Minosh
01.04.05, 13:40
Haziranda Türkiye’den ayrılacak olan Amerikan Büyükelçisi Eric Edelman, Türk-ABD ilişkilerini hükümetler düzeyinde "mükemmel" diye niteledi.
Edelman, "Ama Türk halkı ABD’ye, İslamcı, milliyetçi ve solcu yazarların perspektifinden bakıyor ve politikaları böyle değerlendiriyor" dedi.
Hürriyet gazetesinin nerede yapıldığı belirtilmeyen Edelman'ın açıklamalarını alıntılayarak aktarıyoruz:
İncirlik’te lojistik kullanım istiyoruz
İncirlik üssünün Irak ve Afganistan’daki operasyonlarla bağlantılı olarak, sadece lojistik amaçlı kullanımı konusunda geçen haziranda Türk hükümetinden talepte bulunduk. Hükümet henüz talebi inceliyor. Bu arada Almanya’daki F-16’ların yeniden konuşlandırılması konusunda bazı görüşmeler oldu. Bunlar gayrıresmi. F-16’lar konusunda resmi talep olmadı. Global olarak askeri güçlerin yeniden konumlandırılmasını gözden geçiriyoruz. İncirlik ile ilgili tek talebimiz bu yönde. Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması (DECA) çerçevesinde izin istiyoruz sadece.
Çuval olayında tatil yapıyordum
Süleymaniye’deki olay meydana geldiğinde ben Ankara’da değildim. Virginia’da deniz kenarında tatildeydim. Büyükelçi olarak buraya gelmeye hazırlanıyordum. Başbakan (Erdoğan) ile Başkan Yardımcısı Cheney arasında telefon görüşmeleri yapıldığını biliyorum. Bu sorunun yöneltileceği doğru insan ben değilim. Bunun ötesinde soruşturmayla ilgili bilgim yok.
Hükümetler arası ilişkiler mükemmel
Son birkaç yıl içinde zor dönemlerimiz oldu. Irak operasyonuyla bağlantılı olarak 1 Mart’tan sonra ve 4 Temmuz’daki Süleymaniye olayı. İniş çıkışlarımız oldu. Bazen sadece inişlere odaklandık. Ancak başarılı bir şekilde işbirliği yaptığımız dönemler de oldu. Başbakan (Erdoğan) ve Başkan’ın (Bush) karşılıklı ziyaretleri çok başarılı geçti. Hükümetler arası ilişkiler bana göre mükemmel. Dr. Rice’ın Ankara’ya yaptığı ziyaret de çok başarılıydı.
‘Metal Fırtına’ rahatsız edici
Uzun vadede Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlü olabilmesi için, her iki kamuoyunun da desteğine ihtiyaç duyuyoruz. Kişisel olarak Türklerle Amerikalılar arasında bir düşmanlık olduğuna dair bir gösterge yok. Ancak anketlere bakınca, rahatsız eden unsurlar ortaya çıkıyor. Bunlar geçici mi, kalıcı mı? Geçen yıllarda Amerika’ya karşı güvenle ilgili bir anket yapılmıştı. Buna göre Türk halkının yüzde 50’den fazlası Amerika’nın Türkiye’ye saldırabileceğine inanıyor. Bu anket verilerini ‘Metal Fırtına’ ile birleştirince durum rahatsız edici oluyor.
Köşe yazarları halkı etkiliyor
Önemli olan kamuoyunu kimin oluşturduğu. Köşe yazarlarının masaya getirdikleri konuların büyük etkisi oluyor. İnsanlar milliyetçi, İslamcı ya da sol bakış açısıyla bilgilendiriliyor. Amerika ve Amerikan politikalarına da yaklaşım da bu pencereden gerçekleşiyor. İslamcı, milliyetçi veya solcu yaklaşımla. Yaklaşımlar anti-kapitalist, Batı karşıtı, Amerikan karşıtı ve anti-semitik. Kavgam kitabının satışlarındaki artış, İslamcı basındaki anti-semitik unsurlar, bu mecrada sınırlı kalmıyor, yaygın medyaya da yansıyor. Bu durum Yahudi cemaatini kızdırıyor.
ABD’liler Türkiye ile ilgilenmiyor
ABD burada sürekli gündemde. Amerikan Büyükelçisi’nin sözleri basında fazla yer buluyor. Amerikalılar ise Türkiye’yle fazla ilgilenmiyor. Türkiye’nin ABD kamuoyunda Geceyarısı Ekspresi bazında algılandığı dönemler oldu. Ama şimdi artık bakış açısı daha pozitif.
İlişkiyi Irak bozdu yine Irak çözecek
Irak savaşına yönelik Türkiye’deki muhalefet anti-Amerikancılığı artırdı. Ancak şimdi Irak, çözümün de bir parçası olacak. Irak’ta pozitif yönde ilerleyiş var. Bu da Türkiye’deki algılayışı değiştirecek. Çünkü istikrarlı ve birleşik, demokratik bir Irak, Türkiye’nin çıkarına. Irak’taki gelişmeler, Türk-Amerikan ilişkilerinin iyileştirilmesinde önemli rol oynayacak.
Felluce
Felluce’deki operasyona hiçbir Arap ülkesi tepki göstermezken, Türkiye’den tepki geldi. Sonra dediler ki, o ülkelerde basın özgür değil. Ama, El Cezire ve El Arabiya televizyonları var. O ülkelerden tepki gelmedi, çünkü operasyonun Iraklıları öldüren, kafa kesen teröristlere karşı yapıldı&r. Hayirlisi artik.
Edelman, "Ama Türk halkı ABD’ye, İslamcı, milliyetçi ve solcu yazarların perspektifinden bakıyor ve politikaları böyle değerlendiriyor" dedi.
Hürriyet gazetesinin nerede yapıldığı belirtilmeyen Edelman'ın açıklamalarını alıntılayarak aktarıyoruz:
İncirlik’te lojistik kullanım istiyoruz
İncirlik üssünün Irak ve Afganistan’daki operasyonlarla bağlantılı olarak, sadece lojistik amaçlı kullanımı konusunda geçen haziranda Türk hükümetinden talepte bulunduk. Hükümet henüz talebi inceliyor. Bu arada Almanya’daki F-16’ların yeniden konuşlandırılması konusunda bazı görüşmeler oldu. Bunlar gayrıresmi. F-16’lar konusunda resmi talep olmadı. Global olarak askeri güçlerin yeniden konumlandırılmasını gözden geçiriyoruz. İncirlik ile ilgili tek talebimiz bu yönde. Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması (DECA) çerçevesinde izin istiyoruz sadece.
Çuval olayında tatil yapıyordum
Süleymaniye’deki olay meydana geldiğinde ben Ankara’da değildim. Virginia’da deniz kenarında tatildeydim. Büyükelçi olarak buraya gelmeye hazırlanıyordum. Başbakan (Erdoğan) ile Başkan Yardımcısı Cheney arasında telefon görüşmeleri yapıldığını biliyorum. Bu sorunun yöneltileceği doğru insan ben değilim. Bunun ötesinde soruşturmayla ilgili bilgim yok.
Hükümetler arası ilişkiler mükemmel
Son birkaç yıl içinde zor dönemlerimiz oldu. Irak operasyonuyla bağlantılı olarak 1 Mart’tan sonra ve 4 Temmuz’daki Süleymaniye olayı. İniş çıkışlarımız oldu. Bazen sadece inişlere odaklandık. Ancak başarılı bir şekilde işbirliği yaptığımız dönemler de oldu. Başbakan (Erdoğan) ve Başkan’ın (Bush) karşılıklı ziyaretleri çok başarılı geçti. Hükümetler arası ilişkiler bana göre mükemmel. Dr. Rice’ın Ankara’ya yaptığı ziyaret de çok başarılıydı.
‘Metal Fırtına’ rahatsız edici
Uzun vadede Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlü olabilmesi için, her iki kamuoyunun da desteğine ihtiyaç duyuyoruz. Kişisel olarak Türklerle Amerikalılar arasında bir düşmanlık olduğuna dair bir gösterge yok. Ancak anketlere bakınca, rahatsız eden unsurlar ortaya çıkıyor. Bunlar geçici mi, kalıcı mı? Geçen yıllarda Amerika’ya karşı güvenle ilgili bir anket yapılmıştı. Buna göre Türk halkının yüzde 50’den fazlası Amerika’nın Türkiye’ye saldırabileceğine inanıyor. Bu anket verilerini ‘Metal Fırtına’ ile birleştirince durum rahatsız edici oluyor.
Köşe yazarları halkı etkiliyor
Önemli olan kamuoyunu kimin oluşturduğu. Köşe yazarlarının masaya getirdikleri konuların büyük etkisi oluyor. İnsanlar milliyetçi, İslamcı ya da sol bakış açısıyla bilgilendiriliyor. Amerika ve Amerikan politikalarına da yaklaşım da bu pencereden gerçekleşiyor. İslamcı, milliyetçi veya solcu yaklaşımla. Yaklaşımlar anti-kapitalist, Batı karşıtı, Amerikan karşıtı ve anti-semitik. Kavgam kitabının satışlarındaki artış, İslamcı basındaki anti-semitik unsurlar, bu mecrada sınırlı kalmıyor, yaygın medyaya da yansıyor. Bu durum Yahudi cemaatini kızdırıyor.
ABD’liler Türkiye ile ilgilenmiyor
ABD burada sürekli gündemde. Amerikan Büyükelçisi’nin sözleri basında fazla yer buluyor. Amerikalılar ise Türkiye’yle fazla ilgilenmiyor. Türkiye’nin ABD kamuoyunda Geceyarısı Ekspresi bazında algılandığı dönemler oldu. Ama şimdi artık bakış açısı daha pozitif.
İlişkiyi Irak bozdu yine Irak çözecek
Irak savaşına yönelik Türkiye’deki muhalefet anti-Amerikancılığı artırdı. Ancak şimdi Irak, çözümün de bir parçası olacak. Irak’ta pozitif yönde ilerleyiş var. Bu da Türkiye’deki algılayışı değiştirecek. Çünkü istikrarlı ve birleşik, demokratik bir Irak, Türkiye’nin çıkarına. Irak’taki gelişmeler, Türk-Amerikan ilişkilerinin iyileştirilmesinde önemli rol oynayacak.
Felluce
Felluce’deki operasyona hiçbir Arap ülkesi tepki göstermezken, Türkiye’den tepki geldi. Sonra dediler ki, o ülkelerde basın özgür değil. Ama, El Cezire ve El Arabiya televizyonları var. O ülkelerden tepki gelmedi, çünkü operasyonun Iraklıları öldüren, kafa kesen teröristlere karşı yapıldı&r. Hayirlisi artik.