DeLaHoya
28.03.05, 04:15
Türk bayrağı işgalin ve katliamların sembolüdür
Mewla Benavî
İSVEÇ, 22/3 2005 — Türk bayrağı Kürt ulusunun ve Türkiyede yaşayan milletlerin inkarının sembolüdür. Türk bayrağı işgalin, katliamların, işkencelerin sembolüdür. Türk bayrağı asker zoruyla varolabilen bir Türk simgesidir. Türk bayrağını seven ve saygı duyan yoktur. Kimsenin saygı duyması ve sevmesi gerekmiyor. Türk bayrağı zorla ve işgal güçlerinin askeri zoru ile Kürdistanda direklere asılıyor. Mersin’de Türk bayrağını kimlerin yaktığı açık değil, öyle bir olayın varlığı da belli değil, ama Türkler bu olayı, Türk faşizmini güçlendirmek, yapmacık millet ve katliamcı devletin çözülmesini engellemek için kullanıyor.
Türk bayrağı insanlara ve milletlere düşmanlığın sembolüdür. Ne Kürtler ne de başka milletler Türk bayrağını kabul etmiyor ve etmez. Türk devleti katliamlar ve milletlerin kılıçtan geçirilmesi üzerine kurulmuştur. Türk devletinin hiçbir kurum ve kuruluşu yasal değil. Türk devleti sahte ve illegal bir devlettir. Asker zoruyla varlık gösterebiliyor. Bunu Türkler de biliyor. Dünya’da hiçbir işgalcinin bayrağı sevilmez ve saygı duyulmaz. Hele hele Türk bayrağı hiç sevilmez.
Türkler; çözülmekte olan devleti simgeler ile ayakta tutmaya çalışıyor. Oysa hiçbir devlet simgeler ile ayakta kalamaz, hiçbir simge temsil ettiği yapıdan daha saygın değil. Türk devleti ne kadar saygınsa onu temsil eden simge ve semboller de o kadar saygındır. Türk devletinin nemenem bir şey olduğu açıktır. Kürtler ve buyunduruk altında tutulan diğer milletler için Türk devleti’nin ne anlama geldiği ortadadır. Türkler 2004 yılında bile her gün iki Kürt öldürmüştür. Türkiye’de yaşayan diğer milletler zaten korkudan seslerini çıkaramıyor.
Kürtler açısından Türk bayrağına saygılı olmak Kürdistan’ın işgaline ve Türklerin yaptığı katliamlara saygılı olmaktır. Türklerin, şu an bile, Kürdistan’da sürdürdükleri soykırıma saygılı olmaktır. ŞÃªx Seîd, Seyîd Riza ve yüzbinlerce Kürt lider, kadro ve sivil Kürdün katillerine saygılı olmaktır.
Bütün bunların yanında Türk simgelerine saygının pratik ve güncel anlamı da var. En saygın dedikleri ordularıdır. Ordu generallerinin ortaya çıkan hırszılık ve soygunları hakikat’ın binde biri bile değil. Türk bayrağına saygılı olmak Türk hırsızların hırsızlık ve talanlarına saygılı olmaktır. Uzan’lara Demırel’lere, Çağlar’a, Türk Özel Kuvvetlerine, katillere, soygunculara saygılı olmaktır. Türk devleti onlarındır ve onlar için vardır. Türk devletinin simgeleri onların simgeleridir.
Türkler hissi birtakım olaylar ile propaganda ediyorlar. Türk devleti yetkilierinin gözü önünde ABD, İttalya ev başka ülkelerin bayrakları yakılmadı mı? Türk devletinin nezaretine Kürdistan bayrağı yakılmadı mı? Genel Kurmaylar’ı ve bakanları neden o zaman ses çıkarmadılar?
Dün başka milletlerin bayrağını yakanlar bu gün Kürtlere saldırı provası yapıyorlar. Hitler ve Miloseviçlerini arıyan Türkler Kürtleri katliamlar ile tehdit ediyor. Ama sorun öyle basit değil.
Kürtlere —Türkler zaten zamana yaydıkları bir katliamı Kürtlere uyguluyor. Açık ve daha yoğun katliamı mümkün görmedikleri için yapmıyorlar— katliama yeltenmek Türk devletinin sonu olur. Türk devleti yetkilileri bunu biliyor. Katliam tehditçisi Süleyman Demirel’in gevşemiş olmasının nedeni budur. Kürt kadınlarına tecavüz etmeği savunan Demirel her fırsatta Batılılara ‘dediğimizi yapmazsanınz Kürtleri katliamdan geçiriz’ diyordu. Şimdi demiyor ve Kürtler ile karşı karşıya gelmenin tehlikeli olacağını söylüyor.
Türk devleti her taraftan sıkıştırlıyor. Suriye İran ve Saddam rejimlerinin dostu Türkler dünyadan tecrit oluyor. Herkese ve her tarafa düşman Türkler Hitler’in kitaplarını okuyarak kendilerini tatmin ediyorlar. Bor madenleri ile örtülen ‘Metal Fırtınalar’ dan ürettikleri önem hayalleri ile avunuyorlar. Ama ne hayal ne de simge ve semboller hakikat’ın yerini tutamaz. Seksen yıldır zor ve katliamlar ile ayakta tutulan devlet çadırdıyor. Hırsızlar, çeteler birbirine düşüyor ve durumu bayrak ile idare etmeye çalışıyorlar. Hepsi bu.
http://www.kerkuk-kurdistan.com/nivisarek.asp?ser=3&cep=2&nnimre=4536
Mewla Benavî
İSVEÇ, 22/3 2005 — Türk bayrağı Kürt ulusunun ve Türkiyede yaşayan milletlerin inkarının sembolüdür. Türk bayrağı işgalin, katliamların, işkencelerin sembolüdür. Türk bayrağı asker zoruyla varolabilen bir Türk simgesidir. Türk bayrağını seven ve saygı duyan yoktur. Kimsenin saygı duyması ve sevmesi gerekmiyor. Türk bayrağı zorla ve işgal güçlerinin askeri zoru ile Kürdistanda direklere asılıyor. Mersin’de Türk bayrağını kimlerin yaktığı açık değil, öyle bir olayın varlığı da belli değil, ama Türkler bu olayı, Türk faşizmini güçlendirmek, yapmacık millet ve katliamcı devletin çözülmesini engellemek için kullanıyor.
Türk bayrağı insanlara ve milletlere düşmanlığın sembolüdür. Ne Kürtler ne de başka milletler Türk bayrağını kabul etmiyor ve etmez. Türk devleti katliamlar ve milletlerin kılıçtan geçirilmesi üzerine kurulmuştur. Türk devletinin hiçbir kurum ve kuruluşu yasal değil. Türk devleti sahte ve illegal bir devlettir. Asker zoruyla varlık gösterebiliyor. Bunu Türkler de biliyor. Dünya’da hiçbir işgalcinin bayrağı sevilmez ve saygı duyulmaz. Hele hele Türk bayrağı hiç sevilmez.
Türkler; çözülmekte olan devleti simgeler ile ayakta tutmaya çalışıyor. Oysa hiçbir devlet simgeler ile ayakta kalamaz, hiçbir simge temsil ettiği yapıdan daha saygın değil. Türk devleti ne kadar saygınsa onu temsil eden simge ve semboller de o kadar saygındır. Türk devletinin nemenem bir şey olduğu açıktır. Kürtler ve buyunduruk altında tutulan diğer milletler için Türk devleti’nin ne anlama geldiği ortadadır. Türkler 2004 yılında bile her gün iki Kürt öldürmüştür. Türkiye’de yaşayan diğer milletler zaten korkudan seslerini çıkaramıyor.
Kürtler açısından Türk bayrağına saygılı olmak Kürdistan’ın işgaline ve Türklerin yaptığı katliamlara saygılı olmaktır. Türklerin, şu an bile, Kürdistan’da sürdürdükleri soykırıma saygılı olmaktır. ŞÃªx Seîd, Seyîd Riza ve yüzbinlerce Kürt lider, kadro ve sivil Kürdün katillerine saygılı olmaktır.
Bütün bunların yanında Türk simgelerine saygının pratik ve güncel anlamı da var. En saygın dedikleri ordularıdır. Ordu generallerinin ortaya çıkan hırszılık ve soygunları hakikat’ın binde biri bile değil. Türk bayrağına saygılı olmak Türk hırsızların hırsızlık ve talanlarına saygılı olmaktır. Uzan’lara Demırel’lere, Çağlar’a, Türk Özel Kuvvetlerine, katillere, soygunculara saygılı olmaktır. Türk devleti onlarındır ve onlar için vardır. Türk devletinin simgeleri onların simgeleridir.
Türkler hissi birtakım olaylar ile propaganda ediyorlar. Türk devleti yetkilierinin gözü önünde ABD, İttalya ev başka ülkelerin bayrakları yakılmadı mı? Türk devletinin nezaretine Kürdistan bayrağı yakılmadı mı? Genel Kurmaylar’ı ve bakanları neden o zaman ses çıkarmadılar?
Dün başka milletlerin bayrağını yakanlar bu gün Kürtlere saldırı provası yapıyorlar. Hitler ve Miloseviçlerini arıyan Türkler Kürtleri katliamlar ile tehdit ediyor. Ama sorun öyle basit değil.
Kürtlere —Türkler zaten zamana yaydıkları bir katliamı Kürtlere uyguluyor. Açık ve daha yoğun katliamı mümkün görmedikleri için yapmıyorlar— katliama yeltenmek Türk devletinin sonu olur. Türk devleti yetkilileri bunu biliyor. Katliam tehditçisi Süleyman Demirel’in gevşemiş olmasının nedeni budur. Kürt kadınlarına tecavüz etmeği savunan Demirel her fırsatta Batılılara ‘dediğimizi yapmazsanınz Kürtleri katliamdan geçiriz’ diyordu. Şimdi demiyor ve Kürtler ile karşı karşıya gelmenin tehlikeli olacağını söylüyor.
Türk devleti her taraftan sıkıştırlıyor. Suriye İran ve Saddam rejimlerinin dostu Türkler dünyadan tecrit oluyor. Herkese ve her tarafa düşman Türkler Hitler’in kitaplarını okuyarak kendilerini tatmin ediyorlar. Bor madenleri ile örtülen ‘Metal Fırtınalar’ dan ürettikleri önem hayalleri ile avunuyorlar. Ama ne hayal ne de simge ve semboller hakikat’ın yerini tutamaz. Seksen yıldır zor ve katliamlar ile ayakta tutulan devlet çadırdıyor. Hırsızlar, çeteler birbirine düşüyor ve durumu bayrak ile idare etmeye çalışıyorlar. Hepsi bu.
http://www.kerkuk-kurdistan.com/nivisarek.asp?ser=3&cep=2&nnimre=4536