında artmayacağının tahmin edildiğine işaret eden Prof. Dr. Kaya, şöyle devam etti: "2050 yılında 86 milyon 474 bin olacak ülke nüfusu bundan sonra düşüşe geçecek. Yaş ve cinsiyete göre nüfus dağılımı incelendiğinde ülkemizde kadın ve erkek nüfusun her yaş grubunda birbirine yakın olduğu görülmektedir. 2005te en fazla nüfus 10-29 yaş grubu arasındayken 2025te 30-49 yaş grubuna kayacak. 2005te ülke nüfusu genç yani üretken, aktif işgücü yapısına sahipken 2025te nüfusun büyük kısmı 30-49 yaş grubuna kayacağından hem yaşlı hem de üretim dışı olacak. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de yaşlı, üretim dışı, tüketici, emekli insan yapısı hakim olacak." Prof. Dr. Kaya, 2025te tabanı geniş nüfus piramidinden ortası geniş nüfus piramidine geçilmesinin insanların daha iyi yaşam standardı için ideal olduğunu, ancak bunun ülkenin ekonomik durumunun iyileşmesi, kalkınma ve refahla desteklenmesinin şart olduğunu savunarak, "Maalesef bu destekte ülkemiz yavaş yol almaktadır. Üretim, yatırım, istihdam ve ihracat artışını nüfus artışına yetiştirememektedir" dedi. TEKAM Müdürü Prof. Dr. Muammer Kaya, Türkiyenin yaşlı nüfusuyla gelecekte daha büyük sorunlarla karşılaşmaması için gerekli sosyo-ekonomik tedbirlerin önceden alınması gerektiğini sözlerine ekledi.
Kaynak: Milliyet Gazetesi (http://www.milliyet.com.tr/2005/09/30/son/sontur10.html)
---
Yani AB'ye muhtemelen gireceğimiz 2020'de, Türkiye'nin nüfusu 80 milyon olacak. Ve nüfus büyümesinde bir alçalma olacakmış.