PDA

Archiv verlassen und diese Seite im Standarddesign anzeigen : PKK`ya propaganda yapma hakki taniyan bu devlete yaziklar olsun!!!!



Ruh kiz
13.01.06, 19:31
PKK Polisi Teslim Edecek Ama!
13.01.2006 20:07
PKK Terör Örgütü kaçırdığı Polisi teslim etmek istediğini bildirdi. Ancak şartları olduğunu ve bunların yerine getirilmesini istedi. İşte PKK'nın şartları
Terör örgütü PKK'nın yöneticilerinden Murat Karayılan, geçen Ekim ayında yol kesen teröristlerin kaçırdığı polis memuru Hakan Açıl'ı bayram münâsebeti ile serbest bırakmak istediklerini ancak teslim alacak bir kurum veya aracı bulmadıklarını öne sürdü.
PKK'nın yayın organı konumundaki 'Fırat Haber Ajansı'na konuşan Karayılan, polis memuru Hakan Açıl'ın serbest bırakılması için çağrılarda bulunulduğu halde bu görevliyi teslim almağa dönük şimdiye kadar bir girişim olmadığını söyledi. Kurban bayramı münâsebeti ile bu konuda etkili bir girişim olmasını beklediklerini iddia eden Murat Karayılan, "Böyle bir girişim halinde bu polis memurunun salıverilmesi ve ailesine sağ salim ulaştırılması için elimizden gelini esirgemeyeceğiz" dedi.
Polis memuru Hakan Açıl'ı 'sağlam kişi' ve kuruluşlar olmadan dağ başına bırakamayacağını iddia eden terör örgütünün önde gelen isimlerinden Murat Karayılan, "Güvenilecek kişi ve aracıların olması gerekir. Daha önce er Kırandi'nin bırakılmasına aracılık edenler şimdi yargılanıyorlar. Bu yargılama, insanları çekinir pozisyona koymaktadır. Polis memurunu bırakmak istiyoruz, ancak teslim alacak kimse yok" dedi.
Şırnak'ın Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görev yapan polis memuru Hakan Açıl, Mardin'in Midyat ile Şırnak'ın İdil ilçesi arasındaki Mağara Köyü yakınlarında 9 Ekim'de karayolunu kesen bir grup terörist tarafından kaçırıldı. Açıl'ın ailesi, Hakan Açıl'ın serbest bırakılması için İHD'den yardım istemişti. Hakan Açıl, babası ile telefonla görüştürülürken sağlığının iyi olduğunu bildirmişti. Hakan Açıl, son olarak 2 gün önce Roj TV'ye telefonla bağlanarak ailesinin bayramını kutlamıştı.

www.aktifhaber.com
++++++++++++++++++++++++++++++ ++++++++++++++++++++++++++



Nasil reklam yapiyorlar. Bu hakki tanidi devletimiz onlara. Gidip biryere birakamazlar mi? Güya devlet polisine sahip cíkmiyor.

YAZIKLAR OLSUN

Yakamoz
13.01.06, 22:56
PKK Polisi Teslim Edecek Ama!
13.01.2006 20:07
PKK Terör Örgütü kaçırdığı Polisi teslim etmek istediğini bildirdi. Ancak şartları olduğunu ve bunların yerine getirilmesini istedi. İşte PKK'nın şartları
Terör örgütü PKK'nın yöneticilerinden Murat Karayılan, geçen Ekim ayında yol kesen teröristlerin kaçırdığı polis memuru Hakan Açıl'ı bayram münâsebeti ile serbest bırakmak istediklerini ancak teslim alacak bir kurum veya aracı bulmadıklarını öne sürdü.
PKK'nın yayın organı konumundaki 'Fırat Haber Ajansı'na konuşan Karayılan, polis memuru Hakan Açıl'ın serbest bırakılması için çağrılarda bulunulduğu halde bu görevliyi teslim almağa dönük şimdiye kadar bir girişim olmadığını söyledi. Kurban bayramı münâsebeti ile bu konuda etkili bir girişim olmasını beklediklerini iddia eden Murat Karayılan, "Böyle bir girişim halinde bu polis memurunun salıverilmesi ve ailesine sağ salim ulaştırılması için elimizden gelini esirgemeyeceğiz" dedi.
Polis memuru Hakan Açıl'ı 'sağlam kişi' ve kuruluşlar olmadan dağ başına bırakamayacağını iddia eden terör örgütünün önde gelen isimlerinden Murat Karayılan, "Güvenilecek kişi ve aracıların olması gerekir. Daha önce er Kırandi'nin bırakılmasına aracılık edenler şimdi yargılanıyorlar. Bu yargılama, insanları çekinir pozisyona koymaktadır. Polis memurunu bırakmak istiyoruz, ancak teslim alacak kimse yok" dedi.
Şırnak'ın Cizre İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görev yapan polis memuru Hakan Açıl, Mardin'in Midyat ile Şırnak'ın İdil ilçesi arasındaki Mağara Köyü yakınlarında 9 Ekim'de karayolunu kesen bir grup terörist tarafından kaçırıldı. Açıl'ın ailesi, Hakan Açıl'ın serbest bırakılması için İHD'den yardım istemişti. Hakan Açıl, babası ile telefonla görüştürülürken sağlığının iyi olduğunu bildirmişti. Hakan Açıl, son olarak 2 gün önce Roj TV'ye telefonla bağlanarak ailesinin bayramını kutlamıştı.

www.aktifhaber.com (http://www.aktifhaber.com)
++++++++++++++++++++++++++++++ ++++++++++++++++++++++++++



Nasil reklam yapiyorlar. Bu hakki tanidi devletimiz onlara. Gidip biryere birakamazlar mi? Güya devlet polisine sahip cíkmiyor.

YAZIKLAR OLSUN

Anlamadim,

devlete yönelik elestirin, IHD dernegi üyelerini yargiladi diye mi? Bana birdaha anlatabilirsen sevinirim.

Kullandigin haber basligi orjinal mi?

Ruh kiz
13.01.06, 23:01
meric gardas. Bir polisimiz kaciriliyor. ve aylardir kendisi daglarda esir. Teröristler kaciriyor. ve devletimiz hicbirsey yapmiyor. Bu polisin ailesi feryat ediyor. yalvariyor oglumuzu getirin diye. Ama devlet duymuyor. Simdi terörist cikmis diyor ki: Biz verecegiz ama alan yok! Halbuki gidip biryere birakabilirler. Ama devletin umursamaz tavri onlara kendi propaganda yapma yetkisi vermis. Yani Türk insaninin hicbir degeri yok mesaji veriyorlar. Durum bu. Hayir orijinal degil. Aslinda Hükümete diyecektim ama. Bence sorun sadece hükümetde bitmiyor. Yetkili herkesin birsey yapmasi gerekirdi.

Yakamoz
13.01.06, 23:08
meric gardas. Bir polisimiz kaciriliyor. ve aylardir kendisi daglarda esir. Teröristler kaciriyor. ve devletimiz hicbirsey yapmiyor. Bu polisin ailesi feryat ediyor. yalvariyor oglumuzu getirin diye. Ama devlet duymuyor.

Burada "devlet" dedigin kurum güvenlik gücleri. Bunlarin, erin bulunmasi icin herhangi bir cabada bulunmadigi sözünü neye dayandiriyorsun? Ille de hersey Milliyet ve Hürriyet gazetesinde yayinlanmiyor diye, birsey yapilmiyoor sonucunu cikarmak yalnis.



Simdi terörist cikmis diyor ki: Biz verecegiz ama alan yok! Halbuki gidip biryere birakabilirler. Ama devletin umursamaz tavri onlara kendi propaganda yapma yetkisi vermis.

Haklisin, peki devletin bu konuda kusuru ne? Yani birisini yollayip adami aldirsaydi, PKK`yi muhatap aliyoruz gibi birsey olmazmiydi? Zaten PKK`nin stratejisi bu. Kendisini devlete muhatap etmek istiyor.

Bu resmen PKK propagandasi, amac senin gibi insanlarin devlete kizmalari. Demek ki propaganda meyve verdi.


Yani Türk insaninin hicbir degeri yok mesaji veriyorlar. Durum bu. Hayir orijinal degil. Aslinda Hükümete diyecektim ama. Bence sorun sadece hükümetde bitmiyor. Yetkili herkesin birsey yapmasi gerekirdi.

Ne yapilmasi gerekirdi? PKK ile pazarlik mi?

Bu elestirini acikcasi cok insafsiz buluyorum.

Ruh kiz
13.01.06, 23:15
Hayir, asla. beni yanlis anlamisin. Ben teröristi muahhatap alsin demiyorum. Veya gidip ellerinden alsinda demiyorum. O zaman haklisin resmiyet kavustururdu onlara. Benim dikkat cekmek istedigim konu. Adamlar hala tv ye cikip serbestce propaganda yapabiliyor. Devlet en azindan cikip: Teröristi asla muhattap almayiz, ama polisimizi kurtarmak icin elimizden geleni yapacagiz diyebilirdi. Bir dagi yakamadilar. ben onu bunu bilmem. Bir dag i yakamadilar. Üc bes capulcu yu hala söz sahibi ediyorlar.

Yakamoz
13.01.06, 23:21
Hayir, asla. beni yanlis anlamisin. Ben teröristi muahhatap alsin demiyorum. Veya gidip ellerinden alsinda demiyorum. O zaman haklisin resmiyet kavustururdu onlara. Benim dikkat cekmek istedigim konu. Adamlar hala tv ye cikip serbestce propaganda yapabiliyor. Devlet en azindan cikip: Teröristi asla muhattap almayiz, ama polisimizi kurtarmak icin elimizden geleni yapacagiz diyebilirdi. Bir dagi yakamadilar. ben onu bunu bilmem. Bir dag i yakamadilar. Üc bes capulcu yu hala söz sahibi ediyorlar.

Ach Namik kardes,

sana Osman Pamukoglu`nun "Unutulanlarin disinda birsey yok" kitabini tavsiye ediyorum. O kitabta, bu terröristlerin bulundugu ortami cok carpici bir bicimde anlatiyor. Bu kacirilma olaylarinda maalsef devletin yapacagi pek birsey yok.

PKK ile pazarliga otursa, bir dert. Acik arazide kurtarma operasyonu yapsa, memurun öldürülme ihtimali cok yüksek.

Bu adam kacirma olaylari zaten propaganda icin yapiliyor. Bu Firat haber ajansi degil, propagandayi propaganda yapan bu aktifhaber internet sitesi.

Arkadaslar, gercekten Pamukoglu`nun kitabini okuyun. Bazi yazulari okuyunca, sanki bu terrörle mücadele lafi, parkta gezmek gibi birsey gibi düsünülüyor.

Koskoca Amerika bile kacirilan adamlarini kurataramiyor K. Irak`ta. Bazen imkansizi bekliyorsunuz.

Manastirli Hamdi
14.01.06, 00:01
Bu hakki tanidi devletimiz onlara. Gidip biryere birakamazlar mi? Güya devlet polisine sahip cíkmiyor.YAZIKLAR OLSUN


Artik bunu kavramamiz lazim: Devletimiz siyasi acidan tam bagimsiz degil, isgal altinda adeta. AB/ABD'ye hesap veren ve "hükümet" sifatini tasiyan bazi insanlar sömürge valisi gibi davraniyorlar ve agir cezalari hakkeden teröristlere karsi suspus oluyorlar.

1980'lerde korkudan altina edenler simdi AB/ABD gücünü arkalarinda hissedip devlet ve milletimizi asagilamaya calisiyorlar.

Buna karsi koymak lazim ....

kanki
14.01.06, 04:44
Artik bunu kavramamiz lazim: Devletimiz siyasi acidan tam bagimsiz degil, isgal altinda adeta. AB/ABD'ye hesap veren ve "hükümet" sifatini tasiyan bazi insanlar sömürge valisi gibi davraniyorlar ve agir cezalari hakkeden teröristlere karsi suspus oluyorlar.
-----------
Bakin Manstirli dostum cok güzel aciklamis olayi kisa ve öz...elbette yeni secimler gelecek bakalim o zaman görecegiz neler olacak ?

deryatulga
01.11.07, 12:48
Ach Namik kardes,

sana Osman Pamukoglu`nun "Unutulanlarin disinda birsey yok" kitabini tavsiye ediyorum. O kitabta, bu terröristlerin bulundugu ortami cok carpici bir bicimde anlatiyor. Bu kacirilma olaylarinda maalsef devletin yapacagi pek birsey yok.



Görünmeyenler ve ortadakiler
guler.komurcu@aksam.com.tr (guler.komurcu@aksam.com.tr)
gulerkomurcu@superonline.com (guler.komurcu@aksam.com.tr)


Sayın Erdoğan ‘emekli ve de görevde olan paşalara’ çattı bu defa da... Erdoğan’ın ‘bir emekli paşa’ hakkındaki görüşlerine vatandaş kimliğimle yürekten katılıyorum ki fikirlerine başvurduğum bazı değerli emekli paşalar da bu konuda aynı fikirdeler. Ancak Başbakan Erdoğan’ın konuşmasının içine serpiştirilmiş doğrular, açıklamasının çekirdeğine yerleştirdiği ‘görevdeki bazı komutanlarla ilgili’ imasını da asla haklı kılmıyor. Söz konusu olan; ülkemizin bekası, savaşa an kalmış, o halde görev başındaki her komutan da ‘sahip olduğu hakkın bütün gereğini’ kimsenin izine gerek duymadan yerine getirecektir.

Erdoğan’ın dedi ki; ‘Bazı televizyon kanallarında bu alanlarda tecrübe sahibiymiş gibi konuşanları görüyoruz. Bunlar sadece tahrik memuru olarak görev yapıyor. Sıfatı ne olursa olsun, hangi görevde olursa olsun, ister emekli ister muvazzaf (hâlâ görevde olanlar) olsun... Bunlar, bu ülkenin birliğine, beraberliğine saldırmaktan başka bir şey değildir. Bunlar sadece acaba biz şu anda hükümeti nasıl köşeye sıkıştırırızı düşünüyorlar...’

Sayın Erdoğan’a katıldığım noktadan başlayalım; evet, bazı emekli generaller ki özellikle de ‘kan uykucusu’ olan birisinin, ‘en kahraman benim, benden iyi kimse askeri strateji bilmez, görevde olanlardan da iyiyim zaten ondan emekli edildim, ben olsaydım şehit de vermezdik’ türünden sadece kendine tapınma güdüsüne hizmetle yaptığı bazı konuşmalarla, kimlere-hangi cemaatlere argüman yarattığını gözetmeksizin, halkın bilinç altına ‘askerler kendi aralarında bakın kaça bölünmüşler, işte en kahraman O... paşa bile şu anda yapılan operasyonların hatasını anlatıyor’ şekilleriyle, TSK’ya ‘dolaylı itibar infazına’ çanak tutması kabul edilemez. (Savaşa an kala askerin kamuoyu nezninde güven sınavına sokulması kime yarar?) Erdoğan bu noktada kesinlikle haklıdır, bu birlik ve beraberliği sorgulatmaktır. Ama bir yanlış diğer doğruları silmez, bir ‘O’ emekli paşa, genel adına ‘ROL MODELİ’ olamaz.

İlaveten, son zamanlarda Güneydoğu’yu ‘akademik incelemeler’ dışında bilmeyen, dağlarını, halkını, barutunu koklamamış ne kadar çok ‘türedi’ terör uzmanı ortaya çıktı değil mi? Sırça köşkten konuşan terör uzmanı olur mu? Bendeniz inanmış vatandaş, ‘Kara Fatma ruhumla’ bile, ortadaki bazı ‘çooook bilen terör uzmanlarını’ dinledikçe, akıl karışıklığı içine düşüyorum. Zaten ‘O çoook önemli bazı uzmanların’ da hedefi bu, halkta milli bilincin, kolektif duruşun oluşmasını önlemek, milli doktrinler yaratma sürecini yavaşlatmak. Karşı tarafın savunucuları her zaman sadece 2.Cumhuriyetçiler (ya da malum bir cemaatin sözcülerinden) oluşmuyor ki ben düşünce özgürlüğü gereği ve de açık duruşlarından ötürü 2.Cumhuriyetçileri ve aynı seridekileri onaylamasam da izliyor, ilgiyle dinliyorum (benim duruşumu değiştirmeleri de mümkün olmuyor). En tehlikesi ise ‘içimizdeki bize benzer gözüken profesyoneller.’ Sizler ‘Onların’ tespitlerinin kendinizin milli-ulusal duruşuyla ne kadar da örtüştüğünü düşünmeye başladığınız andan itibaren, karşı taraf ‘milli söylemlerin içine yerleştirdiği kirli bilgilerini size şırınga etmeye, doğrularınızı istediği hedefe doğru yönlendirmeye’ başlıyor. Bunun adı da ‘psikolojik operasyon’ işte efendim. Tam bu günlerde sizlerin yükselen milli duygularınızı tespit etmiş, özlemini duyduğunuz kahraman ve derin akılların ‘maskesini’ takmış bazıları vitrinde servisteler. Akıl odalarımıza derhal çok hassas filtreler yapmak ve bunları ‘sobe’lemek zorundayız. Bu arada, biz-siz elbette sahipsiz değiliz.

Tam bu noktada, yaklaşık 3 yıl önceki bir yazımı hatırlatmak istiyorum; ‘Bir dost ile Dersaadet’te sohbet ediyorduk, olan biteni yorumlar iken ilginç bir soru sordu; ‘Meclis-i Daniş; ‘DANIŞMA MECLİSİ veya diğer adıyla ENCÜMENİ DANIŞ’in değerli isimleri bugün olana bitene nasıl bakıyorlar acaba? Meclis-i Daniş, emekli generaller, eski bakanlar, değerli milli akademisyenler ve de bazı diplomatlar, eski bürokratlardan oluşuyor’ dedi. Ben o gün sadece dinledim, durum beni aştığı için sustum.’ (Tarihte Encümen-i Daniş’in konumunu rahatlıkla ‘açık kaynaklarda’ bulabilirsiniz)

Bugün...’Acaba milli ve de derin aklından’ asla şüphe duymadığımız, ‘Encümen-i DANIŞ’ benzeri kaç ‘sivil yapı’ vitrin gerisinde mevcuttur dersiniz? Bence ‘yeteri’ sayıda.

Bazen... Hiçbir şey de ‘göründüğü’ gibi değildir, görülmeyen bazı ‘şey’ler hep vardır, VAR OLACAKTIR.

[/URL] [URL="http://www.aksam.com.tr/yazarprn.asp?a=96952,10,5"] (http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=96952,10,5#) 01.11.2007

deryatulga
03.11.07, 18:57
PKK kaynakları: Sekiz asker bırakılıyor

03/11/2007 (1667 kişi okudu) RADİKAL - İSTANBUL - Hakkâri'nin Dağlıca bölgesinde 21 Ekim'de meydana gelen çatışmada 12 askerin şehit olması ile sonuçlanan PKK saldırısında kaçırılan sekiz askerin serbest bırakılacağı iddia edildi. PKK'ya yakınlığı ile bilinen Fırat Haber Ajansı'nın haberinde, adı verilmeyen devletlerin ve uluslararası kuruluşların girişimleri üzerine bu kararın alındığı belirtildi. Haberde, birkaç gün için- de serbest bırakılması beklenen askerlerin sağlık durumlarının iyi olduğu ifade edilirken, sekiz askerin nerede ve nasıl bırakılacağı konusunda bilgi verilmedi.
PKK'nın kaçırdığı askerlerin isimleri ve memleketleri şöyle: Piyade Er Ramazan Yüce (Mardin), Er İrfan Beyaz (Gaziantep), Çavuş Mehmet Şenkul (Niğde), Er Nihat Başova (Konya/Cihanbeyli), Er İlhami Demir (Ağrı/Patnos), Er Fatih Atakul (Denizli), Uzman Çavuş Halis Tan (Adana), Er Özhan Şabanoğlu (Hatay).

Wolf
03.11.07, 19:14
Arkadaslar, gercekten Pamukoglu`nun kitabini okuyun. Bazi yazulari okuyunca, sanki bu terrörle mücadele lafi, parkta gezmek gibi birsey gibi düsünülüyor.

Ben okumaya basladim ama birkac sayfasini okuduktan sonra biraktim. Sence harbiden okumaya deger bir kitap mi? Tekrar baslayacagim o zaman.....

Yakamoz
03.11.07, 19:20
Ben okumaya basladim ama birkac sayfasini okuduktan sonra biraktim. Sence harbiden okumaya deger bir kitap mi? Tekrar baslayacagim o zaman.....

oku bence

Wolf
03.11.07, 19:25
oku bence

Tmama. Sirada var daha bir iki tane, ama okurum gene. Bana sanki stili ve seviyesi cok düsükmüs gibi geldi ama yanilmis olabilirim. Sen iyi dedikten sonra vardir iyi bir tarafi.

Yakamoz
03.11.07, 19:45
Tmama. Sirada var daha bir iki tane, ama okurum gene. Bana sanki stili ve seviyesi cok düsükmüs gibi geldi ama yanilmis olabilirim. Sen iyi dedikten sonra vardir iyi bir tarafi.

Pamukoglu bir general, edebiyatci degil maalesef. Kendisine iyi bir Ghostwriter da bulamamis.

Yazilari bazen biraz tekrarlama gibi geliyor, ama kitabin ortalarina ve sonlarina dogru ilginc oluyor.

Bu arada siyasi kitabdan bikanlara bir tavsiye

Beyoglu Rapsodisi

****

Üç arkadaşın hikayesi bu. Biraz da Beyoğlu'nun hikayesi. Beyoğlu'nun karmaşasının, kalabalıkların arasına gizlenen sırların hikayesi. Sokakların, binaların, bildik bilmedik köşelerin, ama en çok da insanların hikayesi. Çocukluktan başlayan, mekanı yine Beyoğlu olan bir dostluğun bugünü anlatılıyor Beyoğlu Rapsodisi'nde. Üç farklı kişiliğin, üç farklı yaşam tarzının birleştiği bir nokta bu dostluk. Önce onları tanıyoruz, hayatlarına tanık oluyoruz. Sanıyoruz ki, her şey hep böyle doğal gidecek. Sanıyoruz ki, hayat normal seyrini sürdürecek. Ama gün geliyor, bir fotoğraf sergisi hayatlarını değiştiriyor.
*****


Son zamanlarda okudugum ilginc kitablardan.

deryatulga
03.11.07, 20:22
Ben okumaya basladim ama birkac sayfasini okuduktan sonra biraktim. Sence harbiden okumaya deger bir kitap mi? Tekrar baslayacagim o zaman.....

Kaynak kitap olarak degeri bir kac söz disinda son derece sinirli. Pamukoglu kendi terfi ettirilmeyisinin acisiyla sayisiz efsane sürdü piyasaya, simdi de TV ekranlarinda sürüyor!

Sipahi
03.11.07, 20:40
Amerika sollte die Türkei unter Druck setzen, nicht umgekehrt.

Welt-online,Debattenteil (http://debatte.welt.de/kommentare/46925/amerika+sollte+die+tuerkei+unt er+druck+setzen+nicht+umgekehr t#comments)



Ernste Bedenken hinsichtlich der so genannten PKK
Um etwas Licht auf dieses deprimierende Bild zu werfen, sollte man auf Differenzierungen bestehen. So war ich 1991 im Nordirak. Man konnte die mit Giftgas zerstörten Städte und Dörfer Kurdistans sehen und riechen. Und in dieser Situation hörte ich, wie Dschalal Talabani erklärte, die Kurden sollten sich bei den Armeniern entschuldigen, weil sie die Rolle williger Vollstrecker der Ottomanen beim Völkermord gespielt hätten. Talabani, der diese Erklärung oft wiederholt hat, ist heute Präsident des Irak. (Seine Erklärung allein würde ich als Beweis für die Tatsache des Völkermords ansehen)[Ich erkläre,dass die Banane gerade ist und nicht krumm.Diese Erklärung ist ein Beweis für die Tatsache.Ende Disskusion!]. Stolze Völker entschuldigen sich üblicherweise nicht für Verbrechen, die sie nicht begangen haben. Gegen ihn, als Iraki und als Kurden, richteten sich also die türkischen Kanonen und Raketen.

Eine weitere Differenzierung: Viele von uns, die wir die Rechte und Bestrebungen der Kurden glühend unterstützen, haben ernste Bedenken hinsichtlich der so genannten PKK. Es handelt sich um einen stalinistischen Kult, eine Art „Leuchtender Pfad“ des Nahen Ostens. (Die Geschichte dieser Organisation und ihres bizarren Führers Abdullah Öcalan wird gut geschildert in Aliza Marcus’ neuem Buch „Blood and Belief: The PKK and the Kurdish Fight for Independence“.) Die Versuche dieser Verbrecherbande, die neue Freiheitszone im irakischen Kurdistan auszunutzen, ist in hohem Maße unverantwortlich und spielt den türkischen Militärs in die Hände, die den kemalistischen Chauvinismus wiederbeleben will – als Waffe gegen die Regierung von Premierminister Recep Tayyip Erdogan, der sie vorwerfen, zu weich gegenüber den Kurden zu sein


Die Ratten verlassen das sinkende Schiff.

Wolf
03.11.07, 20:52
Kaynak kitap olarak degeri bir kac söz disinda son derece sinirli.

Bana da öyle gelmisti...... :(

erhan_tr_26
18.11.07, 20:58
Görünmeyenler ve ortadakiler
guler.komurcu@aksam.com.tr (guler.komurcu@aksam.com.tr)











gulerkomurcu@superonline.com (guler.komurcu@aksam.com.tr)



Sayın Erdoğan ‘emekli ve de görevde olan paşalara’ çattı bu defa da... Erdoğan’ın ‘bir emekli paşa’ hakkındaki görüşlerine vatandaş kimliğimle yürekten katılıyorum ki fikirlerine başvurduğum bazı değerli emekli paşalar da bu konuda aynı fikirdeler. Ancak Başbakan Erdoğan’ın konuşmasının içine serpiştirilmiş doğrular, açıklamasının çekirdeğine yerleştirdiği ‘görevdeki bazı komutanlarla ilgili’ imasını da asla haklı kılmıyor. Söz konusu olan; ülkemizin bekası, savaşa an kalmış, o halde görev başındaki her komutan da ‘sahip olduğu hakkın bütün gereğini’ kimsenin izine gerek duymadan yerine getirecektir.


Erdoğan’ın dedi ki; ‘Bazı televizyon kanallarında bu alanlarda tecrübe sahibiymiş gibi konuşanları görüyoruz. Bunlar sadece tahrik memuru olarak görev yapıyor. Sıfatı ne olursa olsun, hangi görevde olursa olsun, ister emekli ister muvazzaf (hâlâ görevde olanlar) olsun... Bunlar, bu ülkenin birliğine, beraberliğine saldırmaktan başka bir şey değildir. Bunlar sadece acaba biz şu anda hükümeti nasıl köşeye sıkıştırırızı düşünüyorlar...’


Sayın Erdoğan’a katıldığım noktadan başlayalım; evet, bazı emekli generaller ki özellikle de ‘kan uykucusu’ olan birisinin, ‘en kahraman benim, benden iyi kimse askeri strateji bilmez, görevde olanlardan da iyiyim zaten ondan emekli edildim, ben olsaydım şehit de vermezdik’ türünden sadece kendine tapınma güdüsüne hizmetle yaptığı bazı konuşmalarla, kimlere-hangi cemaatlere argüman yarattığını gözetmeksizin, halkın bilinç altına ‘askerler kendi aralarında bakın kaça bölünmüşler, işte en kahraman O... paşa bile şu anda yapılan operasyonların hatasını anlatıyor’ şekilleriyle, TSK’ya ‘dolaylı itibar infazına’ çanak tutması kabul edilemez. (Savaşa an kala askerin kamuoyu nezninde güven sınavına sokulması kime yarar?) Erdoğan bu noktada kesinlikle haklıdır, bu birlik ve beraberliği sorgulatmaktır. Ama bir yanlış diğer doğruları silmez, bir ‘O’ emekli paşa, genel adına ‘ROL MODELİ’ olamaz.


İlaveten, son zamanlarda Güneydoğu’yu ‘akademik incelemeler’ dışında bilmeyen, dağlarını, halkını, barutunu koklamamış ne kadar çok ‘türedi’ terör uzmanı ortaya çıktı değil mi? Sırça köşkten konuşan terör uzmanı olur mu? Bendeniz inanmış vatandaş, ‘Kara Fatma ruhumla’ bile, ortadaki bazı ‘çooook bilen terör uzmanlarını’ dinledikçe, akıl karışıklığı içine düşüyorum. Zaten ‘O çoook önemli bazı uzmanların’ da hedefi bu, halkta milli bilincin, kolektif duruşun oluşmasını önlemek, milli doktrinler yaratma sürecini yavaşlatmak. Karşı tarafın savunucuları her zaman sadece 2.Cumhuriyetçiler (ya da malum bir cemaatin sözcülerinden) oluşmuyor ki ben düşünce özgürlüğü gereği ve de açık duruşlarından ötürü 2.Cumhuriyetçileri ve aynı seridekileri onaylamasam da izliyor, ilgiyle dinliyorum (benim duruşumu değiştirmeleri de mümkün olmuyor). En tehlikesi ise ‘içimizdeki bize benzer gözüken profesyoneller.’ Sizler ‘Onların’ tespitlerinin kendinizin milli-ulusal duruşuyla ne kadar da örtüştüğünü düşünmeye başladığınız andan itibaren, karşı taraf ‘milli söylemlerin içine yerleştirdiği kirli bilgilerini size şırınga etmeye, doğrularınızı istediği hedefe doğru yönlendirmeye’ başlıyor. Bunun adı da ‘psikolojik operasyon’ işte efendim. Tam bu günlerde sizlerin yükselen milli duygularınızı tespit etmiş, özlemini duyduğunuz kahraman ve derin akılların ‘maskesini’ takmış bazıları vitrinde servisteler. Akıl odalarımıza derhal çok hassas filtreler yapmak ve bunları ‘sobe’lemek zorundayız. Bu arada, biz-siz elbette sahipsiz değiliz.


Tam bu noktada, yaklaşık 3 yıl önceki bir yazımı hatırlatmak istiyorum; ‘Bir dost ile Dersaadet’te sohbet ediyorduk, olan biteni yorumlar iken ilginç bir soru sordu; ‘Meclis-i Daniş; ‘DANIŞMA MECLİSİ veya diğer adıyla ENCÜMENİ DANIŞ’in değerli isimleri bugün olana bitene nasıl bakıyorlar acaba? Meclis-i Daniş, emekli generaller, eski bakanlar, değerli milli akademisyenler ve de bazı diplomatlar, eski bürokratlardan oluşuyor’ dedi. Ben o gün sadece dinledim, durum beni aştığı için sustum.’ (Tarihte Encümen-i Daniş’in konumunu rahatlıkla ‘açık kaynaklarda’ bulabilirsiniz)


Bugün...’Acaba milli ve de derin aklından’ asla şüphe duymadığımız, ‘Encümen-i DANIŞ’ benzeri kaç ‘sivil yapı’ vitrin gerisinde mevcuttur dersiniz? Bence ‘yeteri’ sayıda.


Bazen... Hiçbir şey de ‘göründüğü’ gibi değildir, görülmeyen bazı ‘şey’ler hep vardır, VAR OLACAKTIR.



01.11.2007


Aslinda bu türlü Propagandalar´la tek Türk Medyasin´da karsilasilmiyor. Ayni konulari Alman veya AB, üstelik ABD Medyasinda izleyebiliriz.

Zaten Türk Medyasin´da bu Propagandalar cogunlukla izleniyor, acaba neden? Heralde Müsteriler, savas veya buna benzer bazi sahnelleri cok beyeniyor. Eger Müsteriler bu dile getirdigim sahnelerden hoslanmasalar, konuyla fazla ilgilenmezler. O yüzden yazarlarda cogunlukla bu tür sahnelere dikkat ediyor ve bunlari müsterilerine ulastirmkla sorunlari kalmiyor.

Bu Söz´e getirdigim Propagandalari´da bazen halki etkilemek nedenler icin de kullanilmaktadir. Bazi insanlar icin faydali olabilir, ama bazileri´de cok etkilenebilir. Bu Etkilenenlerin görüsünü acaba nasil karsilamak gerekiyor?

Bence zaten sorun orda, cünkü Medyayi kontrol eden Gücler baya avantagli oluyor. Baskalarinin görüsü benim bakis acisimla ayni olmaya bilir, bende zaten bunlari anlamak icin buradayim.