Archiv verlassen und diese Seite im Standarddesign anzeigen : Marshall Plani ve Türkiye
Türkiye Cumhuriyeti tarihini bilmedikleri ya da bazi seyleri gizli tutmak istedikleri icin yazilmayan bir cok sey vardir. Bunlardan birsi de1950de baslayan Landflucht meselesidir. 1950-1953 yillari arasinda Türkiye'ye 30.000 traktörün girmesiyle (Marshall yardimi), traktör basina en az 100 kisi isini kaybetmis ve baska da bir varligi olmadigi icin sehirlere göce baslamisti.
Dönemin basbakani Adnan Menderes, Ismet Inönü kendisine tavsiyede bulunuyor, tavsiyesi ise 30.000 traktör yerine traktör fabrikasi kurulsun. Menderes ise ABD güdümlü Marshall planinin önerdigi 30.000 traktörü kabul ediyor. Yani Türkiye traktörler yerine, bir traktör fabrikasi kurulmasi ve böylece yeni is yerleri acilmasina calismis fakat bu istegi red edilmisti.
Demografik göstergeleri göz önümüzde tutacak olursak, su veriler göze carpiyor. Türkiyede 1923- 1953 yillari arasi kirsal kesimin nüfusu düzeyli sekilde %76, sehir nüfusu ise %24. Marshall planinin geldigi 1953 yilindan itibaren bir kirilma söz konusu, öyle ki kirsal kesimdeki nüfus orani bugüne kadar sürekli olarak azalmakta, sehir nüfusu ise cogalmaktadir. Bugün sehir nüfusu ca. %65, kirsal kesim nüfusu % 35dir. Önemli olan ise demografik degisimin Marshall planinin geldigi tarihe denk gelmesidir!
Bu degisimin yol actigi sorunlar nedir? Büyük kentlerdeki carpik kentlesme, alt yapi eksikligi, büyük kentlerdeki okul, hastane eksikligi -> yüzbinlerce yetersiz egitim almis veya hic alamamis genc insanlar.
Baska bir veri:
Alterspyramide 1955: sehr hoher Anteil an Bevölkerung unter 9 Jahre (was auf hohe Fertilität hindeutet) starkes Schrumpfen der Bevölkerung in den älteren Kohorten (aufgrund hoher Sterberaten) Anteil der Frauen aufgrund höherer Lebenserwartung in den älteren Kohorten höher -> sowohl Fertilität als auch Mortalität sind hoch.
Demek ki, 1955de cocuklarimiz cok! Ancak bu cocuklara bi nüfus degisikligi ve beklenmedik ic göc sayesinde yeterince egitemiyoruz! Ve bu eksikliklerimiz bugüne dek sürüyor!
Ve ne yazik ki, avrupa kalkinma programi olan Marshall Plani, ülkemizin uzun yillar boyunca belini dogrultamayacak bir ic göc olayinin baslangici olarak karsimiza cikiyor!
Türkiye Cumhuriyeti tarihini bilmedikleri ya da bazi seyleri gizli tutmak istedikleri icin yazilmayan bir cok sey vardir. Bunlardan birsi de1950de baslayan Landflucht meselesidir. 1950-1953 yillari arasinda Türkiye'ye 30.000 traktörün girmesiyle (Marshall yardimi), traktör basina en az 100 kisi isini kaybetmis ve baska da bir varligi olmadigi icin sehirlere göce baslamisti.
Dönemin basbakani Adnan Menderes, Ismet Inönü kendisine tavsiyede bulunuyor, tavsiyesi ise 30.000 traktör yerine traktör fabrikasi kurulsun. Menderes ise ABD güdümlü Marshall planinin önerdigi 30.000 traktörü kabul ediyor. Yani Türkiye traktörler yerine, bir traktör fabrikasi kurulmasi ve böylece yeni is yerleri acilmasina calismis fakat bu istegi red edilmisti.
!
simdik yani zamaninda traktör fabrikasi kuramadigimiz icin mi bu rezillikleri cekiyoruz?
eee ismat pasa yillarca milli sef olarak yalniz yönetti ülkeyi, menderesten sonra da yönetti memleketi ve daha sonra nacfolger karaoglan ecevit piyasaya cikti..traktör fabrikamizi bu zamanda neden kuramamislar aceba?
Demografik göstergeleri göz önümüzde tutacak olursak, su veriler göze carpiyor. Türkiyede 1923- 1953 yillari arasi kirsal kesimin nüfusu düzeyli sekilde %76, sehir nüfusu ise %24. Marshall planinin geldigi 1953 yilindan itibaren bir kirilma söz konusu, öyle ki kirsal kesimdeki nüfus orani bugüne kadar sürekli olarak azalmakta, sehir nüfusu ise cogalmaktadir. Bugün sehir nüfusu ca. %65, kirsal kesim nüfusu % 35dir. Önemli olan ise demografik degisimin Marshall planinin geldigi tarihe denk gelmesidir! !
almanyada köylü nüfüs %9, ingiltere de % 6 iskandinav ülkelerde %4-5
yine %80 köylümü kalalim? gerci sehirdekilerde hala köylü ya;)
Ve ne yazik ki, avrupa kalkinma programi olan Marshall Plani, ülkemizin uzun yillar boyunca belini dogrultamayacak bir ic göc olayinin baslangici olarak karsimiza cikiyor!
Marshall plani ve yardimindan dünyada en cok yararlanan ülke almanyadir ve almanyayi süper güclerden bir yapmanin baslangici yapabilmistir..
was kritisiert du mit diesem Beitrag genau?
Telli Baba
03.10.05, 18:27
was kritisiert du mit diesem Beitrag genau?
Mich. (http://www.politikcity.de/forum/showthread.php?t=4377)
was kritisiert du mit diesem Beitrag genau?
Alakasiz bir thread'te Marshall Plani muhabbeti yapiyorduk bir arkadasl
a, diger thread'in konusunu dagitmamak icin ayri bir baslik acmayi uygun gördüm. Birseyi elestirmekten ziyade bazi bilgileri sizlere sunmak istedim!
simdik yani zamaninda traktör fabrikasi kuramadigimiz icin mi bu rezillikleri cekiyoruz?
eee ismat pasa yillarca milli sef olarak yalniz yönetti ülkeyi, menderesten sonra da yönetti memleketi ve daha sonra nacfolger karaoglan ecevit piyasaya cikti..traktör fabrikamizi bu zamanda neden kuramamislar aceba?
Rezillikleri sadece bu traktör fabrikasi yüzünden cekmiyoruz, ama bu da bir etkendir. Inönü'nün "Devrim" marka ilk türk otomobil üretme muhabbeti ve rezaletle sonuclanan bir prototip sunumu vardi harilarsan... Icinde benzin olmadigindan (kimler unutmus?) araba sunus töreninde yürümedi, ve "Devrim" üretilemeden durduruldu... Bugün masallah yeterince Massey Fergusonumuz var, bol bol ithal ediyoruz, niye acep fabrikasini kurmadik?
Ya da niye Zeytin yagi ithal ediyoruz? Falan... bunlar ekonomik sorular, bende malesef ekonomi alaninda uzman degilim, ama her vakatandas gibi bende kaygilarimi ve sorularimi dile getiriyorum.
almanyada köylü nüfüs %9, ingiltere de % 6 iskandinav ülkelerde %4-5
yine %80 köylümü kalalim? gerci sehirdekilerde hala köylü ya;)
Öyledir... sorunda sehirlesmede degil zaten... Sosyologlarin ve sehir plancilarinin ön görmedigi bir demografik kirilma noktasidir 1953. Ve bu tarihten itibaren hizli ve plansiz bir ic göc muhabbeti alir basini götürür Türkiye'de. Asil sorun bu. Ve bu kirilma noktasini bariz bir sekilde Türkiye'nin aldigi Marshall Plan yardimi sebep vermistir.
Mich. (http://www.politikcity.de/forum/showthread.php?t=4377)
:D
na ja, eigentlich würde ich dir zustimmen..jedoch du konzentriert dich auf Budget von "Diyanet"
dazu muss ich dich auch auf Budget von Militär hinweisen, das von Zivilpolitiker gar nicht kontrolier und einflussbar ist..
daraus resultiert das heillose Problem der Türkei-mit Worten als vaterlandsverräter geltender cetin Altan-,: CAMI ILE KI$LA ARASINA SIKI$IP KALMIS;DEVLTIN "HALKINA HIZMET" ESASINA GÖRE BICIMLENMIS VE TOPLUMA SERVIS YAPAN BIR TEKNIK AYGIT OLMAKTAN ZIYADE,HALKIN DEVLET ICIN VAR OLDUGUNA INANAN BIR KUTSAL-HANTAL DEVLET ANLAYISI; VE TÜRKE TÜRK PROPOGANDASI..
devleti kutsallastirdikca soyuyoruz..devletine en cok saygi duyan ve ondan korkan, ama ayni zamanda devletini o kadar soyan "devletin mali deniz yemeyen keriz" demek gibi paradoksal bir durumu basarmisiz yani
bes ser kann man nicht beschreiben
tralles ABD yi ve Menderes ile baslayan dönemi elestrir elestirmesine de fazla ölcüyü kacirmamak lazim..sonucta menderes de chp den ayrilmis biri olmasi lazim..
senin köylü göcü, sehirlesme konusundaki yazin nedense bana türk tarihinin trajik bir olayini hatirlatti..zamanin bazi uluscu vatansever politikacilari/askerleri, mesela maresal fevzi cakmak, anadoluda yollar yapilmasina karsi cikmislar..gerekce ise: "bu yollar sayesinde düsman olasi bir savasta cok rahat memleket icine girebilirmis"
aslinda bu korku ile günümüzün AB karsitlarinin korkusu temelde ayni!
mevzudan mevzuya atlar gibi görünsek de affola:p
Tabiiki hepsi CHP'den cikmaktadir, cünkü tek partili dönemdeyiz. Ancak Menderes daima muhalif olmayi amaclamis. 12 Agustos 1930, Fethi Okyar baskanliginda Serbest Cumhuriyet Firkasi kuruluyor, Adnan Menderes'de bu olusumun icinde. Sonrada zaten kendisi bu partiyi kapatiyor.
Fevzi Cakmak ise büyük bir komutandi, ancak malesef hicbir zaman büyük bir devlet adami olmamistir.
Kurtulus Savasi'nda beraber olmak, kurtulus savasi'ndan sonra da ilelebet her konuda hemfikir olacaklari anlamina gelmez. Nitekim Maresal Fevzi Cakmak daha sonra DP'den milletvekili olmustur.
Tralles
Inşallah anlattığın gibidir. Neden mi? Çünki benim bildiğime göre, ABDden ithal edilen traktörlerle Türkiyede traktör fabrikasının kurulması engellenmedi, mevcut bulunan ve işleyen traktör fabrikaları kapatıldı.
Amerikadan ithal edilen otomobillerin sayesinde Devrim adlı Türk otomobilinin üretilmeside engellendi.
Amerikadan ithal edilen askeri ciplerin sayesinde kendi ciplerimizin üretilmeside engellendi.
Soğuk savaş döneminde bizim gerçek düşmanımız Sovyetler Birliği değildi, ABD idi ve bunda birşey değişmedi. Çünki Türkiye Cumhuriyetinin bir Güney Kore veya bir Almanya olmasını engelleyen Amerika Birleşik Devletlerinin ta kendisidir!
Fakat elbette sadece ABDyi suçlamamak gerekir, Vatanımızı emperyalistlere satanları unutmamak lazım.
Telli Baba
04.10.05, 10:22
tralles ABD yi ve Menderes ile baslayan dönemi elestrir elestirmesine de fazla ölcüyü kacirmamak lazim..sonucta menderes de chp den ayrilmis biri olmasi lazim..
Ne demek oluyor bu?
Ne demek oluyor bu?
haklisin telli baba bu tepkinde..
bn trallese kisa ve yetersiz cevap yazdim..
klasik sol ve kemalist cevrelerde cok söylenen bir tez vardir; atatürk,ismet pasa ve chp, yani tek parti iktidarinda her sey mükemmel iken,memleketteki herseyi Menderes ile baslayan populist-gerici DP-AP iktidarlari bozmustur..
ben bu görüse katilmadigimi beyan etmek istedim
!
@tralles
güzel bir konuda, enine boyuna tartisip, önce kendimizi bilgilendirmemiz gereken bir tavir koymak varken, sevgili arkadasimjiz @piramses, gene yapacagini yapmis ve konuyu, sadece tenkit noktasindan ele alarak, gene birsey söylemeden, suyu bulandirmis..
ne yapalim, biz gene konuyu esas noktasina cekelim.
****
almanyaya yapilan marschal yardimi ile türkiyeye yapilan arasinda cok ama cok büyük farklar vardir.Almanyaya yapilan marschal yardiminin esas hedefi, alman ekonomisini güclendirmek, fabrikalar kurmak ve avrupada , abd kontrolunde
bir ekonomik yapi yaratmaktir.ve bunu basarmislardir.
türkiyeye yapilan marshal yardimi ise, agirlikli olarak, süttozu, et(abd ordu depolarindaki dondurulmus et), bürokrasinin ihtiyaclari, sehirlesmenin tesviki, egitim gönüllüsü mavi melekler ve benzeri dallarda olmustur.
tabii, türk silahli kuvvetlerinin silah ve arac gerecleri de bu yardimla verilmistir.
ben ilkokulda iken, siniflarda kurulan "süt tozu temsilciligini" yöneten ögrenciydim!hergün, saat 10:00 siralarinda, ikiser ögrenci gelir ve sicak suyla hazirlanmis olan sütleri büyük caydanlik gibi sürahilere koyarak, siniflara tasirlar ve her ögrenci süt icmis olurdu..daha sonra yapilan incelemelerde, bu süt tozlarinin aslinda zararli oldugu tespit edildi..bende alerji oldugu icin icemdim ve iyiki de icmemisim:D
****
atatürk, kirikkale fabrikalarini kurdugunda,(MKE-makina kimya endüstrisi), bu fabrikalrin esas görevi, fabrika yapan fabrikalar seklindeydi..yani, memleketimizde kurulacak olan fabrikalarin ihtiyaci olan makinelerin üretilecegi sekilde planlanmis ve hatta bazi atölye araclarini falanda imal etmeye baslamisti.ama marshla yardimi hikayesi ile, bu fabrikalarin islevi degistirildi..orta ve yüksek sanayi ekipmanlari, amerikadan gene amerikadan alinan marshal paralari ile getirtilmeye baslandi.nitekim, o dönemde, ankarada en büyük ithalatci, koc ltd. idi..ben cocukken, bizim dükkanin yanindaki satis magazasina halen amerikadan sandiklar icinde alet ve atölye tezgahlari geliyordu..
orta 1.siniftayken, bir defasinda sormustum rahmetli babama.."baba, biz ilkokulda yerli mali haftasi yapiyorduk..öyleyse niye bu makineleri hep disaridan getiriyoruz?"
babam bana bir olay anlatti..o zaman tam anliyamadigim ama günlük defterime yazdigim, sonradan cok iyi anladigim bir olay.
babam, ikinci dünya savasi öncesi, polonyada ticaret yapmis ve lehce dilini biliyordu..savas sonrasi, ankara etimesgut ucak fabrikasinda, polonyali mühendisler calismaya baslamis..babam, lehce bildigi icin, orada tercümanlik yapmis..polonyadan gelen mühendisler ile türk mühendisler, hava kuvvetleri icin egitim ucagi tasarlamis ve imal etmisler..amerikalilar da,amerikan yapimi egitim ucagi getirmisler..ordu satinalma subaylari, her iki ucagi vs. denemisler. tabii, atölyede ve tek tek imal edilen bu ucaklar, amerikadan gelen seri imalat ucaklardan daha pahali olmus..ve bizim satin almaci subaylar, orduya amerikan yapimi egitim ucaklarinin alinmasini kararlastirmislar..artik satin almaci subaylar mi aslinda satin alinmisti , bilemiyorum.bu anlattigim hadise 1953 yili ile ilgili.
*****
nitekim, marshal yardimi sirasinda, kirikkale fabrikalari, islevini degistirerek, kirikkale silah fabrikalari sekline dönüsmüs..ve imal ettikleri de sadece 7,65 tabanca ile, nato silahlari(tabanca+tüfek) mermileri ile sinirli tutulmus.
iste memlekete ihanet budur.
****
bir arkadas, almanyada köylü oraninin az oldugundan bahsediyor..dogrudur..ama, almanya, köylü oranini azaltirken, makineye dayali tarim ve tarim arastirmalarini gelistirerek, ayni topraklardan daha fazla mamul elde etmistir.ayrica, türkiye icin tarimin önemi, avrupadaki bircok ülkeden daha fazladir..cünkü, türkiyede üretilebilecek tarim ürünü cesiti, almanyadan cok daha fazladir.
yani, türkiye, tarim ürünleri satarak para kazanabilir..tarim bir sanayi dali gibidir türkiyede.
hayvancilikta da öyle.
orman ürünlerinde de öyle.
ve biz su anda, disaridan tarim ürünü, hayvansal ürünler ve orman ürünleri satin aliyoruz.
isteyen arkadaslarla bu konuyu enine boyuna daha detayli tartisabiliriz.
****
bir konu daha söylemek istiyorum.
türkiye, bildiginiz gibi, 1960 li yillarda, ufak ölcekli atölyeler ve ustaliga dayali üretimlerle ilgili genis bir kadroya sahipdi.
1963 den itibaren, yurt disina isci göndermeye basladik..sayin demirel o günlerde demec veriyordu, "ne mutlu bize, artik yurt disina isci gönderiyoruz"
simdiye kadar, yapilan iki ihtilale muhatap olan, demirele, kimse bu sözlerinin hesabini sormadi...
cünkü, almanya, bizden isci alirken, sadece dislerine degil mesleklerine de bakti..hatta, o zamanlar moda tabirle kalifiye isci talep etti..ve bizde ne kadar ustabasi ve kalfa varsa, almanyaya gitmeye basladi.ankarada, sogukkuyu denilen kücük sanayi bölgesinde, freze tezgahinin yada elektrik motorunun rektefesinde calisacak usta / kalfa kalmadi..isler, meslekler ciraklarin eline kaldi.
peki, bizim gönderdigimiz kalifiye isciler, almanyada ne yapti..ford fabrikasinda, bantin basinda, elde tornavida , vida cevirdiler..
*****
bu isler, türkiyenin demografik yapisini bilen ve inceleyen cevrelerin programi ve plani ile yürütüldü.
marshal plani dedikleri, bu programin genel uygulama koordinasyonudur.
*****************
karayollari veya demiryollari tercihinde yapilan ihaneti de anlatiriz sonra.
ihanetin sekil sekil yollari var...
herseyi kendinde olan ve fabrikasini kurdugun, vagonunu ürettigin, lokomotifini ürettigin tren yollarini gelistirmiyor ve herseyi yabanci olan, tekeri, motoru, karöseri, asfalti vs..herseyi ithal olan otobüs tasimaciligini ve kamyonculugu tercih edip, buna uygun karar aliyorsan, ya aklindan zorun var yada bir menfaatin var.
Powered by vBulletin® Copyright ©2012 Adduco Digital e.K. und vBulletin Solutions, Inc. Alle Rechte vorbehalten.
SEO by
vBSEO 3.6.0