Archiv verlassen und diese Seite im Standarddesign anzeigen : "İşte Amerikan televizyonlarındaki Türk düşmanlığının nedeni!"
ABD televizyonlarında Türkiye düşmanlığı neden başlamıştır? Metal Fırtına gerçek olacak mı? Bu analizi ancak beyni olanlar yapabilir!
ABD varmak isteği noktaya önce kendi halkını kandırarak başlar, bunun tek bir yöntemi vardır: Psikolojik Harp... ABD şimdi Türkiye'yi ve Türk insanını terörist gibi gösterip, ileride oluşacak bir silahlı çatışmanın zeminini yaratmaktadır... ABD'de bu filmlerin ya da dizilerin TV'lerde gösterilmesinin nedeni budur...
ABD NEDEN TÜRKİYE'YE SALDIRMAK İSTEMEKTEDİR VE BUNA HAZIRLANMAKTADIR?
Çünkü; artık ABD, Türkiye'yi her an düşman ülke konumuna girecek bir yere oturtmuştur. ABD'de hiçbir olay, özellikle kamuoyu yönlerdirmeleri öyle kendiliğinden gelişmez... Türkiye'de asla olmayan ancak ABD'nin gerçek varlık nedeni ''Derin Devlet'' onlara göredir. Ve derin devletten habersiz medya bombardımanı ve kamuoyu yönlendirmesi yapılmaz. Yapılamaz..
ABD ile başlayan ''not ettik'' gerilimi, Türkiye'nin Rusya ile yakınlaşması, ''Şangay Beşlisine'' gözlemci statüsünde katılacığını açıklaması, ABD'nin Irak'ta ve Kerkük politikası gibi zıtlaşmaları üst üste koyduğunuz zaman, ABD'nin neden televizyonlarda Türkler'i terörist gibi göstermeye çalışmasının anlamını da ortaya koymaktadır..
Türk gazeteleri bir süredir Amerikan televizyonlarında başlayan ve Türkiye'yi şeriat ülkesi, Türk insanını da terörist olarak gösterilmesinin nedenini pek anlamayorlar.. Aslında anlayamıyorlar.. Çünkü, o beyin onlarda da yok.. Ortadoğu'da gelişen olaylar ve Büyük Ortadoğu Projesi'nde gelinen aşamalara bakıldığında, ABD ile Türkiye arasında ''Metal Fırtına'' olasılığının her geçen gün güçlendiğini de göstermektedir..
Yıllardır Türkiye'de Derin Devlet olduğunu savundu işbirlikçi medya. Bunda amaç devleti yapratmaktı. Bunu başardılar. Ancak, Türkiye'de hiçbir zaman Derin Devlet olmadı.. Türkiye'e zaman zaman kendini Derin Devlet sanan kişiler oldu.. Onlar da kulanıldılar, limon gibi suları sıkıldıktan sonra deşifre edelerek bir kenera atıldılar.. Neyse bu noku başka uzun bir yazının konusudur..
Ama Amerika'da, dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan bir Derin Devlte sahiptir. O, o kadar güçlüdür ki, ondan habersiz adım bile atılamaz. O derin Devlet ABD'nin gerçek efendisidir.. Dolayısıyla, bayram değil seyran değil ABD televizyonlarında bir anda Türk Düşmanlığı yapılmasının da bir nedeni, bir akılcı açıklaması olmalıdır..
Şöyle düşünenler mevcuttur: Mevcut iktidarın ABD'ye karşı bir öyle bir böyle politikaları nedeniyle Derin Amerikalılar'ın gözünde Türkiye'ye güven kalmamıştır. Bu yüzden yapıyorlar..
Bu bir bakıma doğru olsada, bir başka deyişle de içinde doğruluk paydları bulunsa da, bu önermeye eklemeler yapmak gerekmektedir..
ABD kendisine tapan bir kürt varlığından sonra bölgede yapmak isteğidi herşeye attığı adımlarla ''kılçık'' atan Türkiye'ye artık ihtiyacı kalmamış gibi gözükmektedir.. Dolayısıyla, ABD'nin İran, Suriye kontrol altına almak için en ihtiyaç duyduğu yer Kuzey Irak'tır. Ancak, burada büyük bir güç ona engel olmaktadır.. O da Türkiye'dir..
Bu bölgeye tam hakim olamayan ABD bu coğrafyada bir halt edemeyeceği için İran ve Suriye hedefine engel teşkil eden Türkiye artık 1. hedeftir..
Çünkü; Türkiye hallolmadan, Kürt devleti kurduktan sonra, onun üzerinden İran ve Suriye ''dövme'' planlarını ABD'nin yürürlüğe koyması mümkün değildir..
Bu yüzden de artık namlunun ucunda Türkiye vardır.. Bunu fark eden Pentagon düğmeye basmış ve Amerikan Kamuoyuna Türk insanı terörist gibi gösterilmeye başlanmıştır.. Bu oyunun ilk aşamasıdır..
ABD, işte bu yüzden Kerkük'ü yavaş yavaş Kürt işgaline bırakmakta ve orayı kürtleştirmektedir. ABD biliyor ki, bugünkü, 150 kürt, 3 yol sonra 500 bin olacaktır..
Van, Diyarbakır, Bitlis, Siirt'te, Mardin'de yapıldığı gbi çoğalarak mevcuk yerler kürtleştirilecektir. Kürtlerin sayısı Kerkük'te 500 bini aştığı zaman onları kim oradan söküp atabilir.. Atamaz...
ABD bu yüzden kürtlere istediklerini Türkiye'ye rağmen vermektedir. Mesaj açıktır; ''Sen benim önüme hep taş koyuyorsun. Ben de sana bunları yaparım. Hatta gelecekte senin savaş planlarını bile yürürlüğü koyarım. '' mesajıdır.. Ve bunun geri dönüşü yoktur.
ABD artık Türkiye'yi her an vurulacak ülkeler listesine almıştır.. Bunu da gizli olarak halkına açıklamıştır.. Tv dizileri sayesinde..
İşte bu yüzden, Türkiye derhal yeni politikalar üretmeli ve geliştirmelidir.. Tehlike büyüktür.. Bütün savaşlar illa silahla kazanılmaz.. Bu da asla unutulmamalıdır...
Amerikan televizyonlarında kopan Türk düşmanlığının gerçek nedeni maalesef budur.. Bütün beyinsizlere özenle duyrulur...
http://www.skyturkonline.com/h_29680_1.html
babareis@kodadimedya.com
Bu konuda düsünüyorsunuz?
<span class='smallblacktext'>[ Bearbeitet ]</span>
ABD televizyonlarında Türkiye düşmanlığı neden başlamıştır? Metal Fırtına gerçek olacak mı? Bu analizi ancak beyni olanlar yapabilir!
ABD varmak isteği noktaya önce kendi halkını kandırarak başlar, bunun tek bir yöntemi vardır: Psikolojik Harp... ABD şimdi Türkiye'yi ve Türk insanını terörist gibi gösterip, ileride oluşacak bir silahlı çatışmanın zeminini yaratmaktadır... ABD'de bu filmlerin ya da dizilerin TV'lerde gösterilmesinin nedeni budur...
ABD NEDEN TÜRKİYE'YE SALDIRMAK İSTEMEKTEDİR VE BUNA HAZIRLANMAKTADIR?
Çünkü; artık ABD, Türkiye'yi her an düşman ülke konumuna girecek bir yere oturtmuştur. ABD'de hiçbir olay, özellikle kamuoyu yönlerdirmeleri öyle kendiliğinden gelişmez... Türkiye'de asla olmayan ancak ABD'nin gerçek varlık nedeni ''Derin Devlet'' onlara göredir. Ve derin devletten habersiz medya bombardımanı ve kamuoyu yönlendirmesi yapılmaz. Yapılamaz..
ABD ile başlayan ''not ettik'' gerilimi, Türkiye'nin Rusya ile yakınlaşması, ''Şangay Beşlisine'' gözlemci statüsünde katılacığını açıklaması, ABD'nin Irak'ta ve Kerkük politikası gibi zıtlaşmaları üst üste koyduğunuz zaman, ABD'nin neden televizyonlarda Türkler'i terörist gibi göstermeye çalışmasının anlamını da ortaya koymaktadır..
Türk gazeteleri bir süredir Amerikan televizyonlarında başlayan ve Türkiye'yi şeriat ülkesi, Türk insanını da terörist olarak gösterilmesinin nedenini pek anlamayorlar.. Aslında anlayamıyorlar.. Çünkü, o beyin onlarda da yok.. Ortadoğu'da gelişen olaylar ve Büyük Ortadoğu Projesi'nde gelinen aşamalara bakıldığında, ABD ile Türkiye arasında ''Metal Fırtına'' olasılığının her geçen gün güçlendiğini de göstermektedir..
Yıllardır Türkiye'de Derin Devlet olduğunu savundu işbirlikçi medya. Bunda amaç devleti yapratmaktı. Bunu başardılar. Ancak, Türkiye'de hiçbir zaman Derin Devlet olmadı.. Türkiye'e zaman zaman kendini Derin Devlet sanan kişiler oldu.. Onlar da kulanıldılar, limon gibi suları sıkıldıktan sonra deşifre edelerek bir kenera atıldılar.. Neyse bu noku başka uzun bir yazının konusudur..
Ama Amerika'da, dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan bir Derin Devlte sahiptir. O, o kadar güçlüdür ki, ondan habersiz adım bile atılamaz. O derin Devlet ABD'nin gerçek efendisidir.. Dolayısıyla, bayram değil seyran değil ABD televizyonlarında bir anda Türk Düşmanlığı yapılmasının da bir nedeni, bir akılcı açıklaması olmalıdır..
Şöyle düşünenler mevcuttur: Mevcut iktidarın ABD'ye karşı bir öyle bir böyle politikaları nedeniyle Derin Amerikalılar'ın gözünde Türkiye'ye güven kalmamıştır. Bu yüzden yapıyorlar..
Bu bir bakıma doğru olsada, bir başka deyişle de içinde doğruluk paydları bulunsa da, bu önermeye eklemeler yapmak gerekmektedir..
ABD kendisine tapan bir kürt varlığından sonra bölgede yapmak isteğidi herşeye attığı adımlarla ''kılçık'' atan Türkiye'ye artık ihtiyacı kalmamış gibi gözükmektedir.. Dolayısıyla, ABD'nin İran, Suriye kontrol altına almak için en ihtiyaç duyduğu yer Kuzey Irak'tır. Ancak, burada büyük bir güç ona engel olmaktadır.. O da Türkiye'dir..
Bu bölgeye tam hakim olamayan ABD bu coğrafyada bir halt edemeyeceği için İran ve Suriye hedefine engel teşkil eden Türkiye artık 1. hedeftir..
Çünkü; Türkiye hallolmadan, Kürt devleti kurduktan sonra, onun üzerinden İran ve Suriye ''dövme'' planlarını ABD'nin yürürlüğe koyması mümkün değildir..
Bu yüzden de artık namlunun ucunda Türkiye vardır.. Bunu fark eden Pentagon düğmeye basmış ve Amerikan Kamuoyuna Türk insanı terörist gibi gösterilmeye başlanmıştır.. Bu oyunun ilk aşamasıdır..
ABD, işte bu yüzden Kerkük'ü yavaş yavaş Kürt işgaline bırakmakta ve orayı kürtleştirmektedir. ABD biliyor ki, bugünkü, 150 kürt, 3 yol sonra 500 bin olacaktır..
Van, Diyarbakır, Bitlis, Siirt'te, Mardin'de yapıldığı gbi çoğalarak mevcuk yerler kürtleştirilecektir. Kürtlerin sayısı Kerkük'te 500 bini aştığı zaman onları kim oradan söküp atabilir.. Atamaz...
ABD bu yüzden kürtlere istediklerini Türkiye'ye rağmen vermektedir. Mesaj açıktır; ''Sen benim önüme hep taş koyuyorsun. Ben de sana bunları yaparım. Hatta gelecekte senin savaş planlarını bile yürürlüğü koyarım. '' mesajıdır.. Ve bunun geri dönüşü yoktur.
ABD artık Türkiye'yi her an vurulacak ülkeler listesine almıştır.. Bunu da gizli olarak halkına açıklamıştır.. Tv dizileri sayesinde..
İşte bu yüzden, Türkiye derhal yeni politikalar üretmeli ve geliştirmelidir.. Tehlike büyüktür.. Bütün savaşlar illa silahla kazanılmaz.. Bu da asla unutulmamalıdır...
Amerikan televizyonlarında kopan Türk düşmanlığının gerçek nedeni maalesef budur.. Bütün beyinsizlere özenle duyrulur...
http://www.skyturkonline.com/h_29680_1.html
babareis@kodadimedya.com
Bu konuda düsünüyorsunuz?
<span class='smallblacktext'>[ Bearbeitet ]</span>
Istanbuler
29.01.05, 23:26
Ben de Türklerin medyada o sekilde gösterilme nedeninin Arap lobisinin ABD'deki etkisi oldugunu okudum. Özellikle Suudilerin cok büyük miktarda yatirimlari var ABD'de. Onlari malzeme yapamayinca büyük müslüman nüfusuyla Türkiye cazip geliyor.
ABD Türkiye'ye hangi bahaneyle saldirabilir, o da tartisilmasi gereken bir konu. NATO üyeligi ne rol oynar? AB, ABD iliskilerine nasil etki eder? Bir de Türkiye'ye saldirmak ne kadar akillicadir? Sonucta Türkiye Irak'a pek benzemez...
Istanbuler
29.01.05, 23:26
Ben de Türklerin medyada o sekilde gösterilme nedeninin Arap lobisinin ABD'deki etkisi oldugunu okudum. Özellikle Suudilerin cok büyük miktarda yatirimlari var ABD'de. Onlari malzeme yapamayinca büyük müslüman nüfusuyla Türkiye cazip geliyor.
ABD Türkiye'ye hangi bahaneyle saldirabilir, o da tartisilmasi gereken bir konu. NATO üyeligi ne rol oynar? AB, ABD iliskilerine nasil etki eder? Bir de Türkiye'ye saldirmak ne kadar akillicadir? Sonucta Türkiye Irak'a pek benzemez...
Ben de Türklerin medyada o sekilde gösterilme nedeninin Arap lobisinin ABD'deki etkisi oldugunu okudum. Özellikle Suudilerin cok büyük miktarda yatirimlari var ABD'de. Onlari malzeme yapamayinca büyük müslüman nüfusuyla Türkiye cazip geliyor.
ABD Türkiye'ye hangi bahaneyle saldirabilir, o da tartisilmasi gereken bir konu. NATO üyeligi ne rol oynar? AB, ABD iliskilerine nasil etki eder? Bir de Türkiye'ye saldirmak ne kadar akillicadir? Sonucta Türkiye Irak'a pek benzemez...
Michael Moore'un Fahrenheit 9.11' ini seyrettikten sonra, bahsettigin Suudi Arap Lobisi ve onun etkileri mantikli geliyor. Umarim gercekten bu kadar basittir...
NOT:
Yazarin düsüncelerini ifade seklini hic hos bulmadigimi belirtmek istiyorum.
Ben de Türklerin medyada o sekilde gösterilme nedeninin Arap lobisinin ABD'deki etkisi oldugunu okudum. Özellikle Suudilerin cok büyük miktarda yatirimlari var ABD'de. Onlari malzeme yapamayinca büyük müslüman nüfusuyla Türkiye cazip geliyor.
ABD Türkiye'ye hangi bahaneyle saldirabilir, o da tartisilmasi gereken bir konu. NATO üyeligi ne rol oynar? AB, ABD iliskilerine nasil etki eder? Bir de Türkiye'ye saldirmak ne kadar akillicadir? Sonucta Türkiye Irak'a pek benzemez...
Michael Moore'un Fahrenheit 9.11' ini seyrettikten sonra, bahsettigin Suudi Arap Lobisi ve onun etkileri mantikli geliyor. Umarim gercekten bu kadar basittir...
NOT:
Yazarin düsüncelerini ifade seklini hic hos bulmadigimi belirtmek istiyorum.
Istanbuler
29.01.05, 23:45
Ben de Türklerin medyada o sekilde gösterilme nedeninin Arap lobisinin ABD'deki etkisi oldugunu okudum. Özellikle Suudilerin cok büyük miktarda yatirimlari var ABD'de. Onlari malzeme yapamayinca büyük müslüman nüfusuyla Türkiye cazip geliyor.
ABD Türkiye'ye hangi bahaneyle saldirabilir, o da tartisilmasi gereken bir konu. NATO üyeligi ne rol oynar? AB, ABD iliskilerine nasil etki eder? Bir de Türkiye'ye saldirmak ne kadar akillicadir? Sonucta Türkiye Irak'a pek benzemez...
Michael Moore'un Fahrenheit 9.11' ini seyrettikten sonra, bahsettigin Suudi Arap Lobisi ve onun etkileri mantikli geliyor. Umarim gercekten bu kadar basittir...
NOT:
Yazarin düsüncelerini ifade seklini hic hos bulmadigimi belirtmek istiyorum.
Baska bir neden de belki tarihimizdir. Sonucta Osmanlilar kadar batiyi korkutan müslüman bir güc yoktu. Belki o acidan da cekici geliyordur o rollerde Türkleri göstermek.
Bir neden de yunan ve ermeni lobilerinin etkisi olabilir. Onlar da bunu Türklere karsi nefret asilamak icin bir firsat olarak görüyor olabilirler.
<span class='smallblacktext'>[ Bearbeitet Sam Jan 29 2005, 11:46 ]</span>
Istanbuler
29.01.05, 23:45
Ben de Türklerin medyada o sekilde gösterilme nedeninin Arap lobisinin ABD'deki etkisi oldugunu okudum. Özellikle Suudilerin cok büyük miktarda yatirimlari var ABD'de. Onlari malzeme yapamayinca büyük müslüman nüfusuyla Türkiye cazip geliyor.
ABD Türkiye'ye hangi bahaneyle saldirabilir, o da tartisilmasi gereken bir konu. NATO üyeligi ne rol oynar? AB, ABD iliskilerine nasil etki eder? Bir de Türkiye'ye saldirmak ne kadar akillicadir? Sonucta Türkiye Irak'a pek benzemez...
Michael Moore'un Fahrenheit 9.11' ini seyrettikten sonra, bahsettigin Suudi Arap Lobisi ve onun etkileri mantikli geliyor. Umarim gercekten bu kadar basittir...
NOT:
Yazarin düsüncelerini ifade seklini hic hos bulmadigimi belirtmek istiyorum.
Baska bir neden de belki tarihimizdir. Sonucta Osmanlilar kadar batiyi korkutan müslüman bir güc yoktu. Belki o acidan da cekici geliyordur o rollerde Türkleri göstermek.
Bir neden de yunan ve ermeni lobilerinin etkisi olabilir. Onlar da bunu Türklere karsi nefret asilamak icin bir firsat olarak görüyor olabilirler.
<span class='smallblacktext'>[ Bearbeitet Sam Jan 29 2005, 11:46 ]</span>
Ich halte diesen Bericht für totalen Humbug. M.E. ist der Autor Geisteskrank.
Ich halte diesen Bericht für totalen Humbug. M.E. ist der Autor Geisteskrank.
Ich halte diesen Bericht für totalen Humbug. M.E. ist der Autor Geisteskrank.
Dur yaa Trojaner!
Yazar salak malak ama yine de soru sacma degil bence.
Niye ABD'de yüksek reytingli TV dizilerinde 2 hafta arayla Türkleri terrörist veya kadinlarin kafasini kesen insanlar olarak gösteriyorlar?
Ich halte diesen Bericht für totalen Humbug. M.E. ist der Autor Geisteskrank.
Dur yaa Trojaner!
Yazar salak malak ama yine de soru sacma degil bence.
Niye ABD'de yüksek reytingli TV dizilerinde 2 hafta arayla Türkleri terrörist veya kadinlarin kafasini kesen insanlar olarak gösteriyorlar?
Ich halte diesen Bericht für totalen Humbug. M.E. ist der Autor Geisteskrank.
Dur yaa Trojaner!
Yazar salak malak ama yine de soru sacma degil bence.
Niye ABD'de yüksek reytingli TV dizilerinde 2 hafta arayla Türkleri terrörist veya kadinlarin kafasini kesen insanlar olarak gösteriyorlar?
Chutluck die USA/Bush haben uns gerade die Modernisierung unserer 220 F-16 (CCIP genannt) angeboten. Mit allerneusten Raketentypen, etc. Damit hätten wir die mächtigste Luftwaffe der Region. Die AWACS-Flugzeuge kommen nächstes Jahr. Ein AWACS kann bis zu 3000 Ziele in der Luft und auf dem Boden gleichzeitig erkennen. Die werden uns jetzt 91 neue Kampfhubschrauber vom Typ King Cobra verkaufen. Wenn du all dies berücksichtigst, wo ist da die Logik? Das wäre so, als ob sie dem Iran jetzt neueste Waffen verkaufen und zwar erstklassige (Sidewinder X, Popeye 2), um dann in einem Krieg noch viel mehr Verluste zu haben, bzw. ohne Chance zu sein. Unlogisch!
Dieser Bericht ist Schwachsinn. Den kann man unter "Verschwörungstheorie" abhaken.
Ich halte diesen Bericht für totalen Humbug. M.E. ist der Autor Geisteskrank.
Dur yaa Trojaner!
Yazar salak malak ama yine de soru sacma degil bence.
Niye ABD'de yüksek reytingli TV dizilerinde 2 hafta arayla Türkleri terrörist veya kadinlarin kafasini kesen insanlar olarak gösteriyorlar?
Chutluck die USA/Bush haben uns gerade die Modernisierung unserer 220 F-16 (CCIP genannt) angeboten. Mit allerneusten Raketentypen, etc. Damit hätten wir die mächtigste Luftwaffe der Region. Die AWACS-Flugzeuge kommen nächstes Jahr. Ein AWACS kann bis zu 3000 Ziele in der Luft und auf dem Boden gleichzeitig erkennen. Die werden uns jetzt 91 neue Kampfhubschrauber vom Typ King Cobra verkaufen. Wenn du all dies berücksichtigst, wo ist da die Logik? Das wäre so, als ob sie dem Iran jetzt neueste Waffen verkaufen und zwar erstklassige (Sidewinder X, Popeye 2), um dann in einem Krieg noch viel mehr Verluste zu haben, bzw. ohne Chance zu sein. Unlogisch!
Dieser Bericht ist Schwachsinn. Den kann man unter "Verschwörungstheorie" abhaken.
Ich halte diesen Bericht für totalen Humbug. M.E. ist der Autor Geisteskrank.
Dur yaa Trojaner!
Yazar salak malak ama yine de soru sacma degil bence.
Niye ABD'de yüksek reytingli TV dizilerinde 2 hafta arayla Türkleri terrörist veya kadinlarin kafasini kesen insanlar olarak gösteriyorlar?
Chutluck die USA/Bush haben uns gerade die Modernisierung unserer 220 F-16 (CCIP genannt) angeboten. Mit allerneusten Raketentypen, etc. Damit hätten wir die mächtigste Luftwaffe der Region. Die AWACS-Flugzeuge kommen nächstes Jahr. Ein AWACS kann bis zu 3000 Ziele in der Luft und auf dem Boden gleichzeitig erkennen. Die werden uns jetzt 91 neue Kampfhubschrauber vom Typ King Cobra verkaufen. Wenn du all dies berücksichtigst, wo ist da die Logik? Das wäre so, als ob sie dem Iran jetzt neueste Waffen verkaufen und zwar erstklassige (Sidewinder X, Popeye 2), um dann in einem Krieg noch viel mehr Verluste zu haben, bzw. ohne Chance zu sein. Unlogisch!
Dieser Bericht ist Schwachsinn. Den kann man unter "Verschwörungstheorie" abhaken.
ja Trojaner, aber ich halte chutlucks einwand dennoch für gerechtfertigt.... auf politischer eben scheint alles "normal" zu sein, wenn man normal noch zu den Beziehungen sagen kann....
aber auf kultureller ebene nicht mehr... das ist eine Unverschämtheit, dass die Türken in ein falsches Bild gestellt werden... die Produzenten solch eines Schwachsisnns gehören sicherlich irgendeiner Anti-Türkei Lobby an...
und das schlimme daran, ich denke, dass waren nicht die letzten Türken-Terroristen im US-Fernsehen....
Ich halte diesen Bericht für totalen Humbug. M.E. ist der Autor Geisteskrank.
Dur yaa Trojaner!
Yazar salak malak ama yine de soru sacma degil bence.
Niye ABD'de yüksek reytingli TV dizilerinde 2 hafta arayla Türkleri terrörist veya kadinlarin kafasini kesen insanlar olarak gösteriyorlar?
Chutluck die USA/Bush haben uns gerade die Modernisierung unserer 220 F-16 (CCIP genannt) angeboten. Mit allerneusten Raketentypen, etc. Damit hätten wir die mächtigste Luftwaffe der Region. Die AWACS-Flugzeuge kommen nächstes Jahr. Ein AWACS kann bis zu 3000 Ziele in der Luft und auf dem Boden gleichzeitig erkennen. Die werden uns jetzt 91 neue Kampfhubschrauber vom Typ King Cobra verkaufen. Wenn du all dies berücksichtigst, wo ist da die Logik? Das wäre so, als ob sie dem Iran jetzt neueste Waffen verkaufen und zwar erstklassige (Sidewinder X, Popeye 2), um dann in einem Krieg noch viel mehr Verluste zu haben, bzw. ohne Chance zu sein. Unlogisch!
Dieser Bericht ist Schwachsinn. Den kann man unter "Verschwörungstheorie" abhaken.
ja Trojaner, aber ich halte chutlucks einwand dennoch für gerechtfertigt.... auf politischer eben scheint alles "normal" zu sein, wenn man normal noch zu den Beziehungen sagen kann....
aber auf kultureller ebene nicht mehr... das ist eine Unverschämtheit, dass die Türken in ein falsches Bild gestellt werden... die Produzenten solch eines Schwachsisnns gehören sicherlich irgendeiner Anti-Türkei Lobby an...
und das schlimme daran, ich denke, dass waren nicht die letzten Türken-Terroristen im US-Fernsehen....
Erdogan o filmlere ates püskürdü. "Gereken yapilsin!"
Türkiye’yi radikal İslamcı ve işkenceci bir ülke gibi gösteren filmler Başbakan Erdoğan’ı kızdırdı. Erdoğan, Türkiye'yi karalayan yapımcılara dava açılmasını istedi.
Erdoğan, Türkiye’yi radikal İslamcı ve işkenceci bir ülke gibi gösteren film yapımcılarına karşı gerekirse dava açılmasını istedi.
Diplomatik ve hukuki her yolun kullanılmasını, gerekirse bu filmlerle ilgili davalar açılmasını isteyen Erdoğan, ‘Bir yandan özür dileyip, bir daha gösterilmeyecek diyorlar, bir yandan da hálá göstermeye devam ediyorlar’ diye tepkisini gösterdi.
Başbakan Tayyip Erdoğan, ABD’de yayınlanan film ve televizyon dizilerinde Türkiye’nin radikal İslamcı ve işkenceci bir ülke olarak tanıtılmasına sert tepki gösterdi. AKP’nin önceki günkü MKYK toplantısında, ABD’deki Türkiye’yi kötüleyen filmler gündeme geldi. Toplantıda söz alan bazı MKYK üyeleri, ABD’de çok izlenen bazı televizyon dizilerinde Türkiye’nin El-Kaide ile ilişkili radikal İslamcı bir ülke olarak gösterilmesinden duydukları rahatsızlığı dile getirdiler.
Bu dizilerde Türkiye’nin zina yapanların kafasının kesilerek cezalandırıldığı bir ülke gibi gösterildiğine de dikkat çekilirken, MKYK üyesi Ayşe Böhürler de, bu televizyon dizilerinin yanı sıra Türkiye’nin işkenceci bir ülke olarak tanıtıldığı ‘Geceyarısı Ekspresi’ filminin de yine zaman zaman yayınlandığını anımsattı. Böhürler, bu filmin özellikle bazı okullarda öğrencilere gösterildiğine de dikkat çekti.
Erdoğan da bu yayınlardan duyduğu rahatsızlığı dile getirirken, özellikle Gece Yarısı Ekspresi konusunda yayıncılarının Türkiye’den özür dileyip bir daha yayınlanmayacağını söylediklerini anımsattı. Erdoğan, ‘Bir yandan özür dileyip, bir daha gösterilmeyecek diyorlar, bir yandan da hala göstermeye devam ediyorlar’ tepkisini gösterdi.
Bu yayınlarla mücadele için diplomatik ve hukuki her yolun kullanılmasını da isteyen Erdoğan, ‘Ne gerekiyorsa yapalım. Gerekirse avukatlar tutup dava açma yoluna gidelim, ancak Türkiye’nin imajını haksız ve yanlış bir şekilde kötüleyen bu yayınlarla sonuna kadar etkin bir biçimde mücadele edelim’ dedi.
SÜREÇ BAŞLADI
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de, ABD’de yayınlanan Türkiye’yi kötülemeye yönelik filmlerle ilgili olarak Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği’nin gerekli diplomatik ve hukuki süreçleri başlattığını söyledi.
‘Avukatlar tutun’ diye talimat verdi
Başbakan Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek’e, bu yayınlara karşı, diplomatik ve hukuki her yolun sonuna kadar kullanılarak mücadele edilmesini istedi. Erdoğan, gerekirse ABD’de avukatlar tutulup dava açma yoluna gidilmesi talimatını da verdi.
Turan YILMAZ/Hürriyet
http://www.internethaber.com/mays/article_view.php?aid=276078
Hele sükür, bu durumlarda yargi yolunu secmenin önemini anlamislar. Bu güne kadar hep elimiz kucagimizda seytrettik bu karalamalari. Midnigt Express'e de aynisi yapilamaz miydi zamaninda???
tamamda.... Amerika türkiyelen savasacak kadar deli olamaz!
Halk su andaki yönetimin altinda.... Natonun en büyük ordusu Natonun ikinci büyük ordusuna saldirisa ne olur biliyormusunuz?
Ich meine wieviele Flugzeuge kann amerika in diese region versetzen? 500? Israel wird neutral bleiben..... Der kampf um die Lufhoheit wird viele Monate wenn nicht gar Jahre dauern.... und auf der Erde können die garnicht gewinnen.... ich meine von wo einmarschieren... über den Irak? Wo Ihre Panzer in den Bergen hängenbleiben und es Mann gegen Mann gehen muss? DA haben die Amerikaner keine Chance....
a: weil wir bereits warten werden
b: weil wir etwa 50 mal schneller neue Leute unter die Waffe bekommen als die
C: der Angegriffene Fanatischer Kämpft als die Angreifer...
Also über den Ozean kannst du vergessen....
Dafür hat die Türkei zuuuu viele U-Boote und auch sonst währen das zu leichte ziele.
Erdogan o filmlere ates püskürdü. "Gereken yapilsin!"
Türkiye’yi radikal İslamcı ve işkenceci bir ülke gibi gösteren filmler Başbakan Erdoğan’ı kızdırdı. Erdoğan, Türkiye'yi karalayan yapımcılara dava açılmasını istedi.
Erdoğan, Türkiye’yi radikal İslamcı ve işkenceci bir ülke gibi gösteren film yapımcılarına karşı gerekirse dava açılmasını istedi.
Diplomatik ve hukuki her yolun kullanılmasını, gerekirse bu filmlerle ilgili davalar açılmasını isteyen Erdoğan, ‘Bir yandan özür dileyip, bir daha gösterilmeyecek diyorlar, bir yandan da hálá göstermeye devam ediyorlar’ diye tepkisini gösterdi.
Başbakan Tayyip Erdoğan, ABD’de yayınlanan film ve televizyon dizilerinde Türkiye’nin radikal İslamcı ve işkenceci bir ülke olarak tanıtılmasına sert tepki gösterdi. AKP’nin önceki günkü MKYK toplantısında, ABD’deki Türkiye’yi kötüleyen filmler gündeme geldi. Toplantıda söz alan bazı MKYK üyeleri, ABD’de çok izlenen bazı televizyon dizilerinde Türkiye’nin El-Kaide ile ilişkili radikal İslamcı bir ülke olarak gösterilmesinden duydukları rahatsızlığı dile getirdiler.
Bu dizilerde Türkiye’nin zina yapanların kafasının kesilerek cezalandırıldığı bir ülke gibi gösterildiğine de dikkat çekilirken, MKYK üyesi Ayşe Böhürler de, bu televizyon dizilerinin yanı sıra Türkiye’nin işkenceci bir ülke olarak tanıtıldığı ‘Geceyarısı Ekspresi’ filminin de yine zaman zaman yayınlandığını anımsattı. Böhürler, bu filmin özellikle bazı okullarda öğrencilere gösterildiğine de dikkat çekti.
Erdoğan da bu yayınlardan duyduğu rahatsızlığı dile getirirken, özellikle Gece Yarısı Ekspresi konusunda yayıncılarının Türkiye’den özür dileyip bir daha yayınlanmayacağını söylediklerini anımsattı. Erdoğan, ‘Bir yandan özür dileyip, bir daha gösterilmeyecek diyorlar, bir yandan da hala göstermeye devam ediyorlar’ tepkisini gösterdi.
Bu yayınlarla mücadele için diplomatik ve hukuki her yolun kullanılmasını da isteyen Erdoğan, ‘Ne gerekiyorsa yapalım. Gerekirse avukatlar tutup dava açma yoluna gidelim, ancak Türkiye’nin imajını haksız ve yanlış bir şekilde kötüleyen bu yayınlarla sonuna kadar etkin bir biçimde mücadele edelim’ dedi.
SÜREÇ BAŞLADI
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de, ABD’de yayınlanan Türkiye’yi kötülemeye yönelik filmlerle ilgili olarak Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği’nin gerekli diplomatik ve hukuki süreçleri başlattığını söyledi.
‘Avukatlar tutun’ diye talimat verdi
Başbakan Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek’e, bu yayınlara karşı, diplomatik ve hukuki her yolun sonuna kadar kullanılarak mücadele edilmesini istedi. Erdoğan, gerekirse ABD’de avukatlar tutulup dava açma yoluna gidilmesi talimatını da verdi.
Turan YILMAZ/Hürriyet
http://www.internethaber.com/mays/article_view.php?aid=276078
Hele sükür, bu durumlarda yargi yolunu secmenin önemini anlamislar. Bu güne kadar hep elimiz kucagimizda seytrettik bu karalamalari. Midnigt Express'e de aynisi yapilamaz miydi zamaninda???
Das hat Erdogan gut gemacht. Yavas yavas bir ise yariyor..
Chutluck, kennst Du den Film "Duvar" von Yilmaz Güney? Dieser ist fast die Kopie von midnightexpress. So ziemlich alles gleich. Obwohl midnight 1977 gedreht wurde und Duvar 1983.
Da gab es wohl eine Zusammenarbeit.
Das hat Erdogan gut gemacht. Yavas yavas bir ise yariyor..
Chutluck, kennst Du den Film "Duvar" von Yilmaz Güney? Dieser ist fast die Kopie von midnightexpress. So ziemlich alles gleich. Obwohl midnight 1977 gedreht wurde und Duvar 1983.
Da gab es wohl eine Zusammenarbeit.
Nein ich kenn den Film nicht. Würde mich mal interresieren wer der Auftragsgeber war?
“Kendi dizimizi çekelim !”
ABD'deki Türk lobisi, Başbakan Erdoğan'a Amerika’da yayınlanan Türkiye karşıtı “24 Saat” ve “West Wing” dizilerine yine dizi yaparak cevap verilmesi için teklif yaptı.
Türk Amerikan Dernekleri Asamblesi (ATAA), son bir ay içerisinde FOX ve NBC televizyonlarında Türkiye aleyhine gösterilen “24 Saat” ve “West Wing” dizilerinde Türklerin vahşi olarak gösterilmeleri üzerine harekete geçti.
ATAA Genel Başkanı Vural Cengiz, Başbakan Erdoğan’a, bu konuda duydukları rahatsızlıklarını dile getiren mektup yolladı.
KENDİ FİLMİNİ KENDİN ÇEK
Cengiz, mektubunda, bu tür filmlere karşı Türkiye gerçeğini gösteren film çevrilmesi konusunda da Türk asıllı Amerikalıların her türlü desteği vereceğini bildirdi.
Cengiz, ATAA olarak da hiç bir fedakarlıktan kaçınmayacaklarını bildirdi.
“KONU YARGIYA TAŞINSIN”
Cengiz, mektubunda, Türkiye'nin bu konuyu yargıya taşımasını desteklediklerini belirterek, “Türk asıllı Amerikalılar ile ilişki ve işbirliği içerisindeyiz. Bu tür yayınlara karşı Türkiye gerçeğini gösteren ve Amerika’nın kendi film üretim merkezleri aracılığıyla filmlerin çevrilmesi için destek olmak istiyoruz” dedi.
Cengiz mektubunda ayrıca ABD’de yaşayan 200 bini aşkın Türk ve Türk asıllı Amerikalı adına Erdoğan’a teşekkür ederek, “Amerika’nın her yanına yayılmış 57 derneğimizle size her türlü yardıma hazırız. Açtığınız davaya ek davacı olarak katılmak istediğimizi de görüşlerinize sunarım” dedi.
http://www.haber3.com/detay.haber3?id=25956
ATAA Amerikadaki Türklerin kurdugu bir Lobby. Yahoo Groups'tan bu grubun mail listine üye olup aktivitelerini takip edebilirsiniz. Cok basarililar.
Ben de Türklerin medyada o sekilde gösterilme nedeninin Arap lobisinin ABD'deki etkisi oldugunu okudum. Özellikle Suudilerin cok büyük miktarda yatirimlari var ABD'de. Onlari malzeme yapamayinca büyük müslüman nüfusuyla Türkiye cazip geliyor.
ABD Türkiye'ye hangi bahaneyle saldirabilir, o da tartisilmasi gereken bir konu. NATO üyeligi ne rol oynar? AB, ABD iliskilerine nasil etki eder? Bir de Türkiye'ye saldirmak ne kadar akillicadir? Sonucta Türkiye Irak'a pek benzemez...
Michael Moore'un Fahrenheit 9.11' ini seyrettikten sonra, bahsettigin Suudi Arap Lobisi ve onun etkileri mantikli geliyor. Umarim gercekten bu kadar basittir...
NOT:
Yazarin düsüncelerini ifade seklini hic hos bulmadigimi belirtmek istiyorum.
Baska bir neden de belki tarihimizdir. Sonucta Osmanlilar kadar batiyi korkutan müslüman bir güc yoktu. Belki o acidan da cekici geliyordur o rollerde Türkleri göstermek.
Bir neden de yunan ve ermeni lobilerinin etkisi olabilir. Onlar da bunu Türklere karsi nefret asilamak icin bir firsat olarak görüyor olabilirler.
Haklisin. Görüsüne tamamen katiliyorum.
Ben de Türklerin medyada o sekilde gösterilme nedeninin Arap lobisinin ABD'deki etkisi oldugunu okudum. Özellikle Suudilerin cok büyük miktarda yatirimlari var ABD'de. Onlari malzeme yapamayinca büyük müslüman nüfusuyla Türkiye cazip geliyor.
ABD Türkiye'ye hangi bahaneyle saldirabilir, o da tartisilmasi gereken bir konu. NATO üyeligi ne rol oynar? AB, ABD iliskilerine nasil etki eder? Bir de Türkiye'ye saldirmak ne kadar akillicadir? Sonucta Türkiye Irak'a pek benzemez...
Michael Moore'un Fahrenheit 9.11' ini seyrettikten sonra, bahsettigin Suudi Arap Lobisi ve onun etkileri mantikli geliyor. Umarim gercekten bu kadar basittir...
NOT:
Yazarin düsüncelerini ifade seklini hic hos bulmadigimi belirtmek istiyorum.
Baska bir neden de belki tarihimizdir. Sonucta Osmanlilar kadar batiyi korkutan müslüman bir güc yoktu. Belki o acidan da cekici geliyordur o rollerde Türkleri göstermek.
Bir neden de yunan ve ermeni lobilerinin etkisi olabilir. Onlar da bunu Türklere karsi nefret asilamak icin bir firsat olarak görüyor olabilirler.
Haklisin. Görüsüne tamamen katiliyorum.
Pardon size aciklamayi unutmusum.
Bu konu bu arada aciga kavustu, simdi linki bulamadim ama iki dizinin de gönüllü senaristlerinden birer ermeni yazmis bu anti-Türk bölümlerini...
Cok sasirmadim dogrusu.
Das hat Erdogan gut gemacht. Yavas yavas bir ise yariyor..
Chutluck, kennst Du den Film "Duvar" von Yilmaz Güney? Dieser ist fast die Kopie von midnightexpress. So ziemlich alles gleich. Obwohl midnight 1977 gedreht wurde und Duvar 1983.
Da gab es wohl eine Zusammenarbeit.
Nein ich kenn den Film nicht. Würde mich mal interresieren wer der Auftragsgeber war?
Yimaz Güney hat diesen Film in Frankreich gedreht.
http://www.akmb.ch/Dokumente/yilmaz_guney1/autobiographie.htm
Damit hat er alles kaputtgemacht. Ansonsten hätte ich ihn heute verehrt, alleine wegen seinen Filmen "Arkadas", und "On korkusuz adam" und all seinen anderen Werken, die waren alle gut.
Duvar wurde in Frankreich gedreht, nun stellt sich mir auch die Frage, mit wessen Hilfe?
Hier habe ich etwas gefunden, wo auch die Rede von der französischen Regierung ist:
DIE MAUER
In der Strafvollzugsanstalt von Ankara wird der Zellentrakt 4 von Kindern belegt, die dort unter miserablen Bedingungen leben und niedrigste Arbeiten verrichten müssen. Um dieser Hölle zu entkommen und um in ein anderes Gefängnis verlegt zu werden, planen sie eine Meuterei...
(Duvar) 16/9 Spielfilm, ARTE F, Frankreich 1983, Deutsche Synchronfassung Regie und Buch: Yilmaz Güney; Kamera: Izzet Akay; Schnitt: Sabine Mamou; Ton: Serge Guillemein; Musik: Ozan Garip Sahin, Setrak Bakirel Mit: Tuncel KurtIz (Tonton Ali), Ayse Emel Mesci (der Politiker), Malik Berrichi (der Araber), Nicolas Hossein (Uzun), Isabelle Tissandier (Hatice), Ahmet Ziyrek (Cafer). Wiederholung in der Nacht vom 19. zum 20.06..
Ein Gefängnis. Kalter Wind pfeift durch die kahlen Mauern, hinter denen die Gefangenen wohnen. Draußen stehen die Wächter. Flure und Zellen werden von einem Radiosender beschallt. Die Radiowerbung steht in hartem Kontrast zu dem, was die Bilder zeigen: Im Mittelpunkt von "Die Mauer" stehen die Kinder und Jugendlichen aus Trakt 4. Sie werden vergewaltigt, geprügelt und bespitzelt. Nur die Schönheit der Vollmondnächte und der Gedanke an ein besseres Gefängnis mit Fernsehen und Blick auf das Meer lässt sie weiterleben. Als Saban, das Nesthäkchen, bei einem Fluchtversuch erschossen wird und ein weiterer Junge an den Folgen der Prügel durch die Wärter stirbt, führt das zu immer größeren Spannungen zwischen den Gefangenen und dem Aufsichtspersonal - Schwarze Vögel ziehen langsam ihre Kreise über der Vollzugsanstalt. Die Kinder aus Trakt 4 planen eine Meuterei. Trotz der Prügel bis zur Bewusstlosigkeit erreichen sie, dass ihr Traum wahr wird: Die Verlegung in ein anderes Gefängnis. Auf dem Weg zum Bus scheint zum ersten Mal die Sonne: Die Verlegung scheint für die Kinder die Rettung zu sein. Doch im neuen Gefängnis hört man den selben Radiosender. Dessen Werbung hallt in den langen kahlen Trakten des Gebäudes wider und vermischt sich mit den Schreien der geprügelten Häftlinge. Sie, die Jugendlichen, die sich für diese Verlegung blutig schlagen ließen, haben umsonst gekämpft.
Ein emotionaler, poetischer Film, der nicht zuletzt durch seine Bilder und Charaktere überzeugt. "Die Mauer" wurde in einer alten Abtei bei Pont-Sainte-Maxence, 60 km nördlich von Paris, gedreht. Die meisten Schauspieler standen das erste Mal vor der Kamera. So kamen die Kinder vor allem aus einem türkischen Viertel in Berlin. Andere reisten aus Bonn, Frankfurt, Metz und Vororten von Paris an. Ein Umstand, der die Arbeit des Regisseurs nicht gerade erleichterte. "Doch an dem Tag, als die Kinder vom Drehort abreisten, hatten alle Tränen in den Augen...", erzählte Güney während eines Interviews. Entstanden ist ein sehr persönlicher Film, der auch für den Cineasten den Höhepunkt seiner Karriere darstellte. "Die Mauer" endet mit Güneys Worten: "Die Geschehnisse dieses Films gehen auf Ereignisse zurück, die so erlebt worden sind. Unter Blut, Feuer und Tränen, in der Finsternis der Mauern, haben sie das Wasser und das Licht gesucht. Also widme ich ihnen diesen Film, diesen jungen Freunden, die nach Wasser und Licht suchen." Yilmaz Güney wurde 1973 in einem Dorf südlich der türkischen Stadt Adana geboren. Er studierte zunächst Recht und Wirtschaft an der Universität in Ankara und später in Istanbul. Mit 21 Jahren entdeckte er seine Leidenschaft für den Film. Mit anderen jungen Cineasten füllte Güney die Leinwände mit fast dokumentarischen Bildern aus dem türkischen Leben, um somit auf die Probleme seines Volkes aufmerksam zu machen. Güney war danach ein mürrisch aussehender junger Mann, der oft als "Cirkin Kral" oder "hässlicher König" bezeichnet wurde. Doch obwohl die frühen 60iger eine politische Reform für die Türkei darstellten, wurde Güney auf Grund seiner Filme und der Veröffentlichung eines "kommunistischen" Romans 1961 verhaftet. Nach 18 Monaten hinter Gittern, gründete er 1965 seine eigene Produktionsfirma Güney Filmcilik und drehte mehrere Filme. Ab 1972 verbrachte er weitere Jahre im Gefängnis. So mussten einige begonnenen Filmprojekte, z.B. "Endise" (1974) und "Zavallilar" (1975), jeweils von seinem Assistenten Serif Gören beendet werden. 1981 gelang Güney die Flucht aus dem Gefängnis in Ankara, und er floh nach Frankreich. Ein Jahr später erhielt er für das Drehbuch des Films "Yol" die goldene Palme auf dem Festival von Cannes. Der bis dahin außerhalb der Türkei unbekannte Schauspieler, Drehbuchautor, Regisseur und Produzent wurde daraufhin in ganz Europa gefeiert. 1983 konnte Güney mit Hilfe der französischen Regierung, die damit ihre guten diplomatischen Beziehung zur Türkei aufs Spiel setzte, seinen letzten Film "Duvar" realisieren. Nach diesem Film wurden sämtliche Werke Güneys, darunter 11 Filme und mehrere Bücher, in der Türkei in Beschlag genommen und verbrannt. Trotz des großen internationalen Erfolges von "Yol" und "Duvar" war Güney ein türkischer Regisseur für das türkische Volk. Die Trennung von den heimatlichen Zuschauern war für ihn schmerzhafter als die Jahre hinter Gittern. "Wenn ich soweit bin, dass ich die Kraft habe, den Faschismus meines Landes zu denunzieren und zu bekämpfen, dann werde ich es tun. Und eines Tages kehre ich in die Türkei zurück.", antwortete Güney in einem Interview auf die Frage zu seinem Leben im Exil. 1984 starb er in Paris an Magenkrebs, ohne noch einmal türkischen Boden betreten zu haben.http://www.free.de/schwarze-katze/texte/rb070601.html
@Caution
Danke für den Text.
Irgendwie haben immer Nichttürken ihre Finger im Spiel wenn es darum geht die Türkei zu diskreditieren.
Übrigens, Güney ist ja dein Hemso 8)
@Caution
Danke für den Text.
Irgendwie haben immer Nichttürken ihre Finger im Spiel wenn es darum geht die Türkei zu diskreditieren.
Übrigens, Güney ist ja dein Hemso 8)
Es scheint immer die selbe Lobby zu sein. Armeno-griechisch.
Sowohl die starke Lobby in den USA, als auch in Frankreich. Hast die Namen gelesen in meinem Text? Unter Anderem: Serge Guillemein, Setrak Bakirel, ...Klingen verdammt armenisch.
Ud wer weiß wieviele Armenier+Griechen noch ihre Finger im Spiel hatten.
@Caution
Danke für den Text.
Irgendwie haben immer Nichttürken ihre Finger im Spiel wenn es darum geht die Türkei zu diskreditieren.
Übrigens, Güney ist ja dein Hemso 8)
Es scheint immer die selbe Lobby zu sein. Armeno-griechisch.
Sowohl die starke Lobby in den USA, als auch in Frankreich. Hast die Namen gelesen in meinem Text? Unter Anderem: Serge Guillemein, Setrak Bakirel, ...Klingen verdammt armenisch.
Ud wer weiß wieviele Armenier+Griechen noch ihre Finger im Spiel hatten.
Stimmt, auf die Namen hatte ich garnicht geachtet.
Ich fand diesen Teil schon heftig genug:
"1981 gelang Güney die Flucht aus dem Gefängnis in Ankara, und er floh nach Frankreich. Ein Jahr später erhielt er für das Drehbuch des Films "Yol" die goldene Palme auf dem Festival von Cannes. Der bis dahin außerhalb der Türkei unbekannte Schauspieler, Drehbuchautor, Regisseur und Produzent wurde daraufhin in ganz Europa gefeiert. 1983 konnte Güney mit Hilfe der französischen Regierung, die damit ihre guten diplomatischen Beziehung zur Türkei aufs Spiel setzte, seinen letzten Film "Duvar" realisieren."
RICE'DAN ABDULLAH GÜL'E ITIRAF
Türkiye karşıtı dizi ve filmlerinin önlenmesini isteyen Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e ABD Dışişleri Bakanı Rice'nin cevabı ilginç oldu: Hollywood'da gücümüz yetmiyor...
1.5 saat süren görüşmede Abdullah Gül, ‘Türk halkını kazanmanız için PKK, Kıbrıs, Kerkük ve Türkleri kötü gösteren diziler, filmler konusunda ciddi adımlar atmalısınız’ dedi.
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ile Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, dün yaptıkları görüşmede, ilişkilerin daha iyiye götürülmesi ve karşılıklı önyargıların ortadan kaldırılması için iki ülke kamuoylarında daha etkin politika yapılmasını kararlaştırdı. Hürriyet’in ulaştığı tutanaklara göre, Gül yaklaşık bir buçuk saat süren görüşmede, şu diyaloglar yaşandı::
STRATEJİK BAKIŞIMIZ AYNI
GÜL ABD ile ilişkiler dış politikamızın temel unsurlarından birisidir. Bugünkü ortam ilişkilerimizi doğru yansıtmıyor. Ancak, sizin de Türk halkını kazanmanız için PKK, Kıbrıs, Kerkük ve ABD’deki Türkleri kötü gösteren diziler, filmler konusunda, ciddi adımlar atmanız gerekiyor. Teröre 30-40 bin şehit vermiş Türk halkı, artık ABD’nin harekete geçmesini bekliyor.
RICE Dostlar arasında anlaşmazlık olur. Bu dostluğun bozulduğu anlamına gelmez. Önemli olan stratejik bakış açımızdır. PKK bizim için El Kaide veya Ortadoğu’da kalıcı barışı istemeyen radikal Filistinli örgütler gibi bir terör örgütüdür. Film ve dizilerle ilgili şikayetinizi çok iyi anlıyoruz. Bu konuda Bush yönetimi de mağdur. Ancak bu filmlerin çoğu Hollywood yapımı. Hollywood’un üzerinde etkimiz olamıyor. Olsaydı Michael Moore’un Fahrenheit 9/11 filmini engellerdik.
IRAK VE KERKÜK
GÜL Irak’taki başarınız bizim de başarımızdır. Şöförlerimizin canı pahasına, size lojistik desteğimiz sürüyor. Bu çerçevede Irak’ın toprak bütünlüğünün korunması önemli. Kerkük’ün özel statüsü var. Bunun devamı önemli. Ancak burada demografik yapıyı bozacak dikkat çekici adımlar atıldı.
RICE Toprak bütünlüğüne sahip, bütün azınlıkların iyi muamele ve saygı gördükleri bir Irak istiyoruz. Irak’ta Arap, Şii, Kürtmen, Türkmen ve diğer azsınlıklar arasında dengelerin korunacağına inanıyoruz. Kerkük, tüm Irak’ın kentidir. Kerkük’le ilgili kararı Irak’lılar verecektir.
Bush’u kızdırmıştı
AMERİKALI yönetmen Michael Moore, ‘Fahrenheit 9/11’ adlı belgesel filminde, ABD Başkanı Bush’un kıl payı farkla kazandığı 2000 yılındaki seçimlerde yaşanan usulsüzlükler ve Beyaz Saray ile Bin Ladin ailesi arasındaki ticari ilişkileri gözler önüne sermişti. Filmde, Bush ve çevresindeki ekibin, Irak Savaşı’nı, bağlantıları bulunan şirketlerin çıkarı için başlattığı savunulmuştu.
HoşÃ§akal Türkiye
ABD Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturduktan sonra çıktığı ilk gezinin Avrupa ayağında İngiltere ve Almanya’dan sonra Türkiye’yi ziyaret eden Condoleezza Rice, Ankara’daki temaslarını dün tamamladı. Rice, Abdullah Gül ile birlikte Esenboğa Havalimanı’nda düzenlediği basın toplantısının ardından İsrail’e uçtu. Rice, uçağa binerken kendisini izleyen objektiflere el salladı.
Kendi haberlerini TDN’den takip etti
CUMHURBAŞKANI Ahmet Necdet Sezer tarafından kabul edildikten sonra Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile görüşen ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, kendisiyle ilgili haberleri Türkiye’de İngilizce yayınlanan Turkish Daily News’tan (TDN) izledi.
http://www.internethaber.com/mays/article_view.php?aid=276980
RICE'DAN ABDULLAH GÜL'E ITIRAF
Türkiye karşıtı dizi ve filmlerinin önlenmesini isteyen Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e ABD Dışişleri Bakanı Rice'nin cevabı ilginç oldu: Hollywood'da gücümüz yetmiyor...
zaten bunlarin neye gücü yetiyorki??? Sözde Weltmacht :D
su 24 adli dizi yakinda rtl2 de basliyacak.
Die 3. Staffel :threaden: :angry:
Powered by vBulletin® Copyright ©2012 Adduco Digital e.K. und vBulletin Solutions, Inc. Alle Rechte vorbehalten.
SEO by
vBSEO 3.6.0