Telli Baba
20.12.05, 08:10
Yeni nesiller de onunla büyüyecek
Türk edebiyatının usta kalemi Aziz Nesin'in 90'ıncı yaş gününü kutluyoruz. Aziz Nesin'i, yakınlarının ve edebiyatçıların görüşleriyle; saygıyla anıyoruz
Ali Nesin
Kişisel olarak çok eksikliğini duyuyorum; sadece bir baba olarak değil, ayrıca bir arkadaş olarak da... Sık sık bana soruyorlar Aziz Nesin bugün yaşasaydı ne düşünürdü siyasi durum hakkında diye. Hatta kimisi de sormayıp söylüyor. Aziz Nesin'in ne düşüneceğini bilmek o kadar kolay değil. Kolay olsaydı herkes Aziz Nesin olurdu. Dolayısıyla bana sorulduğunda ben de "Benim haddim değil," diyorum.
Ben edebiyatçı değilim, ama en azından Aziz Nesin'in oğlu olarak, bir aydın olarak edebiyatla ilgilenmiş biriyim. Çok büyük bir yazardı. Çok güçlü bir gözlem yeteneği ve kalemi vardı. Ne yazacağını, ne mesaj vereceğini bilen bir yazardı. Bir yazısının, öyküsünün ya da romanının iki değişik biçimde yorumlanmasına izin vermek istemezdi. Onun öykülerindeki komiklik, gülünecek taraf, öykünün bütününde gizliydi.
Şu an dolapları öykü, senaryo, roman, oyun, deneme, şiir taslaklarıyla, müsveddeleriyle dolu. Dosyalar dolusu... Türkiye bütün bunları maddi ve manevi anlamda değerlendirecek seviyeye geldiğinde bu çalışmalar okurla buluşacaktır. Bu da herhalde benden sonra olur.
Hidayet Karakuş
Oyunlarında, yazılarında gerçek bir yaşam felsefesi; öykülerinde, romanlarında çağın yarattığı bir psikoloji bulurdunuz. Nesin, insanın öğütlerden, baskılardan değil ama alaylardan çok korktuğunu; kişinin yanlışlarının gülmeceyle eğlence konusu yapılmasının onu değişmeye zorladığını bilen bir bilgeydi.
Ömrünce ne emek örgütleriyle bağını kopardı, ne Cumhuriyet'in kazanımlarının değerini bilmezlikten geldi aydın olarak. Düşünce özgürlüğünün de simgesiydi. İnanmadığı düşüncelerin söylenebilmesi için türlü baskıları, belaları göğüslemesi bu yüzdendir. Sivas'ta başına gelenler hiç de inanmadığı bir kitabın yayımlanmasına öncülük etmesinden gelmedi mi? Türk toplumu, Nesin'i anladığında doğruyu yakalayacaktır. Nesin, derin yaşam felsefesiyle çağları kucaklamaya, insanlığa ışık olmaya devam edecektir.
Sennur Sezer
Aziz Bey aydın sorumluluğu olan bir yazardı. Yazdığı bütün o gülmecelerin altında insanların yapıları ve kişilikleriyle düzen arasında çelişkilerin trajedisi vardı. En büyük üzüntüm "Böyle Gitmiş, Böyle Gider" adlı, genel tarihimiz içindeki özel tarihimizi ortaya çıkaran kitabını tamamlayamamış olması.
Pınar Kür
Türk edebiyatının mizah ustalarından biri ve galiba Türkiye'de ilk çok satan yazar olarak tabii ki edebiyatımızda vazgeçilmez bir yeri var.
Çetin Altan
Nesin'in 80 cilt eseri var, insanların bunları merak edip okuması lazım. Değil Nesin, hiçbir yazar birkaç satırda özetlenemez. Türkiye'nin röntgenini çıkarmak için Nesin'in tüm yapıtlarını okuyup iyice analiz etmek gerekir.
Turgut Çeviker
Nesin önce insan olarak, sonra mizahçı olarak, sonra da aydın olarak Türkiye'nin Osmanlı'dan bu yana en önemli şahsiyetlerinden biridir.
Adnan Özyalçıner
Aziz Nesin, ülke ve dünya sorunlarını ele alan bu konuda mücadele veren aydınlatmacı bir yazardı. Bunu eylemleriyle gösterebiliriz. eylemlerinin en önemlisi aydınlar dilekçesi. Aziz Nesin, aydınlar dilekçesini vererek demokrasi kurultayı yapmış ve bu yüzden yargılanmıştı. Tüm bunların yanı sıra bir yazı tutkunuydu. Felç geçirdiği halde sol elini kullanarak yazı yazmayı denedi ve şiirler yazdı. Bunca bir yazı tutkunu ve direnen, dirençli bir adamdı.
Vecdi Sayar
Nesin, yalnızca eserleri ile değil, örgütçü, eylemci kişiliği ile de kültür tarihimizde unutulmaz izler bıraktı. Günümüz gençliğinin ondan öğreneceği çok şey var. Onu unutturmak için çabalayanlar fazla umutlanmasın. Bizler nasıl Aziz Nesin'le büyüdükse, bundan sonraki nesiller de onunla büyüyüp adam olacak.
Ataol Behramoğlu
Aziz Nesin büyük mizah yazarı ustalığını, seçkin oyun yazarlığını ve mücadeleci aydın kimliğini eşsiz ve ender bir başarıyla birleştirebilmiş, ülkemizin ve çağımızın yüz akı bir yazar ve aydınımızdır. Onu yakından tanımış bir genç arkadaşı olarak Aziz Nesin'in hayranlık duyduğum başkaca özellikleri arasında, çalışkanlığı ve alçak gönüllülüğü başta gelir.
Mücadeleyle geçen bir yaşam
Yaşamı boyunca rüzgâra karşı yürüyen Aziz Nesin, 20 Aralık 1915'te İstanbul'da doğdu. Günlük olaylar ve politikadan esinle eleştirel tonu yüksek mizah yazıları yazan Nesin, eserlerinde bürokrasiyi kıyasıya eleştirdi; siyaset dünyasının figürlerini karikatürize etti. Nesin'in üslubu halk tarafından da kabul gördü; bu etki, yaşanan pek çok olayın "Aziz Nesin'lik" olarak nitelendirilmesiyle gösterdi kendini.
Kuleli Askeri Lisesi ve Ankara Harp Okulu'nu bitirdikten sonra 1937'de asteğmen olan Aziz Nesin, 1945'te askerlikten ayrıldı ve profesyonel anlamda yazarlığa başladı.
Markopaşa'yı yayımladı
Aynı yıl Tan gazetesinde köşe yazarlığına adım atan Nesin'in yazarlık serüveni mücadelelerle geçti; Nesin, 1946'da Sabahattin Ali ile birlikte Markopaşa dergisini yayımladı; bu dergi yayın hayatına ancak -defalarca kez- isim değiştirerek devam edebildi. "Azizname" isimli kitabı nedeniyle 1948'de hakkında dava açıldı; 4 ay tutuklu kaldığı bu davadan aklandı. Nesin, davalar ve tutuklamalar içinde geçen yıllar boyunca pek çok kez ödül aldı. 1956'da İtalya'da düzenlenen gülmece yarışmasında "Kazan Töreni" adlı öyküsüyle birinciliğe değer görüldü ve Altın Palmiye Ödülü'nü aldı. Aynı ödülü bir yıl sonra bu kez "Fil Hamdi" öyküsüyle kazanan Nesin, 1961'de Zübük adlı mizah dergisini yayımlamaya başladı.
Aziz Nesin, 1973'te, bugün bahçesinde gömülü olduğu Nesin Vakfı'nı kurdu. 1977'de Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanı seçilen Nesin, 1985'te İngiltere'de PEN Kulüp onur üyeliğine seçildi; aynı yıl TÜYAP tarafından düzenlenen "Halkın Seçtiği Yılın Yazarı" ödülüne değer bulundu.
1993'te Sivas'ta Madımak Oteli'nde çıkan yangından kurtulan ancak festival kapsamında yaptığı konuşma nedeniyle Sivas olaylarının sorumlusu olarak gösterilen Nesin, bu olaydan iki yıl sonra, 1995 yılında aramızdan ayrıldı. Aziz Nesin'in kitapları 30'u aşkın ülkede yayımlandı. Oyunları yurtdışında da oynandı.
Milliyet (http://www.milliyet.com.tr/2005/12/20/guncel/gun04.html)
Türk edebiyatının usta kalemi Aziz Nesin'in 90'ıncı yaş gününü kutluyoruz. Aziz Nesin'i, yakınlarının ve edebiyatçıların görüşleriyle; saygıyla anıyoruz
Ali Nesin
Kişisel olarak çok eksikliğini duyuyorum; sadece bir baba olarak değil, ayrıca bir arkadaş olarak da... Sık sık bana soruyorlar Aziz Nesin bugün yaşasaydı ne düşünürdü siyasi durum hakkında diye. Hatta kimisi de sormayıp söylüyor. Aziz Nesin'in ne düşüneceğini bilmek o kadar kolay değil. Kolay olsaydı herkes Aziz Nesin olurdu. Dolayısıyla bana sorulduğunda ben de "Benim haddim değil," diyorum.
Ben edebiyatçı değilim, ama en azından Aziz Nesin'in oğlu olarak, bir aydın olarak edebiyatla ilgilenmiş biriyim. Çok büyük bir yazardı. Çok güçlü bir gözlem yeteneği ve kalemi vardı. Ne yazacağını, ne mesaj vereceğini bilen bir yazardı. Bir yazısının, öyküsünün ya da romanının iki değişik biçimde yorumlanmasına izin vermek istemezdi. Onun öykülerindeki komiklik, gülünecek taraf, öykünün bütününde gizliydi.
Şu an dolapları öykü, senaryo, roman, oyun, deneme, şiir taslaklarıyla, müsveddeleriyle dolu. Dosyalar dolusu... Türkiye bütün bunları maddi ve manevi anlamda değerlendirecek seviyeye geldiğinde bu çalışmalar okurla buluşacaktır. Bu da herhalde benden sonra olur.
Hidayet Karakuş
Oyunlarında, yazılarında gerçek bir yaşam felsefesi; öykülerinde, romanlarında çağın yarattığı bir psikoloji bulurdunuz. Nesin, insanın öğütlerden, baskılardan değil ama alaylardan çok korktuğunu; kişinin yanlışlarının gülmeceyle eğlence konusu yapılmasının onu değişmeye zorladığını bilen bir bilgeydi.
Ömrünce ne emek örgütleriyle bağını kopardı, ne Cumhuriyet'in kazanımlarının değerini bilmezlikten geldi aydın olarak. Düşünce özgürlüğünün de simgesiydi. İnanmadığı düşüncelerin söylenebilmesi için türlü baskıları, belaları göğüslemesi bu yüzdendir. Sivas'ta başına gelenler hiç de inanmadığı bir kitabın yayımlanmasına öncülük etmesinden gelmedi mi? Türk toplumu, Nesin'i anladığında doğruyu yakalayacaktır. Nesin, derin yaşam felsefesiyle çağları kucaklamaya, insanlığa ışık olmaya devam edecektir.
Sennur Sezer
Aziz Bey aydın sorumluluğu olan bir yazardı. Yazdığı bütün o gülmecelerin altında insanların yapıları ve kişilikleriyle düzen arasında çelişkilerin trajedisi vardı. En büyük üzüntüm "Böyle Gitmiş, Böyle Gider" adlı, genel tarihimiz içindeki özel tarihimizi ortaya çıkaran kitabını tamamlayamamış olması.
Pınar Kür
Türk edebiyatının mizah ustalarından biri ve galiba Türkiye'de ilk çok satan yazar olarak tabii ki edebiyatımızda vazgeçilmez bir yeri var.
Çetin Altan
Nesin'in 80 cilt eseri var, insanların bunları merak edip okuması lazım. Değil Nesin, hiçbir yazar birkaç satırda özetlenemez. Türkiye'nin röntgenini çıkarmak için Nesin'in tüm yapıtlarını okuyup iyice analiz etmek gerekir.
Turgut Çeviker
Nesin önce insan olarak, sonra mizahçı olarak, sonra da aydın olarak Türkiye'nin Osmanlı'dan bu yana en önemli şahsiyetlerinden biridir.
Adnan Özyalçıner
Aziz Nesin, ülke ve dünya sorunlarını ele alan bu konuda mücadele veren aydınlatmacı bir yazardı. Bunu eylemleriyle gösterebiliriz. eylemlerinin en önemlisi aydınlar dilekçesi. Aziz Nesin, aydınlar dilekçesini vererek demokrasi kurultayı yapmış ve bu yüzden yargılanmıştı. Tüm bunların yanı sıra bir yazı tutkunuydu. Felç geçirdiği halde sol elini kullanarak yazı yazmayı denedi ve şiirler yazdı. Bunca bir yazı tutkunu ve direnen, dirençli bir adamdı.
Vecdi Sayar
Nesin, yalnızca eserleri ile değil, örgütçü, eylemci kişiliği ile de kültür tarihimizde unutulmaz izler bıraktı. Günümüz gençliğinin ondan öğreneceği çok şey var. Onu unutturmak için çabalayanlar fazla umutlanmasın. Bizler nasıl Aziz Nesin'le büyüdükse, bundan sonraki nesiller de onunla büyüyüp adam olacak.
Ataol Behramoğlu
Aziz Nesin büyük mizah yazarı ustalığını, seçkin oyun yazarlığını ve mücadeleci aydın kimliğini eşsiz ve ender bir başarıyla birleştirebilmiş, ülkemizin ve çağımızın yüz akı bir yazar ve aydınımızdır. Onu yakından tanımış bir genç arkadaşı olarak Aziz Nesin'in hayranlık duyduğum başkaca özellikleri arasında, çalışkanlığı ve alçak gönüllülüğü başta gelir.
Mücadeleyle geçen bir yaşam
Yaşamı boyunca rüzgâra karşı yürüyen Aziz Nesin, 20 Aralık 1915'te İstanbul'da doğdu. Günlük olaylar ve politikadan esinle eleştirel tonu yüksek mizah yazıları yazan Nesin, eserlerinde bürokrasiyi kıyasıya eleştirdi; siyaset dünyasının figürlerini karikatürize etti. Nesin'in üslubu halk tarafından da kabul gördü; bu etki, yaşanan pek çok olayın "Aziz Nesin'lik" olarak nitelendirilmesiyle gösterdi kendini.
Kuleli Askeri Lisesi ve Ankara Harp Okulu'nu bitirdikten sonra 1937'de asteğmen olan Aziz Nesin, 1945'te askerlikten ayrıldı ve profesyonel anlamda yazarlığa başladı.
Markopaşa'yı yayımladı
Aynı yıl Tan gazetesinde köşe yazarlığına adım atan Nesin'in yazarlık serüveni mücadelelerle geçti; Nesin, 1946'da Sabahattin Ali ile birlikte Markopaşa dergisini yayımladı; bu dergi yayın hayatına ancak -defalarca kez- isim değiştirerek devam edebildi. "Azizname" isimli kitabı nedeniyle 1948'de hakkında dava açıldı; 4 ay tutuklu kaldığı bu davadan aklandı. Nesin, davalar ve tutuklamalar içinde geçen yıllar boyunca pek çok kez ödül aldı. 1956'da İtalya'da düzenlenen gülmece yarışmasında "Kazan Töreni" adlı öyküsüyle birinciliğe değer görüldü ve Altın Palmiye Ödülü'nü aldı. Aynı ödülü bir yıl sonra bu kez "Fil Hamdi" öyküsüyle kazanan Nesin, 1961'de Zübük adlı mizah dergisini yayımlamaya başladı.
Aziz Nesin, 1973'te, bugün bahçesinde gömülü olduğu Nesin Vakfı'nı kurdu. 1977'de Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanı seçilen Nesin, 1985'te İngiltere'de PEN Kulüp onur üyeliğine seçildi; aynı yıl TÜYAP tarafından düzenlenen "Halkın Seçtiği Yılın Yazarı" ödülüne değer bulundu.
1993'te Sivas'ta Madımak Oteli'nde çıkan yangından kurtulan ancak festival kapsamında yaptığı konuşma nedeniyle Sivas olaylarının sorumlusu olarak gösterilen Nesin, bu olaydan iki yıl sonra, 1995 yılında aramızdan ayrıldı. Aziz Nesin'in kitapları 30'u aşkın ülkede yayımlandı. Oyunları yurtdışında da oynandı.
Milliyet (http://www.milliyet.com.tr/2005/12/20/guncel/gun04.html)