PDA

Archiv verlassen und diese Seite im Standarddesign anzeigen : Die 100 wichtigsten Werke



Minosh
01.02.05, 00:59
Der Literaturkanon der türkischen Kultur:


1. M. Kemal Atatürk - Nutuk
2. Kutadgu Bilig
3. Dede Korkut Hikayeleri
4. Yunus Emre Divani’ndan Seçmeler
5. Mevlana-Mesnevi’den Seçmeler
6. Nasreddin Hoca Fikralarindan Seçmeler
7. Divan Siirinden Seçmeler
8. Halk Siirinden Seçmeler
9. Evliya Çelebi - Seyahatnamesi’nden Seçmelera
10. Kerem ile Asli Volksmärchen
11. Samipasazade Sezai - Sergüzest
12. Halit Ziya Usakligil - Mai ve Siyah
13. Hüseyin Rahmi Gürpinar - Kuyruklu Yildiz Altinda Bir Izdivaç
14. Ahmet Rasim - Sehir Mektuplari
15. Ahmet Hikmet Müftüoglu - Çaglayanlar
16. Ömer Seyfettin - Hikayelerden Seçmeler
17. Mehmet Akif Ersoy - Safahat
18. Ahmet Hasim - Bize Göre
19. Yahya Kemal Beyatli - Egil Daglar
20. Yahya Kemal Beyatli - Kendi Gök Kubbemiz
21. Abdulhak Sinasi Hisar - Bogaziçi Mektuplari
22. Rusen Esref Ünaydin - Diyorlar ki
23. Yakup Kadri Karaosmanoglu - Kiralik Konak
24. Yakup Kadri Karaosmanoglu - Yaban
25. Refik Halit Karay - Memleket Hikayeleri
26. Refik Halit Karay - Gurbet Hikayeleri
27. Halide Edib Adivar - Sinekli Bakkal
28. Halide Edib Adivar - Mor Salkimli Ev
29. Resat Nuri Güntekin - Anadolu Notlari
30. Resat Nuri Güntekin - Çalikusu
31. Falih Rifki Atay - Çankaya
32. Falih Rifki Atay - Zeytindagi
33. Faruk Nafiz Çamlibel - Han Duvari
34. Nazim Hikmet - Memleketimden Insan Manzaralari
35. Sevket Süreyya Aydemir - Suyu Arayan Adam
36. Memduh Sevket Esendal - Ayasli ile Kiracilari
37. Peyami Safa - Dokuzuncu Hariciye Kogusu
38. Peyami Safa - Fatih - Harbiye
39. Nihad Sami Banarli - Türkçe’nin Sirlari
40. Ahmet Hamdi Tanpinar - Bes Sehir

41. Ahmet Hamdi Tanpinar - Sahnenin Disindakiler
42. Samiha Ayverdi - Ibrahim Efendi Konagi
43. Necip Fazil Kisakürek - Çile
44. Sabahattin Ali - Kuyucakli Yusuf
45. Ahmet Kutsi Tecer - Siirler
46. Ahmet Muhip Diranas - Siirler
47. Asik Veysel - Dostlar Beni Hatirlasin
48. Orhan Veli - Bütün Siirleri
49. Cahit Sitki Taranci -Otuzbes Yas (Bütün Sirleri)
50. Kemal Tahir - Esir Sehrin Insanlari
51. Orhan Kemal - Eskicinin Ogullari
52. Sait Faik Abasiyanik - Kayip Araniyor
53. Sait Faik Abasiyanik - Hikayelerinden Seçmeler
54. Halikarnas Balikçisi - Aganta Burina Burinata
55. Kemal Bilbasar - Cemo
56. Samim Kocagöz - Kalpaklilar
57. Tarik Bugra - Küçük Aga
58. Necati Cumali - Tütün Zamani
59. Rifat Ilgaz - Karartma Geceleri
60. Orhan Hançerlioglu - 7. Gün
61. Fakir Baykurt - Kaplumbagalar
62. Faik Baysal - Drina’da Son Gün
63. Abbas Sayar - Yilki Ati
64. Haldun Taner - Hikayelerinden Seçmeler
65. Oguz Atay - Bir Bilim Adaminin Romani
66. Aziz Nesin - Yasar Ne Yasar Ne Yasamaz
67. Sabahattin Kudret Aksal - Gazoz Agaci
68. Yusuf Atilgan - Anayurt Oteli
69. Cemil Meriç - -Bu Ülke
70. Ord. Prof. Dr. Ali Fuat Basgil - Gençlerle Basbasa
71. Naki Tezel - Türk Masallari
72. Salah Birsel - Bogaziçi Singir Mingir
73. Bahattin Özkisi - Sokakta

DÜNYA EDEBIYATI
74. Beydeba - Kelile ve Dimne
75. Eflatun - Devlet
76. Platon - Sokrates’in Savunmasi
77. Sadi - Gülistan
78. Cervantes - Don Kisot
79. Balzac - Vadideki Zambak
80. Viktor Hugo - Sefiller
81. Goethe - Faust
82. Daniel Daefo - Robinson Crusoe
83. Dostoyevski - Suç ve Ceza
84. Gogol - Ölü Canlar
85. Turgenyev - Babalar ve Ogullar
86. Tolstoy - Savas ve Baris
87. Gustav Flaubert - Madam Bovary
88. Charles Dickens - Iki Sehrin Hikayesi
89. Knut Hamsun - Açlik
90. Jack London - Beyaz Dis
91. Rabindranath Tagore - Gora
92. Ernest Hemingway - Çanlar Kimin Için Çaliyor
93. William Faulkner - Ses ve Öfke
94. Ivo Andriç - Drina Köprüsü
95. Panait Istrati - Akdeniz
96. John Steinbeck - Fareler ve Insanlar
97. M Selimoviç - Dervis ve Ölüm
98. Cengiz Dagci - Onlar da Insandi
99. Cengiz Aytmatov - Beyaz Gemi
100. Cengiz Aytmatov - Gün Olur Asra Bedel (Gün Uzar Yüzyil Olur)

agFrankfurtCelebi
07.10.05, 14:13
Ilhan Bardakci
Seyyid Ahmet Arvasi
Ahmet Kabakli
Nihal Atsiz
Alev Alatli


gerisi süper :)

:türk:

Ufuk
20.12.05, 18:33
Asik Veysel-Dostlar Beni Hatirlasin



absolut empfehlenswert ! eine gedichtsammlung des meisters aus sivas/sarkisla

hier ein auszug:

Atatürk

Atatürk´tür Türkiye´nin ihyasi
Kurtardi vatani düsamanimizdan
Canini bu yolda eyledi feda
Biz dahi gecelim öz canimizdan
...


wie kann man solche sachen über eine person schreiben, dessen taten man nie gesehen hat, und nur vom hören sagen kennt?
ein genius, ganz klar.

deryatulga
27.12.06, 05:47
Safahat'ı yeni baştan okumalıyız
İstiklâl Marşımızın şairi Mehmet Âkif Ersoy, 27 Aralık 1936'da, yani bundan 70 yıl önce bugün Hakk'a yürüdü. Halkın içinde, kalabalıklar arasında, bu milletin fertleriyle beraber, onların derdiyle yüklü, inandığı değerler için mücadele eden bir insandı Âkif. http://medya.zaman.com.tr/2006/12/27/orhan-okay.jpg
Şiirini ve sanatını halkına adayan Mehmet Âkif hakkında yazılmış bütün biyografiler; yakınlarının ve hasımlarının yazıları; ona şairdir, değildir diyenler; ortak bir noktada birleşir: Akif, hayatı boyunca, belli ahlaki prensiplerle yaşamış bir karakter adamıdır. Şiir ve düşünce dünyamızda benzerine çok nadir rastladığımız bir insan tipi olan Mehmet Âkif Ersoy, ölümünün üzerinden 70 yıl geçmesine rağmen daha da büyüyen bir sevgi ve ilgiye mazhar oluyor. 'Mehmet Âkif: Bir Karakter Heykelinin Anatomisi' kitabının izinde, Prof. Dr. Orhan Okay ile Mehmet Âkif'i konuştuk.
Millet olarak Mehmet Âkif'i ve düşüncesini bir şiire mi sıkıştırdık?
Evet haklısınız. Mehmet Âkif, çoğunlukla İstiklal Marşı ve Çanakkale Şehitlerine şiirleriyle bilinir. Safahat, Türkiye'de hiçbir şiir kitabına hatta hiçbir kitaba nasip olmayacak şekilde büyük tirajlarla baskılar yapıyor, herhangi bir zorlama olmadan herhangi bir pazarlamaya ihtiyaç duymadan kendiliğinden yayılıyor. Fakat buna rağmen, Âkif bütünüyle okunmuyor. Bu iki şiirinin dışında okunan şiirlere birkaç şiir daha ilave edebiliriz; ama Safahat'ın başından sonuna kadar okunması ve her mısra üzerinde ve her mısranın her kelimesi üzerinde durulması gerek.
Âkif'e bakış ve onu değerlendirme ölçümüz nasıl olmalı?
Bir insanı tanımak için onu ne göklere çıkarmak ne de yerin dibine sokmak lazımdır. İnsanların zaafları ve güçleri vardır. Hepimiz topraktan yaratıldık. Âkif olağanüstü karaktere sahip bir insan; ama yanılmış olabilir. Onun bütün fikirlerine sahip olmamız şart değil. Herhangi bir şiirini okurken 'Âkif'in şu şiiri Tevfik Fikret'in bu şiiri kadar güzel değil' diyebiliriz. Bunun mahzuru yok. İnsanı bütün olarak tanımamız lazım. Onlardan nasıl faydalanabiliriz? Bunu sormalıyız kendimize.
Safahat'ın dilini gençlerin anlayamadığından yakınılıyor…
Eğer Safahat'ı anlama noktasında dili yüzünden sıkıntı çekiliyorsa bunu aşmak o kadar zor değil. Bir süre sonra "Biz Peyami Safa'nın dilini de anlamıyoruz, Halide Edip'in de anlamıyoruz, yirmi sene sonra da korkarım biz Orhan Pamuk'u da anlamıyoruz." demeye başlayacaklar. Bir neslin üzerinden yirmi sene geçince onun dili yabancı geliyor. Bu dil fukarılığından gelen bir şeydir, başka bir şey değildir.
Karakteri ve eserleri arasında nasıl bir ilişki var?
Hani meşhur bir söz vardır: "Hocanın dediklerini yap, yaptıklarını yapma" diye. Âkif dedikleri de yaptıkları da yapılacak örnek insanlardan birisi. Ben hayatında onun kadar eseri ile sanatı arasında hayatında ilişki olabilecek ikinci bir şahsiyet tanımıyorum. Âkif fikirleri ile hayatı arasında hiçbir çelişki olmayan bir insandır. O bakımdan şiiri ile hayatı arasındaki ilişki aynı zamanda onun hayata gerçekçi bir bakışla bakmasına sebep olmuştur. Gerçeğe bütün gücü ile bağlı bir insan. Ama hayatında da anlattığı ideale sonuna kadar bağlı kalmış bir insan.
Onun şair olmadığını iddia edenler var...
Âkif''in bir sözü vardır; "Ben kendimi milletimin huzurunda gördüğüm andan itibaren, kendimi ona verdim, sanatımı ona verdim. Sanat sanat içindir felsefesi bizim toplumumuzun şu anki durumu için değildir." diyor ve kendini cemiyete adıyor. Onun çağdaşı olan M. Emin Yurdakul ve Ziya Gökalp de memleket meselelerini dile getirmiştir. Fakat Âkif'in farklı bir tarafı var. Ziya Gökalp ve Mehmet Emin şair değil. Onların yazdıkları, fikirlerini nazım şeklinde anlatmaktan ibaret. Âkif'in, pek çok şiiri fikri ve ideali uğrunda didaktik bir hale getirdiği muhakkak. Pek çok şiirinde de o sanatkâr tarafı ortaya çıkıyor. O, şair ve sanatkâr yaratılışlı bir insan fakat toplum uğruna bu vasfını boğuyor, yok etmeye çalışıyor ve bu tarafını reddediyor. Fakat reddetmesi bir noktadan sonra işe yaramıyor, lirik tarafları içinden fışkırıyor adeta. Nitekim Milli Mücadele sonrası yazdığı Safahat'ın Gölgeler bölümündeki şiirlerde onun sanatını daha iyi kavrayabiliriz.
Âkif'i yeniden anlamaya çalışmak bize ne kazandırır ya da ne kaybettirir?
Âkif'in zamanında cemiyetin ve insanlarımızın meselesi neyse bugün bunların çoğu aynen devam etmektedir. Safahat'ta onun Avrupa'ya bakışı, Avrupa medeniyetine bakışı, tekniğe hayran oluşu, onu elde etmemiz lazım gelir, fakat bunun dışında onların ahlaki davranışlarını, Türkiye'ye karşı olumsuz tutumlarını bütün bunları dikkate aldığımızda bu meselelerin aynen bugünkü Türkiye'de yaşanmakta olduğunu görürüz. Türkiye'nin meseleleri değişmemiş. Ama Âkif onların her birine kendi dönemine göre bir çözüm yolu getirmeye çalışıyor. O bir sosyal doktor. Teşhis koyup tedavi yöntemi gösteriyor.
Mehmet Âkif için yapılan çalışmalar yeterli mi?
Yeterli değil. Zaman zaman aklıma geldi; bir Mehmet Âkif enstitüsü kurulsun, bütünüyle Âkif'i objektif altına alsın, incelesin. Eserlerini, mektuplarını, hayatını incelesin. Yalnız bizde enstitü fikri pek muteber değil. Enstitü kurulunca kurumlaşıyor, kurum olunca da iş bürokrasiye dönüyor. Ama gerçekten onu sevenler hasbî olarak bu konunun üzerine eğilirse çok iyi olur. Onun için yapılan çalışmalar bir noktadan sonra tekrarlanmaya başladı. Kaldı ki hayat hikâyesinde bile birçok bilinmeyen çıkıyor ortaya.


D. Mehmet Doğan:

Topluma yön veren şahsiyetlerin milletin hafızasında yaşatılması çok önemli. Gerçek bir örnek şahsiyet, gerçek bir milli değer olan Mehmet Âkif'in hatırlanması ve toplum hafızasında yaşamaya devam etmesi konusunu önemseyen gönüllü kuruluşlar ve kişiler var elbette. Bunlar, birtakım vesilelerle bu hatırlatma vazifesini yerine getirmeye çalışıyorlar. Bu faaliyetlerin sistemli hale getirilmesi, resmî kesimin de işin içine girmesi gerekiyor. Halkın Mehmet Akif'e sevgi ve saygısı, bilgiyle de güçlendirilmelidir.
M. Fatih Andı:

Âkif'i yeterince anlayabildiğimizi söyleyemem. Ya hamasî söylemlere hapsediyoruz yahut da yalnızca dinî mev'izeler söyleyen bir adam gibi değerlendiriyoruz. Toplumun bir kesimi de bu iki baskın ve kategorize edici söyleme tepki olarak, toptan reddediyor. Üçüncüsü hepten tehlikeli, ama ilk ikisi de bünyelerinde daraltıcı bir bakış açısı barındırdığı için çok olumlu yaklaşımlar olmasa gerek. İlk iki bakışın savunmacı yaklaşımlar oluşunu anlamak mümkün. Ama üçüncüsünün temelindeki kör inkâr, hatta düşmanlık esef verici.
Ali Pektaş 27/12/2006

Steppenwolf
09.01.07, 20:38
Ist Atatürks Werk Nutuk(worum gings da?) wirklich so gut oder lag das nur an seiner berühmtheit? und wer hat diese liste aufgestellt.. gabs da etwa ne preisverleihung oder sowas in der art?

Ja, wer hat diesen Kanon eigentlich aufgestellt?
Jedenfalls sagen die Platzierungen nicht viel aus!
Wer hat denn z.B den "Nutuk" gelesen. Muss man es denn überhaupt lesen? Denn das beste Werk von Atatürk ist die Republik, die er hinterlassen hat - und weiterer Worte bedarf es nicht! Ich habe es bei mir liegen. Es ist sehr schwer lesbar - die Gedanken eines Politikers eben, nicht jeder kann seine Gedanken auf Anhieb nachvollziehen, aber jeder in der Türkei profitiert davon...

Wenn es nicht nur ein Kanon der türkischen Literatur wäre, würde ich ebenfalls Dostojewski ganz oben platziere. Nietzsche sagte - zu recht- über ihn, er sei der "größte Psychologe aller Zeiten". Während ich das hier schreibe, höre ich simultan das Hörspiel "Die Sanfte" von ihm: Niemand beschreibt seelische Prozesse besser als er. Niemand der mitreden will, kann auf Dostojewski verzichten...

Gruß,
S.