PDA

Archiv verlassen und diese Seite im Standarddesign anzeigen : Kürt Teali Cemiyeti ,Seyh Sait Isyani 13 Şubat 1925



kanki
03.03.05, 14:17
SEHY SAIT AYAKLANMASI

Seyh Sait, 13 Subat 1925'te Ergani ilçesine bagli Egil bucaginin Piran köyünde ilk defa isyana baslamistir. Önce Genç ilinin merkezi Darhani'yi ele geçirmis, bir alayi geri çekilmeye mecbur ettikten ve bir süvari alayini da pusuya düsürdükten sonra, Elazig'i almistir. Daha sonra asiler, Diyarbakir'a yürüyerek sehri ele geçirmek istemislerse de bundan bir sonuç alamamislardir.

Olayin baslangicinda, Ali Fethi Okyar Hükümeti isyani bölgesel ve çabuk bastirilacak bir olay olarak degerlendirmistir. Ancak isyanin süratle yayilmasi; Diyarbakir, Elazig ve Genç vilayetlerini içine almasi ve genislemeye baslamis olmasindan ötürü hükümet bir ay süre ile bölgede sikiyönetim ilan etmistir. Olay, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'ni tehdit eden, inkilaplara karsi bir isyandir. Bükres'te toplanan Hilafet Kongresinde Vahdettin taraftarlari Türkiye'de suikastlar düzenleyerek ve isyan çikararak karsi ihtilale tesebbüs karari almislardi. Karsi ihtilali hazirlamakla görevli ihtilal komitesi, ülke içinde gizli beyannameler dagitiyor, gezici hocalar ve seyyar saticilar eliyle devrim (inkilap) hamlelerini kötülüyor, hilafet lehine telkinde bulunuyordu. Hilafet komitesi, Seyh Sait'le anlasarak ihtilal hazirligi yapmisti.

I. Dünya Savasi'nin sonucu Osmanli Imparatorlugunun dagilmasi ile, Kürtler de bagimsizlik pesine düstüler. Bu amaçla kurulan, Kürt Teali Cemiyeti, Ingiltere'nin mandasi altinda bagimsiz bir Kürt Devleti kurmayi öngörüyordu. Bu cemiyet, Cumhuriyet'in ilanindan sonra resmen dagildi ise de, Kürt Istiklal Komitesi adi altinda faaliyetine devam ediyordu. Isyan basladiktan sonra, Seyyit Abdülkadir, Istanbul'daki Kürtleri, silahli bir irtica hareketine sevke tesebbüs etmis, bu yolda planlar hazirlamistir.

Seyh Sait olayinin ayrica Ingilizlerle de ilgisi vardi. Lozan'da halledilmeyen Musul sorununun 1924 yilinda Istanbul'da toplanan Ingiliz Konferansinin sonuç vermemesi üzerine, Milletler Cemiyeti'ne götürülmesi gerekliydi. Ingiltere bir taraftan Musul halkinin Türkiye ile birlesmek istegini önlerken, diger taraftan da Türkiye dahilinde, isyan ve kargasalik çikararak Türkiye'nin siyasal istikrarini sarsmaya çalisiyordu. Bu sirada kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Firkasi, kisa zamanda padisah taraftari seriatçi ne kadar muhalif varsa hepsini içine almisti. Siki ve sert tedbirler alinmasi zorunlulugu ile Ali Fethi Bey (Okyar) Basbakanlik görevinden ayrilmis, yeni hükümeti Ismet Pasa kurmustu. Güvenoyu alan yeni hükümetin ilk isi, isyan karsisinda hükümete yetkiler veren Takrir-i Sükun Kanunu ve biri Ankara'da digeri isyan bölgesinde olmak üzere iki tane Istiklal Mahkemesi kurulmasi hakkindaki kanunu, TBMM'nden çikarmak olmustur.

Takrir-i Sükun Kanunu, Terakkiperver Cumhuriyet Firkasi ve Seyh Sait isyaninin ve diger tehlikelerin ortaya koydugu engelleri önlemek amaciyla 4 Mart 1925 tarihinde yürürlüge girmistir. Önce iki yil için çikarilan kanun, iki yil daha uzatildiktan sonra 4 Mart 1929'da yürürlükten kaldirilmistir. Yapilan planli askeri harekat sonucunda isyancilar maglup edildi ve elebaslari hemen yakalandi. Suçlularin, Istiklal Mahkemesinde yapilan muhakemeleri esnasinda, asilerin sözde dini ve seriati kurtarmak perdesi arkasinda, memleketi parçalayip bir Kürt devleti kurmak amaciyla harekete geçtikleri ve gizli bir sebeke teskil ettikleri belirlenmistir. Sonuç olarak, Seyh Sait ve Seyyit Abdülkadir de dahil olmak üzere bütün elebasilar idama mahkum edilmis ve hüküm derhal yerine getirilmistir.

Suçlularin Istiklal Mahkemesi huzurunda yaptiklari itiraftan kesin olarak anlasilmistir ki Terakkiperver Cumhuriyet Firkasi'nin programinda yer alan, dini fikir ve inanislara hürmet edilecegine ve idarelerde yerinden yönetim (Adem-i merkeziyet) usulünün uygulanacagina dair hükümler ve parti mensuplarinin bu hükümlere dayanarak yaptiklari propagandalar, ayaklanmayi tertip edenlerin isine yaradigi gibi, halka isyan cesaretini de vermistir. Bu nedenlerle Dogu'da Diyarbakir'da bulunan Istiklal Mahkemesi, Terakkiperver Cumhuriyet Firkasi'nin kendi bölgesi içinde bulunan bütün subelerinin kapatilmasina karar vermis, Ankara'daki Istiklal Mahkemesi de, Terakkiperver Cumhuriyet Firkasi adina yapilan propagandalarda dinin ve dince mukaddes olan seylerin, siyasal amaçlara alet edildigini belirleyerek, bu Firka'nin durum ve çalisma tarzi hakkinda Hükümet'in dikkatini çekmistir.

Diyarbakir ve Ankara Istiklal Mahkemelerinin kararlarini dikkate alan Cumhuriyet hükümeti, Takrir-i Sükun Kanununa dayanarak, Terakkiperver Cumhuriyet Firkasi'nin bütün sube ve merkezlerinin kapatilmasina 3 Haziran 1925 tarihinde karar vermistir.

http://www.ataturk.net/cumhuriyet/?sayfa=ooseyhsait